Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın
6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak tanımlanan depremin üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Bu felaketin en ağır etkilerini yaşayan illerden biri olan Hatay’da, sağlıkçı ve Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, depremden hemen sonra sahada görev alarak çocukların eğitimden kopmaması, insanların barınma ihtiyacının karşılanması ve kalıcı yaşam alanlarının kurulması çalışmalarına öncülük etti.
O tarihten itibaren çadırda ve konteynerde yaşamını sürdüren Ertuğrul, güvenlik gerekçesiyle son olarak yaşadığı konteynerle vedalaşmak zorunda kaldı. Konteyner, onun için sadece bir barınak değil, aynı zamanda yorgun argın döndüğü, yemek yediği, bazen ağladığı, bazen umut biriktirdiği bir “yuva” oldu. Ertuğrul, bu durumu "Burası benim yuvamdı. Tenekeydi ama içi hayattı" cümlesiyle ifade etti.
“YUVA DEDİĞİMİZ ŞEY BETON DEĞİL, ALIŞKANLIK, EMEK VE DAYANIŞMADIR”
Konteynerler genellikle geçici barınak olarak görülse de, depremzedeler için çok daha derin bir anlam taşıyordu. Burada çocuklar büyüdü, anneler yemek yaptı, insanlar yas tuttu ve umut etti. Ertuğrul, “Yuva dediğimiz şey beton değil, alışkanlık, emek ve dayanışmadır” diyerek bu bağın önemine dikkat çekti.
Sahada sadece geçici barınaklar değil, kalıcı evler de inşa edildi. Bir çocuğun eline anahtar verilerek “Burası bizim evimiz” demesi, tüm yorgunluğu unutturdu. Ertuğrul, “Ev yapmak, sadece bir yapı inşa etmek değildir, insanlara yarın duygusu vermektir” sözleriyle sürecin anlamını özetledi. Kütüphaneler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası oldu. Enkazdan çıkan çocukların kitaplarla yeniden bağ kurması, iyileşmenin sessiz ama güçlü bir yolu oldu.
Konteynerden ayrılmanın sahadan kopuş anlamına gelmediğini vurgulayan Ertuğrul, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu bir son değil bir eşik. Evler tamamlanıyor, kütüphaneler yaşamaya devam ediyor. Mücadele biçim değiştiriyor ama sorumluluk aynı."
Havva Aydanur Ertuğrul, yaşadığı deneyimi ve deprem yıl dönümüne yaklaşırken hislerini şöyle dile getirdi:
"6 Şubat, hayatlarımızın nasıl bir anda değişebileceğini bize gösterdi. Her konteyner, her çadır, her kütüphane ve her ev bir umut ışığı oldu. Yorgunluklarımızı, gözyaşlarımızı ve emeğimizi bir araya getirerek insanlara ‘yarın’ duygusunu verdik. Bu süreç bitmedi ve her gün sahada yaşadığımız sorumluluğu taşımaya devam ediyoruz."