#Kentsel dönüşüm

İLKHABER-Gazetesi - Kentsel dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güngör Geçer: Seyhan’daki 8 bölge kentsel dönüşümden çıkarıldı Haber

Güngör Geçer: Seyhan’daki 8 bölge kentsel dönüşümden çıkarıldı

Adana, deprem riski yüksek iller arasında yer almasına rağmen özellikle eski yapı stokunun dönüştürülmemesi kentin ciddi sorunları arasında bulunuyor. Kentteki binaların depreme dayanıklılığı bilinmezken, bugüne kadar kapsamlı bir çalışma yapılmamış olması dikkat çekiyor. Seyhan İlçesi’nde 8 bölge, Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararıyla kentsel dönüşüm alanı ilan edilmişti; ancak gerekli çalışmaların yapılmaması nedeniyle bu mahalleler tek tek kentsel dönüşüm kapsamından çıkarıldı. Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilin deprem bölgesi ilan edildiğini hatırlatarak, Adana’nın bu süreçte en az ödenek alan illerden biri olduğunu belirtti. Geçer, “Yapılan çalışmaların büyük bölümü yalnızca TOKİ konutlarıyla sınırlı kaldı. Oysa nüfusu üç milyona yaklaşan Adana için çok daha fazla yatırım ve destek gerekirdi” dedi. “ADANA DEPREM BÖLGESİ, YAPILAR ACİLEN DÖNÜŞTÜRÜLMELİ” Adana’ya hep birlikte sahip çıkılması gerektiğini belirten Güngör Geçer, “Şehrimizin nüfusuna ve yapısına baktığımızda, belediyelerin gelirlerinin oldukça düşük kaldığını görüyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin gelirleri ne kadar az olursa, verilen hizmet de o kadar azalır. Biz hizmeti artırmak istiyorsak, Adana’nın gelirlerini yükseltmek zorundayız. Bu nedenle Adana’ya hep birlikte sahip çıkmamız gerektiğini söylüyoruz. 2000 Evler meselesi de bunun bir örneği. Oradaki sorun yalnızca boyayla çözülecek bir sorun değil. Bölgenin ciddi anlamda kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Kentsel dönüşümün de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ ve belediyelerin birlikte, organize ve koordineli bir şekilde yürütmesi gerekir. Çünkü Adana aynı zamanda bir deprem bölgesidir ve ekonomik ömrünü tamamlamış çok sayıda yapı bulunmaktadır. Bu binaların bir an önce dönüştürülmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. “SEYHAN’DAKİ 8 BÖLGE KENTSEL DÖNÜŞÜMDEN ÇIKARILDI” Seyhan İlçesi’nde kentsel döşüm kapsamına alınan 8 bölgenin, yatırım olmaması nedeniyle tekrar bu statüden çıkartıldığına dikkat çeken Geçer şunları söyledi: “Biz Seyhan’da sekiz bölgeyi kentsel dönüşüm alanı ilan etmiştik. Ancak daha sonra TOKİ, ekonomik koşulları gerekçe göstererek bu projeleri gerçekleştiremeyeceğini söyledi. Bunun üzerine bu alanları listeden çıkarmak zorunda kaldık. Keşke çıkarmamış olsaydık. Keşke o dönemde siyasi otorite, muhalefet ve iktidar ayrımı yapılmadan; il başkanları, milletvekilleri, STK’lar ve oda başkanları hep birlikte hareket ederek Adana’daki kentsel dönüşüm sorununu çözebilseydik. Eğer o ödenek Adana’ya gelmiş olsaydı, bugün çok farklı bir tabloyu konuşuyor olurduk.” Güngör Geçer, “Şehrin merkezinde kentsel dönüşümün dışında bir alternatifimiz yok. Adana’da tarım arazileri nedeniyle yeni yerleşim alanlarının imara açılması da mümkün olmadığına göre, mevcut alanları daha düzenli hale getirmemiz ve özellikle eski binaları hızla dönüştürmemiz gerekiyor. Bunun için kentte güçlü bir birlikteliğe ihtiyaç var. Açıkça ifade ediyorum; bu süreçte herkesin katkısı ve desteği son derece önemli” ifadelerini kullandı. “SEYHAN’DA ATIKLARIN YANLIŞ ALANA BIRAKILMASI SORUN OLUŞTURUYOR” Seyhan İlçesi’nde bulunan ATİKOP’ta ki sorunun sık sık sosyal medyadan paylaşıldığının altını çizen Geçer şunları söyledi: “ATİKOP’ta bahsettiğiniz alanla ilgili sosyal medyadaki paylaşımları ben de gördüm. Bugün itibarıyla Seyhan Belediyemizin Temizlik İşleri Müdürlüğü gerekli çalışmayı başlattı. Ancak burada önemli bir başka sorun da var. Sadece bugün temizlik yapılmasıyla bu problem çözülmüyor. Çünkü aynı kişiler daha sonra yine atıklarını götürüp oraya bırakıyor ve ardından sosyal medyada “burayı temizlemiyorlar” şeklinde paylaşımlar yapıyorlar. Oysa orası bir geri dönüşüm alanı ya da çöp döküm yeri değil. Dolayısıyla atıkların oraya bırakılması doğru bir davranış değil. Belediyemiz bugün temizler, ancak yarın aynı görüntülerle yeniden karşılaşabiliriz. Bu noktada ATİKOP yönetiminin ve bölgedeki esnafın çok daha duyarlı olması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki Seyhan Belediyesi yaklaşık 800 bin nüfusa hizmet veriyor ve kentin genel temizliğinden sorumlu. Bu tür durumlar hem ciddi bir iş yükü oluşturuyor hem de zaman kaybına neden oluyor.”

DAİMFED’de inşaat sektörü ve kentsel dönüşüm masaya yatırıldı Haber

DAİMFED’de inşaat sektörü ve kentsel dönüşüm masaya yatırıldı

AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ve AK Parti Çukurova İlçe Başkanı Cemal Akın ile birlikte DAİMFED'i ziyaret etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliği yaptığı görüşmede, inşaat ve müteahhitlik sektörünün güncel sorunları, kentsel dönüşüm projeleri ve Adana'nın ekonomik kalkınma potansiyeli masaya yatırıldı. KARSLIOĞLU, “SESİMİZİN ANKARA’DA DUYULMASI ÇOK DEĞERLİ” DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, ziyaretin sektör açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: "İnşaat sektörü sadece bina üretmez; istihdam yaratır, yan sanayi besler, şehirleri dönüştürür. Adana bu potansiyeli fazlasıyla taşıyor. Grup Başkanvekilimiz Bahadır Yenişehirlioğlu'nun ve İl Başkanımız Tamer Dağlı'nın bizi bizzat ziyaret etmesi, sesimizin Ankara'da duyulduğunun en somut göstergesi. Bu buluşmanın sektörümüze ilişkin atılacak adımlara zemin hazırlayacağına inanıyoruz." YENİŞEHİRLİOĞLU, “ÜRETEN İŞ DÜNYASININ HER ZAMAN YANINDAYIZ” Görüşmede söz alan Bahadır Yenişehirlioğlu, üreten ve istihdam sağlayan iş dünyasının her zaman yanlarında olduklarını vurgulayarak Adana'nın potansiyelini birlikte daha ileriye taşıyacaklarını belirterek, "Üreten, istihdam sağlayan ve ülkemizin büyümesine katkı sunan iş dünyamızın her zaman yanında olmayı önemsiyoruz. Adana'nın potansiyelini daha da ileri taşıyacak fikir ve çalışmalar üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunduk. İş dünyamızla el ele vererek şehirlerimizin ve ülkemizin ekonomik günü daha da ileriye taşıyacağımıza olan inancımız tam” şeklinde konuştu. DAĞLI, “ADANA’NIN KALKINMASI İÇİN İŞ DÜNYASIYLA GÜÇLÜ KÖPRÜLER KURMALIYIZ” AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı da ziyarette yaptığı açıklamada Adana ekonomisinin güçlendirilmesinde iş dünyasıyla kurulacak köprülerin belirleyici rol oynayacağına dikkat çekerek, "Adana'nın potansiyelini daha ileriye taşıyabilmek için sahada üretenlerle, inşa edenlerle aynı masada buluşmak şart. DAİMFED'in temsil ettiği sektör, şehrimizin kalkınmasında kilit bir rol üstleniyor. Bu tür buluşmaları daha da artırarak ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Görüşmenin ardından taraflar, sektörü ilgilendiren konulardaki iletişim ve işbirliğini sürdürme konusunda mutabık kaldı. DAİMFED, inşaat sektörünün sorunlarına çözüm üretmek ve sektörün sesini karar alıcılara ulaştırmak amacıyla bu tür üst düzey temasları sürdürmeye devam edecek.

Demirdağ: Depremin üzerinden 3 yıl geçti, Adana’da riskli binalar yerinde duruyor Haber

Demirdağ: Depremin üzerinden 3 yıl geçti, Adana’da riskli binalar yerinde duruyor

Kahramanmaraş Merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Kentte depremle ilgili çalıştaylar, sempozyumlar yapıldı. Notlar alındı, raporlar çıkartıldı. Ancak bu çalışmaların üzerinden süreler geçmesine rağmen, kentte bulunan binaların depreme ne kadar dayanıklı olup olmadığı hala tespit edilmedi. Belediyeler ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü arasında yetki polemiği yaşanıyor. Kimse bu çalışmayı kimin yapacağını bilmiyor. Adana’da olası bir depremde insanlara bu binaların tabut olabileceği yetki polemiğinin arasında kalmış durumda. Cumhur İttifakı, bina envanterinin çıkarılması ve yapıların depreme dayanıklılık tespitinin belediyeler tarafından yapılması gerektiğini savunurken; belediyeler ise asıl muhatabın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğunu ifade ediyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Adana Büyükşehir Belediyesi MHP Grup Başkan Vekili Cemal Demirdağ ise, 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen gerekli derslerin çıkarılmadığını belirtti. “50 BİNDEN FAZLA CANIMIZI TOPRAĞA VERDİK” 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçtiğine dikkat çeken Adana Büyükşehir Belediyesi MHP Grup Başkan Vekili Cemal Demirdağ, “6 Şubat 203 yılında Kahramanmaraş merkezli depremler yaşadık. Bu depremler yüreğimizi de ağladı cenabı Allah'tan dileğimiz budur ki bir daha böyle depremler böyle bir afeti ne devletimiz ne milletimiz hiç kimse yaşamasın 50 bin den fazla canımızı toprağa verdik Adana'mızda bu felaketin gölgesinde kaldı. Evler sallandı, yürekler titredi, umutlar yerle bir oldu. Anneler çocuklarına babalar evlatlarına enkaz altında aradı. O gün hepimiz aynı acıyı paylaştık, o gün bir daha asla diye haykırdık aradan tam 3 yıl geçti 2026 yılındayız” şeklinde konuştu. “ADANA’DA BİNLERCE BİNA YIKIM BEKLİYOR” TOKİ’lerin depremzedeler için yapıldığını belirten Demirdağ, “Peki Adana'da neler yapıldı? Belediyelerimiz neler yaptı. Deprem sonrası ders çıkarttık mı? Mikro bölgelerde çalışmaları, çalıştaylar, sempozyumlar yaptık. Kağıt üzerinde güzel raporlar hazırladık, güzel sözler söyledik ama ne değişti? Adana’mız da yaklaşık 7000'den fazla yapı riskli durumda. Yaklaşık 5.000'e yakın bina yıkım bekliyor. Seyhan, Yüreğir, Çukurova, Sarıçam’da bulunan eski mahallelerimizde vatandaşlarımız hala korku içinde uyuyorlar. Deprem bölgesinde TOKİ eliyle binlerce konut teslim edildi. 455 bin adet konut teslim edildi. Devletimize teşekkür ediyoruz. Adana'da 10 bin bağımsız bölüm teslimatı yapıldı ama onlar depremzedeler içindi” ifadelerini kullandı. “DEPREME DAYANIKSIZ BİNALAR HEMEN YIKILMALI” Adana’da binaların depreme karşı dayanıklılık durumlarının çıkartılması gerektiğini belirten Demirdağ şunları söyledi: “Kalan binalar için peki ne yapıldı? Binalar ne durumda? Bir başka depreme dayanabilecekler mi? İnsanımızın can güvenliği ne durumda? 3 yılda kaç tane riskli binaya dönüştürdük; ne kadarını güçlendirdik? Çok az, yetersiz, hatta yok denecek kadar az. Bu bir ihmalkarlık değil midir? ‘Deprem öldürmez, bina öldürür’ deniliyor, fakat hiçbir şey yapmıyoruz. Acımız dinmedi, yaralarımız kabuk bağlamadı, beklentimiz hızlı acil şeffaf kentsel dönüşüm. Riskli binaların bir an önce tespiti ve depreme dayanıksız binaların yıkılması. Çünkü her yıkılmayan bina bir canı kurtarmaktır, her geciken dönüşüm bir vicdan azabıdır. Çok acil çalışma yapılması gerekiyor.” CHP Grup Başkan Vekili Özgür Altıok ise, riskli binaların yıkılması ve tespitinin Valilik koordinasyonunda Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün yapması gereken görevler olduğunu belirterek, “Bu yapılmadı, yapılmalıdır. Bunun acil yapılması gerekiyor” dedi.

Kentsel dönüşümde yüzde 50+1 kararı yürürlüğe girdi Haber

Kentsel dönüşümde yüzde 50+1 kararı yürürlüğe girdi

Türkiye'nin deprem dirençli kentler vizyonunda en kritik engellerden biri olan "uzlaşı krizi" için devrim niteliğinde bir adım atıldı. 6306 Sayılı Kanun'un uygulama yönetmeliğinde yapılan köklü değişiklikler, 4 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan bu yeni düzenleme, özellikle mülkiyet hakları ile güvenlik arasındaki hassas dengeyi, dönüşümün lehine değiştiriyor. SALT ÇOĞUNLUK İLE HIZLI DÖNÜŞÜM: YÜZDE 50+1 KRİTİK EŞİK Yeni dönemin en dikkat çekici maddesi, karar alma mekanizmasındaki radikal değişim oldu. Artık riskli alanlarda veya riskli yapıların bulunduğu parsellerde, binaların yıkılmış olması şartı aranmaksızın "salt çoğunluk" yani yüzde 50 + 1 kuralı geçerli olacak. Daha önce projeleri çıkmaza sokan yüksek çoğunluk arayışı, yerini paydaşların yarısından fazlasının onayına bıraktı. Bu kapsamda; inşaatın türü, kat karşılığı sözleşmeler veya hasılat paylaşımı gibi hayati kararlar artık çok daha hızlı alınabilecek. Maliklerden birinin çağrısıyla muhtarlıkta veya bina panosunda yapılacak duyurular, hukuki sürecin başlaması için yeterli sayılacak. ANLAŞMAYANLAR İÇİN YOLUN SONU: ARSA PAYLARI SATIŞA ÇIKIYOR Süreci tıkayan veya tekliflere kapısını kapatan mülk sahipleri için ise net bir yaptırım mekanizması devreye alınıyor. Alınan karara katılmayan maliklere yapılacak 15 günlük son ihtarın ardından, bu kişilerin arsa payları rayiç bedel üzerinden açık artırmaya çıkarılacak. Öncelikle diğer paydaşlara sunulacak olan bu hisseler, alıcı çıkmaması durumunda Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili belediyeler tarafından satın alınarak dönüşümün aksamasının önüne geçilecek. Ayrıca inşaat ruhsatı alabilmek için artık tüm bildirimlerin yapıldığına dair onay yazısı şartı aranacak; bu da usulsüzlüklerin önünü kesecek bir güvenlik barajı oluşturacak. İMAR HAKKI TRANSFERİ VE HARÇ MUAFİYETİNDE YENİ AYRINTILAR Yönetmelik sadece yıkım ve inşaat süreçlerini değil, teknik olarak bina yapımına uygun olmayan alanları da kapsıyor. Zemin yapısı nedeniyle yerinde dönüşümü imkansız olan parsellerdeki imar hakları, tüm maliklerin onayıyla başka güvenli bölgelere transfer edilebilecek. Öte yandan, vergi ve harç muafiyetlerinde "oransal adalet" sistemi getirildi. Bir riskli parselin boş parsellerle birleşmesi durumunda, muafiyetler pay oranına göre hesaplanarak hak sahiplerine ekonomik kolaylık sağlanacak. Ancak boş parsellerin sisteme dahil olması için halen yüzde 100 oy birliği şartının korunması, mülkiyet haklarının korunması noktasında kritik bir bariyer olarak kalmaya devam ediyor.

Doğru: Seyhan ve Yüreğir’de olası depremde enkaz altına ulaşmak neredeyse imkânsız Haber

Doğru: Seyhan ve Yüreğir’de olası depremde enkaz altına ulaşmak neredeyse imkânsız

Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve “Asrın Felaketi” olarak adlandırılan büyük depremde 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki yıkıcı sarsıntı, 11 ili etkileyerek büyük yıkıma yol açmıştı. Binlerce bina yerle bir olurken, on binlerce insan yaşamını yitirdi, milyonlarca kişi ise depremden etkilendi. AK Parti Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Abdullah Doğru, Adana’da gerçekleştirdiği basın açıklamasında deprem konutları hakkında bilgi verdi. Abdullah Doğru, olası bir depremde Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde enkaz altındaki vatandaşlara ulaşmanın neredeyse imkânsız hâle gelebileceğini belirterek, “Seyhan ya da Yüreğir’de olası bir depremde, enkaz altındaki vatandaşlara ulaşmak neredeyse imkânsız hâle gelebilir. Üstteki toprağın kaldırılabilmesi için alt kısımda canlı olup olmadığının bilinmesi gerekir. Bu konuda vakit kaybetmeden harekete geçilmesi şarttır” dedi. “TOKİ’LERDE HAK SAHİPLERİ YERLEŞİYOR” AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, “Deprem sonrasında açıkta kalan vatandaşımız yok. Yapılan TOKİ’lerin Tamamının kurası çekildi ve hak sahiplerine teslim edilme aşamasında. Hak sahiplerinin bir kısmı kendisi oturuyor. Çukurova ilçemizde bulunanlar otobanın kenarında bulunan TOKİ’ler teslim edildi, sol tarafta bulunanlar teslim edilme aşamasında. Fazladan 400 tane dairemiz bulunuyor” ifadelerini kullandı. “ADANA DEPREME HAZIR DEĞİL, TÜM BELEDİYELER TOPYEKÛN HAREKETE GEÇMELİ” Abdullah Doğru, olası depremler karşısında belediyelerin acil önlem alması gerektiğini belireterk, “Bir gün boyunca Adana’nın tamamının deprem gerçeğiyle konuşulması gerekiyor. 6 Şubat’ta yaşanan deprem eğer Seyhan’ı da etkilemiş olsaydı, binlerce insanımızı kaybetmiş olabilirdik. Depreme yönelik önlem almak yalnızca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın değil, aynı zamanda Adana Büyükşehir Belediyesi’nin de sorumluluğundadır. Adana Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri topyekûn bir araya gelerek kentin altyapısını depreme hazır hâle getirmeli, ardından merkezi yönetime ihtiyaç ve taleplerini net bir şekilde iletmelidir. Bu süreç mutlaka bütüncül bir yaklaşımla yürütülmelidir” şeklinde konuştu. "SEYHAN VE YÜREĞİR’DE OLASI DEPREMDE ENKAZ ALTINA ULAŞMAK NEREDEYSE İMKÂNSIZ OLABİLİR" Doğru, özellikle Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki risklere dikkat çekerek şunları söyledi: “Seyhan ya da Yüreğir’de olası bir depremde, enkaz altındaki vatandaşlara ulaşmak neredeyse imkânsız hâle gelebilir. Çünkü enkazda öncelikle üstteki toprağın kaldırılabilmesi için, alt kısımda canlı olup olmadığının bilinmesi gerekir. Ne yazık ki bu konunun ilçe belediyeleri ve büyükşehir belediyesinin yeterince gündeminde olmadığını düşünüyorum. Oysa bu konuda vakit kaybetmeden harekete geçilmesi şarttır.”

Ev Sahibi Türkiye Projesi'nde evlerin teslim tarihi belli oldu Haber

Ev Sahibi Türkiye Projesi'nde evlerin teslim tarihi belli oldu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık başkanlığında toplandı. Toplantının başında konuşan Yanık, barınma hakkının sadece bir konut meselesi değil, insan onuruna yaraşır bir hayatın, güvenliğin, sağlığın ve toplumsal huzurun temel şartı olduğunu belirtti. Anayasa'nın 57. maddesinin de devlete konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alma görevini açıkça yüklediğini anlatan Yanık, aynı şekilde uluslararası insan hakları belgelerinde de barınma hakkının vazgeçilmez bir sosyal hak olarak tanımlandığını aktardı. Yanık, Komisyon olarak 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından süreci yalnızca uzaktan izleyen değil, sahada takip eden bir anlayışla hareket ettiklerini söyledi, Komisyonun bu konudaki çalışmalarını paylaştı. Gelinen süreçte depremzedelerin kalıcı konutlarına kavuşmasının sevincini yaşadıklarını dile getiren Yanık, "Bu, yalnızca bir inşaat faaliyeti değil, insan onurunun yeniden tesis edilmesi, güvenin yeniden inşa edilmesi anlamına geliyor." diye konuştu. Yanık, yapılan çalışmalar için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Bakanlık personeline teşekkür etti. "İKLİM GÖÇMENLERİNİN SAYISI 250 MİLYONA YAKLAŞMIŞTIR" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yanık'ın konuşmasının ardından Komisyonda "Temel İnsan Hakları Kapsamında Barınma Hakkı ve Bu Çerçevede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Çalışmaları" hakkında sunum yaptı. Kurum, özellikle Kovid-19 salgınıyla başlayan süreçte, gerek dünya genelinde gerek Türkiye'de erişilebilir konut beklentisinin tetiklendiğini söyledi. İklim değişikliği ve buna bağlı göçler nedeniyle de bu ihtiyacın arttığına değinen Kurum, "Sadece 2025 yılına baktığımızda iklim göçmenlerinin sayısı 250 milyona yaklaşmıştır. Türkiye'de ise yakın coğrafyamızdaki çatışmalar ve savaşlar, yaşadığımız asrın felaketi, konut talebini etkileyen faktörler olmuştur." dedi. Kurum, ev sahibi olma oranını en yüksek seviyeye çıkarma çalışmalarına azim ve kararlılıkla devam ettiklerini, bu hedef için tüm enstrümanları kullanarak adımlar attıklarını belirtti. Türkiye'nin inşaat sektörünün dünyadaki yerine işaret eden Kurum, Türk müteahhitlerinin 137 ülkede faaliyet gösterdiğini, en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde Türkiye'nin 45 firmayla dünya ikincisi olduğunu anlattı. Bakan Kurum, bu gücü yapılan afetlerde ve projelerde en etkin şekilde kullanmaya gayret gösterdiklerini kaydederek, bu anlamda yapılan çalışmaları paylaştı. 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin 11 ili etkilediğini ve 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Kurum, depremin doğrudan maliyetinin 104 milyar dolar, dolaylı maliyetinin ise 150 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Bakan Kurum, depremin ardından her afette olduğu gibi hızla harekete geçtiklerini belirterek, "11 ilimizde 3'üncü, 4'üncü gün itibarıyla yeni yerleşim yerlerinin çalışmalarına başladık ve 15'inci günde ilk temelimizi attık. Deprem bölgesinde ilk evimizi 45'inci gününde teslim etmiş olduk." diye konuştu. Yapılan çalışmaların meyvesini verdiğine işaret eden Kurum, 27 Aralık'ta Hatay'da düzenlenen törenle 455 bininci konutun anahtarlarının hak sahibine teslim edildiğini anımsattı. Kurum, depremden sadece şehirlerin değil köylerin de etkilendiğine değinerek, yapılan çalışmalarla 11 ildeki 4 bin 333 köyde 62 bin köy evinin inşa edildiğini bildirdi. Deprem bölgesinde üstyapı çalışmalarının yanında altyapı çalışmalarının da gerçekleştirildiğini kaydeden Kurum, bu anlamda 11 bin kilometrelik altyapı çalışması yapıldığını aktardı. Kurum, "İstedik ki şehirlerimiz eskisinden daha güçlü, daha temiz, daha güzel olsun. Bu bakışla altyapı projelerini yürütmüş olduk." değerlendirmesinde bulundu. "2 MİLYON 510 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN DÖNÜŞÜMÜNÜ GERÇEKLEŞTİRDİK" Bakan Kurum, afete hazırlık anlamında da önemli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayarak, Türkiye nüfusunun yüzde 70'ine yakınının deprem bölgelerinde yaşadığına dikkati çekti. Kurum, bu çerçevede 81 ilde kentsel dönüşüm çalışmaları yürüttüklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugüne kadar 2 milyon 510 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Türkiye'de yaptığımız her iki dönüşüm projesinden birini İstanbul'a yapıyoruz. İstanbul'umuzu, göz bebeğimizi bu manada önemsiyor ve bu hassasiyetle siyaset üstü bir bakışla 39 belediyemizin 39'uyla da çalışmaya gayret gösteriyoruz. İstanbul'daki dönüşümü hızlandırabilmek amacıyla 2023 yılında vatandaşımıza 'Yarısı Bizden Kampanyası'nı müjdelemiştik ve bu kapsamda da İstanbul'da 78 bin bağımsız birimin dönüşümü gerçekleştirilmektedir." Sağlam konutlara ulaşma ve dirençli şehirlere kavuşmanın bir adımının da sosyal konutlar olduğunu dile getiren Kurum, şimdiye kadar bu kapsamda TOKİ eliyle 1 milyon 750 bin sosyal konutu milletin hizmetine sunduklarını aktardı. Bakan Kurum, "Ev Sahibi Türkiye" sloganıyla hayata geçirilen sosyal konut projesiyle de 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceğini anımsattı. 5 milyondan fazla vatandaşın projeye başvuru yaptığını söyleyen Kurum, "Biz de söz verdiğimiz, 24 yıldır yaptığımız gibi kuralarımızı hızlı bir şekilde çekmeye başladık. Şu ana kadar 26 ilde kuralar çekildi ve 96 bin 272 hak sahibi vatandaşımızı belirledik. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak ve 2027 Mart ayında da inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız." şeklinde konuştu. "VATANDAŞIMIZIN LEHİNE SONUÇ DOĞURACAK TEDBİRLER ALIYORUZ" Bakan Kurum, ev sahibi olmayan tek bir vatandaş kalmayana kadar sosyal konut üretimini devam ettireceklerini, bu anlamda tüm imkanları seferber ettiklerini anlatarak, "Gayrimenkul Sertifikası" ve "Emlak Katılım Yatırım Finansmanı" gibi yenilikçi araçlarla sürdürülebilir bir konut piyasasının gelişimine katkı sunduklarını belirtti. Türkiye'nin konut üretiminde güçlü bir kurumsal kapasiteye sahip olduğuna dikkati çeken Kurum, bunu tüm dünyanın takdirle izlediğini ve ifade ettiğini söyledi. Kurum, şunları kaydetti: "Bugünlerde kuralarını çektiğimiz 500 bin Sosyal Konut Projemiz gibi yenilikçi ve Türkiye'yi hedeflerine ulaştırma potansiyeli taşıyan projelerimizle hem konut arzını artırıyor hem de bazı temel sorunlara çözüm üreterek yolumuza devam ediyoruz. Özellikle de vatandaşımızın en çok şikayetçi olduğu yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı bir önlem ve vatandaşımızın lehine sonuç doğuracak tedbirler alıyoruz. Bu milletin istikbali için on yıllarca alın teri dökmüş emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıları bir nebze olsun hafifletmenin, ev alma umudu olmayan gençlerimizin o umuda erişmesi için her bir enstrümanı değerli görüyoruz." Kurum, sadece konut yapmadıklarına, bir taraftan da sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla yeni bir kent ortamını milletin istifadesine sunduklarına işaret ederek, "İnanıyorum ki 'Asrın İnşası'nda yazdığımız başarı öyküsünü, Yüzyılın Konut Projesi ve yeni hayata geçireceğimiz projelerle zirveye taşıyacağız ve 'Türkiye Yüzyılı'nı güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız. Bununla ilgili her türlü öneriyi, talebi dikkate alacağız ve milletimizle bu projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Komisyonda daha sonra milletvekilleri görüşlerini dile getirdi ve Bakan Kurum'a sorular yöneltti.

Kentsel dönüşümde fiziki tebligat kalktı mı? İddialara açıklama geldi Haber

Kentsel dönüşümde fiziki tebligat kalktı mı? İddialara açıklama geldi

Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle hayati önem taşıyan kentsel dönüşüm projeleri hız kesmeden devam ederken, kamuoyunda süreçlerin işleyişine dair ortaya atılan iddialara açıklık getirildi. Özellikle 6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülen projelerde, anlaşma sağlayamayan maliklerin hisse satışlarına ilişkin bildirimlerin "sadece e-Devlet üzerinden yapılacağı" ve "fiziki tebligatın kaldırıldığı" yönündeki söylentilerin gerçeği yansıtmadığı bildirildi. TEBLİGAT SÜRECİNDE MUHTARLIK İLANI ESAS Yetkililerden alınan bilgilere göre, kentsel dönüşüm alanlarında paydaşların salt çoğunluğu ile alınan kararlara katılmayan azınlık hisselerinin satışı, kanunun açık hükümleri çerçevesinde yürütülüyor. Bu süreçte satış işleminin yeri ve zamanı, sadece dijital ortamla sınırlı kalmıyor. Bildirimler, İstanbul’da ilçe belediyeleri, diğer illerde ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri bünyesindeki Kentsel Dönüşüm Müdürlükleri tarafından gerçekleştiriliyor. Tebligat sürecinde muhtarlıkta 15 gün süreyle ilan asılması yöntemi esas usul olarak uygulanıyor. E-DEVLET SADECE EK BİLGİLENDİRME KANALI Kamuoyunda kafa karışıklığına neden olan iddiaların aksine, e-Devlet üzerinden yapılan bildirimlerin tek başına yeterli sayılmadığı, bu sistemin fiziki ilana ek bir bilgilendirme kanalı olarak kullanıldığı vurgulandı. Vatandaşların hak kaybına uğramaması adına "ilanen tebliğ" yönteminin titizlikle uygulandığı belirtildi. KASIM 2023'TEN BERİ UYGULANIYOR Yetkililer, "ilan ile bildirim" usulünün Türk hukuk sisteminde yeni bir uygulama olmadığını, farklı kanunlar kapsamındaki kamu satışlarında da bu yöntemin yıllardır kullanıldığını hatırlattı. Kentsel dönüşüm özelindeki bu uygulamanın ise Kasım 2023 tarihinden bu yana yürürlükte olduğu ve yaklaşık iki yıldır süreçlerin sorunsuz bir şekilde işletildiği kaydedildi.

İnşaat sektörü 2025 yılını eşik altında kapattı: Hazır Beton Endeksi’nden kırılganlık mesajı Haber

İnşaat sektörü 2025 yılını eşik altında kapattı: Hazır Beton Endeksi’nden kırılganlık mesajı

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), inşaat sektörü ve ilişkili imalat ile hizmet alanlarındaki güncel durumu ortaya koyan Hazır Beton Endeksi 2025 Aralık Ayı Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, yılın son ayında endekslerde sınırlı hareketlilik gözlenirken Hazır Beton Endeksi kritik eşik seviyesine yaklaşmasına rağmen bu değerin üzerine çıkamadı. İnşaat faaliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla genel olarak korunduğu görülse de, güven ve beklenti tarafındaki gerileme sektörün temkinli ve kırılgan görünümünü sürdürdüğüne işaret etti. ARALIK AYINDA YATAY SEYİR ÖNE ÇIKTI 2025 Aralık Ayı Raporu’na göre, yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izleyen tüm alt endeksler, son çeyrekte sınırlı bir toparlanma eğilimi gösterdi. Aralık ayında ise endeks değerleri kasım ayına kıyasla belirgin bir değişim göstermedi ve birbirine yakın seviyelerde seyretti. Güven Endeksi, yıl içindeki dalgalanmaların ardından aralık ayında gerileyerek diğer alt endekslerin altında kaldı. Yaz aylarında yükseliş kaydeden Faaliyet Endeksi ise sonbaharda dengelenerek aralık ayında eşik değere oldukça yakın bir seviyede yatay seyrini sürdürdü. Beklenti Endeksi yıl genelinde görece istikrarlı bir görünüm sergilerken, aralık ayında hafif düşüşle eşik değerin hemen altında kaldı. Bu gelişmelere paralel olarak Hazır Beton Endeksi de ay boyunca yataya yakın bir görünüm izledi ve kritik eşiği aşamadı. YILLIK BAZDA ZAYIF GÖRÜNÜM Bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında, aralık ayında endekslerde genel olarak zayıf bir tablo dikkat çekti. Faaliyet Endeksi yıllık bazda yüzde 0,3 artış göstererek pozitif ayrıştı ve sektörde sınırlı bir toparlanmaya işaret etti. Buna karşılık Güven Endeksi yüzde 0,9 düşüşle en olumsuz performansı sergiledi. Beklenti Endeksi yüzde 0,5, Hazır Beton Endeksi ise yüzde 0,4 geriledi. Bu sonuçlar, inşaat faaliyetlerinin korunmasına rağmen güven ve beklentilerdeki zayıflamanın sektörde temkinli duruşu sürdürdüğünü ortaya koydu. “KIRILGANLIK SÜRÜYOR” Raporu değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Faaliyet Endeksi’nin yaz aylarındaki yükselişin ardından sonbaharda dengelendiğini ve aralık ayında eşik değere yakın seviyede yatay seyrettiğini belirtti. Alt endekslerdeki sınırlı hareketliliğin Hazır Beton Endeksi’ni de etkilediğini vurgulayan Işık, yıl sonunda inşaat faaliyetlerinin korunmasına karşın güven ve beklenti cephesindeki gerilemenin sektörün kırılgan ve temkinli görünümünü devam ettirdiğini ifade etti. Ekonomik gelişmelere de değinen Işık, TÜİK’in açıkladığı aralık ayı güven endekslerinin inşaat sektörü açısından önemli sinyaller verdiğini söyledi. Buna göre, Aralık 2025’te inşaat sektörü güven endeksi 84,5 seviyesine gerileyerek kötümser eşik altında kalmayı sürdürdü. Aynı dönemde ekonomik güven, hizmet ve perakende ticaret sektörlerinde güven endekslerinin daha yüksek seviyelerde gerçekleştiğine dikkat çeken Işık, en düşük güven düzeyinin yine inşaat sektöründe görüldüğünü belirtti. Işık ayrıca, tüketici kredi faizlerindeki düşüşün henüz sektöre yansımadığını, buna karşın kamu kaynaklı kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarının faaliyet endeksini sınırlı da olsa desteklediğini vurguladı. Genel görünüm itibarıyla 2025 yılı sonunda inşaat sektörünün üretim tarafında görece dirençli kaldığını ifade eden Işık, önümüzdeki dönemde sektör performansının finansman koşullarındaki olası iyileşme ve makroekonomik istikrar beklentilerine bağlı olacağını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.