Akdeniz’in güneyinde, tarih ve kültürün iç içe geçtiği Hatay, keşfedilmeyi bekleyen sayısız güzelliğiyle ziyaretçilerini büyüleyen özel bir şehir. Bir dönem kendi başına devlet olan Hatay, üç büyük dinin yüzyıllardır hoşgörü içinde bir arada yaşadığı bir coğrafya olarak bilinir. Bu özelliği sayesinde UNESCO tarafından “barış kenti” olarak da anılmıştır. 1939 yılında Türkiye’ye katılan Hatay, köklü geçmişi ve kültürel zenginliğiyle her adımda farklı bir hikâye sunar. Akdeniz ikliminin hakim olduğu şehirde yılın her mevsimi gezmek mümkündür; ancak yaz aylarında hem tarihi yerleri keşfetmek hem de denizin tadını çıkarmak isteyenler için ayrı bir cazibe oluşturur. Hatay denildiğinde akla gelen en önemli değerlerden biri de kuşkusuz dünyaca ünlü mutfağıdır. Şişperek çorbası, oruk, İskenderun döneri, fellah köftesi, biberli ekmek, Hatay usulü kağıt kebabı, ıspanak borani ve belen tava gibi lezzetler, şehrin zengin gastronomisinin yalnızca birkaç örneğidir.
Oluşturulma Tarihi: 16 Mart 2026, Pazartesi 10:03
Güncellenme Tarihi: 16 Mart 2026, Pazartesi 10:13
Haber Merkezi
Hatay Arkeoloji Müzesi
Hatay’ın kültürel mirasını yakından tanımak isteyenler için Hatay Arkeoloji Müzesi önemli bir duraktır. 2014 yılından bu yana hizmet veren müze, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alır. Paleolitik Çağ’dan Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir zaman dilimine ait eserlerin sergilendiği müzede, özellikle benzersiz mozaik koleksiyonu dikkat çeker. Yaklaşık 3250 metrekarelik alana yayılan mozaikler, müzeyi dünyanın en büyük mozaiklerini sergileyen müzelerden biri haline getirir. Şuppiluliuma Heykeli, Arsuz Stelleri, Asur Ortastadı, Tyche Heykeli, Antakya Lahdi ve Çift Aslanlı Sütun Kaidesi gibi önemli eserler de ziyaretçilerin ilgisini çeken diğer değerler arasındadır.
Saint Pierre Kilisesi
Hatay’ın dini ve tarihi zenginliğini simgeleyen yapılardan biri de Saint Pierre Kilisesi’dir. Antakya’da bulunan bu yapı, Hristiyanlık tarihi açısından büyük önem taşır. Hristiyanlığın Kudüs’ten sonra yayıldığı ilk merkezlerden biri olan Antakya, bu nedenle önemli ibadet yerlerine ev sahipliği yapmıştır. Saint Pierre Kilisesi, dünyanın bilinen ilk mağara kiliselerinden biri olmasıyla da dikkat çeker. Günümüze kilisenin taban mozaiğinin bazı parçaları, vaftiz için kullanılan sunak, 1932 yılında yerleştirilen Saint Pierre heykeli ve duvar resimlerinin izleri ulaşmıştır. Kilisenin dağa açılan tünelinin ise geçmişte baskınlar sırasında kaçış yolu olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
Vakıflı Köyü
Hatay’da görülmesi gereken bir diğer özel yer ise Vakıflı Köyü’dür. Samandağ’a yaklaşık 22 kilometre uzaklıktaki bu köy, Türkiye’nin tek Ermeni köyü olmasıyla bilinir. Doğal güzelliği, huzurlu atmosferi ve temizliğiyle dikkat çeken Vakıflı Köyü, aynı zamanda organik tarım ürünleriyle de tanınır. Köyün en dikkat çeken yapılarından biri Meryem Ana Ermeni Kilisesi’dir. Ağustos ayında köyü ziyaret edenler, bağ bozumu döneminde düzenlenen üzüm festivallerine de denk gelebilir ve köyün organik üzümlerinin tadına bakma fırsatı yakalayabilir.
Harbiye Şelaleleri
Doğanın sunduğu en güzel manzaralardan biri ise Harbiye Şelaleleri’nde karşınıza çıkar. Hatay’ın simgelerinden biri haline gelen bu şelaleler, dağlardan süzülerek Asi Nehri’ne dökülen serin sularıyla ziyaretçilerine huzurlu bir atmosfer sunar. Şelalenin çevresinde hediyelik eşya stantları da bulunur. Özellikle serpantin taşından yapılan hayvan figürleri, heykeller ve kolyeler, Hatay’dan alınabilecek anlamlı hatıralar arasında yer alır.
Titus Tüneli Ve Beşikli Mağara
Tarihin izlerini doğayla birlikte görmek isteyenler için Titus Tüneli ve Beşikli Mağara da oldukça etkileyici bir duraktır. Samandağ ilçesinde bulunan Titus Tüneli, Roma İmparatoru Titus Flavius Vespasianus tarafından yaptırılmış ve dünyanın elle yapılan en büyük tünellerinden biri olarak kabul edilir. Dağdan gelebilecek sel sularını engellemek amacıyla dere ile deniz arasındaki dağın oyulmasıyla oluşturulan tünel yaklaşık 7 metre yüksekliğe ve 6 metre genişliğe sahiptir. 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan bu yapı, ziyaretçilerine Roma döneminin mühendislik başarısını gözler önüne serer. Tünelin denize bakan kısmında yer alan Beşikli Mağara ise Roma dönemine ait mezarların bulunduğu tarihi bir alan olarak dikkat çeker.
Eski Antakya Evleri
Hatay’ın ruhunu en iyi yansıtan yerlerden biri de Eski Antakya Evleri’dir. Dar sokakları, taş yapıları ve avlulu mimarileriyle bu evler, geçmişten günümüze uzanan kültürel bir miras niteliğindedir. Sokaklarında yürürken kendinizi adeta eski Antakya’da bir yolculuğa çıkmış gibi hissedersiniz. “Zokmak” adı verilen çıkmaz sokaklar, bu evlerin bulunduğu mahallelere özgü mimari dokunun en karakteristik özelliklerinden biridir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Akdeniz’in güneyinde saklı bir hazine: Hatay
Akdeniz’in güneyinde, tarih ve kültürün iç içe geçtiği Hatay, keşfedilmeyi bekleyen sayısız güzelliğiyle ziyaretçilerini büyüleyen özel bir şehir. Bir dönem kendi başına devlet olan Hatay, üç büyük dinin yüzyıllardır hoşgörü içinde bir arada yaşadığı bir coğrafya olarak bilinir. Bu özelliği sayesinde UNESCO tarafından “barış kenti” olarak da anılmıştır. 1939 yılında Türkiye’ye katılan Hatay, köklü geçmişi ve kültürel zenginliğiyle her adımda farklı bir hikâye sunar. Akdeniz ikliminin hakim olduğu şehirde yılın her mevsimi gezmek mümkündür; ancak yaz aylarında hem tarihi yerleri keşfetmek hem de denizin tadını çıkarmak isteyenler için ayrı bir cazibe oluşturur. Hatay denildiğinde akla gelen en önemli değerlerden biri de kuşkusuz dünyaca ünlü mutfağıdır. Şişperek çorbası, oruk, İskenderun döneri, fellah köftesi, biberli ekmek, Hatay usulü kağıt kebabı, ıspanak borani ve belen tava gibi lezzetler, şehrin zengin gastronomisinin yalnızca birkaç örneğidir.
Oluşturulma Tarihi: 16 Mart 2026, Pazartesi 10:03
Güncellenme Tarihi: 16 Mart 2026, Pazartesi 10:13
Haber Merkezi
Hatay Arkeoloji Müzesi
Hatay’ın kültürel mirasını yakından tanımak isteyenler için Hatay Arkeoloji Müzesi önemli bir duraktır. 2014 yılından bu yana hizmet veren müze, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alır. Paleolitik Çağ’dan Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir zaman dilimine ait eserlerin sergilendiği müzede, özellikle benzersiz mozaik koleksiyonu dikkat çeker. Yaklaşık 3250 metrekarelik alana yayılan mozaikler, müzeyi dünyanın en büyük mozaiklerini sergileyen müzelerden biri haline getirir. Şuppiluliuma Heykeli, Arsuz Stelleri, Asur Ortastadı, Tyche Heykeli, Antakya Lahdi ve Çift Aslanlı Sütun Kaidesi gibi önemli eserler de ziyaretçilerin ilgisini çeken diğer değerler arasındadır.
Saint Pierre Kilisesi
Hatay’ın dini ve tarihi zenginliğini simgeleyen yapılardan biri de Saint Pierre Kilisesi’dir. Antakya’da bulunan bu yapı, Hristiyanlık tarihi açısından büyük önem taşır. Hristiyanlığın Kudüs’ten sonra yayıldığı ilk merkezlerden biri olan Antakya, bu nedenle önemli ibadet yerlerine ev sahipliği yapmıştır. Saint Pierre Kilisesi, dünyanın bilinen ilk mağara kiliselerinden biri olmasıyla da dikkat çeker. Günümüze kilisenin taban mozaiğinin bazı parçaları, vaftiz için kullanılan sunak, 1932 yılında yerleştirilen Saint Pierre heykeli ve duvar resimlerinin izleri ulaşmıştır. Kilisenin dağa açılan tünelinin ise geçmişte baskınlar sırasında kaçış yolu olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
Vakıflı Köyü
Hatay’da görülmesi gereken bir diğer özel yer ise Vakıflı Köyü’dür. Samandağ’a yaklaşık 22 kilometre uzaklıktaki bu köy, Türkiye’nin tek Ermeni köyü olmasıyla bilinir. Doğal güzelliği, huzurlu atmosferi ve temizliğiyle dikkat çeken Vakıflı Köyü, aynı zamanda organik tarım ürünleriyle de tanınır. Köyün en dikkat çeken yapılarından biri Meryem Ana Ermeni Kilisesi’dir. Ağustos ayında köyü ziyaret edenler, bağ bozumu döneminde düzenlenen üzüm festivallerine de denk gelebilir ve köyün organik üzümlerinin tadına bakma fırsatı yakalayabilir.
Harbiye Şelaleleri
Doğanın sunduğu en güzel manzaralardan biri ise Harbiye Şelaleleri’nde karşınıza çıkar. Hatay’ın simgelerinden biri haline gelen bu şelaleler, dağlardan süzülerek Asi Nehri’ne dökülen serin sularıyla ziyaretçilerine huzurlu bir atmosfer sunar. Şelalenin çevresinde hediyelik eşya stantları da bulunur. Özellikle serpantin taşından yapılan hayvan figürleri, heykeller ve kolyeler, Hatay’dan alınabilecek anlamlı hatıralar arasında yer alır.
Titus Tüneli Ve Beşikli Mağara
Tarihin izlerini doğayla birlikte görmek isteyenler için Titus Tüneli ve Beşikli Mağara da oldukça etkileyici bir duraktır. Samandağ ilçesinde bulunan Titus Tüneli, Roma İmparatoru Titus Flavius Vespasianus tarafından yaptırılmış ve dünyanın elle yapılan en büyük tünellerinden biri olarak kabul edilir. Dağdan gelebilecek sel sularını engellemek amacıyla dere ile deniz arasındaki dağın oyulmasıyla oluşturulan tünel yaklaşık 7 metre yüksekliğe ve 6 metre genişliğe sahiptir. 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan bu yapı, ziyaretçilerine Roma döneminin mühendislik başarısını gözler önüne serer. Tünelin denize bakan kısmında yer alan Beşikli Mağara ise Roma dönemine ait mezarların bulunduğu tarihi bir alan olarak dikkat çeker.
Eski Antakya Evleri
Hatay’ın ruhunu en iyi yansıtan yerlerden biri de Eski Antakya Evleri’dir. Dar sokakları, taş yapıları ve avlulu mimarileriyle bu evler, geçmişten günümüze uzanan kültürel bir miras niteliğindedir. Sokaklarında yürürken kendinizi adeta eski Antakya’da bir yolculuğa çıkmış gibi hissedersiniz. “Zokmak” adı verilen çıkmaz sokaklar, bu evlerin bulunduğu mahallelere özgü mimari dokunun en karakteristik özelliklerinden biridir.
Foto Galeriler