#Asrın felaketi

İLKHABER-Gazetesi - Asrın felaketi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asrın felaketi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hataylı depremzede çocuklara 6 Şubat sonrası anlamlı etkinlik Haber

Hataylı depremzede çocuklara 6 Şubat sonrası anlamlı etkinlik

“Asrın felaketi” olarak anılan 2023'deki 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Hataylı depremzede çocuklara yönelik anlamlı bir etkinlik düzenleniyor. Hatay'daki deprem bölgesinden 50 misafirin konuk edileceği program, 07 Şubat 2026 Cumartesi günü Kirpi Çocuk Aile Eğlence Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Saat 10.00’da başlayacak etkinlik, 15.00’te sona erecek. 03-13 yaş aralığındaki çocukların katılım sağlayabileceği program kapsamında müzik ve dans etkinlikleri, oyun aktiviteleri, Hacivat-Karagöz gösterisi ile resim ve boyama çalışmaları düzenlenecek. Etkinlik süresince çocuklara mini hamburger ve içecek ikramı yapılacak. Eskişehir'deki Kirpi Çocuk Aile Eğlence Merkezi'nde yapılacak etkinlikle ilgili bilgi veren Gandi Çirkin, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek organizasyonda çocukların etkinliğe veli refakatiyle katılım sağlayabileceğini, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından da çorba ikramında bulunulacağını söyledi. Gandi Çirkin, "Ulaşım katılımcılar tarafından sağlanacak. Bu anlamlı etkinliğe katılım, 50 kişi ile sınırlı. Bu nedenle daha fazla çocuğun bu etkinlikten faydalanabilmesi için bir velinin birden fazla öğrenciyle katılım sağlaması yönünde planlama yapmasında yarar var. Program boyunca velilere de kafe ortamında çay ve kahve ikramında bulunacağız" dedi. Gandi Çirkin, etkinliğe katılmak isteyenlerin, 0 537 852 93 10 veya 0 532 055 63 83 nolu telefonlardan kendilerine ulaşılmasını istedi.

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın Haber

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak tanımlanan depremin üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Bu felaketin en ağır etkilerini yaşayan illerden biri olan Hatay’da, sağlıkçı ve Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, depremden hemen sonra sahada görev alarak çocukların eğitimden kopmaması, insanların barınma ihtiyacının karşılanması ve kalıcı yaşam alanlarının kurulması çalışmalarına öncülük etti. O tarihten itibaren çadırda ve konteynerde yaşamını sürdüren Ertuğrul, güvenlik gerekçesiyle son olarak yaşadığı konteynerle vedalaşmak zorunda kaldı. Konteyner, onun için sadece bir barınak değil, aynı zamanda yorgun argın döndüğü, yemek yediği, bazen ağladığı, bazen umut biriktirdiği bir “yuva” oldu. Ertuğrul, bu durumu "Burası benim yuvamdı. Tenekeydi ama içi hayattı" cümlesiyle ifade etti. “YUVA DEDİĞİMİZ ŞEY BETON DEĞİL, ALIŞKANLIK, EMEK VE DAYANIŞMADIR” Konteynerler genellikle geçici barınak olarak görülse de, depremzedeler için çok daha derin bir anlam taşıyordu. Burada çocuklar büyüdü, anneler yemek yaptı, insanlar yas tuttu ve umut etti. Ertuğrul, “Yuva dediğimiz şey beton değil, alışkanlık, emek ve dayanışmadır” diyerek bu bağın önemine dikkat çekti. Sahada sadece geçici barınaklar değil, kalıcı evler de inşa edildi. Bir çocuğun eline anahtar verilerek “Burası bizim evimiz” demesi, tüm yorgunluğu unutturdu. Ertuğrul, “Ev yapmak, sadece bir yapı inşa etmek değildir, insanlara yarın duygusu vermektir” sözleriyle sürecin anlamını özetledi. Kütüphaneler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası oldu. Enkazdan çıkan çocukların kitaplarla yeniden bağ kurması, iyileşmenin sessiz ama güçlü bir yolu oldu. Konteynerden ayrılmanın sahadan kopuş anlamına gelmediğini vurgulayan Ertuğrul, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu bir son değil bir eşik. Evler tamamlanıyor, kütüphaneler yaşamaya devam ediyor. Mücadele biçim değiştiriyor ama sorumluluk aynı." Havva Aydanur Ertuğrul, yaşadığı deneyimi ve deprem yıl dönümüne yaklaşırken hislerini şöyle dile getirdi: "6 Şubat, hayatlarımızın nasıl bir anda değişebileceğini bize gösterdi. Her konteyner, her çadır, her kütüphane ve her ev bir umut ışığı oldu. Yorgunluklarımızı, gözyaşlarımızı ve emeğimizi bir araya getirerek insanlara ‘yarın’ duygusunu verdik. Bu süreç bitmedi ve her gün sahada yaşadığımız sorumluluğu taşımaya devam ediyoruz."

Deprem kayıplarının ardından bir hafıza belgeseli: Umutzede Haber

Deprem kayıplarının ardından bir hafıza belgeseli: Umutzede

Hatay Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Sigorta ve Emlak Katılım Bankası’nın destekleriyle hazırlanan “Umutzede” belgeseli, 24 Ocak 2026 Cumartesi günü izleyiciyle buluşuyor. Yönetmenliğini Enes Yardımcı’nın üstlendiği ve “Hepimizin Şahsi Meselesi” yaklaşımıyla hayata geçirilen belgesel, asrın felaketinde ağır yıkım yaşayan Hatay’ın deprem öncesi yaşamını ve sonrasında verilen yeniden ayağa kalkma mücadelesini sinematik bir anlatımla ele alıyor. Belgesel, kentin kolektif hafızasına odaklanırken, yıkımın ardından ortaya çıkan dayanışmayı, direnci ve umudu bireysel hikâyeler üzerinden görünür kılıyor. Hatay’ın sadece fiziksel olarak değil, sosyal ve kültürel olarak da yeniden inşa edilme sürecini anlatan yapım, izleyiciye duygu yüklü ve düşündürücü bir deneyim sunmayı hedefliyor. DEPREMDE EŞİ VE KIZLARINI KAYBETTİ Proje koordinatörlüğünü Mümtaz Gövce’nin yaptığı “Umutzede”, Gövce’nin kişisel tanıklığıyla da ayrı bir anlam taşıyor. 6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesinde yıkılan Elit Apartmanı’nda eşi Sena Gövce ile kızları Ece Birce (6) ve Elif Eylül’ü (10) kaybeden Gövce, yaşadığı büyük acının ardından çocuk hakları alanında farkındalık yaratmak amacıyla 6Sıfır2 Çocuk Hakları Derneği’ni kurmasıyla biliniyor. Belgesel, bu yönüyle yalnızca bir anlatı değil, aynı zamanda yaşanan kayıpların ardından ortaya çıkan toplumsal sorumluluk duygusunun da bir yansıması niteliği taşıyor. Belgeselin Gala Gecesi ve İlk Gösterim Lansmanı, 6 Şubat depreminin yıl dönümü öncesi 24 Ocak Cumartesi günü saat 19.00’da Fatih Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Programa sanat ve medya dünyasından isimlerin yanı sıra deprem sürecine birebir tanıklık eden davetlilerin de katılması bekleniyor. "DEPREM FELAKETİ, HEPİMİZİN ŞAHSİ MESELESİ OLMAYA DEVAM EDİYOR" Mümtaz Gövce, çalışmaya ilişkin değerlendirmesinde, “Umutzede, yaşadığımız acının bir kaydı olduğu kadar, geleceğe bırakılmış bir sorumluluk çağrısıdır. Hatay’da yitirilen hayatları unutmadan, özellikle çocukların haklarını ve umudunu merkeze alan bir hafıza oluşturmak istedik. Çünkü bu felaket, hepimizin şahsi meselesi olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Depremle kaybolan renkler, duvar resimleriyle geri dönüyor Haber

Depremle kaybolan renkler, duvar resimleriyle geri dönüyor

“Asrın felaketi” olarak anılan depremler, Antakya’da yalnızca yapıları değil, kentin sokaklarında iz bırakan sanat hafızasını da yerle bir etti. Şehrin kimliğine renk katan duvar resimleri, yıkılan binalarla birlikte ortadan kayboldu. Yıllarca Antakya’yı anlatan çizimler bugün artık sokaklarda görülemiyor. Bir zamanlar eski Antakya evlerinin duvarlarında, dar sokak aralarında, kafelerde ve Tarihi Uzun Çarşı’daki iş yerlerinde hayat bulan bu eserler, kentin simgelerini resimle anlatıyordu. Kuşbakışı Antakya’dan Taş Köprü’ye, Tarihi Meclis Binası’ndan Habib-i Neccar Camii’ne kadar birçok sembol, fırça darbeleriyle duvarlara taşınmıştı. Depremin ardından bu çalışmaların büyük bölümü yok olurken, geriye yalnızca Ressam Osman Nar’ın fotoğraf arşivindeki kareler kaldı. Ancak Antakya’da sanat da umut da tamamen susmadı. Yeniden ayağa kalkma sürecine giren şehirde, kaybolan belleği canlandırmak için çalışmalar başladı. Duvar resimleriyle kentin hafızasını yeniden inşa etmeyi hedefleyen Ressam Osman Nar, Antakya sokaklarını tekrar sanatla buluşturmak için yeniden çalışmalara başladı. Kısa sürede tamamlanması planlanan yeni resimlerin, kente yeniden renk ve moral kazandırması amaçlanıyor. Yaklaşık 45 yıldır resimle iç içe olduğunu belirten Nar, Antakya’ya olan bağlılığını şu sözlerle ifade ediyor: “Şehrin pek çok noktasında Antakya temalı duvar resimlerim vardı. Bu eserlerde kentin ruhunu yansıtmaya çalıştım. Depremle birlikte büyük bir kayıp yaşadık ama Antakya yeniden ayağa kalkıyor. Ben de bu süreçte, duvar resimleriyle şehrimize yeniden katkı sunmak istiyorum.” Antakya’da duvarlar, bir kez daha geçmişi ve umudu anlatmaya hazırlanıyor. Şehir, sanatın iyileştirici gücüyle yaralarını sarmaya devam ediyor.

Yetim kalan çocuklar için binlerce kilometrelik umut yolculuğu Haber

Yetim kalan çocuklar için binlerce kilometrelik umut yolculuğu

Hollanda’nın Zaandam kentinde yaşayan gurbetçi Veysel Baldemir, 6 Şubat 2023’te Hatay’da yaşanan ve “asrın felaketi” olarak anılan depremde anne ve babalarını kaybeden çocuklara dikkat çekmek amacıyla çıktığı bisiklet yolculuğuna çıktı. Yaşadığı ülkeden Hope4Antioch Vakfı öncülüğünde yola çıkan Baldemir, zorlu yolculuğu boyunca Almanya, Avusturya, İsviçre, İtalya, Yunanistan ve Rodos Adası’nı geçerek Türkiye’ye ulaştı. Baldemir, “6 Şubat depreminde anne ve babalarını kaybeden çocuklarımız için yola çıktım. Amacım hem destek olmak hem de bu çocukların unutulmamasını sağlamak. Yol boyunca birçok ülkede bu farkındalığı anlatma fırsatı buldum. Şimdi ülkeme varmanın gururunu yaşıyorum. Toplanan bağışlarla depremden etkilenen çocukların eğitim ve barınma ihtiyaçları için kullanılacak” dedi. Yolculuk süreci zor koşullarda sürdü Aslen Yozgatlı olan ve 45 yıldır Hollanda’da yaşadığını dile getiren Baldemir (50), yolculuğu sırasında yaşadığı zorlukları da anlattı. Baldemir, “Yolculuğumun dördüncü günü rahatsızlandım, hatta bırakmayı bile düşündüm. Aileme ‘gelin beni alın’ dedim. Ancak eşim, ‘Birkaç gün dinlen, iyileşirsen devam edersin’ diyerek beni motive etti. Onun desteği sayesinde bu yolculuğu sürdürdüm. Yol boyunca çok güzel insanlarla tanıştım, hiç tanımadığım kişilerden bile destek gördüm.” “Deprem ve depremzedelerin sıkıntıları unutulmamalı” Baldemir, amacının sadece spor yapmak olmadığını vurgulayarak, “Depremin üzerinden iki buçuk yıl geçti ve yaşananlar biraz unutulmuş gibiydi. Yetim kalan çocuklarımız için yardım topladık. Devletimiz elinden geleni yapıyor ama biz de birey olarak katkı sağlamalıyız. Bu yolculukla ‘Biz de buradayız’ demek istedim.” ifadelerini kullandı. Veysel Baldemir’in ilerleyen günlerde Hatay'a ulaşması bekleniyor.

Depremle sarsılan kent, sanatla güç alıyor Haber

Depremle sarsılan kent, sanatla güç alıyor

"Asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremler, Hatay’da büyük yıkıma yol açtı. Kent genelinde çok sayıda can kaybı ve yaralanma yaşanırken, vatandaşlar zor günlerden geçti. Deprem sonrası devletin başlattığı yardım ve destek çalışmaları, farklı sivil toplum kuruluşlarının da katkılarıyla sürdü. Yıkılan veya ağır hasar gören yapıların yeniden inşası için gerekli adımlar atılırken, vatandaşların barınma, gıda ve sağlık gibi temel ihtiyaçları karşılandı. Ayrıca, depremden etkilenenler için psikososyal destek programları da gerçekleştirildi. Toplumsal dayanışma kapsamında gönüllüler ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek hem fiziki hem de manevi destek sağladı. Sanatsal etkinliklerle de depremzedelere moral ve motivaston sağlanmaya çalışıldı. Antakya’nın kasvetli ortamında kentin yeniden yapılanmasına katkıda bulunmayı amaçlayan Vitem Türk Müziği Topluluğu üyeleri de, sanatsal anlamda destekte bulunmak üzere kolları sıvadı. Vitem Türk Müziği Topluluğu Şefi Çetin Tunur, Ekim ayında kentte konser vereceklerini belirterek, “Osman Yağcıoğlu, Prof. Dr. Sedat Cereci, Fethi Coşkun Çağlar, Emine Yağcıoğlu, Bahtıser Yüksektepe, Suna Uyanık, Adnan Kızıltepe gibi farklı mesleklerden isimlerin yer aldığı koromuzun üyeleri, konserleri sabırsızlıkla bekliyor” dedi. Kültürel ve sanatsal etkinliklerin toplumun dayanışmasını güçlendirdiğini vurgulayan Tunur, “Ekim ayı boyunca Hatay’da art arda konserler vererek, depremden etkilenen vatandaşlarımızın moral ve motivasyonunu artırmayı hedefliyoruz. Repertuvarımızda popüler şarkıların yanı sıra Hammâmizâde İsmail Dede Efendi’nin klasik eserleri ve halk türkülerine de yer vereceğiz” ifadeleri kullandı.

Tarihi Uzun Çarşı’nın ruhu prefabrik çarşıda yaşıyor Haber

Tarihi Uzun Çarşı’nın ruhu prefabrik çarşıda yaşıyor

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerde en büyük yıkımı yaşayan kentlerden biri olan Hatay’daki Tarihi Uzun Çarşı’nın yeniden inşası sürerken, esnaf Palladium AVM yanında kurulan prefabrik çarşıda faaliyetlerine başladı. Taşınma sürecinin tamamlanmasının ardından Yeni Uzun Çarşı'da oluşan yoğunluk hem esnafları hem de vatandaşları memnun etti. Künefeciden kömbeciye, baklavacıdan peynircisine, ayakkabıcıdan kuyumcuya, tuhafiye ve bakırcıdan baharatçıya kadar birçok iş kolunun yer aldığı Antakya'daki Yeni Uzun Çarşı, eski çarşının canlı atmosferini yeniden yaşatacağının sinyallerini veriyor. Çarşı girişinde, alışverişe gelen müşterilerin çocuklarının zaman geçirebileceği salıncak ve kaydırak gibi oyun grubu da yer alıyor. Hareketlilik artıyor Uzun Çarşı Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Mehmet Hançer Gündüz, çarşıdaki hareketliliğin umut verici olduğunu belirterek şunları söyledi: “Burada işe yeni başladık. Henüz çok yeniyiz ve esnaf olarak bizler de zamanla alışıyoruz. İşlerimizden fırsat buldukça esnaf arkadaşlarımızı ziyaret ediyor, çarşıyı daha iyi tanımaya çalışıyoruz. Ziyaretçi sayısındaki artış sevindirici. Hareketlilik artıyor. Uzun Çarşı inşaatı tamamlanana kadar burada ekmeğimizi burada kazanacağız. Dilerim tüm esnafımız için işler hayırlı ve uğurlu olur.” Hijyenden taviz yok Yeni Uzun Çarşı esnafından Fansa Tatlıcılık işletmecisi Şahap Fansa da müşterilerine hizmete ara vermeden devam ettiklerini ifade etti. Fansa, “Yeni yerimizde hijyenden asla taviz vermiyoruz. Kömbe ve kerebiçlerimizi müşterilerimizin gözü önünde canlı performansla yapıyoruz ve afiyetle yemeleri için sunuyoruz” ifadelerini kullandı. “Eski yoğunluğu inşallah burada da yaşayacağız” Yayladağı Lokumu Müdürü Osman Aksoy ise hazırlıklarını tamamlayarak hizmete başladıklarını dile getirdi. Aksoy, “Çoğu müşterimiz bizi telefonla arayıp yeni yerimize geliyor. Zamanla eski çarşıdaki yoğunluğu inşallah burada da yaşayacağız. Vatandaşlarımızın ilgisi bizi mutlu ediyor” diye konuştu. Depremzede vatandaşlar da memnun Yeni Uzun Çarşı’yı ziyaret eden depremzede vatandaşlar da memnuniyetlerini şu sözlerle ifade etti: “Yıllardır alışveriş yaptığımız esnafımızı burada da yalnız bırakmayarak alışveriş yapacağız. Yeni çarşı prefabrik olsa da ferah bir ortam oluşmuş. Adeta bir alışveriş merkezi havasında. Emeği geçenlerden Allah razı olsun, Rabbim tüm esnafımıza hayırlı işler versin.”

Hatayspor ve taraftarlar için 90 dakikalık değil, 18 aylık mücadele başladı Haber

Hatayspor ve taraftarlar için 90 dakikalık değil, 18 aylık mücadele başladı

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerde tesislerinin ve Hatay Stadyumu’nun zarar görmesi, Hatayspor’a büyük darbe vurdu. Depremde Hatayspor’un sportif direktörü Taner Savut ve futbolcusu Christian Atsu enkaz altında kalarak yaşamlarını yitirdi. Hatay genelinde de binlerce kişi hayatını kaybetti ve yaralandı. O tarihten sonra Hatayspor, deplasman hazırlıklarını Mersin’deki bir tesiste yaptı, iç saha maçlarını da yine Mersin’de oynadı. Bu durum, Yeni Malatyaspor örneğinde olduğu gibi hem takımın motivasyonunu bozdu hem de Hatayspor taraftarlarının takımlarını yalnız bırakmamak adına her maçta kilometrelerce yol kat etmesine neden oldu. Bordo-beyazlı taraftarlar buna rağmen, depremin yaralarını sarma adına kentte büyük moral kaynağı olan takımlarına desteğini sürdürdü. Hatay halkı, Hatay Stadyumu’nun onarılması konusunda yaşanan gelişmeye ise sevindi. Başkan Hikmet Çinçin’in zaman zaman altyapı krizine ve tesis yetersizliğine dikkat çekerek, “Hatayspor’un tesisi, idman yapılacak kondisyon merkezi yok. Hatay’a yeterli tesis kazandırılması konusunda ilgili kurum ve belediyeler gerekli adımları atmadı” şeklinde açıklamalar yaptığı kentin stadyumu için Hatay Büyükşehir Belediyesi, bütçesi Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan karşılanmak üzere Hatay Stadyumu onarım işini ihaleye çıkardı. Yapılan ihaleyi yüzde 1 kırımla Varlıbaş Yapı Sanayi ve Turizm A.Ş., 1 milyar 46 milyon liraya üstlendi. Onarım işinin 15-18 ay gibi bir sürede tamamlanabileceği ifade edildi. Stadyumun onarım işinin ihale edilmesinden memnun olduklarını belirten Hatayspor Taraftarlar Derneği Başkanı Sadullah Ergin, “Onarım işi geç kalınmış bir durum ama yine de sevindirici. İşin uzun sürecek olması dikkate alındığında Hatayspor, yeni sezonun tamamını, bir sonraki sezonun ise ilk yarısını yine Antakya dışında oynayacak. Maçların İskenderun Sarıseki Stadyumu’nda oynanması bekleniyor. Şimdi Hatayspor ve bizler için 90 dakikalık değil, 18 aylık mücadele başladı. Başarısızlığın faturasını üstlenerek maçlara gitmeme kararı aldığım Hatayspor’un, yeni sezonda aksaklıklarının yönetim tarafından giderilerek yeniden Süper Lig’e dönmesi için de dua ediyoruz. Bu, depremde büyük yıkıma uğrayan Hatay’ın yaralarını sarmasında yardımcı olu” dedi. Hatayspor sevdasının 13 yaşında başladığını anlatan Ergin, şunları kaydetti: “Hatayspor’u 20 yıldır iç saha ve deplasman maçlarında yalnız bırakmadım. Daha önce yönetiminde de görev aldığım Hatayspor’a gönülden hizmet vermeye çalıştım. Umarım gelecek günler hem kentimiz hem de Hatayspor için aydınlık olur.”

Depremde yıkılan camiler tuvalde hayat buluyor Haber

Depremde yıkılan camiler tuvalde hayat buluyor

Hataylı sanatçı Yusuf Altunay, “asrın felaketi” olarak tanımlanan büyük deprem sonrasında sanatını, bölgede yaşanan yıkımın izlerini silmek ve iyileşmeye katkı sağlamak amacıyla kullanmayı sürdürüyor. Altunay, geçmişte büyük ilgi gören eski Antakya temalı eserlerine, şimdi de depremin yıktığı camilerin tablolarını ekledi. Anadolu'nun ilk camisi olarak bilinen Habib-i Neccar Camii, Kantara Camii ve Nakip Camii gibi tarihi yapıları spatula tekniğiyle resmeden sanatçı, bu eserlerini Kültür Sanat Çarşısı’nda sanatseverlerle paylaşıyor. Yusuf Altunay, sanatın gücüne olan inancını vurgulayarak, “Hatay, farklı inanç ve kültürlerin uzun yıllardır bir arada yaşadığı bir şehir. Ancak maalesef büyük bir yıkım yaşandı. Ben de sanatımı, şehrimizin güzelliklerini, acılarını ve direncini anlatmaya adadım. ‘Sanat iyileştirir’ diyerek, bu felaketi yansıtan eserlerimi yaratmaya başladım” dedi. Altunay, sadece camilerle sınırlı kalmayıp, Antakya’daki farklı dinlere ait kutsal alanları da resmetmeye devam ettiğini ve bu eserlerin de sergileneceğini belirtti. Sanatseverlerin yoğun ilgisini çeken Altunay’ın eserleri, hem hüzün hem umut dolu bir yolculuk sunuyor. Sanatçıyı, deprem felaketinden önce Saray Caddesi’ndeki atölyesindeki çalışmalarıyla bilen sanatseverler, “Memleket temalı tablolara bakınca geçmişi derin bir özlemle arıyoruz ve anıyoruz” diyerek duygularını paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.