#kur korumalı mevduat

İLKHABER-Gazetesi - kur korumalı mevduat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, kur korumalı mevduat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: 2026'da dezenflasyon devam edecek Haber

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: 2026'da dezenflasyon devam edecek

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, 3 Şubat itibarıyla ocak enflasyon rakamları açıklandığında Türkiye'nin büyük ihtimalle yüzde 20'li rakamları göreceğini belirterek, "Biraz gecikmeyle de olsa enflasyon hedeflerinin en azından bandın üst kısmı tutturulmuş olacak. 2026'da dezenflasyon devam edecek." dedi. Şimşek, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen 5. Finansın Geleceği Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, uyguladıkları Makro Ekonomik İstikrar ve Reform Programı'nda enflasyonu tek haneye indirmeyi, öngörülebilirliği artırmayı, sürdürülebilir cari dengeye kavuşmayı ve tüm bu kazanımların kalıcı olmasını hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda uyguladıkları yapısal dönüşüm programlarından bahseden Şimşek, üç evre olan programın birinci safhasının kontrol dönemi olduğunu ve birtakım risklerin yönetildiğini, ikinci safhada dengesizliklerin giderildiğini anlattı. Şimşek, "Üçüncü evre yapısal dönüşümle birlikte kalıcı bir şekilde hedeflerin tutturulmasıydı. Birinci evreye baktığınız zaman kural bazlı piyasa ekonomisi önemli bir ölçüde oturdu. Enflasyonun kontrol altından çıkmaması önemliydi. Rezerv birikimi, koşullu yükümlülükler gibi birçok konu vardı. O konuların yönetimini ilk yılda yaptık." diye konuştu. İkinci evrede dezenflasyonla birlikte enflasyonun düştüğünü, Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkıldığını, cari dengenin yönetilebilir seviyeye getirildiğini belirten Şimşek, "Dolayısıyla ikinci evre de bu ay itibarıyla bitiyor. Son evreye giriyoruz. Programın hissedildiği, sonuçları itibarıyla vatandaşımızın, reel sektörün çok daha güçlü bir şekilde hissedeceği döneme giriyoruz." diye konuştu. "FİYATLARIN AYARLAMALARINI HEDEF ENFLASYONA GÖRE YAPACAĞIZ" Bakan Şimşek, enflasyondaki düşüşten bahsederek, zirai don ve kuraklık yaşandığını, gıda fiyatlarının beklenilenin üzerinde arttığını, Türkiye'de meyve ve tahıl üretiminin düştüğünü anlattı. Şimşek, "3 Şubat itibarıyla ocak enflasyon rakamları açıklandığında çok büyük ihtimalle Türkiye yüzde 20'li rakamları görecek. Biraz gecikmeyle de olsa enflasyon hedeflerinin en azından bandın üst kısmı tutturulmuş olacak. 2026'da dezenflasyon devam edecek. Sebebi çok basit çünkü para politikası, maliye politikası, gelirler politikası destekleyici olmaya devam edecek." dedi. Gelecek yıla ilişkin yönetilen ve yönlendirilen fiyatların ayarlamasını hedef enflasyona göre yapacaklarını vurgulayan Şimşek, "Yeniden değerleme oranı yüzde 25 ise vatandaşın lehine olanı yüzde 25 artıracağız ama diğer kamunun sunduğu veya belirlediği ücretleri yüzde 20'nin altında belirleyeceğiz." ifadelerini kullandı. "ENFLASYONDA 2026 HEDEFİNİN ÜST BANDI OLDUKÇA GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, deprem bölgesinde 350 bin konutun teslim edildiğini belirterek, deprem bölgesinde veya Türkiye'nin diğer bölgelerinde, sosyal konut projeleri ile kentsel dönüşüm projeleri kapsamında toplam 1,4 milyon konutun yapılmakta olduğunu, bu projelerin gelecek 2 yılda tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Gıda ve enerji arzında da önemli politikalar hayata geçirdiklerini dile getiren Şimşek, "Enflasyona bakarsanız, son 3 yılda yüzde 64-65 aralığından önce yüzde 44'e gittik. Arkasından da bu sene şu an itibarıyla yüzde 31. Gelecek sene hedef bant yüzde 13-19 arasında ama piyasa 20'li rakam bekliyor. Gelecek sene için tekrar söyleyeyim ilave birtakım şoklar olmazsa hedef bandın üst kısmını oldukça gerçekleştirilebilir olarak görüyoruz." dedi. Şimşek, konut fiyatları ile kira arasındaki ilişkinin yeniden kurulduğunu ve gelecek dönemde kira artışlarının normalleşeceğini kaydederek, geçmişte uygulanan yüzde 25 artış sınırının ve deprem bölgesindeki konut açığının etkisinin azaldığını, konut üretiminin artmaya devam ettiğini anlattı. Eğitim enflasyonunda da geçmiş dönemdeki sınırlamaların etkisinin artık geçtiğini ifade eden Şimşek, genel enflasyonu yukarı çeken kira ve eğitim kalemlerinde aşağı yönlü trendin yaşandığını vurguladı. "2025'TE BÜTÇE HEDEFLERİNİ TUTTURMUŞ OLACAĞIZ" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, mali disiplini etkili şekilde uyguladıklarını, vergi harcamalarını azalttıklarını, etkili olmayan istisnaları kaldırdıklarını, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede sonuç aldıklarını belirterek, "Bütçedeki iyileşme öngördüğümüzden daha iyi gidiyor ve büyük ihtimalle yılı hedefe yakın, yani yüzde 3,1 civarında bir rakamla tamamlayacağız." diye konuştu Bütçe açığı azaldıkça piyasadan daha az borçlanacaklarını, böylece özel sektöre daha çok kaynak bırakacaklarını vurgulayan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mali disiplin sayesinde daha çok kaynağı özel sektöre kredi olarak gitsin diye piyasalara bırakacağız. Yani 'mali disiplinlerden bize ne' demeyin, aslında bu çok önemli bir husus. Reel sektöre daha çok alan bırakmak için kamuyu disipline ediyoruz. 2025'te bütçe hedeflerini tutturmuş olacağız. Enflasyonda bir ay gecikmeyle bandın üst kısmında olacağız ama bütçede hedefleri tutturacağız. Aralık sonunda zaten sonuçları açıklayacağız." "ALTIN HARİÇ GERÇEKTEN CARİ AÇIK DİYE BİR SORUN KALMADI" Bakan Şimşek, yeşil dönüşümü hızlandırdıklarını, hizmet ihracatında güçlü bir performans sergilediklerini, yurt içi petrol ve doğal gaz üretiminin artmaya devam ettiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu: "Bunların sayesinde altın hariç gerçekten cari açık diye bir sorun kalmadı. Bunu söylerken abartıyor gibi görünebilirim ama yani cari açığın zaten Türkiye'de sürdürülebilir seviyesi yüzde 2-2,5. Geçen sene altın ithalatı hariç zaten cari fazla verdik. Burada bir yapısal dönüşüm var. Bu sene yüzde 2 cari açık öngördük. Muhtemelen yılı yüzde 1,5 civarında kapatacağız. Dolayısıyla cari açık hedefini de tutturduk." Şimşek, Türkiye'nin bünyesinin sağlam ve şoklara karşı dirençli olmasının kırılganlıkları azalttığını, hizmet dış ticaretinde 63 milyar dolar fazla verdiklerini, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının artmaya devam ettiğini, sanayide yüksek ve orta yüksek teknolojinin ihracatının ve üretiminin payının artışını sürdürdüğünü anlattı. Büyümenin ılımlı olduğunu ifade eden Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yüzde 4 büyüme öngörmüştük. Üçüncü çeyrek itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yüzde 3,6'dayız. Çok büyük bir ihtimalle yüzde 3,7 veya belki biraz üstü olabilir, o civarda bir büyüme olacak. Yüzde 4'e yakınız. Bugünkü küresel konjonktürde, ticaret ortaklarımızın yüzde 1,8-2 civarı büyüdüğü bir ortamda Türkiye'nin yüzde 4'e yakın büyümesi önemlidir, değerlidir. Dezenflasyonla birlikte büyüme hızlanacak. Verimlilik artışıyla gelen büyüme genelde enflasyonist olmuyor. Bu çok değerli bir şey. 2025'te toplam büyümenin neredeyse yarısından fazlası faktör verimliliğinden geliyor. Bu da enflasyonist değil, dezenflasyonist." "ÖZEL SEKTÖR ARTIK ÇOK DAHA DÜŞÜK FAİZLE KREDİ BULABİLİYOR" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, rezervlerdeki ve ülkenin kredi notundaki artıştan, KKM'den çıkıştan, risk primindeki düşüşten, eurobond faizlerindeki gerilemeden bahsederek, "Özel sektör 100 dolar borç ödediğinde sadece 70 dolar bulabiliyordu ve yüksek faizlerle buluyordu. Şimdi 100 dolar borç ödediğinde 165 dolar bulabiliyor ve çok daha düşük faizle. Bütün bu gelişmeler sizin bilançolarınıza dolaylı veya doğrudan yansıyor." diye konuştu. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracata yönelik destekleri anlatan Şimşek, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programına ilişkin detayları paylaştı. Şimşek, tüm çalışanlarda asgari ücrete denk gelen ücretin vergisini kaldırdıklarını kaydederek, emek yoğun sektörlere ekstra destek sunduklarını bildirdi. İhracatçılara, çiftçilere, esnafa sundukları desteklere ilişkin örnekler paylaşan Şimşek, bu grupların hepsine önemli finansman desteği sunduklarının altını çizdi. "YATIRIMLAR ARTIYOR, BÜYÜMENİN KALİTESİ İYİLEŞİYOR" Bakan Şimşek, Türkiye'de hane halkının borcunun düştüğünü, sanayide katma değer zincirini yukarı çektiklerini belirterek, milli gelirdeki artıştan ve Türkiye'nin dünya ekonomisinden aldığı payın 2'ye katlanarak yüzde 1,3'e çıkmasından bahsetti. Türkiye'nin çok güçlü bir pazar olduğunu vurgulayan Şimşek, "Yatırımların hızlanacağına inanıyorum. Üçüncü çeyrekte şikayetlere rağmen yatırımlar çift hanede arttı. Dolayısıyla büyümenin kalitesi de iyileşiyor." dedi. Şimşek, Türkiye'nin hizmet ihracatında muazzam bir avantajı bulunduğuna işaret ederek, sağlık turizminde ve dizi ihracatında önemli bir ivme yakaladıklarını, serbest ticaret anlaşmaları ve kural bazlı ticaret sayesinde Türkiye'nin mal ticaretindeki kırılganlıklara karşı daha dayanıklı olduğunu vurguladı. Yapay zekaya hazırlık endeksinde gelişmekte olan ülkelerden çok daha iyi konumda olduklarını ifade eden Şimşek, Türkiye'nin büyük dönüşüm devrimini en başından itibaren yakalayacağını söyledi. Türkiye'nin küresel temiz enerji yatırımları ve savunma sanayisi gibi alanlarda muazzam bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Şimşek, uluslararası alanda iş yapan Türk müteahhit firmalarının sayısının Çin'den sonra ikinci sırada olduğunu bildirdi. Şimşek, "Yakın coğrafyamızda 1 trilyon dolar yeniden inşa ihtiyacı var. Dolayısıyla siz nasıl kötümser olabilirsiniz ki? Anlamakta zorluk çekiyorum gerçekten. Yani olmamanız lazım. Ben değilim. Fırsatların bol olduğu bir dönemin eşiğindeyiz. Ama bizim de daha verimli, daha yenilikçi ve farklı bir şekilde iş yapmamız gerektiği ortada. Devlet bütün yükleri taşıyamaz. Devlet bu dönüşümde size yardımcı olmaya hazır." açıklamasında bulundu. Gelecek yıl için çok daha iyimser olduğunu dile getiren Şimşek, bu yıl hedefleri büyük oranda tutturduklarını ve gelecek yıl bu başarının artarak süreceğini sözlerine ekledi.

Bankalardaki toplam mevduat 25 trilyon liraya yaklaştı Haber

Bankalardaki toplam mevduat 25 trilyon liraya yaklaştı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan eylül sonu verileri, 2025'in ilk dokuz ayında bankacılık sektöründeki mevduat hareketliliğini ortaya koydu. Toplam mevduatlarda güçlü bir artış yaşanırken, Kur Korumalı Mevduat'taki (KKM) düşüş dikkat çekti. TOPLAM MEVDUAT YAKLAŞIK 6 TRİLYON LİRA ARTTI Verilere göre, yurt içi ve yurt dışı yerleşiklerin bankalardaki toplam mevduatı, yılın ilk dokuz ayında 5 trilyon 969 milyar lira artarak 24 trilyon 968 milyar liraya yükseldi. Bu, yüzde 31,4'lük bir artışa işaret ediyor. Bu mevduatın 14,5 trilyon lirasını gerçek kişilerin hesapları oluşturdu. Mevduat kalemleri incelendiğinde en büyük oransal artış, yüzde 54,7 ile resmi ve diğer kuruluşların hesaplarında görüldü. Ticari kuruluşların mevduatı yüzde 31,4 artışla 8,5 trilyon liraya çıkarken, gerçek kişilerin mevduatındaki artış yüzde 28,9 olarak gerçekleşti. KKM'DE ÇIKIŞ SÜRECİ TAMAMLANDI: HACİM 300 MİLYAR LİRANIN ALTINA İNDİ Aynı dönemde en dikkat çekici gelişme ise Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) KKM'den çıkışı resmi bir hedef olarak belirlemesi ve attığı adımlar sonucunda, KKM hacminde sert bir gerileme kaydedildi. Aralık 2024'te 1 trilyon 129 milyar lira olan KKM bakiyesi, dokuz aylık süreçte yüzde 74,1 (837 milyar lira) azalarak eylül sonu itibarıyla 292,8 milyar liraya düştü. TCMB, şubat ayında tüzel kişilerin, 23 Ağustos'tan itibaren ise gerçek kişilerin KKM'de yeni hesap açmasını ve yenileme yapmasını sonlandırmıştı. Bu adımlarla KKM'den çıkış sürecinin tamamlandığı ve mevcut hesapların vadesi dolduğunda ilgili düzenlemelerin yürürlükten kaldırılacağı bildirildi.

Merkez Bankası’ndan KKM analizi: “TL mevduat cazibesi arttı, bilanço riskleri azaldı” Haber

Merkez Bankası’ndan KKM analizi: “TL mevduat cazibesi arttı, bilanço riskleri azaldı”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 Para Politikası Metni’nde Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını yıl içinde sonlandırmayı hedeflediğini duyurmuştu. Bu kapsamda önce tüzel kişi KKM hesapları için şubat ayında açılış ve yenileme işlemleri durduruldu. 23 Ağustos 2025 kararıyla birlikte gerçek kişiler için de KKM işlemleri sonlandırılarak süreç tamamlandı. BAKİYE 140 MİLYAR DOLARDAN 11 MİLYAR DOLARA GERİLEDİ Analizde, KKM’nin en yüksek seviyesinde 140 milyar doların üzerine çıkan bakiyesinin, alınan adımlar sayesinde 21 Ağustos 2025 itibarıyla 11 milyar dolara kadar gerilediği belirtildi. TL MEVDUAT PAYI %60’I AŞTI KKM yerine TL mevduatı cazip kılmak için zorunlu karşılık (ZK) oranları, ZK hesaplarına ödenen faizler ve asgari faiz oranları gibi makroihtiyati araçların kullanıldığı kaydedildi. Bu adımlar sayesinde 19 Ağustos 2025 itibarıyla KKM payı %1,8’e düşerken, TL mevduatın payı %60’ın üzerine çıktı. TCMB'nin blog yazısında şu ifadelere yer verildi: "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2025 yılı Para Politikası Metninde yıl içerisinde Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını sonlandırmayı hedeflediğini belirtmişti. TCMB, KKM hesaplarından çıkışı Türk lirası (TL) payındaki artış ile birlikte kademeli olacak şekilde hedefledi. Bu kapsamda tüzel kişi KKM hesapları için yenileme ve açılış işlemleri şubat ayında sonlandırıldı. 23 Ağustos’ta yayımlanan karar ile gerçek kişiler için de KKM hesaplarının yenileme ve açılış işlemleri sonlandırılarak bu hedef tamamlanmış oldu. İki yıldır devam eden bu süreçte KKM bakiyesi kademeli olarak azaldı. KKM’den çıkış sürecinde yenileme ve TL’ye geçiş hedefleri ile TL pay hedefleri, zorunlu karşılık (ZK) oranları, ZK hesaplarına ödenen faiz tutarı ve KKM hesapları için uygulanan asgari faiz oranları TCMB’nin makroihtiyati araç setini oluşturdu. 2023 yılı ortasında 140 milyar ABD dolarının üzerine çıkan KKM bakiyesi, atılan adımlarla 21 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla 11 milyar ABD dolarına kadar geriledi. Bu dönemde bankaların KKM yerine TL fonlamayı tercih etmeleri için göreli maliyet dinamikleri gözetilerek makroihtiyati düzenlemeler kalibre edildi. KKM ve TL mevduat için belirlenen ZK oranları arasındaki fark ve tesis edilen ZK’lar için ödenen faiz tutarı, bankaların fonlama stratejilerini etkileyen en temel iki araç oldu. Ayrıca, KKM hesaplarına uygulanabilen asgari faiz oranları kademeli olarak aşağı yönlü revize edildi ve KKM hesaplarına uygulanan stopaj avantajı sonlandırıldı. Sıkı para politikasına ek olarak atılan bu adımlar ile birlikte TL mevduatın cazibesi korunurken KKM hesaplarından çıkış hızlandı ve bu hesaplardan dövize yönelim sınırlı kaldı. Mudinin KKM tercihinde belirleyici olan döviz kurundaki oynaklığın azalması da KKM ile TL mevduat arasındaki getiri makasını TL lehine açtı. 19 Ağustos 2025 itibarıyla; KKM payı %1,8’e gerilerken TL mevduat payı %60’ın üzerine çıktı. "MERKEZ BANKASI BİLANÇOSUNDAKİ RİSKLER AZALDI" Önümüzdeki dönemde vadesi gelecek KKM hesaplarının önceki dönem bakiye azalışlarına yakın olması, ürünün sonlandırılması için şartların oluştuğunu gösterdi. Ayrıca enflasyon ana eğiliminde gerçekleşen gerileme ve TL mevduatın cazibesi KKM’den çıkışı destekledi. KKM’nin sonlandırılması ile sonuçlanan kademeli çıkış süreci ile birlikte para politikasının bankaların TL fonlama maliyetine aktarımı güçlendi ve Merkez Bankası bilançosundaki riskler azaldı."

Merkez Bankası’ndan flaş karar: KKM hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı Haber

Merkez Bankası’ndan flaş karar: KKM hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bir döneme damga vuran Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının sonlandırıldığını duyurdu. Resmi Gazete'de yayımlanan karar, ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Peki, yeni KKM hesabı açılabilecek mi? Mevcut KKM hesaplarının akıbeti ne olacak? KKM uygulamasının devlete maliyeti ne kadardı? İşte Merkez Bankası'nın o tarihi kararının tüm detayları... Merkez Bankası, son dönemde kademeli olarak azaltma yoluna gittiği Kur Korumalı Mevduat (KKM) ve katılma hesaplarının açılması ve yenilenmesi sürecine Resmi Gazete'de yayımladığı tebliğ ile son verdi. Bu kararla birlikte, KKM uygulamasından tam anlamıyla çıkış süreci hızlandırılmış oldu. YENİ KKM HESABI AÇILAMAYACAK Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, 23 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla YUVAM hesapları hariç olmak üzere, yeni KKM hesaplarının açılmasının ve mevcut hesapların yenilenmesinin sonlandırılmasına karar verildiği belirtildi. Tebliğe göre, bu tarihten önce açılmış olan KKM hesaplarının vadeleri dolduğunda ise ilgili tebliğler yürürlükten kaldırılacak. Merkez Bankası, bu kararın KKM'den TL'ye geçiş ve yenileme hedeflerini de kaldırdığını ifade etti. 818 MİLYAR LİRALIK ZARAR VERDİ Kur korumalı mevduat uygulaması, bir dönem ekonomide döviz kurundaki dalgalanmayı kontrol altına almak amacıyla devreye sokulmuştu. Ancak uygulamanın devlete olan maliyeti oldukça yüksek olmuştu. Kamuoyuna açıklanan verilere göre, KKM uygulamasının sadece 2023 yılı için devlete 818 milyar 182 milyon 863 bin 710 lira zarar getirdiği belirtilmişti. Bu karar, KKM'nin yüksek maliyetinin de sona ermesi anlamına geliyor.

BDDK haftalık verileri açıkladı: Kur korumalı mevduat'ta düşüş hızlandı! Haber

BDDK haftalık verileri açıkladı: Kur korumalı mevduat'ta düşüş hızlandı!

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 15 Ağustos ile biten haftaya ilişkin bankacılık sektörü verilerini yayımladı. Verilere göre, kur korumalı TL mevduat (KKM) hesaplarındaki erime bu hafta da devam etti. Peki, KKM'den bir haftada ne kadar para çıkışı oldu ve toplam büyüklük ne seviyeye geriledi? Aynı dönemde bankaların toplam kredi ve mevduat hacminde nasıl bir değişim yaşandı? İşte Türkiye'nin bankacılık sektöründeki son rakamlar... Ekonomi yönetiminin kademeli olarak sonlandırmayı hedeflediği kur korumalı TL mevduat ve katılma hesaplarında (KKM) düşüş eğilimi, 15 Ağustos ile sona eren haftada da sürdü. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) haftalık verilerine göre, KKM'deki toplam tutar bir haftada yaklaşık 18 milyar TL azaldı. KKM 440,6 MİLYAR LİRAYA GERİLEDİ BDDK tarafından açıklanan verilere göre, 15 Ağustos ile biten haftada kur korumalı TL mevduat ve katılma hesapları 458,5 milyar TL'den 440,6 milyar TL'ye geriledi. Böylece KKM'den bir haftalık net çıkış 17,9 milyar TL olarak gerçekleşti. BANKALARDA KREDİ VE MEVDUAT HACMİ ARTTI Aynı hafta içerisinde bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 20 trilyon 154 milyar TL'den 20 trilyon 290,6 milyar TL'ye yükseldi. Toplam mevduatlar ise 23 trilyon 471,9 milyar TL'den 23 trilyon 903,3 milyar TL'ye çıkarak önemli bir artış kaydetti. Tüketici kredilerinde küçük bir artış yaşanırken, bireysel kredi kartı borçlarında ise sınırlı bir düşüş gözlemlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.