#Ahmet Davutoğlu

İLKHABER-Gazetesi - Ahmet Davutoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahmet Davutoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Davutoğlu'ndan 'itibar' çıkışı: Maddi sıkıntı yaşıyorum ama devletin onurunu satmam Haber

Ahmet Davutoğlu'ndan 'itibar' çıkışı: Maddi sıkıntı yaşıyorum ama devletin onurunu satmam

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, NOW TV ekranlarında gündemin sıcak başlıklarını değerlendirirken, Türkiye'deki siyasi etik ve devlet geleneği üzerine önemli mesajlar verdi. Mevcut yönetim sisteminin yarattığı aksaklıklara değinen Davutoğlu, özellikle eski bakanların görev süreleri bittikten hemen sonra özel sektörde üstlendikleri rollerin devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsal yapı üzerindeki etkilerini eleştiren Davutoğlu, eski bir ulaştırma bakanının geçmişte ihale süreçlerini yönettiği bir konsorsiyumun yönetim kuruluna girmesini örnek gösterdi. Bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getiren Gelecek Partisi lideri, kamu hizmeti ile özel çıkar arasındaki çizginin bu denli silikleşmesinin toplumsal güveni zedelediğini savundu. DAVUTOĞLU: MADDİ DARBOĞAZDAYIM AMA DANIŞMANLIK TEKLİFLERİNİ REDDEDİYORUM Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, şöyle konuştu: "Bana az mı teklif geliyor zannediyorsunuz, açık söyleyeyim maddi sıkıntılar yaşıyorum. Eşim de ben de çalışırım. Eski bir başbakanın temsil kabiliyeti itibarı ile sıkıntı yaşamıyor değilim. Dışarıdan gelenlere, yabancı misafirleri bir başbakan gibi ağırlamanız gerekiyor. Beni de zorladığı şeyler oluyor. Şikâyet etmek için söylemiyorum. Kendi yağımızla kavruluyoruz ama devlet itibarı bakımından eski bakanlar eğer bu geçim şeyleri ile şirketlerle çalışmaya başlarsa devlet itibarı zedelenir." Davutoğlu kendisine de uluslararası kuruluşlardan danışmanlık teklifi geldiğini ancak teklifleri kabul etmediğini belirtti ve "Halkımız bu haldeyken geçim sıkıntısından bahsetmem. Ben bir şirket danışmanlığı yapamam, devlet geleneği budur" diye konuştu.

Davutoğlu'ndan 4 partiye 'birleşme' çağrısı: Gün ego günü değil Haber

Davutoğlu'ndan 4 partiye 'birleşme' çağrısı: Gün ego günü değil

Ankara'da siyaset kulisleri, muhafazakar kanattaki dört partinin tek çatı altında birleşeceği iddialarıyla hareketlendi. Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partisi'nin ortak hareket etme ihtimali üzerine en somut açıklama Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'ndan geldi. "SEÇİMDEN ÖNCE BU BİRLEŞMEYİ YAPMALIYIZ" EKOL TV'de gündemi değerlendiren Davutoğlu, partilerin birleşmesi tartışmalarına yeşil ışık yaktı. Mevcut siyasi tıkanıklığın aşılması için güçlü bir alternatif üretilmesi gerektiğini savunan Davutoğlu, "Gün ego yapma günü değil. Saadet, DEVA, Gelecek ve Yeniden Refah birleşebilir. Ben elimden gelen her şeyi yapacağım. Ümit ederim ki, seçim sathına girmeden bu birleşmeyi yaparız" ifadelerini kullandı. MERKEZ MUHAFAZAKAR KİTLE VURGUSU Türkiye'de 1950'den bu yana yaşanan büyük toplumsal dönüşümlerin merkez muhafazakar kitlenin onayıyla gerçekleştiğini belirten Davutoğlu; Menderes, Demirel, Özal, Erbakan ve Erdoğan dönemlerini örnek gösterdi. Şu an bu alanda bir tıkanma yaşandığını öne süren Davutoğlu, "Ekonomik kriz var, hukuka güven kalmamış, devlet işleyişinde eksiklikler var ve gençlerin ümidi kalmamış" değerlendirmesinde bulundu. "ERDOĞAN SONRASI İÇİN BELİRSİZLİK VAR" AK Parti tabanında Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrasına dair bir belirsizlik hakim olduğunu iddia eden Davutoğlu, Türkiye'nin kaderinin bir kişiye bağlandığını savundu. Davutoğlu, "Türkiye'nin sorunu Erdoğan'dan sonra kimin geleceği sorunu değil. Çok daha büyük reformlara ihtiyacımız var" şeklinde konuştu.

Davutoğlu’ndan Sırrı Süreyya Önder’e hastane ziyareti: “Tez zamanda aramızda görmek istiyoruz” Haber

Davutoğlu’ndan Sırrı Süreyya Önder’e hastane ziyareti: “Tez zamanda aramızda görmek istiyoruz”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'i hastanede ziyaret etti.TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, dün akşam saatlerinde kalp rahatsızlığı sebebiyle hastaneye kaldırılırken, geçirdiği ameliyat sonrası yoğun bakım servisindeki tedavisine devam ediliyor. Siyasilerin Önder'e ziyaretleri de sürüyor. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu Önder'i hastanede ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. Davutoğlu, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada "Meclis Başkanvekilimiz Sırrı Süreyya Önder'in rahatsızlığı sebebiyle çok derin bir üzüntü duyuyoruz. İnşallah tez zamanda aramıza dönmesi temennisinde bulunuyorum. TBMM'nin en gergin anlarında yaptığı espriler ve gösterdiği anlayış son dönemde gerginleşen siyasetin en sevimli tarafıydı. Sırrı Süreyya Önder dostumuzla geçmişte bizde birçok vesile ile bir araya geldik. Müzakere süreçlerinin aranan şahsiyetlerinden biriydi. Yine öyle olacak ver sağ salim aramıza katılacak. Başlayan bu sürecin en iyi şartlarda devam etmesini görecek. Büyük bir gayret gösterdiği sürecin meyvelerini görmesini niyaz ediyorum. Allah kendisine en kısa sürede şifa versin. Doktorundan bilgi aldık ve durumunun kritik olduğu artık meçhul değil. Tüm siyaset camiasına, ailesine ve sevenlerine en iyi dileklerimi sunuyorum. Tez zamanda aramıza dönmesini niyaz ediyorum" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den Davutoğlu'na ziyaret Haber

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den Davutoğlu'na ziyaret

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki heyet, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu parti genel merkezinde ziyaret etti. Davutoğlu, Özel ve beraberindekileri kapıda karşıladı. Yaklaşık 2 saat süren görüşmede, Türkiye’de ve dünyada yaşanan güncel gelişmeler ele alındı. ÖZEL’DEN KURULTAY DAVASINA TEPKİ Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özgür Özel, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın CHP Kurultayı’na yönelik iptal davası açmasıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "Bütün itiraz süreçleri geçti. Ama Erdoğan, kurultaya her üç ayda bir niteleme sıfatı takarak tartışma başlatmaya çalıştı. Biz bu tartışmalara hiç girmedik. Lütfü Savaş, adaylaştırıldığı dönemde kurultaya itiraz edecek zamanı bulamamış, şimdi 1,5 yıl sonra böyle bir girişimde bulunuyor. Bu, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin muhalefeti meşgul etme stratejisinin bir parçasıdır." "MECLİS’TE KÜRT MESELESİNİ TARTIŞABİLECEĞİMİZ BİR ZEMİN OLUŞMALI" Özel, HÜDA-PAR tarafından açıklanan ‘Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı Bildirisi’ hakkındaki soruya ise şu yanıtı verdi: "Cumhuriyet Halk Partisi'nin Kürt meselesine ilişkin geçmişte ve bugün söyledikleri nettir. Bizim odaklandığımız nokta, bu sorunun Meclis'te demokratikleşme adımlarıyla çözüme kavuşturulmasıdır. Meclis’te demokratikleşmeyi ve bunun doğal sonucu olarak Kürt meselesini tartışabileceğimiz bir zemin oluşmasını ümit ediyorum. Ancak HÜDA-PAR’ın raporu üzerinden bu konunun tartışılmasını doğru bulmuyorum." "SEÇİM CESARET GEREKTİRİR, 2,5 YIL BEKLEMEKLE OLMAZ" Özel, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın seçim tarihi hakkındaki açıklamalarına da tepki göstererek şunları söyledi: "Sayın Elitaş, CHP olarak 2027 Kasım seçimlerinde onlarla yarışacakmışız. Cesaret 2,5 yıl vadeli bir iş değildir. Cesaret bugüne dair bir şeydir. 2,5 yıl bekleyerek cesaret toplamak, seçmenin takdirine bırakılması gereken bir durumdur. Biz bugünden varız." TÜSİAD’A AÇILAN SORUŞTURMA HAKKINDA AÇIKLAMA TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’a açılan soruşturma ile ilgili bir soruya yanıt veren Özel, şu ifadeleri kullandı: "TÜSİAD’a açılan soruşturma, Türkiye’de oluşturulmaya çalışılan baskı ortamını gözler önüne seriyor. Türkiye'de herkesin sustuğu, susmayanların susturulmaya çalışıldığı bir rejim inşa ediliyor. Bu soruşturma, ilk günkü eleştirilerimizin ne kadar haklı olduğunu teyit etmektedir."

Saadet Partisi TBMM Grup Toplantısı Haber

Saadet Partisi TBMM Grup Toplantısı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "Devlet içinde ciddi bir tehlikenin var olduğunu görüyorum, hissediyorum. Çünkü 15 Temmuz'un hesabı görülmedi daha. 15 Temmuz'un hesabı görülmeden herhangi bir yeni devlet reformunun yapılması da çok zor." dedi. Davutoğlu, Saadet Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya yükseltilmesini de içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, TBMM Başkanlığına sunulduğunu anımsattı. Söz konusu artışın tüm emeklilere yansımayacağını belirten Davutoğlu, "12 bin 500 lirayla bir emekli gerçekten onurlu bir hayat sürdürebilir mi? Bu maaşı yaşamak için değil, hayattan emekli etmek için verilen bir maaş olarak görürüz. Bu iktidar, bu maaşla yeterince beslenemeyen yaşlı, güçsüz emeklileri bir an önce dünyadan ahirete emekli etmek için bu maaşı veriyor. 12 bin 500 lira ile yaşlı bir çift ne alacak, hangi gıdayla beslenecek?" diye sordu. Çiftçilerin de durumunun iyi olmadığını söyleyen Davutoğlu, buğdayın tonunun dünyadaki fiyatının 18 bin lira civarında, Türkiye'de ise bu rakamın desteklerle birlikte ortalama 11 bin lira civarında olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Çiftçiler geleceği göremiyorlar. Toprak sahipsiz kalacak, vatan dediğimiz toprak ekilemez hale gelecek. Çünkü çiftçilerimiz her geçen gün topraktan kopuyor." sözlerini sarf etti. Ahmet Davutoğlu, Öğretmenlik Mesleği Kanunu teklifini de eleştirdi. Teklife göre, öğretmenlerin fakülteden mezun olduktan sonra KPSS'ye çalışacağını, daha sonra da iki yıl Milli Eğitim Akademisi'nde eğitime alınacaklarını aktaran Davutoğlu, "Sonra da üç yıl aday öğretmen olarak devam edecekler. Bu, bir öğretmenin yuva kurması, hayata atılması için ancak 28 ile 30 yaşları arası demek. Bu öğretmen o sırada ne yiyecek, ne içecek? Aday olarak aldığı, öğretmene verdiği, vereceği maaş da ne, 14 bin lira. Yani diyor ki 'sen velilere muhtaç ol, sosyal yardıma muhtaç ol ama öğretmenlik yap'. Böyle öğretmenlik olmaz." değerlendirmesinde bulundu. Devletle millet arasındaki bağı parlamentonun kurduğunu, parlamentosu iyi çalışmayan ülkelerde milletle devlet arasındaki bağın koptuğunu dile getiren Davutoğlu, "Yazın ortasına gelmişisiniz, en temel 5 kanunu bir haftada çıkarmaya çalışıyorsunuz. Adaletle ilgili olan 9. Yargı Paketi, içinde birçok vergiyle ilgili düzenlemeler olan ve milletin ümüğünü sıkan Vergi Kanunu, aylardır tartışılan Hayvan Hakları Kanunu, ticaret kanunu ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu parlamentoda görüşülecek. Böyle rezalet görülmedi. Bunun her biri geniş toplumsal kesimleri ilgilendiren yasalar." ifadesini kullandı. Davutoğlu, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 8'inci yılı olduğunu söyleyerek, 15 Temmuz şehitlerini rahmetle andı. Darbe girişimiyle ilgili doğru düzgün bir muhasebe yapılmadığını vurgulayan Davutoğlu, "Bir haftadır bana 'Yine bir tehlike mi görüyorsunuz?' diye soruluyor. Evet, devlet içinde ciddi bir tehlikenin var olduğunu görüyorum, hissediyorum. Çünkü 15 Temmuz'un hesabı görülmedi daha. 15 Temmuz'un hesabı görülmeden herhangi bir yeni devlet reformunun yapılması da çok zor." görüşünü paylaştı. TBMM'de kurulan FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Raporu'nun yayımlanmadığına işaret eden Davutoğlu, "Darbe Araştırma Komisyonunun raporu yayımlanmadan 15 Temmuz'un hakkı verilemez." diye konuştu.  "Ne oldu da artık sessizleştik" Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya da İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının hala devam ettiğine dikkati çekerek, "İsrail'in bombaları altında kalan sadece Gazze değil, maalesef 7 Ekim'den bu yana tüm insanlık bombalar altında kalmaya devam ediyor. Soykırım, katliam, ambargo bütün alçaklığıyla devam ederken, ülkemizdeki sessizliği ise kabul edilebilir olarak görmüyoruz. Ne oldu da artık sessizleştik?" sorusunu yöneltti. Mağdur ve mazlum Filistinlilerin yanında durmaya devam edeceklerini ifade eden Kaya, iktidarın, İsrail'in saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten itibaren gereken diplomatik adımları atmakta geç kaldığı için sonuçların caydırıcı olmadığını; bugünden itibaren kınamak ve protesto etmek yerine daha etkili icraatların hayata geçirilmesini beklediklerini vurguladı. Ülkede büyük bir kesimin yoksullukla mücadele ettiğini anlatan Kaya, "Bugün geldiğimiz nokta Adalet ve Kalkınma Partisinin özellikle son yıllarda uyguladığı, ekonomi bilimiyle alakası olmayan faiz politikalarının ve herhangi bir müktesebata dayanmayan 'faiz sebep enflasyon sonuç' politikalarının etkisidir." dedi. Saadet Partili Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "İktidar, 'Nasıl olsa bu ülke dört yıl seçimsiz bir dönem geçirecek. Biz iki yıl bu yükü fakir fukaranın sırtına vuralım, iki yıl sonra makro göstergeler düzelmeye başlayacak. Millet bunları unutur' gibi bir gaflete düşebilirler. Ama dört yıl seçimsiz bir döneme güvenmeyin. Çünkü bu tencerenin nice iktidarları gönderdiğine bu millet şahittir. Şayet siz bu yükü fakir fukaranın sırtına yüklemeye çalışırsanız, değil dört yıl bir yıl dahi o koltuklarınıza oturamayacağınızı bu meclis kürsüsünden bir kez daha ifade etmek istiyorum."

Davutoğlu: Adana öncü şehirdir Haber

Davutoğlu: Adana öncü şehirdir

Selma Ataş- Abdurrahim Sağ ADANA (İLKHABER)-Gelecek Partisi Genel Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Adana'ya  öncü şehir dediğini belirterek, “Çünkü Adana 01 plakayla Türkiye'yi arkasından sürükleyen bir şehirdir. Adana nereye giderse Türkiye oraya gider” dedi. Gelecek Partisi Genel Başbakanı Ahmet Davutoğlu Seyhan İlçe 2. Olağan Kongresi’ne katıldı. Selman-ı Pak Kültür Merkezi'nde düzenlenen kongre dün öğle saatlerinde başladı. Kongreye katılmak üzere kente gelen Gelecek Partisi Genel Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay ve partililer katıldı. Burada bir konuşma yapan Davutoğlu, Adana’ya defalarca geldiğini belirtti. Başbakanlık döneminde de, Gelecek Partisi Genel Başbakanı olarak da kentte çok defa geldiğini dile getiren Davutoğlu, “Adana'yı tanımayan Anadolu Kültürünü anlayamaz. Adana'yı tanımayan köklerimizi keşfedemez. Başbakan olarak da defalarca Adana'ya geldim. Gelecek Partisi genel başkanı olarak defalarca burada bulundum. Gittiğim her şehre bir isim veririm. Bursa'ya Ulu Şehir demiştim. Erzurum'a Kale Şehir. Konya'ya Merkez Şehir. Adana'ya da öncü şehir demiştim. Çünkü Adana 01 plakayla Türkiye'yi arkasındana sürükleyen bir şehirdir” diye konuştu. Türkiye’nin Adana’nın peşinden gittiğini anlatan Davutoğlu, “Adana nereye giderse Türkiye oraya gider. Tarihe bakın. Bizim Orta Asya'dan buraya geldiğimizde isimler bile önemlidir. Bizim kültürümüzün Orta Asya'daki en önemli merkezi Maveraünnehir, yani iki nehir arasındaki bölgedir. Bu iki nehrin arkaları ne biliyor musunuz? Coğrafyada geçer ama bir de ben Adana perspektifinden bakayım. Seyhun ve Ceyhun. Bu nehirlerin ortasında biz Türk-İslam medeniyetinin en köklü şehirlerini kurmuşuz: Semerkand, Buhara. Sonra Anadolu'ya gelmişiz. Ve Anadolu'ya gelen kollarımız bir bakmışlar burada da iki nehir ve iki nehrin arasında bir bereket diyarı var. Bir küçük harf değişikliği olmuş Seyhun yerine Seyhan, Ceyhun yerine Ceyhan. Ve Çukurova demişler o topraklara. Bereketin adı olsun diye. Maveraünnehri kolu burada devam etsin diye. Onun için Çukurova sadece bizim bereket diyarımız değil, tarihimizin de o köklerden Anadolu topraklarına yansıyan resmidir. Selam olsun Çukurova'ya” şeklinde konuştu. Türkiye'de tarımın klasik anlamda yapılmasında öncü bölgesinin Çukurova olduğunu işaret eden Davutoğlu, “Tarım modernleşmesinin de merkezi Çukurova'dır. İlk tren yollarının, ilk ticaret odası kuruluşlarının olduğu yer de burasıdır. Ve kişilere bakın. Şu ana kadar birkaç il var ki bu özelliklere uyar. Adana da bunlardan biri. Adana hiçbir zaman vasat olmamıştır. Yani sıradan bir Adanalıya rastlamazsınız. Ya öndedir ve sürükler arkasındakileri ya da mutlaka bir sesi çıkar. Sıradan Adanalı görmedim ben. Adanalı, hep cesur, Adanalı hep yiğit, Adanalı hep öndedir. Örneğin; Edebiyat diyeceksiniz Yaşar Kemal, Orhan Kemal. Müzik diyeceksiniz, Ferdi Tayfur çığır açıyor. Seven sevmeyen herkes 'Bu şehir bir çığır açtı' der. Futbol diyeceksiniz Fatih Terim, sinema diyeceksiniz Yılmaz Güney. Hangi alanı açarsanız açın mutlaka Adanalı kendini fark ettirir. Allah'ına kurban Adana” ifadelerini kullandı. Teşkilatları ve partilerinin kuruluşundan başlayan süreci anlatan Davutoğlu değerlendirmelerine devam ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “İşte böyle güzel bir yerde kongremizi yapıyoruz. Evet siyasetle rekabet olur ama siyasi geleneği kuran partiler o rekabeti mutlaka siyasi nezaketle süslerler. İşte ben bu bakımdan adam teşkilatımızla gurur duyuyorum. Emeği geçen her arkadaşımıza da tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Biz Gelecek Partisi'ni çok zor şartlarda kurduk. Türkiye'de partilerin kurulması hep zor oldu. Bazen darbeler sonrasında, bazen olağanüstü şartlarda ama hiçbir parti bizim kurulduğumuz şartlarda zorluklar yaşamadı. Neden? Çünkü biz, ben iktidarda otoriteleşmeye doğru giden bir partinin içinden çıkarak kendim o partinin genel başkanlığını yaptıktan sonra o partiye dönüp bayrak açtım. O iktidara dönüp bayrak açtım. Çünkü ülke kötüye gidiyordu. Benim için siyaset, bir parti itaatten daha önemli, daha erdemli, daha hikmetli bir işti. 'Yanlış gidiyorsunuz' dedim. 'Yolsuzluklarla bu ülkenin kaynaklarını tüketmeyin' dedim. 'Hukuku egemen kılın' dedim. 'Ülkenin dar kaynaklarını faize, ranta yatırmayın. Orada harcamayın. Ülkenin dar kaynaklarını tarıma, sanayiye, üretime ayırın' dedim. Arkadaşlarımızla birlikte söylediğimiz sözlere yirmi 22 Nisan 2019'da yayınladığımız manifestoya bir tek Ak Partili çıkıp da 'Yanlış söylüyorsunuz' diyemedi. Çünkü biz milletin halinden anlayarak yola çıkmıştık ve o zaman haykırmıştık. Ya halinizi değiştirirsiniz ya da çöküşe gidersiniz. Büyük baskılar gördük arkadaşlar. Kolay yürünmedi bu yol. Türk siyasetinde hiçbir genel başkan iktidarda bulunduğu partiden ayrılıp o partinin yanlış politikalarına karşı sesini yükseltmedi. Rahmetli Bülent Ecevit Cumhuriyet Halk Partisi den ayrılmış ki genel başkan olarak ama zaten Cumhuriyet Halk Partisi o sırada kapatılmıştı. Kendi arkadaşlarınız, eski dostlarınız tarafından baskı görmekten daha ağır bir şey yok. Üstümüze geldiler. Genel başkan yardımcımızı cuma namazına giderken öldüresiye bir saldırıya muhatap kıldılar. Yine genel başkan yardımcılarımız hala mahkemelerde her ifadeleri dolayısıyla mahkeme huzuruna çıkıyorlar. Biz korkmayız. Milletin önüne çıkmaktan korkmayan, hele hele yüreğinde hep Allah'ın huzuruna çıkacağı günü düşünen insanları korkutabilmek mümkün mü arkadaşlar? Korkutamazlar bizi. Sonra, toplumdaki kutuplaşmayı gidermek için muhalefetle bütün çabalarımızda ne kadar dayanış sarf ettiğimizi bir birlik ve beraberlik için herkes gördü. Ümitsizlik vardı dört yıl önce. Ama daha büyük ümitsizlik son seçimlerden sonra ortaya çıktı. Nereye giderseniz gidin insanlar, gençler gelecekten ümidi kestiler. Nereye giderseniz gidin iktidara oy verenler bile umutsuzluk girdabı içerisindeler. Şimdi de düşünün çiftçilerimiz ki ben Çukurova'ya her bahar gelirim. Çiftçinin yüzü Çukurova'da gülüyorsa durum iyi demektir. Ama her yerde iyi anlamına gelmez. Çünkü Çukurova zaten bereket diyarı. Ama çiftçilerimizin yüzü Çukurova'da dahi gülmüyorsa Türkiye'de felaket var demektir. Şu ana kadar son üç sene içinde değişik vesilelerle tam da bahar aylarında Adana'ya hep geldim. Ve çiftlerimizden hep feryat işittim. Çukurova çiftçisi mutlu huzurlu değilse Türkiye'de hiçbir çiftçi mutlu değildir. Hangi ürünü alırsanız alın bir önceki yıla göre enflasyonun çok gerisinde alım fiyatları verildi. Buğday dokuz bin TL'ydi, altı bin TL'ye zor alıcı buldu”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.