#Deri

İLKHABER-Gazetesi - Deri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zanaatkârların yuvası sanatla ölümsüzleşti Haber

Zanaatkârların yuvası sanatla ölümsüzleşti

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerde en büyük yıkımı yaşayan kentlerin başında gelen Antakya’da, şehrin kimliğine değer katan duvar resimleri yeniden hayat buluyor. Ressam Osman Nar, felaketin ardından ara verdiği çalışmalarına tekrar başlayarak şehrin simgelerini renklerle buluşturuyor. Antakya sokaklarını yeniden sanatla canlandırmayı hedefleyen Nar, kente moral ve umut aşılamayı amaçlıyor. Nar’ın kısa sürede tamamlamayı planladığı yeni duvar resimlerinin, hem şehir estetiğine katkı sunması hem de vatandaşlara yeniden bir toparlanma duygusu kazandırması bekleniyor. Duvar ressamı Osman Nar, son çalışmasında eski Tabakhane’yi konu aldı. Kentin geçmişine ışık tutan duygusal bir anlatı sunan Nar’ın eserini görenler, bir dönemin üretim ve dayanışma kültürünü yansıtan tabakhane günlerini yeniden anımsama fırsatı buldu. Yüzlerce kişiye istihdam sağlayan eski tabakhaneyi resmederken derin bir duygu yoğunluğu yaşadığını belirten Nar, çalışmasını barış ve kardeşlik vurgusuyla tamamladığını söyledi. Kendisinin de bir dönem çalıştığı üretim merkezi olan Tabakhane’de o dönemlerde tek bir kavganın dahi yaşanmadığı dile getiren sanatçı, eserini felaketin yaşandığı 6 Şubat 2026 tarihinde tamamladığını vurguladı. Dericilik geleneği konusunda da bilgiler aktaran Osman Nar, “Türk kültüründe deri, yalnızca bir ham madde değil, göçebe yaşamdan yerleşik düzene, savaş sanatından gündelik yaşama kadar uzanan geniş bir kültürel alanın taşıyıcısıdır. Orta Asya bozkırlarında şekillenen hayat tarzında hayvancılık temel geçim kaynağı olduğundan, hayvandan elde edilen her ürün gibi deri de büyük değer taşımıştır. Çadırdan kıyafete, koşum takımlarından savaş araçlarına kadar pek çok eşya deriden üretilmiş, bu durum deriyi hem ekonomik hem de kültürel açıdan vazgeçilmez kılmıştır. Göçebe Türk topluluklarının kullandığı otağ ve çadırlarda deri önemli bir yer tutmuş, özellikle su geçirmezliği ve dayanıklılığı sayesinde sert iklim koşullarına karşı koruyucu olmuştur. At koşum kültürünün merkezde olduğu bozkır yaşamında eyer, üzengi kayışları, kemer ve kılıf gibi ekipmanlar deriden yapılmıştır. Bu durum, derinin savaşçı kimliğin ve hareketli yaşam biçiminin ayrılmaz bir parçası hâline gelmesini sağlamıştır. Türklerin Anadolu’ya yerleşilmesiyle birlikte deri işçiliği daha da gelişmiş, zanaat geleneği kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde tabaklık ve saraçlık önemli meslekler arasında yer almıştır. Ahilik Teşkilatı, deri ustalarının da içinde bulunduğu esnaf gruplarını hem mesleki hem de ahlaki kurallar çerçevesinde örgütleyerek üretimde kaliteyi ve dayanışmayı güçlendirmiştir. Bu yapı sayesinde deri işçiliği, yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda toplumsal bir değer alanı hâline gelmiştir. Osmanlı döneminde de dericilik, özellikle İstanbul’daki tabakhaneler aracılığıyla önemli bir üretim kolu olmuştur. Deri, ayakkabı, çizme, cilt kaplama, kemer ve çeşitli askeri malzemelerin yapımında kullanılmıştır. El yazması eserlerin deri ciltlerle kaplanması, derinin kültürel mirasın korunmasındaki rolünü de ortaya koymaktadır. Bu yönüyle deri, hem gündelik yaşamın hem de ilim ve sanat dünyasının bir parçası olmuştur. Aynı zamanda deri işçiliği, ustadan çırağa aktarılan bilgi ve beceriyle kültürel sürekliliğin sağlanmasına katkıda bulunmuştur” dedi. Antakya’daki Tabakhane’nin ise en parlak dönemini 1970 ile 1980 yılları arasında yaşadığını anlatan Nar, “1982 yılında üç işletme sahibinin talebiyle buradaki bir duvara da resim yapmıştım. Zorlu çalışma koşullarına rağmen buradaki Tabakhane’de pek çok nitelikli insan yetişti” diye konuştu. Nar, zanaatkârların yuvası olan Tabakhane’yi sanatla ölümsüzleştirmenin mutluluğunu yaşadığını dile getirerek, “Tuval üzerine yaptığım eseri tamamladıktan sonra eski dostlarımdan çok olumlu geri dönüşler aldım. Bana telefonla ulaşan dostlarım, Tabakhane günlerini yeniden yaşadıklarını dile getirdi. Antakya’nın kültürel belleğini canlı tutmak amacıyla nostaljik sahneleri duvarlara taşımaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Pemfigus hastalığı nedir, neden olur? Pemfigus hastalığının belirtileri nelerdir? Haber

Pemfigus hastalığı nedir, neden olur? Pemfigus hastalığının belirtileri nelerdir?

Pemfigus, başta deri ve mukoza olmak üzere ağız içi, burun ve boğazda da ortaya çıkıp şişlik ve bül adı verilen içi sıvı dolu kabarcıklarla karakterize olan, hücresel yıkımlara yol açan ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden nadir bir otoimmün hastalıktır.Derinin dış kısmı olarak bilinen epidermisi kolaylıkla etkileyebilen pemfigus hastalığı, kolayca yırtılabilen lezyonlara ve kabarcıklara neden olur. Hemen her yaş ve cinsiyette görülebilme riski bulunan pemfigus, genellikle orta yaşlı ve yaşlı kişilerde daha yaygın görülür. Kronik bir şekilde uzun süre görülebilen bir hastalık olan pemfigusun bazı türleri tedavi edilmezse hayati bir tablo ortaya çıkabilir ancak hastalık çoğunlukla ilaç tedavisiyle kontrol altına alınır. PEMFİGUS NEDEN OLUR? Pemfigus hastalığı, bağışıklık sisteminin kendi derisini yabancı olarak algılaması sonucu bül olarak adlandırılan içi sıvı dolu kabarcıklar ortaya çıkarması sonucunda meydana gelir. İçi sıvı dolu kabarcıklar derinin dış kısmı olan epidermis’te ve mukus zarlarında ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi vücuttaki mikroplara saldırmak yerine yanlışlıkla deriyi yabancı olarak algılayıp cilde saldırır. Yaşanan bu durum da cilde zarar verir ve içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkmasına yol açar. PEMFİGUS ÇEŞİTLERİ NELERDİR? İçi sıvı dolu kabarcıkların nerede meydana geldiğine veya boyutuna göre bazı pemfigus çeşitleri söz konusudur. En yaygın pemfigus çeşidi ise pemfigus vulgaris’tir. Pemfigus çeşitleri şu şekildedir: Pemfigus vulgaris: Pemfigus vulgaris, bağışıklık sisteminin cilde saldırdığı, ağızda ve ciltte kabarcıklara neden olan pemfigus hastalığının en yaygın formudur. Pemfigus vulgariste ağızda başlayan daha sonra cilt ve genital mukoza zarlarında görülen kabarcıklar meydana gelir. Kabarcıklar genelde ağrıyla karakterizedir ancak kaşıntı ortaya çıkarmaz. Ağız veya boğazdaki kabarcıklar yutmayı zorlaştırıcı bir hal alabilir. Pemfigus foliaceus: Pemfigus’un bir diğer türü olan pemfigus foliaceus, göğüs, sırt ve omuzlarda kabarcıklara neden olur. Kabarcıklar ağrıdan ziyade daha çok kaşıntı meydana getirir. Pemfigus vegetans:Pemfigus vegetans, pemfigus vulgaris’le benzerlik gösterir ancak daha kalın lezyonlarla ortaya çıkar. Bu lezyonlar genellikle kasık ve koltuk altı gibi deri kıvrımlarının bulunduğu bölgelerde oluşur. Pemfigus eritematozus (Senear-Usher sendromu) : Pemfigus eritematozus, sırtın üst kısmında, göğüste, yanaklarda ve kafa derisinde kabarcıkların oluşmasına neden olan lupusla örtüşür. İçi sıvı dolu kabarcıklar oluştuğunda genellikle kırmızı ve pullu ortaya çıkar. Paraneoplastik pemfigus:Kanser tanısı alan kişilerde görülen en nadir pemfigus türüdür. Ağızda şiddetli kabarcıklar oluşur. PEMFİGUS BELİRTİLERİ NELERDİR? Pemfigus, cilt ve mukus zarları, ağız içi, burun, boğaz, göz, koltukaltı ve genital bölgelerde meydana gelen bül adı verilen içi sıvı dolu kabarcık belirtisiyle ortaya çıkar. Bu kabarcıklar kırılgandır ve patlama eğilimi göstererek kabuklu ve ağrılı yaralara yol açar. Ayrıca pemfigus hastalığı yüksek ateş ve halsizlik belirtisi de gösterebilir. Pemfigus belirtileri genel olarak şunları içerir: Ciltte içi sıvı dolu kabarcıklar Kabarcıkların patlamasıyla oluşan kabuklu ve ağrılı yaralar Ciltte meydana gelen kabuklu döküntüler Deride pembemsi kızarıklıklar Bazı yaralarda kanamalar Ciltte kaşıntı Ateş Halsizlik PEMFİGUS NASIL TEŞHİS EDİLİR? Fiziki muayeneyle birlikte belirtilerin incelenmesinin ardından doktor tarafından pemfigus teşhisi koyulabilir. Pemfigus hastalığının tanısı için ek olarak deri ve mukoza biyopsileri ve kan testine de başvurulabilir. PEMFİGUS TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? Pemfigus tedavisinde kullanılan başlıca ilaçlar kortikosteroidlerdir. Bu ilaç sayesinde pemfigus hastalığının tedavisindeki başarı yüzdesi oldukça artmıştır. Kortikostreoidler kullanarak ciltteki enfeksiyon ve yaraların iyileşmesi mümkündür. Pemfigus tedavisi için öncelikle enfeksiyonları önlemek ciltte meydana gelen yaraların önlenmesi amaçlanır. Ayrıca belirtilere neden olan ilaçların kullanımına ara verilir ve yaralar için özel bir bakım uygulanabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.