#Asrın felaketi

İLKHABER-Gazetesi - Asrın felaketi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asrın felaketi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Deprem evini yıktı, hatıraları tabloda kaldı Haber

Deprem evini yıktı, hatıraları tabloda kaldı

Rölyef sanatçısı Nadya Zateri’nin 3 Boyutlu Kaat-ı tekniğiyle hayat verdiği eserler, izleyenleri ilk bakışta etkisi altına alıyor. Katman katman işlenen her detay, sabrın ve estetik inceliğin bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Ancak bu çalışmalar arasında yer alan bir eser, sanatçı için yalnızca sanat üretimi değil, geçmişe uzanan derin bir hatıranın taşıyıcı niteliği taşıyor. Zateri, “Asrın felaketi” olarak hafızalara kazınan 6 Şubat depremlerinden önce, yaşadığı evin birebir minyatürünü 3 Boyutlu Kaat-ı sanatıyla tasvir etmişti. İnce kesimler, titizlikle yerleştirilen katmanlar ve gerçeğine sadık detaylarla ortaya çıkan bu özel çalışma, en çok babasının beğenisini kazanmıştı. Babası, eseri gördüğünde gururla, “Kızım, bunu ben almak istiyorum. Evimizin duvarında hep dursun” sözleriyle duygularını dile getirmişti. Ancak hayat, Zateri için peş peşe sınavlar hazırlıyordu. Depremden üç ay önce babasını kaybeden sanatçı, o günden sonra eserine adeta daha sıkı sarıldı. Sanki her katmanda babasının sesi, her detayda onun tebessümü saklıydı. Depremden yalnızca bir hafta önce, tabloyu çerçevesini yenilemek için evinden çıkardı. Kısa bir süre sonra yaşanan yıkımda evleri yerle bir oldu. Geride kalan tek somut hatıra ise o titizlikle işlediği eserdi. Bugün bu çalışma, bir sanat eserinin çok ötesinde anlam taşıyor. Zateri için o tablo, çocukluğunun neşesine, ailesinin sıcaklığına ve kaybettiklerine açılan sessiz bir kapı. Zaman zaman eserin karşısında uzun süre durduğunu anlatan sanatçı, bakışlarının buğulandığını gizlemiyor. Ona göre tabloya her baktığında, evinin kapısından içeri giriyor, odalarında dolaşıyor, anılarının arasında yeniden yaşıyor. Mütevazı atölyesinde bu özel çalışmayı en görünür köşeye asan Zateri, ziyaretçilerin sık sık sorduğu “Satılık mı?” sorusuna, “Onu asla satamam. Çünkü o sadece bir eser değil, benim evim, anılarım ve kalbimin bir parçası” yanıtı veriyor. Evinin minyatürünü yaparken duyduğu heyecanın bugün yerini derin bir özleme bıraktığını dile getiren Zateri, yaşadığı acıyı şu sözlerle ifade ediyor: “Evimin bir gün yerle bir olacağını nereden bilebilirdim. Maalesef herkes gibi ben de büyük acılar yaşadım. Allah kimseye bir daha yaşatmasın. Şimdi tabloma baktıkça, çocukluğumda bahçesinde koştuğum, gençliğimde penceresinden yağmuru izlediğim evimdeki anılarım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor.”

6 Şubat’ın yıl dönümünde Uzun Çarşı’da 'birlik ve dayanışma' tablosu Haber

6 Şubat’ın yıl dönümünde Uzun Çarşı’da 'birlik ve dayanışma' tablosu

Kamuoyunda “Asrın Felaketi” olarak hafızalara kazınan 6 Şubat depremleri, aralarında Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Kilis ve Elazığ’ın da bulunduğu çok sayıda ili derinden etkiledi. Türkiye, 6 Şubat sabahına karşı saat 04.17’de yaşanan büyük sarsıntılarla tarihinin en karanlık gecelerinden birine uyandı. Binlerce bina yerle bir olurken, on binlerce insan enkaz altında kalarak yaşamını yitirdi. Resmî kayıtlara göre depremlerde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. Aradan geçen üç yıla rağmen, depremin vurduğu o dakikaların acısı ve bıraktığı izler tazeliğini korudu. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi, 6 Şubat 2026 sabahında da Türkiye’nin dört bir yanında anma programları düzenlendi. Saatler 04.17’yi gösterdiğinde hayat adeta durdu, dualar eşliğinde kaybedilen canlar bir kez daha saygıyla anıldı. Felaketin en ağır izlerini taşıyan kentlerin başında gelen Hatay’da da anma programları duygusal anlara sahne oldu. Medeniyetler şehri olarak bilinen kentte, depremin yaşandığı dakikalarda sokaklar sessizliğe büründü. Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen vatandaşlar, saygı duruşunda bulunarak yaşamını yitiren depremzedeleri andı, acı, bir kez daha ortak bir hüzne dönüştü. ESNAFIN TAKTİR TOPLAYAN DAYANIŞMASI Hatay’da Tarihi Uzun Çarşı esnafı da, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde sergilediği birlik ve dayanışma örneğiyle takdir topladı. Depremde yaşamını yitiren vatandaşların anısına düzenlenen programda, çarşıyı ziyaret edenlere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Uzun Çarşı esnafının ortak organizasyonuyla gerçekleştirilen etkinlikte, vatandaşlara çorba, döner, künefe, kerebiç ve köpük, kömbe, hacı hurması, şalgam ve çay ikram edildi. Anma programı kapsamında yapılan ikramlarla hem deprem şehitleri dualarla yad edildi hem de toplumsal dayanışma duygusu güçlü biçimde yaşatıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Hatm-i Şerif ile başlayan program, edilen dualarla devam etti. Yeni Uzun Çarşı Başkanı İsmail Batı, yönetim kurulu üyeleri ve esnafın katılımıyla düzenlenen etkinlikte, ikramlar gece boyunca kesintisiz sürdü. Düzenlenen organizasyon, esnaf ve vatandaşlar tarafından büyük taktir topladı. Uzun Çarşı’da ortaya konan bu tablo, Hatay’da yaraların dayanışma ve kardeşlik ruhuyla sarılmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Anma programı, ortak acı etrafında kenetlenmenin ve birlikte iyileşme iradesinin simgesi oldu. Yeni Uzun Çarşı Esnaf Birliği Başkanı İsmail Batı, 6 Şubat’ın unutulmayacak bir acı olduğunu belirterek, Uzun Çarşı ailesi olarak depremde hayatını kaybedenleri dualarla anmak ve ziyaretçilere ikramda bulunmak amacıyla bu programı hayata geçirdiklerini ifade etti. İsmail Batı, anma törenleri için şehir dışından gelen depremzedelere de ikram sunmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, katkı sunan herkese teşekkür etti ve benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

Asrın felaketinin 3'üncü yıl dönümünde Hatay'da binlerce kişi sessiz yürüyüş gerçekleştirdi Haber

Asrın felaketinin 3'üncü yıl dönümünde Hatay'da binlerce kişi sessiz yürüyüş gerçekleştirdi

6 Şubat tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Asrın felaketinin en büyük yıkıma neden olduğu Hatay'da yaklaşık 25 bin kişi vefat etmiş ve binlerce bina zarar görmüştü. Depremin yıl dönümünde Antakya ilçesi kent merkezinde bir araya gelen binlerce vatandaş sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından Köprübaşı mevkiinde toplanılmasıyla saygı duruşunda bulunuldu ve dualar okundu. Duaların okunmasının ardından Asi Nehri'ne karanfil bırakmasıyla program sona erdi. "BU ANI ÇOCUKLARIMIZLA BİRLİKTE YAŞAMAK İÇİN BURAYA GELDİK, ÜZÜNTÜLÜYÜZ" Depremi anma anının çocuklarıyla yaşamak için geldiğini söyleyen Selahattin Kocaman, "6 Şubat'ı ailemizle birlikte yaşadık. Uzun süre Mersin’de kaldık ve sonra tekrardan Hatay’a geldik. Bu anı çocuklarımızla birlikte yaşamak için buraya geldik. Üzüntülüyüz. Burada şehir tekrardan yapılanma olmuş ama hafızalarımızdaki şehir değil. Yine de şehir kalkıyor ve yeniden ayağa kalkacağız. Sabah erkenden kalkıp buraya geldik ve güzel kalabalık vardı" dedi. "ARKADAŞLARIMI VE ÖĞRETMENLERİMİ KAYBETTİM VE ONLARI ANMAK İÇİN BURAYA GELDİM" Arkadaşlarını ve öğretmenlerini anmak için anma programına katılan vatandaş Eyşan Kocaman, "Arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi kaybettim ve onları anmak için buraya geldim. Kalabalıktı, ağlayanlar vardı ve dua edenler vardı. Herkes üzüntülüydü ve aynı duyguları paylaşıyordu. Herkesin birbirini anladığı için insanların bir araya gelmesi iyiydi" ifadelerini kullandı.

Tahliye sonrası ilk durak deprem şehitlerini anma töreni oldu: Zeydan Karalar Adana’da Haber

Tahliye sonrası ilk durak deprem şehitlerini anma töreni oldu: Zeydan Karalar Adana’da

“Asrın Felaketi” olarak anılan 6 Şubat depremleri; Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Kilis ve Elazığ başta olmak üzere geniş bir coğrafyayı etkiledi. Türkiye’nin kara gecesi olarak hafızalara kazınan o sabaha karşı, saat 04.17’de yaşanan depremlerde on binlerce insan hayatını kaybetti. Resmî verilere göre felakette 53 bin 537 kişi yaşamını yitirirken, 107 bin 213 kişi yaralandı. Depremler Adana’da da büyük yıkıma yol açtı. Kentte 13 bina çökerken, 418 kişi hayatını kaybetti, 1700’den fazla kişi ise yaralandı. Adana’da en fazla can kaybının yaşandığı yapılardan biri olan Alpargün Apartmanı’nda 96 kişi yaşamını yitirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınarak tutuklanan, ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan ve Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan davada yargılanan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, tahliye edilmesinin hemen ardından Adana’ya geldi. Zeydan Karalar, Adana'da coşkuyla karşılandı. Karalar, daha sonra eşi Nuray Karalar, yakınları, partisinin Adana milletvekilleri ve Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer’in de eşliğinde, depremde yıkılan Alpargün Apartmanı’nın bulunduğu boş alanda düzenlenen deprem şehitlerini anma törenine katıldı. Anma töreninde konuşan Zeydan Karalar, 6 Şubat depremlerinin Türkiye’nin en karanlık ve en acı günlerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Alpargün Apartmanı’nda hayatını kaybeden canlarımızı anmak için kıymetli aileleriyle bir araya geldik. Büyük bir acının izlerini hâlâ yüreğimizde taşırken, Silivri’den çıkar çıkmaz bu anmaya katılmak, kaybettiklerimize ve geride kalanlara karşı taşıdığımız sorumluluğumuzun bir gereğiydi” dedi. Karalar, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet, geride kalan ailelere sabır dileyerek, “Bu acıları unutmadan, depreme daha dirençli kentler için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı

Türkiye’nin hafızasından silinmeyen o gece: Asrın felaketi Haber

Türkiye’nin hafızasından silinmeyen o gece: Asrın felaketi

Asrın Felaketi olarak anılan depremler, Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Kilis ve Elazığ başta olmak üzere geniş bir coğrafyayı etkiledi. Türkiye’nin kara gecesi olarak anılan o sabaha karşı, saat 04.17’de on binlerce insan hayata gözlerini yumdu. Resmî verilere göre 53 bin 537 can kaybedildi, 107 bin 213 kişi yaralandı. Aradan geçen üç yıla rağmen, o dakikanın ağırlığı yine yüreklerde hissedildi. Geçen yıl olduğu gibi 6 Şubat 2026 sabahında da, ülkenin dört bir yanında anma törenleri gerçekleştirildi. Saat 04.17’de hayat bir anlığına sustu, kalpler aynı hüzünde birleşti. En ağır yıkımı yaşayan kent olan medeniyetler şehri Hatay’da da o dakikalarda kent sokaklarında hayat durdu, evler sessizliğe büründüğü, Cumhuriyet Meydanında toplanan vatandaşlar saygı duruşunda bulunarak kaybedilen canları andı. Hatay Valiliği ve Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan araçlarla tören alanı olan Antakya Cumhuriyet Meydanı’na taşınan depremzedeler, buradaki törenin ardından Asi Nehri’ne çiçekler bıraktı, daha sonra Narlıca Deprem Şehitleri Mezarlığı’nda sevdiklerinin kabirlerinde dualar etti. Sadece meydanlarda değil evlerde ve camilerde de hayata veda eden canlar için Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi. ADANA’DA ANMA TÖRENİ Adana’da da anma programları düzenlendi. Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde 96 kişinin öldüğü Alpargün Apartmanı’nın enkazının kaldırıldığı alanda ve diğer yıkılan binaların bulunduğu yerlerde de anma törenleri gerçekleştirildi. Depremde yakınlarını kaybedenler, 6 Şubat’ın, Türkiye’nin hafızasında kapanmayan bir yara olarak durduğunu belirterek, bu tarihin sadece bir felaketin değil, aynı zamanda dayanışmanın, sabrın ve kayıplara duyulan ortak saygının adı olmaya devam edeceğini dile getirdi. “FELAKETİN 3. YIL DÖNÜMÜNDE YAPI GÜVENLİĞİ VE MÜHENDİSLİK SORUMLULUĞUNU BİR KEZ DAHA HATIRLATMAK İSTERİZ" İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak ise Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında, başta Hatay olmak üzere 11 ilde yaşanan büyük yıkım ve on binlerce kaybın unutulmadığını söyledi. Hıdır Çak, "Saat 04.17’de kaybedilen hayatlar, Türkiye’nin hafızasında silinmeyen bir acıya dönüştü. Depremin yıl dönümünde kaybedilen canları anarken, yaşanan felaketin 3. yıl dönümünde yapı güvenliği ve mühendislik sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz" dedi. ADANA VALİSİ YAVUZ: ÜÇ YIL ÖNCE YAŞADIĞIMIZ ACIDAN ALDIĞIMIZ DERSLERLE GELECEĞE DAHA GÜVENLİ ADIMLARLA YÜRÜYORUZ Adana Valisi Mustafa Yavuz, depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, felaketin acısının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirtti. Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ili etkileyen depremlerde Adana’da 13 binanın çöktüğünü, 11 binada arama kurtarma çalışmaları yapıldığını aktaran Yavuz, 418 kişinin hayatını kaybettiğini, 1700’den fazla kişinin yaralandığını ifade etti. Vali Yavuz, şunları kaydetti: “Depremin meydana geldiği ilk andan itibaren, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devletimizin tüm kurumları, sivil toplum kuruluşlarımız, güvenlik birimlerimiz ve gönüllülerimiz aziz milletimizle birlikte büyük bir seferberlik ruhuyla hareket etmiş, afetzede kardeşlerimizin yaralarını sarmak, onlara maddi ve manevi destek olmak için bütün imkânlarını seferber etmiştir. Milletimizin dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma duygusu bu zorlu süreçte tüm dünyaya örnek olmuştur. “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen bu büyük afetin ardından Adana’mız, hem kendi yaralarını saran bir şehir olmuş hem de deprem bölgesine yardım elini uzatmıştır. Ecdadımızdan miras aldığımız birlik ve beraberlik ruhu, bir kez daha göstermiştir ki hiçbir felaket, milletimizin inancını, kardeşliğini ve yeniden ayağa kalkma iradesini yıkamaz. Bugün, üç yıl önce yaşadığımız acıdan aldığımız derslerle geleceğe daha güvenli adımlarla yürüyoruz. “Deprem öldürmez, bina öldürür.” sözünü rehber edinerek, konutlarımızı, iş yerlerimizi ve şehirlerimizi bilimin, tekniğin ve çağın gereklerine uygun şekilde inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Her yeni konut, her güçlendirilmiş yapı ve her farkındalık çalışması bu bilincin bir yansımasıdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın, AFAD’ımızın ve tüm kurumlarımızın hızlı aksiyonuyla ilimizde 13.429 bağımsız bölümün ihalesi tamamlanmış, bunlardan 12.073 konut hak sahiplerine teslim edilmiştir. Merkezde hak sahibi olan vatandaşlarımızın tamamına konutları teslim edilmiş olup ilçelerimizde çalışmalar yüzde 98 oranında devam etmektedir. İnşallah kısa süre içerisinde tüm ilçelerimizdeki konutları da tamamlayarak vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Rabbim ülkemizi, milletimizi ve tüm insanlığı her türlü afetten muhafaza eylesin.”

Asrın felaketinin acısı, Ebrar Sitesi detayıyla makete taşındı Haber

Asrın felaketinin acısı, Ebrar Sitesi detayıyla makete taşındı

Altınözü Zeytin, Zeytinyağı ve Gastronomi Festivali kapsamında düzenlenen “En Güzel Traktör Süsleme Yarışması”nın değişmeyen birincisi Mehmet Kocaman, bu yıl hazırladığı anlamlı çalışmayla bir kez daha gündeme geldi. Kocaman’ın, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne sadece 4 gün kala tamamladığı deprem temalı maket, festivalin ötesinde güçlü bir toplumsal hafıza mesajı verdi. Her yıl yarışmada zirveyi kimseye kaptırmayan Kocaman, bu kez eserini 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşların anısına ithaf etti. Depremde yaşanan yıkımı ve hafızalardan silinmeyen acı dolu görüntüleri birebir yansıtan maket, görenleri derinden etkiledi. Enkaz görüntülerinden umut simgelerine kadar pek çok çarpıcı ayrıntının yer aldığı çalışmada, her unsur titizlikle işlendi. Yıkılan binalar, kurtarma mücadelesi veren gönüllüler ve deprem gerçeğinin izlerini taşıyan detaylar, maketi görenlere duygusal anlar yaşattı. Altınözü’ndeki atölyesinde maketi 3 günde hazırladığını belirten Mehmet Kocaman, çalışmanın kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Deprem karelerinden esinlendiğini dile getiren Kocaman, özellikle Kahramanmaraş’taki Ebrar Sitesi’nde enkaz altında hayatını kaybeden 15 yaşındaki Irmak’ın elini bırakmayan acılı babanın, maketinin merkezinde yer aldığını söyledi. Sanatıyla toplumsal hafızaya dokunan Kocaman, amacının depremi unutturmamak olduğunu vurgulayarak, yöneticilerin uygun görmesi halinde bu özel çalışmanın farklı alanlarda da sergilenmesini istedi.

Hataylı depremzede çocuklara 6 Şubat sonrası anlamlı etkinlik Haber

Hataylı depremzede çocuklara 6 Şubat sonrası anlamlı etkinlik

“Asrın felaketi” olarak anılan 2023'deki 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Hataylı depremzede çocuklara yönelik anlamlı bir etkinlik düzenleniyor. Hatay'daki deprem bölgesinden 50 misafirin konuk edileceği program, 07 Şubat 2026 Cumartesi günü Kirpi Çocuk Aile Eğlence Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Saat 10.00’da başlayacak etkinlik, 15.00’te sona erecek. 03-13 yaş aralığındaki çocukların katılım sağlayabileceği program kapsamında müzik ve dans etkinlikleri, oyun aktiviteleri, Hacivat-Karagöz gösterisi ile resim ve boyama çalışmaları düzenlenecek. Etkinlik süresince çocuklara mini hamburger ve içecek ikramı yapılacak. Eskişehir'deki Kirpi Çocuk Aile Eğlence Merkezi'nde yapılacak etkinlikle ilgili bilgi veren Gandi Çirkin, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek organizasyonda çocukların etkinliğe veli refakatiyle katılım sağlayabileceğini, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından da çorba ikramında bulunulacağını söyledi. Gandi Çirkin, "Ulaşım katılımcılar tarafından sağlanacak. Bu anlamlı etkinliğe katılım, 50 kişi ile sınırlı. Bu nedenle daha fazla çocuğun bu etkinlikten faydalanabilmesi için bir velinin birden fazla öğrenciyle katılım sağlaması yönünde planlama yapmasında yarar var. Program boyunca velilere de kafe ortamında çay ve kahve ikramında bulunacağız" dedi. Gandi Çirkin, etkinliğe katılmak isteyenlerin, 0 537 852 93 10 veya 0 532 055 63 83 nolu telefonlardan kendilerine ulaşılmasını istedi.

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın Haber

Asrın felaketinden sonra Hatay’da umudu ayakta tutan kadın

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak tanımlanan depremin üzerinden neredeyse üç yıl geçti. Bu felaketin en ağır etkilerini yaşayan illerden biri olan Hatay’da, sağlıkçı ve Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, depremden hemen sonra sahada görev alarak çocukların eğitimden kopmaması, insanların barınma ihtiyacının karşılanması ve kalıcı yaşam alanlarının kurulması çalışmalarına öncülük etti. O tarihten itibaren çadırda ve konteynerde yaşamını sürdüren Ertuğrul, güvenlik gerekçesiyle son olarak yaşadığı konteynerle vedalaşmak zorunda kaldı. Konteyner, onun için sadece bir barınak değil, aynı zamanda yorgun argın döndüğü, yemek yediği, bazen ağladığı, bazen umut biriktirdiği bir “yuva” oldu. Ertuğrul, bu durumu "Burası benim yuvamdı. Tenekeydi ama içi hayattı" cümlesiyle ifade etti. “YUVA DEDİĞİMİZ ŞEY BETON DEĞİL, ALIŞKANLIK, EMEK VE DAYANIŞMADIR” Konteynerler genellikle geçici barınak olarak görülse de, depremzedeler için çok daha derin bir anlam taşıyordu. Burada çocuklar büyüdü, anneler yemek yaptı, insanlar yas tuttu ve umut etti. Ertuğrul, “Yuva dediğimiz şey beton değil, alışkanlık, emek ve dayanışmadır” diyerek bu bağın önemine dikkat çekti. Sahada sadece geçici barınaklar değil, kalıcı evler de inşa edildi. Bir çocuğun eline anahtar verilerek “Burası bizim evimiz” demesi, tüm yorgunluğu unutturdu. Ertuğrul, “Ev yapmak, sadece bir yapı inşa etmek değildir, insanlara yarın duygusu vermektir” sözleriyle sürecin anlamını özetledi. Kütüphaneler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası oldu. Enkazdan çıkan çocukların kitaplarla yeniden bağ kurması, iyileşmenin sessiz ama güçlü bir yolu oldu. Konteynerden ayrılmanın sahadan kopuş anlamına gelmediğini vurgulayan Ertuğrul, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu bir son değil bir eşik. Evler tamamlanıyor, kütüphaneler yaşamaya devam ediyor. Mücadele biçim değiştiriyor ama sorumluluk aynı." Havva Aydanur Ertuğrul, yaşadığı deneyimi ve deprem yıl dönümüne yaklaşırken hislerini şöyle dile getirdi: "6 Şubat, hayatlarımızın nasıl bir anda değişebileceğini bize gösterdi. Her konteyner, her çadır, her kütüphane ve her ev bir umut ışığı oldu. Yorgunluklarımızı, gözyaşlarımızı ve emeğimizi bir araya getirerek insanlara ‘yarın’ duygusunu verdik. Bu süreç bitmedi ve her gün sahada yaşadığımız sorumluluğu taşımaya devam ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.