Dr. Tatar’dan kritik uyarı: Betonlaşan kentler afetlere davetiye çıkarıyor
Dr. Tatar’dan kritik uyarı: Betonlaşan kentler afetlere davetiye çıkarıyor
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, aşırı yağış, sel ve heyelanların yalnızca iklim kriziyle açıklanamayacağını belirterek dere yataklarının yapılaşmaya açılması, artan betonlaşma ve yetersiz denetimlerin felaketleri büyüttüğünü söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 22.02.2026 09:53
Haber Güncellenme Tarihi: 22.02.2026 09:53
Muhabir:
Gamze Pehlivan
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, son dönemde etkili olan aşırı yağışlar, sel ve heyelanlara ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin iklim krizinin etkisiyle mevsim normallerinin üzerinde yağış aldığını belirtti. Özellikle Adana ve Antalya’da son yılların en yüksek yağış miktarlarının kaydedildiğini ifade eden Tatar, Aydın, Manisa ve Muğla’da çok sayıda heyelan yaşandığını, İzmir ve Adana’da ise sel nedeniyle konutların, iş yerlerinin ve tarım arazilerinin sular altında kaldığını söyledi. Yaşanan tabloyu yalnızca “aşırı yağış” ile açıklamanın sorumluluktan kaçmak anlamına geldiğini belirten Tatar, su baskınları ve toprak kaymalarının yerel yönetimler ile ilgili kamu kurumlarının afet sakınım planlarındaki zafiyetini ortaya koyduğunu vurguladı.
Dere yataklarının ıslah adı altında beton kanallara hapsedildiğini ya da yapılaşmaya açıldığını ifade eden Tatar, doğanın kendi yolunu bulmasıyla felaketlerin kaçınılmaz hale geldiğini kaydetti. Şehirlerde artan betonlaşmanın toprağın su emme kapasitesini yok ettiğini belirten Tatar, yetersiz drenaj sistemleri nedeniyle caddelerin adeta nehre dönüştüğünü söyledi.
Afetlerle mücadelenin kağıt üzerinde değil, yerinde doğru araştırma, uygulama ve denetimle başlaması gerektiğini dile getiren Tatar, heyelan riski taşıyan alanların belirlenmesi ve zemin yapısına uygun yerleşim kararlarının hayati önem taşıdığını ifade etti. Sel ve taşkınlarla mücadelenin yalnızca şehir merkezinde değil, havza bazlı jeolojik, hidrojeolojik ve jeomorfolojik analizlerle ele alınması gerektiğini belirten Tatar, jeoloji mühendisliğinin göz ardı edilmesinin yeni felaketlere zemin hazırlayacağı uyarısında bulundu.
Dr. Mehmet Tatar, yetkililere çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Jeolojik verileri temel alan yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmeli. İmar planlarında jeolojik-jeoteknik etüt raporları titizlikle incelenmeli ve liyakatli denetim mekanizmaları kurulmalı. Heyelan ve taşkın riski yüksek bölgelerdeki yerleşimler, rant kaygısı gözetilmeksizin güvenli alanlara taşınmalı. Doğa olaylarını felakete dönüştüren ‘doğa’ değil, bilimi ve mühendisliği yok sayan insan kararlarıdır.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dr. Tatar’dan kritik uyarı: Betonlaşan kentler afetlere davetiye çıkarıyor
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, aşırı yağış, sel ve heyelanların yalnızca iklim kriziyle açıklanamayacağını belirterek dere yataklarının yapılaşmaya açılması, artan betonlaşma ve yetersiz denetimlerin felaketleri büyüttüğünü söyledi.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, son dönemde etkili olan aşırı yağışlar, sel ve heyelanlara ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin iklim krizinin etkisiyle mevsim normallerinin üzerinde yağış aldığını belirtti. Özellikle Adana ve Antalya’da son yılların en yüksek yağış miktarlarının kaydedildiğini ifade eden Tatar, Aydın, Manisa ve Muğla’da çok sayıda heyelan yaşandığını, İzmir ve Adana’da ise sel nedeniyle konutların, iş yerlerinin ve tarım arazilerinin sular altında kaldığını söyledi. Yaşanan tabloyu yalnızca “aşırı yağış” ile açıklamanın sorumluluktan kaçmak anlamına geldiğini belirten Tatar, su baskınları ve toprak kaymalarının yerel yönetimler ile ilgili kamu kurumlarının afet sakınım planlarındaki zafiyetini ortaya koyduğunu vurguladı.
“DERE YATAKLARINI BETONLA HAPSETMEK FELAKETİ BÜYÜTÜYOR”
Dere yataklarının ıslah adı altında beton kanallara hapsedildiğini ya da yapılaşmaya açıldığını ifade eden Tatar, doğanın kendi yolunu bulmasıyla felaketlerin kaçınılmaz hale geldiğini kaydetti. Şehirlerde artan betonlaşmanın toprağın su emme kapasitesini yok ettiğini belirten Tatar, yetersiz drenaj sistemleri nedeniyle caddelerin adeta nehre dönüştüğünü söyledi.
Afetlerle mücadelenin kağıt üzerinde değil, yerinde doğru araştırma, uygulama ve denetimle başlaması gerektiğini dile getiren Tatar, heyelan riski taşıyan alanların belirlenmesi ve zemin yapısına uygun yerleşim kararlarının hayati önem taşıdığını ifade etti. Sel ve taşkınlarla mücadelenin yalnızca şehir merkezinde değil, havza bazlı jeolojik, hidrojeolojik ve jeomorfolojik analizlerle ele alınması gerektiğini belirten Tatar, jeoloji mühendisliğinin göz ardı edilmesinin yeni felaketlere zemin hazırlayacağı uyarısında bulundu.
“İMAR PLANLARINDA JEOLOJİK ETÜTLER TİTİZLİKLE İNCELENMELİ”
Dr. Mehmet Tatar, yetkililere çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Jeolojik verileri temel alan yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmeli. İmar planlarında jeolojik-jeoteknik etüt raporları titizlikle incelenmeli ve liyakatli denetim mekanizmaları kurulmalı. Heyelan ve taşkın riski yüksek bölgelerdeki yerleşimler, rant kaygısı gözetilmeksizin güvenli alanlara taşınmalı. Doğa olaylarını felakete dönüştüren ‘doğa’ değil, bilimi ve mühendisliği yok sayan insan kararlarıdır.”
Kaynak: Gamze Pehlivan