#Kuraklık

İLKHABER-Gazetesi - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yağışlar barajlarda artış getirdi, kuraklık tehlikesi ise sürüyor Haber

Yağışlar barajlarda artış getirdi, kuraklık tehlikesi ise sürüyor

Adana’daki barajlarda son yağışların etkisiyle su seviyelerinde artış yaşandı. Kent genelinde barajların ortalama doluluk oranı yüzde 65,55 seviyesine yükselirken, depolanan su miktarı 1 milyar 468 milyon 65 bin 394 metreküp olarak ölçüldü. Su kotu ise 116,09 metreye ulaştı. DSİ 6. Bölge Müdürlüğü tarafından son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve kuraklık sebebiyle Adana’nın merkez ilçelerine cazibeli olarak su iletilememesi riskine karşı yüzer pompalar ile su takviyesi sağlayacak çalışmaların da tamamlandığı bildirildi. Öte yandan Hatay’da bulunan Karaçay Barajı’nda da yağışlar sonrası kısmi bir toparlanma görüldü. Uzun süredir düşük seviyelerde seyreden baraj, son yağmurlarla birlikte ölü hacim sınırının üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 18 doluluk oranına ulaştı. Yetkililer bu artışın şehir adına sevindirici bir gelişme olduğunu belirtirken, kuraklık riskinin henüz ortadan kalkmadığına dikkat çekti. Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (HATSU) Genel Müdürü Fatih Cihangir, mevcut tabloya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Karaçay Barajı’ndaki su seviyesinin geçen yılın aynı dönemine göre ciddi oranda düşük olduğunu ifade etti. Cihangir, 2025 Ocak ayında yüzde 53 doluluk oranına sahip olan barajın, bugün itibarıyla yaklaşık yüzde 35 daha düşük seviyede seyrettiğini kaydetti. HATSU Genel Müdürü Fatih Cihangir, “Son yağışlarla birlikte Karaçay Barajı, ölü hacim seviyesinin üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 18 doluluk oranına ulaştı. Bu artış olumlu bir gelişme olmakla birlikte, kuraklık tehlikesi halen devam ediyor. Mevcut su seviyesi, geçtiğimiz yılın aynı döneminin önemli ölçüde gerisinde. Bu nedenle suyun sınırlı ve tükenebilir bir kaynak olduğu gerçeğinden hareketle, tasarruf tedbirlerine kararlılıkla devam edilmesi büyük önem taşıyor. Bugün gösterilecek hassasiyet, geleceğimiz açısından belirleyici olacaktır. Vatandaşlarımızdan suyu dikkatli kullanmalarını ve israftan kaçınmalarını rica ediyoruz” dedi.

Hatay’da yıl beyaz bitti, çocukların kar sevinci yeni yıla taştı Haber

Hatay’da yıl beyaz bitti, çocukların kar sevinci yeni yıla taştı

Hatay’da meteoroloji uyarılarının ardından dün gece saatlerinde etkisini artıran kar yağışı, 2025 yılının son gününü adeta kartpostallık görüntülere sahne etti. Dün yılın son gününe bembeyaz bir manzarayla uyanan kentte, karın en büyük mutluluğunu çocuklar yaşadı. Sabahın erken saatlerinde sokaklara çıkan minikler, kar topu oynadı, kardan adam yaptı ve doyasıya eğlendi. Yediden yetmişe herkesin dahil olduğu kar buluşmalarında sokaklar neşeyle dolarken, aileler çocuklarının sevincini cep telefonlarıyla kayda aldı. Aileler, yılbaşına denk gelen kar yağışının çocuklar için ayrı bir heyecan yarattığını belirterek, kısa süreli de olsa bu doğa olayının kendilerine moral olduğunu ifade etti. Kar sürprizi, 2025’e veda ederken unutulmaz anlar yaşatan çocukların sözlerine de yansıdı. Arkadaşlarıyla birlikte kartopu oynayan ve kardan adam yapan minikler, “Kar yağacağını bekliyorduk ama bu kadar yoğun olacağını bilmiyorduk. Çok mutluyuz, yılın son gününü karla kapattık” diyerek sevinçlerini dile getirdi. Öte yandan yoğun kar yağışı günlük yaşamı da etkiledi. Hazırlıksız yola çıkan bazı araçlar trafikte zor anlar yaşarken, Defne ve Antakya kaymakamlıkları ilçe genelinde eğitim ve öğretime bir gün ara verildiğini duyurdu. Kar yağışı, fotoğraf sanatçıları için de eşsiz kareler sundu. Beyaz örtüyle kaplanan Hatay’da, yılın son günü sıcak ve renkli görüntülerle hafızalara kazındı. Yeni yılın ilk günü olan bugün de karın etkisini korumasıyla birlikte çocukların sevinci dinmedi. Sokaklara çıkan minikler, 2026’nın ilk saatlerinde de kar keyfini yaşamaya devam etti. Uzun yıllar Hatay’da bu denli yoğun bir kar yağışı görmediğini belirten vatandaşlar, “Kentte yaklaşık 15 yıldır böyle bir yağış olmamıştı. Bu yıl kuraklık yaşamıştık, su kaynaklarımız azalmıştı. İnşallah bu kar bereket olur ve devam eder” sözleriyle duygularını paylaştı.

Hatay’ın yeniden inşasında DSİ imzası: Kaygusuz, mesai arkadaşlarına teşekkür etti Haber

Hatay’ın yeniden inşasında DSİ imzası: Kaygusuz, mesai arkadaşlarına teşekkür etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay programına katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Han Kılıçaslan’a, DSİ 6. Bölge Müdürü Dr. Mehmet Akif Kaygusuz da eşlik etti. Program kapsamında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider başkanlığında, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, DSİ 6. Bölge Müdürü Dr. Mehmet Akif Kaygusuz ve beraberlerindeki heyet, Hatay’da yapımı devam eden Asi Nehri Taşkın Koruma Projesinde incelemelerde bulundu. Bölge Müdürü Dr. Kaygusuz, burada çalışmalarla ilgili brifing verdi. Çalışmaların, Hatay’ın taşkın riskinin azaltılması ve şehir altyapısının güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Heyet ayrıca Adana’da inşa çalışmaları tamamlanan Çatalan Barajı Yüzer Pompa ile İçmesuyu Takviyesi Projesi’ni de yerinde inceledi. Projenin, son yıllarda etkisini artıran iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su alma yapısının altına düşülen kot değerlerinde, Adana’nın merkez ilçelerine cazibeli olarak su iletilememesi ihtimaline karşı su takviyesi sağlanması açısından önemli olduğu belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan DSİ 6. Bölge Müdürü Dr. Kaygusuz, Hatay’daki çalışmaların önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Asrın felaketinin ardından Hatay’ımızın yeniden ayağa kalkması için Devlet Su İşleri olarak tüm imkânlarımızla sahadayız. Taşkın koruma projelerimizle hem vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamayı hem de şehrimizin geleceğini güvence altına almayı hedefliyoruz. Hatay’da ve diğer sorumluluk bölgelerimizdeki tüm çalışmalarımızda gece gündüz demeden, mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan tüm mesai arkadaşlarıma özverili gayretlerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Burdur Gölü yok olmasın diye dev seferberlik: Devlet 5 yılda 5,8 milyar TL yatırım yapacak Haber

Burdur Gölü yok olmasın diye dev seferberlik: Devlet 5 yılda 5,8 milyar TL yatırım yapacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Burdur Gölü’nü kurtarmaya yönelik hazırlanan kapsamlı eylem planının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Burdur’da düzenlenen programda konuşan Yumaklı, iklim değişikliği ve kuraklığın göller üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, Burdur Gölü’nün geleceği için kritik yatırımların hayata geçirileceğini açıkladı. “TÜRKİYE KURAKLIKLA KARŞI KARŞIYA” Bakan Yumaklı, küresel iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkilerinin giderek arttığını vurguladı. Son 25 yılda sıcaklıkların ortalamanın üzerine çıktığını belirten Yumaklı, 2024’ün son 54 yılın en sıcak yılı olduğunu, 2025 Temmuz ayının ise son 55 yılın en sıcak Temmuz ayı olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Yağışların da ciddi şekilde azaldığını dile getiren Yumaklı, 2025 su yılı yağışlarının uzun yıllar ortalamasının yüzde 27 altında kaldığını ifade etti. BURDUR GÖLÜ’NDE ALARM VEREN TABLO Bakan Yumaklı, Burdur Gölü’nün ekolojik açıdan taşıdığı öneme dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı. Gölün su seviyesi 1970’ten bu yana 21 metre düştü Yüzölçümü 250 kilometrekareden 115 kilometrekareye geriledi Yıllık 179 milyon metreküp su kaybı yaşanıyor Göl havzasında yıllık 66 milyon metreküp su açığı oluşuyor Yumaklı, bu kaybın yüzde 78’inin buharlaşmadan kaynaklandığını belirtti. 5 YILDA 5,8 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Eylem planının temel amacının Burdur Gölü’nü hayatta tutmak olduğunu vurgulayan Bakan Yumaklı, şu açıklamayı yaptı: “Eylem Planı kapsamında Burdur Gölü havzasına 5 yılda 5,8 milyar liralık yatırım yapacağız. Bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküp suyu havzamıza kazandırmayı hedefliyoruz.” 8 ANA EYLEM, 35 ALT TEDBİR Burdur Gölü Eylem Planı’nın 3 ana başlıkta uygulanacağı açıklandı: 1. Ekosistem Temelli Entegre Su Yönetimi Tarımsal su kullanımının yönetimi Alternatif su kaynakları Su kullanımlarının izlenmesi ve denetlenmesi Su kalitesinin iyileştirilmesi 2. Suyun Etkin ve Verimli Kullanılması Sulama tesislerinin yenilenmesi Su verimliliği projeleri Eğitim ve farkındalık çalışmaları 3. Doğal Kaynakların Korunması Tozumanın azaltılması Doğa temelli çözümlerle halk sağlığının korunması ATIK SUDAN VE ŞEBEKEDEN SU KAZANIMI Bakan Yumaklı, eylem planı kapsamında somut kazanımların da hedeflendiğini belirterek şu bilgileri paylaştı: Isparta Atık Su Arıtma Tesisi çıkış suyunun ileri arıtımıyla 8,5 milyon metreküp su İçme suyu şebekelerindeki kayıpların azaltılmasıyla 3,4 milyon metreküp su yıllık olarak Burdur Gölü havzasına kazandırılacak. “MODERN SULAMA ARTIK ZORUNLULUK” Kuraklıkla mücadelede tarımsal sulamanın kritik rolüne dikkat çeken Yumaklı, modern ve basınçlı sulama sistemlerinin tüm Türkiye için artık zorunluluk haline geldiğini vurguladı. “BURDUR GÖLÜ GELECEĞİMİZDİR” Konuşmasının sonunda tüm paydaşlara çağrıda bulunan Bakan Yumaklı, Burdur Gölü’nün yalnızca bir su kaynağı değil, ekosistem, kültür ve üretim gücü olduğunu belirterek, eylem planının hayırlı olmasını diledi.

Özkan: Yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı tarımı tehdit ediyor Haber

Özkan: Yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı tarımı tehdit ediyor

Adana Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Özkan, ülkede etkisini giderek artıran iklim krizi ve kuraklığa ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, sanayi kuruluşlarının yeraltı su kaynaklarını kontrolsüz biçimde kullanmasının tarımsal üretimi tehdit ettiğini belirtti. Özkan, Adana’nın yüksek tarımsal potansiyeline rağmen yanlış su politikalarının bölgeyi geri dönülmez bir su krizine sürükleyebileceği uyarısında bulundu. “SANAYİNİN YERALTI SUYU KULLANIMI TARIMI TEHDİT EDİYOR” Adana Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Özkan Sanayi kuruluşlarının yeraltı kaynak sularını kullanmasına karşı olduklarını belirterek şunları söyledi: “Adana’nın 1.403.00 hektar yüzölçümünün 540 bin hektarı tarım alanıdır. Sulanabilen bu bölgelerde ekolojik koşulların elverişliliği nedeniyle Türkiye ve bir çok ülke ortalamasının üzerinde verim ve çeşitlilik bulunmaktadır. Hal böyle iken Ülkemizde özellikle bölgemizde son yıllarda kuraklık krizi baş göstermektedir. Yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından tedbirli olunması gerektiğine dair sürekli uyarı yapılmasına rağmen bölgemizdeki büyük sanayi kuruluşlarından bazıları izinsiz olarak yeraltı kaynak sularını kullanmaktadırlar. Kullanılan miktar tarım alanlarında kullanılan miktardan az değildir.” “SANAYİDE YERALTI SUYU KULLANIMINA İZİN VERİLMEMELİ” Yaşar Özkan, “Sanayi kuruluşlarının yeraltı kaynak sularını kullanmasına karşıyız. Yapılacak işlem Adana’nın arıtma sularının kurulacak tesislerde arıtılarak sanayi tesisleri tarafından kullanılmasıdır. Aksi takdirde çok kısa bir zaman sonra özellikle Seyhan’da yeraltı kaynak suyu problemi başlayacaktır. Daha şimdiden Seyhan’da birçok bölgede hayrat suları dahi kesilmeye başlamıştır. Bu işlem sanayi kuruluşları tarafından yapılmalı D.S.İ ‘ye yük olmamalıdır. Yeraltı kaynak sularının sanayi tesisleri tarafından kullanılmasına izin verilmemelidir” şeklinde konuştu.

Su krizi büyüyor, kaynaklar küçülüyor Haber

Su krizi büyüyor, kaynaklar küçülüyor

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri her yıl daha belirgin hale gelirken, dünyadaki su kaynakları alarm veriyor. Artan sıcaklıklar, yağış rejimindeki düzensizlikler ve hızla tükenen yeraltı suları, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Bilim insanlarına göre suyun geleceği, iklim krizinin en kritik ve en kırılgan başlıklarından biri hâline geldi. Uzmanlar, birçok bölgede nehir ve göllerin geri dönülemez biçimde kuruduğunu, bazı yerlerde ise şiddetli yağışların ani taşkınlara yol açtığını belirtiyor. Tarımda verim kaybı, enerji üretiminde aksaklıklar ve içme suyuna erişimde yaşanan güçlükler, bu değişimin somut sonuçları arasında yer alıyor. Bu kapsamda konuşan Ekoşehirler, Çevre ve İklim Değişikliği Araştırmaları Derneği Genel Başkanı Oğuz Şahin, küresel su döngüsünün ciddi bir krizin içinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Son araştırmalar, dünya çapında su rezervlerinin normal seviyelerde seyrettiği bölgelerin büyük ölçüde azaldığını gösteriyor. Bir yanda uzun süreli ve ağır kuraklık, diğer yanda kontrol edilemeyen taşkınlar… Su artık tahmin edilmesi zor bir davranış sergiliyor ve bu durum hem çevre hem de ekonomi için büyük bir tehdit oluşturuyor.” Su kaynaklarına erişimin yalnızca çevresel bir konu değili, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve hatta ulusal güvenlik açısından da stratejik bir öneme sahip olduğuna dikkati çeken Şahin, “Tarım ürünlerinden enerji altyapısına, içme suyu arzından sanayiye kadar her alan bundan etkileniyor. Suyu sürdürülebilir yönetmek zorundayız ve aksi hâlde çok daha ağır sonuçlarla yüzleşeceğiz” dedi. Çözüm için uluslararası iş birliğinin acil olduğunu söyleyen Şahin, şu çağrıyı yaptı: “Su tasarrufuna dayalı politikalar geliştirmek, akıllı su yönetimi sistemlerini hayata geçirmek ve kaynakları adil şekilde paylaşmak artık bir tercih değil, zorunluluk.”

Bereket yağdı, Çukurova’da verim umutları arttı Haber

Bereket yağdı, Çukurova’da verim umutları arttı

Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan Çukurova, verimli toprakları ve geniş ürün çeşitliliği ile ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Buğday, mısır, pamuk, narenciye, sebze ve meyve gibi ürünlerin üretiminde lider konumda bulunan bölge, “Türkiye’nin ambarı” olarak nitelendiriliyor. Son dört gündür aralıklarla devam eden yağışlar da ekim ve üretim döneminin yaşandığı bugünlerde çiftçilerin yüzünü güldürdü. Toprağın suya doymasıyla birlikte ürünlerde verim artışı beklenirken, kuraklık endişesinin de azaldığı ifade edildi. Özellikle sebze ve buğday ekili alanlarda yağışların olumlu etkisinin kısa sürede görüleceği belirtildi. Narenciye bahçelerinde ise yağmurun, meyve kalitesini artırarak hasat dönemine katkı sağlayacağı kaydedildi. Çiftçiler, tarlalara bereket getiren yağışların devam etmesi halinde sezonun oldukça verimli geçeceğini vurguladı. Bölge üreticileri, yağmuru adeta “ilaç” gibi karşıladıklarını dile getirdi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yağışların bölge tarımı için büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Adana’mızın bereketli toprakları yağmurla yeniden nefes aldı. Çiftçilerimiz uzun süredir yağış bekliyordu. Bu yağmur, ekili alanlarımız için can suyu niteliğinde. İnşallah yağışlar mevsim normallerinde devam eder ve bu yıl tüm üreticilerimiz emeğinin karşılığını fazlasıyla alır.”

Silifke’de dikkat çeken iddia: “Suyu bulunca bedenimde elektriklenme oluyor Haber

Silifke’de dikkat çeken iddia: “Suyu bulunca bedenimde elektriklenme oluyor

Mersin'in Silifke ilçesinde yaz aylarında yaşanan kuraklık sebebiyle çiftçiler yer altı su kaynaklarına yöneliyor. 64 yaşındaki Ali Dayıcık, yer altı su kaynaklarının yerini 15-20 dakikada tespit ederken, bulduğu yerde elektrik çarpmışa dönüyor. Türkiye’nin her tarafından gelen telefonlara görüntülü cevap vererek yer altı suyunun yerini söyleyen Ali Dayıcık, girdiği tarla veya bahçelerde su kaynaklarını bulduğunda elektrik çarpmışa dönüyor. Su kaynaklarını herhangi bir malzeme kullanmadan hisleri ile bulan Ali Daycık’a, Türkiye’nin dört bir yanından su bulması için telefonla talep geliyor. Cep telefonu aracılığıyla da vatandaşlara yardımcı olan Dayıcık, ne miktarda su var ve kaç metrede olduğunu da yine tespit edebiliyor. "Yeteneğimi, 25 yıl önce bahçemde su bulmak için çalışma yaparken fark ettim" Bu yeteneğini, 25 yıl önce bahçesinde su bulmak için çalışma yaparken fark ettiğini söyleyen Dayıcık, "25 yıl önce tarlama sucu ve mühendis getirdim. Birkaç defa denememize rağmen suyu bulamadık. Bende bu işi kafaya taktım. Beni merak sardı. Sonrasında kendi imkanlarımla tarlamda su buldum. Akan yer altı suyunun üstünden geçtiğimde elektrik çarpmış gibi oluyorum. Türkiye’nin dört bir yanına gitmeden cep telefonu aracılığıyla su buldum. Su bulurken her hangi bir malzeme kullanmıyorum. Malzeme kullansam bile suyun bulunduğu yerde malzeme elimden fırlıyor. Biz kimseyi kandırmıyoruz. Denesinler görsünler" dedi. Su ihtiyacı olanların sürekli Ali Dayıcık’ı aradığını belirten mahalle komşusu Abdullah Dal, "Ali ağabeyimiz yöremizin insanı. Su ihtiyacı olanlar Ali ağabeyimizi arayıp buluyorlar. Araziye gitmeden de bakıp bulabiliyor. Suyun üzerine geldiğinde bir hareketler oluyor. Allah vergisi. Ali ağabeyimiz suya ihtiyacı olanlara yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı. Dayıcık’ın su bulduğunu duyduklarını söyleyen bölge halkından Hüseyin Sayım ise "Ali kardeşimizin su bulduğunu duyuyoruz. Su ile bizim işimiz olmadığı için biz yaptırmadık. Ama komşular suya baktırıyorlar. Ali ağabeyimizin baktığı yerden su çıkıyor. Değnekle hareketle bir şekilde buluyor. Allah'ın hikmeti diyelim" şeklinde konuştu. Kahramanmaraş’ta ikamet eden ve cep telefonu ile su bulduğunu anlatan Abdurrahman Demir de "Ali kardeşimizi aradım. Suyu bulan adamısın dedim. Ben telefonla su bulurum dedi. İki yerde su aradık cep telefonuyla. Aradık. Dediği yere sondajı vurduk, su çıktı" diye konuştu.

Gürer: Su ve tarım politikaları yeniden ele alınmalı Haber

Gürer: Su ve tarım politikaları yeniden ele alınmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’yi etkisi altına alan kuraklık krizinin tarımsal üretimde yarattığı kayıplara dikkat çekti. Gürer, kuraklığın yalnızca doğal bir süreç olmadığını belirterek, “Kuraklık bir sonuçtur ama bu sonucu yaratan yanlış yönetim anlayışıdır” dedi. “Tarım, Atatürk’ün öngördüğü millî politika olmaktan çıktı” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,“1923'te Mustafa Kemal Atatürk Mecliste yaptığı konuşmada diyor ki: "Su politikalarını oluşturmamız gerekir." 1937'de yaptığı konuşmada da köylünün, çiftçinin topraklandırılması yanında tarımın millî bir politika olduğunu ve sulama suyuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunduğunu görüyoruz. Diyor ki: "Ülkeyi iklim, su ve toprak verimi bakımından tarım bölgelerine ayırmak gerekir." demiş ve Aradan yüz yıl geçmiş, içinde bulunduğumuz koşullarda zirai dondan sonra kuraklık da çiftçilerin başının belası olmuş, üretim de sorunlar doğmuştur” dedi. “Çiftçi üretimden uzaklaşıyor” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve yönetim eksiklikleri nedeniyle tarımda ciddi üretim kayıpları yaşandığına dikkat çekerek, “Zirai dondan sonra kuraklık da çiftçinin başının belası hâline geldi. Üretim düşüyor, verim azalıyor. 2023 yılında ülkemizde 22 milyon ton buğday yetişti, 2024’te 20 milyon 800 bin tona düştü. Bitkisel üretim tahmininin ilki mayısta yapıldığında 19 milyon 600 bin ton olarak açıklanmıştı; ikinci tahmin ekimde yapıldı, üretim 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Çiftçi topraktan uzaklaşıyor, girdi maliyetleri artıyor, alım fiyatları düşük, destekler yetersiz. Kuraklığın etkisi ortada ama bu konuda iktidardan tek bir destek açıklaması bile gelmedi” diye ifade etti. “Göller kuruyor, su kaynakları geri çekiliyor” Ömer Fethi Gürer, “Bir su politikamız yok, kâğıt üzerinde su politikası var, uygulamada yok. Göletlerin çoğu yapıldığı yerlerde su tutmuyor. Göletlerin çoğu su tutmuyor, yapılan yatırımlar boşa gidiyor. Göller Bölgesi’nde 65 gölden 35’i kurumuş durumda. Su kaynaklarının çoğu geri çekilmiş, İç Anadolu’da su 200 metreden çıkarılıyor. Kaçak kuyulara ruhsat verilmediği için çiftçi modern sulama sistemlerine geçemiyor. Vahşi sulama hâlâ sürüyor. Çiftçi elektrik parasını ödeyerek yer altından su çıkarıyor ama krediye gittiğinde ‘Ruhsatın yok, sana bunu veremeyiz’ deniliyor. Bu nasıl bir çelişkidir? Ayrıca Akdeniz’e, Karadeniz’e boşa akan suların yönü Anadolu’ya çevrilmelidir” ifadelerini kullandı. “Yanlış su politikaları üreticiyi zorluyor” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde ve çevresindeki su kaynaklarının etkin biçimde kullanılmadığını belirterek şunları söyledi: “Niğde’nin Bor ilçesiyle arasında yer alan Akkaya Barajı 1970’te yapıldı, hâlâ kapalı sulama sistemine geçilmedi. Ulukışla’da dereler, göletler kurumuş. Aladağlardan çıkan Ecemiş Suyu Niğde sınırlarından geçip Akdeniz’e akıyor. Oraya bir baraj yapılmalı, bu su Niğde’de tarım amaçlı kullanılmalı. Su boşa akmasın, çiftçi ürününden daha çok verim alsın. Kuru tarımda verim 140 kiloya kadar düşüyor, sulu tarımda dönümde verim en az 500 kilonun üstüne çıkıyor. Bu fark bile suyun önemini açıkça gösteriyor. Yanlış politikalarla üreticilerin canını okuyorsunuz. Bölgesel kuraklığın olduğu alanlarda suya ihtiyaç duyulan ürünler yerine susuz tarımda verim alınabilecek ürünlerin yetiştirilmesi sağlanmalı. Suyun doğru yönetilmesi, akılcı politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.