#antik kent

İLKHABER-Gazetesi - antik kent haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, antik kent haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarihin izinde Karataş: Yüzyılları kapsayan söyleşi yoğun ilgi gördü Haber

Tarihin izinde Karataş: Yüzyılları kapsayan söyleşi yoğun ilgi gördü

Karataş Kaymakamlığı, Karataş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Karataş Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen “Karataş Tarihi” söyleşisi, Araştırmacı-Yazar Cezmi Yurtsever’in sunumuyla Atatürk Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kültürel etkinlikler kapsamında düzenlenen program, ilçe genelinde tarih bilincinin artırılması amacıyla yoğun katılımla takip edildi. Etkinlikte konuşan Tarihçi Cezmi Yurtsever, Karataş’ın M.Ö. 6. yüzyıldan 1923 yılına kadar uzanan tarihsel sürecini ayrıntılı şekilde ele aldı. Fotoğraflar ve arşiv belgeleri eşliğinde yapılan sunumda, ilçenin farklı dönemlerde yaşadığı önemli gelişmeler katılımcılara aktarıldı. Yurtsever’in anlatımı özellikle öğrenci gruplarının ilgisini çekti. Sunumunda bölgenin antik dönemine de değinen Yurtsever, Romalılar döneminde Karataş sınırlarında yer alan Mallos Antik Kenti’ne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Antik kentteki tiyatronun yaklaşık 10 bin kişilik kapasiteye sahip olduğunu ve yerleşimin 100 bine ulaşan bir nüfusa sahip olduğunun tahmin edildiğini ifade eden Yurtsever, Batılı arkeologların çalışmaları sonrası kentin “Mallos” olan kimliğinin “Magarsus” olarak değiştirilmesine itiraz edilmesi gerektiğini vurguladı. Yurtsever, “Magarsus” adının aslında kenti koruyan Athena Magarsiya Tapınağı’na ait olduğuna dikkat çekti. Programda ayrıca 16. yüzyıl Osmanlı denizcilerinden Piri Reis’in Karataş kıyılarına dair çizimlerine de yer verildi. Yurtsever, Piri Reis’in 1520’li yıllarda bölgeye gelerek Mallos Antik Kent kalıntıları, Deniz Feneri, Akyatan Dalyanı ile Seyhan ve Ceyhan deltalarını inceleyip haritalandırdığını, bu bilgilerin “Kitab-ı Bahriye” eserinde de yer aldığını aktardı. Günün ilerleyen saatlerinde Karataş’ta görev yapan yöneticiler, muhtarlar ve kanaat önderleriyle de bir araya gelen Yurtsever, ilçenin tarihsel mirasına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme daha yaptı. Program sonunda Karataş Kaymakamı Necati Aktan tarafından kendisine teşekkür plaketi takdim edildi. Karataş Belediye Başkanı Ali Bedrettin Karataş ise etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Belediyemiz, Kaymakamlığımız ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün organizasyonuyla gerçekleşen bu anlamlı söyleşiye ilgi gösteren tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Karataş’ın tarihi değerlerini korumaya, tanıtmaya ve gelecek nesillere aktarmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Tapu Tepesi tarihi kalıntıları, define avcılarının elinde harap oluyor Haber

Tapu Tepesi tarihi kalıntıları, define avcılarının elinde harap oluyor

Osmaniye'nin Kadirli ilçesi yakınlarında yer alan Tapu Tepesi'nde saha araştırmaları yapan Tarihçi-Yazar Cezmi Yurtsever, Osmanlı Arşivi'nde yer alan 1563 tarihli Kars-ı Maraş Tapu-Tahrir Defteri'nde geçen yer isimlerinden yola çıkarak, önemli bulgulara ulaştı. Söz konusu defterde, Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait Tapu Tepesi'nde yaşayan kişilerin isimleri ve sosyal durumları hakkında bilgiler yer aldığı belirtildi. Yurtsever, bölgedeki araştırmaları kapsamında aynı mevkide tarlası bulunan köylülerin rehberliğinde, Tapu Tepesi'nde ağaçlar ve çalılar arasında kalan antik kent kalıntılara ulaştığını belirterek, “Alanda, sur duvarları, mozaik döşemeli yapılar, saray ya da kervansaray olduğu tahmin edilen odalar ortaya çıktı” dedi. Yurtsever, bu incelemesi sırasında bölgede kaçak kazıların yoğun biçimde devam ettiğine ve tarihi kalıntıların ciddi şekilde zarar gördüğüne şahit olduğunu belirterek, “Üzüntü veren bir manzarayla karşılaştığımız bu bölge,  Helenistik ve Roma dönemlerinde Anavarza ve Flaviapolis’ten Andırın üzerinden Maraş ve Kayseri’ye uzanan antik bir yol üzerinde yer alıyor ve stratejik bir kontrol noktası işlevi görmüş olabilir” diye konuştu. Yurtsever, Osmaniye Valiliği ve Kadirli Kaymakamlığına çağrıda bulunarak, antik kentte koruma önlemlerinin alınması, kaçak kazılara karşı daha sıkı önlem alınması ve resmi arkeolojik kazı çalışmalarının başlatılması gerektiğini dike getirdi. "Her yer kaçak kazılarla delik deşik olmuş durumda" Yurtsever, ayrıca TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık’ı, bölgeyi yerinde görmeye ve sürece destek vermeye davet etti. Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürü Burhan Torun’a da çağrıda bulunan Yurtsever, “Kadirli’nin hemen yanı başındaki bu eşsiz tarihi miras, çalılar ve ağaçlar altında definecilerin insafına terk edilmiş durumda. Antik Kilikya’nın erken tarihi açısından büyük öneme sahip bu alanın korunması için acil adım bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Adana'daki Magarsus Antik Kenti'nde çalışmalar Athena Tapınağı'na yoğunlaştı Haber

Adana'daki Magarsus Antik Kenti'nde çalışmalar Athena Tapınağı'na yoğunlaştı

Adana'daki Magarsus Antik Kenti'nde devam eden arkeolojik kazılarda, Büyük İskender'in ibadet ettiği Athena Magarsia Tapınağı'nın ortaya çıkarılması hedefleniyor. Milattan önce 7. yüzyılda kurulduğu değerlendirilen Karataş ilçesindeki antik kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü öncülüğünde başlatılan kazılar sürüyor. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Erhan başkanlığındaki ekibin yürüttüğü yüzey araştırmalarında, Eski Makedonya Kralı Büyük İskender'in milattan önce 333 yılındaki İssos Savaşı öncesinde kurban kestiği Athena Magarsia Tapınağı'nın yeri belirlendi. Karataş Belediyesinin mülkiyetindeki alanın Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmesinin ardından tapınağın ortaya çıkarılması için kazıya başlandı. - "Sikkeler üzerinde tapınağın tasviri bulunuyor" Kazı başkanı Doç. Dr. Erhan, Magarsus Antik Tiyatrosu'nun yaklaşık 200 metre kuzeyindeki yüzey taramalarında, Athena Magarsia Tapınağı'na ait altyapı, üstyapı ve sütun parçaları bulduklarını söyledi. Antik kaynaklardaki bilgilere göre tapınağın, Helenistik Dönem'den itibaren önemli bir "kehanet merkezi" olduğunu dile getiren Erhan, "Yöreden insanlar ve deniz aşırı yerlerden gelenler, burada konaklıyor, dua ediyordu. Bizdeki karşılığıyla bir nevi istihareye yatıyorlardı. Gece gördükleri rüyaları tanrılardan gelen mesaj olarak kabul ediyorlardı. Böylesine önemli bir tapınak." diye konuştu. Erhan, tapınağın, Roma İmparatorluğu döneminde kilise olarak kullanıldığını belirterek yapının yaklaşık 14 metre yüksekliğinde olduğunu tahmin ettiklerini anlattı. Yapının ortaya çıkarılmasının ardından restore edileceğini ifade eden Erhan, şöyle devam etti: "Tapınak, her ne kadar temel seviyesine kadar korunmuş olsa da alandaki dağılmış mimari yapı parçaları bize, kazdıktan sonra burayı yeniden restore edebileceğimizi gösteriyor. Sikkeler üzerinde tapınağın tasviri bulunuyor. Bu yıl hedefimiz kazabildiğimiz alanı tamamlamak, gelecek yıl da inşallah kazıyı tamamlayıp çok kısa sürede restorasyon aşamasına geçmek. Kazıda toprak altını bilemeyiz ancak yapının boyutu küçük olduğu için eldeki veriler çalışmanın çok uzun sürmeyeceğini gösteriyor. Birkaç metre kazdıktan sonra tüm bilimsel verilere ulaşacağımızı umuyoruz." Doç. Dr. Fatih Erhan, tapınağın temel kısmında büyük bir "kara taş"ın yer aldığına ilişkin bilgiler olduğunu, Karataş ilçesinin adının buradan gelmiş olabileceği ihtimalinin değerlendirildiğini sözlerine ekledi. - "Turizm için lokomotif olacak" Karataş Kaymakamı Necati Aktan da Magarsus Antik Kenti'nin önemli arkeolojik çalışmalara ev sahipliği yaptığını belirtti. Karataş Belediye Başkanı Necip Topuz da antik kentin, bölge için değerli olduğunu ifade ederek "Tapınağın ortaya çıkarılıp restore edilmesi turizm için lokomotif olacak. 'Gökyüzüne açılan kapı' denilen kehanet merkezinin ciddi ses getireceğine inanıyorum." dedi.

Doğu Akdeniz'deki medeniyetlerin izleri kazılarla gün yüzüne çıkıyor Haber

Doğu Akdeniz'deki medeniyetlerin izleri kazılarla gün yüzüne çıkıyor

ADANA (İLKHABER) -  Asırlardır çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan Hatay başta olmak üzere Mersin, Osmaniye ve Adana'da antik kentlerde yürütülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan bulgular, tarihe ışık tutuyor. Anadolu Ajansının antik kentlerdeki kazılara ilişkin dosya haberinin yedinci bölümünde Doğu Akdeniz'deki çalışmalar anlatıldı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, tarihte "Yenilmez Şehir" adıyla bilinen Adana'nın Kozan ilçesindeki Anavarza Antik Kenti'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Adana Valiliği gözetiminde sezon kazısı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor. Antik dünyanın ilk çift şeritli yolunun yanı sıra görkemli kapısı ve surlarıyla öne çıkan yaklaşık 7 bin 500 yıllık geçmişe sahip antik kentte, bu sezonki kazılarda 10 işçi görev alıyor. Geçen sezon sütunlu cadde, "Zafer Takı" ve hamam etrafında şekillenen ve üzerinde Grekçe yazıtın yer aldığı Kilikya Generali İllus'a ait olduğu değerlendirilen hamam-saray kompleksi bulunan antik kentte bu sezonki kazılarda tarihe ışık tutacak yeni buluntulara ulaşılmaya çalışılıyor. Anavarza'da 4 Eylül'de başlayan kazılar, sütunlu caddedeki dükkanların gün yüzüne çıkarılması için sürdürülüyor. Antik kentteki Romalıların 3. yüzyılda Perslere karşı kazandığı zaferin anısına inşa ettirilen "Zafer Takı" olarak adlandırılan kapıda ekipler restorasyon çalışmaları yürütüyor. - Mersin'deki kazılarda tanrıça Hekate figürü bulundu Mersin'deki Kelenderis, Olba, Elaiussa Sebaste ve Soli Pompeipolis antik kentlerinde ekiplerin kazı çalışmaları devam ediyor. Aydıncık ilçesinde farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan Kelenderis Antik Kenti'nde arkeolojik kazılar, 36 yıldır sürüyor. İçerisinde Roma dönemine ait hamam, odeion (müzikal faaliyetlerin yapıldığı yer), bazilikal planlı kilise ve mozaiklerin bulunduğu antik kentteki sezon kazıları, Batman Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mahmut Aydın başkanlığındaki 25 kişilik ekip tarafından yürütülüyor. Bu sezon, altında Helenistik Dönem'e ait seramikler yer alan tabanlar ortaya çıkan antik kentte, yaklaşık 2 bin 300 yıllık olduğu değerlendirilen 3 başlı tanrıça Hekate figürü de bulundu. Kazı ve koruma çalışmalarının devam ettiği antik kentte, Roma dönemine ait odeionu tamamen ortaya çıkarılması, bölgenin de 2 yıl içerisinde turizme açılması planlanıyor. - Olba'da milattan sonra 2. yüzyıla ait kadın heykeli Helenistik Dönem'de Olba Krallığı'nın merkezi ve önemli ticaret şehri olan, Mersin'in Silifke ilçesindeki Olba Antik Kenti'nde de temmuzda başlayan sezon kazıları, Ardahan Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Doç. Dr. Yavuz Yeğin başkanlığındaki 15 kişilik ekiple sürdürülüyor. Dönem kazısında milattan sonra 2. yüzyıla ait olduğu değerlendirilen kadın heykeli ve üzerinde mitolojik sahnelerin yer aldığı 2 friz (mimarlıkta taban kirişi ile çatı arasında kalan, kabartmalarla bezeli ya da düz şerit) parçası gün yüzüne çıkarıldı. Koruma altına alınan eserler, incelenmek üzere Silifke Müze Müdürlüğüne teslim edildi. - Elaiussa Sebaste, ziyaretçiler için rota oluşturulacak Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini taşıyan, Erdemli ilçesindeki Elaiussa Sebaste Antik Kenti'ndeki 29. dönem arkeolojik çalışmalar, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Asena Kızılarslanoğlu'nun öncülüğündeki 15 kişilik ekiple sürdürülüyor. Antik kentteki çalışmalar, turizme açılması hedeflenen kuzey bölümdeki Roma yolunda yer alan nekropolde (mezarlık) devam ediyor. Projenin tamamlanmasıyla, farklı tipolojideki mezarları barındıran nekropolde çevre düzenlemesine başlanacak ve ziyaretçiler için rota oluşturulacak. - Soli Pompeipolis'te çalışmalar devam ediyor Tarihi milattan sonra 2. ve 3. yüzyıllara uzanan, sütunlarının bir kısmı bugüne kadar korunan, Mezitli ilçesindeki Soli Pompeipolis Antik Kenti'nde 25. dönem kazıları, Mersin Müze Müdürlüğü başkanlığında, Mersin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Kaplan öncülüğündeki 11 kişilik ekiple yürütülüyor. İki yıl önce arkeolojik olarak ortaya çıkarılan, Helenistik Dönem'in ünlü gök bilimcisi ve şairi Aratos'un anıt mezarındaki kazı çalışmaları tamamlanmasıyla restorasyon ve restitüsyon süreci için hazırlık yapılıyor. Geçmiş yıllarda ortaya çıkarılan arkeolojik buluntular için bilimsel değerlendirme ve kataloglandırma faaliyetlerinin yürütüldüğü antik kentte, aynı zamanda jeoradar çalışması gerçekleştiriliyor. Ekipler, antik kent için öneme sahip höyükte de temizlik ve düzenleme çalışması yapıyor. - Osmaniye Kent merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan ve tarihi milattan önce 500'lü yıllara dayanan, sütunlu caddesi, tiyatrosu, hamam yapısı, kiliseleri ve tarihi kalesi ile bugüne kadar ayakta kalabilen Kastabala Antik Kenti'nde kazı ve kurtarma çalışmaları devam ediyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü gözetiminde, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Faris Demir başkanlığında yürütülen kazılar, antik tiyatro ve çevresinde yoğunlaştı. Yaklaşık 5 bin kişilik olduğu tahmin edilen tiyatronun mimari bloklarında geçen yıl, o dönem oynanan komedi ve dram oyunlarını betimleyen 10 kabartma mask (yüze takılan insan, hayvan, düşsel, mitolojik varlık yüzü biçiminde olan nesne) ile iki yunus kabartmalı protokol koltuğu bulundu. Yapılan kazılarda, tiyatronun toprak altında kalan 7 basamağının yanı sıra tiyatronun podyum bölümü de gün yüzüne çıkarıldı. Tiyatro bölümünün yüzde 80'i, orkestra kısmının ise yüzde 100'e yakını ortaya çıkarılan antik kentteki çalışmalar sürüyor. - Hatay Hatay'ın Erzin ilçesinde, İssos Harabeleri olarak da bilinen Epiphaneia Antik Kenti'nde 2006'da kurtarma kazısı olarak başlayan çalışmalar, Hatay Arkeoloji Müzesi başkanlığında, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Özdilek'in bilimsel danışmanlığında devam etti. Kazılarda farklı dönem ve kültürlere ait seramikler, tabaklar, kandiller ve sikkeler bulundu. İlk iskan tarihiyle 6 bin yıl öncesine dayanan Epiphaneia Antik Kenti'nde geçen yılki kazılarda, kırsal aktivitenin anlatıldığı ve her ayın karşılığında personifikasyonun (kişileştirme) yer aldığı "Takvimler Mozaiği" bulundu. Bu sezon kazılarının tamamlandığı Epiphaneia Antik Kenti'nin tanıtımı ve turizme kazandırılması için proje yürütülüyor.

Hatay'daki Epiphaneia Antik Kenti turizme kazandırılacak Haber

Hatay'daki Epiphaneia Antik Kenti turizme kazandırılacak

HATAY (AA) - Hatay'ın Erzin ilçesinde bulunan ve ilk iskan tarihiyle 6 bin yıl öncesine dayanan Epiphaneia Antik Kenti'nin tanıtımı ve turizme kazandırılması için proje yürütülüyor. İssos Harabeleri olarak da bilinen Epiphaneia Antik Kenti'nde 2006'da kurtarma kazısı olarak başlayan çalışmalar, Hatay Arkeoloji Müzesi başkanlığında, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Özdilek'in bilimsel danışmanlığında devam ediyor. Bölgede bu yıl 20 kişilik ekiple sürdürülen kazılarda farklı dönem ve kültürlere ait seramikler, tabaklar, kandiller ve sikkeler bulundu. Kazı çalışmalarının yanı sıra antik kentte Roma Caddesi, geçen yıl yapılan kazılarda bulunan kırsal aktivitenin anlatıldığı ve her aya özel personifikasyonların (kişileştirmeler) yer aldığı "Takvimler Mozaiği" ile meclis binasının bulunduğu alanların turizme kazandırılması için projelendirme çalışmaları da yürütülüyor. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Özdilek, prehistorik dönemden itibaren kültür çeşitliliğinin görüldüğü antik kentin, insanlık tarihi açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Burasının Hatay'ın tüm evreleriyle korunmuş, ayakta kalan önemli bir antik kenti olduğunu aktaran Özdilek, "İssos Epiphaneia Antik Kenti, ilk iskan tarihiyle günümüzden 6 bin yıl öncesine dayanmakta. Burası hem prehistorik çağlar açısından hem de Büyük İskender'in dünyaya mal olan savaşının yaşandığı bölge olması nedeniyle tarih sahnesinde çok önemli bir yere sahip. Arkeolojik kazılarda 27 katman Osmanlı dönemine kadar bize veriler veriyor. Hatay'ın tüm evreleriyle korunmuş, ayakta kalan önemli bir antik kenti." dedi. Özdilek, antik kentteki Romalı mühendislerin yaptığı yapıların 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlere de dayandığını belirtti. Depremden sonra tüm enerjilerini kazılara verdiklerini aktaran Özdilek, "Kazılarla birlikte restorasyon, koruma projeleri gerçekleştiriyoruz. İlk projemiz çok önemli bir Roma hamamının üst örtü çatısıyla birlikte korunmasının yapılması. Aynı zamanda buranın bir arkeopark gibi alana dönüştürülmesi. Bunun için projeyi hazırladık. Önümüzdeki günlerde de bunun uygulamasına geçmek istiyoruz." diye konuştu. Doç. Dr. Özdilek, diğer projenin ise dünyada eşi olmayan Takvim Mozaği'nin bulunduğu su alanı ile Roma Caddesi ve meclis binasının korunup üst örtü çatı projesinin restorasyonu olduğunu anlatarak şöyle devam etti: "Bunlar, hedeflediğimiz iki ana proje. Bunun dışında tabii ki bölgenin, kentin tarihine yönelik kazı çalışmaları yürütüyoruz. Bu alanda Mustafa Kemal Üniversitesi öğrencileri ve uluslararası ekiple büyük projeler, çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle Hatay'ın depremden sonraki sürecinde, ayakta kalmış bu kentin tanıtılması açısından elimizden geldiğince bilimsel ve bunun yanı sıra halka dokunan projeler yapıyoruz." Banu Özdilek, bölgedeki kazıların gelecek yıl Cumhurbaşkanlığı onaylı kazılara dönüştürüleceğini ve burada, daha uzun soluklu büyük projelerle çalışmalara devam edeceklerini söyledi. Antik kentle ilgili TÜBİTAK başta olmak üzere kalkınma ajanslarıyla projeler yaptıklarını vurgulayan Özdilek, "Bu sene kentin tanıtımı için daha önceden olmayan bilgilendirme panoları ve broşür hazırladık. Amacımız, kenti hem yaptığımız sunumlarla bilimsel camiada tanıtmak hem de bölgenin turizmine, kültürüne katkı sağlamak." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.