#Cumhuriyet Halk Partisi

İLKHABER-Gazetesi - Cumhuriyet Halk Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Emeklilere barınma ve yakacak desteği sağlanmalı Haber

Gürer: Emeklilere barınma ve yakacak desteği sağlanmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin yaşadığı yoksulluğa dikkat çekerek, emeklilere yönelik destekleri içeren kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu. Gürer, TBMM’ye sunduğu teklif ile emeklilerin kış aylarında karşılaştığı ısınma ve barınma sorunlarına kalıcı çözümler getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Emeklilere her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında aylık 5 bin lira yakacak yardımı yapılması ve bu tutar her yıl yeniden değerleme oranından az olmamak üzere artırılması şart,” dedi. “EMEKLİLER TEMEL İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMAZ HALE GELDİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kanun teklifinde, yanlış ekonomi politikaları sonucu yaşanan yüksek enflasyon ve Türk Lirası’ndaki değer kaybının emekli maaşlarını açlık sınırının dahi altına düşürdüğünü ifade etti. Bugün en düşük emekli aylığının asgari ücretin çok altında kaldığına dikkat çekilerek, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği belirtti. Ömer Fethi Gürer, yıllarca çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sunan emeklilerin bugün ısınmak için battaniyeye sarılmak zorunda kaldığını, temel gıdaya ve barınmaya erişimde ciddi sorunlar yaşadığını vurguladı. Kira ödeyemeyen, ısınma giderlerini karşılayamayan emeklilerin içine itildiği yoksulluk sarmalının artık sürdürülemez boyuta ulaştığı ifade edildi. “YAKACAK VE KİRA DESTEĞİYLE EMEKLİLERE NEFES ALDIRILACAK” Ömer Fethi Gürer, teklif kapsamında yakacak yardımıyla kış aylarında yaşanan ısınma sorununun hafifletilmesi, kira desteğiyle barınma kaygısının giderilmesi ve emeklinin eline geçen net gelirin korunmasının hedeflendiğini belirtti. Gürer, bu düzenlemelerin iktidarın yanlış politikalarıyla oluşan ekonomik yıkımın altında kalan emeklilere nefes aldırmak için zorunlu olduğunu vurgulayarak, Meclis’i emeklilerin sesine kulak vermeye çağırdı. “EMEKLİLERE SEYYANEN ZAM VE KAPSAMLI DESTEK ŞART” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Emeklilerin tümüne seyyanen zam yapılması, intibak düzenlemesi yapılması, en düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmesi, bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması ,ilaç katkı payının kaldırılması ve emekli evi yoksa kira yardımı ile yakacak yardımı yapılması emeklinin sağlıklı bir yaşama ermesi için ihtiyaç olduğunu söyledi ve emeklilerin yaşamı iyileşinceye kadar onlar için mücadeleyi sürdüreceğiz. Emekli olmakta, emekli yaşamakta zorlaştı. EYT sonrası kademe sorunu çözülmedi.1 gün ile 17 yıl kaybedenler var. Emeklilik içinde mutlaka kademe düzenlemesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Tanburoğlu: Sel felaketini fırsat bilerek belediyemizi hedef alıyorlar Haber

Tanburoğlu: Sel felaketini fırsat bilerek belediyemizi hedef alıyorlar

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, kentte yaşanan sel felaketinin ardından AK Parti ve MHP Adana il başkanlarının Adana Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Tanburoğlu, afet günlerinde dayanışmanın konuşulması gerektiğini belirterek, yapılan paylaşımları eleştirdi. Tanburoğlu açıklamasında, “AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ve MHP Adana İl Başkanı Yusuf Kanlı’nın, sel felaketini fırsat bilerek belediyemizi hedef alan açıklamalarını hayretle takip ediyoruz. Mağduriyetin konuşulması gereken bir günde siyasi rant devşirme telaşı üzüntü vericidir” dedi. Sel felaketinin yalnızca yerel yönetimlerle ilişkilendirilemeyeceğini vurgulayan Tanburoğlu, yıllardır ihmal edilen altyapı yatırımları ve plansız kentleşmenin de bu tablonun başlıca sebepleri olduğunu dile getirdi. “Adana’da birkaç haftada yağacak yağmurun birkaç saatte yağması sonucu yaşanan bu afet, merkezi idarenin sorumluluktan kaçan anlayışının da bir sonucudur” iddiasında bulunan Tanburoğlu, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ilk andan itibaren sahada olduğunu söyledi. “BELEDİYEMİZ TÜM İMKÂNLARIYLA SAHADAYDI” Tanburoğlu, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ekipleriyle vatandaşların yanında yer aldığını belirterek, kriz anında görevini yapan bir belediyeyi hedef göstermenin sorumsuzluk olduğunu kaydetti. Açıklamasında Başkan Zeydan Karalar döneminde yapılan çalışmalara da değinen Tanburoğlu, “Bu altyapı yatırımları olmasaydı yaşanan olumsuzluklar iki katına çıkacaktı. Afetler üzerinden siyaset yapmak değil, dayanışmayı büyütmek sorumluluktur. CHP olarak her koşulda Adana halkının yanında olacağız. Sel felaketinden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”

Özgür Özel’den Erdoğan’a “6 Şubat’ta Hatay’a birlikte gidelim” çağrısı Haber

Özgür Özel’den Erdoğan’a “6 Şubat’ta Hatay’a birlikte gidelim” çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki grup toplantısında gündemdeki sıcak başlıkları değerlendirirken hedefinde iktidar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vardı. 6 Şubat depremlerinin yaklaşan yıl dönümü öncesi "Deprem Bölgesi" mesaisini artıracaklarını duyuran Özel, kürsüden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne açık bir meydan okumada bulundu. "SAHTEKARLIK YAPAMAZSIN KARDEŞİM" Hafta sonunu Hatay'da geçirdiğini ve 6-7 Şubat tarihlerinde tüm parti kurmaylarıyla yine bölgede olacaklarını belirten Özel, Erdoğan'ın deprem bölgesine dair çizdiği tablonun gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. İktidarın "Her şey çözüldü, kimsenin derdi kalmadı" algısı yaratmaya çalıştığını savunan CHP lideri, şu ifadelerle rest çekti: "Sayın Erdoğan, eğer yüreği yetiyorsa, istiyorsa 6 Şubat günü Hatay'ı birlikte dolaşalım. İttifak ortağınla Osmaniye'deki töreni yap, ardından gel. Hatay'ın sokaklarını gezelim. Ben sana Hatay'a ne yaptığımızı ya da diğer 10 ile ne yaptığımızı anlatayım, sen de milletin gözünün içine bak, inkar et bakalım. Var mısın? Var mı cesaretin? İktidar olmakla sahtekar olmak başka şeylerdir. Muhalefete karşı sahtekarlık yapamazsın kardeşim. Depremin 33. gününde çadır sırası bekleyen var mıydı yok muydu sor bakalım." KARTALKAYA İÇİN "ONUR DAVASI" VURGUSU Özel'in gündemindeki en yakıcı başlıklardan biri de yarın 1. yılı dolacak olan Kartalkaya faciasıydı. 36'sı çocuk olmak üzere 78 kişinin feci şekilde yanarak can verdiği olayı "tatsız ve çok yakıcı" olarak nitelendiren Özel, sürecin peşini bırakmayacaklarını ilan etti. Olayın bir kaza değil, ihmal ve denetimsizlik sonucu olduğunu vurgulayan Özel, "Giden canların hesabının sorulması gerekiyor. Kartalkaya davası Cumhuriyet Halk Partisi’nin onur davasıdır. Sonuna kadar takipçisi olacağız" diye konuştu. FİRMAYA SERT UYARI: "KAFAMIZI BOZMA" Konuşmasında, "esnaf kurye" modeliyle çalıştırılan ve hak arayışında olan moto kuryelere de parantez açan Özel, işveren firmaya ültimatom verdi. Kuryelerin güvencesiz çalıştırıldığını, kaza yapmaları durumunda tüm mesuliyetin üzerlerine yıkıldığını belirten Özel, 3 gündür eylem yapan işçilerin 5 maddelik talebinin kabul edilmesini istedi. Özel, firmaya yönelik sert ifadeler kullanarak, "Bu talepleri yerine getirmezsen, senin en kuvvetli müşterin bizleriz. Kafamızı bozma, senin karşında moto kuryenin arkasında dururuz, boykotu başlatırız" tehdidinde bulundu. BAHÇELİ'YE "EMEKLİ" ÇAĞRISI: "BÜYÜKLÜK YAP, ÖNERGEYİ SEN VER" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin emekli maaşları için kullandığı "Sefalet ücretidir" çıkışını hatırlatan Özgür Özel, Bahçeli'ye işbirliği teklif etti. "Değerli büyüğümüz bir büyüklük yapsın" diyen Özel, şu çağrıyı yaptı: "Önergeyi sen ver Devlet Bey. Biz kayıtsız şartsız sizin verdiğiniz iyileştirmeye destek vereceğiz. Hem 'sefalet ücreti' deyip hem de bu düzenin sürmesine destek vermek olmaz. AK Parti'nin kara düzenine destek veren, onlarla birlikte tarihin kara deliğine gider. Gelin bu kara düzeni değiştirelim."

Özgür Özel’den Murat Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin kritik açıklama Haber

Özgür Özel’den Murat Çalık’ın sağlık durumuna ilişkin kritik açıklama

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) önemli bir konuğu ağırladı. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile parti genel merkezinde bir araya gelen Özel, yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti. İki lider dayanışma mesajları verirken gündemde cezaevindeki tutukluların sağlık durumları ve Gezi davası vardı. MURAT ÇALIK'TAN YENİ KİTLE ALINDI Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özgür Özel, görevden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'ın sağlık durumuna ilişkin endişe verici açıklamalarda bulundu. Çalık'ın cezaevi koşullarında hastalığının nüksetmesine dair ciddi emareler olduğunu belirten Özel, vücudunda yeni bir kitle oluştuğunu ve bu kitlenin cerrahi operasyonla alındığını söyledi. CHP lideri yürekleri ağızda bir şekilde laboratuvardan gelecek patoloji sonucunu beklediklerini ifade etti. Özel ayrıca Murat Çalık için düzenlenen ilk raporun tahliye için yeterli olduğunu ancak Adli Tıp Kurumu sürecinde yaşananlar ve hastane üzerindeki baskılar nedeniyle ikinci raporun olması gerektiği gibi düzenlenmediğini savundu. Hem Çalık hem de Şehir Plancısı Tayfun Kahraman için doktorların özel diyet ve stresten uzak bir yaşam önerdiğini hatırlatan Özel, mevcut şartların bu hastalıklar için uygun olmadığını dile getirdi. "GEZİ'DE EN SUÇSUZUMUZ TAYFUN KAHRAMAN'DIR" Gezi davasından tutuklu bulunan Tayfun Kahraman'ın durumu hakkında da konuşan Özgür Özel, Kahraman'ın suçsuz olduğunu vurguladı. Gezi protestolarında kendilerinin de bulunduğunu hatırlatan Özel, içeride yatanların herkes adına bedel ödediğini belirtti. Gezi'nin ağaçlar kesilmesin diye başlayan barışçıl ve demokratik bir eylem olduğunu savunan Özel, yaşanan birkaç istisnai olayın faturasının Tayfun Kahraman gibi isimlere kesilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Kahraman'ın Şehir Plancıları Odası Başkanı olarak sadece mesleki ve kentsel bir duyarlılığı dile getirdiğini sözlerine ekledi. KKTC İLE İLİŞKİLER YAŞAMSAL ÖNEMDE Görüşmenin diğer tarafı olan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ise iki partinin hukukun üstünlüğü, adalet ve barış gibi ortak değerleri paylaştığını aktardı. Demokratik değerlere sahip çıkılması gereken bir dönemden geçildiğini belirten İncirli, CTP olarak Türkiye ile ilişkilere büyük önem verdilerini kaydetti. İlişkilerin doğru zeminde ve karşılıklı saygıya dayalı ilerlemesi için çalıştıklarını ifade eden İncirli, Türkiye ile bağlarının kendileri için yaşamsal ve hayati bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Doğu Akdeniz'deki jeopolitik değişimlere de değinen İncirli, bölgesel barışın anahtarının Kıbrıs'taki çözümden geçtiğini vurguladı.

CHP’de yeni normalleşme hamlesi nedir? CHP'nin yeni normalleşme planı neden gündemde, neler yapılacak? Haber

CHP’de yeni normalleşme hamlesi nedir? CHP'nin yeni normalleşme planı neden gündemde, neler yapılacak?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in memleketi Manisa'da ve ardından Denizli mitinginde yaptığı çağrılar partinin yeni dönem stratejisini gözler önüne serdi. Partili belediye başkanlarına seslenen Özel "AK Parti ve MHP'li başkanları, yöneticileri davet etsinler. Davet edildiğimiz her yere gideceğiz" diyerek yeni bir dönemin işaretini verdi. CHP kurmayları bu stratejinin temelinde "Artık bu kutuplaşmadan, bu birbirini şeytanlaştıran gergin iklimden, ülkenin çıkması lazım" düşüncesinin yattığını belirtiyor. Yapılan kamuoyu araştırmaları gerginlik ve kutuplaşma ortamında kararsız seçmenin yeniden iktidar partisine döndüğünü gösteriyor. CHP’DE YENİ NORMALLEŞME HAMLESİ NEDİR? Parti kulislerinde konuşulan verilere göre CHP yüzde 37,7 oy oranıyla yakaladığı birinciliği koruyor ve yüzde 38 bandında seyrediyor. Ancak parti yönetimi bu oranın meclis çoğunluğu için yeterli olsa da cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmaya yetmeyeceğinin farkında. Stratejistlerin "Gerginlik CHP'yi büyütüyor ama AKP'yi düşürmüyor" tespiti üzerine harekete geçen yönetim iktidar partisini yüzde 30 bandının altına itmeyi hedefliyor. Kurmaylar durumu "AKP yüzde 30'un altına düştüğünde, 27-28 bandına gerilediğinde gerilimden beslenen siyaset stratejisini de değiştirmek zorunda kalabilir" sözleriyle özetliyor. Yerel seçimlerde kurumsal ittifak yerine taban ittifakını benimseyen CHP cumhurbaşkanlığı süreci için de benzer bir yol izleyecek. Parti yönetimi milliyetçi veya muhafazakar kimlikler üzerinden değil ekonomi ve hayat pahalılığı gibi ortak sorunlar üzerinden seçmene ulaşmayı planlıyor. Bir CHP yetkilisi bu durumu "Muhafazakar seçmeni alıp getirip CHP'ye oy verdirmek kolay değil. Ama kendi içimizden o dile, o hayata uygun aktörleri ön plana çıkarırsak o zaman seçmen oy verebilir" şeklinde açıklıyor. Özellikle partiye en az oy veren 35-45 yaş arası kamu çalışanları ve ev kadınlarına yönelik çalışmalar Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üzerinden yürütülecek. Meclis'teki komisyon çalışmaları ve İmralı tartışmaları üzerinden CHP'nin Kürt seçmeni kaybedeceği yönündeki iddialar parti yönetimince reddediliyor. Yapılan ölçümlerde oy oranının düşmediğini belirten yetkililer seçmen davranışını İmralı tartışmasından çok gündelik hayatı etkileyen olayların şekillendirdiğini savunuyor. Özgür Özel'in bölge kanaat önderleriyle yaptığı görüşmelerde "Kürt sorunu ile demokratikleşmenin eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini" vurguladığı belirtiliyor. Parti yönetimi Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'ın gözaltına alınması gibi toplumsal olayların seçmen üzerinde siyasi polemiklerden daha etkili olduğunu düşünüyor.

Özgür Çelik: Ben bu seçimi değişim umuduyla kazandım Haber

Özgür Çelik: Ben bu seçimi değişim umuduyla kazandım

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin 8 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen İstanbul İl Kongresi seçimlerinde oylamaya hile karıştırıldığı iddiasıyla açılan dava görülmeye başlandı. Aralarında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de bulunduğu 10 sanık, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü'nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP'li belediyelere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve Veli Gümüş ile tarafların avukatları hazır bulundu. Salonda CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçe, İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi başta olmak üzere çok sayıda partili ve belediye başkanı da yer aldı. ÖZGÜR ÇELİK: CHP'Lİ OLMANIN CEZASINI ÇEKİYORUZ Kimlik tespitinde aylık gelirinin 200 bin lira olduğunu ve serbest ticaretle uğraştığını belirten CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, savunmasında davanın siyasi yönüne dikkat çekti. Çelik, mahkemedeki savunmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada, 3 aşamalı bir savunma gerçekleştireceğim. 44 yaşına kadar hiç mahkeme yüzü görmedim, hakim karşısına çıkmadım. 2 yıl önce il başkanı seçildim. Bugün 2'inci kez hakim karşısındayım. CHP'li olmanın, seçilmemin cezasını çekiyoruz. Bugün devletin kurumlarının kararlarını yok sayan, YSK'nın kararlarını yok sayan kişiler yüzünden buradayız. Belediye başkanlarımız teker teker tutuklu. İlk duruşması olanlar serbest kaldı. Cumhurbaşkanı adayımız halen daha tutuklu. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saldırılar olmaktadır. 300'den fazla öğrenci tutuklandı, sonrasında serbest kaldı. Son yazılan iddianameler, CHP'nin kapatılması için somut girişimlerdir. İddianame, Beşiktaş Belediyesinin aşevi projeleri, İBB'nin seçim kampanyalarını suç saydı." Adaylık sürecine ve kendisine açılan davalara değinen Çelik, "İstanbul’un 3 bölgesinin ilçe başkanları toplandı, beni bir ilçede 6 yıl ilçe başkanlığı yaptım diye aday olsun dediler, ben de oldum. Biz, Cemal Canpolat ile yarıştık, ben seçildim. Canpolat beni aradı, tebrik etti. İlk dava İstanbul Kongresine 19 Mart 2025 tarihinde açıldı. 8 Temmuz'da bir dava daha açıldı. Davanın gönderildiği her iki mahkemede görevsizlik verdi. Sonunda İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi kabul etti ve bizi görevden aldı. Joplarla binlerce polisle hizmet binamıza girdiler. Benim görev süremin bitmesine 5-6 ay kala bu davalar açıldı. İddianamenin içeriğine gelecek olursam, tutuklu birinin cezaevinde verdiği ifade ve bize husumet besleyen isimler. 18-19 Mart dönemi, bizim en hararetli dönemimizdir. Bu dönemde bize davalar açıldı. Nasıl yaparız da, İstanbul’un seçimlerini nasıl durdururuz dediler. Konuşmada, spor konuşuyorlar, Giresun'un yaylaları konuşuluyor ama ben konuşulmuyorum. Bununla ilgili ne ilgim ne de bilgim var. Ben tek başıma aday olmadım, delegemde 290 kişi var" dedi. "VELİ GÜMÜŞ İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR" Çelik, il başkanlığına kayyım atanması ve rakibi Veli Gümüş ile ilgili iddialara da detaylı yanıt verdi. Çelik savunmasına şöyle devam etti: "Bir binaya binlerce polisle girip, seçim kaybettirmek, bu diğer alanlarda ki başkanlık seçimlerine de zarar vermez mi? Futbol kulübünde istenilen aday kazanamadığında, o kulübe kayyım mı atanıyor? Bu kongreyi 32 oy farkı ile kazandım, bu son yılların en yüksek farkıdır. Ben bu seçimi insanlara değişim umudu vererek, kaybetmekten bıkmış CHP'lilere değişimin umudunu vererek kazandım. Ben adayken, günde 600 delege ile görüşürdüm. Bu konuşmaya dair dökümü, telekomünikasyon şirketinden istedim, vermediler. Kimseden özellikle destek istemedim, rakibim Veli Gümüş İle alakalı da kimseye konuşmadım. O konuşma dökümü süresi 3 dakikayı geçmedi, bu tespitler orada yapılabilir." İddianamedeki işe alım suçlamasını belgelerle çürüten Çelik, "Mehmet Ali Tanışman'ın il delegesi yapılma şartıyla Beşiktaş Belediyesine girişinin yapıldığı iddia ediliyor. Çekmeköy İlçe Başkanı Melda Tanışman Tutan’ın kardeşi Mehmet Ali Tanışman'ın kongrede il delegesi yapıldığını ve Özgür Çelik’e oy vermesi karşılığında Beşiktaş Belediyesi’nde işe başladığı dile getirilmiş. Ancak Mehmet Ali Tanışman, o tarihte üye değil, bu yüzden üye olmadığı için delege olması mümkün değil. Ayrıca, 38. Olağan İstanbul il delegeleri listesinde adı yok. Partiye 1 Temmuz 2024 tarihinde üye olmuş. Yani il kongresinden 9 ay sonra. Belediye de ise işe giriş tarihi 2 Aralık 2024'tür. Yani İstanbul Kongresinin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra. Veli Gümüş’ün bu ifadelerinin de gerçekleri yansıtmadığı açıkça görülmektedir. Önemli noktalardan birisi de, Veli Gümüş’ün iddia ettiği gibi bir menfaat teklifi olsaydı, rakip listede yönetici adayı olarak seçimi kazanmak için çıkar, İstanbul kongresinde bu konuyu konuşurdu. CHP İstanbul İl Kongresinde rakibinin eksiğini istediği gibi çıkıp, söylemezdi. Bu eksiklikler bizim parti içerisinde yapılır, Gümüş'e, en yakın sürede özgürlüğüne kavuşmanı diliyorum. Burada, Rıza Akpolat 1 yıldır tutuklu, halen daha hakim karşısına çıkmadı. Bir diğer belediye başkanımız İnan Güney'dir. Daha kendisi hakkında iddianame bile düzenlenmedi" şeklinde konuştu. RIZA AKPOLAT: SUÇUM ÖZGÜR ÇELİK İLE ARKADAŞ OLMAK MI? Aylık gelirinin 500 bin lira olduğunu ve inşaat mühendisi olduğunu beyan eden tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, uzun tutukluluk süresine ve hakkında çıkarılan "itirafçı" iddialarına isyan etti. Akpolat savunmasında şunları kaydetti: "Yaklaşık bir senedir tutsak tutulduğum hücremden çıkmış olmayı, burada dostlarla, arkadaşlarla, yol arkadaşlarımla bir arada olmayı ve yalnız olmadığımızı bir kez daha hissetmeyi ne kadar özlediğimi ifade etmek isterim. Adaletin kırıntısına dahi ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Bu nedenle bugün burada dinlenmiş olmak benim için ayrıca anlamlıdır. Önümüzdeki hafta tutukluluğumun birinci yılını doldurmuş olacağım. Ben tutuklandığımdan beri güneşin etrafında şimdilik bir kere döndü dünya. Daha kaç kere dönecek, bilmiyorum. Eğer hukuki bir davanın sanığı olsaydım, bununla ilgili bir öngörüde bulunabilirdim. Ancak siyasi davaların siyasi sanıkları olduğumuzda, ne yazık ki böyle bir öngörü mümkün olmuyor. Ben, CHP'de gençlik kolları yöneticiliği, ilçe yöneticiliği ve beş yıl ilçe başkanlığı yaptım. 6 yıldır Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevini sürdürüyorum. Partinin hem örgüt tarafında, hem yerel yönetim tarafında, hem alaylı hem mektepli olarak görev yaptım. Adaletin yara almaması gerektiğini savunuruz. Bu nedenle tutuklandığım günden itibaren hiçbir basın kuruluşuna demeç vermedim, hiçbir sosyal medya paylaşımı yapmadım. Yargıya saygı duydum, sabrettim." Hakkındaki karalama kampanyalarına değinen Akpolat, "Bu süre boyunca hakkımızda sayısız iftira atıldı. Gizlilik kararı olan dosyalardan bilgiler sızdırıldı, kamuoyunda gerçekmiş gibi dolaşıma sokuldu. Masumiyet karinesi yok sayıldı. Ailelerimiz itibarsızlaştırıldı. Aile üyelerimiz gözaltına alındı, evleri ve iş yerleri defalarca arandı, mal varlıklarına el konuldu. Tutukluluğumun 201. gününde, sadece bir kez açıklama yapmak zorunda kaldım. Hakkımda 'itirafçı olduğum', yüzlerce sayfa ifade verdiğim, partimi ve arkadaşlarımı suçladığım yönünde sistemli bir yalan dolaşıma sokuldu. O gün, tek kişilik hücremde bu iddiaları izlerken kendi kendime şunu sordum, 'Bu organize kötülükle nasıl mücadele edeceğim?' Ama sabrettim. İddianameyi bekledim. Mahkeme huzuruna çıkacağımız günü bekledim. İddianameler ortaya çıktığında görüldü ki, itirafçılık iddiası tamamen yalandı. Nasıl bu yalan çöktüyse, hakkımda yöneltilen tüm suçlamalar da teker teker çökecektir" dedi. Akpolat, iddianamedeki çelişkilere vurgu yaparak şöyle devam etti: "Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Kongresi’ne hile karıştırma suçlamasıyla bulunuyorum. Ancak isnat edilen suçun ne olduğunu açıkça anlayabilmiş değilim. Dinlediğimiz ses kaydında adım yoktur. İddianamede ismim dört yerde geçmektedir. Bunlardan biri başka bir kişinin babasının adıdır. Biri sanık listesinde ismimin geçmesidir. Diğeri 'Özgür Çelik ile Rıza Polat yakın arkadaştır' ifadesidir. Sonuncusu ise bir kişinin 'burada bulunmasını Özgür Çelik ve Rıza Polat istedi' şeklindeki beyanıdır. Bu durumda anladığım kadarıyla suçum, Özgür Çelik ile yakın arkadaş olmaktır. Türk Ceza Kanunu’na baktım; böyle bir suç tanımı yoktur. Adımın geçtiği iddialarla ilgili ne bana yöneltilmiş somut bir soru vardır, ne de ortaya konulmuş bir delil vardır. Bana isnat edilen fiilin ne olduğu açıkça söylenmemiştir. Bu nedenle huzurunuzda açıkça şunu talep ediyorum: Suçumun ne olduğunu bana anlatın. Eğer bir delil varsa, sunulsun; ben de savunmamı ona göre yapayım. Ortada somut bir suç, somut bir fiil ve somut bir delil olmadığı için bu isnatlara karşı söyleyebileceğim başka bir şey bulunmamaktadır. İddianamede doğru olan tek husus şudur: 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan İstanbul İl Kongresi’nde Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Ancak bu eksik bir ifadedir. O kongrede, sonrasındaki olağan ve olağanüstü kongrelerde ve yapılan kurultaylarda da Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Bu bir suç değil, siyasi bir tercihtir. Bu nedenle, hukuka, vicdana ve adalet duygusuna uygun bir karar verilmesini talep ediyorum." İNAN GÜNEY: SES KAYITLARINDA VARLIĞIM BİLE YOK Kimlik tespitinde aylık gelirinin 300 bin lira olduğunu ve mali müşavir olduğunu söyleyen tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in savunması öncesi, bazı sanıklar arasında geçen yaklaşık 3 dakikalık ses kayıtları dinlendi. Ses kaydının ardından savunma yapan Güney şu ifadeleri kullandı: "Ben hem dosyada, hem de ses kayıtlarında kendimle alakalı bir hususa rastlamadım. Ben 5 aydır 20 metrekare hücrede, Beyoğlu'ndan uzaktayım. Biz, kongrelerimizi demokrasi şöleni olarak nitelendiririz. Bu nedenle bu tür yargılamalar bizi yıldıramaz. İstanbul İl Kongresi sürecinde parti meclis üyesiydim. Bu kurultayda benim oy verme hakkım yoktu ancak, ben tüm kalbimle Özgür Çelik’i destekledim. Aynı şekilde genel başkan seçimlerinde, Özgür Özel'i destekledim. Ses kayıtlarında değil benim sesim, orada varlığım bile ispat edilememiştir. Baz kayıtlarında, ses kayıtlarında, 27 kişiden ayrı ayrı sorulmuş, hiçbir yerde İnan Güney ismi yok. Ben nasıl hala buradayım bilemiyorum. Savcı Sayan isimli şahıs beni suçlamıştır, kendimizden o kadar eminiz ki, bunu çok kolay bir şekilde yalan olduğunu ispatladık." DAİRE VE RÜŞVET İDDİALARINA YANIT Duruşmada söz alan tutuksuz sanık Niyazi Güneri ise mal varlığına ilişkin iddiaları yanıtladı. Güneri savunmasında, "Davaya konu olan 2 dairemden 1'ini, 2002 yılında KİPTAŞ'tan aldım. Yani bu dava ile uzaktan yakından bir alakası yok. Bir diğerini ise oğluma aldım. Kendi işimden dolayı bunları alabilecek durumdayım. Bunların dekontlarını dava dosyasına sundum. Burada olmamın sebebi, Müslim Aytaç, yüzündendir. Ben, Özgür Çelik'i kendi isteğim ile destekledim" dedi. Savunmaların ardından duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından diğer sanıkların savunmalarına devam edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.