#Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz

İLKHABER-Gazetesi - Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana Tabip Odası’nda “Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?” söyleşisi düzenlendi Haber

Adana Tabip Odası’nda “Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?” söyleşisi düzenlendi

Adana Tabip Odası, 14 Mart Tıp Haftası etkinlikleri kapsamında tıp eğitiminin niteliği ve eğitim sisteminin geleceğinin ele alındığı “Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Uzm. Dr. Semra Günaştı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Adnan Gümüş ile Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi ve Bilişimi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı konuşmacı olarak yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, iyi bir hekimin yalnızca bilgiyle değil; bilimsel düşünce, etik değerler ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetiştiğini vurgulayarak, tıp eğitiminin aynı zamanda toplumun geleceğini de şekillendirdiğini ifade etti. “TIP EĞİTİMİ TOPLUMUN GELECEĞİNİ DE BELİRLER” İyi hekimin yalnızca bilgiyle değil, bilimsel düşünceyle, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetiştiğini söyleyen Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, söyleşinin açılış konuşmasında “‘Nasıl Bir Eğitim, Nasıl Bir Tıp Eğitimi?’ başlıklı bu söyleşi, yalnızca tıp fakültelerini ilgilendiren bir tartışma değildir. Aynı zamanda nasıl bir eğitim sistemi içinde hekim yetiştirdiğimizin ve nasıl bir toplum geleceği kurduğumuzun da tartışmasıdır. İyi bir gelecek istiyorsak, iyi bir eğitim sistemi kurulmalıdır” diye ifade etti. “İYİ HEKİM BİLİMSEL DÜŞÜNCE VE ETİK DEĞERLERLE YETİŞİR” Başkan Uzm. Dr. Polatöz, “Bugün ne yazık ki eğitim sistemimiz; eleştirel düşünceyi teşvik eden, bilimsel merakı besleyen, özgür bireyler yetiştiren bir yapıdan giderek uzaklaşmaktadır. Ezbere dayalı, sorgulamayı geri plana iten ve giderek daha fazla merkeziyetçi bir anlayışın hâkim olduğu bir eğitim ortamı, yalnızca öğrencilerin değil toplumun geleceğinin de önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bu tablo, tıp eğitimini de doğrudan etkilemektedir. Üniversitelerin ve eğitim hastanelerinin artan hizmet baskısı altında bırakılması, tıp fakültelerinin plansız biçimde çoğaltılması ve eğitimin niteliğinin geri plana itilmesi önemli sorunlar yaratmaktadır. Oysa tıp eğitimi piyasa mantığıyla ya da yalnızca hizmet üretme baskısıyla yürütülemez. İyi hekim; yalnızca bilgiyle değil, bilimsel düşünceyle, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetişir. Adana Tabip Odası olarak; bilimsel, laik, kamucu ve toplum sağlığını önceleyen bir eğitim anlayışının hem genel eğitim sistemi hem de tıp eğitimi için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu. “EĞİTİM SİSTEMLERİ TOPLUMUN DÜŞÜNME BİÇİMİNİ ŞEKİLLENDİRİR” Eğitimin sadece bilgi aktarma süreci olmadığını, insanın aklını, vicdanını, karakterini ve sorumluluk duygusunu birlikte geliştiren bir inşa süreci olduğunu belirten Moderatör Uzm. Dr. Semra Günaştı şunları söyledi: “Eğitim sistemleri yalnızca meslek insanları yetiştirmez; aynı zamanda bir toplumun düşünme biçimini, kültürünü ve ahlaki yönünüde şekillendirir. Asıl soru “Nasıl bir gelecek istiyoruz” dur. Bugün dünyada bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Ancak bilgi bolluğunun içinde bilgelik, eleştirel düşünme ve etik sorumluluk her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu nedenle çağımızın eğitim anlayışı; ezberleyen değil sorgulayan, itaat eden değil düşünen, yalnızca bireysel başarıyı değil toplumsal sorumluluğu da önemseyen bireyler yetiştirmeyi hedeflemelidir. Tıp eğitimi, eğitim tartışmalarının en kritik alanlarından biridir. Çünkü tıp yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda insan hayatına doğrudan dokunan bir sorumluluk alanıdır.” TEŞEKKÜR PLAKETİ VERİLDİ Konuşmaların ardından Prof. Dr. Adnan Gümüş ve Doç. Dr. Ş. Erhan Bağcı, nasıl bir eğitim ve nasıl bir tıp eğitimi konusunda birer slayt sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hakan Şen ve YK Üyeleri Dr. Haluk Özkut ile Uzm. Dr. Sedat Yeniocak konuşmacılara günün anısına teşekkür ederek plaket verdi.

Adana Tabip Odası’ndan 14 Mart’ta sanat ve tıp söyleşisi Haber

Adana Tabip Odası’ndan 14 Mart’ta sanat ve tıp söyleşisi

Adana Tabip Odası 14 Mart Tıp Haftası kapsamında sanatsal söyleşi düzenledi. Moderatörlüğünü Pelin Emrahoğlu’nun yaptığı söyleşiye konuşmacı olarak ‘Sanatın Kıyısında Fotoğraf Yazıları’ konu başlığıyla Hekim ve Yazar Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz ve çok sayıda sağlık çalışanları katıldı. Hekim ve Yazar Doç. Dr. Ali İhsan Ökten yer aldı. Ökten, söyleşide, “Fotoğraf başlangıçta salt teknik bir araç olarak düşünülmüştü. Ancak zamanla toplumu değiştirme, biçimlendirme ve yönlendirme işlevi ortaya çıktı. Günümüzde fotoğraf, diğer sanatlarla birlikte çağdaş sanat anlayışının ayrılmaz bir parçası hâline geldi” dedi. “SANAT HEKİMLERİN DÜNYASINA ZENGİNLİK KATIYOR” Etkinlikte konuşan Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, hekimliğin yalnızca bilimsel bilgi ve teknik beceriyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Hekimlik, insanı, yaşamı ve toplumu anlamaya çalışan çok yönlü bir uğraştır. Sanat, edebiyat ve fotoğraf gibi alanlar hekimlerin dünyasına ayrı bir zenginlik katmaktadır. Tıbbın bilgeliğini ve edebiyatın derinliğini aynı kişide buluşturan nadir insanlardan biri olan meslektaşımız Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, bir eliyle hastaları iyileştirirken diğer eliyle de insanlığa düşünce armağan ediyor. Hekimliği ile hayat kurtarırken, kalemiyle de hayatlara anlam katıyor” ifadelerini kullandı. “SANAT HEKİMLERİN DÜNYASINA ZENGİNLİK KATIYOR” 12 kitabı bulunan Hekim ve Yazar Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, 1800’lü yıllarda sanayi devrimi ile ortaya çıkan teknolojik, ekonomik ve toplumsal değişimlerin sanat dallarını dönüştürdüğünü ve yeni biçimler kazandırdığını söyledi. DOÇ. DR. ÖKTEN, “FOTOĞRAF TOPLUMU BİLGİLENDİREN EN ÖNEMLİ ARAÇLARDAN BİRİ” Doç. Dr. Ökten, “Çağın sanatları da değişen zevki ve artan isteği de karşılayabilmek için sanatı mekanikleştirmek zorunda idiler ve bu esnada fotoğrafı buldular. Yeni bir buluş olarak önceleri salt teknik ve araçsal işlevi olan bir etkinlik olarak düşünülmüş olan fotoğraf zamanla araçsal işlevinin yanı sıra toplumu değiştirme, biçimlendirme, yönlendirme özelliği ve estetik ilişkisi fark edilerek 20. yüzyıl başlarında bir sanat dalı olarak kendini göstermeye başlamıştır. Teknik arayışların ardından estetik arayışlar, fotoğrafın toplumsal yönünü ve işlevini de oluşturmuştur. Kısa zaman içinde fotoğraf, toplumun bilgilenmesini, gelişmesini, değişmesini ve iletişim kurulmasını sağlayan en önemli araç olmuştur. Fotoğraf hem bir faaliyet, hem bir kitle iletişim aracı olarak kendine özgü kuralları olan, toplumda ve sanat alanında geçerliliğini koruyabilen bir sanat olarak çağdaş sanatların içinde yerini almıştır. Sanatların birbirinden bağımsız olmadığı, sanatın artık tek başına ele alınmamaya başladığı günümüzde fotoğraf sanatı da diğer sanatlarla birlikte kullanılmaktadır” şeklinde konuştu. KİTAP GELİRİ ÖĞRENCİLERE BURS OLACAK Söyleşinin ardından Doç. Dr. Ökten, “Sanatın Kıyısında Fotoğraf Yazıları” adlı kitabını imzalayarak sanatseverlerle buluşturdu. Kitap satışlarından elde edilecek gelirin öğrenciler için burs olarak aktarılacağını belirten Ökten, “Ekonomik şartlarla birlikte öğrenciler ağır bir eğitim süreci yaşıyor. Adana Tabip Odası burs fonu çok önemli; buraya daha fazla destek olmalıyız” dedi. Etkinlik, Başkan Uzm. Dr. Özden Polatöz’ün Doç. Dr. Ökten’e, Prof. Dr. Ahmet Hilal’in de moderatör Pelin Emrahoğlu’na teşekkür plaketi takdim etmesiyle son buldu

Adana’da ‘Başka Bir Sağlık Sistemi’ temasıyla 14 Mart Tıp Haftası başladı Haber

Adana’da ‘Başka Bir Sağlık Sistemi’ temasıyla 14 Mart Tıp Haftası başladı

14 Mart Tıp Haftası etkinlikleri, “Başka Bir Sağlık Sistemi, Başka Bir Hekimlik Ortamı” temasıyla Adana’da başladı. Adana Tabip Odası Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen program kapsamında “40 Hekim 40 Fotoğraf” sergisi açılırken, mesleğinde 50, 40 ve 30 yılını dolduran hekimlere plaket verildi. Programda konuşan Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz “Bugün burada yalnızca bir meslek gününü kutlamak için değil; insan yaşamını her şeyin üzerinde tutan bir mesleğin onurunu, sorumluluğunu ve mücadelesini birlikte hatırlamak için bir aradayız. 14 Mart, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir direniş ve toplumsal sorumluluk geleneği olduğunu gösteren simgesel bir tarihtir” dedi. “5 DAKİKALIK MUAYENE İLE NİTELİKLİ SAĞLIK HİZMETİ OLMAZ” Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, Türkiye’de hekimlerin giderek artan iş yükü altında çalıştığını belirterek, “Bugün burada yalnızca bir meslek gününü kutlamak için değil; insan yaşamını her şeyin üzerinde tutan bir mesleğin onurunu, sorumluluğunu ve mücadelesini birlikte hatırlamak için bir aradayız. 14 Mart, bu topraklarda hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir direniş ve toplumsal sorumluluk geleneği olduğunu gösteren simgesel bir tarihtir. Hekimlik; bilgi, vicdan ve sorumluluğun birleştiği bir meslektir. Ancak ne yazık ki bugün sağlık sistemi, hekimlerin bilimsel özerkliğini ve mesleki bağımsızlığını zorlayan ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Türkiye’de: Hekimler giderek artan iş yükü altında çalışmaktadır. Poliklinik süreleri 5 dakikaya kadar düşmekte, nitelikli sağlık hizmeti verme imkânı zedelenmektedir. Performansa dayalı ödeme sistemi, hekimliği niceliğe indirgeyen bir yapıya dönüşmüştür. Kamu hastanelerinde özlük hakları ve ücretler yetersizdir. Emekliliğe yansımayan, güvencesiz ve parçalı gelir modeli sürmektedir. Şiddet vakaları artmakta, sağlıkta şiddet artık münferit değil sistematik bir sorun haline gelmektedir. Bugün hekimler sadece hastalıkla değil; tükenmişlikle, güvencesizlikle ve değersizleştirilme duygusuyla da mücadele etmektedir” ifadelerini kullandı. “HEKİMLER YAŞAMI SAVUNURKEN KENDİ GÜVENLİĞİNDEN ENDİŞE EDİYOR” Sağlıkta şiddetin yapısal bir krize dönüştüğüne dikkat çeken Başkan Uzm. Dr. Polatöz, “ Acil servislerde, polikliniklerde, aile sağlığı merkezlerinde meslektaşlarımız sözlü ve fiziksel saldırıya uğramaktadır. Bizler yaşamı savunurken, kendi yaşam güvenliğimizden endişe etmek istemiyoruz. Son yıllarda artan hekim göçü, sistemin alarm verdiğini açıkça göstermektedir. Genç meslektaşlarımız yurt dışında daha güvenli, daha saygın ve daha öngörülebilir bir çalışma ortamı aramaktadır. Bu durum yalnızca bireysel bir tercih değil; sağlık sistemindeki yapısal sorunların sonucudur. Bizler genç hekimlerimizi kaybetmek istemiyoruz. Bu ülkenin yetiştirdiği hekimlerin bu topraklarda umutla çalışabilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Polatöz, hekimlerin taleplerini şu şekilde sıraladı: Hekim maaşları yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyacak tek kalemli ve güvenceli hale getirilmelidir. Performans sistemi kaldırılmalı; nitelikli sağlık hizmetini önceleyen bir model kurulmalıdır. Sağlıkta şiddetle mücadelede sıfır tolerans politikası uygulanmalıdır. Randevu süreleri bilimsel standartlara uygun şekilde düzenlenmelidir. Hekimlerin mesleki bağımsızlığı ve bilimsel özerkliği güvence altına alınmalıdır. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeli; koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmelidir. Sağlık sistemi ticari değil kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılmalıdır.” “HEKİMLER TOPLUM SAĞLIĞININ SAVUNUCUSUDUR” Uzm. Dr. Polatöz, “Bizler yalnızca reçete yazan değil; toplum sağlığını savunan, halk sağlığı için söz söyleyen, gerektiğinde itiraz eden bir mesleğin temsilcileriyiz. Hekimlik; susmak değil, gerektiğinde konuşmaktır. Hekimlik; yalnızca tedavi etmek değil, hastalığı doğuran koşulları sorgulamaktır. Hekimlik; insan onurunu her koşulda savunmaktır. Bugün burada, 14 Mart’ta bir kez daha söylüyoruz: Sağlık bir haktır. Hekimlik onuru pazarlık konusu değildir. Bilimsel tıp vazgeçilmezdir. Tüm zorluklara rağmen bizler mesleğimize inanıyoruz. Birlikte olduğumuzda güçlüyüz. Dayanışma içinde olduğumuzda umutluyuz. Bu duygu ve düşüncelerle; yaşamını insan sağlığına adamış tüm meslektaşlarımın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, hayatını kaybeden sağlık emekçilerini saygıyla anıyor, mücadelemizin kararlılıkla süreceğini bir kez daha ifade ediyorum” dedi. Program, mesleğinde 50, 40 ve 30 yılını dolduran hekimlere plaketlerinin verilmesiyle devam ederken, etkinlikte sanatçı Arif Tilkan da bir konser verdi.

Polatöz: Deprem sadece afet değil, ciddi bir halk sağlığı sorunudur Haber

Polatöz: Deprem sadece afet değil, ciddi bir halk sağlığı sorunudur

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Polatöz, depremin sadece bir doğal afet olmadığını, önlenebilir kayıplara yol açan ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. Deprem sonrası barınma, sağlık hizmetleri ve ruh sağlığı desteği gibi alanlardaki eksikliklerin halk sağlığını derinden etkilediğini belirten Polatöz, afetlere hazırlığın ancak kamusal planlama ve dayanıklı sağlık sistemleriyle mümkün olduğunu söyledi. “GEÇİCİ BARINMA VE SAĞLIK HİZMETLERİNDEKİ SORUNLAR KALICI HALE GELMEMELİ” Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depreminin ardından geçen üç yıla rağmen yaşanan acının ve sorumluluğun yüreklerinde hâlâ taptaze olduğuna dikkat çeken Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, “Adana Tabip Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz: Deprem bir “doğal afet” olmanın ötesinde, önlenebilir kayıplara yol açan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Yaşanan can kayıplarının büyük bölümü depremin kendisinden değil; güvensiz yapılaşmadan, yetersiz denetimden, plansız kentleşmeden ve kriz yönetimindeki eksikliklerden kaynaklanmıştır. Deprem sonrası süreçte barınma, temiz suya erişim, sanitasyon, beslenme, ruh sağlığı hizmetleri ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan aksaklıklar, halk sağlığını derinden etkilemiştir. Özellikle kronik hastalar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve kadınlar için riskler bugün bile olumsuz etkilerini göstermektedir. Geçici barınma alanlarında ve depremden etkilenen bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlardan ders çıkartılarak sıkıntılar kalıcı hale gelmemelidir” şeklinde konuştu. “Bilim ve Kamusal Sorumluluk Afetlerde Hayat Kurtarır” Depreme dayanıklı kentler, güçlü birinci basamak sağlık sistemi, kamucu ve planlı sağlık hizmetlerinin hayat kurtardığını belirten Başkan Uzm. Dr. Polatöz şunları söyledi: “Afetlere hazırlık; sadece kriz anında değil, afet öncesinde yapılan kamusal planlamayla mümkündür. Bu anlamda Adana Tabip Odası olarak taleplerimiz nettir: Sağlık sistemi afetlere dayanıklı hale getirilmeli, Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeli, Deprem bölgelerinde yaşayan yurttaşların fiziksel ve ruhsal sağlık gereksinimleri uzun vadeli programlarla karşılanmalı, Sağlık emekçilerinin çalışma ve yaşam koşulları güvence altına alınmalıdır. Bu vesile ile 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, yakınlarını kaybedenlerin acısını paylaşıyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız. Bilimin, kamusal sorumluluğun ve toplum yararının yanında olmaya devam edeceğimizin bilinmesini isteriz.”

Uzm. Dr. Polatöz: Yaşlı ve kronik hastalar için ASM’nin hızla hizmete açılması gerekli Haber

Uzm. Dr. Polatöz: Yaşlı ve kronik hastalar için ASM’nin hızla hizmete açılması gerekli

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, birkaç gün önce yanarak kullanılmaz hale gelen Pozantı ASM hakkında açıklamada bulundu. Polatöz, merkezde yaşanan devre dışı kalmanın hem halk sağlığı hem de sağlık çalışanları için ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, İl Sağlık Müdürlüğü’nün hızlı ve kapsamlı bir müdahalede bulunması gerektiğini ifade etti. “ASM’nin devre dışı kalması risk oluşturuyor” Uzm. Dr. Polatöz, “Pozantı Aile Sağlığı Merkezinin devre dışı kalması, bölgede ciddi bir halk sağlığı krizine yol açtı. Hem sağlık çalışanları güvenli çalışma alanlarını kaybetti hem de Pozantı halkının temel sağlık hizmetlerine erişimi kesilmiş durumda. Yanan ASM’nin hızlıca telafi edilmesi için İl Sağlık Müdürlüğü’nü acil ve kapsamlı bir müdahaleye çağırıyorum. Çünkü halk sağlığı ertelenemez, geciktirilemez” dedi. Polatöz, özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı bulunan kişilerin risk altında olduğunu belirterek, geçici sağlık biriminin yaşlı ve engelli nüfusun kolay ulaşabileceği, fiziki engellere uygun ve sağlık çalışanları için güvenli bir ortam sağlayacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. “Pozantı için acil ve güvenli geçici sağlık birimi kurulsun” Başkan Uzm. Dr. Polatöz İl Sağlık Müdürlüğü’ne çağrıda bulunarak şunları söyledi: ”İl Sağlık Müdürlüğü derhal geçici bir sağlık hizmet birimini (geçici ASM, ek bina, mobil hizmet vb.) devreye sokmalıdır. Tahsis edilecek bina, özellikle yaşlı ve engelli bireylerin rahat ulaşabileceği nitelikte olmalıdır. Sağlık çalışanlarının güvenliği gecikmeden sağlanmalıdır. Pozantı halkının mağduriyeti derhal giderilmeli, sağlık çalışanları riskli ve güvencesiz koşullara terk edilmemelidir. İl Sağlık Müdürlüğü hızlı, somut ve sürdürülebilir bir çözüm üretmekle yükümlüdür. Adana Tabip Odası olarak sürecin yakın takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.”

Dr. Özkan Özdemir’in “İnsanlığa Adanmış Bir Hekimlik: Veli Lök” kitabı Adana’da tanıtıldı Haber

Dr. Özkan Özdemir’in “İnsanlığa Adanmış Bir Hekimlik: Veli Lök” kitabı Adana’da tanıtıldı

Mersinli hukukçu, hekim ve yazar Dr. Ö. Özkan Özdemir’in “İnsanlığa Adanmış Bir Hekimlik: Veli Lök” kitabının imza günü ve söyleşi etkinliği Adana Tabip Odası’nda gerçekleştirildi. Programa çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Etkinlikte, Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, hekimliğin insanlığa hizmetin en kutsal biçimi olduğunu vurgulayarak, Prof. Dr. Veli Lök’ün mesleğine ve insan haklarına adadığı yaşamı saygıyla selamladıklarını ifade etti. Polatöz, “Hekimlik insanlığa hizmetin en kutsal biçimidir” Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, “Bugün burada yalnızca bir kitabın imza günü için değil, aynı zamanda hekimliğe, insan haklarına ve onurlu bir yaşam mücadelesine adanmış bir ömrü saygıyla selamlamak için bir aradayız. Hekimlik; insanlığa hizmetin en kutsal biçimidir. Bilimin rehberliğinde ilerlerken etik değerlerden, insanlığa hizmet ve insana saygıdan ödün vermemektir. Prof. Dr. Veli Lök, mesleğini yalnızca bir geçim yolu değil, insanlığa hizmetin en kutsal biçimi olarak gören bir hekimlerden yalnızca biridir. Kitabında; İşkencenin belgelenmesinden adli tıbbın gelişimine, hekim haklarından toplum sağlığına kadar her alanda iz bırakmış; hekimliğin vicdanla birleştiğinde nasıl bir güce dönüştüğünü bizlere göstermiştir. Bugün, bizlere mesleğimizin etik değerlerini, dayanışmanın ve bilimin önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu anlamlı eseri titizlikle hazırlayarak Veli Lök’ün yaşamını gelecek kuşaklara aktaran Dr. Özkan Özdemir’e özel bir teşekkür borçluyuz. Katılımınızla, dayanışmanızla ve duyarlılığınızla bu anlamlı anı paylaştığınız için hepinize içtenlikle teşekkür ederim” diye ifade etti. Dr. Özdemir, Veli Lök’ün çalışmalarını kitapla geleceğe taşıdı Dr. Özdemir’in Veli Lök’ü “Hekimle hikmetin aynı kökten geldiğinin canlı bir timsali” olarak tanımladığı kitapta, Lök’ün İzmir Tabip Odası ve TTB’deki 12 Eylül öncesi çalışmaları, İHD ve TİHV’in kuruluş süreçleri ile Alternatif Rapor Komisyonu deneyimleri yer alıyor. “Veli Lök Sözlüğü” bölümünde ise 1402’lik, İstanbul Protokolü ve Hümanizma gibi kavramlar ele alınıyor. Etkinlik, yazarın kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Polatöz artan grip vakalarına karşı vatandaşları uyardı Haber

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Polatöz artan grip vakalarına karşı vatandaşları uyardı

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz son zamanlarda artan grip vakalarına karşı İlkhaber Gazetesi'ne açıklama yaptı. Uzm. Dr. Özden Polatöz, gripten korunmak için hijyen kurallarına dikkat edilmesi, özellikle kalabalık alanlarda yaşlı ve kronik rahatsızlığı olanların maske kullanması gerektiğini vurguladı. “Yeni sendrom covid gibi, ama tam covid değil” Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz yeni hastalığın covid benzeri semptomlar gösterdiğini belirterek, “Covid ile benzer sendromları var tam olarak covid diyemeyiz. Belirtileri yaygın kas ağrısı, yüksek ateş, bitkinlik, bulantı gibi semptomlarla var. Bu hastalığı araştırıp kaynağını bulmak lazım. Gerekli önlemleri almak önemli” şeklinde konuştu. “Gripten korunmak için hijyene dikkat etmemiz gerekiyor” Uzm. Dr. Polatöz, vatandaşların hastalıktan korunmak için hijyene dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Covid’te olduğu gibi el hijyenine önem vermek, dezenfektan kullanımını tekrar başlatmak gerekiyor. Toplu taşıma gibi kalabalık alanlarda özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar maskelerini takmalı. Çünkü onlar kolayca enfekte olabilirler. Yaklaşık 1 ay önce hastanelerde bir yığılma oldu ama şu an öyle bir durum yok.” “Anormal belirti görülürse geç kalınmadan sağlık kurumuna başvurulmalı” Uzm. Dr. Özden Polatöz, “Vatandaşlar iyileşmek için ve korunmak için bol su içmeli, ateş düşürücü kullanmaları lazım ve anormal semptom yaşandığı zaman bir an önce en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor” diye ifade etti.

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Polatöz: Toprağımızı korumak hepimizin sorumluluğu Haber

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Polatöz: Toprağımızı korumak hepimizin sorumluluğu

Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, "Enerji ve Maden Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun Teklifi” hakkında açıklama yaptı. Uzm. Dr. Özden Polatöz, doğayı ve koruma altındaki alanları ciddi şekilde tehdit ettiğine değinerek, teklifin geri çekilmesi çağrısında bulunarak, “Toprağımızı şirketlere değil halkımıza ait kılmalıyız” dedi. “Ormanlar, meralar ve kıyılar kanun teklifiyle risk altında” Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, Yönetim Kurulu adına yaptığı açıklamada “Enerji ve Maden Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında Kanun Teklifi" doğayı, yaşamı ve kamu yararını hiçe sayan düzenlemeler içermektedir. Teklif; ormanlar, meralar, yaylalar, zeytinlikler, kıyılar, tarım alanları, doğal sit alanları, özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, tabiat parkları, içme suyu havzaları ve su kaynakları gibi yasalarla koruma altına alınmış tüm alanlarda enerji ve maden yatırımlarını kolaylaştırmakta; halkın katılımı ve onayı olmaksızın bu alanların kullanımını şirketlere açmaktadır. Bu anlamda her bir sivil toplum kuruluşunun sorumluluk üstlenmesi hayati önem taşımaktadır” diye ifade etti. Uzm. Dr. Özden Polatöz, yasa teklifinin geri çekilmesi için çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Bu çağrımız hepimizin ortak geleceği için bir dayanışma iradesidir. Yasa derhal geri çekilmelidir. Toprağımızı vermiyoruz. Toprağımız şirketlerin değil, halkımızındır.”

Adana’da sağlık çalışanları maaş kesintilerine tepki gösterdi Haber

Adana’da sağlık çalışanları maaş kesintilerine tepki gösterdi

Adana Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Genel Sağlık-İş üyesi sağlık çalışanları, Adana İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelerek, “muayeneye gelmeyen hasta” gerekçesiyle aile hekimlerinin maaşlarından yapılan kesintiler hakkında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı katılanlar adına Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz okudu. Uzm. Dr. Özden Polatöz, uygulamanın hem sağlık çalışanlarının emeğini yok saydığını hem de halk sağlığını tehlikeye attığını belirtti. “Aile hekimliği sistemi tehdit altında” Adana Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Özden Polatöz, birinci basamak sağlık hizmetlerinin temelini oluşturan aile hekimliği sisteminin durumuna değinerek şunları söyledi: “Birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel taşı olan aile hekimliği sistemi, bugün ciddi bir tehdit altındadır. Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın maaşlarından kesinti yapılması, hem emeklerin görmezden gelinmesi hemde halk sağlığının doğrudan riske atılması anlamına gelmektedir. Ücret kesintileri, mobbingin ve angarya dayatmaların bir başka biçimidir. İdari keyfiyetle yapılan bu uygulamalar, sağlık çalışanlarının emeğini değersizleştirmekte, motivasyonu kırmakta ve sağlık sağlık hizmetlerinin niteliğini zedelemektedir. Adana Tabip Odası olarak Aile Hekimliği çalışanlarının yanındayız. Hekimin hakkını savunmak, halk sağlığını savunmaktır.” “Aile hekimliğini çökertmeyin, güçlendirin!” Başkan Uzm. Dr. Polatöz, “Bu eylem sadece bordro yakma eylemi değil, emeğimizin gaspına, mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına karşı bir haykırıştır! Bu nedenle ilgili bakanlık ve yöneticileri uyarıyoruz: Aile Hekimliği Sistemini çökertmeye değil, güçlendirmeye yönelik adımlar atın. Emek üzerinden ceza kesmekten vazgeçin. Haklarımızı alana kadar tüm meslek örgütleri, dernek ve sendikalar olarak mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Çünkü sağlık ekip işidir, dayanışma ise gücümüzdür. Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Emeğimiz bizimdir gasp edilemez!” şeklinde konuştu. Katılımcılar konuşmaların ardından maaş bordroları yaktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.