#Ekrem İmamoğlu

İLKHABER-Gazetesi - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsünde mahkeme heyetine sınırlamaları eleştirdi Haber

Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsünde mahkeme heyetine sınırlamaları eleştirdi

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan duruşmada iddianamede, ‘rüşvete aracılık etme' suçunu işlediği öne sürülen tutuklu sanıklardan Ağaç A.Ş. Özel Kalem Müdürü Murat Or'un savunma yapması beklenirken, duruşma başlamadan önce Ekrem İmamoğlu sanık kürsüsüne gelerek "Sayın hakim çok kısa, 3 dakika konuşmak için süre istiyorum sizden müsaadeniz olursa" dedi. Kendisine izin verilmesi üzerine sanık kürsüsüne gelerek konuşan İmamoğlu, "Burada yaşanan gerçekten bir sıkıntı var. Örneğin ailelerden bir kişi alınıyor. Sabah telefon hakkım 10 dakika, eşimle konuştum. Zaten bu insanların aileleri ile görüşmeleri çok sıkıntı. Bu kısıtlamanın doğru olmadığını düşünüyorum. 107 tutuklu burada öncelikli yargılanıyor. Bu 107 tutuklunun 3 avukatı gelebilir diyorsunuz, 3 avukat ile kısıtlamanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Meslektaşların buraya gelip dinlemesi lazım. Bunun asimetrik bir kısıtlama haline dönüştüğünü düşünüyorum. Medya kuşbakışı burayı izleyebiliyor. Basındaki insanların burayı izlemesi, olabildiğince mahkeme heyetinin de iyi tanınması anlamında iyi bir şey. Siyasetçiler, belediye başkanvekili duruşmaya giremedi. Cumhuriyet Halk Partisi iddianamede en başından beri suçlu bir pozisyonda. CHP'nin bile buraya girişi bir lütufmuş gibi. Jandarmamız ile karşı karşıya gelmeyelim. Herkes buraya medeni bir şekilde girebilsin. Herkes sorumluluk almaya hazır. Bir bayram havasında bunu değerlendiriniz. Bu tür asimetrik sınırlamaların ne size ne heyetinize ne buradaki insanların adil yargılanma süreçlerine ne ufak katkısı yoktur. Bunu tersine çevireceğinizi ümit ediyorum. Bütün bunları revize ederseniz, müzakere kapınızı açık tutarsanız kimse sizin makamınıza saygısızlık yapamaz. Bu baro olabilir, siyasi temsilciler olabilir. Şeffaflıktan kaybedeceğiniz hiçbir şey olmaz. Burada çok medeni bir hat çizersiniz. Biz naklen yayınlardan bu kısıtlamaya geldik. Bu doğru bir evrilme değil. Sorumluluğunuz çok büyük. Bu söylediklerimi dikkate almanızı istiyorum. Bayrama gidecek herkes" ifadelerini kullandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakindeki yolsuzluk davasında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü savunma yaptı Haber

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakindeki yolsuzluk davasında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü savunma yaptı

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. İş insanı Ahmet Sari'nin iddianamede "Ali Sukas eşinin milletvekili adaylığı döneminde benden seçim çalışmaları için otobüs göndermemi talep etti. Devam eden işlerimiz ve ciddi bir miktarda alacaklarımız olması dolasıyla bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım" ifadesine karşı sanık Sukas "Ben eşimin milletvekili olduğu dönemde hiç kimseden bir talepte bulunmadım. Eşimin kampanya sürecine bile katılamadım" dedi. Duruşma sanık Sukas'ın savunması ile sürüyor. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada örgüt yöneticisi Ertan Yıldız ile birlikte hareket ettiği iddianamede belirtilen Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. İDDİANAMEDE ÖRGÜT SİSTEMİNE PARA AKTARDIĞI İDDİA EDİLMİŞTİ, ALİ SUKAS SAVUNMA YAPTI Sukas'ın Ağaç A.Ş. üzerinden gerçekleştirilecek eylemlerde Ertan Yıldız'dan talimatlar aldığı, Ağaç A.Ş.'den iş alan firma sahiplerini görüşmeye davet ederek örgüte pay vermeleri konusunda baskı yaptığı, ihalelerin süreçlerine müdahalede bulunarak belirlediği, önceden tanıdığı firmaların kazanacağı şekilde organize ettiği de iddianamede açıklanmıştı. Sukas'ın bu şekilde şahsi zenginleştiği ve örgüt sistemine para aktardığı iddianamede belirtilmişti. Ali Sukas'ın kendisiyle alakalı verilen beyanlarda rüşvet talep ettiği şahıslara ‘seçim için üzerimde baskı var, bu parayı yukarıdan talep ediyorlar' şeklinde söylemlerde bulunarak örgütün amaç ve faaliyetlerini benimsediği de iddianamede ifade edilmişti. "BİZLERİN ‘SİSTEM' OLARAK ADLANDIRILAN YAPIYA AİT OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR" İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunması sorulan Ali Sukas "Vatana sevdalıyım. Türk milliyetçisiyim. Bedeller ödemiş bizlerin ‘sistem' olarak adlandırılan yapıya ait olması mümkün değildir. Tarafıma atılan suçlamalar şu ana kadar kısıtlanan özgürlüğümden daha ağırdır. Ben masumiyetimi somut deliller ile ispatlayacağım. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü olarak İstanbul'a hizmet etme imkanı buldum. Ben savcılığın bizden istediği tüm evrakları ve dosyaları gönderdim. Bin 200 dosyanın içerisinde herhalde bir yolsuzluk, rüşvet çıkardı. İddianamede yer alan 12 firma kurumun daha önce çalıştığı sektörde bilinen tedarikçilerdir" dedi. SANIK SUKAS'TAN GİZLİ TANIĞA "ŞEYTAN" BENZETMESİ Sukas "İddianamede Ağaç A.Ş. ile ilgili oluşturulan 2 temel ayak var. Birisi gizli tanık Gürgen, diğeri de etkin pişmanlıktan yararlanmaya çalışan Ümit Polat. Gürgen'in ifadelerine baktığımda ilk tepkim, Ağaç A.Ş.'de bir yöneticinin bile bu kadar bilgiye sahip olması mümkün değil. Bilgilerin bazıları doğru içerikleri yanlış. Gizli tanık Gürgen, bu mahlukat nasıl bir canlıysa yazıcı melekler gibi beni 24 saat izlemiş, Ağaç A.Ş.'de çalışan 50 kişiyi izlemiş, firmaları izlemiş. Düşündüm böyle bir canlı var mı diye ? Evliya olabilir mi dedim, olmadı o. Şeytanda karar kıldım. Fitne ve dedikodu yayan şeytandır" ifadelerini kullandı. "GİZLİ TANIĞIN ANLATIMLARINDA HERHANGİ BİR DAYANAK YOKTUR" Sukas savunmasının devamında "Gizli tanık Gürgen'in tek bir kişi olabilmesi mümkün değil. Bu kadar bilgiye detaya sahip olması mümkün değil. İçeriklerin hepsi yalan ama şirketin bütün bilimleri hakkında bilgi alabilen birisi. Beni ağır şekilde suçlayan anlatımları var. Gizli tanığın anlatımlarında herhangi bir dayanak yoktur. Gizli tanığın beyanlarının bağımsız bir dayanağa dayanmadığı açıktır. Anlatımları maddi delil ile desteklenmiyor. Eylem bazlı Gürgen ile ilgili cevaplar vermeye çalışacağım. Bizimle ilgili 72 sayfalık bir evrak var savunmam uzun olacak" şeklinde konuştu. "AK PARTİ İKTİDARININ EN DOĞRU YAPTIĞI ŞEYLERDEN BİR TANESİNİN İŞTİRAK ŞİRKETLERİNİN KURULUŞU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRÜM" Sukas "Eylem 121'de tarafıma yöneltilen suçlama ‘rüşvete aracılık etmek'. Bu suçlamalara cevap vereceğim. Benim Ümit Polat'a, Taner Gümüş'ten para alması konusunda bir beyanım olmadı. İkisi arasında bir para alışverişi olduysa ben bunu bilmiyorum, şahit olmadım" dedi. Market kartları temini konusunda da iddialar olduğunu söyleyen Sukas, "Ramazan aylarında kurumlar hayır için yardım yaparlar. Ertan Yıldız market kartları ile ilgili bir duyuru yapılmasını istedi, firmalardan gönüllü olan olursa diye. O duyuru kapsamında bir iki Ramazan bu işlem yürüdü. Gizli tanık, tedarikçilere ayrıcalık tanıdığımı, ihtiyaç olmamasına rağmen ürünleri fahiş fiyatla aldığımı iddia ediyor. Bizim yaklaşık 65 bin adet saksı ve ağaç depolama kapasitemiz var. Bu aynı zamanda bir ara üretimdir. Canlı ürün alıyoruz. İyi bakarsanız büyür ve daha iyi fiyattan satılır. Benim hiçbir zaman bu firmanın elinde ne kadar ürün varsa alın gibi bir talimatım olmamıştır. Bizim satışlarımızın büyük bir bölümü, bizden önce de olduğu gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çıkmış olduğu açık ihalelerle gerçekleşir. Bitkisel materyal dosyalarında açık ihaleye çıkar, biz gireriz, alırız. Çoğunlukla biz alırız. Niye? O güçte, o kapasitede, hem finansman olarak hem organizasyon kabiliyeti olarak bu işi üstlenecek ve zamanında yerine getirecek başka bir şirket yok. Bu benim suçum değil. Yani burada, büyükşehirlerde kurulan iştirak şirketleriyle alakalı. Ben AK Parti iktidarının en doğru yaptığı şeylerden bir tanesinin iştirak şirketlerinin kuruluşu olduğunu düşünürüm" ifadelerini kullandı. İş insanı Ahmet Sari'nin iddianamede "Ali Sukas eşinin milletvekili adaylığı döneminde benden seçim çalışmaları için otobüs göndermemi talep etti. Devam eden işlerimiz ve ciddi bir miktarda alacaklarımız olması dolasıyla bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım" ifadesine karşı savunma yapan sanık Sukas "2023 seçimlerinde eşim evet milletvekili adayıydı. Ben eşimin milletvekili olduğu dönemde hiç kimseden bir talepte bulunmadım. 2023 seçimlerinden önce 6 Şubat depremleri vardı ben eşimin kampanya sürecine bile katılamadım. Benim bütün odağım deprem ve kendi işimdeydi" dedi. Duruşma sanık Ali Sukas'ın savunmaları ile sürüyor.

Ekrem İmamoğlu davasında altıncı oturum: Sanık yakınlarına kısıtlama getirildi Haber

Ekrem İmamoğlu davasında altıncı oturum: Sanık yakınlarına kısıtlama getirildi

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu görülmeye devam ediliyor. Dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı. Duruşmaya CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve her sanığın üç avukatı da katıldı. Duruşmaya sanık Ümit Polat'ın avukatının savunması ile sürüyor. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden', Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler', 16 kişi ‘müşteki', 5 kişi ‘müşteki-şüpheli' ve Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli' sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi' olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu'nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez ‘rüşvet', 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması', 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi', 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma', 4 kez ‘suç delillerini gizleme', ‘haberleşmenin engellenmesi', ‘kamu malına zarar verme', 47 kez ‘rüşvet alma', ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 9 kez ‘irtikap', 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma', ‘çevrenin kasten kirletilmesi', ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet', ‘Orman Kanununa muhalefet' ve ‘Maden Kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.

Ekrem İmamoğlu davasında duruşma yarına ertelendi Haber

Ekrem İmamoğlu davasında duruşma yarına ertelendi

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi bünyesindeki duruşma salonu, kamuoyunda yakından takip edilen davanın beşinci oturumuna ev sahipliği yaptı. Sabahın erken saatlerinden itibaren kampüs ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alan jandarma ekipleri, bölgeye girişleri sıkı denetim altında tuttu. Kampüs girişine 500 metre kala kurulan kontrol noktalarında tüm araçlar aranırken, basın mensuplarının içeri alınması konusunda "turkuaz basın kartı" şartı uygulandı. Gazeteci araçlarının kampüs içine girişine izin verilmemesi nedeniyle bölgedeki trafik akışında zaman zaman aksamalar meydana geldi. SANIK AVUKATLARI İLE MAHKEME BAŞKANI ARASINDA ARBEDE Duruşma salonunda sanık savunmalarına geçilmeden hemen önce, oturma düzenine ilişkin usul tartışmaları baş gösterdi. Davayı takip eden CHP Milletvekili ve avukat Turan Taşkın Özer'in, dosyada vekaleti bulunmamasına rağmen sanık müdafilerine ayrılan bölümde oturmak istemesi gerginliğin fitilini ateşledi. Mahkeme başkanı, yasal prosedür gereği dosyada resmi vekaleti olmayan Özer'in izleyici sıralarına geçmesi yönünde talimat verdi. Bu karara diğer müdafi avukatların da sert tepki göstermesiyle duruşma salonundaki tansiyon bir anda yükseldi. MAHKEME HEYETİ DURUŞMAYI ERTELEME KARARI ALDI Salonda karşılıklı tartışmaların büyümesi ve düzenin bozulması üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara verdiğini açıkladı. Verilen aranın ardından durumu yeniden değerlendiren heyet, sağlıklı bir yargılama ortamının oluşmaması gerekçesiyle oturumu sonlandırdı. Mahkeme, yaşanan gerginliklerin ardından duruşmanın yarın sabah kaldığı yerden devam etmesine hükmetti. İzleyici ve avukatların salonu boşaltmasının ardından yerleşke çevresindeki üst düzey güvenlik önlemleri devam etti.

Ekrem İmamoğlu ve İBB iştiraklerine yönelik davada dördüncü oturum başlıyor Haber

Ekrem İmamoğlu ve İBB iştiraklerine yönelik davada dördüncü oturum başlıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve 'çıkar amaçlı suç örgütü' kurma iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasının dördüncü oturumu bugün gerçekleştirilecek. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda yapılacak yargılama saat 10.00’da başlayacak. Bugünkü oturumda mahkeme heyeti, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden olan Ağaç A.Ş.’nin Satın Alma Müdürü sanık Ümit Polat’ın savunmasını alacak. Polat’ın, iddianamede kendisine yöneltilen suçlamalara karşı yapacağı açıklamalar davanın seyri açısından önem taşıyor. Toplamda 3 bin 809 sayfadan oluşan kapsamlı iddianame çerçevesinde, sanıkların ifadelerinin alınmasına devam ediliyor. İDDİANAMEDE YER ALAN AĞIR SUÇLAMALAR VE CEZA TALEPLERİ NETLEŞTİ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu 'örgüt kurucusu ve lideri' olarak nitelendiriliyor. Savcılık, İmamoğlu hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve kamu kurumlarını dolandırma gibi çok sayıda suçtan toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. Örgüt yöneticisi oldukları iddia edilen Fatih Keleş için bin 542 yıl, Murat Ongun için 251 yıl ve Adem Soytekin için ise 51 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. KAMU ZARARI VE ŞİKAYETÇİ KURUMLARIN LİSTESİ İlişkili dosya kapsamında Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden makam olarak yer alırken; İçişleri, Maliye, Enerji ve Tarım bakanlıkları ile İBB ve Şişli Belediyesi suçtan zarar gören kurumlar arasında listeleniyor. İddianamede, suç tarihlerinden itibaren hesaplanan toplam kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar seviyesinde olduğu vurgulanıyor. 402 şüphelinin yer aldığı davada yargılama süreci, sanık savunmalarının ardından delillerin tartışılması aşamasıyla sürecek.

Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı 402 sanıklı İBB davasında ikinci gün başladı Haber

Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı 402 sanıklı İBB davasında ikinci gün başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBB davası, ikinci gününde yoğun güvenlik önlemleri ve siyasi isimlerin katılımıyla başladı. 107’si tutuklu toplam 402 sanığın yargılandığı davada, Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna diğer sanıklardan ayrı getirildi. Salona girişi sırasında izleyiciler ve avukatlar tarafından alkışlarla karşılanan İmamoğlu için bazı katılımcılar sloganlar attı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partinin üst düzey yönetimi, milletvekilleri ve yabancı baro temsilcilerinin de takip ettiği duruşmada, avukatların giriş kontrolleri nedeniyle sabah saatlerinde arbede yaşandı. AVUKAT GİRİŞLERİNDE KONTROL KRİZİ YAŞANDI Duruşma öncesinde mahkeme heyetinin aldığı karar doğrultusunda avukatların iki kez kimlik kontrolünden geçirilmesi tepkilere neden oldu. İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun mahkeme heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından kriz çözülürken, avukatlar sloganlar eşliğinde salona giriş yaptı. Salon içerisinde jandarmanın sanıklar ve izleyiciler arasındaki teması engellemeye yönelik sert müdahaleleri, avukatların "Selam vermek ne zamandan beri suç oldu?" diyerek tepki göstermesine yol açtı. Güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı binada, jandarma ekiplerinin sanıkların yerlerine oturması konusundaki ısrarlı uyarıları dikkat çekti. İMAMOĞLU VE MAHKEME BAŞKANI ARASINDA SERT DİYALOG Duruşma salonunda kendisi için ayrılan sandalyeye oturmayı reddeden Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan arasında sert tartışmalar yaşandı. Etrafındaki jandarma çemberine tepki gösteren İmamoğlu, "Böyle olmaz. Kimin önünü kesiyorsunuz siz. Ağzımı bantla mı kapatacaksınız? Hakim gelecek, söyleyecek. Ben de ayaktayım. Nedir etrafımızda jandarma. Sağımda, solumda" ifadelerini kullandı. Mahkeme Başkanı Aylan ise güvenliğin usule uygun olduğunu savunarak, dünkü duruşmada yaşananlara atıfta bulundu. Aylan, İmamoğlu'na hitaben, "Çünkü dün size söz hakkı vermediğim halde. Kürsüye gelerek heyete, savcıya parmak salladınız. Söz hakkı gelince vereceğim. Benim önümde bir kişinin oturması doğru değil." dedi. ÖZGÜR ÖZEL HAKKINDA RESEN SORUŞTURMA BAŞLATILDI Davanın ilk gününde mahkeme heyetine yönelik eleştirilerde bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı. Özel, heyetin kıdemini ve iddianamenin karmaşıklığını eleştirerek sert ifadeler kullanmıştı. Öte yandan, dünkü duruşmada söz alamayan İmamoğlu, mahkeme heyetine "Söz hakkı vermekten bile korkuyorsunuz. Yok sayamazsınız, yarından itibaren söz hakkı vereceksiniz. Yazık ediyorsunuz. Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz" diyerek tepkisini dile getirmişti. Mahkemenin, cuma ve hafta sonları hariç 45 gün boyunca kesintisiz olarak devam etmesi bekleniyor.

‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü' davasında ara karar Haber

‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü' davasında ara karar

Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasının ilk duruşması bugün Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görüldü. Mahkeme, ara kararında sanık avukatlarının reddi hakim talebini reddetti. Ara kararın ardından sanık kürsüsünde konuşan Ekrem İmamoğlu'na duruşma savcısı "O elini indir" şeklinde tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak, 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görüldü. Duruşmada sanık avukatları reddi hakim talebinde bulunurken, mahkeme reddi hakim taleplerinin reddine hükmetti. Duruşmanın yarın saat 10.00'a ertelendiği duyurulduğu sırada sanık kürsüsüne yürüyerek konuşan Ekrem İmamoğlu, "Sizin karar verirken nasıl işaret yaptığınızı gördüm. Söz hakkı vermekten bile korkuyorsunuz. Bana söz hakkı vermek zorundasınız. Söz hakkı verirseniz siz rahatlarsınız. Yoksa millet huzurunda hakimlik yapamazsınız" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sanığı dışarı alalım" dedi. Ekrem İmamoğlu da, "Yazık ediyorsunuz. Sizi uyarıyorum. Siz 86 milyon insanın yükünü taşıyabilir misiniz? Hesabını vereceksiniz" şeklinde konuştu. Bunun üzerine duruşma savcısı "O elini indir" dedi. İmamoğlu ise cevap olarak, "Biraz mertliği varsa bu insanları bırakır tek başıma benimle mücadele eder. Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete. Burada kişi başına 2-3 jandarma düşüyor. Böyle bir şey olamaz" şeklinde konuştu. İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar, ardından jandarma eşliğinde duruşma salonundan çıkarıldı. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden', Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler', 16 kişi ‘müşteki', 5 kişi ‘müşteki-şüpheli' ve Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli' sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi' olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu'nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez ‘rüşvet', 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması', 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi', 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma', 4 kez ‘suç delillerini gizleme', ‘haberleşmenin engellenmesi', ‘kamu malına zarar verme', 47 kez ‘rüşvet alma', ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 9 kez ‘irtikap', 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma', ‘çevrenin kasten kirletilmesi', ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet', ‘Orman Kanununa muhalefet' ve ‘Maden Kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.

Ekrem İmamoğlu davası başladı: 100 milyon euroluk rüşvet iddiası duruşmaya damga vurdu Haber

Ekrem İmamoğlu davası başladı: 100 milyon euroluk rüşvet iddiası duruşmaya damga vurdu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasının ardından tutuklanan Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki 401 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Toplamda 3 bin 809 sayfalık devasa bir iddianameyle hazırlanan yargı sürecinde, sanıklara yönelik suçlamalar ve istenen cezalar davanın çapını gözler önüne seriyor. İddianamede 'örgüt lideri' sıfatıyla yer alan İmamoğlu için 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, diğer sanıklar Fatih Keleş, Murat Ongun ve Adem Soytekin hakkında da yüzyıllara varan cezalar isteniyor. SORUŞTURMA SÜRECİ VE İDDİANAME DETAYLARI 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan yolsuzluk soruşturması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi içerisindeki belirli yapılanmaları hedef alıyor. Hazırlanan iddianamede, Fatih Keleş'in örgüt yöneticisi olduğu öne sürülerek bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapsi öngörülüyor. Toplam 402 sanığın farklı suçlardan yargılandığı davanın ilk gününde, güvenlik önlemleri altında sanıkların kimlik tespitleri ve savunma hazırlıkları takip edildi. MÜŞTEKİ AVUKATINDAN SESSİZ KALMA RÜŞVETİ İDDİASI Duruşmaya damga vuran en önemli gelişme, 2019 yılında ilk şikayeti gerçekleştiren iş adamı Sedat Kapıdağ'ın avukatının beyanları oldu. Müvekkilinin konuşmasını engellemek amacıyla Vizyonkent Reklam Pazarlama Firması yetkilisi Murat İlbak tarafından rüşvet teklif edildiğini iddia eden avukat, çarpıcı rakamlar paylaştı. Avukat duruşma salonunda, "Murat İlbak, müvekkilimin konuşmaması için ailesine 100 milyon euro rüşvet teklif etti. Biz bu rüşveti kabul etmedik" ifadelerini kullandı. SANIK OLMAYAN İSİMLER VE TİCARİ İLİŞKİLER Söz konusu rüşvet iddiasının merkezindeki Murat İlbak'ın mevcut davada sanık sıfatıyla bulunmadığına dikkat çeken müşteki avukatı, bu durumun altını çizdi. İlbak ile iş ilişkisi içinde olan birçok ismin tutuklu olarak yargılandığını belirten avukat, yargılama sürecinin genişletilmesi sinyalini verdi. Mahkeme heyeti, tarafların beyanlarını ve delil durumlarını değerlendirmek üzere duruşmaya devam ediyor.

İBB davası Silivri’de başladı Haber

İBB davası Silivri’de başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası, 106'sı tutuklu toplam 402 sanığın yargılandığı ilk duruşma ile Silivri Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde start aldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren geniş güvenlik önlemlerinin alındığı bölgede, Silivri Kaymakamlığı tarafından alınan kararla bir kilometrelik alan içerisinde her türlü gösteri, yürüyüş ve basın açıklaması 31 Mart tarihine kadar yasaklandı. Binaya girişlerde yoğun kimlik kontrolleri yapılırken, duruşma salonunda siyasi isimler, sanık yakınları ve çok sayıda basın mensubu hazır bulundu. SİLVERİ’DE GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ VE YASAKLAR Davanın görüldüğü kampüs çevresinde jandarma ekipleri tarafından adeta kuş uçurtulmadı. Kaymakamlık talimatıyla cezaevi çevresindeki geniş bir alanda pankart açmak, slogan atmak ve çadır kurmak gibi eylemlere kısıtlama getirildi. Özellikle fotoğraf ve görüntü çekilmesinin kesin bir dille yasaklandığı duruşma periyodu boyunca, güvenlik güçleri giriş ve çıkışlarda araç plakası ile kimlik sorgulamalarını titizlikle sürdürdü. Mahkeme heyeti, nisan ayı sonuna kadar haftanın dört günü boyunca yargılamaların devam etmesine karar verdi. İMAMOĞLU HAKKINDA BİN YILI AŞAN HAPİS İSTEMİ İddianamede, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında çarpıcı suçlamalar yer alıyor. Savcılık, İmamoğlu’nun "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "suç gelirlerinin aklanması" ve "kamu zararına dolandırıcılık" suçlarını işlediğini öne sürerek, toplamda 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediyor. İddianamede yer alan diğer 99 sanığın örgüt mensubu olduğu iddia edilirken; Fatih Keleş, Murat Ongun ve Murat Gülibrahimoğlu gibi isimlerin ise örgüt yöneticisi sıfatıyla yargılandığı bilgisi paylaşıldı. MAHKEME SALONUNDA USUL TARTIŞMASI VE GERGİNLİK Saat 11:00'de başlayan duruşmada Ekrem İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında sert bir diyalog yaşandı. İmamoğlu’nun söz hakkı almadan kürsüye yönelmesi üzerine Mahkeme Başkanı, “Kafana göre kalkıp konuşamazsın, bu şekilde devam edersen salondan çıkarmak durumunda kalırım” uyarısında bulundu. Yaşanan bu durum mahkeme zaptına geçilirken, izleyici sıralarından yükselen tepkiler üzerine salonun boşaltılması talimatı verildi. İmamoğlu'nun heyet salondan ayrılırken sarf ettiği “Sen buraya yargılamaya gelmedin, kaçarak çıkamazsın öyle” sözleri ise duruşmanın ilk saatlerine damga vurdu. SİYASİ İSİMLERDEN DAVAYA SERT TEPKİ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmayı yerinde takip etmek üzere Silivri'ye gelerek davanın bir "kumpas" olduğunu savundu. Özel, yaptığı açıklamada, “Bu dava, Tayyip Erdoğan’ın kendinden sonraki iktidara yaptığı bir darbe girişimidir. Rakibini yok etmeye çalışıyor çünkü seçim kazanamayacağını biliyor” ifadelerini kullandı. Dilek Kaya İmamoğlu ise duruşmaların şeffaflık adına canlı yayınlanması gerektiğini belirterek, sürecin tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliklerin ardından duruşmaya saat 13:30’a kadar ara verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.