#Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık

İLKHABER-Gazetesi - Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü Ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kısacık: Bayramlar kültürel sürekliliğin en güçlü simgesidir Haber

Kısacık: Bayramlar kültürel sürekliliğin en güçlü simgesidir

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, yayımladığı mesajla vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı. Kısacık, Ramazan Bayramı’nın milletimizin kültürel birikiminin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren, birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren müstesna zamanlar olduğunu ifade etti. “BAYRAMLAR AİDİYET DUYGUMUZU PEKİŞTİREN MANEVİ KÖPRÜDÜR” DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık mesajında, bayramların sadece dini bir anlam taşımadığını, aynı zamanda toplumsal hayatın en güçlü harçlarından biri olduğunu belirterek, “Bayramlarımız dini bir anlam taşımakla kalmayıp, aynı zamanda kültürel kimliğimizin korunması ve toplumsal bütünlüğümüzün sağlanmasında önemli bir rol üstlenir. Nesilden nesile aktarılan gelenekler, ziyaretler, ikramlar ve dayanışma pratikleriyle milletimizin ortak hafızasını, değerlerini ve kültürel sürekliliğini geleceğimize taşıyan müstesna bir köprüdür. Bu sayede bayramlarımız toplumsal bağlarımızı güçlendiren ve aidiyet duygumuzu pekiştiren yüce bir manevi değerdir. Ülkemizde yaşanan olumsuz ekonomik gidişatın, Gazze’de yaklaşık 2,5 yıldan beri süregelen katliamların ve Ortadoğu genelinde devam eden çarpışmaların gölgesinde Ramazan Bayramı’nı bu yıl ne yazık ki buruk ve hüzünlü bir atmosferde karşılıyoruz. Yaşanan acılar ve zorluklar, bayram sevincini gölgelerken; içinde bulunduğumuz bu ağır tablo, dayanışma ve kardeşlik duygularının önemini daha da artırmaktadır. Tam da bu nedenle, bayramın taşıdığı derin manevi anlamdan güç alarak umudumuzu diri tutmalı, birlik ve beraberliğimizi korumak ve daha adil bir gelecek için ortak vicdan etrafında kenetlenmeliyiz” şeklinde konuştu.

Kısacık: Trafik kazaları sessiz bir afet haline geliyor Haber

Kısacık: Trafik kazaları sessiz bir afet haline geliyor

Türkiye, “Asrın Felaketi” olarak anılan depremin acılarını yaşamaya devam ederken, trafik kazaları da adeta başka bir sessiz afet olarak büyüyor. Son beş yılda yollarda hayatını kaybeden 28 bin kişi, depremlerde yitirdiğimiz canların yarısına ulaşırken, her geçen gün artan kayıplar dikkat çekiyor. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen ve trafik cezalarının artırılmasını öngören Karayolları Trafik Kanunu teklifi üzerine söz alarak, Meclis’in görevinin yalnızca cezaları yükseltmek değil, insanı merkeze alan kalıcı ve bütüncül çözümler üretmek olduğunu dile getirdi. “%407 ARTIŞ VAR AMA ÖLÜMLER DÜŞMÜYOR” Kanun teklifinin önleyici hiçbir politika içermediğine dikkat çeken Kısacık, trafik cezalarındaki artış ile kaza ve ölüm sayıları arasındaki çarpıcı tabloyu rakamlarla ortaya koydu. 2020–2024 yılları arasında trafik cezalarından elde edilmesi öngörülen gelirler katlanarak artarken, kaza sayılarında ve can kayıplarında hiçbir düşüş yaşanmadığını belirten Kısacık şunları söyledi: “2020 yılı bütçesinde 4 milyar 664 milyon trafik cezası ön görülürken, 2024 yılında bu rakam 23 milyar 662 milyona yükselmiş. %407’lik bir artış yaşanmış. Cezaların bu kadar artmasına karşılık aynı yıllar içerisinde 983 bin olan kaza sayısı, 1milyon 444 bine, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı ise 4866’dan 6351’e yükselmiş. Bu veriler bize teklif edilen kanun hakkında şu gerçeği ortaya koyuyor. Kanun teklifinin amacı maalesef trafik kazalarını azaltmak değil, trafik cezalarından dolayı gelirleri artırmak. Eğer amaç kazaları azaltmak olsaydı; bu teklifte eğitim, denetim, yol güvenliği ve şehir planlaması olurdu.” “TRAFİKTE KORKU VE CEZA STRATEJİSİ İŞE YARAMIYOR” Trafik kazalarının Türkiye’nin en yakıcı sorunlarından biri haline geldiğini vurgulayan Kısacık, son beş yılda 28 bin 356 vatandaşın trafik kazalarında hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Son 5 yılda 28 bin 356 vatandaşımızı trafik kazalarında kaybettik. Asrın felaketini yaşadığımız depremdeki can kaybının yarısı kadar vatandaşımızı beş yılda trafik kazalarına kurban verdik. Trafik kazaları ülkemizin temel problemlerindendir. Bu temel problemi ceza kesmekle, cezaları artırmakla, cezalarla korkutmakla çözemeyiz. Eğitimle, bilinçlendirmeyle ve her sorunda olduğu gibi kültürle çözmeliyiz. Türkiye acilen korku, ceza, sopa stratejisini bir kenara bırakmalı, trafikte güvenliği artırıcı bir strateji geliştirmelidir. Aksi halde trafik kazalarında yitirdiğimiz canlarımızın sayısı artmaya devam edecektir” diye ifade etti.

Kısacık: Adana sel felaketinde sahipsiz bırakıldı Haber

Kısacık: Adana sel felaketinde sahipsiz bırakıldı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, 30 Ocak’ta Adana ve Mersin’de yaşanan sel felaketine ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Kısacık, felaketin sadece doğal bir olay olmadığını, yıllardır süregelen ihmal ve yanlış planlamaların sonucu olduğunu vurgularken, selin siyasi polemik malzemesi haline getirilmesine tepki göstererek, “Olan, su baskınına maruz kalan 1257 iş yeri ve haneye, araçları sular altında kalan, eşyaları kullanılamaz hale gelen vatandaşlarımıza oldu” dedi “ADANA VE MERSİN’DE SEL VE TAŞKIN RİSKİ YÜKSEK” Sel ve taşkın riski yüksek olan Adana’ya tek bir iş makinesinin dahi gönderilmediğini belirten Kısacık, “Böyle bir planlamanın yanlış olduğunu TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gündeme getirmiştik ayrıca Adana ve Mersin’de sel ve taşkın önleme çalışmalarına acil ihtiyaç olduğunu özellikle vurgulamıştık. Elimizdeki verilere göre Adana ve Akdeniz sahil kuşağındaki diğer illerimiz de sel ve taşkın afeti açısından riskli bölgedir. Veriler ortadayken, ilgili bakanlıklar hangi kriterlere dayanarak sadece tek bir bölgeye ıslah çalışmaları için iş makinelerinin tamamını göndermiştir? Nüfusu 4 milyonu geçen Adana ve Mersin’de dere ıslahı acil ihtiyaçken, her iki ilimize tek bir iş makinesinin gönderilmemesi adaletsizliktir” şeklinde konuştu. “ADANA SEL FELAKETİNDE HAK ETTİĞİ DESTEĞİ GÖRMEDİ” Yaşanan sel felaketinin Adana’daki boyutlarını veriler üzerinden değerlendiren Kısacık, “Sel felaketi sonrasında seçim bölgem Adana’da 1257 su baskını vakası gerçekleşti. 733 su baskını vakasıyla da Yüreğir ilçemiz en çok hasara maruz kalan yerleşim yeri oldu. Yüreğir ilçemizde, Sarıçam Deresi başta olmak üzere, ıslah çalışması yapılması gereken irili ufaklı birçok dere bulunuyor. Yüreğir’in nüfusu 425.000. Bu nüfus 111 iş makinesi gönderilen Artvin, Rize, Sinop, Kastamonu, Bartın, Bolu, Düzce ve Kırklareli’nden yüksek. Her sel felaketinde en büyük bedel ödeyen Yüreğir’de 1 tane iş makinesi gönderilmiyor. Adana bu sahipsizliği hak etmiyor” ifadelerini kullandı.

Kısacık: EYT’de adalet için kademeli düzenleme şart Haber

Kısacık: EYT’de adalet için kademeli düzenleme şart

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesine ilişkin yaptığı değerlendirmede hem EYT düzenlemesi hem de iş gücü politikalarına dikkat çekerek, “Bir günle sistem dışı kalan yüzbinlerin hakları göz ardı edilemez” dedi. “Bir günle sistem dışı kalan yüzbinlerin hakları göz ardı edilemez” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 bütçesi üzerinde değerlendirmelerde bulunan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, “EYT düzenlemesi belli bir kesimi memnun ederken çok büyük bir kesimde de adaletsizlik duygusu ve memnuniyetsizlik oluşturdu. İş yerinde aynı primi ödemiş, aynı emeği vermiş binlerce vatandaş, 8 Eylül 1999 sonrası sigortalı olan yüz binlerce emekçi bir gün farkla sistemin dışına atıldı. Kademeli bir düzenleme ile emeklilikte adaletin sağlanması gerekiyor. Zamanında çırak olarak veya stajyer olarak çalışmış, emek vermis, SGK numarası almış binlerce vatandaşımız EYT düzenlemesi yapılırken kapsam dışında bırakıldı. Bu vatandaşlarımızda da devletin kendilerini dışladığı, hak edilmiş haklarının verilmediği düşüncesi var. Bu vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek yine devletimizin görevidir” diye ifada etti. “Gençler kaliteli eğitimle nitelikli işgücüne dönüştürülmeli” Kısacık, özellikle sanayi sektöründe artan kalifiye eleman sorununa dikkat çekerek şunları söyledi: “Aktif iş gücü programlarına ciddi bir ödenek ayrılıyor. Ama bu ayrılan ödenek kadar yapılan işin sonucu da önemli. Sonuca bakıldığında işsizliğin azalmasını beklerdik, kaliteli iş gücünün artmasını beklerdik; ama bu alanlarda bir türlü verimli sonuç alamıyoruz. Sektörden gelen birisi olarak aktif iş gücü programlarının çok verimli olduğuna inanmıyorum. İŞKUR vasıtasıyla sektörün ihtiyaç duyduğu iş gücü bir şekilde sübvanse ediliyor ama sektörün asıl sorunu kalifiye eleman sorunudur. Özellikle sanayicimiz nitelikli, kalifiye, iyi yetiştirilmiş eleman bulmakta güçlük çekiyor. Maddi destekli işsiz gençlerimizin sıkı ve kaliteli eğitim programlarıyla işsiz gençlerimiz nitelikli ve yeterli iş gücü formuna kavuşturabilir ve sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda yetişmiş kalifiye iş gücü ihtiyacı sağlıklı bir biçimde karşılanır.” İŞKUR’un dijital altyapısındaki eksikliği vurgulayan ve özel platformların yüksek ilan maliyetlerinin işvereni zorladığını belirten Kısacık, “İşveren ile iş arayanı örtüştürecek bir yazılım mekanizması hala yok. Bu sahada belli platformlar tekel olmuş durumda. KOBİ'nin tek bir ilan verbilmesi için ödemesi gereken fiyat 18.490 TL. Yeni bir departman açılmış, 5 kişi alacak bir KOBİ'miz 100 bin TL ödemek zorunda. Çok yüksek bir meblağ. Yeni platformlar oluşturarak işverenimizin işini kolaylaştırmalı; kalifiye, nitelikli ve kaliteli elemanı da işverenimizle buluşturmalıyız. İŞKUR'un bu konuda elinde veri var, yetiştirdiği kişiler var. Bu kadar işçimizin, işverenimizin bilgileri dışarıya açık olmamalı. Rekabet olabilir ama bu iş güvenlik isteyen stratejik bir iştir”, ifadeleriyle kişisel verilerin güvenliğinin sağlandığı verimli platformaların oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Kısacık: Dar gelirlilerin araç sahibi olması için ÖTV kaldırılsın Haber

Kısacık: Dar gelirlilerin araç sahibi olması için ÖTV kaldırılsın

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’de otomobil satışlarında uygulanan yüksek vergilere dikkat çekti. Dar gelirli vatandaşların araç edinmesinde yaşadığı zorlukları dile getiren Kısacık, “Hanesinde hiç araç bulunmayan dar gelirli vatandaşlarımıza ÖTV’siz araç verelim” çağrısında bulundu. “Vergi yüküyle araç fiyatları 4 katına çıkıyor” Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kapsamında otomobil ve pick-up türü araçlarda ÖTV düzenlemesini içeren kanun teklifi hakkında TBMM Genel Kurulu’nda konuşan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) oranlarının araç fiyatlarını neredeyse dört katına çıkardığını vurguladı. Örnekler üzerinden konuşan ve fabrikadan 6 milyon 292 bin liraya çıkan bir aracın % 220 ÖTV ve ek KDV ile birlikte vatandaşlara 24 milyon 239 bin liraya mal olduğunu belirten Kısacık şunları söyledi: “Devlet, üst segment bir araç satışından 17 Milyon lira vergi alıyor. Aracın üreticisinin kazandığının üç katı kadar vergi alıyor. Böyle bir vergi oranı olabilir mi? Bu kadar parayı milletten toplayıp ne yapıyorsunuz. Esnafımızın ve memurumuzun binebileceği orta sınıf segment bir araç fabrikadan 1 milyon 959 bin liraya çıkıyor ama % 150 ÖTV var. ÖTV+KDV ile aracın fiyatı 5 Milyon 900 liraya yükseliyor. Daha düşük normal baz donanımlı orta sınıf segmentte ise fabrikadan 994 bin TL’ye çıkan bir araç, vatandaşa %80 ÖTV+KDV ile 2 milyon 149 bin TL’ye mal oluyor.” “Araç sahibi olamayan milyonlar var, ÖTV zulmü bitmeli” Kısacık, “Hiç araç sahibi olmayan dar gelirli hanelerimiz var. Bu insanların aileleri, çocukları, yaşlıları, hastaları var. Acil bir durum olsa ulaşım sağlayacak aracı yok! Ama en düşük sınıftaki 748 bin lira fabrika fiyatı olan araç asgari ücretliye, dar gelirliye 1 milyon 617 bine mal oluyor.748 bin lira fabrika fiyatı, 868 bin lira burada devlet vergi alıyor. Bu adalet mi? Dar gelirli vatandaşın hanesinde araç yok! Hastasını, bebeğini gece saatinde hastaneye, acile götürecek araç yok! Gelin, dar gelirli vatandaşlarımıza ÖTV'den muafiyetli araç verelim. Gerçekten bir sosyal devletsek gelin bunu yapalım” ifadelerini kullandı. Sadullah Kısacık’ın TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi aylık geliri iki asgari ücreti aşmayan dar gelirli hane üyelerinden ilk defa sıfır km araç alacak bir kişiye, bir defaya mahsus olmak üzere, ÖTV matrahı 1 Milyon TL’yi aşmayan 1.600 cm³ motor silindir hacmine sahip araçlarla, motor gücü 50kW ve 1800cm³ silindir hacmine sahip elektrikli araçlarda ÖTV alınmaması konusunda Özel Tüketim Vergisi Kanununda değişiklik yapılmasına dair düzenlemeyi içeriyor.

Kısacık: Emeklilerimizin maaşı artan enflasyon ve yoksullukla başa çıkamıyor Haber

Kısacık: Emeklilerimizin maaşı artan enflasyon ve yoksullukla başa çıkamıyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, en düşük emekli maaşına yapılan zammın yetersizliğine dikkat çekti. “16.881 lira ile emekli açlıkla sınanıyor” Kanun teklifinde en düşük emekli aylığına yapılan artışın, emeklilerin içinde bulunduğu ağır hayat şartlarını göz ardı ettiğini belirten Kısacık, “16 milyon 500 bin emeklimiz var ve bu emeklilerimizden 4 milyon 11 bin’i en düşük emekli maaşı alan sınıfa giriyor. Yoksulluk sınırının 85.060, açlık sınırının 26.115 lira olduğu ekonomik ortamda yapılan son zamla en düşük emekli maaşı ise 16.881 lira oldu. Yapılan bu artış emeklilerimizin karşı karşıya kaldığı ağır ekonomik şartlara derman olmaktan çok uzaktır ve ülkenin ekonomik gerçekliğiyle uzaktan yakından bir alakası yoktur” diye ifade etti. “16.881 Lira maaşla emekli açlık sınırına bile ulaşamıyor” Yüsek enflasyon, hayat pahalılığı gibi ağır ekonomik koşullara rağmen, en düşük emekli maaşına yapılan artışta mevcut sosyal ve ekonomik göstergelerin yetersiz kaldığını vurgulayan Kısacık, “Yoksulluk sınırının 85.060, açlık sınırının 26.115 lira olduğu bir ortamda en düşük emekli maaşı 16.881 TL ise yoksulluk ve açlık sınırı endeksleri artık çalışmıyor ve bu endekler bir lüks demektir. Çünkü emeklilerimiz aldıkları son zamma rağmen bu endekslerin yanına bile yaklaşamıyor. Buradan TÜRK-İŞ’e bir öneride bulunuyorum. TÜRK-İŞ yoksulluk ve açlık sınırı endekslerinin yanında bir de Ölüm Sınırı Endeksi yayınlasın. Çünkü emeklilerimizin aldığı maaş ölüm sınırına dayanmış durumda. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın vurguladığı gibi enflasyon, yoksulluk ve açlık sınırı gibi göstergeler ortadayken emeklilerimizin hakettiği artışı yapmamak hak gasbıdır ve emeklilerimizin hakkından çalmaktır. Biz DEVA Partisi olarak, insanca yaşam hakkının her emeklimiz için güvence altına alınması gerektiği kanaatindeyiz. Emeklilerimizin gıdaya ve sağlık hizmetlerine erişimde, barınmada, enerji faturalarını ödemekte güçlük çekmeyeceği, sosyal yardımlara muhtaç kalmayacağı bir iyileştirme yapılması gerektiğini savunuyoruz” şeklinde konuştu.

Sadullah Kısacık, 4 bin liralık emekli ikramiyesini yetersiz buldu: Bunun adı ikramiye olamaz Haber

Sadullah Kısacık, 4 bin liralık emekli ikramiyesini yetersiz buldu: Bunun adı ikramiye olamaz

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Gençlik ve Spor Hizmetleri ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi kapsamında konuşma yaptı. Kısacık, konuşmasında özellikle emeklilere ödenecek bayram ikramiyesi konusunda iktidarı eleştirdi.Kısacık, emekli bayram ikramiyesinin 3 bin liradan 4 bin liraya yükseltilmesini yeterli bulmadığını belirterek, "Bir milletvekili olarak emeklilerimiz için 4 bin lira gibi bir ikramiye miktarının TBMM çatısı altında görüşülmesinden utanç duyuyorum" dedi. "Emekli ikramiyesi 4 bin lira, utanç verici bir miktar" DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, yaptığı konuşmada faiz ödemelerine ayrılan bütçeye de dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir milletvekili olarak emeklilerimiz için 4 bin lira gibi bir ikramiye miktarının TBMM çatısı altında görüşülmesinden utanç duyuyorum. Meclis olarak bu hayat pahalılığında ve enflasyon ortamında emeklilerimize 4 bin lira ikramiyeyi hak görüyorsak bize yazıklar olsun. Bugün 4 bin lira ile bir emekli, sadece birkaç kilo şeker alabilir. Torununa harçlık veremez, bayramı huzurla karşılayamaz. Emekli ikramiyesinin bugün itibariyle bir değeri kalmamıştır.” "Faize 1 trilyon 950 milyar lira ayrılırken, emekliye 4 bin lira yetiyor" Sadullah Kısacık, "1000 lira bayram ikramiyesi o zamanki asgari ücretin yüzde 62,4'üne tekabül ediyordu, bugün ikramiyenin artırılmış hâli olan 4 bin lira asgari ücretin sadece yüzde 18'ine karşılık geliyor. Eğer ikramiyeyi 2018'deki asgari ücrete oranlasaydık bugün 13 bin 788 lira olmalıydı. Ancak biz hala 4 bin lirayı tartışıyoruz. 2025 yılı için bütçeden faize ayırdığınız rant 1 Trilyon 950 milyar lira, geçen haftadan ülke ekonomisine verdiğiniz zararla kaybımız 26 milyar dolar ama emeklimize layık gördüğünüz artış sadece 1000 lira! Bunun adı ikramiye olamaz!", sözleriyle verilecek ikramiyenin, iktidarın emekliye verdiği değeri gözler önüne serdiğine dikkat çekerek; emeklilerimiz Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın ekonomiyi yönettiği günleri arıyorlar, o dönemki alım güçlerini özlüyorlar” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.