
“Dinlerin ve dillerin buluştuğu şehir” olarak bilinen Mardin, ilkbaharın etkisiyle yeniden turist akınına uğradı. Tarihi dokusu ve eşsiz mimarisiyle dikkat çeken kentte özellikle hafta sonları büyük yoğunluk yaşanıyor. Mardin Müzesi, Kasımiye Medresesi, Zinciriye Medresesi, Deyrulzafaran Manastırı ve Dara Antik Kenti gibi tarihi noktaları ziyaret eden turistler, sokaklarda uzun kuyruklar oluşturuyor.
Mardin Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Aslan Paşaoğlu, kentte turizm sezonunun oldukça hareketli geçtiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Şu an için hafta sonları yüzde 100 doluluk oranımız var. Hafta ortası da yüzde 70’lerdeyiz. Uzak Doğu’dan, Rusya’dan ve Avrupa’dan turistler geliyor. Mardin artık bir marka şehir oldu.”
Paşaoğlu, çekilen dizi ve filmlerin de kentin tanıtımına büyük katkı sağladığını vurguladı.
Fransa’dan gelen Türk asıllı turist Evinne Faraj ise Mardin’e hayran kaldığını belirterek, “Paris’te yaşıyoruz. Fransa’da böyle otantik yapılar yok. İnsanları çok samimi ve şehir inanılmaz güzel.” dedi.
Fransız turist Maria Denis de Türkiye’nin birçok şehrini gezdiğini ancak ilk kez geldiği Mardin’i çok sevdiğini söyledi.
Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi ve gönüllü rehber Özlem Tekin, özellikle Kasımiye Medresesi’nde yoğunluk yaşandığını belirtti.
Tekin, medreseyi günlük 4 binin üzerinde kişinin ziyaret ettiğini ifade ederek, “Sabah mesai başlamadan önce bile turlar geliyor. Yoğunluk nedeniyle yaz saati uygulamasına geçtik.” diye konuştu.
Deyrulzafaran Manastırı Ziyaretçi Karşılama Tesisi Müdürü Amanüel Budak da mayıs ayında ciddi turist akını yaşandığını belirterek, “Çok yoğun bir sezon geçiriyoruz. Umarım yıl boyunca bu yoğunluk devam eder.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’dan arkadaşlarıyla Mardin’e gelen Zülal İrer ise kenti “büyüleyici” olarak tanımlayarak herkese Mardin’i görmeleri tavsiyesinde bulundu.