#güvenlik kamerası

İLKHABER-Gazetesi - güvenlik kamerası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, güvenlik kamerası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Artık lüks değil zorunluluk: Alarm ve kamera taleplerinde artış Haber

Artık lüks değil zorunluluk: Alarm ve kamera taleplerinde artış

Artan asayiş olayları ve yaşanan güvenlik kaygıları, son dönemde güvenlik kamerası ve alarm sistemlerine olan talebi ciddi şekilde artırdı. Özellikle suç olaylarının aydınlatılmasında kamera kayıtlarının sağladığı katkı, hem bireysel kullanıcıları hem de işletmeleri güvenlik teknolojilerine yönlendirdi. Sektör temsilcileri, Türkiye’de güvenlik teknolojileri alanının hızlı bir büyüme sürecine girdiğini belirterek, kamera ve alarm sistemlerinin artık isteğe bağlı bir tercih değil, zorunlu bir ihtiyaç olarak görüldüğünü ifade etti. Uzmanlara göre, hırsızlık, darp ve gasp gibi olayların ardından güvenlik sistemlerine yönelik başvurularda dikkat çekici artış yaşanıyor. KAMERA KAYITLARI SORUŞTURMALARDA BELİRLEYİCİ OLUYOR Güvenlik uzmanları, özellikle sokak ve caddelerde bulunan kameraların olayların çözümünde önemli rol üstlendiğini belirtti. Kamera sistemlerinin yalnızca kamu alanlarında değil; apartmanlar, siteler, iş yerleri ve özel mülklerde de daha çok yaygınlaşması gerektiğine dikkat çekildi. Uzmanlar, güvenlik teknolojilerinin sadece olumsuz bir olay sonrasında akla gelmemesi gerektiğini vurgulayarak, günlük yaşamın doğal bir parçası haline dönüşmesinin önem taşıdığını ifade etti. Sistemlerin yalnızca kayıt almakla kalmadığı, aynı zamanda suç girişimlerine karşı caydırıcı etki oluşturduğu da kaydedildi. DÜŞÜK MALİYETLİ SİSTEMLER RİSK OLUŞTURUYOR Sektörde öne çıkan bir diğer sorun ise standart dışı hizmet veren firmalar oldu. Uzmanlar, bazı şirketlerin düşük maliyetli ancak teknik yeterliliği olmayan sistemler kurduğunu, bunun da ciddi güvenlik açıklarına yol açtığını belirtti. Kalitesiz cihazlarla elde edilen görüntülerin olay anında delil niteliği taşımakta yetersiz kaldığını ifade eden uzmanlar, bu durumun hem vatandaşların mağduriyetini artırdığını hem de güvenlik güçlerinin çalışmalarını zorlaştırdığını dile getirdi. Yetkililer, güvenlik kamerası ve alarm sistemi kurulumu yaptıracak vatandaşların mutlaka yetkili ve denetlenen firmaları tercih etmesi gerektiğini belirterek, standartlara uygun olmayan sistemlerin beklenen korumayı sağlayamayacağı uyarısında bulundu.

Bursa’da direksiyon başında uyuyan şoför faciaya neden oldu! 17 yaşındaki Eymen’in hayatı kabusa döndü Haber

Bursa’da direksiyon başında uyuyan şoför faciaya neden oldu! 17 yaşındaki Eymen’in hayatı kabusa döndü

Bursa’nın Osmangazi ilçesi Atatürk Caddesi’nde meydana gelen kazada, direksiyon başında uyuduğu öne sürülen otobüs şoförü önündeki araca çarptı. Kaza sırasında 17 yaşındaki lise öğrencisi Eymen Gökçe iki aracın arasında sıkışarak ağır yaralandı. Feci kaza anı ise çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. 8 ameliyat geçirdi, aylarca yatağa bağımlı kaldı Kazada ağır yaralanan Eymen Gökçe’nin ilk 6 ay boyunca yatağa bağımlı yaşadığı öğrenildi. Yaklaşık 16 ay süren tedavi sürecinde 8 ameliyat geçiren genç öğrencinin bacağında 3 santimetrelik kısalma oluştuğu belirtildi. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle uzun süre okuluna gidemeyen Gökçe’nin sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldığı ifade edildi. Aile sağlık raporlarına tepki gösterdi Ailenin en büyük tepkisi ise hazırlanan sağlık raporlarına oldu. Yaklaşık 16 ay tedavi gören ve uzun süre bakıma muhtaç kalan genç için yüzde 19 maluliyet raporu verilmesi ve yalnızca 1 aylık bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtilmesi aileyi isyan ettirdi. “Şoför uyuyordu” iddiası Bilirkişi raporunda şoför için “uyumadığı, bir anlık göz kapanması yaşadığı” değerlendirmesi yer aldı. Ancak aile, güvenlik kamerası görüntülerinde şoförün direksiyon başında uykuya daldığının açık şekilde görüldüğünü savundu. Kazanın ardından işten çıkarılan otobüs şoförünün işe geri dönmek için dava açtığı ve davayı kazandığı öğrenildi. “Hayatım altüst oldu” Yaşadığı süreci anlatan Eymen Gökçe, yaklaşık 2 yıldır tedavi gördüğünü belirterek şunları söyledi: “Okula gidemedim, arkadaşlarımdan uzak kaldım. Sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldım. Psikolojik olarak çok kötü oldum. Şimdi biraz toparlamaya çalışıyorum. Tek isteğim bu mahkemenin detaylı şekilde ilerlemesi.” Gökçe ayrıca Akın Gürlek’ten destek beklediğini ifade etti. “Benim oğlum 1 yıl bakıma muhtaç yaşadı” Anne Nazife Gökçe ise bilirkişi raporuna tepki göstererek şöyle konuştu: “Görüntüler açık, adamın resmen içi geçmiş. Benim oğlum 1 yıl boyunca bakıma muhtaç yaşadı ama raporda sadece 1 ay yazıyor. Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz.” Aile, dosyanın detaylı şekilde incelenmesini talep ederken yaşadıkları süreçte ekonomik olarak da büyük zorluk çektiklerini söyledi.

İçişleri Bakanlığı'ndan 81 ile okul güvenliği genelgesi: Kamera sistemi zorunluluğu Haber

İçişleri Bakanlığı'ndan 81 ile okul güvenliği genelgesi: Kamera sistemi zorunluluğu

Bakanlıkça İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin imzasıyla 81 il valiliği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne okul ve çevresi güvenlik tedbirlerine ilişkin genelge gönderildi. Genelgede, son dönemlerde meydana gelen olayların faili, meydana geliş şekli, süreci ve karakteristiği incelendiğinde eğitim ortamlarının güvenliğine yönelik sürecin gözden geçirilmesini ve ilave önlemler alınmasını zaruri kıldığına yönelik ifadelere yer verildi. Okul ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin planlanmasında, risk analizi temelli yaklaşımın esas alınarak koruyucu ve önleyici güvenlik tedbirleri ile erken uyarı mekanizmalarının etkin koordinasyonun temel ilke olarak uygulanacağı aktarılan genelgede, "Okul yönetimi, kolluk kuvvetleri, yerel idareler, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında sürekli ve hızlı bilgi paylaşımına dayalı koordinasyon sağlanacaktır. Güvenlik planlaması yalnızca fiziki önlemlerle sınırlı olmayıp fiziki güvenlik, insan faktörü (öğrenci/personel/veli), dijital ortam (sosyal medya ve siber alan) ve kurumsal süreçleri kapsayan çok katmanlı bir yapı üzerine inşa edilecektir. Olası risklerin gerçekleşmeden önce tespit edilmesi amacıyla süreç modellemesi esas alınacak olup, okul idareleriyle işbirliği içerisinde şiddet içeren davranış değişimleri ve sosyal uyum problemleri, sosyal medya tehdit içeriklerinin oluşturabileceği riskler erken uyarı göstergesi olarak değerlendirilecektir. Öğrencilerin yalnızca fiziksel değil psikolojik güvenliğinin de korunması, akran zorbalığı, dışlanma, şiddet eğilimi ve travmatik durumlara karşı rehberlik ve psikolojik destek sistemlerinin aktifliği de güvenli okul yaklaşımı içinde olacaktır." ifadeleri kullanıldı. İKİ TEMEL SORUMLULUK SAHASI ÇERÇEVESİ OLACAK Genelgede, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden oluşabilecek tehditler, radikalleşme eğilimleri ve taklitçi davranışların düzenli izlenmesi ve değerlendirilmesinin güvenlik yaklaşımının içerisinde yer alacağına dikkati çekildi. Güvenlik planlamaları ve risk sınıflandırmalarının dinamik yapıda olacak şekilde yeni tehdit türleri, olay analizleri ve saha verileri doğrultusunda periyodik olarak güncelleneceği vurgulanan genelgede, "Okul güvenliği, okula ait fiziki mekanlar ve çevresinin güvenliği ile meydana gelen olayların analizine dayalı güvenlik riskleri ve farklı tehdit türlerinin (radikalleşme, dışlanma, psikiyatrik rahatsızlıklar vb.) eğilimleri dinamik yapısı dikkate alınarak planlanacaktır. Okul mekanları ve çevresinin fiziki güvenliği, uygulanacak fiziksel tedbirler esas alınarak 'okul içi alanlar' ve 'okul dışı çevre alanları' olmak üzere iki temel sorumluluk sahası çerçevesinde sınıflandırılacak ve bu alanlara özgü güvenlik önlemleri ayrı ayrı planlanarak hayata geçirilecektir. Veliler, öğretmenler ve öğrencilerin güvenlik sisteminin aktif paydaşı olarak sürece dahil edilmesi için tedbirler geliştirilecektir." bilgisi verildi. Genelgede yer alan "Risk Analizi ve Planlama Bölümü"nde, kolluk tarafından kullanılan "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" olarak yenisinin kullanılacağı, güvenlik riskleriyle farklı tehdit türlerinin dinamik yapısı dikkate alınarak okul bazlı risk analizlerinin buna göre ivedilikle güncelleneceği aktarıldı. Genelgede, "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" için kullanılacak okul kayıtlarına yansımış verilerin öznel bilgi içermeden olay bazlı olarak okul idaresi tarafından Güvenli Eğitim Koordinasyon görevlisine veya okul kolluk görevlisine verileceği aktarıldı. Okullar için "Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği" verilerinin toplanması ve değerlendirilmesi sorumluluk bölgesine göre emniyet müdür yardımcıları ve il jandarma komutan yardımcılarının başkanlığında, asayiş, siber, çocuk, istihbarat, narkotik ve trafik birimlerinden temsilcileri ve her okul için görevlendirilen eğitim koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin katılımıyla oluşturulacak komisyon marifetiyle gerçekleştirileceğinin altı çizilen genelgede, oluşturulan komisyonların ihtiyaç duyacağı her okul bölgesi için "işsizlik oranı, hane gelir düzeyi, sosyal yardım bağımlılığı, göç yoğunluğu" gibi verilerin temin edilmesi için ilgili kurumlarca veri setleri hazırlanacağı, bu konuya ilişkin uzmanların irtibatlandırılacağına işaret edildi. Genelgede, "Risk tehdit değerlendirmeleri eğitim öğretim dönemlerinin başlangıçlarında ve koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin talebi üzerine gecikmeksizin yapılacaktır. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan analizler doğrultusunda risk düzeyinin yüksek olduğu tespit edilen okullar önceliklendirilecek ve ilave tedbirler aksatılmadan alınacaktır. Okul Güvenliği İl/İlçe Yürütme Kurulları tarafından il bazlı kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planları hazırlanarak; sorumlu birimler, görevler, takvim ve izleme esaslarının açık şekilde belirlenecektir." değerlendirmesi yapıldı. Kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az 100 metre uzaklıkta bulunması zorunluluğuna yönelik denetimlerin artırılacağı kaydedilen genelgede şunlar belirtildi: "Okul çevrelerinde bulunan park ve rekreasyon alanlarına yönelik devriye faaliyetleri artırılacak, özellikle uyuşturucu madde kullanımı ve farklı suç türleri açısından riskli olanlara kolluk birimlerinin koordinasyonunda ve yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde güvenlik kamera ve aydınlatma sistemlerinin kurulması sağlanacaktır. Okul çevrelerinde bulunan ve eğitim-öğretim ortamı açısından risk oluşturan metruk bina ve yapıların belediyeler-İl Özel İdareleri tarafından ivedilikle yıkılması sağlanacaktır. Okul önlerinde ve çevrelerinde seyyar satıcıların satışına izin verilmeyecek ve okul çevresinde bulunan işletmelerin faaliyetleri yakından izlenerek çocuklara bağımlılık yapıcı maddelerin satışının engellenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve denetimlerin artırılması sağlanacaktır. Okul önleri ve çevresinde okulla ilgisi olmayan, eğitim-öğretim ile öğrencilerin güvenliği bakımından tehlike teşkil ettiği değerlendirilen kişilerin beklemesi ve toplanması engellenerek haklarında gerekli işlemler yapılacaktır." DEVRİYE VE DENETİMLER SIKLAŞTIRILACAK Servis araçlarının bekleme yapacağı yerleri bulunmayan okullarda, bu alanların okul idaresi ve kolluk birimleri tarafından ortak belirleneceği, özel araçların okul bahçesine girmelerine müsaade edilmeyeceği aktarılan genelgede, okul önlerinde ve çevrelerindeki trafik düzenlemelerinin trafik birimlerince incelenerek ilave tedbirlerin planlanacağı, bu alanlarda tespit edilen eksikliklerin ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde tamamlanacağı belirtildi. Genelgede, "Okul Güvenlik Kontrol Listesi' çerçevesinde tüm okulların fiziki güvenlik tedbirlerinin (okul yerleşke çevre duvarı, giriş-çıkış müracaat noktası, kamera sistemi, eşya kontrolü, kontrollü geçiş) ile iş sağlığı ve güvenliğine yönelik diğer tedbirlerin (yangın, alarm, kaçak akım rölesi) Milli Eğitim müdürlükleriyle eş güdüm içinde gözden geçirileceği ve eksikliklerin ivedilikle giderileceği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi: "Okullarda okul içi ve çevresini görecek şekilde kamera sistemleri kurulacak ve mevcut güvenlik kamera sistemlerinin faal halde bulundurulması sağlanacaktır. Okulların çevresinde bulunan fiziki engeller (duvar, tel-çit vb.) kontrol edilerek eksiklikler giderilecek, öğrenciler ve ziyaretçilerin giriş-çıkışları için zorunlu olmayan ilave kapılar kapatılarak giriş-çıkışların tek bir kapıdan kontrollü şekilde yapılması sağlanacaktır. Ülke genelindeki okulların risk faktörleri dikkate alınarak güncellenen öncelik derecelerine göre öncelik derecesi yüksek olan okullarda sabit olarak görev yapmak üzere 'Okul Kolluk Görevlisi' diğer okullarda ise okul yönetimiyle sürekli iletişim halinde olacak 'Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi' görevlendirilmesine hassasiyetle devam edilecektir. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak, okulların güvenlik önceliklerine göre ihtiyaç duyulması halinde okul bahçe kapısının dışında, okul yönetimiyle sürekli irtibatlı, müdahale etme kabiliyetine haiz bir noktada motorize ekip veya yaya devriye görevlendirilecektir. Okul çevresindeki kör alanlar, metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergahlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacaktır. Siber birimlerimizin kapasitesinin güçlendirilerek siber devriye faaliyetlerine ağırlık verilecek, internetteki tehlikeler ile sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar titizlikle takip edilerek suç teşkil edenler hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. Çocukların ve gençlerin ateşli silahlara veya benzeri tehlikeli araçlara erişiminin önlenmesi amacıyla okul yönetimleriyle ortak çalışmalar saha denetimleri, istihbari çalışmalar ve risk odaklı uygulamalar artırılacak; taşıma veya bulundurma ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılarak ruhsatsız silahla mücadele tavizsiz şekilde sürdürülecektir." Şiddet eğilimi, tehdit dili, kontrol sorunları, saldırgan davranış örüntülerinin fiziksel veya sözlü olarak gösterilmesi ve dijital mecralarda ortaya çıkan risk işaretleri dikkatle izleneceği ve erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının etkin bir şekilde işletileceğine dikkati çekilen genelgede, risk grubunda yer aldığı düşünülen öğrencilere yönelik müdahale ve sevk çalışmaları gerçekleştirileceği, veli işbirliği ile kurumlar arası koordinasyonun sağlanacağı, gerekli izleme, değerlendirme ve takip mekanizmalarının kurulacağı vurgulandı. DİJİTAL ESENLİK ÇALIŞMALARI YAYGINLAŞTIRILACAK Genelgede, öğrencilerin gelişimlerini desteklemek ve onları olumsuz yönde etkileyebilecek risk faktörlerini azaltmak amacıyla öncelikli olarak gelişimsel ve önleyici rehberlik çalışmalarının etkili bir biçimde yürütülmesinin sağlanacağının, çocukların gelişiminde ailelerin güçlendirilmesine ilişkin çalışmaların artırılacağının, dijital risklere karşı öğrenci, öğretmen ve velilerin becerilerini artırmaya yönelik dijital esenlik çalışmalarının yaygınlaştırılacağının altı çizildi. Şiddet olayları neticesinde okul güvenliğinin ivedilikle sağlanarak sağlıklı bir eğitim ortamı oluşturulacağı, olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik psikososyal destek hizmetleri sürdürüleceği aktarılan genelgede, internet ortamında okul, öğrenci ve personeli hedef alan tehdit içeriklerinin düzenli olarak gerçekleşen şikayetler yönünden okul idareleri tarafından ve siber tespitler açısından kolluk birimleri tarafından izleneceği belirtildi. Genelgede, sosyal medya üzerinden hedef gösterme, siber zorbalık ve şiddet içerikleri tespit edildiğinde ilgili birimlerin tamamına gecikmeksizin bildirim yapılacağı, açık kaynak istihbarat kapsamında riskli dijital eğilimlerin analiz edileceği ifade edildi. Öğrenci ve öğretmenlere yönelik siber güvenlik farkındalık eğitimlerinin düzenleneceğine işaret edilen genelgede, siber zorbalık ve dijital etik, güvenli internet kullanımı, kişisel veri güvenliği, şüpheli içerik ve dolandırıcılık konularının siber bilinçlendirme eğitimi kapsamına alınacağı anlatıldı. Okullarda siber olay müdahale prosedürünün oluşturulacağı, şüpheli durumlarda kullanılmak üzere hızlı bildirim mekanizması (okul yönetimi-kolluk) kurulacağı, okul idaresi tarafından bildirim, şikayete konu olan veya açık kaynaklardan tespit edilmesi mümkün olan siber olayların kayıt altına alınarak olay veri tabanı oluşturulacağı, okulların siber güvenlik konusunda kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumlarıyla koordineli çalışacağı, siber güvenlik tedbirlerinin periyodik olarak denetleneceği ve güncelleneceği bildirilen genelgede "Risk analizleri doğrultusunda okul bazlı siber güvenlik planı hazırlanacaktır. Dijital ortamda ortaya çıkan şiddet eğilimleri ve radikalleşme göstergeleri erken uyarı kapsamında değerlendirilecektir. Elde edilen veriler, okul güvenliği risk analiz sistemine entegre edilecektir." değerlendirilmesi yapıldı. "İL/İLÇE YÜRÜTME KURULLARI" HER AYIN İLK HAFTASI DÜZENLİ TOPLANACAK Genelgede, protokol çerçevesinde eylül ve şubat olmak üzere yılda iki kez toplanan "İl/İlçe Yürütme Kurulları"nın bizzat valilerin ve kaymakamların başkanlığında her ayın ilk haftası düzenli toplanacağı, söz konusu toplantılarda okul güvenliğine ilişkin alınan tedbirlerin ilgili kurumlarla eş güdüm içerisinde kararlılıkla uygulanmasının sağlanacağı ifade edildi. Okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kurumlar arasında hızlı bildirim ve yakın koordinasyon esasına dayalı bir işleyiş tesis edileceği, risk teşkil ettiği değerlendirilen hususların titizlikle takip edilip, ihtiyaç halinde yeni çalışma modellerinin geliştirileceği aktarılan genelgede, "Protokol kapsamında okul müdürü başkanlığında oluşturulan 'Okul Güvenliği Yönetim Ekibi' tarafından, başta riskli öğrencilerin değerlendirilmesi olmak üzere okul ve çevresinin güvenliğine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin planlanması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek periyotlarda değerlendirme toplantısı yapılacaktır. Söz konusu toplantılara, ihtiyaç duyulması halinde sürekli, her halükarda ise ayda en az bir kez okul kolluk görevlisi veya güvenli eğitim koordinasyon görevlisi katılacaktır. 'Okul Güvenliği Yönetim Ekibi'nin ihtiyaç duyması durumunda olası risklere karşı siber devriye faaliyeti talep edilecektir. Bu toplantılarda, risk analizleri, erken uyarı göstergeleri, dijital tehditler ve mevcut güvenlik tedbirlerinin etkinliği değerlendirilerek gerekli güncellemeler yapılacaktır." bilgisi verildi. Valilikler, kaymakamlıklar, kolluk birimleri, milli eğitim müdürlükleri, sağlık teşkilatı ve ilgili kurumların olası olaylarda müdahale sırası ve koordinasyon usulleri gözden geçirilerek ilk müdahale kapasitesinin güçlendirileceğine dikkati çekilen genelgede, Milli Eğitim Bakanlığının "2021/13 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Genelgesi" doğrultusunda yangın, doğal afet, güvenlik tehditleri ve benzeri olağanüstü durumlara karşı korunma, kurtarma ve tahliye prosedürlerini de içeren "Acil Durum Planları"nın hazırlanacağı ve uygulanmasına hassasiyet gösterileceği vurgulandı. Genelgede, ailelerin çocuklardaki davranış değişikliklerini, risk işaretlerini ve dijital mecralardaki olumsuz yönelimlerini erken fark edebilmelerine yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının artırılacağı, güvenli internet kullanımı, sosyal medya, sanal zorbalık, tehdit, suçun ve suçlunun özendirilmesi, silah ve saldırganlık temalı paylaşımlar ile dijital mecralarda oluşan olumsuz rol modellere karşı önleyici ve bilinçlendirici çalışmaların ilgili tüm paydaşlarla birlikte yürütüleceği aktarıldı. SİLAH KULLANIMININ ÖZENDİRİLMESİNE KARŞI MEDYA OKURYAZARLIĞI FARKINDALIK ÇALIŞMASI Dizi, film, dijital yayınlar ve popüler kültür unsurları üzerinden şiddetin sıradanlaştırılması, suçun cazip gösterilmesi ve silah kullanımının özendirilmesine karşı medya okuryazarlığı ve aile rehberliği odaklı farkındalık çalışmalarının planlı şekilde sürdürüleceğinin altı çizilen genelgede, eğitim sendikaları başta olmak üzere ilgili sivil toplum kuruluşu, kurum ve kuruluşlarla gerekli temas kurularak, kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçileceği ve güven duygusunun güçlendirilmesi amacıyla uygun bilgilendirme ve istişare süreçlerinin yürütüleceği kaydedildi. Genelgede, olaylara ilişkin kamuoyu bilgilendirmelerinin yalnızca teyitli bilgiye dayalı, zamanında ve sorumlu bir dille yapılacağı, provokatif paylaşımlar, suçu ve suçluyu öven içerikler ile dezenformasyon girişimlerine karşı gerekli işlemlerin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. Alınan tedbirlerin uygulamada karşılaşılan hususlar, ihtiyaç alanları ve önerileri içeren raporların valiliklerce okulların açık olduğu dönemlerde aylık olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına gönderileceğine işaret edilen genelgede, "Yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde bizzat Valiler ve Kaymakamların koordinasyonunda sorumlu ve ilgili paydaş kurum/kuruluşlarla işbirliği içerisinde her türlü tedbirin alınması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve mahallin şartları da göz önünde bulundurularak ilave tedbirlerin alınması hususunda, bilgilerini ve gereğini önemle arz ve rica ederim." ifadeleri

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.