#adana şehir hastanesi

İLKHABER-Gazetesi - adana şehir hastanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, adana şehir hastanesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nennioğlu: Uzun yıllar hemşirelik yapan ebelere hakları verilmeli Haber

Nennioğlu: Uzun yıllar hemşirelik yapan ebelere hakları verilmeli

Sağlık Sen Adana Şubesi, Adana Şehir Hastanesi’nde, acil servis, yoğun bakım, ameliyathane ve bazı kliniklerde uzun yıllardır fiilen hemşirelik hizmeti sunan ebelere mesleki yetki verilmemesi hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, Bekir Nennioğlu ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Bekir Nennioğlu, “Büyük hastanelerde iş yükü, risk düzeyi ve sorumluluk katsayısı yüksek olan ebelere yalnızca kadro unvanı nedeniyle mesleki yetki verilmemesi adil değildir. Geçmiş uygulamalarda olduğu gibi, belirli hizmet süresi ve fiili çalışma kriterleri esas alınarak uzun yıllar hemşirelik hizmeti sunmuş ebelere hemşirelik yetkisi verilmelidir” dedi. “YOĞUN BAKIM VE AMELİYATHANEDE ÇALIŞAN EBELERE UZMANLIK ENGELİ” Sağlık Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu acil servis, yoğun bakım, ameliyathane ve bazı kliniklerde uzun yıllardır ebelerin fiilen hemşirelik hizmeti sunduğuna dikkat çekerek, “Acil servis, yoğun bakım, ameliyathane ve bazı klinik servislerde uzun yıllardır ebeler fiilen hemşirelik hizmeti sunmaktadır. Bu birimlerde görev yapan birçok ebe arkadaşlarımız kritik hasta takibi yapmakta, ileri düzey girişimsel işlemlerde aktif rol almakta, nöbet yükünü hemşirelerle eşit şekilde paylaşmakta, hemşirelik sorumluluğu gerektiren tüm klinik uygulamaları yürütmektedir. Ancak diplomatik unvanlarının “ebe” olması nedeniyle yoğun bakım, acil, ameliyathane gibi alanlara yönelik sertifika programlarına kabul edilmemekte, uzmanlık belgesi alamamakta, buna bağlı olarak ek ödeme ve teşvik kaybı yaşamaktadır, kurum değişikliğinde tekrar ebe kadrosuna görevlendirilerek yıllardır yürüttükleri klinik alanın dışına çıkarılabilmektedir” ifadelerini kullandı. “UZUN YILLAR HİZMET VEREN EBELERE HEMŞİRELİK YETKİSİ SAĞLANMALI” Nennioğlu büyük hastanelerde iş yükü ve sorumluluk katsayısının yüksek olduğuna dikkat çekerek, bu kadar ağır görev üstlenen sağlık çalışanlarının yalnızca kadro unvanı nedeniyle yetkilendirilmemesinin adil olmadığını belirterek, “Büyük hastanelerde iş yükü, risk düzeyi ve sorumluluk katsayısı daha yüksektir. Bu kadar ağır klinik sorumluluk taşıyan sağlık çalışanlarının yalnızca kadro unvanı nedeniyle mesleki yetkilendirmeden mahrum bırakılması hakkaniyetli değildir. Geçmiş uygulamalarda olduğu gibi, belirli hizmet süresi ve fiili çalışma kriterleri esas alınarak uzun yıllar hemşirelik hizmeti sunmuş ebelere hemşirelik yetkisi verilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu. “YILLARDIR HİZMET SUNAN HEMŞİRE VE EBELERE HAKLARININ VERİLMESİ, ÇALIŞMA BARIŞINI VE HİZMET KALİTESİNİ ARTIRACAK” Bekir Nennioğlu taleplerini şu şekilde sıraladı: “Fiili görev esas alınmalıdır. Uzun süre hemşirelik yapan ebelere alan bazlı yetkilendirme sağlanmalıdır. Sertifika programlarına erişim hakkı tanınmalıdır. Maddi ve özlük hak kayıpları giderilmelidir. Sağlık hizmeti unvan üzerinden değil, sahadaki emek ve sorumluluk üzerinden değerlendirilmelidir. Yıllardır hemşirelik hizmeti sunan ebelere haklarının teslim edilmesi, hem çalışma barışını güçlendirecek hem de sağlık hizmetinin kalitesini artıracaktır”.

Nennioğlu: Adana Şehir Hastanesi’nde artan iş yükü sağlık çalışanlarını zorluyor Haber

Nennioğlu: Adana Şehir Hastanesi’nde artan iş yükü sağlık çalışanlarını zorluyor

Adana Şehir Hastanesi’nde görev yapan hemşire, ebe ve sağlık çalışanları; personel yetersizliği, artan iş yükü ve düşük mali karşılıklara dikkat çekmek amacıyla Sağlık-Sen Adana Şubesi öncülüğünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını, sağlık çalışanları adına Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu okudu. Bekir Nennioğlu, şehir hastanelerinin sağlık sisteminin ana yükünü taşıdığını belirterek, mevcut personel açığının ve yoğun çalışma temposunun sağlık çalışanları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. “ŞEHIR HASTANELERINDE PERSONEL YETERSIZLIĞI GÖRMEZDEN GELINIYOR” Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu Şehir hastanelerinin sağlık sistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek, “Şehir hastaneleri bugün Türkiye genelinde sağlık sisteminin ana yükünü taşımaktadır. Nitelikli tanı ve tedavi hizmetleri, özellikli branşlar ve yoğun bakım hizmetlerinin çok büyük bir bölümü şehir hastanelerinde sunulmaktadır. Ancak bu ağır hizmet yüküne rağmen, uzun süredir hemşire, ebe ve sağlık çalışanı sayısındaki yetersizlik görmezden gelinmektedir. Adana Şehir Hastanesi özelinde defalarca dile getirdiğimiz üzere; mevcut personel açığı, artan iş yükü, yoğun nöbet düzeni ve yüksek sorumluluk gerektiren hizmetler çalışanlarımız üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır” şeklinde konuştu. “AŞIRI MESAI HEM ÇALIŞAN SAĞLIĞINI HEM HASTA GÜVENLIĞINI TEHDIT EDIYOR” Bekir Nennioğlu Adana’da özellikle şehir hastanelerinde sağlık çalışanlarının aylık ortalama 100 saate varan fazla mesai yapmak zorunda kaldığını belirterek şunları söyledi: “Hemşireler ve ebeler sağlık sisteminin temel direğidir. Ancak bugün bu meslek grupları insanüstü bir tempoyla çalıştırılmaktadır. Özellikle Adana’da, başta Şehir Hastanesi olmak üzere birçok kurumda aylık ortalama 100 saate varan fazla mesailer yapılmaktadır. Bu durum yalnızca çalışan sağlığını değil, hasta güvenliğini de doğrudan tehdit etmektedir. Özel sektörde olduğu gibi yılda 540 saat, ayda 48 saat fazla mesai sınırı getirilmeli; bu sınırı aşan çalışmaya izin verilmemelidir. Buna paralel olarak, gerçek ihtiyaca uygun yeni personel istihdamı acilen sağlanmalıdır. Son yapılan 37 bin kişilik atamada Adana’ya yalnızca 22 hemşire ve 2 ebe kadrosu ayrılmıştır. Bu tablo, PDC verilerinin sahadaki gerçek ihtiyacı yansıtmadığını açıkça göstermektedir.” “SAĞLIK ÇALIŞANLARI GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYOR, KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Nennioğlu, “Sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğu 7/24 çalıştığını, gece gündüz, bayram seyran demeden nöbet tuttuğunu ifade etmektedir. Bir sağlık çalışanı ayda 168 saat zorunlu çalışmanın yanında ortalama 80–128 saat daha zorunlu fazla mesai yapmaktadır. Buna rağmen fazla çalışma ücretleri normal mesai saatinin yalnızca üçte biri oranında ödenmekte; bu çalışmalar için yıpranma payı verilmemekte ve emekliliğe yansıtılmamaktadır. Gece gündüz tutulan nöbetler sabit ek ödeme ve performans ödemelerine dahi yansımamaktadır” ifadelerini kullandı. Bekir Nennioğlu sağlık çalışanlarının taleplerini şu şekilde sıraladı: Şehir hastanelerinde görev yapan hemşire, ebe ve tüm sağlık çalışanlarına ek maaş verilmelidir. Döner sermaye ödemeleri artırımlı ve adil şekilde yeniden düzenlenmelidir. Nöbet ücretleri yükseltilmeli, şehir hastanelerine özgü ek nöbet ücreti uygulaması getirilmelidir. Nöbet saatlerine üst sınır getirilmelidir. Adana özelinde PDC verileri güncellenmeli, gerçek ihtiyaca göre kadro planlaması yapılmalıdır. Yeni hemşire ve ebe atamaları 2026 sonu beklenmeden acilen gerçekleştirilmelidir. Aile hekimliğinde çalışan personelin geri dönüşü sağlanmalı ya da bu alandaki eksiklik için kalıcı çözümler üretilmelidir.

Adana'da karaciğer hastası kadavradan nakille hayata tutundu Haber

Adana'da karaciğer hastası kadavradan nakille hayata tutundu

Adana'da yaşayan 61 yaşındaki Şeyhmus Acar'ın hastalık süreci, 2023 yılında karın şişliği ve halsizlik şikayetleriyle Adana Şehir Hastanesi'ne başvurmasıyla başladı. Hastanede yapılan detaylı tetkikler sonucunda Acar'a, karaciğer yetmezliğine bağlı siroz teşhisi konuldu. İlk etapta ilaç tedavisi uygulanan hastada, aradan geçen süreye rağmen istenilen iyileşme sağlanamadı. Bunun üzerine doktorlar, Acar'ın hayata tutunabilmesi için nakil olması gerektiğine karar verdi. 1 YILLIK BEKLEYİŞ MUTLU SONLA BİTTİ Nakil listesine alınan Acar için yaklaşık 1 yıl süren umutlu bekleyiş, beyin ölümü gerçekleşen bir donörün ailesinin organ bağışında bulunmasıyla son buldu. Uygun organın bulunmasıyla birlikte Acar ameliyata alındı. Operasyon, Adana Şehir Hastanesi Karaciğer Nakli Sorumlu Cerrahı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar ve uzman ekibi tarafından gerçekleştirildi. Başarılı geçen cerrahi müdahalenin ardından sağlığına kavuşan Acar, taburcu olma aşamasına geldi. "ALLAH BENİ ÇOCUKLARIMA BAĞIŞLADI" Yaklaşık üç yıldır hastalıkla mücadele ettiğini belirten Şeyhmus Acar, nakil sayesinde zor günleri geride bıraktığını ifade etti. Tanımadığı donör ve ailesine minnettar olduğunu söyleyen Acar, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Allah onlara sabır versin, mekanı cennet olsun. Çok mutluyum, Allah beni çocuklarıma bağışladı." DOKTORDAN 'BAĞIŞ' ÇAĞRISI Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, hastanın yoğun bakım sürecini sorunsuz atlattığını belirtti. Teknik başarının ötesinde organ bağışı oranlarına dikkat çeken Çetinkünar, Türkiye'deki kadavra bağışlarının yetersizliğine vurgu yaptı. Çetinkünar, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Her hastamız maalesef bu kadar şanslı değil çünkü ülkemizdeki kadavra bağışı oldukça düşük seviyede. Bu düşük oranlar nedeniyle her gün belki de her hastanede ya da ilde üç, beş organ kullanılmadan toprak altına gidiyor. Dolayısıyla kadavradan bağışı artırmak için elimizden geleni yapıyoruz.

Nennioğlu: Sağlıkta şiddet insanlık suçudur Haber

Nennioğlu: Sağlıkta şiddet insanlık suçudur

Adana Şehir Hastanesi’nde geçtiğimiz hafta fizyoterapistlere yönelik gerçekleştirilen fiziksel ve sözlü saldırının ardından sağlık çalışanları, yaşanan olayı kınamak ve yetkililere çağrıda bulunmak amacıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Memur-Sen Adana İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu okudu. Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, “Sağlıkta şiddet bir insanlık suçudur. Her gün binlerce hastaya umut olan sağlık çalışanlarımızın görevlerini yaparken şiddete uğraması asla kabul edilemez” dedi. “Sağlık çalışanlarımız görev yaparken şiddete uğramamalı” Bekir Nennioğlu, ““Geçtiğimiz hafta Adana Şehir Hastanesi’nde görev yapan fizyoterapist arkadaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen fiziksel ve sözlü saldırı, hem sağlık camiasında hem de kamuoyunda büyük tepki uyandırmıştır. Bu elim olayı şiddetle kınıyor, saldırıya maruz kalan sağlık emekçilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Sağlıkta şiddet bir insanlık suçudur” şeklinde konuştu. “Fedakâr sağlık çalışanlarının karşılığı şiddet değil, saygı olmalı” Nennioğ fizyoterapistlerin felç geçiren, kas-iskelet hastalığı yaşayan ve yeniden yürümeyi öğrenen hastaların hayatına dokunan kahramanlar olduğunu belirterek, “Fizyoterapistler; felç geçiren, kas-iskelet hastalığı yaşayan, yeniden yürümeyi öğrenen binlerce hastanın hayatına dokunan, sabır, bilgi ve sevgiyle çalışan kahramanlardır. Sağlık çalışanları; afetlerde, salgınlarda, gece nöbetlerinde, kendi ailelerinden uzak görev yapan fedakâr insanlardır. Bu fedakârlığın karşılığı şiddet değil, saygı olmalıdır. Olayla ilgili hukuki süreç derhal başlatılmıştır. Sağlık-Sen Adana Şubesi olarak meslektaşlarımızın yanında olmaya, sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya ve gerekli her adımı atmaya kararlıyız. Hiç kimsenin, hiçbir gerekçeyle sağlık çalışanına el kaldırmasına, hakaret etmesine, tehditte bulunmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Nennioğlu taleplerini şu şekilde sıraladı: Bu nedenle Sağlık-Sen olarak, kalıcı çözümler için şu adımların atılmasını talep ediyoruz: Sağlıkta Şiddet Yasası eksiksiz uygulanmalı, cezalar ertelenmemelidir. Tutuksuz yargılama yerine tutuklu yargılama esas olmalıdır. Riskli birimlerde güvenlik önlemleri artırılmalıdır. “Beyaz Kod” sistemi daha hızlı ve sonuç odaklı çalışmalıdır. Şiddet eğilimi gösteren kişiler, sağlık tesislerine kontrollü kabul edilmelidir. Sağlık çalışanlarına psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Toplumda empati ve saygı kültürü eğitimlerle yaygınlaştırılmalıdır. Sağlıkta şiddet olaylarının ulusal izleme ve raporlama sistemi kurulmalıdır. “Sağlıkta şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemiz sürecek” Bekir Nennioğlu, “Bu tedbirler yalnızca sağlık çalışanlarını korumakla kalmayacak, toplumun sağlık hizmetine güvenini artıracaktır. Sağlıkta şiddetle mücadelede yalnızca yasal düzenlemeler değil, toplumsal farkındalık da elzemdir. Hasta ve hasta yakınlarını bilgilendiren, öfke kontrolü ve iletişim odaklı eğitim programları hayata geçirilmelidir. Medya organları, şiddeti meşrulaştıran değil, önleyen yayın politikaları izlemelidir. Her vatandaş, sağlık çalışanını düşman değil, kendisi ve sevdiklerinin sağlığı için çalışan bir dost olarak görmelidir. Sağlık-Sen Adana Şubesi olarak, şiddetin her türlüsüne karşı durmaya, sağlık emekçilerimizin onurunu, emeğini ve güvenliğini korumaya devam edeceğiz. Sağlıkta huzur ortamı sağlanıncaya kadar mücadelemiz sürecektir” diye ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.