Kent ekonomisine, esnafa can suyu olan Portakal Çiçeği Karnavalı ilk olarak 2013 yılında yapıldığında kent adeta umut fışkırdı. Her gün “Siftahsız kepenk kapatıyoruz” haberleri kalbimizi acıtırken, bir babanın evine ekmek götürememesinin yıkıntısı, bir annenin çocuğunun tabağına yemek koyamamasının iç yangısı dört duvar arasında yaşanırken, portakal çiçeğinin içimizi ferahlatan o mis kokusu hayatımızı da ferahlattı.
Karnaval hazırlıkları tamamlandığında, o sihirli gün geldiğinde,; otellerde boş bir tek yatak kalmadı. Bir müşteri gelsin diye dışarıda bekleyen işletmeciler, deyim yerindeyse müşterilerine yetişemedi, restoranlarda yemek alabilmek için sıraya girenler, kendilerinden önce gelenlerin kalkmalarını beklemek zorunda kaldı.
A’dan Z’ye büyükten küçüğe her işletmeci karnavaldan hissesine düşeni aldı, almaya devam ediyor. Bunun aksini söylemek hiç doğru olmaz, dünü unutmak olur, vefasızlık olur.
İşte kent ekonomisine can suyu olan, ailelere umut olan, kentin üzerine serpilmiş ölü toprağını üzerinden atan, coşkuyu, yaşama sevincini insanlarla buluşturan bu karnaval, bu kent için böylesine büyük önem taşıyor.
Ama öyle bir şey var ki; ne zaman karnaval tarihi yaklaşsa Adana için çirkin ve olumsuz haberler atılıyor ortaya. Ne tesadüftür! ki; tam da karnavalın gerçekleşeceği günlere, esnafın, işletmelerin heyecanla beklediği, umut bağladığı, ekmek yiyeceği bu günlere, karnaval günlerine denk geliyor bu haberler.
Ne bahtsız tesadüf!
Adana’yı seven, bu kentte doğan, bu kentte doyan, bu kentte yaşayan Adana’nın evlatlarına bir sorumluluk düşüyor. Bilerek ya da bilmeyerek, bu kente zarar vermeyelim. Ülke menfaatleri bütün menfaatlerin üzerindedir, memleket menfaatleri bütün menffatlerin üzerindedir. Adana’nın menfaatleri de bireysel menfaatlerin üzerinde olmalıdır. Adana artık marka bir kenttir, bu marka bizimdir kardeşlerim, markamıza zarar vermeyelim.
Bir kokuyu bir kentin umudu haline getiren, kent ekonomimize ilk can suyunu dökerek umutlarımızın yeniden yeşermesine katkı sunan Portakal Çiçeği Karnavalı’nın fikir önderi Ali Haydar Bozkurt’a, karnavalın tüm paydaşlarına, karnavalın bu güne gelmesinde emek veren, katkı sunan herkese ve Karnavalına sahip çıkan tüm Adanalılara içten teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Karnaval can suyu oldu
Süreyya Uri
Kent ekonomisine, esnafa can suyu olan Portakal Çiçeği Karnavalı ilk olarak 2013 yılında yapıldığında kent adeta umut fışkırdı. Her gün “Siftahsız kepenk kapatıyoruz” haberleri kalbimizi acıtırken, bir babanın evine ekmek götürememesinin yıkıntısı, bir annenin çocuğunun tabağına yemek koyamamasının iç yangısı dört duvar arasında yaşanırken, portakal çiçeğinin içimizi ferahlatan o mis kokusu hayatımızı da ferahlattı.
Karnaval hazırlıkları tamamlandığında, o sihirli gün geldiğinde,; otellerde boş bir tek yatak kalmadı. Bir müşteri gelsin diye dışarıda bekleyen işletmeciler, deyim yerindeyse müşterilerine yetişemedi, restoranlarda yemek alabilmek için sıraya girenler, kendilerinden önce gelenlerin kalkmalarını beklemek zorunda kaldı.
A’dan Z’ye büyükten küçüğe her işletmeci karnavaldan hissesine düşeni aldı, almaya devam ediyor. Bunun aksini söylemek hiç doğru olmaz, dünü unutmak olur, vefasızlık olur.
İşte kent ekonomisine can suyu olan, ailelere umut olan, kentin üzerine serpilmiş ölü toprağını üzerinden atan, coşkuyu, yaşama sevincini insanlarla buluşturan bu karnaval, bu kent için böylesine büyük önem taşıyor.
Ama öyle bir şey var ki; ne zaman karnaval tarihi yaklaşsa Adana için çirkin ve olumsuz haberler atılıyor ortaya. Ne tesadüftür! ki; tam da karnavalın gerçekleşeceği günlere, esnafın, işletmelerin heyecanla beklediği, umut bağladığı, ekmek yiyeceği bu günlere, karnaval günlerine denk geliyor bu haberler.
Ne bahtsız tesadüf!
Adana’yı seven, bu kentte doğan, bu kentte doyan, bu kentte yaşayan Adana’nın evlatlarına bir sorumluluk düşüyor. Bilerek ya da bilmeyerek, bu kente zarar vermeyelim. Ülke menfaatleri bütün menfaatlerin üzerindedir, memleket menfaatleri bütün menffatlerin üzerindedir. Adana’nın menfaatleri de bireysel menfaatlerin üzerinde olmalıdır. Adana artık marka bir kenttir, bu marka bizimdir kardeşlerim, markamıza zarar vermeyelim.
Bir kokuyu bir kentin umudu haline getiren, kent ekonomimize ilk can suyunu dökerek umutlarımızın yeniden yeşermesine katkı sunan Portakal Çiçeği Karnavalı’nın fikir önderi Ali Haydar Bozkurt’a, karnavalın tüm paydaşlarına, karnavalın bu güne gelmesinde emek veren, katkı sunan herkese ve Karnavalına sahip çıkan tüm Adanalılara içten teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız.