Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını belirterek, Kütahya ve çevresindeki deprem riskini değerlendirdi. Üşümezsoy, özellikle Simav, Sındırgı ve Gediz hattında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 29.03.2026 16:08
Haber Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 16:09
Kaynak:
İHA
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını söyledi.Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümü dolayısıyla Kütahya'nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansa katıldı. Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kütahya ve çevresindeki fay hatlarını değerlendiren Üşümezsoy, özellikle Simav fayıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını belirten Üşümezsoy, bu fayın 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Kütahya'daki deprem hareketliliğini "piyano tuşlarına" benzeten Üşümezsoy, asıl riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını vurguladı. Kütahya merkezin ise konumu itibarıyla daha düşük risk taşıdığını belirtti.
2011 yılında meydana gelen Simav depremine de değinen Üşümezsoy, "5.9 büyüklüğündeki o deprem süreci bitirmedi. Yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Simav'ın bu fayın üzerine kurulmuş olması riski artırıyor" dedi. Emet ve Yeşildere bölgesinde yaşanan sık sarsıntıların "deprem fırtınası" olarak nitelendirilebileceğini söyleyen Üşümezsoy, sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini belirtti. Bu bölgede büyük bir depremden ziyade çok sayıda küçük kırılmanın yaşandığını ifade etti. Gediz'in 1970 yılında meydana gelen büyük depremle enerjisinin büyük kısmını boşalttığını dile getiren Üşümezsoy, Sındırgı'daki fayların parçalı yapısının ise büyük depremleri sınırlayan bir etken olduğunu kaydetti.
Konferans sonunda Gediz Belediye Başkanı Necdet Akel, programa katılan Üşümezsoy'a teşekkür ederek günün anısına hediye takdim etti.28 Mart 1970 tarihinde Gediz'de meydana gelen ve 7.2 büyüklüğünde ölçülen depremde bin 86 kişi hayatını kaybetmiş, bin 260 kişi yaralanmış, ilçe merkezi ise daha sonra farklı bir alana taşınmıştı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Şener Üşümezsoy'dan kritik uyarı: "Simav fayı stresini bitirmedi"
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını belirterek, Kütahya ve çevresindeki deprem riskini değerlendirdi. Üşümezsoy, özellikle Simav, Sındırgı ve Gediz hattında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını söyledi.Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümü dolayısıyla Kütahya'nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansa katıldı. Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kütahya ve çevresindeki fay hatlarını değerlendiren Üşümezsoy, özellikle Simav fayıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Simav fayının stresini tam olarak boşaltmadığını belirten Üşümezsoy, bu fayın 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Kütahya'daki deprem hareketliliğini "piyano tuşlarına" benzeten Üşümezsoy, asıl riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını vurguladı. Kütahya merkezin ise konumu itibarıyla daha düşük risk taşıdığını belirtti.
2011 yılında meydana gelen Simav depremine de değinen Üşümezsoy, "5.9 büyüklüğündeki o deprem süreci bitirmedi. Yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Simav'ın bu fayın üzerine kurulmuş olması riski artırıyor" dedi. Emet ve Yeşildere bölgesinde yaşanan sık sarsıntıların "deprem fırtınası" olarak nitelendirilebileceğini söyleyen Üşümezsoy, sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini belirtti. Bu bölgede büyük bir depremden ziyade çok sayıda küçük kırılmanın yaşandığını ifade etti. Gediz'in 1970 yılında meydana gelen büyük depremle enerjisinin büyük kısmını boşalttığını dile getiren Üşümezsoy, Sındırgı'daki fayların parçalı yapısının ise büyük depremleri sınırlayan bir etken olduğunu kaydetti.
Konferans sonunda Gediz Belediye Başkanı Necdet Akel, programa katılan Üşümezsoy'a teşekkür ederek günün anısına hediye takdim etti.28 Mart 1970 tarihinde Gediz'de meydana gelen ve 7.2 büyüklüğünde ölçülen depremde bin 86 kişi hayatını kaybetmiş, bin 260 kişi yaralanmış, ilçe merkezi ise daha sonra farklı bir alana taşınmıştı.
Kaynak: İHA