#Kocaeli

İLKHABER-Gazetesi - Kocaeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kocaeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski eşini öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanığı şoke eden DNA raporu Haber

Eski eşini öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanığı şoke eden DNA raporu

Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde boşandığı eşini öldürdüğü, oğlunu da yaraladığı gerekçesiyle yargılanan sanık, "O benim biyolojik oğlum değil" iddiasını sürdürdüğü duruşmada Adli Tıp Kurumu'ndan gelen DNA raporuyla şok yaşadı. Raporda Vedat Y.'nin biyolojik babasının sanık olduğunun belirtilmesi üzerine bir süre sessiz kalan Mustafa Y., şaşkınlıkla "Benim mi oğlum?" yanıtını verdi. Olay, 27 Temmuz 2024'de Yeni Mahalle Kazım Karabekir Caddesi'ndeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, eski eşi Sözen Tutci'nin (55) evine gelen Mustafa Y. (50), tabancayla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yerde kalırken, Mustafa Y. oğlu Vedat Y.'yi (33) de bacağından vurdu. Vedat Y. de babasını, silahla ateş ederek yaraladı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Sözen Tutci'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Vedat Y., tekerlekli sandalye ile sevk edildiği adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Mustafa Y., Kocaeli Şehir Hastanesi'nde yaklaşık 1 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Mustafa Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Baba ve oğlu hakkında dava açıldı Mustafa Y. hakkında, 'tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme', 'tasarlayarak alt soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs', 'konut dokunulmazlığını ihlal', 'ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma ve taşıma suretiyle 6136 sayılı yasaya muhalefet' suçlarından, oğlu Vedat Y. hakkında ise babasına yönelik eylemi için 'üst soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan dava açıldı. "Dizimin üstüne çökerek ateş etmemesi için yalvardım" Olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın 3. celsesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Y., tutuksuz sanık Vedat Y., müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Olay gününü anlatan tutuksuz sanık Vedat Y., "Olay günü annemle çay içerken kapı zili çaldı. Kapının deliğinden baktığımda kimseyi göremedim. Kapıyı açtığımda Mustafa Y. karşımdaydı. Elinde silah vardı. Benimle hiç konuşmadı bile, direkt ateş etmeye başladı. Koridorun sonuna doğru koşmaya başladım. Sonra odaya saklandım. Yaralı olduğumu fark ettim. Anneme ateş ettiğini duyunca çıktım. Annemden de kan aktığını gördüm. Dizimin üstüne çökerek ateş etmemesi için yalvardım. Annem de yalvardı" dedi. "Elimi ısırdı, 19 dikiş atıldı" Annesine ateş edilmesi üzerine Mustafa Y. ile boğuştuğunu söyleyen Vedat Y., "Mustafa Y. elimi ısırdı. Hatta elime 19 dikiş atıldı. Silahın kabzasıyla kaşıma vurdu. Bilincimi kaybeder gibi oldum. Annem balkona kaçtı. Mustafa Y.'nin belinden silah düştü. Elinde de silah vardı. Biz boğuşurken Mustafa da balkona gitti. Ben de yere düşen silahı aldım. Görüş alanımda annem yoktu. Mustafa, anneme doğru silah tutuyordu, beni görünce korkuyla ateş ettim. Silahı tezgahın üstüne bıraktım. Bu sırada annem ve Mustafa'nın arasında ne olduğunu göremedim. Balkona gittiğimde annem yerde yatıyordu. Mustafa ise oturur vaziyetteydi. Elinde silah yoktu. 'Beni öldür' dedi. 'Öldürmeyeceğim' dedim, ekipleri aradım. Daha sonra mutfakta yere yığıldım. Olay yerinde balkon kapısının üstünde tespit edilen kurşun izleri, benim tuttuğum silahın tepmesi sonucu oluşan izlerdir. Ben silah kullanmayı bilmiyorum. Sadece bir kaç kez poligona gitmişliğim vardır" diye konuştu. "Benim, oğlu olmadığını düşünüyor, nedenini bilmiyorum" Mustafa Y.'nin sürekli tehditlerine maruz kaldıklarını ifade eden Vedat Y., "Bizi 'Sizi öldüreceğim, katledeceğim' diye tehdit ediyordu. Daha önce hakkında uzaklaştırma kararı aldırmıştık. Yaşanan bu olaylardan bir sene önce kardeşim ağlayarak yanıma geldi. Kardeşime +18 videolar attığını gördüm. Bu videolardaki kişinin annemiz olduğunu iddia ediyormuş. 'Sen anneni satıyorsun, peşkeş çekiyorsun' diye iddiaları var. Benim oğlu olmadığını düşünüyor, nedenini bilmiyorum" şeklinde konuştu. "Sözen'i, oğlu Vedat öldürdü" Vedat Y. tarafından tehdit edildiği için eve gittiğini iddia eden Mustafa Y. ise savunmasına şöyle devam etti: "Olay günü eski eşimin evine konuşmak için gittim, kapıyı çaldım. Belimde sadece bir silah vardı. Kapıyı eski eşim açtı. Kendisi ile konuşmak istedim ancak Vedat bana saldırdı, hatta ayaklarım kırıldı. Boğuştuk, kendisinden kurtulmak için silahın kabzasıyla kafasına vurdum, daha sonra ayaklarına ateş ettim. Ben 5 el dışında ateş etmedim. Eski eşime hiç ateş etmedim. Sözen bu sırada elimdeki silahı alıp balkona kaçtı, Vedat ise bir odaya girdi. Ben Sözen'in peşinden gittiğimde silahı balkondan attı. Mustafa ise elinde silahla gelip ikimize ateş etti. Ortada 2 silah var. Bir silahın bana ait olduğunu söylüyordum ancak diğeri benim değil. Eğer benim olduğu tespit edilirse bana en ağır cezayı verin. Sözen'i, oğlu Vedat öldürdü." Oğlu olmadığını iddia ediyordu, gerçeği duyunca sessiz kaldı Sanık Mustafa Y.'nin ilk duruşmadan bu yana "Vedat benim oğlum değil" iddiası üzerine istenen DNA testinin sonucu okundu. Raporda Vedat Y.'nin biyolojik babasının sanık olduğunun belirtilmesi üzerine bir süre sessiz kalan Mustafa Y.'nin, şaşkınlıkla "Benim mi oğlum?" dediği tutanaklara geçti. Olay yerinde inceleme yapılacak Tezgahta bulunan silahın üstünde parmak izinin tespit edilemediği öğrenildi. Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Y.'nin akıl sağlığının tespiti için rapor alınmasına, olay yerinde inceleme yapılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Cinayet davasında eşinden açıklama: “Maktul sürekli beni rahatsız ediyordu” Haber

Cinayet davasında eşinden açıklama: “Maktul sürekli beni rahatsız ediyordu”

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde eşini aradığını iddia ettiği kişiyi öldüren sanığın yargılanmasına devam edildi.Tanık olarak dinlenen sanığın eşi, "Maktulle bir ilişkim yoktu. Israrla mesaj atarak beni rahatsız ediyordu. Kendisini engelledim. Yemek siparişini getiren maktulü, kapıyı uygunsuz kıyafetle karşıladığım ve paranın üstüne notlar yazdığımı iddiasını kabul etmiyorum. Tam olarak okuma yazma bilmiyorum" iddiasında bulundu. Olay, 29 Mart 2025 tarihinde saat 23.00 sıralarında Derbent Mahallesi Ahmet Lütfü Arat Caddesi üzerindeki parkta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hikmet Ş. ile Hasan Hüseyin Osmanoğlu (34) ve ağabeyi Halil İbrahim Osmanoğlu arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle çıkan kavgada Hikmet Ş., belinde çıkardığı silahla 3 el ateş etti. Kurşunların hedefi olan Hasan Hüseyin Osmanoğlu göğsünden vurularak ağır yaralandı. Hikmet Ş. olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan Osmanoğlu, kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yakalanan 3 şüpheliden biri tutuklandı Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, olayı gerçekleştiren Hikmet Ş. ile A.A. ve E.Ç.'yi yakaladı. 3 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğinde tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. A.A. ve E.Ç. çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Hikmet Ş. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Para ve bahşişlerin üzerine duygusal ve rahatsız edici notlar" Dava dosyasına yansıyan iddialara göre, sanığın eşinin, sipariş getiren maktul Hasan Hüseyin Osmanoğlu'na ödeme yaparken paraların üzerine duygusal ve rahatsız edici notlar yazdığı öne sürüldü. Maktulün bu durumdan rahatsız olduğu ve karşılık vermediği belirtilirken, durumu öğrenen sanığın Osmanoğlu'nu takip ettiği ve bölgeyi terk etmesi yönünde uyarılarda bulunduğu iddia edildi. Tutuklu sanık ise savunmasında, maktulün eşini arayarak rahatsız ettiğini, olay günü maktul ve ağabeyi tarafından sıkıştırıldığını, korkutmak amacıyla çıkardığı silahın yaşanan arbede sırasında ateş aldığını ileri sürdü. "Maktul bana sürekli mesaj atıyordu ancak karşılık vermedim" Olaya ilişkin duruşma Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya "Haksız tahrik altında tasarlayarak kasten öldürme" suçundan tutuklu yargılanan Hikmet Ş., taraf avukatları ve tanık katıldı. Sanığın eşi Fatma Ş., duruşmada tanık olarak dinlendi. Fatma Ş., maktulle sosyal medya hesabından kendisine attığı istek ve mesajla tanıştığını iddia ederek, "Maktul bana sürekli mesaj atıyordu ancak karşılık vermedim. En son bana telefon numaramı mesaj olarak atınca numaramı nereden bulduğumu sordum, o ise 'Esnaf sırrı' dedi. Çocuklar eve yemek siparişi verirken numarayı oradan almış. Ben maktule bu mesaj dışında cevap vermedim. Maktul, sürekli aramaya devam etti. Kendisi ile ilişkimiz olmadı. Aramasından rahatsız oluyordum. Eşim durumumdan şüphelendi, ancak kendisine söylemedim. Engellenenler kısmında maktulün numarasını bulmuş" dedi. "Tam olarak okuma yazma bilmiyorum" Eşi Hikmet Ş. ile anlaşamadıklarını söyleyen Fatma Ş., "Eşimle anlaşamamamızın sebebi maktul değildi. Yemek siparişini getiren maktule karşı kapıyı uygunsuz kıyafetle karşıladığım iddiasını kabul etmiyorum. Paranın üstüne notlar yazdığımı da kabul etmiyorum. Tam olarak okuma yazma bilmiyorum. Normalde sesli yazdırma uygulamasıyla mesajları yazıyorum. Gelen mesajları da tam olarak anlayamıyorum. Bu sebeple maktule mesaj yazdığım iddiasını kabul etmiyorum. Eşim son zamanlarda tedirgindi, takip edildiğini söylüyordu. Hatta bu nedenle plakasını değiştirdi. Bu olaylar üzerine sığınma evine gittim ve bir süre sonra eve döndüm. Eşimin, 'Beni nasıl aldatırsın?' diyerek beni darp ettiği doğrudur. Olay günü ise Hikmet beni arayarak, 'Adam senin yüzünden yanlışlıkla vuruldu' dedi" şeklinde konuştu.Sanığın bir diyeceğinin olmadığını söylemesi ve avukatların süre talep etmesi üzerine mahkeme heyeti, tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. İlk celse sanığın savunması Sanık Hikmet Ş. ilk celse yaptığı savunmada, eşinin uzun süre bilinmeyen bir telefon numarasıyla sürekli görüştüğünü fark ettiğini, numaranın kime ait olduğunu sorduğunda eşinin kadın sığınma evine gittiğini söyledi. Daha sonra yaptığı araştırmada bu numaranın maktul Hasan Hüseyin Osmanoğlu'na ait olduğunu öğrendiğini öne süren sanık, olay günü Osmanoğlu ile karşılaştığında da bu durumu konuştuğunu, maktulün eşini aradığını kabul ettiğini ve bu nedenle aralarında çıkan tartışmada olayın gerçekleştiğini iddia etti.

İzmit’ten tatil için Adana’ya gelen görme engelli öğretmen çifte otobüs çarptı Haber

İzmit’ten tatil için Adana’ya gelen görme engelli öğretmen çifte otobüs çarptı

Kocaeli İzmit'ten yarıyıl tatili için Adana'ya gelen görme engelli öğretmen çift belediye otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralandı. Hayati tehlikesi olan çiftin hastanede yoğun bakımda tedavisi devam ederken, kadının 4 aylık hamile olduğu da öğrenildi. Kaza, 23 Ocak'ta merkez Sarıçam ilçesi Mahallesi'nde günü meydana geldi. İddiaya göre, rehber öğretmen görme engelli Gülşen Mut (39) ile eşi edebiyat öğretmeni Ediz Mut (52), yarıyıl tatili için görev yaptıkları İzmit'ten Adana'ya geldi. Cuma günü de görme engelliler derneğine gitmek için yola çıkan çifte, kaldırımdan inip karşıya geçtikleri sırada büyükşehir belediyesi otobüsü çarptı. Çevredekilerin ihbarıyla gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan çift yoğun bakıma alındı. Bu arada gözaltına alınan otobüs şoförü ifade işlemleri sonrası serbest bırakıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan ailenin avukatı Oğuzhan Osral, "Görme engelli iki öğretmen arkadaşımız kaldırımdan inip karşıya geçtikleri sırada Adana Büyükşehir Belediyesi'ne ait otobüs çarpmış. Tam kaldırıma çıkacakları sırada kaza olmuş. Duraktan çıktıktan sonra yaklaşık 1,5 dakika sonra kaza meydana geliyor. Ediz ve Gülşen hocamızın durumları ağır. Özellikle Ediz hocanın durumu daha ağır; beyin kanaması devam ediyormuş. Akciğerinde kanama ve vücudunda kırıklar mevcutmuş. Gülşen hoca uyanmış, bilinci yerine gelmiş. Ediz hocaya göre durumu şu an daha iyi" dedi. Gülşen Mut'un 4 aylık hamile olduğunu belirten Osral, "Sürücülerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Bu olay Adana Büyükşehir Belediyesi otobüsünde gerçekleşiyor. Bu personel alımları neye göre gerçekleşiyor, bunu yöneticilere sormak istiyorum" diye konuştu.

28 ilde yapılan yasa dışı bahis operasyonu: 24 tutuklama, yapay zeka tuzağı ortaya çıktı Haber

28 ilde yapılan yasa dışı bahis operasyonu: 24 tutuklama, yapay zeka tuzağı ortaya çıktı

Kocaeli merkezli 28 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda adliyeye sevk edilen 61 şüpheliden 24’ü tutuklandı. Şüphelilerin, yapay zeka ile oluşturdukları sahte kadın profilleriyle kullanıcıları tuzağa düşürdükleri ortaya çıktı. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, liderliğini B.E.Ö.'nün yaptığı suç örgütüne yönelik çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takipte, örgütün Kocaeli merkezli olarak yönetildiği ve 5 farklı uygulama üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynattığı tespit edildi. 3 AY ADIM ADIM İZLENDİLER Kocaeli polisi, örgütü deşifre etmek için 3 ay boyunca aralıksız takip gerçekleştirdi. Yapılan izlemelerde örgütün Kocaeli merkezli yönetildiği ancak lider kadronun farklı illerde konuşlandığı tespit edildi.Takip sonucunda örgüt lideri B.E.Ö.'nün izi Kayseri'de bulundu. Lider B.E.Ö, yönetimi sağladığı "dijital ofis" içerisinde polis ekiplerince kıskıvrak yakalandı. 483 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ Mali incelemelerde, şüphelilerin banka hesaplarında 2025 yılı içerisinde toplam 483 milyon 844 bin 873 lira işlem hacmi olduğu belirlendi. Suç gelirlerinin kripto para borsaları aracılığıyla aklandığı ve örgüt üyeleri tarafından İngiltere'de kurulan bir şirkete aktarıldığı tespit edildi. Harekete geçen ekipler, 20 Ocak'ta 28 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 61 şüpheli gözaltına alındı. Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'nde ifadeleri alınan şüpheliler, dün tamamlanan işlemlerinin ardından Körfez Adliyesi'ne sevk edildi. Şüphelilerden 24’ü tutuklandı. YAPAY ZEKA İLE TUZAK Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin dijital materyaller üzerinde yaptığı incelemelerde, örgütün çalışma yöntemine dair çarpıcı bilgilere ulaşıldı. Şüphelilerin, yapay zeka teknolojisi kullanarak sahte kadın profilleri oluşturdukları tespit edildi. Örgüt üyelerinin bu sahte profillerle kumar odalarında "atış yapma" adı altında coin (sanal para) topladıkları, ayrıca kumardan kazanan kullanıcılardan komisyon alarak haksız kazanç sağladıkları belirlendi. Teknik incelemede, yasa dışı bahis oynatılan 5 farklı mobil uygulamanın IP adreslerinin Kocaeli üzerinden kurulduğu saptandı. Öte yandan operasyon sırasında basılan evlerde, sistemin 7/24 aktif kalmasını sağlamak amacıyla çok sayıda cep telefonu ve tabletin sürekli şarja takılı vaziyette olduğu görüldü.

28 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 61 şüpheli adliyede Haber

28 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 61 şüpheli adliyede

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma neticesinde, liderliğini B.E.Ö.'nün yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik hukuki süreçte sona gelindi. Emniyet birimlerinin teknik ve fiziki takipleri sonucunda 20 Ocak'ta 28 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 61 şüpheli, emniyetteki sorgularının tamamlanmasının ardından Körfez Adliyesi'ne sevk edildi. YARIM MİLYAR LİRAYA YAKLAŞAN İŞLEM HACMİ Siber suçlar uzmanlarının yaptığı mali incelemeler, kurulan yasa dışı ağın finansal boyutunu ortaya koydu. Şüphelilerin banka hesap hareketlerinde yapılan denetimlerde, 2025 yılı içerisinde toplam "483 milyon 844 bin 873 lira işlem hacmi olduğu" belirlendi. Örgütün, Kocaeli merkezli bir yönetim şemasıyla 5 farklı mobil uygulama üzerinden yasa dışı bahis ve kumar oynattığı tespit edildi. KRİPTO PARA BORSALARI VE İNGİLTERE BAĞLANTISI Soruşturma dosyasında, suç gelirlerinin aklanması için kullanılan uluslararası yöntemler de detaylandırıldı. Yasa dışı faaliyetlerden elde edilen paranın izini kaybettirmek amacıyla kripto para borsalarının kullanıldığı saptandı. Dijital varlıklara dönüştürülen suç gelirlerinin, örgüt üyeleri tarafından İngiltere'de kurulan bir paravan şirkete aktarılarak yurt dışına kaçırıldığı belirlendi. DÜZENEK HALİNDE ŞARJA TAKILI CİHAZLAR ELE GEÇİRİLDİ Operasyon kapsamında şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda, yasa dışı bahiste kullanılan teknik altyapı da görüntülendi. Polis kameralarına yansıyan arama görüntülerinde, çok sayıda cep telefonu ve tabletin özel düzeneklerle şarja takılı vaziyette ve çalışır durumda olduğu görüldü. El konulan dijital materyaller incelenmek üzere emniyete götürüldü.

Taciz iddiasıyla vurulan halterci: "Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" Haber

Taciz iddiasıyla vurulan halterci: "Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim"

Kocaeli'de milli halterci Vahdet B. G.'a yönelik silahlı saldırıya ilişkin yargılanan 4 sanık hakim karşısına çıktı. Sanıklardan Furkan G., alkol ve uyuşturucunun etkisiyle olayın gerçekleştiğini söyleyerek, Gencan'dan özür diledi. Gencan ise taciz iddialarını kabul etmeyerek, "Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" dedi. Olay, 7 Ekim 2024'te İzmit'te bulunan Vinsan Spor tesisleri önünde meydana geldi. Milli halterci Vahdet Bekir Gencan (27), spor kulübü önünde silahla ayaklarından vuruldu. Kanlar içinde kalan Gencan hastaneye kaldırılırken, Furkan G. (23), Erdem A. (20), Yusuf O. (24) ve Mert G. (23) gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddianameden Hazırlanan iddianamede, şüpheli Mert G.'nin azmettirmesiyle diğer şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri, tetikçi olarak seçilen şüpheli Furkan G.'nin ateş ettiği, olay anında yanlarında ele geçirilemeyen silahların da bulunduğu, amaç gerçekleşmediğinde bu silahların kullanılmasının planlandığı ifade edildi. "Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" 'Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma' suçlarından yargılanan sanıkların duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar Furkan G., Erdem A., Yusuf O., Mert G., müşteki ve taraf avukatları katıldı. Sanıkları tanımadığını söyleyen müşteki Vahdet Bekir Gencan, "Neden hedef alındığımı bilmiyorum, merak ediyorum. Sarkıntılık iddialarını kabul etmiyorum. Spor salonunda çalışmaktayım. Bahsedilen B. isimli kızla bir samimiyetim yoktur, spor salonunda ayrı arkadaş gruplarımız vardır. Hatta bahsedilen kızın babasını da aynı spor salonunda olmamız hasebiyle tanıyorum, aramız iyiydi. Neden böyle bir eyleme giriştiler bilmiyorum. Furkan isimli şahıs bana 2 kez ateş etti. İlk mermiden zıplayarak kurtuldum. İkincisinde ise mermi sağ bacağıma girdi çıktı, sol bacağımın arkasında kurşun kaldı. Daha önce hiç tehdit almadım. Sporculuk hayatımı bitirdiler, 1 ay sonra milli takıma girecektim" ifadelerini kullandı. "Alkol ve uyuşturucunun etkisi ile olayı gerçekleştirdim" Savunması için söz hakkı verilen sanıklardan Furkan G., "Alkol ve uyuşturucunun etkisiyle akli dengem yerinde olmadığı için olay meydana geldi. Yere ateş etmek istedim. Alkol sebebiyle 4 gün komada kaldım. Şahıstan özür diliyorum" dedi. Yusuf O. ile Erdem A., olaydan haberi olmadıklarını, eğlenmek için buluştuklarını, bir süre sonra arabada uyuyakaldıklarını ve suçu kabul etmediklerini söyledi.Pişman olduğunu söyleyen Mert G. ise "Olay sebebiyle pişmanım, özür diliyorum. Hakkını helal etsin, tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Furkan G.'nin avukatı, B. ile Mert G.'nin sevgili olduğunu, B.'nin Mert'i kıskandırmak amacıyla hareket ettiğini ve Furkan'ın sarhoşluk ile uyuşturucu etkisi altında olmasından yararlanılıp, eline silah verilerek olayın gerçekleşmesine zemin hazırlandığını söyledi.Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Mert G.'nin ilk duruşmadaki savunması Azmettirme suçundan yargılanan Mert G., ilk duruşmadaki savunmasında, "Böyle bir olay yaşanmasını istemezdim. Kız arkadaşım B., Vahdet Bekir Gencan'ın kendisini rahatsız ettiğini ve taciz ettiğini söyledi. Telefonla kız arkadaşımla bu olayı konuşurken arkadaşlarım da yanımdaydı. Onlarla bunu duyduğu için olanları kendilerine anlattım. Biz sadece kendisiyle konuşmak için olay yerine gittik. Ancak Furkan araçtan inerek ilk önce kendisi konuşacağını söyledi. Kısa bir süre sonra silah sesi duydum. Furkan'ın ateş edeceğinden haberim yoktu. Biz sadece konuşmaya gittik ancak böyle bir olay oldu" ifadelerini kullanmıştı.

Kocaeli’de berberin baltayla öldürülmesi davasında sanıklardan şok ifade Haber

Kocaeli’de berberin baltayla öldürülmesi davasında sanıklardan şok ifade

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde bir berberin ormanlık alandaki kulübede balta ve kürekle öldürülmesine ilişkin davada sanıklar hakim karşısına çıktı. Otopside şahsın vücudunda 24 yara tespit edilirken, sanıklardan biri kuzeninin istismar edildiğini, öfke ve korku ile olayı gerçekleştirdiğini iddia etti. Olay, 19 Ocak 2025 tarihinde Suadiye Mahallesi Okçapınar mevkisindeki ormanlık alanda bulunan kulübede meydana geldi. Bir yakını tarafından kulübesinde başına baltayla vurulmuş halde bulunan berber İsa Turgut (35), özel bir hastaneye kaldırıldı. Turgut, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı ekipleri cinayete ilişkin inceleme başlattı. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleriyle ortak yürütülen çalışmada Yiğit C.B. (18) ve Nazir B. (18) gözaltına alındı. Tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı. Otopsi sonucunda maktulün vücudunda kesici ve ezici aletle oluştuğu değerlendirilen toplam 24 yara bulunduğu tespit edildi. "Kocaeli'ye geldiğimde cami, benzinlik gibi yerlerde yatıyordum" "Kasten öldürme" ve "kişinin malını korumayacak durumda olmasından yararlanarak hırsızlık" suçundan açılan davanın duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Savunması için söz hakkı verilen tutuklu sanık Yiğit C.B., olaydan 6 ay önce çalışmak için Hatay'dan Kocaeli'ye geldiğini söyledi. Bir süre restoranlarda garson olarak çalıştığını ve yeniden Hatay'a döndüğünü anlatan Yiğit C.B., "Kocaeli'ye yeniden geldiğimde cami, benzinlik gibi yerlerde yatıyordum. Sapanca'da bir restoranda çalışıyordum. Amcamın oğlu olan Nazir B., 8 Ocak 2025 tarihinde Kocaeli'ye çalışmak için geldi. Bu süreçte işten çıkarıldım" dedi. "İsa arada bizi tıraş ediyordu ancak ücret almıyordu" Kuzeni Nazir B. ile birlikte kalacak yerleri olmadığı için cami ve benzinliklerde bulunan mescitlerde konakladıklarını söyleyen Yiğit C.B., İsa Turgut ile de bu süre zarfında bir arkadaşları aracılığıyla tanıştıklarını anlattı. Berber Turgut'un kendilerini zaman zaman tıraş ettiğini ve bunun karşılığında ücret almadığını ifade eden Yiğit C.B., "Kendisine kalacak yerimiz olmadığını ve iş bulmamız gerektiğini söylemiştik. İsa da bize kendisine ait dağ evinde kalabileceğimizi, pazartesi günü de işle ilgili ayarlama yapabileceğini söyledi. Ertesi gün beraber dağ evine gittik. Kulübenin hava geçiren yerlerini birlikte tamir ettik, etrafı düzenledik. Daha sonra yorulduğumuz için 'Uyuyalım' dedi. Kuzenimi yanına çağırdı. Onlar yatakta, ben koltukta yattım" diye konuştu. "Kendimi kaybettim, balta ile vurmaya devam ettim" Bir süre sonra ses duyduğunu söyleyen Yiğit C.B., savunmasında şu iddialarda bulundu: "Baktığımda İsa'nın eli kuzenimin üstünde dolaşıyordu. Kuzenim ağlamaklı vaziyetteydi. Eliyle gelmemi işaret ediyordu. Ben de orada bulunan balta ile İsa'nın kafa kısmına vurdum. Sonrasında şahıs ayağa kalktı. Beni ve baltayı tuttu. Bunun üzerine kuzenim kazma ile müdahale etti. Kuzenim sadece bir defa vurdu. Kendimi kaybetmiş, vurmaya devam ediyordum. Ne yapacağımızı bilemedik, dağlık alan olduğu için kuzenim motosikletin anahtarını ve 100 TL aldı, daha sonra çıktık. En sonunda teslim olduk, pişmanım." Nazir B. ise soruşturma aşamasındaki ifadelerini tekrar ettiğini söyledi.Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.