#İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

İLKHABER-Gazetesi - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakindeki yolsuzluk davasında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü savunma yaptı Haber

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakindeki yolsuzluk davasında Ağaç A.Ş. Genel Müdürü savunma yaptı

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. İş insanı Ahmet Sari'nin iddianamede "Ali Sukas eşinin milletvekili adaylığı döneminde benden seçim çalışmaları için otobüs göndermemi talep etti. Devam eden işlerimiz ve ciddi bir miktarda alacaklarımız olması dolasıyla bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım" ifadesine karşı sanık Sukas "Ben eşimin milletvekili olduğu dönemde hiç kimseden bir talepte bulunmadım. Eşimin kampanya sürecine bile katılamadım" dedi. Duruşma sanık Sukas'ın savunması ile sürüyor. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada örgüt yöneticisi Ertan Yıldız ile birlikte hareket ettiği iddianamede belirtilen Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas savunma yaptı. İDDİANAMEDE ÖRGÜT SİSTEMİNE PARA AKTARDIĞI İDDİA EDİLMİŞTİ, ALİ SUKAS SAVUNMA YAPTI Sukas'ın Ağaç A.Ş. üzerinden gerçekleştirilecek eylemlerde Ertan Yıldız'dan talimatlar aldığı, Ağaç A.Ş.'den iş alan firma sahiplerini görüşmeye davet ederek örgüte pay vermeleri konusunda baskı yaptığı, ihalelerin süreçlerine müdahalede bulunarak belirlediği, önceden tanıdığı firmaların kazanacağı şekilde organize ettiği de iddianamede açıklanmıştı. Sukas'ın bu şekilde şahsi zenginleştiği ve örgüt sistemine para aktardığı iddianamede belirtilmişti. Ali Sukas'ın kendisiyle alakalı verilen beyanlarda rüşvet talep ettiği şahıslara ‘seçim için üzerimde baskı var, bu parayı yukarıdan talep ediyorlar' şeklinde söylemlerde bulunarak örgütün amaç ve faaliyetlerini benimsediği de iddianamede ifade edilmişti. "BİZLERİN ‘SİSTEM' OLARAK ADLANDIRILAN YAPIYA AİT OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR" İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunması sorulan Ali Sukas "Vatana sevdalıyım. Türk milliyetçisiyim. Bedeller ödemiş bizlerin ‘sistem' olarak adlandırılan yapıya ait olması mümkün değildir. Tarafıma atılan suçlamalar şu ana kadar kısıtlanan özgürlüğümden daha ağırdır. Ben masumiyetimi somut deliller ile ispatlayacağım. Ağaç A.Ş. Genel Müdürü olarak İstanbul'a hizmet etme imkanı buldum. Ben savcılığın bizden istediği tüm evrakları ve dosyaları gönderdim. Bin 200 dosyanın içerisinde herhalde bir yolsuzluk, rüşvet çıkardı. İddianamede yer alan 12 firma kurumun daha önce çalıştığı sektörde bilinen tedarikçilerdir" dedi. SANIK SUKAS'TAN GİZLİ TANIĞA "ŞEYTAN" BENZETMESİ Sukas "İddianamede Ağaç A.Ş. ile ilgili oluşturulan 2 temel ayak var. Birisi gizli tanık Gürgen, diğeri de etkin pişmanlıktan yararlanmaya çalışan Ümit Polat. Gürgen'in ifadelerine baktığımda ilk tepkim, Ağaç A.Ş.'de bir yöneticinin bile bu kadar bilgiye sahip olması mümkün değil. Bilgilerin bazıları doğru içerikleri yanlış. Gizli tanık Gürgen, bu mahlukat nasıl bir canlıysa yazıcı melekler gibi beni 24 saat izlemiş, Ağaç A.Ş.'de çalışan 50 kişiyi izlemiş, firmaları izlemiş. Düşündüm böyle bir canlı var mı diye ? Evliya olabilir mi dedim, olmadı o. Şeytanda karar kıldım. Fitne ve dedikodu yayan şeytandır" ifadelerini kullandı. "GİZLİ TANIĞIN ANLATIMLARINDA HERHANGİ BİR DAYANAK YOKTUR" Sukas savunmasının devamında "Gizli tanık Gürgen'in tek bir kişi olabilmesi mümkün değil. Bu kadar bilgiye detaya sahip olması mümkün değil. İçeriklerin hepsi yalan ama şirketin bütün bilimleri hakkında bilgi alabilen birisi. Beni ağır şekilde suçlayan anlatımları var. Gizli tanığın anlatımlarında herhangi bir dayanak yoktur. Gizli tanığın beyanlarının bağımsız bir dayanağa dayanmadığı açıktır. Anlatımları maddi delil ile desteklenmiyor. Eylem bazlı Gürgen ile ilgili cevaplar vermeye çalışacağım. Bizimle ilgili 72 sayfalık bir evrak var savunmam uzun olacak" şeklinde konuştu. "AK PARTİ İKTİDARININ EN DOĞRU YAPTIĞI ŞEYLERDEN BİR TANESİNİN İŞTİRAK ŞİRKETLERİNİN KURULUŞU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRÜM" Sukas "Eylem 121'de tarafıma yöneltilen suçlama ‘rüşvete aracılık etmek'. Bu suçlamalara cevap vereceğim. Benim Ümit Polat'a, Taner Gümüş'ten para alması konusunda bir beyanım olmadı. İkisi arasında bir para alışverişi olduysa ben bunu bilmiyorum, şahit olmadım" dedi. Market kartları temini konusunda da iddialar olduğunu söyleyen Sukas, "Ramazan aylarında kurumlar hayır için yardım yaparlar. Ertan Yıldız market kartları ile ilgili bir duyuru yapılmasını istedi, firmalardan gönüllü olan olursa diye. O duyuru kapsamında bir iki Ramazan bu işlem yürüdü. Gizli tanık, tedarikçilere ayrıcalık tanıdığımı, ihtiyaç olmamasına rağmen ürünleri fahiş fiyatla aldığımı iddia ediyor. Bizim yaklaşık 65 bin adet saksı ve ağaç depolama kapasitemiz var. Bu aynı zamanda bir ara üretimdir. Canlı ürün alıyoruz. İyi bakarsanız büyür ve daha iyi fiyattan satılır. Benim hiçbir zaman bu firmanın elinde ne kadar ürün varsa alın gibi bir talimatım olmamıştır. Bizim satışlarımızın büyük bir bölümü, bizden önce de olduğu gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çıkmış olduğu açık ihalelerle gerçekleşir. Bitkisel materyal dosyalarında açık ihaleye çıkar, biz gireriz, alırız. Çoğunlukla biz alırız. Niye? O güçte, o kapasitede, hem finansman olarak hem organizasyon kabiliyeti olarak bu işi üstlenecek ve zamanında yerine getirecek başka bir şirket yok. Bu benim suçum değil. Yani burada, büyükşehirlerde kurulan iştirak şirketleriyle alakalı. Ben AK Parti iktidarının en doğru yaptığı şeylerden bir tanesinin iştirak şirketlerinin kuruluşu olduğunu düşünürüm" ifadelerini kullandı. İş insanı Ahmet Sari'nin iddianamede "Ali Sukas eşinin milletvekili adaylığı döneminde benden seçim çalışmaları için otobüs göndermemi talep etti. Devam eden işlerimiz ve ciddi bir miktarda alacaklarımız olması dolasıyla bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım" ifadesine karşı savunma yapan sanık Sukas "2023 seçimlerinde eşim evet milletvekili adayıydı. Ben eşimin milletvekili olduğu dönemde hiç kimseden bir talepte bulunmadım. 2023 seçimlerinden önce 6 Şubat depremleri vardı ben eşimin kampanya sürecine bile katılamadım. Benim bütün odağım deprem ve kendi işimdeydi" dedi. Duruşma sanık Ali Sukas'ın savunmaları ile sürüyor.

Mert Hakan Yandaş'ın tutukluluk durumu belli oldu: Mahkemeden yeni karar Haber

Mert Hakan Yandaş'ın tutukluluk durumu belli oldu: Mahkemeden yeni karar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında yargılama süreci yeni bir evreye taşındı. Hazırlanan tensip zaptı ile birlikte, davanın sanıkları arasında yer alan Fenerbahçeli futbolcu Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen’in hukuki durumları karara bağlandı. Mahkeme, dosyaya giren delilleri ve mevcut suç şüphesini inceleyerek sanıkların statüsünü yeniden belirledi. ERSEN DİKMEN'İN TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK Yargılamayı yürüten mahkeme heyeti, Ersen Dikmen hakkında kuvvetli suç şüphesinin sürdüğüne kanaat getirdi. Dosya kapsamındaki mevcut delil durumunu göz önünde bulunduran heyet, Dikmen’in tutukluluk halinin devam etmesine hükmetti. Karar metninde, suçun niteliği ve kaçma şüphesi gibi unsurların tutukluluk tedbirinin devamı için gerekçe teşkil ettiği vurgulandı. MERT HAKAN YANDAŞ HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan 31 yaşındaki futbolcu Mert Hakan Yandaş ile ilgili de önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme, profesyonel sporcu hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin sürdürülmesini kararlaştırdı. Yandaş’ın avukatı tarafından sunulan tahliye talebi ise mahkeme heyeti tarafından reddedilirken, sanığın yargılama sürecindeki kısıtlamalarının devam edeceği bildirildi. İLK DURUŞMA İÇİN NİSAN AYI İŞARET EDİLDİ Kamuoyunda büyük yankı uyandıran "futbolda bahis ve şike" davasının takvimi de netleşti. İddianamede Mert Hakan Yandaş ve Ersen Dikmen için 'nitelikli dolandırıcılık' ile 'şike ve teşvik primi' suçlamalarıyla 4 yıldan 17 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. 9 Aralık 2025 tarihinde başlayan tutukluluk süreçlerinin ardından, davanın ilk duruşması 3 Nisan 2026 tarihinde saat 10.30’da gerçekleştirilecek.

Merkez Bankası eski yöneticilerine BKM soruşturmasında iddianame kabul edildi: 57 yıla kadar hapsi istendi Haber

Merkez Bankası eski yöneticilerine BKM soruşturmasında iddianame kabul edildi: 57 yıla kadar hapsi istendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından iletilen suç duyurusu üzerine Bankalararası Kart Merkezi (BKM) odaklı yürütülen yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. Hazırlanan iddianamede, 9 şüpheli hakkında organize bir yapı içerisinde hareket ederek kamu kaynaklarını usulsüz şekilde aktardıkları iddiasıyla dava açılması talep edildi. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin detaylarına göre, Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Emrah Şener'in söz konusu yapılanmanın liderliğini yürüttüğü ileri sürüldü. Şüphelilerin, geçmişe dayalı tanışıklıkları bulunan şahıslara BKM üzerinden usulsüz ihaleler verdikleri ve hizmet alımı adı altında kaynak transferi gerçekleştirdikleri iddia edildi. Sürecin tesadüfi olmadığı, sistematik bir işleyişle BKM kaynaklarının üçüncü kişilere aktarıldığı tespiti iddianamede yer buldu. İHALE VE EDİMİN İFASINA FESAT KARIŞTIRMA SUÇLAMASI Yargılamaya konu olan dosyada, aralarında Emrah Şener ve Baran Aytaş'ın da bulunduğu 9 kişiye yönelik ağır suçlamalar yöneltildi. İddianamede şüphelilerin; "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak" ve "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından cezalandırılmaları istendi. Ayrıca eylemlerin niteliği gereği "6493 sayılı yasaya muhalefet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarının da işlendiği savcılık görüşünde belirtildi. ŞÜPHELİLER İÇİN 57 YILA KADAR HAPİS TALEBİ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, toplanan deliller ve yapılan incelemeler neticesinde şüphelilerin Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca ağır hapis cezalarına çarptırılmasını öngördü. İddianamede, şüpheliler hakkında 14 yıldan başlayarak 57 yıla kadar uzanan hapis cezaları talep edildi. Davanın ilerleyen günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine başlanması bekleniyor.

Ekrem İmamoğlu davasında altıncı oturum: Sanık yakınlarına kısıtlama getirildi Haber

Ekrem İmamoğlu davasında altıncı oturum: Sanık yakınlarına kısıtlama getirildi

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu görülmeye devam ediliyor. Dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının altıncı oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya dün alınan karar nedeniyle her tutuklu sanığın birinci dereceden bir yakını alındı. Tutuksuz sanık yakınları ise duruşmaya alınmadı. Duruşmaya CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve her sanığın üç avukatı da katıldı. Duruşmaya sanık Ümit Polat'ın avukatının savunması ile sürüyor. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden', Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler', 16 kişi ‘müşteki', 5 kişi ‘müşteki-şüpheli' ve Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli' sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi' olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu'nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 12 kez ‘rüşvet', 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması', 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi', 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma', 4 kez ‘suç delillerini gizleme', ‘haberleşmenin engellenmesi', ‘kamu malına zarar verme', 47 kez ‘rüşvet alma', ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 9 kez ‘irtikap', 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma', ‘çevrenin kasten kirletilmesi', ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet', ‘Orman Kanununa muhalefet' ve ‘Maden Kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel tutuklandı Haber

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kuşadası Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ve beraberindeki 5 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan isimlerden Belediye Başkanı Ömer Günel hakkında tutuklama kararı verildi. SORUŞTURMA KAPSAMINDA 5 KİŞİ TUTUKLANDI Adliyeye sevk edilen şüphelilerin savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildiği öğrenildi. Mahkeme; Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş, belediye mimarı ve şehir plancısı Meral Celep, iş insanı Ferdi Zenginoğlu ile iş insanı Hüseyin Kabasakal'ın tutuklanmasına hükmetti. İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. MASAK RAPORLARI VE HTS KAYITLARI DOSYADA Soruşturmanın detaylarında çarpıcı bilgiler yer alıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda; tanık ve müşteki beyanları, HTS kayıtları ve MASAK tarafından hazırlanan raporlar mercek altına alındı. İncelenen hesap hareketleri sonucunda "rüşvet" ve "irtikap" suçlarının işlendiği tespit edildi. Elde edilen deliller ışığında operasyonun düğmesine basıldı. ÜÇ İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON DÜZENLENMİŞTİ Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı yolsuzluk iddiaları üzerine başlatılan süreç, 13 Mart tarihinde operasyona dönüşmüştü. Aydın, İzmir ve Antalya illerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen baskınlarda, aralarında Belediye Başkanı Ömer Günel'in de bulunduğu 6 kişi gözaltına alınmıştı. Şüpheliler, İstanbul Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sabah saatlerinde adliyeye sevk edilmişti.

Yasa dışı bahis soruşturmasında 2 şirkete TMSF kayyumu atandı Haber

Yasa dışı bahis soruşturmasında 2 şirkete TMSF kayyumu atandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmada yeni bir safhaya geçildi. 6 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen 'Paymix' operasyonu sırasında el konulan dijital materyallerin ön incelemesi tamamlandı. Elde edilen bulgular doğrultusunda, Pentech Bilişim Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin yasa dışı bahis platformlarına teknik altyapı desteği sağladığına dair kuvvetli delillere ulaştığı öne sürüldü. OPERASYONUN AYRINTILARI VE GÖZALTI KARARLARI Soruşturma dosyasına giren veriler ışığında, Pentech Bilişim ile bağlantılı olduğu ve yasa dışı bahis organizasyonlarına iştirak ettiği iddia edilen 8 şüpheli tespit edildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kimlikleri belirlenen zanlıların yakalanması amacıyla Bursa merkezli eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirdi. Operasyon kapsamında şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde aramalar yapıldı. ŞİRKETLERE KAYYUM ATAMASI VE MAL VARLIĞINA EL KONULMASI Adli süreç devam ederken, suç organizasyonunun ekonomik gücünü kırmak amacıyla önemli kararlar alındı. Pentech Bilişim ile Beluza Yazılım Bilişim Teknolojileri Turizm Tarım Gıda ve İnşaat Yatırımları Limited Şirketi’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. Şirketlerin yönetimsel kontrolü fon denetimine geçerken, operasyonun mali boyutu da genişletildi. MAL VARLIĞI VE BANKA HESAPLARI BLOKE EDİLDİ Suçtan elde edildiği değerlendirilen değerlerin korunması amacıyla mahkeme kararıyla geniş çaplı bir el koyma işlemi uygulandı. Soruşturma birimlerinden edinilen bilgilere göre, şüphelilere ait olduğu belirlenen 10 adet taşınmaza, 5 adet araca ve banka hesaplarına el konulduğu öğrenildi. Dijital materyaller üzerindeki detaylı incelemelerin ve şüphelilerin sorgu işlemlerinin devam ettiği bildirildi.

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı Haber

Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kuşadası Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve irtikap iddiaları üzerine başlattığı kapsamlı soruşturmayı sürdürüyor. Adli makamlar tarafından titizlikle yürütülen incelemeler neticesinde, belediye yönetimi ve bazı iş insanlarının dahil olduğu iddia edilen usulsüzlüklere ilişkin operasyon düğmesine basıldı. Soruşturma dosyasına giren delillerin analizi sonrası çok sayıda isim hakkında yasal işlem başlatıldı. Yargı süreci kapsamında elde edilen tanık ve müşteki beyanlarının yanı sıra şüpheli ifadeleri dosyanın temelini oluşturdu. Soruşturma birimleri, teknik takip verileri ve HTS kayıtlarını derinlemesine inceleyerek şüpheliler arasındaki bağlantıları raporladı. Ayrıca Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan ayrıntılı raporlar, hesap hareketlerindeki şüpheli transferleri ve mali trafiği gün yüzüne çıkardı. ÜÇ İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Başsavcılığın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri; Aydın, İzmir ve Antalya illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi. Operasyon neticesinde Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan ile Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş gözaltına alındı. Belediye bürokratlarının yanı sıra kadroda görevli mimar ve şehir plancısı Meral Celep de yakalanan isimler arasında yer aldı. Gözaltı kararı sadece belediye personeliyle sınırlı kalmadı. Operasyonun iş dünyası ayağında ise Kuşadası eski Spor Kulübü Başkanı ve iş adamı Ferdi Zenginoğlu ile iş adamı Hüseyin Kabasakal emniyet birimlerince muhafaza altına alındı. Toplam 6 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü ve soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

İstanbul ve Tokat'ta dev ilaç yolsuzluğu operasyonu: 26 gözaltı Haber

İstanbul ve Tokat'ta dev ilaç yolsuzluğu operasyonu: 26 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, kamuyu zarara uğratan bir ilaç şebekesi deşifre edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen teknik ve fiziki takip, bir şehir hastanesindeki veri giriş personeli ile bazı eczane çalışanlarının organize bir şekilde hareket ettiğini ortaya koydu. Yapılan incelemeler, şüphelilerin hastaneye gelen vatandaşlara yardım etme bahanesiyle yaklaştığını ve bu süreci suistimal ettiklerini gösterdi. HASTALARIN HABERİ OLMADAN REÇETE YAZMIŞLAR Operasyonun detaylarına göre, suç şebekesi üyeleri hastaların işlemlerini takip ederken piyasa değeri yüksek olan ilaçları tıbbi gereklilik olmaksızın fazladan reçete ettirdi. Hastaların rızası ve bilgisi dışında düzenlenen bu reçeteler, şebekenin önceden anlaşma sağladığı eczanelere yönlendirildi. Bu usulsüz yönlendirmeler karşılığında şüphelilerin her işlem başına belirli oranlarda komisyon aldıkları emniyet kayıtlarına yansıdı. Soruşturmanın en kritik noktalarından birini ise SGK'ya fatura edilen bu pahalı ilaçların akıbeti oluşturdu. Şüphelilerle ortak hareket eden eczanelerden temin edilen fazla ilaçların, yasal olmayan yollarla üçüncü kişilere el altından satıldığı belirlendi. Sistematik bir şekilde yürütülen bu yöntemle hem devletin sağlık bütçesinin zarara uğratıldığı hem de ilaçların kayıt dışı piyasaya sürüldüğü saptandı. İstanbul ve Tokat illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenleyen emniyet güçleri, operasyon kapsamında 26 şüpheliyi kıskıvrak yakaladı. Aralarında hastane görevlileri ve eczane çalışanlarının da yer aldığı zanlılar, ifade işlemleri ve adli sürecin devamı için emniyet müdürlüğüne götürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı inceleme ve delil toplama çalışmaları sürdürülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.