#doktor

İLKHABER-Gazetesi - doktor haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, doktor haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mehmet Rahşan kimdir, neden gözaltına alındı? Ünlülerin doktoru gündemde Haber

Mehmet Rahşan kimdir, neden gözaltına alındı? Ünlülerin doktoru gündemde

Estetik dermatoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan Doktor Mehmet Rahşan, hakkında ortaya atılan gözaltı iddiasıyla sosyal medyada en çok konuşulan isimlerden biri oldu. Rahşan’ın adı, İstanbul’da yürütülen geniş çaplı uyuşturucu soruşturması kapsamında gündeme geldi. DR.MEHMET RAHŞAN KİMDİR? Dr. Mehmet Rahşan, 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı’ndan mezun olarak tıp doktoru unvanı aldı. Uzmanlık eğitiminin ardından yurt dışında çeşitli akademik ve mesleki eğitim programlarına katılan Rahşan, özellikle estetik dermatoloji alanındaki çalışmalarıyla biliniyor. İtalya ve Fransa’da eğitim aldı Rahşan’ın, 2006 yılında İtalya’nın Milano kentinde cilt gençleştirme, vasküler lezyonlar, lazer uygulamaları ve sedef hastalığında mikro-fototerapi yöntemleri üzerine eğitim aldığı belirtildi. Daha sonra Fransa’da botoks, dolgu, mezoterapi ve anti-aging uygulamaları üzerine çalışmalar yaptığı ifade edildi. 2009 yılında ise Slovenya’da lazer teknolojileri üzerine eğitim programlarına katıldığı aktarıldı. “Ünlülerin doktoru” olarak anıldı İstanbul Levent’te kendi kliniğinde hizmet verdiği belirtilen Mehmet Rahşan, estetik dermatoloji alanındaki çalışmaları nedeniyle kamuoyunda uzun süre “ünlülerin doktoru” olarak tanındı. Neden gündemde? Mehmet Rahşan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında toplam 25 kişi hakkında adli işlem başlatıldığı, operasyon kapsamında çeşitli sanatçı ve oyuncuların da gözaltına alındığı öne sürüldü. Soruşturma sürüyor Yetkililer tarafından soruşturmaya ilişkin resmi süreç devam ederken, Mehmet Rahşan hakkında henüz yargı makamlarından kesinleşmiş bir karar açıklanmadı.

Uzmandan uyarı: Evi sürekli nemlendirmek alerjiyi artırabilir! Haber

Uzmandan uyarı: Evi sürekli nemlendirmek alerjiyi artırabilir!

ayseri Şehir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Cansever,özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında artan nem oranının çocuklarda alerjik şikayetleri tetikleyebileceğine dikkat çekti. Cansever, ev ortamını sürekli nemli tutmanın sanıldığı kadar faydalı olmadığını belirterek aileleri uyardı. Cansever, ev tozu akarları ve küf mantarlarının nemli ortamları sevdiğini ifade ederek, “Evde gereksiz nemlendirici kullanmak, sürekli pencereleri açık bırakmak ve evin nem oranını çok yükseltmek uygun değil.” dedi. POLENLER EKİM AYINA KADAR ETKİLİ OLABİLİYOR Polen yoğunluğunun hava koşullarına göre değiştiğini belirten Cansever, ot, çayır ve ağaç polenlerinin özellikle nisan ayından ekim ayına kadar etkili olduğunu söyledi. Yoğun yağışların atmosferdeki polen miktarını kısa süreli azaltabildiğini ancak yağış sonrası büyüyen otların daha fazla polen salınımına neden olabildiğini anlatan Cansever, çocuklarda görülen burun akıntısı, hapşırık, burun tıkanıklığı, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerin polen alerjisinin habercisi olabileceğini ifade etti. “GRİBAL ENFEKSİYONLA KARIŞTIRILMAMALI” Alerjik nezlenin gripten farklı olduğunu vurgulayan Cansever, “Alerjik nezlede ateş, halsizlik ve kırgınlık gibi belirtiler görülmez. Şikayetler daha çok belirli dönemlerde tekrar eder.” diye konuştu. ÇOCUKLARDA AŞI TEDAVİSİ UYGULANIYOR Yoğun alerji yaşayan çocuklarda okul başarısı, uyku düzeni ve sosyal hayatın olumsuz etkilendiğini belirten Cansever, bazı hastalarda immünoterapi yani aşı tedavisine başvurduklarını söyledi. Tedavi öncesinde çocuğun hangi polene karşı alerjisi olduğunun tespit edildiğini belirten Cansever, doğru alerjen belirlendiğinde uygulanan tedavinin yaşam kalitesini ciddi şekilde artırdığını ifade etti. Cansever, yaklaşık 3 ila 5 yıl sürebilen tedavide çocuklara küçük dozlarla alerjen ekstraktı verildiğini ve zamanla tedavinin etkisinin arttığını söyledi. Kayseri Şehir Hastanesi bünyesinde bu tedaviyi alan çocukların olumlu sonuçlar verdiğini belirten Cansever, ailelerin çocuklardaki belirtileri dikkate alarak uzman desteği almaları gerektiğini kaydetti.

Kahve yaşlanmayı yavaşlatıyor! Uzman isimden dikkat çeken açıklama Haber

Kahve yaşlanmayı yavaşlatıyor! Uzman isimden dikkat çeken açıklama

Kahve tüketimine ilişkin bilimsel araştırmalar, bu popüler içeceğin sağlık üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kahvede bulunan bileşenlerin hücre düzeyinde etki göstererek vücudu çeşitli hastalıklara karşı koruyabileceğini söyledi. Hücreleri koruyan kritik mekanizma Kahvenin biyolojik etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Özkaya, özellikle hücre içi reseptörlerin önemine vurgu yaptı: “ABD’de gerçekleştirilen araştırmalar, kahvede bulunan bileşiklerin hücre içindeki reseptörlerle etkileşime girerek vücudu stres kaynaklı hasarlara karşı koruyabildiğini ortaya koyuyor. Özellikle NR4A1 adı verilen reseptör bu süreçte kritik bir rol üstleniyor.” Kronik hastalık riskini azaltabilir Düzenli kahve tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerine değinen Özkaya, şu ifadeleri kullandı: “Kahve tüketen bireylerde diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerine yakalanma riskinin daha düşük olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda genel ölüm oranlarında da azalma söz konusu.” Antioksidan bileşenler öne çıkıyor Kahvenin içeriğinde bulunan aktif maddelerin önemine dikkat çeken Özkaya, şunları söyledi: “Kafeik asit, klorojenik asit, ferulik asit gibi bileşiklerin yanı sıra kahweol ve cafestrol gibi maddeler, NR4A1 reseptörüne bağlanarak hücrelerin strese verdiği yanıtı düzenliyor. Bu sayede hücre hasarı azalıyor ve iyileşme süreçleri destekleniyor.” Kanser hücreleri üzerinde etkisi araştırılıyor Laboratuvar çalışmalarına da değinen Özkaya, kahve bileşenlerinin kanser hücreleri üzerindeki etkilerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Kahve bileşenlerinin kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı görülüyor. NR4A1 seviyeleri azaltıldığında bu etkinin de zayıflaması, kahvenin etkisini doğrudan bu reseptör üzerinden gösterdiğini ortaya koyuyor.” “Asıl etki kafeinde değil” Kahvenin etkisinin yalnızca kafeinden kaynaklanmadığını vurgulayan Özkaya, şu değerlendirmede bulundu: “Toplumda kahvenin etkisi genellikle kafeinle ilişkilendiriliyor. Ancak araştırmalar, asıl faydanın polifenoller ve antioksidan bileşiklerden kaynaklandığını gösteriyor. Bu nedenle kafeinsiz kahve de benzer sağlık faydaları sağlayabiliyor.” Bağışıklık sistemini destekliyor Kahvenin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine de değinen Özkaya, şu ifadeleri kullandı: “Kahve bileşenleri iltihaplanmayı azaltarak bağışıklık sistemini destekliyor. Kahve sadece uyanıklık sağlayan bir içecek değil; hücre düzeyinde etki göstererek yaşlanmayı yavaşlatabilecek, iltihap ve kanserle mücadeleye katkı sunabilecek güçlü bir bileşikler bütünüdür.”

AYDIN’DA ASM KRİZİ: KADIN DOKTORUN ODASININ ELEKTRİĞİ KESİLDİ, SORUŞTURMA BAŞLATILDI Haber

AYDIN’DA ASM KRİZİ: KADIN DOKTORUN ODASININ ELEKTRİĞİ KESİLDİ, SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Mimar Sinan Mahallesi’nde kurulan 26 Nolu ASM’de yaşandığı öne sürülen uygulamalar, hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının mağduriyet yaşamasına neden oldu. İddiaya göre, merkezde daha önce görev yapan iki erkek hekim, yeni göreve başlayan kadın hekimin çalıştığı odanın elektrik ve internetini kestirdi. Edinilen bilgilere göre, 25 Nisan 2025’te sanal ASM olarak kurulan ve binası tamamlandıktan sonra Ekim 2025’te hizmete açılan 26 Nolu ASM’de Ocak 2026 itibarıyla A.K. isimli üçüncü hekim göreve başladı. İddiaya göre, merkezde daha önce görev yapan E.A. ve M.A. isimli hekimler, kadın hekimin odasının elektrik ve internet bağlantısını kestirdi. Kliması çalışmayan ve elektriği olmayan odada hizmet vermeye çalışan doktorun, hastalarına cep telefonu interneti ve dizüstü bilgisayarıyla bakmak zorunda kaldığı ileri sürüldü. Yaşanan durumun, ASM’nin kuruluşunda yapılan harcamalar nedeniyle taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıktan kaynaklandığı iddia edildi. E.A. ve M.A.’nın, ASM için yaklaşık 7 milyon 500 bin TL harcama yaptıklarını öne sürerek bu bedelin üçte birini yeni gelen hekimden talep ettiği, A.K.’nın da ödemeyi IBAN üzerinden yapmaya başladığı iddialar arasında yer aldı. Olayın yerel basında yer almasının ardından E.A. ve M.A. isimli hekimler, avukatları Berk Hayrkır aracılığıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, 26 Nolu ASM’nin sanal olarak açıldığı, tüm masrafların müvekkil hekimler tarafından karşılandığı ve Dr. A.K.’nın kurada bu yeri tercih etmediği savunuldu. Açıklamada ayrıca, katkısı olmayan bir hekimin merkeze sonradan yerleşmesinin “hak ve adalet” açısından uygun olmadığı ileri sürüldü. İddialar bununla da sınırlı kalmadı. Kadın doktor ve beraberindeki kadın çalışanların, ASM’deki tuvaletlerin kilitli tutulduğu gerekçesiyle ihtiyaçlarını dışarıda gidermek zorunda kaldığı öne sürüldü. İnceleme kapsamında tutulan tutanaklara E.A. ve M.A.’nın imzadan imtina ettiği, avukatlarıyla görüştükten sonra imza atacaklarını bildirdikleri tutanağa geçirildi. Öte yandan ASM’de hizmet alan hastalar da yaşananlardan şikâyetçi. Kadın hekimin hastası olduğunu belirten Gülfidan A., “Hekimimize ciddi bir mobbing uygulanıyor. Odanın elektrikleri ve bilgisayar bağlantısı kesildi. Mağduruz. Yetkililerden çözüm bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nün olayla ilgili idari inceleme ve soruşturmayı sürdürdüğü, sürecin sonucuna göre işlem yapılacağı öğrenildi.

Batman’ın köyünden imkânsızlıkları aştılar: Bir köyden 53 doktor, yüzlerce öğretmen çıktı Haber

Batman’ın köyünden imkânsızlıkları aştılar: Bir köyden 53 doktor, yüzlerce öğretmen çıktı

Batman’ın Hasankeyf ilçesine bağlı Kayıklı köyü, sınırlı imkânlarına rağmen eğitime verdiği önemle dikkat çekiyor. Bir dönem güvenlik gerekçesiyle boşaltılan ve bugün yalnızca 30 hanenin yaşadığı köyden, son 20 yılda onlarca doktor, yüzlerce öğretmen ve çok sayıda meslek sahibi birey yetişti. GÜVENLİK NEDENİYLE BOŞALTILDI, EĞİTİMLE AYAKTA KALDI Geçmişte Siirt merkeze bağlı olan Kayıklı köyü, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı’nın yapımının ardından 2017 yılında Batman’ın Hasankeyf ilçesine bağlandı. Dicle Nehri kıyısında yer alan köy, 1993 yılında güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı. O dönem 130 hane ve yaklaşık 550 nüfusa sahip olan köy, yoğun göç verdi. SALLARLA OKULA, YATILI OKULLARLA GELECEĞE Ulaşımın son derece zor olduğu dönemde köylüler, Dicle Nehri’ni kendi imkânlarıyla yaptıkları sallarla geçerek çocuklarını Siirt ve çevre illerdeki yatılı okullara göndermek zorunda kaldı. Köyde tarım imkânlarının sınırlı olması ve temel geçim kaynaklarının fıstık ile sarımsaktan ibaret olması, eğitimi tek çıkış yolu hâline getirdi. İMKÂNSIZLIKTAN BAŞARIYA Birleştirilmiş sınıflarda eğitim alan öğrenciler, daha sonra devletin sunduğu yatılı eğitim imkânlarından yararlanarak öğrenimlerini sürdürdü. Zorlu şartlar, çocukların motivasyonunu artırdı. Son 20 yılda köyden: 53 doktor, Yaklaşık 100 sağlık çalışanı, 20 avukat, 150 öğretmen ve çok sayıda mühendis yetişti. MUHTAR: “ÇOCUKLARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ” Kayıklı köyü muhtarı Müslüm Bulat, köyde eğitimin her zaman öncelik olduğunu belirterek, “Öğrencilerimiz eskiden yatılı okuyordu. Doktor, öğretmen, avukat çıkan çocuklarımızla gurur duyuyoruz. Şimdiki çocuklar da ağabeylerini ve ablalarını örnek alacak” dedi. Bulat, geçen yıl üniversite sınavını kazanan iki öğrencinin tıp fakültesine yerleştiğini de söyledi. “EĞİTİME ULAŞMAK BİZİM İÇİN ÇOK DEĞERLİYDİ” Batman’da görev yapan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Mehmet Beşir Yıldırım, köyde birleştirilmiş sınıfta okuduğunu belirterek, ulaşımın zorluğu nedeniyle eğitimin köy halkı için çok kıymetli olduğunu söyledi. Yıldırım, yatılı okullarda sağlanan çalışma ortamının başarıda büyük rol oynadığını ifade etti. YOKLUK İÇİNDE OKUYAN BİR NESİL Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Selim Mamiş ise, sekiz çocuklu bir ailede büyüdüğünü ve iki aileyle birlikte iki odalı bir evde yaşadıklarını anlatarak, “İmkânsızlıklar okumaya engel değildir. Biz bunu yaşayarak gördük” dedi. MİLLİ EĞİTİM: “KAYIKLI ÖRNEK BİR KÖY” Batman İl Milli Eğitim Müdürü Yaşar Ciğer de Kayıklı köyünün eğitime verdiği önemle örnek olduğunu belirterek, “50’yi aşkın doktor, 150’ye yakın öğretmen yetiştiren bu köy, zor şartların nasıl aşılabileceğini gösteren çok kıymetli bir örnektir” ifadelerini kullandı.

Dr.Serdar Kıyak olayı ne? İntihar mı etti? Haber

Dr.Serdar Kıyak olayı ne? İntihar mı etti?

12 Eylül 2025 tarihinde gerçekleşen kazada eşi Gülşah Karaman Kıyak ve küçük oğlu hayatını kaybetmiş, Dr. Serdar Kıyak ise kazadan hafif yaralı olarak kurtulmuştu. Ancak yapılan soruşturma sonucu, olayın kaza değil, tasarlayarak kasten öldürme olduğu tespit edilerek Kıyak tutuklanmıştı. İNTİHAR ETTİ! Bafra Kapalı Cezaevinde kendini iple asarak intihar girişiminde bulunan Kıyak, tedavisinin ardından Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilmişti. Burada yeniden intihar eden Kıyak, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. KAZA MI CİNAYET Mİ? NE OLMUŞTU? 12 Eylül 2025 tarihinde gerçekleşen şüpheli kaza sonrası Serdar Kıyak gözaltına alınmıştı. Savcılık ve jandarma ekipleri, kazada fren izine rastlanmaması, Kıyak’ın 112’yi aramaması ve olay sırasında cep telefonu ile cüzdanının yanında olması gibi şüpheli durumlara dikkat çekti. Ayrıca, Kıyak’ın aynı hastanede görev yapan bir psikolog ile yasak ilişki yaşadığı ve bu nedenle aile içinde sorunlar olduğu da soruşturma dosyasına yansıdı. Olay sonrası medyaya yansıyan detaylarda, Kıyak’ın psikiyatri ilaçları kullandığı ve tutuklandıktan sonra cezaevinde daha önce de intihar teşebbüsünde bulunduğu bilgisi yer aldı. Cenaze töreninde baba Serdar Kıyak’ın bebeğinin battaniyesine sarılarak gözyaşlarına boğulduğu da basına yansımıştı.

AK Parti Milletvekili İsmail Ok’un yanlış tedavi gören doktoru hakkında yargılama devam ediyor Haber

AK Parti Milletvekili İsmail Ok’un yanlış tedavi gören doktoru hakkında yargılama devam ediyor

AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok'a yanlış tedavi uygulayarak entübe olmasına sebep olduğu ididasıyla yargılanan doktorun ‘kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs' suçundan yargılanmasına devam edildi. Sanık, olayda kasıt olmadığını ileri sürdü. Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Ali A. ile avukatı katılırken, müşteki eski AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok katılmadı. Mahkeme başkanı, bu celse tanık dinleneceğini bildirdi. Hastanede orderlardan sorumlu hemşire H.A., "Doktorun imzası olmadan order silinemez, kaldırılamaz. Ben order'ın nasıl silindiğini bilmiyorum, bilgi işlem personeli bilebilir" dedi. Tanık beyanının ardından cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıklamak üzere mahkemeden süre talep etti. Söz alan sanık Ali A., "Yaşanan olayda kastım yoktur, söyleyeceğim bir şey de yoktur. Sistemsel bir hata olabilir. İlaç sisteme yanlışlıkla girildi ancak sistem uyarı vermedi. Ayrıca orderların silindiği konusunda da bir bilgim yoktur. Suçsuzum, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık, tanık ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, cumhuriyet savcısına bir sonraki celse esas hakkındaki mütalaasını açıklaması için süre verdi. Sanığın yurt dışına çıkış şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 29 Ocak 2026 tarihine erteledi. FETÖ üyeliğinden ceza almıştı Sanık Doktor Ali A. hakkında 2020'de FETÖ'ye üyelikten soruşturma açılmış, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılama sonucunda Ali A. ‘silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Olayın geçmişi AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, vücut kırgınlığını gideren serum, takviye ve vitamin almak için 30 Eylül'de eşi Nesrin Ok ile birlikte Ankara'da bulunan Özel Hastanesi'ye gitti. Acil serviste Prof. Dr. Ali A., İsmail Ok'a müdahale ederek, art arda üç serum verdi. Serumun bitmesi ile kalbi duran İsmail Ok, burada solunum cihazına bağlanarak entübe edildi. MR sonucunda beyninde ödem olduğu belirlenen Ok, 7 saatin ardından Ankara Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Uygulanan tedavi sonucunda iyileşen Ok, Ali A.ve ilgili hemşire ile sağlık çalışanlarından şikayetçi oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli Ali A. hakkında ‘kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs' suçundan iddianame hazırlandı. İddianamede Ali A. yanlış ilaç verdiğini kabul etmesi ve Ok'a ait tedavi kayıtlarını sistemden sildiği tespiti de yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.