#Adana Tabip Odası

İLKHABER-Gazetesi - Adana Tabip Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana Tabip Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana Tabip Odası yönetimi görev bölümü yaptı Haber

Adana Tabip Odası yönetimi görev bölümü yaptı

Adana Tabip Odası yapılan genel kurul ve seçimleri sonrası yönetim kuruluna seçilen hekimler görev bölümü yaptı. Prof. Dr. Ahmet Hilal’in Başkan olduğu görev bölümünde; Doç. Dr. Gökhan Alıcı Genel Sekreter, Muhasip Üye Uzm. Dr. Semra Günaştı, Veznedar Uzm. Dr. Gamze Erdoğanoğlu, Üyeliğe Uzm. Dr. Adem Yılmaz, Uzm. Dr. Yankı Gezer ve Dr. Doğan Barbaros seçildi. “HEKİMLİK, VİCDAN VE BİLİMLE YÜRÜTÜLEN BİR YAŞAM BİÇİMİDİR” Hekimliği; insan yaşamına dokunan, sorumluluğu ağır, vicdanı güçlü, bilimi ve etik değerleri rehber edinen bir yaşam biçimi olarak tanımlayan Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, “Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek arttığı, çalışma koşullarının zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Ancak bizler biliyoruz ki hekimlik mesleğinin gücü; bilimden, dayanışmadan ve meslek onurundan gelmektedir. Hekime duyulan güven asla azalmamalı, şiddeti tetikleyen unsurlar mutlak suretle ortadan kalkmalıdır. Bu anlamda halkın sağlık hakkını korumaya ve hekimlik değerlerini yaşatmaya devam edeceğimizin bilinmesini isteriz.” dedi. “SAĞLIĞIN SAVUNUCUSU OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Görev bölümü yapılmasının ardından yaptığı açıklamada sağlığın savunucu olmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Prof. Dr. Hilal, “Adana Tabip Odası olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada halkımızın sağlık hakkı için, hekimlerin özlük hakları için, insan haklarını savunmak için mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha belirtiyoruz” diyerek başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu tekrar vurguladı.

Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal oldu Haber

Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal oldu

Adana Tabip Odası’nın 2026–2028 Olağan Genel Kurulu ve seçimleri tamamlandı. Uzm. Dr. Hamdi Karanfil’in divan başkanlığını, Dr. Fulya Tüşümel ve Dr. Dilara Gelikçi’nin divan yardımcılıklarını üstlendiği genel kurul, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Genel kurula CHP Adana İl Başkanı Dr. Anıl Tanburoğlu, CHP Çukurova İlçe Başkanı Ümit Atay, DEM Parti eş başkanları, Adana Eczacı Odası Başkanı Ecz. Ezgi Elekarışmaz, TMMOB İKK Sekreteri Kerem Şahin, sendika ve meslek örgütü temsilcileri ile çok sayıda hekim katıldı. Yapılan seçim sonucunda Prof. Dr. Ahmet Hilal başkanlığında; Uzm. Dr. Semra Günaştı, Uzm. Dr. Gamze Erdoğanoğlu, Uzm. Dr. Adem Yılmaz, Uzm. Dr. Yankı Gezer, Doç. Dr. Gökhan Alıcı ve Dr. Doğan Barbaros yönetim kuruluna seçildi. Seçimlerin ardından konuşan Hilal, “Toplum sağlığı ve hekimler için dayanışmayı büyüterek mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. “SAĞLIKTA KRİZ DERİNLEŞİYOR” 2024-2026 Dönemi Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz sağlık sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekerek, “Adana Tabip Odamızın genel kurulunda sizlerle bir arada olmaktan büyük onur duyuyorum. Genel kurulumuzda sağlık alanında derinleşen sorunları konuşmak, mesleğimizin onurunu savunmak ve önümüzdeki dönemin mücadele hattını birlikte örmek için toplandık. Hepimiz biliyoruz ki sağlık sistemi uzun süredir ağır bir kriz içindedir. Sağlık hizmeti kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılmış, performans ve piyasacı anlayışın baskısı altında niteliksizleşmiştir. Muayene süreleri daralmış, koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itilmiş, hekim ile hasta arasındaki güven ilişkisi zedelenmiştir. Bunun yanında sağlıkta şiddet, güvencesizlik, düşük ücretler ve mesleki itibarsızlaştırma artık günlük çalışma yaşamımızın parçası haline gelmiştir. Genç hekimlerin umutsuzluğu, kamudan kopuş ve yurt dışına yönelim, ülkemizin sağlık geleceği açısından ciddi bir alarmdır. Bu genel kurulun odamızın birliğini güçlendirmesini, meslek onurumuzu büyütmesini ve sağlık hakkı mücadelemize yeni bir güç katmasını diliyorum” şeklinde konuştu. “EŞİT VE KAMUCU BİR SAĞLIK SİSTEMİ İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELEYİ YÜKSELTECEĞİZ 2000’li yıldan beri oda yönetimlerinde yer alan Etkin Demokrat Hekimler (EDH) grubunun temsilcileri olduklarını belirten Prof. Dr. Ahmet Hilal, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Başta yönetim olmak üzere odamızın çalışmalarına, aktivitelerine, eylemlerine destek veren, kurullarda yer alan ve aktivist olan tüm meslektaşlarıma sonsuz teşekkür ederim. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada, toplum sağlığı için, hekimler için, hekimlerle birlikte çalışmaya devam edeceğiz. EDH olarak neleri talep ettiğimizi seçim bildirgemizde yazdık. Sorunları tüm hekimler ve sağlık çalışanları net olarak yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sağlığı; ‘Sağlık; yalnızca hastalık veya sakatlık olmaması değil, fiziksel, zihinsel ve sosyal bakımdan tam bir iyilik halidir’ diye tanımlıyor. Bizleri en çok politika yapmakla eleştiriyorlar, evet sağlığın politikasını yapıyoruz ve bunu sürdüreceğiz. Kısaca sosyal olarak iyi olmadan (Savaş varsa, açlık varsa, adalet yoksa, toplum özgür değilse…..) sağlıklı olmak da mümkün olmuyor. Bugünkü sağlık sisteminin politik bir tercih olduğunu ve başka bir sağlık sisteminin de mümkün olduğunu biliyoruz. Bu anlamda umudu, dayanışmayı ve mücadeleyi büyütme irademizi bir kez daha ortaya koyuyoruz. Barışın, demokrasinin ve emeğin değer gördüğü bir ülke; şiddetsiz, eşit ve kamucu bir sağlık sistemi için hep birlikte mücadeleyi yükselteceğiz.” Konuşmaların ardından Genel Sekreter Dr. Hakan Şen’in sunduğu Yıllık Çalışma Raporu ve bilançolar oy birliği ile kabul edildi. MAZBATA ALININCA GÖREV BÖLÜMÜ YAPILACAK Yapılan seçim sonucu Prof. Dr. Ahmet Hilal’in başkanlığında Uzm. Dr. Semra Günaştı, Uzm. Dr. Gamze Erdoğanoğlu, Uzm. Dr. Adem Yılmaz, Uzm. Dr. Yankı Gezer, Doç, Dr. Gökhan Alıcı ile Dr. Doğan Barbaros Adana Tabip Odası yönetime seçildi. Yönetime yeni seçilen hekimler mazbatalarını almalarının ardından yapacakları ilk toplantıda görev bölümü yapacak.

Adana Etkin Demokrat Hekimler seçime hazır Haber

Adana Etkin Demokrat Hekimler seçime hazır

Adana Tabip Odası’nın 18-19 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olağan genel kurul ve seçimleri öncesinde “Adana Etkin Demokrat Hekimler” açıklamada bulundu. Adana Etkin Demokrat Hekimlerin Yönetim Kurulu Başkan adayı Prof. Dr. Ahmet Hilal, sağlıkta ticarileştirme ve özelleştirme politikalarına karşı olduklarını belirterek “Hekimi bu piyasacı fabrikanın üretim aracı haline getiren sağlık politikalarını tümden reddediyoruz” dedi. “HEKİMLİK DEĞERSİZLEŞTİRİLEMEZ” Sağlığın ticarileştirilmesine, şehir hastaneleri üzerinden yürütülen özelleştirme politikalarına ve hekimliğin performans baskısıyla değersizleştirilmesine karşı olduklarını ifade eden EDH Başkan Adayı Prof. Dr. Hilal, “Biz Adana Etkin Demokrat Hekimler olarak; Irkçılığa, cinsiyetçiliğe, homofobiye ve doğa talanına karşıyız, sağlıklı toplum koşullarının buradan geçtiğini görüyoruz, çünkü biz hekimiz. Savaşı bir halk sağlığı sorunu olarak görüyor; bu nedenle savaşa karşı, barıştan yana net bir tutum alıyoruz, çünkü biz hekimiz. Tüm halkların eşit ve özgür şekilde bir arada yaşamasını önceleyen sağlık hakkını savunuyoruz; çünkü biz hekimiz. Sağlık haktır, satılamaz. Kamucu, eşit, ücretsiz ve nitelikli bir sağlık sistemini mümkün kılacak değerler için mücadele ediyoruz; çünkü biz hekimiz” ifadelerini kullandı. KOLEKTİF İRADE VE DAYANIŞMA İÇİN OY KULLANMAYA BEKLİYORUZ Meslek etiğine, değerlerine, güvenceli çalışma hakkına sahip çıkan iyi hekimlik değerleri için mücadele ettiklerinin altını çizen Prof. Dr. Hilal şunları söyledi: “Sağlık emekçilerinin birleşik mücadelesini hekimliğin vazgeçilmez unsurları olarak görüyoruz. Biz muhalifiz, çünkü biz hekimiz. Muhalifiz çünkü bu piyasacı sağlık düzeni değişmeden halk sağlığının korunamayacağını, eşit ve nitelikli bir sağlık ortamının mümkün olmayacağını biliyoruz. Başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu bilerek; Tüm hekimlerimizi kolektif irade ve dayanışma için tabip odamızda ortak mücadeleye çağırıyor, 19 Nisan 2026 Pazar günü oy kullanmaya bizlere destek olmaya bekliyoruz.” PROF. DR. AHMET HİLAL’İN YÖNETİM KURULU Etkin Demokratik Hekimler hekimler yönetim kurulunda Prof. Dr. Ahmet Hilal ile birlikte, Uzm. Dr. Semra Günaştı, Doç. Dr. Gökhan Alıcı, Uzm. Dr. Adem Yılmaz, Uzm. Dr. Yankı Gezer, Uzm. Dr. Gamze Erdoğanoğlu ve Dr. Doğan Barbaros bulunuyor.

Prof. Dr. Hilal: Hekimler ortak mücadeleyle daha iyi sağlık sistemi istiyor Haber

Prof. Dr. Hilal: Hekimler ortak mücadeleyle daha iyi sağlık sistemi istiyor

Adana Tabip Odası’nın 18-19 Nisan’da gerçekleştirilecek genel kurulunda Etkin Demokratik Hekimler (EDH) adaylarını duyurdu. Yönetim kurulu adayları arasında Prof. Dr. Ahmet Hilal, Uzm. Dr. Semra Günaştı, Uzm. Dr. Gökhan Alıcı, Uzm. Dr. Adem Yılmaz, Uzm. Dr. Yankı Gezer, Uzm. Dr. Gamze Erdoğanoğlu ve Dr. Doğan Barbaros yer alıyor. EDH’in başkan adayı Prof. Dr. Ahmet Hilal, seçimler öncesi açıklamalarda bulundu. “SAĞLIKTA ŞİDDET ÇOĞALIYOR” Hekimlik sorunlarının büyüdüğünün altını çizen EDH Başkan Adayı Prof. Dr. Ahmet Hilal, “Çalışma koşulları ve sağlık ortamı kötüleşiyor! Ekonomik kayıplar ve iş yükü artıyor! Özlük hakları ve sendikal kazanımlar azalıyor! Tıp eğitimi ve asistan eğitimi bozuluyor! Sağlıkta şiddet çoğalıyor” diye ifade etti. “SAĞLIK SİSTEMİ HEM HEKİMLERİ HEM TOPLUMU ZORLUYOR” Prof. Dr. Hilal sağlık sistemindeki mevcut sıkıntılara dikkat çekerek, “Yoksulluğun derinleştiği, güvencesizliğin arttığı, adalet ve vicdan duygusunun zedelendiği bir ülkede ne toplum ne bireyler sağlıklı olabilirler ne de hekimler mesleklerini gereğince yapabilirler. TTB’nin işyeri hekimliği üzerindeki nitelikli eğitim ve denetimi devre dışı bırakılmış olup, alan sermayenin ucuz işçiliğine dönüştürülmüştür. Devlet Hastanesi Hekimleri; randevularla bunaltılmış, performans kaygısı ile izinlerini dahi kullanamaz hale getirilmiştir. Eğitim Araştırma Hastanelerindeki Asistan Hekimler; ağır iş yükü nedeni ile eğitim haklarından yararlanamaz hale getirilmiştir. Özel Hekimlerin; çalışma alanları daraltılmış, maliye tarafından 'haraç' uygulamaları devreye sokulmuştur. Hekimlerin muayenehaneler yerine zincir hastanelere mecbur olması istenmektedir. Öğretim Üyesi Hekimler; tıp fakültelerinde ikinci plana atılan eğitim ile hizmet hastanesinde çalışır hale dönüştürülmüştür. Sağlık Bakanlığı ile afiliye olmayan tıp fakülteleri kaderine terk edilmiş, eğitim ve hizmet veremeyecek hale getirilmiştir” şeklinde konuştu. “DAHA İYİ SAĞLIK KOŞULLARI İÇİN HEKİMLER BİRLİKTE MÜCADELE EDİYOR” Prof. Dr. Hilal, çözümün ortak mücadeleden geçtiğini belirterek, “Sorunlarımızın aşılmasının ve halkımıza daha iyi bir sağlık sistemi sunulmasının ancak tüm meslektaşlarımızın ortak mücadelesi ile mümkün olduğunu düşünüyoruz. Bu mücadelenin en güvenilir ve etkili odağı olarak Türk Tabipleri Birliği’ni görüyor ve Adana Tabip Odası seçimlerine tekrar Etkin Demokratik Hekimler olarak katılıyoruz. Daha iyi koşullarda çalışmak, yaşamak ve yaşatmak için tüm meslektaşlarımızı söz ve karar organlarında görev almak üzere üye olmaya ve oy kullanmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Adana’da hekimlerden “Beyaz Yürüyüş” Haber

Adana’da hekimlerden “Beyaz Yürüyüş”

Adana Tabip Odası yöneticileri ve hekimler, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde bir araya geldi. Program kapsamında Adana Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğinde Atatürk Anıtı önüne çelenk bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Etkinlikler öğle saatlerinde düzenlenen “Beyaz Yürüyüş” ile devam etti. Kasım Gülek Köprüsü civarında bir araya gelen hekimler ve sağlık çalışanları, Uğur Mumcu (İstasyon) Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe demokratik kitle örgütleri, sendikalar, dernekler ve siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Yürüyüşün ardından Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hakan Şen, günün anlam ve önemine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. “14 MART HEKİMLİĞİN TOPLUMSAL SORUMLULUĞUNU HATIRLATAN BİR GÜNDÜR” 14 Mart’ın hekimlerin sesinin daha çok duyulduğu, mesleği toplumsal değerinin hatırlandığı, iyi hekimlik değerlerinin ve topluma karşı sorumluluğumuzun yeniden vurgulandığı bir gün olduğunu belirten Dr. Hakan Şen, “Emeğin ve fedakârlığın değerinin yeterince bilinmediği; bencilliğin, çıkarcılığın ve paranın kutsandığı; adaletsizliğin ve eşitsizliğin derinleştiği bir dünya ve ülke ortamında, ayrım gözetmeden ihtiyaç duyan herkese sağlık hizmeti sunmaya çalışan hekimlerin ve sağlık emekçilerinin günündeyiz. 14 Mart’ın kökeni yalnızca bir kutlama günü değildir. Modern anlamda ilk tıp fakültesi olan Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire’nin 14 Mart 1827’de kurulması ile başlayan bu tarih, aynı zamanda 14 Mart 1919’da işgale karşı direnişin sembolü olan Tıbbiyelilerin kararlılığını da taşır. Bu nedenle 14 Mart; sorgulayan, biat etmeyen, bağımsızlıkçı ve toplumdan yana bir hekimlik anlayışının simgesidir” şeklinde konuştu. “SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ SORUNLARA ÇÖZÜM ŞART” Dr. Şen, sağlık sisteminin yıllardır uygulanan politikalar nedeniyle ağır bir yük altında olduğunu ifade ederek, “Bugün burada bir araya gelen biz hekimler ve sağlık emekçileri; bu tarihsel mirastan aldığımız güçle, sağlık sisteminin içinde bulunduğu sorunları dile getirmek ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak için buradayız. Yıllardır uygulanan sağlık politikaları sonucunda sağlık sistemi ağır bir yük altına girmiştir. Artan iş yükü, yetersiz personel, performans baskısı, uzun çalışma saatleri ve ekonomik kayıplar hem sağlık çalışanlarını hem de hastalarımızı olumsuz etkilemektedir. Sağlıkta şiddet giderek artmakta, hekimler ve sağlık emekçileri güvenli ortamlarda çalışamaz hale getirilmektedir. Genç hekimler ülkelerinde gelecek görememekte, meslektaşlarımız başka ülkelerde çalışma yolları aramaktadır. Sağlık emekçilerinin mesleki özerkliğe sahip olduğu, demokratik katılımın esas alındığı; koruyucu sağlığın öncelendiği; nitelikli sağlık hizmetinin sunulduğu; şiddetin olmadığı bir sağlık ortamı mümkündür” ifadelerini kullandı. Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hakan Şen, sağlık çalışanlarının taleplerini şu şekilde sıraladı: Sağlıkta şiddeti önleyecek etkili ve caydırıcı düzenlemelerin uygulanması Hekimler ve sağlık emekçileri için güvenceli, emekliliğe yansıyan temel ücret Performans baskısının kaldırıldığı, nitelikli sağlık hizmetini esas alan bir sistem Sağlık kurumlarında yeterli sayıda sağlık çalışanı ve güvenli çalışma ortamı Angaryaya dönüşmeyen nöbetler ve insani çalışma koşulları Vergide adaletin sağlanması Koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen kamucu bir sağlık politikası Biz hekimler ve sağlık emekçileri; yıllara dayanan birikimimiz, iyi hekimlik değerlerimiz ve bilimsel aklın rehberliğiyle halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Adana Tabip Odası’nda “Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?” söyleşisi düzenlendi Haber

Adana Tabip Odası’nda “Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?” söyleşisi düzenlendi

Adana Tabip Odası, 14 Mart Tıp Haftası etkinlikleri kapsamında tıp eğitiminin niteliği ve eğitim sisteminin geleceğinin ele alındığı “Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Uzm. Dr. Semra Günaştı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Adnan Gümüş ile Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi ve Bilişimi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı konuşmacı olarak yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, iyi bir hekimin yalnızca bilgiyle değil; bilimsel düşünce, etik değerler ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetiştiğini vurgulayarak, tıp eğitiminin aynı zamanda toplumun geleceğini de şekillendirdiğini ifade etti. “TIP EĞİTİMİ TOPLUMUN GELECEĞİNİ DE BELİRLER” İyi hekimin yalnızca bilgiyle değil, bilimsel düşünceyle, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetiştiğini söyleyen Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, söyleşinin açılış konuşmasında “‘Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?’ başlıklı bu söyleşi, yalnızca tıp fakültelerini ilgilendiren bir tartışma değildir. Aynı zamanda nasıl bir eğitim sistemi içinde hekim yetiştirdiğimizin ve nasıl bir toplum geleceği kurduğumuzun da tartışmasıdır. İyi bir gelecek istiyorsak, iyi bir eğitim sistemi kurulmalıdır” diye ifade etti. “İYİ HEKİM BİLİMSEL DÜŞÜNCE VE ETİK DEĞERLERLE YETİŞİR” Başkan Uzm. Dr. Polatöz, “Bugün ne yazık ki eğitim sistemimiz; eleştirel düşünceyi teşvik eden, bilimsel merakı besleyen, özgür bireyler yetiştiren bir yapıdan giderek uzaklaşmaktadır. Ezbere dayalı, sorgulamayı geri plana iten ve giderek daha fazla merkeziyetçi bir anlayışın hâkim olduğu bir eğitim ortamı, yalnızca öğrencilerin değil toplumun geleceğinin de önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bu tablo, tıp eğitimini de doğrudan etkilemektedir. Üniversitelerin ve eğitim hastanelerinin artan hizmet baskısı altında bırakılması, tıp fakültelerinin plansız biçimde çoğaltılması ve eğitimin niteliğinin geri plana itilmesi önemli sorunlar yaratmaktadır. Oysa tıp eğitimi piyasa mantığıyla ya da yalnızca hizmet üretme baskısıyla yürütülemez. İyi hekim; yalnızca bilgiyle değil, bilimsel düşünceyle, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetişir. Adana Tabip Odası olarak; bilimsel, laik, kamucu ve toplum sağlığını önceleyen bir eğitim anlayışının hem genel eğitim sistemi hem de tıp eğitimi için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu. “EĞİTİM SİSTEMLERİ TOPLUMUN DÜŞÜNME BİÇİMİNİ ŞEKİLLENDİRİR” Eğitimin sadece bilgi aktarma süreci olmadığını, insanın aklını, vicdanını, karakterini ve sorumluluk duygusunu birlikte geliştiren bir inşa süreci olduğunu belirten Moderatör Uzm. Dr. Semra Günaştı şunları söyledi: “Eğitim sistemleri yalnızca meslek insanları yetiştirmez; aynı zamanda bir toplumun düşünme biçimini, kültürünü ve ahlaki yönünüde şekillendirir. Asıl soru “Nasıl bir gelecek istiyoruz” dur. Bugün dünyada bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Ancak bilgi bolluğunun içinde bilgelik, eleştirel düşünme ve etik sorumluluk her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle çağımızın eğitim anlayışı; ezberleyen değil sorgulayan, itaat eden değil düşünen, yalnızca bireysel başarıyı değil toplumsal sorumluluğu da önemseyen bireyler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Tıp eğitimi, eğitim tartışmalarının en kritik alanlarından biridir. Çünkü tıp yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda insan hayatına doğrudan dokunan bir sorumluluk alanıdır.” TEŞEKKÜR PLAKETİ VERİLDİ Konuşmaların ardından Prof. Dr. Adnan Gümüş ve Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı, nasıl bir eğitim ve nasıl bir tıp eğitimi konusunda birer slayt sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hakan Şen ve YK Üyeleri Dr. Haluk Özkut ile Uzm. Dr. Sedat Yeniocak konuşmacılara günün anısına teşekkür ederek plaket verdi.

Uzm. Dr. Polatöz: Sağlık çalışanları görev yaparken can güvenliği endişesi taşımamalı Haber

Uzm. Dr. Polatöz: Sağlık çalışanları görev yaparken can güvenliği endişesi taşımamalı

Adana’da Yüreğir Devlet Hastanesi’nde iddiaya göre dün gece meydana gelen bir trafik kazasının ardından hastaneye kaldırılan genç, yaşamını yitirdi. Olayın ardından, yaklaşık 70 kişilik hasta yakını grubu acil servisi basarak görevli doktorlara saldırdı ve tehditlerde bulundu. Yaşanan gerginlik sırasında, can güvenliklerinden endişe eden 7 pratisyen hekim kendilerini bir odaya kilitledi. Doktorların yaklaşık 3 saat boyunca odada mahsur kaldığı öğrenildi. Olay yerine müdahale eden güvenlik görevlileri ve yetkililer sayesinde gerginlik kontrol altına alındı. Olayın ardından Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde, Adana Tabip Odası, Genel Sağlık İş Adana Şubesi ve SES Adana Şubesi’ne bağlı sağlık çalışanları basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz okudu. “SAĞLIK ÇALIŞANLARI, HASTALARINI YAŞATMAK İÇİN GÖREV YAPARKEN CAN GÜVENLİĞİ ENDİŞESİ TAŞIMAMALIDIR” Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz sağlık çalışanlarının can güvenliğine dikkat çekerek, “Adana Yüreğir Devlet Hastanesi’nde 7 meslektaşımız yaklaşık 3 saat boyunca ölüm tehditleri altında kaldı. Yaklaşık 70 kişilik bir grup, hekimlerimizi hedef alarak canlarını tehdit etti. Bu, sağlıkta şiddetin artık bir güvenlik sorunu değil, yaşam hakkı ihlali olduğunu gösteriyor. Sağlık çalışanları, hastalarını yaşatmak için görev yaparken can güvenliği endişesi taşımamalıdır. Yetkilileri derhal güvenlik önlemlerini almak ve şiddeti caydırıcı yasalarla önlemekle göreve çağırıyoruz” şeklinde konuştu. “SAĞLIKTA ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ” Genel Sağlık İş Adana Şube Başkanı Hatice Erdoğan sağlıkta şiddetin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Öncelikle trafik kazasında hayatını kaybeden gencimize Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz. Bir insanın hayatını kaybetmesinin yarattığı acının ne kadar büyük olduğunu biliyoruz. Ancak hiçbir acı, görevini yapmakta olan sağlık çalışanlarına yönelen öfkeyi, tehdidi ve şiddeti meşru kılamaz. Acil servisler insanların en zor, en çaresiz ve en hassas anlarında başvurduğu yerlerdir. Bu zorlu koşullarda, büyük bir özveri ve fedakârlıkla görev yapan sağlık çalışanlarının hedef haline getirilmesi kabul edilemez. Adana Yüreğir Devlet Hastanesi'nde görev yapan 7 hekimin güvenlik endişesiyle bir odaya sığınmak zorunda kalması ve yaklaşık 3 saat boyunca içeride kalmaları, sağlık kurumlarında güvenlik sorununun ne kadar ciddi bir boyuta ulaştığını açıkça göstermektedir. Sağlık kurumları şiddetin yaşandığı değil, insanların şifa bulduğu, güven duyduğu ve umutla başvurduğu yerler olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

Adana’da ‘Başka Bir Sağlık Sistemi’ temasıyla 14 Mart Tıp Haftası başladı Haber

Adana’da ‘Başka Bir Sağlık Sistemi’ temasıyla 14 Mart Tıp Haftası başladı

14 Mart Tıp Haftası etkinlikleri, “Başka Bir Sağlık Sistemi, Başka Bir Hekimlik Ortamı” temasıyla Adana’da başladı. Adana Tabip Odası Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen program kapsamında “40 Hekim 40 Fotoğraf” sergisi açılırken, mesleğinde 50, 40 ve 30 yılını dolduran hekimlere plaket verildi. Programda konuşan Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz “Bugün burada yalnızca bir meslek gününü kutlamak için değil; insan yaşamını her şeyin üzerinde tutan bir mesleğin onurunu, sorumluluğunu ve mücadelesini birlikte hatırlamak için bir aradayız. 14 Mart, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir direniş ve toplumsal sorumluluk geleneği olduğunu gösteren simgesel bir tarihtir” dedi. “5 DAKİKALIK MUAYENE İLE NİTELİKLİ SAĞLIK HİZMETİ OLMAZ” Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, Türkiye’de hekimlerin giderek artan iş yükü altında çalıştığını belirterek, “Bugün burada yalnızca bir meslek gününü kutlamak için değil; insan yaşamını her şeyin üzerinde tutan bir mesleğin onurunu, sorumluluğunu ve mücadelesini birlikte hatırlamak için bir aradayız. 14 Mart, bu topraklarda hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir direniş ve toplumsal sorumluluk geleneği olduğunu gösteren simgesel bir tarihtir. Hekimlik; bilgi, vicdan ve sorumluluğun birleştiği bir meslektir. Ancak ne yazık ki bugün sağlık sistemi, hekimlerin bilimsel özerkliğini ve mesleki bağımsızlığını zorlayan ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Türkiye’de: Hekimler giderek artan iş yükü altında çalışmaktadır. Poliklinik süreleri 5 dakikaya kadar düşmekte, nitelikli sağlık hizmeti verme imkânı zedelenmektedir. Performansa dayalı ödeme sistemi, hekimliği niceliğe indirgeyen bir yapıya dönüşmüştür. Kamu hastanelerinde özlük hakları ve ücretler yetersizdir. Emekliliğe yansımayan, güvencesiz ve parçalı gelir modeli sürmektedir. Şiddet vakaları artmakta, sağlıkta şiddet artık münferit değil sistematik bir sorun haline gelmektedir. Bugün hekimler sadece hastalıkla değil; tükenmişlikle, güvencesizlikle ve değersizleştirilme duygusuyla da mücadele etmektedir” ifadelerini kullandı. “HEKİMLER YAŞAMI SAVUNURKEN KENDİ GÜVENLİĞİNDEN ENDİŞE EDİYOR” Sağlıkta şiddetin yapısal bir krize dönüştüğüne dikkat çeken Başkan Uzm. Dr. Polatöz, “ Acil servislerde, polikliniklerde, aile sağlığı merkezlerinde meslektaşlarımız sözlü ve fiziksel saldırıya uğramaktadır. Bizler yaşamı savunurken, kendi yaşam güvenliğimizden endişe etmek istemiyoruz. Son yıllarda artan hekim göçü, sistemin alarm verdiğini açıkça göstermektedir. Genç meslektaşlarımız yurt dışında daha güvenli, daha saygın ve daha öngörülebilir bir çalışma ortamı aramaktadır. Bu durum yalnızca bireysel bir tercih değil; sağlık sistemindeki yapısal sorunların sonucudur. Bizler genç hekimlerimizi kaybetmek istemiyoruz. Bu ülkenin yetiştirdiği hekimlerin bu topraklarda umutla çalışabilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Polatöz, hekimlerin taleplerini şu şekilde sıraladı: Hekim maaşları yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyacak tek kalemli ve güvenceli hale getirilmelidir. Performans sistemi kaldırılmalı; nitelikli sağlık hizmetini önceleyen bir model kurulmalıdır. Sağlıkta şiddetle mücadelede sıfır tolerans politikası uygulanmalıdır. Randevu süreleri bilimsel standartlara uygun şekilde düzenlenmelidir. Hekimlerin mesleki bağımsızlığı ve bilimsel özerkliği güvence altına alınmalıdır. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeli; koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmelidir. Sağlık sistemi ticari değil kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır.” “HEKİMLER TOPLUM SAĞLIĞININ SAVUNUCUSUDUR” Uzm. Dr. Polatöz, “Bizler yalnızca reçete yazan değil; toplum sağlığını savunan, halk sağlığı için söz söyleyen, gerektiğinde itiraz eden bir mesleğin temsilcileriyiz. Hekimlik; susmak değil, gerektiğinde konuşmaktır. Hekimlik; yalnızca tedavi etmek değil, hastalığı doğuran koşulları sorgulamaktır. Hekimlik; insan onurunu her koşulda savunmaktır. Bugün burada, 14 Mart’ta bir kez daha söylüyoruz: Sağlık bir haktır. Hekimlik onuru pazarlık konusu değildir. Bilimsel tıp vazgeçilmezdir. Tüm zorluklara rağmen bizler mesleğimize inanıyoruz. Birlikte olduğumuzda güçlüyüz. Dayanışma içinde olduğumuzda umutluyuz. Bu duygu ve düşüncelerle; yaşamını insan sağlığına adamış tüm meslektaşlarımın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, hayatını kaybeden sağlık emekçilerini saygıyla anıyor, mücadelemizin kararlılıkla süreceğini bir kez daha ifade ediyorum” dedi. Program, mesleğinde 50, 40 ve 30 yılını dolduran hekimlere plaketlerinin verilmesiyle devam ederken, etkinlikte sanatçı Arif Tilkan da bir konser verdi.

Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Polatöz: Sağlık politikaları toplum yararı gözetilerek yeniden düzenlensin Haber

Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Polatöz: Sağlık politikaları toplum yararı gözetilerek yeniden düzenlensin

Adana Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Adana Şubesi, Genel Sağlık-İş Adana Şubesi, Birlik ve Dayanışma Sendikası ile Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası, İnönü Parkı’nda bir araya gelerek Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)’lerde görev yapan sağlık çalışanlarının taleplerini kamuoyuna duyurdu. Basın açıklamasını yapan Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Özden Polatöz, “Nitelikli ve bilimsel sağlık hizmeti, güçlü birinci basamak sağlık hizmetleri talep ediyoruz. Sağlık politikalarının toplum yararı gözetilerek yeniden düzenlenmeli” dedi. “ASM DÜZENLEMELERİ BİRİNCİ BASAMAĞI ZAYIFLATIYOR” Adana Tabip Odası Başkanı Dr. Özden Polatöz son dönemde yürürlüğe giren düzenlemelerin birinci basamak sağlık hizmetlerini zayıflattığını iddia ederek, “Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) son dönemde yürürlüğe giren düzenlemeler, birinci basamak sağlık hizmetlerini zayıflatmakta ve halkın koruyucu sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırmaktadır. İkinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında ise artan iş yükü, personel yetersizliği ve randevu sorunları nedeniyle hizmet niteliği giderek düşmektedir. Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde yaşanan sorunlar nedeniyle vatandaşlar randevu bulamamakta, kamu sağlık hizmetlerine erişemeyen hastalar mecburen özel sağlık kuruluşlarına yönlendirilmektedir” şeklinde konuştu. “SAĞLIK POLİTİKALARI TOPLUM YARARI GÖZETİLEREK YENİDEN DÜZENLENSİN” Dr. Polatöz, nitelikli ve bilimsel sağlık hizmeti ile güçlü birinci basamak sağlık hizmetleri istediklerini belirterek taleplerini şu şekilde sıraladı: “Kamucu bir sağlık sistemi, eşit ve ücretsiz sağlık hizmeti, ulaşılabilir sağlık kuruluşları, nitelikli ve bilimsel sağlık hizmeti, güçlü birinci basamak sağlık hizmetleri talep ediyoruz. Sağlık politikalarının toplum yararı gözetilerek yeniden düzenlenmesini, sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesine son verilmesini ve herkes için eşit, ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmetinin güvence altına alınmasını istiyoruz.” “SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI İSTİYORUZ” TTB Aile Hekimleri Komisyon Başkanı Dr. Ahmet Batu açıklamada, sağlık hizmetlerini yalnızca ilaç yazmak ya da enjeksiyon yapmakla sınırlı görmediklerine dikkat çekerek, “Sağlık hizmetlerini sadece ilaç yazmak, enjeksiyon yapmak olarak değil geniş bir sağlık ekibi ile kapsamlı olarak sunmak istiyoruz. ASM binalarının tamiratı, bakımı, kira ödemesi işleri ile, personelinin sigorta, stopaj işlemleri ile elektrik, su, internet faturaları takibi ile uğraşmak istemiyoruz. “Sağlıkta Şiddet Yasası” istiyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.