#Ekoşehirler

İLKHABER-Gazetesi - Ekoşehirler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekoşehirler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğal ve kültürel miras için endişe büyüyor Haber

Doğal ve kültürel miras için endişe büyüyor

Ekoşehirler, Çevre ve İklim Değişikliği Araştırmaları Derneği Genel Başkanı Oğuz Şahin, Türkiye’nin birçok bölgesinde kıyıların, koyların ve deniz ekosistemlerinin yoğun yapılaşma baskısı altında olduğunu belirterek, doğal ve kültürel mirasın ciddi bir tehdit ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Son dönemde özellikle kıyı bölgelerinden endişe verici imar projelerine tanıklık ettiklerini ifade eden Şahin, “Türkiye’nin en hassas doğal alanları, kamu yararı gözetilmeden planlanan projeler nedeniyle geri dönüşü olmayan zararlarla karşı karşıya bırakılıyor” dedi. CENNET KOYU VE AKDENİZ FOKU TEHLİKEDE Bodrum Cennet Koyu’nda başlayan inşaat çalışmalarına dikkat çeken Şahin, bölgenin nesli tehlike altındaki Akdeniz fokunun önemli yaşam alanlarından biri olduğunu vurguladı. Şahin, aynı zamanda doğal ve arkeolojik sit alanı niteliği taşıyan koyda yürütülen çalışmaların hem ekosistemi hem de kültürel değerleri tehdit ettiğini belirtti. “MİLLİ PARK SINIRLARI İÇİNDEKİ OTEL İNŞAATI KAYGI VERİCİ” Marmaris’te Milli Park sınırları içinde devam eden otel inşaatına ilişkin sürecin de kaygı verici olduğunu ifade eden Şahin, “Yıllardır süren yerel mücadele sonucunda projenin ruhsatı iptal edilmişti. Ancak bu karara yürütmeyi durdurma verilmesiyle birlikte belirsizlik yeniden ortaya çıktı” diye konuştu. ÖZEL KORUMA ALANLARINDA YAPILAŞMA GİRİŞİMLERİ Dalaman Kille Koyu’nda ise “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ve “3. Derece Doğal Sit Alanı” statüsüne rağmen “Yat ve Tekne Bağlama İskelesi” projesinin gündemde olduğunu dile getiren Şahin, doğa savunucularının yapılaşmaya karşı yerel mücadeleyi sürdürdüğünü söyledi. Antalya’nın Kaş ilçesindeki Limanağzı Koyu’nda verilen yol izninin de bölge ekosistemini tehdit ettiğine dikkati çeken Şahin, Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan koyda yol açılmasıyla birlikte zeytinliklerin zarar göreceğini ifade etti. LİKYA YOLU İÇİN YARGIDAN KORUMA KARARI Şahin, kültürel miras açısından büyük önem taşıyan Likya Yolu’nu tehdit eden Bölünmüş Yol Projesi’ne ilişkin yargı kararını ise olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Şahin, Finike, Demre, Kaş ve Kalkan arasında planlanan proje için verilen “ÇED olumlu” kararının, sivil toplum kuruluşları ve çevrecilerin açtığı dava sonucunda Antalya 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini hatırlattı. “KIYILARIMIZ HEPİMİZİN GELECEĞİ” Yaşanan gelişmelerin doğal ve kültürel miras için endişe verici olduğunu anlatan Oğuz Şahin, şunları kaydetti: “Kıyıların eşsiz doğası, kâr odaklı projeler nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Kıyılarımız ortak mirasımızdır. Bugüne olduğu kadar geleceğe de aittir. Doğayı korumak için verilen her mücadele, aslında geleceğimizi koruma mücadelesidir.”

Su krizi büyüyor, kaynaklar küçülüyor Haber

Su krizi büyüyor, kaynaklar küçülüyor

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri her yıl daha belirgin hale gelirken, dünyadaki su kaynakları alarm veriyor. Artan sıcaklıklar, yağış rejimindeki düzensizlikler ve hızla tükenen yeraltı suları, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Bilim insanlarına göre suyun geleceği, iklim krizinin en kritik ve en kırılgan başlıklarından biri hâline geldi. Uzmanlar, birçok bölgede nehir ve göllerin geri dönülemez biçimde kuruduğunu, bazı yerlerde ise şiddetli yağışların ani taşkınlara yol açtığını belirtiyor. Tarımda verim kaybı, enerji üretiminde aksaklıklar ve içme suyuna erişimde yaşanan güçlükler, bu değişimin somut sonuçları arasında yer alıyor. Bu kapsamda konuşan Ekoşehirler, Çevre ve İklim Değişikliği Araştırmaları Derneği Genel Başkanı Oğuz Şahin, küresel su döngüsünün ciddi bir krizin içinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Son araştırmalar, dünya çapında su rezervlerinin normal seviyelerde seyrettiği bölgelerin büyük ölçüde azaldığını gösteriyor. Bir yanda uzun süreli ve ağır kuraklık, diğer yanda kontrol edilemeyen taşkınlar… Su artık tahmin edilmesi zor bir davranış sergiliyor ve bu durum hem çevre hem de ekonomi için büyük bir tehdit oluşturuyor.” Su kaynaklarına erişimin yalnızca çevresel bir konu değili, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve hatta ulusal güvenlik açısından da stratejik bir öneme sahip olduğuna dikkati çeken Şahin, “Tarım ürünlerinden enerji altyapısına, içme suyu arzından sanayiye kadar her alan bundan etkileniyor. Suyu sürdürülebilir yönetmek zorundayız ve aksi hâlde çok daha ağır sonuçlarla yüzleşeceğiz” dedi. Çözüm için uluslararası iş birliğinin acil olduğunu söyleyen Şahin, şu çağrıyı yaptı: “Su tasarrufuna dayalı politikalar geliştirmek, akıllı su yönetimi sistemlerini hayata geçirmek ve kaynakları adil şekilde paylaşmak artık bir tercih değil, zorunluluk.”

Dere yatakları daralıyor, tehlike büyüyor Haber

Dere yatakları daralıyor, tehlike büyüyor

Uzmanlar, derelerin yalnızca su taşıyan kanallar olmadığını, kendi yataklarında akma, kıyılarıyla birlikte var olma ve doğal döngülerini sürdürme haklarına sahip ekosistemler olduğunu vurguluyor. Ancak plansız yapılaşma ve yanlış müdahalelerin bu doğal hakları giderek yok ettiği belirtiliyor. Meydana gelen sel felaketlerinin ana nedeninin yağış miktarı değil, dere yataklarının ve taşkın alanlarının daraltılması, doldurulması ve suyun akışının engellenmesi olduğunu ifade eden uzmanlar, “Türkiye genelinde son yıllarda pek çok dere yatağı hobi bahçelerine, konutlara, yollara ve ticari yapılara dönüştürüldü. Taşkın alanları yok edildiği için suyun genişleyebileceği doğal bölgeler de kaybedildi” diyor. İklim değişikliğinin etkileriyle artan şiddetli yağışların, riskleri her geçen gün daha görünür hale getirdiğine dikkat çeken uzmanlar, “Bu konudaki çözüm, betonla kaplanmış derelerin doğaya uygun şekilde restore edilmesi, dere yatakları ve taşkın alanlarının etkin biçimde denetlenmesi ve kaçak yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesinden geçiyor” ifadelerini kullanıyor. “Dereleri hapsederek afetleri davet ediyoruz” Ekoşehirler, Çevre ve İklim Değişikliği Araştırmaları Derneği Başkanı Oğuz Şahin de, doğal döngülere saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Dereleri beton duvarlar arasına sıkıştırdığımızda aslında suyun nefesini kesiyoruz. Su yönünü bulamadığında ise yerleşim alanlarına doğru taşıyor ve bunun adına da ‘afet’ diyoruz. Biz dere yataklarını daraltmayıp suyun haklarını korursak, su da kentleri korur. Taşkın alanlarını geri kazanmak, denetimi güçlendirmek ve doğa temelli çözümleri hayata geçirmek artık bir seçenek değil zorunluluktur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.