Isparta'daki 8 asırlık Alaaddin Camisi zamana meydan okuyor
Isparta'daki 8 asırlık Alaaddin Camisi zamana meydan okuyor
Uluborlu ilçesinde 1231 yılında inşa edilen tarihi Alaaddin Camisi, Selçuklu mimarisinin ihtişamlı izlerini günümüze taşırken sekiz yüzyıldır kesintisiz ibadet imkanı sunuyor.
Oluşturulma Tarihi: 24 Nisan 2026, Cuma 14:37
Güncellenme Tarihi: 24 Nisan 2026, Cuma 14:41
AA
Isparta'nın tarihi dokusuyla öne çıkan Uluborlu ilçesi, Anadolu'nun köklü miraslarından birine ev sahipliği yapıyor. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat adına 1231 senesinde Hamitoğulları döneminde inşa edilen Alaaddin Camisi, yaklaşık 800 yıllık geçmişiyle bölgenin en önemli manevi merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. 11 kubbeli yapısı ve 33 penceresiyle estetik bir mimari sunan cami, sahip olduğu güçlü akustik sistemiyle Selçuklu sanatının teknik başarısını sergiliyor.
ANADOLU SELÇUKLU MİRASININ YAŞAYAN ŞAHİDİ
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Bakır, yapının tarihi derinliğine dair önemli bilgiler paylaştı.
Uluborlu'nun bir açık hava müzesi niteliği taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Bakır, "Yapı 1231 yılında inşa edilmiş olup günümüze kadar ibadete açık şekilde ulaşmış. 1909 yılında çıkan yangında caminin bir kısmı zarar görmüş olsa da minare, mihrap ve dış duvarlar orijinalliğini korumakta." ifadelerini kullandı.
SOSYAL YAŞAMIN MERKEZİNDEKİ KÜLLİYE YAPISI
Tarihi caminin sadece bir ibadet alanı olmadığını, sosyal bir bütünlük arz ettiğini vurgulayan uzmanlar, yapının kütüphane ve türbe bölümlerine işaret ediyor. Caminin bitişiğinde Selçuklu döneminin karakteristik özelliklerini barındıran özgün bir kütüphane bulunurken, külliye içerisinde manevi değeri yüksek bir türbe de yer alıyor.
Doç. Dr. Bakır, bu durumu "Caminin bitişiğinde Selçuklu dönemine ait özgün bir kütüphane yapısı bulunuyor. Ayrıca cami kompleksindeki türbede, peygamber soyundan geldiği kabul edilen bir kişiye ait mezar yer alıyor. Bu unsurlar yapıyı manevi olarak daha da kıymetli kılıyor." sözleriyle aktardı.
ASIRLIK GELENEKLER CAMİ ÇEVRESİNDE HAYAT BULUYOR
Uluborlu'daki sosyal doku ve dini gelenekler, sekiz asırdır Alaaddin Camisi etrafında şekillenmeye devam ediyor. Özellikle bayramlarda yaşatılan ritüellerin cami ile bütünleştiğini belirten Bakır, halk arasında kökleşmiş olan "ölüyle bayramlaşmadan diriyle bayramlaşılmaz" anlayışına vurgu yaptı. Geleneksel akış hakkında bilgi veren Bakır, "Vatandaşlar bayram namazını Alaaddin Camisi'nde kıldıktan sonra hemen yakındaki mezarlık ziyaretini gerçekleştirir, ardından birbirleriyle bayramlaşır. Bu gelenek asırlardır cami çevresinde sürdürülüyor." diyerek bölgedeki kültürel sürekliliğin önemine değindi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Isparta'daki 8 asırlık Alaaddin Camisi zamana meydan okuyor
Uluborlu ilçesinde 1231 yılında inşa edilen tarihi Alaaddin Camisi, Selçuklu mimarisinin ihtişamlı izlerini günümüze taşırken sekiz yüzyıldır kesintisiz ibadet imkanı sunuyor.
Oluşturulma Tarihi: 24 Nisan 2026, Cuma 14:37
Güncellenme Tarihi: 24 Nisan 2026, Cuma 14:41
AA
Isparta'nın tarihi dokusuyla öne çıkan Uluborlu ilçesi, Anadolu'nun köklü miraslarından birine ev sahipliği yapıyor. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat adına 1231 senesinde Hamitoğulları döneminde inşa edilen Alaaddin Camisi, yaklaşık 800 yıllık geçmişiyle bölgenin en önemli manevi merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor. 11 kubbeli yapısı ve 33 penceresiyle estetik bir mimari sunan cami, sahip olduğu güçlü akustik sistemiyle Selçuklu sanatının teknik başarısını sergiliyor.
ANADOLU SELÇUKLU MİRASININ YAŞAYAN ŞAHİDİ
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Bakır, yapının tarihi derinliğine dair önemli bilgiler paylaştı.
Uluborlu'nun bir açık hava müzesi niteliği taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Bakır, "Yapı 1231 yılında inşa edilmiş olup günümüze kadar ibadete açık şekilde ulaşmış. 1909 yılında çıkan yangında caminin bir kısmı zarar görmüş olsa da minare, mihrap ve dış duvarlar orijinalliğini korumakta." ifadelerini kullandı.
SOSYAL YAŞAMIN MERKEZİNDEKİ KÜLLİYE YAPISI
Tarihi caminin sadece bir ibadet alanı olmadığını, sosyal bir bütünlük arz ettiğini vurgulayan uzmanlar, yapının kütüphane ve türbe bölümlerine işaret ediyor. Caminin bitişiğinde Selçuklu döneminin karakteristik özelliklerini barındıran özgün bir kütüphane bulunurken, külliye içerisinde manevi değeri yüksek bir türbe de yer alıyor.
Doç. Dr. Bakır, bu durumu "Caminin bitişiğinde Selçuklu dönemine ait özgün bir kütüphane yapısı bulunuyor. Ayrıca cami kompleksindeki türbede, peygamber soyundan geldiği kabul edilen bir kişiye ait mezar yer alıyor. Bu unsurlar yapıyı manevi olarak daha da kıymetli kılıyor." sözleriyle aktardı.
ASIRLIK GELENEKLER CAMİ ÇEVRESİNDE HAYAT BULUYOR
Uluborlu'daki sosyal doku ve dini gelenekler, sekiz asırdır Alaaddin Camisi etrafında şekillenmeye devam ediyor. Özellikle bayramlarda yaşatılan ritüellerin cami ile bütünleştiğini belirten Bakır, halk arasında kökleşmiş olan "ölüyle bayramlaşmadan diriyle bayramlaşılmaz" anlayışına vurgu yaptı. Geleneksel akış hakkında bilgi veren Bakır, "Vatandaşlar bayram namazını Alaaddin Camisi'nde kıldıktan sonra hemen yakındaki mezarlık ziyaretini gerçekleştirir, ardından birbirleriyle bayramlaşır. Bu gelenek asırlardır cami çevresinde sürdürülüyor." diyerek bölgedeki kültürel sürekliliğin önemine değindi.
Foto Galeriler