#Cumhuriyet Halk Partisi

İLKHABER-Gazetesi - Cumhuriyet Halk Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Çikolata ve şeker fiyatlarındaki artış bayramı gölgede bıraktı Haber

Gürer: Çikolata ve şeker fiyatlarındaki artış bayramı gölgede bıraktı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ramazan Bayramı öncesi şeker ve çikolata fiyatlarındaki artışlara dikkat çekti. 450 gramlık bir kutu çikolatanın 269 liradan 375 liraya yükseldiğini belirten Gürer, “Vatandaşın bayram sevincine zam gölgesi düştü; bu gidişle misafire şeker değil, sadece kolonya ikram edilecek” dedi. “BAYRAMDA VATANDAŞ TATLISINA KOLONYASINI BİLE HESAPLAYACAK” Gürer, “Bayram demek paylaşmak demek, ikram etmek demek. Ancak 450 gramlık bir kutu çikolatanın 269 liradan 375 liraya çıktığı bir düzende, asgari ücretli ve emekli misafirine ne ikram edecek? İktidarın yanlış tarım ve ekonomi politikaları, halkın en temel geleneklerini bile elinden alıyor. Vatandaş tatlısına ceviz koyarken, bayramlaşırken döktüğü kolonyayı bile damla damla hesaplamak zorunda kalıyor. 2025 yılında şeker ithalatı için dışarıya tam 65 milyon 999 bin 996 dolar ödendi. Sadece bir yıl içinde 109 bin 963 ton şeker ithal edildi. Kendi şeker fabrikalarımızı özelleştirenler, şeker pancarı üreticisini küstürenler bugün bizi ithal şekere mahkûm etti. Dışarıdan milyonlarca dolarlık şeker alıyoruz ama halkımız yine pahalı şeker yiyor. 2026 yılında bir paket kaliteli çikolatanın fiyatı 199 liradan 330 liraya fırlamışsa, burada büyük bir yönetim zafiyeti vardır. Bu bayram, mutfaktaki yangının en net görüldüğü bayram olacak” ifadelerini kullandı. “2025’TE GLİKOZ ŞURUBU İTHALATI YÜZDE 7 ARTTI” Şeker piyasasındaki dengesizliğin sanayi tipi tatlandırıcılara da yansıdığını ifade eden Gürer, glikoz şurubu ithalatındaki artışa dikkat çekerek, "Şeker türevlerinde de durum farksız. 2025 yılında 21 bin 31 ton glikoz şurubu ithal edilerek karşılığında 17 milyon 897 bin 691 dolar ödeme yapıldı. İthalat miktarı bir önceki seneye göre yüzde 7 oranında artış gösterdi” dedi.

Barut: Denetimli serbestlik uygulaması yeniden ele alınmalı Haber

Barut: Denetimli serbestlik uygulaması yeniden ele alınmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, infaz düzenlemeleri konusunda yetkililere çağrıda bulunarak, denetimli serbestlik uygulamasının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Meclis Genel Kurulu’nda konuyu gündeme taşıyan Barut, kısa süreli hapis cezalarında uygulanan “1 ay kapalı, 3 ay açık cezaevi” sisteminin, önceki esnek uygulamaların yerini alarak aile düzeni ve çalışma hayatı üzerinde mağduriyet yarattığını belirtti. Konuyu Meclis Genel Kurulu'na taşıyan Ayhan Barut, "Yakın zamanda çıkarılan yargı paketinde, kısa süreli hapis cezalarında, 'cezasızlık algısını ortadan kaldırmak' amacıyla uygulanan zorunluluk, bir sorun yarattı. Buna göre '1 ay kapalı ve 3 ay açık cezaevi infazı' uygulaması, kısa süreli ceza alan kişileri mağdur etti. Önceki uygulamada denetimli serbestlik ve cezaevi kurullarının iyi hal kapsamında değerlendirilebilen cezaları, bu düzenleme nedeniyle zorunlu kapalı ceza infazına dönüştü. Aile düzeni ve çalışma hayatı üzerinde mağduriyetler oluşturdu" şeklinde konuştu. “DENETİMLİ SERBESTLİK DAHA ESNEK OLMALI” Denetimli serbestlik sisteminin ölçülü ve esnek biçimde yeniden ele alınması talebini dile getiren Ayhan Barut, Adalet Bakanlığına konu hakkında çağrıda bulunarak, "Kısa süreli cezalar bakımından denetimli serbestlik sisteminin daha esnek ve ölçülü şekilde düzenlenmesi gerek. Böylece hem infaz hukukunun temel ilkelerine daha uygun olacak hem de kamuoyunda oluşan mağduriyet algısını önemli ölçüde giderecektir. Bu konuda yapılacak bir düzenlemenin herkes açısından olumlu olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

Gürer: Limon gibi üretici de tüketici de sıkılıyor Haber

Gürer: Limon gibi üretici de tüketici de sıkılıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, limon ithalatına ilişkin verileri değerlendirerek mevcut tarım politikalarını eleştirdi. Türkiye’nin limon üreticisi bir ülke olmasına rağmen ithalat yapılmasını doğru bulmadığını belirten Gürer, plansız politikaların fiyat dalgalanmalarına yol açtığını ve bu durumun hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini ifade etti. “TÜRKİYE LİMON İTHALATINA MİLYONLARCA DOLAR ÖDÜYOR” Türkiye’nin limon ithalatına ödediği dövize dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde limon ithalatı 2024 yılında 2.054 ton olarak gerçekleşti. Bu ithalat için 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Ülkemizde ise limon üretici elinde kaldı.5 liraya bahçede satamadı, üretici de ürün kaldı. Rafta ise ürün fiyatı katladı. İthalatta yapıldı. 2025 yılında limon ithalatı 2.130 ton oldu ve yaklaşık 2 milyon 370 bin dolar döviz yurt dışına gitti. 2025 yılında bu kere tüccar alım yaptı. Ağustos ayında erkenci limon hasadı ile başlayan süreç Ocak 2026’da büyük ölçüde sona erdi. Limon stokta var. Buna rağmen 2026 yılında sadece bir ayda 705 ton limon ithalatı yapıldı ve bunun karşılığında 549 bin 344 dolar ödeme gerçekleştirildi. Stokta limon fiyatı artabileceği düşünen Ticaret Bakanlığı gümrük vergisi düşürüp ithalatı kolaylaştırdı” dedi. “İTHALAT KARARI PİYASADAKİ DENGELERİ ETKİLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İthalatla ilgili yeni bir karar alındı. Limondaki vergi oranı yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü ve Temmuz ayı sonuna kadar da bu uygulamanın devam edeceği bildirildi. Ülkemizde limonda erkenci hasat Ağustos ayında başlar, Aralık ayı sonu ile Ocak ortalarına kadar devam eder. Hasat edilen limonların bir bölümü de depolanarak piyasaya sunulur. 2025 yılı ürünü depoda var. Şu anda çiftçinin elinde çok fazla ürün kalmamış olabilir ama depolarda stoklanmış limonlar var. Bu ürünlerin depoya giriş fiyatı yüksekti. İktidar da limon fiyatlarındaki artışı frenlemek için ithalat vergisini düşürdü ve fiyatları dengelemeye çalışıyor. Ancak bu tür müdahalelerin piyasadaki dengeleri etkiliyor. Ürün üreticiden çıkınca Tüccar bu işten kazanıyor. Üreten ve tüketen kaybediyor. Bir yerde üretici ürettiği üründen para kazanamazsa bu işten soğur. Bu tür uygulamalar piyasa dengesini de bozuyor” şeklinde konuştu. “FİYAT DALGALANMASI HEM ÜRETİCİYE HEM TÜKETİCİYE ZARAR VERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat dalgalanmalarının üretici ve tüketici açısından sorun yarattığını belirterek, “Bir bakıyorsunuz limon market rafına 100–150 liradan giriyor. Bir bakıyorsunuz 2024 yılında olduğu gibi üreticinin elinde 5 liradan bile alıcı bulamıyor. Bu sürekli değişkenlik hem üretici hem tüketici açısından ciddi bir sorun yaratıyor. Fiyat dengelemek için yapılan bu tür uygulamalarda planlı, öngörülebilir ve dengeli bir politika izlemek gerekiyor. Çünkü bu kez de tüccar zarar ediyor. Tüccar zarar ettiğinde ürün alımında geri duruyor ve bu da tarladaki ürünün sorun yaşamasına yol açıyor. Tüccar geri durduğu yerde kamu alıma girerek stoklanabilir ürün piyasayı dengeleyebilir .Kooperatifçilikte bu bağlamda geliştirilip üreten ve tüketen korunması sağlanabilir” diye konuştu. “ÜRETEN KORUNURSA SORUN ÇÖZÜLÜR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün üreticiyi koruyan kamucu bir modelden geçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Olması gereken; makul bir kâr hesabı yapılması, girdi maliyetlerinin dikkate alınması ve kamucu bir anlayışla üreticinin zarar etmeyeceği bir sistem kurulmasıdır. Aynı zamanda tüketici de limona uygun fiyatla ulaşabilmelidir” dedi. İthalat ve ihracat kararlarıyla sürekli oynanmasının kalıcı çözüm getirmeyeceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “Raftaki ürünün fiyatını düşürmenin yolu ithalat değil, daha çok üretim ve üretenin korunmasıdır. Üretenin girdi maliyetlerini düşürürseniz ve üretimi uygun koşullarda yapmasını sağlarsanız vatandaş da ürüne makul fiyatla ulaşır. Sürekli ithalatla oynayarak, ihracatla oynayarak sorun çözülmez. Narenciye üreticisi bir ülke olarak limon ithal etmek doğru değildir. Önce kendi kendine yeterliliğimizi sağlamalı, ardından katma değerli ürünler üretip dünyaya satacak politikalar geliştirmeliyiz.” dedi.

Özgür Özel hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı Haber

Özgür Özel hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in yargı mensuplarına yönelik ifadelerini mercek altına aldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen ve kamuoyunda "İBB davası" olarak bilinen dosyanın ilk duruşması sonrasında Özel’in basın mensuplarına yaptığı açıklamalar suç duyurusuna konu oldu. Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, söz konusu beyanların Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ilgili maddeleri uyarınca "hakaret" suçunu oluşturabileceği değerlendirildi. İncelemeye alınan ifadelerin, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ve liyakatine yönelik ağır eleştiriler içerdiği belirtilirken, soruşturmanın TCK'nın 125/1, 125/2, 125/3-a, 125/4 ve 125/5 maddeleri kapsamında resen başlatıldığı bildirildi. İBB DAVASININ İLK DURUŞMASI VE GERGİN ATMOSFER İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2025/318 esas sayılı davanın ilk celsesi, yüksek güvenlikli Marmara Ceza İnfaz Kurumu duruşma salonunda yapıldı. Aralarında görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda sanığın yargılandığı dava, adliye çevresinde ve salon içerisinde yoğun güvenlik önlemleri altında başladı. Duruşma süreci, usule ilişkin itirazlar ve heyetle savunma makamı arasındaki tartışmalar nedeniyle gergin bir atmosferde geçti. Mahkeme heyetinin duruşma yönetimini eleştiren CHP lideri Özgür Özel, çıkışta yaptığı açıklamada yargı mensuplarının tecrübesiz olduğunu iddia ederek sert ifadeler kullanmıştı. Özel'in özellikle heyet üyelerinin atanma süreçleri ve kıdemlerine yönelik sözleri, yargı bağımsızlığına müdahale ve hakaret iddialarını beraberinde getirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturma kapsamında Özel’in tüm konuşma kayıtlarını ve basına yansıyan demeçlerini incelemeye aldı. Savcılık açıklamasında, "Mahkeme heyetine yönelik ifadeler nedeniyle hakaret suçunu oluşturabileceği değerlendirilen sözlere ilişkin olarak resen soruşturma başlatılmıştır. Gelişmelere ilişkin süreç ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülmektedir" denildi. TCK 125. madde kapsamında başlatılan bu hukuki sürecin, önümüzdeki günlerde Özgür Özel’in savunmasının alınması veya yasama dokunulmazlığı çerçevesinde izlenecek prosedürlerle devam etmesi bekleniyor. Siyaset ve yargı dünyasında geniş yankı uyandıran bu gelişme, davanın ilerleyen aşamalarındaki dengeleri de etkileyecek kritik bir unsur olarak görülüyor.

Barut: Savaş ve jeopolitik kriz tarımı ve gıda güvenliğini sarsıyor Haber

Barut: Savaş ve jeopolitik kriz tarımı ve gıda güvenliğini sarsıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, savaş ortamı ve kriz döneminde üretim ve üretici odaklı ulusal tarım politikalarının daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. İran'a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla mazot fiyatlarındaki fahiş artış ve gübrede yaşanan krize dikkat çeken Barut, "Tarımsal üretimin en büyük girdilerinden mazot ve gübrede Türkiye'nin çok büyük ölçüde dışa bağımlı olması riski büyütüyor. İthalat odaklı politikalar yerine yerli üretimin desteklenmesi, üretimi ve üreticiyi gözeten bir modelle tarım ve ekonomi politikalarının düzenlenmesi şarttır. Aksi takdirde ulusal gıda egemenliğimiz de büyük riske girecektir" dedi. “SAVAŞ VE JEOPOLİTİK KRİZ TARIMI VE GIDA GÜVENLİĞİNİ SARSIYOR” ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bölge ülkelerine de yayılan savaş ortamının etkilerine değinen Ayhan Barut, "Savaş ortamı ve her gün daha da artan jeopolitik gerilimler, enerji arzındaki belirsizlikler, uluslararası ticaret hatlarında yaşanan riskler, gıda güvenliği ve tarımsal üretim konusunu dünya gündemini sarsıyor. Enerji ve petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı gibi stratejik geçiş noktalarında yaşanan kriz, tarımsal üretim açısından da mazot ve gübre maliyetlerini doğrudan etkileyerek küresel krizi büyütüyor. Türkiye'de zaten çok uzun süredir tarımsal üretim ve çiftçilerimiz büyük sorunlarla boğuşuyor. Sürekli artan girdi maliyetleri, yüksek enflasyon, borçlar ve ürün fiyatlarındaki düşüşler gibi yakıcı sorunlarla uğraşıyor. İşte bu nedenle özellikle mazot ve gübrede büyük ölçüde dışa bağımlılık savaş ve küresel krizlerin etkisini daha da büyütüyor" diye konuştu. “TARIMSAL ÜRETİMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN HIZLI ADIMLAR ATILMALI” Sürdürülebilir tarımsal üretim için yetkilileri adım atmaya çağıran Barut şunları söyledi: "Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çiftçilerin üretimde kalabilmesi için finansman ve piyasa düzenleyici mekanizmaların önemi büyük. Ancak üreticiye destek için kurulmuş bankalar ve kooperatifler maalesef işlevini tam olarak yerine getirmiyor. Mevcut desteklerin de artan maliyetler karşısında gerilemesi ve yetersizliği de ayrı bir sorun olarak duruyor. Şimdi savaş var ve kriz büyüyor. Bu durumda tarımda beklenen yapısal reformların derhal yapılması şart. Üretimi ve üreticiyi merkeze koyan tarım politikalarına ağırlık verilmeli. Mazottan gübreye temel girdilerde yerli üretimin artırılması veya bunun alternatif yollarının planlanması şart. Çiftçi borç faizlerinin silinmesinden yeni yapılandırmaya dek bir dizi adım atılması gerek. Tarımsal üretimin stratejik olarak ele alınması ve gıda egemenliği ekseninde değerlendirilmesi şart. Küresel kriz ve savaş ortamında Türkiye’nin tarım politikalarını daha güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmesi zorunluluktur. İktidarı bu gerçekleri görmeye, tarımsal üretimi ve çiftçiyi gözeterek, ülkemizin gıda egemenliğini düşünerek hızlı adımlar atmaya çağırıyoruz."

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi vaatlerini açıkladı! İktidara geldikleri taktirde neler yapılacak? Haber

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi vaatlerini açıkladı! İktidara geldikleri taktirde neler yapılacak?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) tarafından hazırlanan ve 18 bakanlığı kapsayan stratejik vaatlerini Ankara’da düzenlenen geniş katılımlı bir programla tanıttı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda, partinin iktidar stratejisi ve temel politika reformları detaylandırıldı. CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen organizasyona Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ilçe belediye başkanları, il ve ilçe başkanları ile milletvekilleri katılım sağladı. Toplantı salonunun, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun fotoğrafları ve “Yükselen Türkiye için el ele” yazılı pankartlarla donatıldığı görüldü. CUMHURBAŞKANLIĞI ADAY OFİSİ'NDEN "ORTAK AKIL" VURGUSU Toplantının açılışında konuşan CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, tutuklu belediye başkanlarına selam göndererek, İmamoğlu’nun “Fikren özgür” olduğunu ifade etti. Tezcan, “Tek seslilik yerine ortak aklı merkeze alıyoruz. Kapsayıcı bir siyaseti hayata geçirmek için buradayız” diyerek ofisin yüzlerce gönüllünün desteğiyle “Türkiye İttifakı”nın somut hali olduğunu vurguladı. SİSTEMSEL REFORM VE SOSYAL DEVLET VAADİ CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, konuşmasında aktif yurttaşlığa dayalı gerçek bir demokrasi inşa edeceklerini belirtti. Böke, “Herkes için haysiyetli bir yaşamı merkeze alan sosyal devleti inşa etmeye geliyoruz” ifadelerini kullandı. Programda ayrıca Ekrem İmamoğlu’nun yapay zeka ile hazırlanan mesajı dinletildi. İmamoğlu mesajında, “Ülkemiz gerçek bir yol ayrımında. Büyük bir reform hamlesine ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu. ÖZGÜR ÖZEL: TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ İÇİN İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİ ZORUNLUDUR Kürsüye gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bölgesel risklere ve iç siyasi atmosfere değindi. Özel, “Türkiye’nin daha güvenli, daha adil ve daha özgür bir ülke olması mücadelesinin içindeyiz. Türkiye’nin güvenliği ve toplumsal barışı için iktidar değişikliği zorunlu hale gelmiştir” dedi. Dış politikada İran’ın geleceğine ancak İranlıların karar verebileceğini belirten Özel, AKP iktidarının bölgedeki barış çabalarında başarısız olduğunu savundu. Özgür Özel tarafından açıklanan CHP'nin somut vaatleri şöyle: Demokrasi • Bir daha hiç kimse bugünkü Cumhurbaşkanı'nın yetkileriyle donatılmayacak. • Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. • Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. • En kısa sürede Demokratik Parlamenter Sisteme geçilecek. • Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. • Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki engeller kaldırılacak. • Parti devleti değil, milletin devleti olacak. Adalet • Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan kurtaracağız. • Yargıç ve savcılara yer ve kürsü güvencesi sağlayacağız. • Yargı karşısında herkes, eşit muamele görecek. • Yıllarca süren yargılama çileleri bitecek. • AYM ve AİHM kararlarına tam uyum sağlanacak. • Toplumsal travma yaratmış olan davaların yeniden görülmesinin önü açılacak. • Haklarında hiçbir yargı kararı olmayan ya da yargılanıp beraat edenlerin mağduriyetleri giderilecek. Ekonomi • Vergi adaleti için kapsamlı Vergi Reformu getireceğiz. • Dolaylı vergilerin payını OECD ülkeri seviyesine indireceğiz. • Çok kazananın çok, az kazananın az vergi ödeyeceği adil vergi sistemini kuracağız. • Temel tüketim ürünleri, vergiden muaf olacak. • Çalışanların üzerindeki ağır gelir vergisi yükü azaltılacak. • Gelir vergisi dilimleri yoksulluk sınırı hesabıyla yeniden güncellenecek. • Kayıt dışıyla etkin mücadele edilecek, vergi gelirleri artırılacak. • En düşük emekli maaşını, asgari ücrete yükselteceğiz. • Emeklilere bayramlarda 1 asgari ücret ikramiye vereceğiz. • Gerçek intibak yöntemiyle emekliler arasındaki gelir adaletsizliğini ortadan kaldıracağız. • Kamuda israfı bitireceğiz. Bütçeyi işsize, çalışana ve emekliye vereceğiz. Dış politika • Dış politikaya yatırım çeken, istihdam yaratan bir kalkınma aracına dönüştüreceğiz. • Demokrasimisi ve ekonomimisi gelişen Türkiye, Ortadoğu'ya da barışın, kardeşliğin ve refahın liderliğini yapacak. • Türkiye'nin pozisyonu Amerika'ya göre değişmeyecek. • Dünyanın her yerinde vatandaşlarımız, devleti yanında hissedecek. • Pasaportumuz saygınlık kazanacak. • Avrupa Birliği'ne tam üyelik için hızlı ve etkin adımlar atacağız. • Yasaksız Türkiye ve Vizesiz Avrupa'ya ulaşacağız. Savunma ve sanayi • Savunma sanayimiz; etkin, adil ve denetlenebilir proje yönetimiyle daha da güçlenecek. • Askeri sağlık sistemi yeniden tesis edilecek. • Türkiye Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük ve sosyal haklarında adaletsizlikler giderilecek. • Kıdemli binbaşılar ile astsubaylara makam ve görev tazminatları emeklilik haklarını da kapsayacak şekilde verilecek. • Uyuşturucu ve organize suç örgütleriyle etkin mücadele edilecek. • Finansal ağları çökertilecek ve suç ekonomisi kaynağında kurutulacak. • Kolluk, sosyal hizmetler ve yerel yönetimler eşgüdüm içinde çalışacak. Ticaret ve sanayi • Ticaret ve sanayide planlı, şeffaf stratejik kalkınma hamlesi yapacağız. • Öngörülebilir, hesap verebilir, verimli planlama için Türkiye Planlama Teşkilatı'nı kuracağız. • Küresel ticarette aktif, kural koyan bir ülke olacağız. • İhracatçıyı en etkin şekilde koruyacağız. • Temel hedef ilk dönemde Avrupa Birliği'ne tam üyelik. • Üyelik sağlanana kadar Gümrük Birliği başta olmak üzere tüm uluslararası anlaşmaları güncelleyeceğiz. • Tarım, hizmetler ve dijital ticareti Gümrük Birliği'ne dahil edeceğiz. • Ulusal Teknoloji Stratejisi ile üniversite-sanayi işbirliğini güçlendireceğiz. • 1 milyon üretim uzmanı seferberliği başlatacağız. • OSB'leri, teknoporklar ve eğitim kurumlarıyla entegre edeceğiz. • Bilgiyi üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuyla beyin göçünü tersine çevireceğiz. Tarım • Alım garantili üretim modelini hayata geçireceğiz. • Tarımda arz-talep dengesi planlı şekilde kurulacak. • Fiyat istikrarı sağlanacak, çiftçi korunacak. • Çiftçi desteklerini Tarım Kanunu'na göre eksiksiz vereceğiz. • Çiftçi borçlarından faizi sileceğiz, ana parayı 5 yıla yapılandıracağız. • Çiftçinin kullandığı mazottan vergiyi tamamen kaldıracağız. • Süt üretimini doğru süt/yem paritesi ile garanti altına alacağız. • Hayvancılık destekleriyle, yurt dışından et ithalatını bitireceğiz. • Et üretimini artıracağız, ette ithalatçı değil, ihracatçı olacağız. • Balık stoklarını takip ederek sürdürülebilir balıkçılığı hedefleyeceğiz. Sosyal devlet • İlk 100 günde 'Temel Vatandaşlık Geliri' uygulamasını başlatacağız. • Bu ülkenin vatandaşı olmak, onurlu bir yaşam için yeterli olacak. • Herkese belirli bir gelir desteğini sağlayan sosyal devleti kuracağız. • Yardımlar sürekli kılınacak. • Gerçek bir Sosyal Konut Seferberliği başlatacağız. • TOKİ'nin yıllık konut üretimini 60 binden 120 bine çıkaracağız. • Üretilen konutların en az yüzde 25'i kiralık konut olacak. • Sosyal konut kira bedeli hane gelirinin yüzde 25'ini geçmeyecek. • Sosyal Enerji Destek Fonu'nu kuracağız. • İhtiyaç sahibi vatandaşlara elektrikte her ay 300 kWH'e kadar, doğalgazda kışın 80 m3'e kadar ücretsiz enerji sağlayacağız. • Kalıcı yaz saati uygulamasına son vereceğiz. Eğitim • Liseyi bitiren her genç, en az bir yabancı dili iyi seviyede konuşacak ve dünyayla rekabet edecek teknolojik becerilere sahip olacak. • Okullarımız temiz ve güvenli olacak. • Öğrencilere 1 öğün ücretsiz yemeği ve içme suyunu vereceğiz. • Kamuda mülakatı kaldıracağız, liyakati getireceğiz. • 100 bin öğretmen, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisi ile 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız. • Her okula temel ihtiyaç bütçesi tahsis edeceğiz. • Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı, kararlı ve etkin önlemler alacağız. Sağlık • Herkes için eşit, ücretsiz, ulaşılabilir sağlık sistemi kurulacak. • Kapatılan devlet hastanelerini ihtiyaca göre yeniden açacağız. • 5 yılda 200 bin sağlık çalışanını istihdam edeceğiz. • Performans sistemini kaldıracağız, emekliliğe yansıyan temel ücret, liyakat esaslı atama ve terfi sistemini getireceğiz. • Sağlık çalışanlarına şiddete gerçek bir caydırıcılığı sağlayacak düzenlemeleri vakit kaybetmeden yapacağız. • Tedavi ve ilaçta katkı payı, ilave ücret ve fark ücretlerini kaldıracağız. • Aile hekimliklerinde ağız ve diş sağlığı hizmeti sunacağız. Turizm • Turizmi ihracatçı statüsüne alacağız. • Güvenli turizm yatırımlarına uygun finansman ve KDV istisnası getireceğiz. • Konaklama Vergisi gelirlerini yerel yönetimlerle ve turizm altyapısına aktaracağız. • Her bölgede en az bir ürünü dünya markası yapacağız. • Turizmde yerel kalkınmayı destekleyeceğiz. • Sanatın özgürce üretildiği bir kültür iklimi yaratacağız. Ulaşım ve altyapı • Organize sanayi bölgeleri ve lojistik merkezlerini doğrudan demiryolu ile bağlayacağız. • Bölünmüş yolları ilk 5 yılda 40 bin km'ye ulaştıracağız. • Bölünmüş yolu olmayan il bırakmayacağız. • Elektrikli ve konvansiyonel ana hat demiryolu ağımızı ilk 5 yılda toplam 14 bin kilometreye çıkaracağız. • Alternatif ulaşım sistemini güçlendireceğiz. • Demiryollarının tüm ulaşımdaki yüzde 3,5'luk payını, ilk 5 yılda yüzde 6'ya; ikinci 5 yılda ise yüzde 17'ye çıkaracağız. • İlk 5 yılda 5G'den 6G'ye geçişi tüm yurt genelinde tamamlayacağız. Kadınlar ve gençler • Kadınların korkusuzca yaşadığı, gençlerin umutla yarına baktığı bir Türkiye'yi inşa edeceğiz. • Kadına yönelik şiddetin cezasız kalması önlenecek, cezalar artırılacak ve tavizsiz uygulanacaktır. • Kadını siyasi, sosyal ve ekonomik hayatta güçlendireceğiz. • Her mahallede devlet kreşleri açacağız. • Aile gelirinin yüzde 6'sını aşan kreş giderlerini karşılayacağız. • Eşit işe eşit ücret uygulamasını hayata geçireceğiz. • Kamu alımlarını kadın girişimcileri desteklemek için kullanacağız. • 1 yılda öğrenim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine yükselteceğiz. • Cumhuriyet Yurtları ile barınma sorununu çözeceğiz. • Kiralık sosyal konut uygulamasını gençlerin kullanımına sunacağız. • 25 yaş altındaki her gence iş, staj ve eğitim sunulmasını garanti eden 'Genç İstihdam Garantisi' programını uygulayacağız. • İlk bilgisayar ve ilk cep telefonundan vergileri kaldıracağız.

CHP Kurultay davası 1 Nisan’a ertelendi Haber

CHP Kurultay davası 1 Nisan’a ertelendi

Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Tanık ve avukat beyanlarının ardından ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen İBB yolsuzluk davası ile eldeki dava arasında hem sanıklar hem de suçlar bakımından doğrudan bağlantı olduğunu saptadı. Heyet, iki davanın tek elden yürütülmesi amacıyla dosyaların birleştirilmesi için üst mahkemeden onay istenmesine karar verdi. Onay gelmesi durumunda iki dava birlikte görülecek. Kararda ayrıca, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesine ve eksik bilirkişi raporlarının tamamlanmasına hükmedilirken, duruşma 1 Nisan’a ertelendi. "GERÇEKLER ELBETTE Kİ AÇIĞA ÇIKACAKTIR" Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Lütfü Savaş'ın avukatı Onur Yusuf Üregen, "Evet, kamuoyunda butlan davası olarak da bilinen 40. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayının organize bir şekilde sakatlandığını defalarca dile getirmiştik. Gelinen bu noktada bu talebimiz Ankara Cumhuriyet Savcılığı 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin savcısı ve mahkemesi tarafından da değerlendirerek dosyanın birleştirilmesi için İstanbul'a müzekkere yazılmasına karar verildi. Gerçekler elbette ki açığa çıkacaktır. Kamuoyuna saygıyla sunulur. Teşekkürler, sağ olun" ifadelerini kullandı.

CHP, 9. Yargı Paketi’ni AYM’ye taşıdı: 11 madde için iptal istemi Haber

CHP, 9. Yargı Paketi’ni AYM’ye taşıdı: 11 madde için iptal istemi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yasalaşarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda tartışmalara neden olan 7531 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” için yargı sürecini başlattı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, beraberindeki hukukçu milletvekilleriyle birlikte Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) giderek, düzenlemenin 11 maddesinin yürürlüğünün durdurulmasını ve iptal edilmesini talep etti. Başvurunun ardından yüksek mahkeme önünde açıklamalarda bulunan Günaydın, yasama sürecindeki eksikliklere dikkat çekerek, "TBMM’de Cumhur İttifakı çoğunluğu Anayasa’ya aykırı kanunlar çıkartmaya devam etti; biz de anayasal düzeni korumak amacıyla Anayasa Mahkemesi’ne konuyu taşımaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. MUHALEFETİN ETKİSİYLE KAPSAM DIŞI BIRAKILAN DÜZENLEMELER Günaydın, 9. Yargı Paketi’nin komisyon ve Genel Kurul aşamalarında sergilenen direnç sayesinde bazı tartışmalı maddelerin yasadan ayıklandığını hatırlattı. Kadınların soyadı kullanımına ilişkin düzenleme, TMSF’nin şirketlere kayyum atama yetkisi ve kamulaştırmalardaki düşük bedel ödemeleri gibi başlıkların etkili muhalefetle engellendiğini belirtti. Ancak tüm itirazlara rağmen Cumhur İttifakı oylarıyla kabul edilen diğer maddelerin hukuk güvenliğini tehdit ettiğini vurgulayan Günaydın, "Toplumun ve kamu yararının ilkesinin korunması bizim için asıl önceliklidir. CHP, anayasal düzeni korumaya, hukuku savunmaya devam edecektir" dedi. İPTALİ İSTENEN 11 KRİTİK MADDE VE GEREKÇELERİ CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede, mülkiyet hakkından özel hayatın gizliliğine kadar pek çok alanda hak ihlali yaratacağı savunulan şu düzenlemelerin iptali istendi: - Elektronik ihalelerde mülkiyet hakkını ilgilendiren sürelerin kanun yerine Adalet Bakanlığı’nca belirlenmesi. - Adli yardım ödeneklerinde, iki numaralı barolara üye sayılarına oranla adaletsiz pay ayrılması. - Hukuk mesleğine giriş sınavlarının kapsamının yönetmelikle düzenlenmeye çalışılması. - Adalet müfettişlerine, hakim ve savcıların özel hayatlarını denetleme yetkisinin ucu açık şekilde verilmesi. - Hakaret suçlarında ikili bir yapı oluşturularak kamu görevlilerine yönelik suçların uzlaştırma kapsamına alınması. - Orman arazilerindeki adli tesis ve cezaevlerine verilen ön izinlerin, anayasal koruma yükümlülüğüne aykırı olarak kesin izne dönüştürülmesi. - Vakıf kültür varlıklarının onarım karşılığı kiralanması işlemlerinin Devlet İhale Kanunu kapsamından çıkarılması. ANAYASAL DÜZENİ KORUMA VURGUSU Başvuru heyetinde Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Muğla milletvekilleri Gizem Özcan ve Cumhur Uzun, Antalya Milletvekili Aliye Coşar ile Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu yer aldı. Günaydın, partinin hukuki mücadelesinin süreceğini belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi anayasal düzeni korumaya devam edecek" mesajını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.