#AYAKKABI

İLKHABER-Gazetesi - AYAKKABI haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, AYAKKABI haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

78 yıllık dev iflas etti: Yeşil Kundura'nın devamı HK Kundura için karar çıktı Haber

78 yıllık dev iflas etti: Yeşil Kundura'nın devamı HK Kundura için karar çıktı

1948 senesinde Yeşil Kardeşler tarafından temelleri atılan ve Türkiye perakende sektörünün sembol isimleri arasında yer alan Yeşil Kundura'nın mirasçısı konumundaki HK Kundura için yolun sonu göründü. Finansal sorunlarını aşmak adına başvurulan yasal süreçler, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği son hükümle kapandı. Mahkeme heyeti, 9 Nisan 2026 tarihinde aldığı kararla şirketin iflasına hükmetti. MAHKEME 9 NİSAN İTİBARIYLA İFLAS KARARINI RESMEN AÇIKLADI Alınan bu tescilli karar doğrultusunda, daha önce işletme için atanan konkordato komiserlerinin tüm yetkileri feshedildi. Şirketin sahibi Hüseyin Kızanlıklı tarafından sunulan taleplerin yargı makamınca reddedilmesiyle birlikte, 78 yıllık bir ticari serüven resmi olarak noktalanmış oldu. Sektörde özellikle Cevizlibağ'daki merkezi noktasıyla tanınan dev firmanın tasfiye sürecine girmesi kesinleşti. KONKORDATO SÜRECİ VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ KURTULUŞ SAĞLAMADI Mali yapısını düzeltmek amacıyla 2025 yılında isim değişikliğine giderek HK Kundura adını alan işletme, geçtiğimiz temmuz ayında yargıdan geçici mühlet almıştı. Ancak tanınan ek koruma sürelerine ve yürütülen yeniden yapılandırma çalışmalarına rağmen nakit akışındaki dengesizlik giderilemedi. Şirket, 2018 yılında da benzer bir konkordato süreci yaşamış ancak o dönem darboğazdan çıkmayı başarmıştı. YEŞİL GYO İLE BAŞLAYAN MALİ DARBOĞAZ TÜM GRUBU ETKİLEDİ Gruba ait bir diğer önemli iştirak olan Yeşil GYO cephesinde yaşanan benzer iflas gelişmeleri, holdingin genel finansal tablosundaki bozulmayı tetikleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Ayakkabı perakendeciliğinde onlarca yıldır faaliyet gösteren markanın iflası, bağlı olduğu yatırım grubunun karşı karşıya kaldığı geniş kapsamlı krizin son halkasını oluşturdu.

Hatay’da ilginç olay: Çocuk hırsızların evinde onlarca ayakkabı Haber

Hatay’da ilginç olay: Çocuk hırsızların evinde onlarca ayakkabı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesi Yeni Mahalle'de yaşayan Muhammed Hadi Hasan, evinin önünden ayakkabıların çalındığını fark etti. Durumu eşiyle paylaşan Hasan, binada sıklıkla ayakkabı hırsızlığı yaşandığını öğrendi. Binanın güvenlik kameraları incelediğinde iki çocuğun kapının önündeki ayakkabıları çaldığını gördü. Görüntülerde; iki çocuğun binaya girip dairelerin önündeki ayakkabıları çalarak, binadan kaçtıkları anlar görüldü. Kamera kayıtlarını inceledikten sonra harekete geçen Hasan, mahalledeki evleri kapı kapı gezerek çocukların fotoğraflarını gösterip aramaya başladı. Çocukların sürekli yemek yedikleri esnafa da soran Hasan, ilk çocuğun evine gittiğinde onlarca ayakkabıyı buldu ama kendi ayakkabılarını bulamadı. İkinci çocuğun da evini bulan Hasan, diğer evdeyse kasalar dolusu ayakkabıyla karşılaştı ve kendi ayakkabılarını buldu. Yaşadığı olay sonrası konuyu polis ekipleriyle paylaşan Hasan'ın ihbarı sonrası çocukların; 11 yaşındaki A.E.C. ve 9 yaşındaki İ.S. olduğu tespit edildi. Polis ekipleri tarafından yakalanan çocuklar hakkında gerekli işlemler yapıldı. "İKİNCİ ÇOCUĞUN EVİNDE KASALAR DOLU AYAKKABILAR OLDUĞUNU GÖRDÜM VE ORADA AYAKKABILARIMI BULDUM" Dedektif gibi iz sürerek ayakkabılarını çalan hırsızları bulan Muhammed Hadi Hasan, "Yaşadığım binada yaklaşık 1 hafta önce ayakkabılar çalınıyordu. Ben de bu durumdan şikayetçiydim. Eşim de bana sürekli ayakkabılarımız çalınıyor diye söyledi. Ondan sonra kameralara baktığımda çocukların ayakkabıları çaldığını fark ettim ve peşlerine düştüm. Mahallede kapı kapı gezerek 'çocukları tanıyor musunuz' diye sordum. En sonunda bir dönercide sürekli döner yediklerini söylediler. Dönerciye gidip sordum ve o da bana evi tarif etti. Önce birinci çocuğun evine gittim ama ayakkabılarımı bulamadım. Eve girdiğimde pazar yeri gibi ayakkabılar vardı. Sonra da diğer çocuğun evine gittim. İkinci çocuğun evinde kasalar dolu ayakkabılar olduğunu gördüm ve orada ayakkabılarımı buldum. Kime göstersem çocukların fotoğraflarını 'bizim de ayakkabılarımızı çaldı' diye şikayet ediyorlarmış. En sonunda bir gün boyunca çocukları arayıp ayakkabıları buldum" ifadelerini kullandı.

Avrupa'nın en büyük ayakkabı moda fuarı İstanbul'da açıldı Haber

Avrupa'nın en büyük ayakkabı moda fuarı İstanbul'da açıldı

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneğince (TASD) İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen ve 25'i yabancı 200'den fazla firmanın katıldığı fuarda, 2026/2027 sonbahar/kış koleksiyonları görücüye çıktı. Ticaret Bakanlığının desteğiyle gerçekleştirilen ve 5 bini yabancı olmak üzere 20 bine yakın profesyonelin ziyaret etmesi beklenen fuarın açılışı için tören düzenlendi. Törende konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye'de artık dünyanın ve Avrupa'nın en büyük fuarlarının düzenlenebildiğini belirterek, dünyanın dört bir yanından iş insanının herhangi bir zorluk yaşamadan buraya gelebildiğini söyledi. Orta Doğu ve Körfez bölgesinde yaşanan son gelişmelere ve küresel anlamdaki belirsizliğe rağmen Türkiye'de güven ve huzur ortamının bulunduğunu vurgulayan Gürcan, "Bu güven ortamını ticaretimize ve iş dünyasına yansıtmalıyız. Ekonomimiz her geçen yıl büyüyerek kendisini geliştiriyor. Son 22 çeyrek, yani tam 5,5 yıldır Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürüyor." dedi. "İHRACATÇILARA DESTEKLERİMİZ DEVAM EDİYOR" Gürcan, Türk deri ve ayakkabı sektörünün köklü üretim geleneği, güçlü sanayi altyapısı ve tasarım kabiliyeti sayesinde geçen yıl 1,8 milyar dolar ihracat yaptığını kaydetti. Bu alanda 2025'te düşüş yaşandığını dile getiren Gürcan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Daralmanın sebeplerini tespit ettik ve tedbirler almaya devam edeceğiz. Gerek küresel ölçekte artan risk algısı ve uluslararası konjonktürde yaşanan belirsizlikler gerekse önde gelen ihracat pazarlarında ortaya çıkan talep daralmaları deri ve ayakkabı sektörümüz açısından zor geçen yılları da beraberinde getirmiştir. Üretim yapısı, tasarım gücü ve hızlı üretim kabiliyeti sayesinde Türk deri ve ayakkabı sektörü yaklaşık 200 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren, küresel tedarik zincirlerinde önemli konumda bulunan bir sektör haline gelmiştir. Bu sayede sektörümüz istihdama ve ülkemizin ihracat hedeflerine önemli katkılar sunmuştur ve sunmaya devam edecektir." Gürcan, ihracatçılara Türk Eximbank, İhracatı Geliştirme AŞ ve Türk Ticaret Bankası gibi mekanizmalar sayesinde sunulan desteklere ilişkin veriler paylaşarak, "Tüm bu çabalardan da anlaşılacağı üzere ihracatçıların finansmana erişimi bakanlığımız için en öncelikli gündem maddelerinin başında gelmekte olup, finansman konusunu hassasiyetle takip ettiğimizi de belirtmek istiyoruz." açıklamasında bulundu. İç ve dış ticaretin gelişmesi ve büyümesi ile ticari hayatın sorunsuz şekilde işlemesini sağlamak amacıyla attıkları adımlardan bahseden Gürcan, tüketicilerin korunması amacıyla hayata geçirdikleri faaliyetleri anlattı. "EMEK YOĞUN SEKTÖRLERE DESTEK ARTIRILMALI" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de ayakkabı, deri, deri mamulleri, hazır giyim, tekstil, halı ve mobilya gibi emek yoğun sektörlere sunulan desteklerin artırılması çağrısında bulundu. Gültepe, "Bu sektörlerin güçlerini geri kazanması için daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Çünkü gerçekten rekabetçilikte büyük problem var ki bunu da ayakkabı sektörü yaşadı. (ABD ve İsrail ile İran arasındaki) Savaş başlamadan önceki politikalarla savaş dönemindeki politikaların değişmesi gerekiyor. Daha fazla destek verilmesi, daha fazla istişare gerekiyor." dedi. Ayakkabı sektörünün Ticaret Bakanlığının destek ve koruma önlemleri sayesinde bir nebze de olsa nefes aldığını anlatan Gültepe, önceki yıllarda ulaşılan üretim seviyesini tekrar kazanmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi. "ENFLASYONU ÇÖZME PROGRAMINDA EN BÜYÜK FEDAKARLIĞI SANAYİCİMİZ ÜSTLENDİ" İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise fuarın 37 yıldan beri istikrarlı ve sürdürülebilir şekilde düzenlenmesinin büyük başarı olduğunu söyledi. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın oluşturduğu ekonomik tahribatın hayatlarına girmeye başladığını dile getiren Bahçıvan, "Bu durum Türkiye ekonomisini de şu anda derinden etkileme noktasındaki ilk işaretleri vermeye başladı." dedi. Bahçıvan, Türkiye'de yaklaşık 3 yıldır Orta Vadeli Program'ın (OVP) uygulandığını anımsatarak, şu açıklamalarda bulundu: "OVP'nin temel amacı enflasyonu çözmek ve arzu ettiğimiz finansal istikrarı sağlamak. Enflasyonu çözme programında da en büyük fedakarlığı sanayicimiz üstlenmiş vaziyette. Bizden kaynaklanmayan bir enflasyonun çözümü ve problemi noktasında sanayi sektörü olarak yoğun bir sabrı, mücadeleyi ve dayanma gücünü bugüne kadar gösterdik, göstermeye de gayret ediyoruz. Fakat bu içine girmiş olduğumuz durum, bu programla ilgili bütün değerlendirme ve tespitlerimizi tekrar gözden geçirme mecburiyetini bize veriyor." Bahçıvan, şu anda emek yoğun sektörlerin desteklenmesinin çok önemli olduğunun altını çizerek, "Rekabeti sürdürebilmek noktasında destekler ve teşvikler özellikle emek yoğun sektörler üzerinde daha fazla yoğunlaşmalı. Bunlar, gerek kredi mekanizması gerek istihdamı destekleme gerek farklı teşvikler gerekse vergiye dönük teşviklerle bir modele dönüştürülmeli." diye konuştu. "TÜRKİYE'DE FUARLAR, ÜRETİM, İHRACAT DEVAM EDİYOR" İSO Başkanı Bahçıvan, bu süreçte üreticilere de nitelikli ve katma değeri yüksek üretim yapma gibi görevler düştüğünü belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Bütün olumsuzluklara rağmen fuarda ne bir iptal olmuş ne bir vazgeçen olmuş. Bu da büyük başarı. Türkiye'miz bu coğrafyada, böylesi bir ortamda dünyanın farklı noktalarından gelen insanları güven ve huzur içerisinde misafir etme noktasında bir markaya sahip. Bunu da değerlendirmemiz ve aramızdaki tüm yabancı konuklarımıza, misafirlerimize çok güçlü anlatmamız gerekiyor. Hangi koşullarda olursa olsun bu ülkede hayat, fuarlar, üretim, ihracat devam ediyor. Bu da bizim dosta düşmana karşı göstermemiz gereken elimizdeki en önemli marka gücümüz." "AYAKKABI İHRACATI VE ÜRETİMİNDE BU SENE DENGELENME YILI OLACAK" İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut da ayakkabı sektörünün Türkiye'nin üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ihracat potansiyelini en iyi yansıtan alanlardan birisi olduğunu belirterek, "Bu fuar yalnızca ticari organizasyon değil, aynı zamanda yeniliklerin, işbirliklerinin ve küresel vizyonun bir göstergesidir." dedi. TASD Başkanı Berke İçten de fuarın 37 yıldır senede iki defa olmak üzere aralıksız düzenlendiği bilgisini paylaşarak, "Fuarımızın 74'üncüsünde, 26 bin metrekarelik alanda, 25'i yabancı olmak üzere 200'ün üzerinde katılımcıyla sonbahar ve kış koleksiyonlarını sergilemek üzere ziyaretçilerle bir aradayız. Ticaret Bakanlığımızın da destekleriyle B2B alım heyeti organizasyonu kapsamında yaklaşık 600 yabancı satın alma profesyonelinin otel ve uçak masrafları ödenerek fuara katılımları sağlanmıştır." şeklinde konuştu. Ticaret Bakanlığının AYMOD'u prestijli fuar kapsamına almasının ve daha yüksek teşvik vermesinin öneminden bahseden İçten, Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan yeni karışıklığın yol açtığı olumsuzlukları anlattı. İçten, bu süreçte ayakkabı gibi pek çok emek yoğun sektörün zorlandığını belirterek, olumsuzluklar nedeniyle maliyet avantajını kaybettiklerini, bu yüzden ayakkabı sektörünün 2023 yılında dış ticaret açığı vermeye başladığını söyledi. Ticaret Bakanlığının e-ihracat platformlarından gelen ve kanserojen maddeler içeren ayakkabı ithalatına yönelik kısıtlamaları sonrası ithalatın düşme eğilimine girdiğini kaydeden İçten, ancak ihracatta ve üretimde henüz dengelenme olmadığını bildirdi. Yıllık 550 milyon çift üretim gerçekleştiren ayakkabı sektörünün şu anda 400 milyon çiftin altına gerilediğini anlatan İçten, "Özellikle savaş konjonktüründe ham madde tedarikindeki zorlukların ve birtakım fırsatçılıkların ortaya çıktığı bugünlerde Ticaret Bakanlığımızın buna izin vermeyeceğini biliyor ve bunu yakından takip ettiklerini görüyoruz. Özellikle ayakkabı ihracatımız ve üretimimiz noktasında bu senenin bir dengelenme yılı olacağını öngörüyoruz ve bekliyoruz." açıklamasını yaptı. "BU DÖNEMDE TÜRKİYE'NİN ÖNE ÇIKMA POTANSİYELİ VAR" Berke İçten, özellikle artan navlun fiyatları ve Uzak Doğu'dan tedarikte zorluklar yaşama ihtimali karşısında pazara yakın olan ve güçlü üretici konumundaki Türkiye'nin öne çıkma potansiyeli ve avantajının bulunduğunu vurguladı. Bu potansiyelin maliyet avantajıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen İçten, ayakkabıda kullanılan bazı ham maddelerin ithalatındaki vergilerin kaldırılması çağrısında bulundu. Açılış konuşmalarının ardından fuarın açılış kurdelesini kesen Bakan Yardımcısı Gürcan ve beraberindekiler, sonrasında gezdikleri alanı inceledi. Fuar, 28 Mart'a kadar gezilebilecek.

Ayakkabı fiyatları yükseldi, tamirciler yeniden revaçta Haber

Ayakkabı fiyatları yükseldi, tamirciler yeniden revaçta

Üretim maliyetlerindeki artış, ayakkabı fiyatlarını da doğrudan etkiledi. Hammaddeden işçiliğe kadar birçok kalemde yükselen giderler, yeni ayakkabı almayı her geçen gün daha zor hale getirirken vatandaşların alım gücündeki düşüş de tercihlerde değişime yol açtı. Artık pek çok kişi eskimiş ayakkabılarını yenilemek yerine tamir ettirmeyi seçiyor. Onarım talebindeki artış, ayakkabı tamir atölyelerinde işleri canlandırırken tamirciler de yoğun mesai yapıyor. Ayakkabı tamircileri, hem ekonomik koşullar hem de sürdürülebilir tüketim anlayışının yaygınlaşmasıyla işlerinin eskiye oranla daha fazla rağbet gördüğünü ifade ediyor. Mesleği yıllardır yaşatan isimlerden biri olan ve ‘tamir edilemez’ denilen ayakkabıları eski haline yakın şekline kavuşturmasıyla bilinen Nizam Güçlüer de, son günlerde işleri arttığını söyledi. “Bu meslek sabır ister, emek ister. Her ayakkabının ayrı bir hikâyesi var” diyen Güçlüer, “Ayakkabı tamiratının yanı sıra deri mont ve çanta onarımı, boyama işlemleri de yapıyorum. Ekonomik şartların zorlaştığı bu dönemde, ayakkabı tamircilerine artan ilgi hem vatandaşların bütçesine katkı sağlıyor hem de mesleğimizin ayakta kalmasını sağlıyor. Fiyatı uygun olan ayakkabılar da var ama onların da kullanım ömrü çok kısa oluyor. Tamir edilmesi bile zaman zaman mümkün olmuyor” dedi. Baba mesleği olan ayakkabıcılığa küçük yaşlarda başladığını belirten Güçlüer, yılların verdiği tecrübeyle deri, taban ve dikiş işlerinde özenli bir çalışma yürüttüğünü kaydetti.

Tarihi Uzun Çarşı’nın ruhu prefabrik çarşıda yaşıyor Haber

Tarihi Uzun Çarşı’nın ruhu prefabrik çarşıda yaşıyor

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerde en büyük yıkımı yaşayan kentlerden biri olan Hatay’daki Tarihi Uzun Çarşı’nın yeniden inşası sürerken, esnaf Palladium AVM yanında kurulan prefabrik çarşıda faaliyetlerine başladı. Taşınma sürecinin tamamlanmasının ardından Yeni Uzun Çarşı'da oluşan yoğunluk hem esnafları hem de vatandaşları memnun etti. Künefeciden kömbeciye, baklavacıdan peynircisine, ayakkabıcıdan kuyumcuya, tuhafiye ve bakırcıdan baharatçıya kadar birçok iş kolunun yer aldığı Antakya'daki Yeni Uzun Çarşı, eski çarşının canlı atmosferini yeniden yaşatacağının sinyallerini veriyor. Çarşı girişinde, alışverişe gelen müşterilerin çocuklarının zaman geçirebileceği salıncak ve kaydırak gibi oyun grubu da yer alıyor. Hareketlilik artıyor Uzun Çarşı Dayanışma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Mehmet Hançer Gündüz, çarşıdaki hareketliliğin umut verici olduğunu belirterek şunları söyledi: “Burada işe yeni başladık. Henüz çok yeniyiz ve esnaf olarak bizler de zamanla alışıyoruz. İşlerimizden fırsat buldukça esnaf arkadaşlarımızı ziyaret ediyor, çarşıyı daha iyi tanımaya çalışıyoruz. Ziyaretçi sayısındaki artış sevindirici. Hareketlilik artıyor. Uzun Çarşı inşaatı tamamlanana kadar burada ekmeğimizi burada kazanacağız. Dilerim tüm esnafımız için işler hayırlı ve uğurlu olur.” Hijyenden taviz yok Yeni Uzun Çarşı esnafından Fansa Tatlıcılık işletmecisi Şahap Fansa da müşterilerine hizmete ara vermeden devam ettiklerini ifade etti. Fansa, “Yeni yerimizde hijyenden asla taviz vermiyoruz. Kömbe ve kerebiçlerimizi müşterilerimizin gözü önünde canlı performansla yapıyoruz ve afiyetle yemeleri için sunuyoruz” ifadelerini kullandı. “Eski yoğunluğu inşallah burada da yaşayacağız” Yayladağı Lokumu Müdürü Osman Aksoy ise hazırlıklarını tamamlayarak hizmete başladıklarını dile getirdi. Aksoy, “Çoğu müşterimiz bizi telefonla arayıp yeni yerimize geliyor. Zamanla eski çarşıdaki yoğunluğu inşallah burada da yaşayacağız. Vatandaşlarımızın ilgisi bizi mutlu ediyor” diye konuştu. Depremzede vatandaşlar da memnun Yeni Uzun Çarşı’yı ziyaret eden depremzede vatandaşlar da memnuniyetlerini şu sözlerle ifade etti: “Yıllardır alışveriş yaptığımız esnafımızı burada da yalnız bırakmayarak alışveriş yapacağız. Yeni çarşı prefabrik olsa da ferah bir ortam oluşmuş. Adeta bir alışveriş merkezi havasında. Emeği geçenlerden Allah razı olsun, Rabbim tüm esnafımıza hayırlı işler versin.”

Kenya Devlet Başkanı Ruto'ya mitingde ayakkabılı saldırı Haber

Kenya Devlet Başkanı Ruto'ya mitingde ayakkabılı saldırı

Kenya Devlet Başkanı William Ruto, Migori bölgesinde düzenlediği bir mitingde kendisine doğru fırlatılan ayakkabıyı koluyla engelledi.Doğu Afrika ülkesi Kenya'da hayat pahalılığı ve ekonomik baskılar nedeniyle halkın öfkesi yüksek seviyelerde seyretmeye devam ediyor. Kenya Devlet Başkanı William Ruto, Migori bölgesinde düzenlediği bir mitingde hayat pahalılığıyla ilgili yaptığı bir konuşma sırasında ayakkabılı saldırıya uğradı. Ruto mitingde "Gübre fiyatlarını düşürüyoruz dedik, doğru mu yanlış mı?" sözlerini sarf ettiği esnada kalabalıktan birinin kendisine fırlattığı ayakkabıyı koluyla savuşturdu.İçişleri Bakanı Kipchumba Murkomen, olayla ilgili 3 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Kenya'da ekonomik huzursuzluk Kenya Devlet Başkanı William Ruto, göreve geldikten sonra mali reformlar vaat etmiş ve dış borçlanmaya olan bağımlılığı azaltmak için vergi artışlarının gerekli olduğunu savunmuştu. Ancak bu politikalar, özellikle genç nüfus arasında büyük tepkilere neden olmuş ve yasa tasarısına karşı protestolar kısa sürede ülke geneline yayılmıştı. Ülke çapında şiddet olaylarına dönüşen protestolarda 23 kişi hayatını kaybetmiş, 30 kişi ise yaralanmıştı. Eylemlerin ardından Devlet Başkanı Ruto, "Yüksek sesle bu yasa tasarısını istemediklerini ifade eden Kenya halkını yakından dinledikten sonra geri adım atmaya karar verdim. Tasarıyı imzalamayacağım ve daha sonra geri çekilecek" ifadelerini kullanmıştı.

Gürer: Ekonomik kriz, temel ihtiyaçları bile karşılamaz hale getirdi Haber

Gürer: Ekonomik kriz, temel ihtiyaçları bile karşılamaz hale getirdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik krizin vatandaş üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Niğde'nin Altunhisar ve Bor ilçelerinde ayakkabı tamircileriyle yaptığı görüşmelerde, artan ayakkabı fiyatlarının halkı zor durumda bıraktığını vurgulayan Gürer, krizin derinleşmesiyle tamircilik sektörüne olan talebin arttığını belirtti. Gürer, ekonomik krizin vatandaşı temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirdiğini, ayakkabı tamircilerinin dükkanlarının ise bu krizin bir aynası gibi işlediğini ifade etti. Niğde’nin Altunhisar ilçesindeki bir ayakkabı tamircisi, son dönemdeki iş yoğunluğunu şu sözlerle anlattı: “En kötü ayakkabı 1500 lira. Vatandaş mecbur geliyor, ayakkabısını tamir ettiriyor. Çok kötü durumdaki ayakkabıyı bile taban yaptırmaya getiriyor. İnsanlar artık yenisini almak yerine eldekiyle idare etmeye çalışıyor.” “Ekonomik kriz, vatandaşı ayakkabı tamirine zorluyor” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik krizin vatandaşı zor durumda bıraktığına değinerek, “Ayakkabı tamir işi, ilçelerde ekonomik krizin etkisiyle çok rağbet görüyor. İnsanlar ayakkabılarını tamir ettirmek zorunda kalıyor çünkü yenisini alacak güçleri yok. Günlük tamir edilen ayakkabı sayısı bile ekonomik krizin boyutlarını açıkça gösteriyor” diye ifade etti. " Kriz, vatandaşın günlük hayatında hissediliyor" Gürer, “Bu sadece bir örnek. Türkiye’nin dört bir yanında benzer tablolar var. Ayakkabı fiyatları asgari ücretle geçinen bir aile için neredeyse lüks hale gelmiş durumda. Vatandaş yeni bir çift ayakkabı almayı değil, elindekini tamir ettirerek günü kurtarmayı düşünüyor. Bu durum, ekonomik krizin ne denli derinleştiğini gösteriyor. İktidar bu tabloyu görmezden gelmemeli. Ekonomik kriz, sadece enflasyon oranlarında değil, vatandaşın günlük hayatında tüm çıplaklığıyla hissediliyor. Ayakkabı tamircilerindeki yoğunluk, halkın çaresizliğini açıkça yansıtıyor. Bu sorunun çözümü, alım gücünü artıracak politikalar ve enflasyonu kontrol altına alacak adımlar atmaktan geçiyor. İktidar, ekonomik krizin bu sonuçlarını görmezden gelerek toplumu yalnızlığa terk ediyor” şeklinde konuştu. Ekonomik kriz nedeniyle vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirdi Ömer Fethi Gürer, “Ekonomik krizin derinleşmesi, vatandaşların en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmesine neden oldu. Bugün Türkiye'nin dört bir yanında, eskiden nadir görülen bir manzara artık sıradanlaştı: Ayakkabısını yenileyemeyen vatandaşlar, tamircilere akın ediyor. Ayakkabı tamircilerinin dükkanları, adeta ekonomik krizin aynası gibi. Vatandaş, yıpranmış ayakkabısını yeniden kullanılır hale getirmek için uğraşıyor. Bu tablo, alım gücünün geldiği acı noktayı gözler önüne seriyor. Eskiden yenisiyle değiştirilmesi gereken ürünler, artık tamirle ayakta tutulmaya çalışılıyor. Bir çift ayakkabı almak bile vatandaş için neredeyse lüks haline geldi. Altunhisar ve Bor’daki ayakkabı tamircilerinin anlattıkları, ekonomik çöküşün toplumun her kesiminde nasıl hissedildiğini gözler önüne seriyor. Gençlerin spor ayakkabıları, çocukların okul ayakkabıları, hatta en eski, en yıpranmış ayakkabılar bile yeniden kullanılmak üzere tamir ediliyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.