#dere yatakları

İLKHABER-Gazetesi - dere yatakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, dere yatakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çak:Adana’nın altyapı sorunlarının temeli plansız kentleşme Haber

Çak:Adana’nın altyapı sorunlarının temeli plansız kentleşme

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Adana’nın altyapı problemleri ve su taşkınlarına ilişkin İlkhaber Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu. Kentteki temel sorunun plansız kentleşme ve yetersiz altyapı planlamasından kaynaklandığını belirten Çak, yeni imara açılan bölgelerde kanalizasyon ve yağmur suyu hatları tamamlanmadan imar izni verilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu yaklaşımın altyapı sorunlarının önüne geçilmesinde kritik rol oynayacağını ifade etti. “ADANA’NIN ALTYAPI SORUNUNUN TEMELİ PLANSIZ KENTLEŞMEDİR” İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak yaşanan altyapı sorunlarının plansız kentleşmeden dolayı oluştuğuna dikkat çekerek, “Adana’nın altyapı gerçeğine baktığımız zaman sorunun büyük oranda kentin plansız oluşuyla başladığı açıktır. Plansız ve kaçak kentleşme, kentin geniş alanlarında bu tür yapıların yayılmasına yol açmış, bu da zamanla altyapı sorunlarını beraberinde getirmiştir. Sorunun kaynağı, imarlı ve planlı kentler yaratamamamızdır. Bunu başaramadığımız sürece altyapı sorunlarından kurtulmamız da mümkün değildir. Kaçak yapıların birçoğu dere yataklarında ya da uygun olmayan alanlarda yer almaktadır. Kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının olması gereken yerlerde bulunmaması, drenaj sorunlarını ortaya çıkarmaktadır” dedi. “ADANA YAĞMURU YÖNETEBİLECEK ALTYAPIYA SAHİP DEĞİL” İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, “Her yağışta bu sorunları tekrar tekrar yaşamamız, kentimizin yağmuru yönetebilecek bir altyapıya sahip olmadığını açıkça göstermektedir. Bu gerçek; sorumluluğu ertelemeyi değil, acil ve kalıcı çözümler üretmeyi zorunlu kılmaktadır. Çünkü bugün çözülmeyen her sorun, yarına daha büyük problemler yaratmaktadır. Yaşanan su baskınlarını, yalnızca yağış miktarına bağlamak gerçekçi değildir. Suyun temel bir gerçeği vardır: Suyu engelleyemezsiniz, ancak doğru yönetebilirsiniz. Kentler de buna göre planlanmak zorundadır. Adana’nın kuzeyden güneye doğru belirli bir topografik eğimi vardır. Bu nedenle yağmur suyunun yukarıdan aşağıya doğru ana arterler ve yağmur suyu hatları aracılığıyla toplanıp uygun noktalardan drene edilmesi gerekmektedir. Ancak uygulamada en büyük sorunlardan biri, doğu-batı ekseninde yer alan iki açık kanalın etkin şekilde kullanılamamasıdır. Bu kanalların çevresinde sular birikmekte, ancak bu sular kanallara verilememektedir. Devlet Su İşleri bu açık kanalları sulama amacıyla kullanmaktadır. Ayrıca altyapı sistemimiz ayrık sistem değildir. Birleşik sistem dediğimiz yapıda hem atık su hem de yağmur suyu aynı kanal içerisinde taşınmaktadır. Yağmurun toprakla buluşma olasılığı neredeyse yoktur; çünkü kent yüzeyinin büyük bölümü beton ve asfaltla kaplıdır. Bu nedenle yağan yağmur doğrudan yüzey akışına geçmektedir.” “KANALİZASYON TAŞKINLARI CİDDİ HALK SAĞLIĞI SORUNU OLUŞTURUYOR” Hıdır Çak Kanalizasyon taşkınlarının halk sağlığı problemi oluşturduğuna dikkat çekerek, “Kanalizasyonun yüzeye çıkması ve akışla birlikte sokaklara yayılması, halk sağlığını tehlikeye atmaktadır. Özellikle bodrum katlar başta olmak üzere birçok alan su baskınlarına maruz kalmaktadır. Kanalizasyon kotunun dolmasıyla birlikte suyun geri tepmesi, atık suyun konutların bodrum katlarına dolmasına ve bu alanların su altında kalmasına neden olmaktadır. Altyapı sisteminde atık su ve yağmur suyunun ayrı borularla taşınması gerekmektedir. Adana’nın ayrık boru sistemine geçmesi şarttır. Ayrıca yağmur suyunun kontrollü şekilde akışa geçmesini sağlamak için yeterli yeşil alanların oluşturulması gerekir. Ancak Adana’da yeşil alanlar yetersizdir; kentin büyük bölümü beton, asfalt ve yapılardan oluşmaktadır. Bu nedenle yağan yağmur toprakta emilemeden yüzey akışına geçmekte ve karşılaştığı ilk noktada kanalizasyon hatlarını ve rögarları tıkamaktadır. Bunun önüne geçmek için altyapı sistemlerinin düzenli olarak bakım ve temizliğinin yapılması gerekmektedir. Ancak bu konuda da Adana’da eksiklikler bulunmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığı sürece Adana’nın altyapı problemlerinin çözülmesi mümkün görünmemektedir” ifadelerini kullandı. Hıdır Çak, çözüm önerilerini sıralayarak şunları ifade etti: “Ayrık hat sistemine geçmeliyiz. Mevcut yağmur suyu kapasitesini artırmamız gerekiyor. Bunun için büyük kolektör hatlarının inşa edilmesi şarttır. Doğu-batı ekseninde belirli bölgelerde ana toplayıcı hatlar oluşturulmalı ve bu hatlar aracılığıyla suların doğrudan Seyhan Nehri’ne deşarj edilmesi sağlanmalıdır. Yer altı su tutma sistemlerinin Adana genelinde yaygınlaştırılması gerekmektedir. Kent genelinde taşkın kontrol planlarının yapılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca geçirgen kaplama malzemelerinin kullanımı teşvik edilmelidir. Bu sayede yağmur suyu yüzeyde birikmek yerine toprağa sızarak yer altı suyuna karışabilecektir.” “PLANLI KENTLEŞME ALTYAPININ TEMELİDİR” Yeni yerleşim alanlarında altyapı tamamlanmadan imar izni verilmemesi gerektiğini vurgulayan Hıdır Çak, “Yağmur suyunun doğrudan yüzey akışına geçmesini engellemek için belediyelere ve yerel yönetimlere bir diğer önerimiz şudur: Yeni imara açılan bir bölgede kanalizasyon ve yağmur suyu hatları henüz oluşturulmamışsa, o bölgeye imar izni verilmemelidir. Adana’da belediyeler, yeni yerleşim alanlarında önce yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısını tamamlayıp daha sonra imara açarsa, en azından bu bölgelerde yaşanan tıkanıklık ve altyapı sorunlarının önüne geçilebilir. Üzeri kapatılmış dere yatakları mutlaka açılmalı ve korunmalıdır. Dere yataklarında yapılaşmaya son verilmelidir. Islah edilen dereler, ekolojik koridor anlayışıyla düzenlenmelidir. Adana’nın bu konuda 50 ila 100 yıllık bir planlamaya ihtiyacı vardır. Altyapı projelerinin nasıl yapılacağı, nüfus artışına bağlı olarak hangi dönemlerde altyapı ihtiyacının ortaya çıkacağı ve bu ihtiyacın nasıl karşılanacağına ilişkin kapsamlı planlamalar yapılmalıdır. Ayrıca bir kentsel su yönetimi master planı oluşturulmalıdır. İlçe belediyeleri, Adana Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri’nin ortak katkısıyla hazırlanacak bir plan sayesinde, Adana gelecekte hem suyun fazla olduğu dönemlerde hem de su sıkıntısı yaşanan zamanlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini daha iyi belirleyebilir” şeklinde konuştu. ADANA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM VE ALTYAPI VİZYONU MASAYA YATIRILIYOR Hıdır Çak, 15 Mayıs 2026’da düzenlenecek “Kentsel Dönüşüm, Altyapı Gerçeği ve Yağmur Suyu Yönetimi” paneliyle ilgili de bilgi verdi. ASKİ, DSİ, İller Bankası ve belediyelerin katılımıyla gerçekleştirilecek panelde, Adana’nın altyapı sorunları ve çözüm yollarının kapsamlı şekilde ele alınacağını söyledi. Çak, vatandaşların ve muhtarların da sürece dahil edileceğini belirtti. Adana’nın altyapı sorunlarının çözümü için ortak akıl ve kurumsal koordinasyonun önemine dikkat çeken Çak, planlı kentleşmenin geleceğin en kritik gerekliliği olduğunu vurguladı.

Dr. Tatar’dan kritik uyarı: Betonlaşan kentler afetlere davetiye çıkarıyor Haber

Dr. Tatar’dan kritik uyarı: Betonlaşan kentler afetlere davetiye çıkarıyor

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, son dönemde etkili olan aşırı yağışlar, sel ve heyelanlara ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin iklim krizinin etkisiyle mevsim normallerinin üzerinde yağış aldığını belirtti. Özellikle Adana ve Antalya’da son yılların en yüksek yağış miktarlarının kaydedildiğini ifade eden Tatar, Aydın, Manisa ve Muğla’da çok sayıda heyelan yaşandığını, İzmir ve Adana’da ise sel nedeniyle konutların, iş yerlerinin ve tarım arazilerinin sular altında kaldığını söyledi. Yaşanan tabloyu yalnızca “aşırı yağış” ile açıklamanın sorumluluktan kaçmak anlamına geldiğini belirten Tatar, su baskınları ve toprak kaymalarının yerel yönetimler ile ilgili kamu kurumlarının afet sakınım planlarındaki zafiyetini ortaya koyduğunu vurguladı. “DERE YATAKLARINI BETONLA HAPSETMEK FELAKETİ BÜYÜTÜYOR” Dere yataklarının ıslah adı altında beton kanallara hapsedildiğini ya da yapılaşmaya açıldığını ifade eden Tatar, doğanın kendi yolunu bulmasıyla felaketlerin kaçınılmaz hale geldiğini kaydetti. Şehirlerde artan betonlaşmanın toprağın su emme kapasitesini yok ettiğini belirten Tatar, yetersiz drenaj sistemleri nedeniyle caddelerin adeta nehre dönüştüğünü söyledi. Afetlerle mücadelenin kağıt üzerinde değil, yerinde doğru araştırma, uygulama ve denetimle başlaması gerektiğini dile getiren Tatar, heyelan riski taşıyan alanların belirlenmesi ve zemin yapısına uygun yerleşim kararlarının hayati önem taşıdığını ifade etti. Sel ve taşkınlarla mücadelenin yalnızca şehir merkezinde değil, havza bazlı jeolojik, hidrojeolojik ve jeomorfolojik analizlerle ele alınması gerektiğini belirten Tatar, jeoloji mühendisliğinin göz ardı edilmesinin yeni felaketlere zemin hazırlayacağı uyarısında bulundu. “İMAR PLANLARINDA JEOLOJİK ETÜTLER TİTİZLİKLE İNCELENMELİ” Dr. Mehmet Tatar, yetkililere çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Jeolojik verileri temel alan yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmeli. İmar planlarında jeolojik-jeoteknik etüt raporları titizlikle incelenmeli ve liyakatli denetim mekanizmaları kurulmalı. Heyelan ve taşkın riski yüksek bölgelerdeki yerleşimler, rant kaygısı gözetilmeksizin güvenli alanlara taşınmalı. Doğa olaylarını felakete dönüştüren ‘doğa’ değil, bilimi ve mühendisliği yok sayan insan kararlarıdır.”

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Sarıçam’daki dere yataklarına imar izni iddiaları polemik yarattı Haber

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Sarıçam’daki dere yataklarına imar izni iddiaları polemik yarattı

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi, Şubat ayının ikinci oturumunu Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer başkanlığında topladı. Açılış yoklamasının ardından gündem dışı söz alan MHP Meclis Üyesi Oğuz Memiş, bir önceki gün yapılan meclis toplantısında Sarıçam ilçesinde dere yataklarına imar izni verildiği yönündeki iddialara yanıt vermek için söz aldı. MEMİŞ, “DERE YATAKLARI KONUSUNDA MUHALEFET İÇİN BURADA DEĞİLİM” MHP Meclis Üyesi Oğuz Memiş, “Bugün burada olma sebebim, dün gerçekleşen mecliste Sarıçam’da dere yataklarına imar açılmasıyla ilgili yaptığınız bir konuşmadır. Ben buraya muhalefet yapmak için çıkmadım. Adana, bizim kendi öz vatanımızdır ve Adana’daki tüm belediyeler, sel meydana geldiğinde ellerinden geleni yapmıştır. Dün yaptığınız konuşmada, ‘ASKİ’den olumsuz rapor alınmasına rağmen plan yapılmış’ dediniz. Normalde bu raporu Adana Büyükşehir Belediyesi’nin istemesi gerekmiyor mu?” ifadelerini kullandı. GEÇER, “KUZEY ADANA’DA DERE YATAKLARI PLANLAMASI SORUNU VAR” Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer konunun yanlış anlaşıldığını belirterek şunları söyledi: “Bugün bu konuyu Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ ile görüştüm. Konu yanlış iletilmiş. Sarıçam’da imara açılırken dere yataklarına plan yapılmış dedim; fakat tek bir bölgeden bahsetmedim. Bu durum Kuzey Adana’da da mevcut. Orada yapılaşma ve mülkiyetler oluşmuş. Bu konuyla ilgili olarak DSİ ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte çözüm bulmalıyız. Geçmişte dere yatakları dikkate alınmadan plan yapılmış. Su, oraya bina veya yol inşa etseniz de yolunu bulacaktır; bu nedenle alanı düzenlememiz gerekiyor. Sanırım bir yanlışlık olmuş. Mecliste kurum görüşü gelmeden hiçbir konuda karar verdik mi? Bundan sonraki süreçte bu konulara daha fazla dikkat edelim.”

Yeşil Karıncalar sahada: DSİ'den taşkınlara karşı 4 ilde alarm Haber

Yeşil Karıncalar sahada: DSİ'den taşkınlara karşı 4 ilde alarm

Sağanak yağışların ardından Hatay’ın Yayladağı ilçesinde meydana gelen taşkınların yol açtığı zararların giderilmesi için Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri ilk andan itibaren sahaya indi. Taşkının etkilediği dere yatakları, tarım arazileri ve yerleşim alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüten ekipler, bir yandan taşkının izlerini silerken diğer yandan benzer olumsuzlukların yeniden yaşanmaması için önleyici tedbirleri hayata geçiriyor. DSİ’ye bağlı iş makineleriyle yürütülen çalışmalar kapsamında, taşkınla birlikte dere yataklarında biriken rusubi malzemeler, ağaç parçaları ve çeşitli atıklar temizleniyor. Akışın sağlıklı hale getirilmesi için dere kesitleri genişletilirken, kritik noktalarda tahkimat ve ıslah çalışmaları da sürdürülüyor. Yetkililer, bölgedeki çalışmaların aralıksız devam edeceğini bildirdi. Öte yandan “Yeşil Karıncalar” olarak bilinen DSİ’nin mobil müdahale ekipleri, yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı teyakkuz halinde tutuluyor. Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerindeki kritik noktalarda konumlandırılan ekipler, olası taşkın ve su baskınlarına hızlı şekilde müdahale edebilmek amacıyla hazır bekliyor. Mersin’in Anamur ilçesinde bulunan ve içme suyu temini açısından büyük önem taşıyan Alaköprü Barajı’nda da aşırı yağışların ardından temizlik çalışması gerçekleştirildi. Baraj havzasında biriken rusubi malzemeler ile su kalitesini olumsuz etkileyebilecek kirletici atıklar, iş makineleri yardımıyla temizlenerek barajın sağlıklı ve güvenli şekilde işletilmesi sağlandı. DSİ 6. Bölge Müdürü Dr. Mehmet Akif Kaygusuz, yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği bizim için her şeyden önce geliyor. Aşırı yağışlar sonrası sahaya hızla intikal eden ekiplerimiz, taşkınlardan etkilenen bölgelerde hem temizlik hem de önleyici ıslah çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Yeşil Karıncalar ekiplerimiz sorumluluk bölgemizde 7/24 esasına göre göreve hazır durumda bekletiliyor” ifadelerini kullandı.

Dere yatakları daralıyor, tehlike büyüyor Haber

Dere yatakları daralıyor, tehlike büyüyor

Uzmanlar, derelerin yalnızca su taşıyan kanallar olmadığını, kendi yataklarında akma, kıyılarıyla birlikte var olma ve doğal döngülerini sürdürme haklarına sahip ekosistemler olduğunu vurguluyor. Ancak plansız yapılaşma ve yanlış müdahalelerin bu doğal hakları giderek yok ettiği belirtiliyor. Meydana gelen sel felaketlerinin ana nedeninin yağış miktarı değil, dere yataklarının ve taşkın alanlarının daraltılması, doldurulması ve suyun akışının engellenmesi olduğunu ifade eden uzmanlar, “Türkiye genelinde son yıllarda pek çok dere yatağı hobi bahçelerine, konutlara, yollara ve ticari yapılara dönüştürüldü. Taşkın alanları yok edildiği için suyun genişleyebileceği doğal bölgeler de kaybedildi” diyor. İklim değişikliğinin etkileriyle artan şiddetli yağışların, riskleri her geçen gün daha görünür hale getirdiğine dikkat çeken uzmanlar, “Bu konudaki çözüm, betonla kaplanmış derelerin doğaya uygun şekilde restore edilmesi, dere yatakları ve taşkın alanlarının etkin biçimde denetlenmesi ve kaçak yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesinden geçiyor” ifadelerini kullanıyor. “Dereleri hapsederek afetleri davet ediyoruz” Ekoşehirler, Çevre ve İklim Değişikliği Araştırmaları Derneği Başkanı Oğuz Şahin de, doğal döngülere saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Dereleri beton duvarlar arasına sıkıştırdığımızda aslında suyun nefesini kesiyoruz. Su yönünü bulamadığında ise yerleşim alanlarına doğru taşıyor ve bunun adına da ‘afet’ diyoruz. Biz dere yataklarını daraltmayıp suyun haklarını korursak, su da kentleri korur. Taşkın alanlarını geri kazanmak, denetimi güçlendirmek ve doğa temelli çözümleri hayata geçirmek artık bir seçenek değil zorunluluktur.”

Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde dere yataklarının korunması için imar değişikliği onaylandı Haber

Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nde dere yataklarının korunması için imar değişikliği onaylandı

Adana Büyükşehir Belediyesi Ağustos ayı 3. gününe ait gündem maddelerinin yer aldığı oturum toplandı. Açılış yoklamasının ardından Konuşmaların ardından gündem maddelerine geçildi. Maddeler gerekli karara bağlanırken, gündemin 27. Maddesinde yer alan dere yataklarını kapsayan gündem maddesi de oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin 27. Maddesi olan Çukurova İlçesi Şambayadı Mahallesi 8727 ada 3 ve 4 parsellerde Çukurova Belediye Meclisi’nin 02. 02 . 2024 tarihli ve 11 sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliğine  ait komisyon raporu ile ilgili söz alan MHP’li Cemal Demirdağ, dere yataklarının planlara işlenmesi ile ilgili konunun çok önemli olduğunu belirtti. Demirdağ, “Dere yataklarının korunması için bu durumun planlara işlenmesi gerekiyor” MHP Meclis Üyesi Cemal Demirdağ, “Dere yataklarının işgal edildiği ve dere yataklarına yapılaşmanın olduğu ile ilgili bir durumu hep birlikte görüyoruz. İklim değişikliği ile beraber yağmurlar daha hızlı ve daha şiddetli yağıyor.  Bu nedenle bütün kurumların çok dikkatli olmaları ve dere yataklarının korunması için bu durumun planlara işlenmesi gerekiyor” diye ifade etti. Geçer, “Özellikle afet risklerinin olduğu bölümlerde bunlar dikkate alınmalı” CHP Meclis Üyesi Göngör Geçer, “Özellikle afet risklerinin olduğu bölümlerde bunlar dikkate alınmalı. ASKİ’nin de çalışması, planlaması mevcut planlara işleniyor. Bu maddede buna binayen yapılan bir madde” dedi.

Baki: Dere yataklarına konut yapmanın bedelini ödeyeceğiz Haber

Baki: Dere yataklarına konut yapmanın bedelini ödeyeceğiz

Ahmet Akdeniz/Özel Haber ADANA (İLKHABER)-Adana Jeofizik Mühendisleri Odası Onur Kurulu Üyesi Melih Baki, “Dere yatakları nehir ile dolmuş bir ovadayız. Bu bölge tarih boyunca en çok sellerle ve depremlerle etkilenmiş bir bölge. Bunun eninde sonunda bedelini ödeyeceğiz” dedi. Doğal afetlere karşı dirençsiz olan dere yataklarına imar izni verilmesi konusu ülke genelinde sorun haline gelmiş durumda. Geçmiş dönem belediyeleri tarafından izinleri verilen bu alanlarda binalar yapılmış durumda. Dere yataklarına bina yapılan yerlerin arasında Sarıçam İlçesi de yer alıyor. Adana Jeofizik Mühendisleri Odası Onur Kurulu Üyesi Melih Baki, Sarıçam’da dere yataklarına da ki yapılaşmaya vurgu yaptı. Adana’da birçok ilçenin, dere yataklarının tamamının imara açıldığını anlatan Baki, özellikle Sarıçam’da dere yataklarına yapılan çok katlı binaların büyük risk altında olduğunu söyledi. Çukurova’nın zaten sele açık bir bölge olduğuna dikkat çeken Baki, “Dönüp kent merkezine baktığımızda bütün dere yatakları imara açılmış. Bu bölgeleri imara açan belediyeler birinci dereceden sorumludur. Adana havzası, adı üzerinde Çukurova zaten sel bölgesi. Dere yatakları nehir ile dolmuş bir ovadayız. Bu bölge tarih boyunca en çok sellerle ve depremlerle etkilenmiş bir bölge. Bunun eninde sonunda bedelini ödeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz aylarda bu önemli konuya Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’da dikkat çekmişti. Karalar Ağustos ayı oturumlarında, dere yataklarına verilen imar izinlerinin mercek altına alınarak iptal edileceğini açıklamıştı. Bir yığın dere kenarına imar izni verildiğine dikkat çeken Karalar, "İmar planlarını incelediğinizde, bir yığın dere yatağına imar izni verildiğini gördük. Bu hata sadece ilçe belediyelerinin değil. 1/5000’lik imar planlarının uygulanmasında da hata var. Onları incelediğinizde tam manada dere yataklarına inşaat yapıldığını gördük. Çalışma arkadaşlarıma, inşaat olmayan ve başlanmayan dere yataklarına nereye imar verilmişse onun iptal edilmesi konusunda talimat verdim. Bu bazılarına belki dokunacak. Adam imar planı nedeniyle satın almış ama bu çok yanlış. İkincisi, özellikle ilçe belediyelerinden ada bazında imar geliyor. Ada bazında imar çok tehlikeli. Yani bölgesel bazda imar yapmak lazım” diye konuştu.

Dere yataklarına verilen imar izinleri, mercek altına alınacak Haber

Dere yataklarına verilen imar izinleri, mercek altına alınacak

ALİ GÜRELİ ADANA (İLKHABER) - Doğal afetlere karşı dirençsiz olan dere yataklarına imar izni verilmesi, Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nde gündeme geldi. Başkan Zeydan Karalar, dere yataklarına verilen imar izinlerinin mercek altına alınarak iptal edileceğini açıkladı. Dere yataklarına yapılan yüksek katlı binaların deprem ve sel gibi doğal afetlerde yıkılarak faciayla sonuçlanması örneklerinden biri Adana'da yaşanmıştı. 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 96 kişinin öldüğü Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'ndeki apartmanın müteahhidi de, ifadesinde, “Binayı yaptığım yerin dere yatağı olduğu belliydi ancak su yoktu, imar izni vardı. Arsa sahibine burada bina yapmanın zor olduğunu, istinat duvarı yapılması gerektiğini söyledim ancak ısrar etti. Keşke yapmasaydım. Ben yapmasaydım başkası yapacaktı." diyerek kendisini savunmuştu. Karadeniz’de farklı tarihlerde birçok kişinin ölümüyle sonuçlanan sel felaketlerinin ardından dere yataklarında yapılaşmaya devam edilmesi de tartışma konusu olmuş, uzmanlar uyarıda bulunmuştu. MECLİSTE GÜNDEME GELDİ: İMAR İZİNLERİ İPTAL EDİLECEK Olası felaketlerde can kayıplarına yol açacak dere yataklarında yapılaşmaya yönelik imar izinleri, Adana Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos Ayı 2. Oturumu'nda gündeme geldi. Bu konuda açıklama yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, "İmar planlarını incelediğinizde, bir yığın dere yatağına imar izni verildiğini gördük. Bu hata sadece ilçe belediyelerinin değil. 1/5000’lik imar planlarının uygulanmasında da hata var. Onları incelediğinizde tam manada dere yataklarına inşaat yapıldığını gördük. Çalışma arkadaşlarıma, inşaat olmayan ve başlanmayan dere yataklarına nereye imar verilmişse onun iptal edilmesi konusunda talimat verdim. Bu bazılarına belki dokunacak. Adam imar planı nedeniyle satın almış ama bu çok yanlış. İkincisi, özellikle ilçe belediyelerinden ada bazında imar geliyor. Ada bazında imar çok tehlikeli. Yani bölgesel bazda imar yapmak lazım." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.