#Cumhuriyet Halk Partisi

İLKHABER-Gazetesi - Cumhuriyet Halk Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Tarımda dışa bağımlılık artıyor Haber

Gürer: Tarımda dışa bağımlılık artıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Kayseri’de CHP Kayseri İl Başkanı Ozan Ufuk Gözbaşı ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ile birlikte Kayseri Toptancı Hali esnafını ziyaret etti. CHP Genel Merkezi’nin görevlendirmesi kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde esnaf, birlik ve oda temsilcileri ile vatandaşlar yaşadıkları sorunları dile getirdi. Artan üretim ve nakliye maliyetleri ile düşen alım gücünün öne çıktığı görüşmelerde esnaf, “Milletin alım gücü yok”, “Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyet katlanıyor” ifadeleriyle sıkıntılarını aktardı. “ÇİFTÇİ BULAMAYACAĞIMIZ GÜNLER GELEBİLİR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda sorunların yapısal olduğu kadar yönetimsel olduğunu belirterek, “Çiftçiyi arayacağız ama o dönem çiftçi, üretici bulamayacağız. Tarım, hepimizi giydiren doyuran bir sektördür. Eğer gıdamız olmazsa yaşam olmaz. Bizim derdimiz de budur. Onun için el birliğiyle bu sorunları anlatmamız lazım. Yalnızca bizim değil, herkesin bu işi görmesi gerekiyor. Sümerlerin güzel bir sözü var. ‘Altını ve gümüşü olan, buğdayı, koyunu olanın kapısını bekler’ diyor. İşin özü budur. Ama gıda yoksa bağımsızlık da olmaz. Çünkü bağımsızlık gıdaya bağlıdır. Mercimeğin tohumunu Kanada’ya biz verdik. 2025 yılında mercimek üretimimiz 230 bin tona düştü. Oysa 2002 yılında 500 bin ton mercimek üreten bir ülkeydik. Şimdi mercimek ithal ediyoruz. Şu anda zaten bağcıyı dövüyorlar, üzüm yemek istemiyorlar” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİYİ ARAYACAĞIZ AMA BULAMAYACAĞIZ” Artan maliyetlerin üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İki sene önceki mazot fiyatıyla bugünkü mazot fiyatı arasında büyük fark var. Şu anda en büyük sorun üretimin olmaması. Üretim olmayınca dışa bağımlılık ortaya çıkıyor. Dışa bağımlılık bizi bitiriyor. Yarın öyle bir gün gelecek ki parası olan bile parasıyla ürün alamayacak. Çünkü ortada ürün olmayacak. Çiftçiyi arayacağız, elini öpelim diyeceğiz ama çiftçi bulamayacağız” ifadelerini kullandı. “MAYDANOZ TARLADAN SOFRAYA GELENE KADAR MALİYET KATLANIYOR” Hal esnafı Nuh Ağızballıer, “Devlet de üzerine düşeni yapacak. Otoyollarda sebze-meyve taşıyan araçlardan alınan ücretleri düşürecek. Nakliye maliyetlerini azaltacak. Tonaj uygulamalarında üreticiyi rahatlatacak. Çünkü 10 ton taşıyan araçla 20 ton taşıyan aracın maliyeti farklı oluyor. Mazota indirim yapmıyorsun. Lastiği, ekipmanı ithal ediyorsun. Bunlardan da vergi alıyorsun. Devlet olarak hiçbir şey yapmazsan vatandaş ne yapacak? Millet diyor ki ‘Maydanoz nasıl 10 lira oldu?’ Çünkü işçilik arttı, lastik arttı, navlun arttı, masraflar katlandı. Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyeti katlanıyor. Sonuçta o masrafı vatandaş ödüyor. Şimdi insanlar sadece satabildiği kadar ürün getiriyor. Ortada ürün tedarik sorunu yok; alım gücü sorunu var. Milletin alım gücü yok. Bizim halde muhatap olduğumuz kişiler dar gelirli insanlar. Asgari ücretle çalışan vatandaşlar. Kalabalık aileler. İnanın insanların gözü meyvede kalıyor” dedi. “ÜRETİCİ ÇARESİZ, VATANDAŞ ALIM GÜCÜNDE ZORLANIYOR” Erik ve çilek gibi ürünlerin artık birçok vatandaş için lüks hale geldiğini belirten Ağızballıer, “Halde dolaşın, bakın kaç dükkânda erik var, kaç dükkânda çilek var. 118 dükkânın belki 8’inde vardır, belki yoktur. Çünkü ürün geldiğinde satılamıyor. Sebep yine alım gücü” diye konuştu. Nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen Ağızballıer, “Eskiden tırcılar, kamyoncular büyük araçlarla iş yapardı. Sonra küçük araçlar da aynı işi yapmaya başladı. ‘Sorunu çözeceğiz’ diye K belgesi çıkardılar. Çözüm oldu mu? Hayır. Ardından kantar uygulamaları geldi. Peki düzeldi mi? Hayır. Çimento çekene, taş çekene bir şey demem. Ama sebze-meyve taşıyanın ne günahı var? Domates taşıyan aracın maliyetini artırırsanız fiyat nasıl düşecek. Bizim vatandaşta pahalı olan kaliteli olur diye yanlış bir anlayış var. Pazarda insanlar patatesi 10 liraya satmaya çalışıyor. Çünkü ürün artık hayvan yemine dönmüş durumda. Üretici çaresiz” dedi. “ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEK VERİLMİYOR” Çiftçiye verilmesi gereken desteklerin yetersiz kaldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, 2006 yılında çıkarılan tarım kanunu hatırlattı. Gürer, “Gübre sübvanse edilmeli. Mazottan KDV ve ÖTV kaldırılmalı. 2006 yılında çıkarılan kanunda milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye destek olarak verilmesi yazıyor. Bu yıl bu rakam yaklaşık 722 milyar lira olması gerekirken verilen destek 168 milyar lirada kalıyor. Sorun burada zaten. Çiftçiye verilmesi gereken destek verilmiyor” dedi.

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada Haber

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Anneler Günü dolayısıyla süs bitkisi sektöründeki hareketliliği yerinde inceledi. Sarıyer bölgesinde dokuz yıldır çiçek üretimi gerçekleştiren kadın girişimci Şevval Kaptan’ın işletmesini ziyaret eden Gürer, seralardaki üretim süreçleri ve sektörün karşılaştığı yapısal engeller hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında yaklaşık 20 dönümlük bir arazide 30 farklı türde süs bitkisi yetiştirdiklerini belirten işletme sahibi Şevval Kaptan, yılın her döneminde farklı bir hazırlık süreci içinde olduklarını ifade etti. İlk altı aylık periyotta bahar ürünlerine odaklandıklarını, sonrasında ise sonbahar hazırlıklarının başladığını söyleyen Kaptan, çiçek yetiştiriciliğinin dışarıdan görünen estetiğinin aksine oldukça zorlu bir emek süreci gerektirdiğini dile getirdi. İTHAL GİRDİLER VE DÖVİZ KURU BASKISI Sektörün en büyük problemlerinden biri olan maliyet artışlarına değinen kadın girişimci, üretimin temel taşı olan toprağın dahi yurt dışından getirildiğini açıkladı. Yıllardır ithal toprak kullandıklarını belirten Kaptan, Euro kurundaki her yükselişin doğrudan üretim giderlerine yansıdığını ve bu durumun planlama yapmayı güçleştirdiğini vurguladı. Süs bitkisi üretiminin ciddi bir sermaye ve titiz bir organizasyon istediğini belirten üretici, müşteri taleplerine yetişebilmek için sürekli yeni yatırımlar yapılması gerektiğini ekledi. HAZİNE ARAZİLERİNDE ÇKS KAYIT ÇIKMAZI Üreticilerin karşılaştığı bir diğer önemli sorun ise Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerindeki bürokratik engeller oldu. Toplam 20 dönümlük üretim alanının sadece tapulu kısmının ÇKS'ye dahil edilebildiğini belirten Kaptan, hazine arazileri üzerinde yapılan üretimin sistemde görünmemesinin finansal desteklere erişimi kısıtladığını söyledi. Gerçek üretim alanı üzerinden destek alabilmek için yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden girişimci, bu durumun Ziraat Bankası nezdindeki işlemlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İŞGÜCÜ SORUNU Değişen iklim koşullarının bitki sağlığı üzerindeki etkilerine karşı yoğun bir önlem trafiği yürüttüklerini anlatan üretici, don riskine karşı teyakkuzda olduklarını ve güneşin yakıcı etkisinden korunmak için sera camlarına kireç uygulaması yaptıklarını söyledi. İşletmedeki sürekli çalışanların yanı sıra dönemsel işçi bulma konusunda da zaman zaman zorlandıklarını kaydeden Kaptan, yerel işgücü ile süreci yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. GÜRER: "ÜRETİCİNİN DESTEKLENMESİ STRATEJİK ÖNEMDE" Seraları inceleyerek üreticinin taleplerini dinleyen CHP'li Ömer Fethi Gürer, kadın girişimcilerin tarımsal üretimdeki rolünün kritik olduğunu belirtti. Girdi maliyetlerindeki fahiş artışların nihai tüketiciye de olumsuz yansıdığını ifade eden Gürer, üreticinin üzerindeki yükün hafifletilmesi için acil çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Üreticilerin sesini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşımaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Gürer, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği için devlet desteğinin şart olduğunu hatırlattı. Özel günlerin yarattığı hareketliliğin üretici için can suyu olduğunu belirten milletvekili, yerli üretimin korunmasının ekonomik dengeler açısından hayati olduğunu savundu.

CHP'nin 38. Olağan Kurultay davası ertelendi Haber

CHP'nin 38. Olağan Kurultay davası ertelendi

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirdiği ve Özgür Özel'in genel başkanlık koltuğuna oturduğu 38. Olağan Kurultayı'na yönelik usulsüzlük iddiaları yargı gündemindeki yerini koruyor. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın beşinci duruşmasında, sürecin seyrini etkileyebilecek kritik talepler gündeme geldi. SAVCILIK MAKAMI ADEM SOYTEKİN'İN DİNLENMESİNİ İSTEDİ Duruşma esnasında görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı, davanın gidişatı açısından önemli bir talepte bulundu. Savcılık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk davası kapsamında bir süredir tutuklu bulunan ve geçtiğimiz hafta savunmasını yaptıktan sonra tahliye edilen Adem Soytekin'in ifadesine başvurulmasını talep etti. Soytekin, daha önce dahil olduğu İBB davasında "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanma talebinde bulunmuştu. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve yeni taleplerin değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı 1 Temmuz tarihine erteledi. ARALARINDA EKREM İMAMOĞLU'NUN DA OLDUĞU 12 İSME HAPİS İSTEMİ Hazırlanan iddianamede, partinin üst düzey isimleri ve belediye başkanları şüpheli sıfatıyla yer alıyor. İddianamede; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın gibi isimlerin yanı sıra Özgür Çelik, Nihat Yeşiltaş, Özgen Nama, Metin Güzelkaya, Baki Aydöner, Serhat Can Eş, Mehmet Kılınçaslan ve Hüseyin Yaşar hakkında suçlamalar bulunuyor. Söz konusu 12 kişi için "oylamaya hile karıştırma" iddiasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. KURULTAYIN İPTALİ VE "MUTLAK BUTLAN" TARTIŞMALARI Dava sürecinin bir diğer ayağını ise kurultayın hukuki geçerliliği oluşturuyor. Davacı taraf, seçim sürecinde delege iradesinin sakatlandığını, rüşvet ve hile iddialarının sürece gölge düşürdüğünü savunarak kurultayın hukuk dilinde "mutlak butlan" olarak ifade edilen "yok hükmünde" sayılmasını istiyor. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun görevine iadesini hedefleyen bu talepler, 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirilirken, dosyaya ilişkin İstinaf süreci de ayrıca devam ediyor.

Gürer: Tapu sorunları ve GES uygulamaları çiftçiyi mağdur ediyor Haber

Gürer: Tapu sorunları ve GES uygulamaları çiftçiyi mağdur ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de yaptığı konuşmada tapu kanununda yapılması planlanan değişiklikler ve sahada yaşanan uygulama sorunlarına dikkat çekerek vatandaşların karşılaştığı mağduriyetleri Meclis gündemine taşıdı. Gürer, “Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli” dedi. “TARIM ARAZİLERİNDE MÜLK SAHİPLERİ BİLGİLENDİRİLMİYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer vatandaşların bilgilendirilmeden işlemlerin yürütüldüğünü iddia ederek, “Vatandaşlar diyorlar ki: Bizim tarım arazilerinde bize danışılmıyor, mülk sahibine danışılmadığı, gelişigüzel planlanan uygulama sürdürülüyor. Şu anda elektrik hattı direk kazı çalışmaları yapılıyor ama bununla ilgili kadastro çalışması yapılmadan bedel tespiti ve işgal edilen araziyle ilgili kurum ve komisyonlarca kıymetlendirilip yer işgal ücreti ya da kamulaştırma bedeli dahi belirlenmeye gerek duyulmadan işlemler yapılıyor. Bu da doğal olarak bölgedeki yurttaşların tepkisini çekiyor. 200-250 metre mesafede, dikilen her noktada fiziksel olarak işgal söz konusu, zarar gören mahsullerle ilgili bedel ödeneceği belirtiliyor ama bu tarım arazilerinin işgal sonrası o bölgedeki ortaya çıkan durumunun da bir bedeli olmalı. Bu bedelle ilgili şu ana kadar yurttaşlara bir açıklama yapılmamış. Vatandaşın malını işgal etmek bir hukuksuzluk, bu bağlamda düzenlemeye ihtiyaç var. Onun için de buradan yetkilileri uyarıyorum: Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli” ifadelerini kullandı. “TAPU SORUNLARI YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer bazı köylerde kadastral sorunlar yaşandığına dikkat çekerek, “Niğde ilinde bazı köylerimizde kadastral sorunlar var. Bununla ilgili Çevre Bakanlığına verdiğim soru önergelerine yanıtlarda deniyor ki: "On yıla yakın süre geçti, öyle olunca bunlar kesinleşti." Ama o dönemlerde itiraz etmeyen vatandaşların bölge arazilerinin çok verimli olmamasının da etkisiyle kimin kimin arazisini ektiğine çok bakmamışlar. Bugün arazi değerlenince doğal olarak kendi arazisi sandığı yere gelip bakıyor ki başkasının üzerine tapu kadastro yazılmış, itiraz ediyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması lazım. Keçikalesi, Karakapı gibi kasabaların yanında Beyazkışlakçı köyümüz gibi bu konuda çok şikâyet aldığımız yer var, bir yerde vatandaş geriliyor. Eğer yasal anlamda geçmişte yapılmış hatalar varsa bunların telafi edilmesi doğru olan. O anlamda yapılması gereken de hukuki sebeplere dayalı itirazlar varsa yeniden değerlendirme yapmak. "Ya, bu oldubitti." demek oradaki sorunların daha da derinleşmesine yol açar. Eğer bir yerde tapuyla ilgili bir itiraz varsa buna bakılmalı. Tapu Kanunu geliyor, burada değerlendiriliyor ama vatandaşın taleplerini içeren, o anlamda da çözüm getirecek düzenlemeleri pek göremiyoruz. Aslında bazıları da kararnameyle bile hallolacak konuları içeriyor” ifadelerini kullandı. MECLİS HALKIN SORUNLARINA EĞİLMELİ Gürer, açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunarak, tarım arazilerindeki tahribat ve tapu sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “Bu süreçler doğru yönetilmeli, vatandaşların birbirine karşı gerilmesine yol açacak uygulamalardan kaçınılmalıdır” diye konuştu.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'den tarım arazilerinde GES ve tapu uyarısı Haber

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'den tarım arazilerinde GES ve tapu uyarısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği konuşmada, Tapu Kanunu'nda yapılması planlanan değişiklikler üzerinden tarım sektörünün ve mülk sahiplerinin karşılaştığı kronikleşmiş sorunları gündeme taşıdı. Gürer, özellikle Niğde bölgesinde verimli arazilerin Güneş Enerjisi Santralleri (GES) nedeniyle üretim dışı kalmasına ve mülkiyet haklarının ihlal edilmesine sert tepki gösterdi. TARIM ARAZİLERİNDE GES YATIRIMLARI ÜRETİMİ TEHDİT EDİYOR Enerji yatırımlarının planlama aşamasındaki hatalara dikkat çeken Gürer, güneş enerjisine karşı olmadıklarını ancak yer seçiminin tarımsal geleceği tehlikeye attığını vurguladı. Gürer, "GES'e karşı değiliz ama kalkıp da meralara, tarım arazilerine GES yapılıyor, verimsiz, işe yaramayacak yerlere değil en güzel alanlar neredeyse gidip oraya GES yapılır oldu, GES yapılan yerde de tarım bitiyor. Niğde ili Bor ilçesinde Badak'a, Seslikaya'ya gittiğiniz zaman arazi görülmüyor, GES'le ilgili yapılan yatırımlardan dolayı bölge farklılaşmış. Bunun yanında, Edikli, Orhanlı, Konaklı, Ovacık, Aktaş arazilerimizde de GES'e yönelik direk dikim işleri başlayınca tarım alanları delik deşik oldu." ifadelerini kullanarak bölgedeki değişimi gözler önüne serdi. "MÜLK SAHİBİNE DANIŞILMADAN GİRİŞİLEN UYGULAMALAR HUKUKSUZDUR" Projelerin uygulama aşamasında mülk sahiplerinin görüşlerinin alınmadığını ve kamulaştırma süreçlerinin şeffaf yürütülmediğini savunan CHP'li vekil, saha çalışmalarında hukuki boşluklar olduğunu dile getirdi. Bölge halkının yaşadığı mağduriyeti anlatan Gürer, "Vatandaşlar diyorlar ki: Bizim tarım arazilerinde bize danışılmıyor, mülk sahibine danışılmadığı, gelişigüzel planlanan uygulama sürdürülüyor. Şu anda elektrik hattı direk kazı çalışmaları yapılıyor ama bununla ilgili kadastro çalışması yapılmadan bedel tespiti ve işgal edilen araziyle ilgili kurum ve komisyonlarca kıymetlendirilip yer işgal ücreti ya da kamulaştırma bedeli dahi belirlenmeye gerek duyulmadan işlemler yapılıyor. Bu da doğal olarak bölgedeki yurttaşların tepkisini çekiyor. 200-250 metre mesafede, dikilen her noktada fiziksel olarak işgal söz konusu, zarar gören mahsullerle ilgili bedel ödeneceği belirtiliyor ama bu tarım arazilerinin işgal sonrası o bölgedeki ortaya çıkan durumunun da bir bedeli olmalı. Bu bedelle ilgili şu ana kadar yurttaşlara bir açıklama yapılmamış. Vatandaşın malını işgal etmek bir hukuksuzluk, bu bağlamda düzenlemeye ihtiyaç var. Onun için de buradan yetkilileri uyarıyorum: Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli." dedi. NİĞDE'DE KADASTRO HATALARI SOSYAL GERİLİME YOL AÇIYOR Niğde genelindeki köylerde geçmişte yapılan kadastro çalışmalarındaki hataların bugün ciddi mülkiyet tartışmalarına neden olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, süre aşımı gerekçesiyle taleplerin geri çevrilmesinin adaletsizlik yarattığını söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yaklaşımlarını eleştiren Gürer, "Niğde ilinde bazı köylerimizde kadastral sorunlar var. Bununla ilgili Çevre Bakanlığına verdiğim soru önergelerine yanıtlarda deniyor ki: 'On yıla yakın süre geçti, öyle olunca bunlar kesinleşti.' Ama o dönemlerde itiraz etmeyen vatandaşların bölge arazilerinin çok verimli olmamasının da etkisiyle kimin kimin arazisini ektiğine çok bakmamışlar. Bugün arazi değerlenince doğal olarak kendi arazisi sandığı yere gelip bakıyor ki başkasının üzerine tapu kadastro yazılmış, itiraz ediyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması lazım. Keçikalesi, Karakapı gibi kasabaların yanında Beyazkışlakçı köyümüz gibi bu konuda çok şikâyet aldığımız yer var, bir yerde vatandaş geriliyor. Eğer yasal anlamda geçmişte yapılmış hatalar varsa bunların telafi edilmesi doğru olan. O anlamda yapılması gereken de hukuki sebeplere dayalı itirazlar varsa yeniden değerlendirme yapmak. 'Ya, bu oldubitti.' demek oradaki sorunların daha da derinleşmesine yol açar. Eğer bir yerde tapuyla ilgili bir itiraz varsa buna bakılmalı. Tapu Kanunu geliyor, burada değerlendiriliyor ama vatandaşın taleplerini içeren, o anlamda da çözüm getirecek düzenlemeleri pek göremiyoruz. Aslında bazıları da kararnameyle bile hallolacak konuları içeriyor." şeklinde konuştu. MECLİSİN GÖREVİ HALKIN MÜLKİYET SORUNLARINI ÇÖZMEKTİR Konuşmasının sonunda yetkililere çözüm çağrısını yineleyen Gürer, enerji projeleri ve kadastro uygulamalarının halkı karşı karşıya getirdiğini ifade etti. Sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini vurgulayan milletvekili, "Bölgemde tapu kadastroyla ilgili yaşanan sorunlara çözüm bulunması, tapulu olan arazilere uygulamayla enerjiye yönelik yapılan bu direkt ve benzeri tahribatlarda ortaya çıkan sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda yetkilileri uyarma görevi olduğu için de uyarıyorum. Bu soruna Niğde bölgesinden bakın, insanların gerilmesi hatta birbirini olumsuz biçimde eleştirmesine yol açacak süreci doğru yönetin diyorum." diyerek sözlerini noktaladı.

CHP Arif Kocabıyık'ın üyelik sürecini durdurdu: Özgür Özel'in taktığı rozet iptal edildi Haber

CHP Arif Kocabıyık'ın üyelik sürecini durdurdu: Özgür Özel'in taktığı rozet iptal edildi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi, kamuoyunda tartışmalara neden olan bir üyelik süreci hakkında yazılı açıklama yayımladı. Antalya'dan gelerek partiye katılım talebinde bulunan Arif Kocabıyık'a bizzat Genel Başkan Özgür Özel tarafından takılan rozetin ardından, üyelik işlemlerinin resmiyete dökülmeden iptal edildiği belirtildi. MECLİS'TEKİ YOĞUN GÖRÜŞME TRAFİĞİNDE ROZET TAKILDI Parti genel merkezinden yapılan bilgilendirmede, sürecin işleyişine dair detaylar paylaşıldı. Salı günü gerçekleştirilen grup toplantısının ardından Meclis'te çok sayıda ziyaretçinin kabul edildiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, salı günü grup toplantısının ardından, her hafta olduğu gibi makamında, Meclis’e gelen konuklarını kabul etmiştir. Akşam saatlerine kadar süren yoğun kabul programı sırasında, pek çok vatandaşa olduğu gibi, Antalya’dan gelen partiye katılmak istediği iletilen Arif Kocabıyık’a da rozet takılması rica edilmiştir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, kalabalık ve yoğun görüşme trafiği içinde, üyelik talebinde bulunan çok sayıda yurttaşımıza olduğu gibi Arif Kocabıyık’a da rozet takmıştır." GEÇMİŞ PAYLAŞIMLAR VE PARTİ İLKELERİ KRİZİ Rozet takma işleminin ardından yapılan güvenlik ve arşiv taramaları, üyelik sürecinin seyrini değiştirdi. Kocabıyık'ın geçmiş dönemdeki sosyal medya aktiviteleri ve siyasi tutumlarının parti kriterleriyle örtüşmediği tespit edildi. CHP yönetimi, bu veriler ışığında hızlı bir değerlendirme yaparak katılım sürecini sonlandırma kararı aldı. ÜYELİK KAYDI RESMİYETE DÖKÜLMEDEN İPTAL EDİLDİ Parti ilkelerine vurgu yapılan açıklamada, etik değerlerin her türlü katılım talebinin önünde olduğu hatırlatıldı. Açıklamanın sonuç bölümünde, "Ancak daha sonra, söz konusu kişinin geçmiş dönemdeki tutumları ve sosyal medya paylaşımları hakkında bilgi edinilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri ve değerleriyle bağdaşmayan davranışlar kabul edilemez. Bu nedenle gerekli değerlendirme derhal yapılmış; henüz resmi kayıt işlemi yapılmayan Arif Kocabıyık’ın parti üyelik işlemleri durdurulmuştur" denildi.

Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin yeni yol haritası şekillendi Haber

Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin yeni yol haritası şekillendi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), belediyelere yönelik gerçekleştirilen hukuki süreçlerin ardından siyasi hamlelerini netleştirmek amacıyla başlattığı toplantı serisini Parti Meclisi (PM) oturumuyla sürdürdü. Genel Başkan Özgür Özel idaresinde toplanan kurul, yerel yönetim temsilcileriyle yapılan istişarelerin ardından genel merkezde bir araya gelerek yedi saat boyunca gelecek projeksiyonunu ele aldı. Toplantıda idari düzenlemelerin yanı sıra partinin toplumsal temas noktalarını güçlendirecek stratejik kararlar imza altına alındı. TÜZÜK DÜZENLEMELERİ VE AF TALEPLERİ ONAYLANDI Parti Meclisi gündeminin ilk maddelerini idari ve hukuki güncellemeler oluşturdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iletilen bildirimler doğrultusunda parti tüzüğündeki beş maddede değişikliğe gidilirken, dört yönetmelik maddesi de kurul onayından geçti. Toplantının dikkat çeken bir diğer başlığı ise disiplin süreçlerine yönelik af talepleri oldu. Farklı seçim bölgelerinden iletilen 33 bağışlanma isteğini oylayan PM üyeleri, bu taleplerin 32'sini kabul ederek ilgili isimlerin partiye dönüş yolunu açtı. DÖRT TEMEL SÜTUN ÜZERİNE KURULU SAHA STRATEJİSİ İktidarın partiyi belirli gündemlere hapsetme stratejisine karşı kapsamlı bir karşı hamle hazırlayan CHP kurmayları, Mayıs ayı itibarıyla 81 ilde eş zamanlı faaliyet yürütecek. Yeni çalışma modeli; 'Güvenlik, Ekonomi, Sosyal Devlet ile Adalet ve Demokrasi' olarak belirlenen dört ana eksen üzerinde yükselecek. MYK üyeleri, milletvekilleri ve uzman politika kurullarının eşgüdümlü çalışacağı bu süreç, yerel odaklı çalışmalardan ziyade parti programının bir hükümet programı disipliniyle seçmene anlatılmasını hedefleyen bir seçim hazırlığı niteliği taşıyor. ARA SEÇİM SENARYOLARI VE HUKUKİ SAVUNMA HATTI Toplantıda, partiye yönelik artan baskılara karşı hukuk ekibinin tahkim edilmesi konusunda mutabakata varıldı. Kurmaylar, özellikle meclisteki boş sandalyeler üzerinden şekillenen ara seçim tartışmalarının gündemde tutulmaya devam edeceğini vurguladı. Mevcut sekiz boş koltuk için zorunlu olan seçim sürecinin, stratejik istifalar yoluyla 55 sandalyelik geniş bir coğrafyaya yayılabileceği seçeneği de masadaki yerini koruyor. Öte yandan 'mutlak butlan' tartışmalarına noktayı koyan Genel Başkan Özgür Özel, partinin suni gündemlerle vaktini harcamayacağını ve süreç odaklı bu tür tartışmaların ajandalarında yer almadığını ifade etti. TBMM GRUP TOPLANTISINDA EMEKÇİ BULUŞMASI CHP'nin yarınki haftalık grup toplantısı, hak arayışındaki işçi gruplarının katılımıyla farklı bir boyuta taşınacak. Madencilikten eğitime, liman hizmetlerinden imalat sektörüne kadar farklı alanlarda grevde olan veya hak mücadelesi veren beş ayrı işçi grubu, meclis çatısı altında taleplerini dile getirecek. Doruk ve Çiftay maden işçileri ile Mersin liman çalışanlarının da aralarında bulunduğu temsilciler, partinin yeni dönemdeki emek odaklı siyasetinin bir parçası olarak kürsüde yer alacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.