TRUMP VENEZUELA’DAN NE İSTİYOR? ABD–VENEZUELA GERİLİMİNİN PERDE ARKASI
TRUMP VENEZUELA’DAN NE İSTİYOR? ABD–VENEZUELA GERİLİMİNİN PERDE ARKASI
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi baskıyı artırması, Karakas’taki patlamalarla birlikte yeni bir krizin fitilini ateşledi. Washington’un hedefinde göç, uyuşturucu iddiaları ve petrol gelirleri bulunuyor.
Haber Giriş Tarihi: 03.01.2026 11:45
Haber Güncellenme Tarihi: 03.01.2026 11:49
Kaynak:
Haber Merkezi
Venezuela’nın başkenti Karakas’ta yaşanan patlamalar ve ABD’nin bölgede artırdığı askeri hareketlilik, Donald Trump yönetiminin Venezuela’ya yönelik sert politikasını yeniden gündeme taşıdı. ABD ile Venezuela arasındaki kriz, yalnızca iki ülkeyi değil, Latin Amerika’yı ve küresel enerji dengelerini de etkileyen bir dosyaya dönüşmüş durumda.
ABD BASKIYI NEDEN ARTIRIYOR?
Trump yönetimi, Karayipler ve Pasifik’te askeri varlığını artırırken, Venezuela açıklarında petrol tankerlerine el koyuyor ve Karakas yönetimini terör ve suç örgütleriyle ilişkilendiriyor. Washington’a göre bu adımlar; Uyuşturucu ticaretiyle mücadele, Düzensiz göçü durdurma, Bölgesel güvenliği sağlama amacını taşıyor. Caracas ise ABD’yi açıkça rejim değişikliği peşinde olmakla ve ülkenin petrol gelirlerini hedef almakla suçluyor.
MADURO KİMDİR?
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, solcu lider Hugo Chavez döneminde yükseldi. Chavez’in 2013’teki ölümünün ardından devlet başkanı olan Maduro, 26 yılı bulan Bolivarcı iktidar döneminde devletin kilit kurumlarının iktidar kontrolüne girdiği eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.
2024’te yapılan başkanlık seçimleri uluslararası kamuoyunda tartışmalara neden olurken, muhalefet sonuçları tanımadığını açıkladı.
TRUMP VENEZUELA’DAN NE İSTİYOR?
Trump, ABD’ye yönelen yoğun Venezuelalı göçten doğrudan Maduro yönetimini sorumlu tutuyor. 2013’ten bu yana yaklaşık 8 milyon Venezuelalının ülkeyi terk ettiği tahmin ediliyor.
ABD yönetimi ayrıca, Tren de Aragua ve Cartel de los Soles adlı suç yapılanmalarını “yabancı terör örgütü” ilan etti. Trump, bu yapıların Maduro yönetimiyle bağlantılı olduğunu öne sürerken, Caracas bu suçlamaları reddediyor.
PETROL KRİZİN MERKEZİNDE
Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri. Devlet bütçesinin yarıdan fazlası petrolden karşılanıyor. Ülke günde yaklaşık 900 bin varil petrol ihraç ederken, en büyük alıcısı Çin olarak öne çıkıyor.
ABD ise Venezuela’nın petrol gelirlerini yasa dışı faaliyetleri finanse etmek için kullandığını savunuyor. Washington’un tanker baskınları ve yaptırımları da bu gerekçeye dayandırılıyor. Caracas yönetimi ise bu adımları “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendiriyor.
ASKERİ SENARYO MASADA MI?
ABD’nin bölgeye 15 bin asker konuşlandırması, uçak gemileri ve güdümlü füze destroyerleri göndermesi, askeri müdahale ihtimalini gündeme taşıdı. Uzmanlar, bunun 1989 Panama işgalinden bu yana bölgedeki en büyük askeri yığınak olduğuna dikkat çekiyor.
Trump’ın, CIA’e Venezuela içinde gizli operasyon yetkisi verdiğini açıklaması da tansiyonu daha da yükselten başlıklar arasında yer alıyor.
VENEZUELA GERÇEKTEN ABD’Yİ UYUŞTURUCUYA MI BOĞUYOR?
Uyuşturucu ile mücadele uzmanlarına göre Venezuela, küresel uyuşturucu ticaretinde ikincil bir geçiş noktası konumunda. ABD’ye giren kokainin büyük bölümü Pasifik rotası üzerinden taşınırken, Trump’ın sıkça dile getirdiği fentanyl tehdidinin ana kaynağı ise Venezuela değil, Meksika olarak gösteriliyor.
KRİZ NEREYE GİDİYOR?
Trump doğrudan “rejim değişikliği” ifadesini kullanmasa da; yaptırımlar, askeri yığınak ve siyasi baskılar bu yönde bir strateji izlendiği yorumlarına yol açıyor. Venezuela ise olağanüstü hal ilan ederek savunma pozisyonunu güçlendirmiş durumda.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
TRUMP VENEZUELA’DAN NE İSTİYOR? ABD–VENEZUELA GERİLİMİNİN PERDE ARKASI
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi baskıyı artırması, Karakas’taki patlamalarla birlikte yeni bir krizin fitilini ateşledi. Washington’un hedefinde göç, uyuşturucu iddiaları ve petrol gelirleri bulunuyor.
Venezuela’nın başkenti Karakas’ta yaşanan patlamalar ve ABD’nin bölgede artırdığı askeri hareketlilik, Donald Trump yönetiminin Venezuela’ya yönelik sert politikasını yeniden gündeme taşıdı. ABD ile Venezuela arasındaki kriz, yalnızca iki ülkeyi değil, Latin Amerika’yı ve küresel enerji dengelerini de etkileyen bir dosyaya dönüşmüş durumda.
ABD BASKIYI NEDEN ARTIRIYOR?
Trump yönetimi, Karayipler ve Pasifik’te askeri varlığını artırırken, Venezuela açıklarında petrol tankerlerine el koyuyor ve Karakas yönetimini terör ve suç örgütleriyle ilişkilendiriyor. Washington’a göre bu adımlar; Uyuşturucu ticaretiyle mücadele, Düzensiz göçü durdurma, Bölgesel güvenliği sağlama amacını taşıyor. Caracas ise ABD’yi açıkça rejim değişikliği peşinde olmakla ve ülkenin petrol gelirlerini hedef almakla suçluyor.
MADURO KİMDİR?
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, solcu lider Hugo Chavez döneminde yükseldi. Chavez’in 2013’teki ölümünün ardından devlet başkanı olan Maduro, 26 yılı bulan Bolivarcı iktidar döneminde devletin kilit kurumlarının iktidar kontrolüne girdiği eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.
2024’te yapılan başkanlık seçimleri uluslararası kamuoyunda tartışmalara neden olurken, muhalefet sonuçları tanımadığını açıkladı.
TRUMP VENEZUELA’DAN NE İSTİYOR?
Trump, ABD’ye yönelen yoğun Venezuelalı göçten doğrudan Maduro yönetimini sorumlu tutuyor. 2013’ten bu yana yaklaşık 8 milyon Venezuelalının ülkeyi terk ettiği tahmin ediliyor.
ABD yönetimi ayrıca, Tren de Aragua ve Cartel de los Soles adlı suç yapılanmalarını “yabancı terör örgütü” ilan etti. Trump, bu yapıların Maduro yönetimiyle bağlantılı olduğunu öne sürerken, Caracas bu suçlamaları reddediyor.
PETROL KRİZİN MERKEZİNDE
Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri. Devlet bütçesinin yarıdan fazlası petrolden karşılanıyor. Ülke günde yaklaşık 900 bin varil petrol ihraç ederken, en büyük alıcısı Çin olarak öne çıkıyor.
ABD ise Venezuela’nın petrol gelirlerini yasa dışı faaliyetleri finanse etmek için kullandığını savunuyor. Washington’un tanker baskınları ve yaptırımları da bu gerekçeye dayandırılıyor. Caracas yönetimi ise bu adımları “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendiriyor.
ASKERİ SENARYO MASADA MI?
ABD’nin bölgeye 15 bin asker konuşlandırması, uçak gemileri ve güdümlü füze destroyerleri göndermesi, askeri müdahale ihtimalini gündeme taşıdı. Uzmanlar, bunun 1989 Panama işgalinden bu yana bölgedeki en büyük askeri yığınak olduğuna dikkat çekiyor.
Trump’ın, CIA’e Venezuela içinde gizli operasyon yetkisi verdiğini açıklaması da tansiyonu daha da yükselten başlıklar arasında yer alıyor.
VENEZUELA GERÇEKTEN ABD’Yİ UYUŞTURUCUYA MI BOĞUYOR?
Uyuşturucu ile mücadele uzmanlarına göre Venezuela, küresel uyuşturucu ticaretinde ikincil bir geçiş noktası konumunda. ABD’ye giren kokainin büyük bölümü Pasifik rotası üzerinden taşınırken, Trump’ın sıkça dile getirdiği fentanyl tehdidinin ana kaynağı ise Venezuela değil, Meksika olarak gösteriliyor.
KRİZ NEREYE GİDİYOR?
Trump doğrudan “rejim değişikliği” ifadesini kullanmasa da; yaptırımlar, askeri yığınak ve siyasi baskılar bu yönde bir strateji izlendiği yorumlarına yol açıyor. Venezuela ise olağanüstü hal ilan ederek savunma pozisyonunu güçlendirmiş durumda.
Kaynak: Haber Merkezi