#Mustafa Kemal Atatürk

İLKHABER-Gazetesi - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyük Önder Atatürk'ün konakladığı köşk ziyaretçi akınına uğradı Haber

Büyük Önder Atatürk'ün konakladığı köşk ziyaretçi akınına uğradı

Trabzon Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde ve özel müze statüsündeki Atatürk Köşkü, kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor. Şehir merkezine yakınlığı ve çam ormanlarının içerisindeki doğal atmosferiyle ön plana çıkan Atatürk Köşkü, 2025'te 292 bin 215 yerli ve 81 bin 705 yabancı olmak üzere 373 bin 920 ziyaretçiyi ağırladı. Haftanın 7 günü 09.00-19.00 saatlerinde açık olan köşkte Büyükşehir Belediyesinin bando ve mehter ekibince haftanın belli günlerinde Atatürk'ün sevdiği şarkıların seslendirildiği dinletiler gerçekleştiriliyor. ATATÜRK'E AİT TABLOLARDAN OLUŞAN ÇEŞİTLİ ETNOGRAFİK ESERLER SERGİLENİYOR Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kente ilk geldiği 15 Eylül 1924'te konakladığı, çam ormanları içerisinde yer alan köşkte 19. ve 20. yüzyıla ait mobilyalar, porselenler, halılar ve Atatürk'e ait tablolardan oluşan çeşitli eserler sergileniyor. Köşkte yer alan "Vasiyet Odası" isimli bölümde de Atatürk'ün mal varlığını armağan etmesiyle ilgili, "Hayatımın hatırlayabildiğim en mutlu dakikalarını yaşıyorum. Yıllar önce düşündüğüm bu işi Trabzon'da tamamlamak mukaddermiş." sözünün yer aldığı tabela bulunuyor. "ZİYARETÇİ SAYISINDAKİ ARTIŞ BİZİ MUTLU EDİYOR" Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Atatürk Köşkü'nün geçen yıl yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Atatürk Köşkü'nün 2025'i 373 bin 920 ziyaretçiyle tamamladığına dikkati çeken Genç, bu rakamın restorasyon ve tanıtım çalışmalarının doğru olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Genç, yabancı turistlerin köşke ilgisinin de dikkat çekici düzeyde olduğunu dile getirerek, "Ziyaretçi sayısındaki artış bizi mutlu ediyor. Bu manada görev ve sorumluluklarımız, bize şehrin turizm potansiyelinin hem iç hem de dış turizm açısından güçlendirilmesi konusunda ayrıca bir sorumluluk yüklüyor." diye konuştu. Amaçlarının Atatürk Köşkü'nün ulusal ve uluslararası tanınırlığını daha da artırmak olduğunu vurgulayan Genç, "Bu yıl ziyaretçi sayısını daha yukarı taşımayı, kültürel etkinlikleri çeşitlendirerek köşkü Trabzon'un kültür turizminin merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz." dedi.

Atatürk’ün Osmaniye’ye gelişinin 101. yılı kutlandı Haber

Atatürk’ün Osmaniye’ye gelişinin 101. yılı kutlandı

Osmaniye'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kente gelişinin 101'inci yıl dönümü kapsamlı bir törenle kutlandı. Devlet Demir Yolları Tren İstasyonu'ndaki törende Atatürk'ün temsili karşılanması gerçekleştirilirken duygu dolu anlar yaşandı. Tören kapsamında izciler taşıdıkları şanlı Türk bayrağını Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz'a takdim ettiler. Programın devamında Osmaniye Belediyesi 7 Ocak Halkoyunları ekibi ile Mehter Takımı'nın gösterileri izleyicilerden alkış alırken ardından 21 pare top atışı gerçekleştirildi. DEVLET BAHÇELİ MEYDANI'NA YÜRÜYÜŞ Tren garındaki törenin ardından protokol üyeleri ile vatandaşlar Garnizon Komutanlığı Bandosu eşliğinde Devlet Bahçeli Meydanı'na kadar yürüdü. Meydanda bulunan Atatürk heykeline çelenklerin konulmasının ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. VALİ YILMAZ'DAN ANLAMLI KONUŞMA Törenin devamında şeref defterini imzalayan Vali Yılmaz günün anlam ve önemine dair bir konuşma yaptı. Vali Yılmaz konuşmasında "Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'dan başlattığı milli mücadeleye var gücüyle destek vermiş, neticesinde Atatürk'ün liderliğinde cumhuriyetimizi kurmuştur. Atatürk milli mücadele döneminde ve cumhuriyetin ilanından sonra sık sık vatandaşlarımızla diyalog kurmuş, yurdun her köşesine ziyaretlerde bulunmuş, bilhassa Osmaniye'ye teşrif buyurduklarında bu toprağın yiğit ve mert insanlarını görünce tekrar ziyarette bulunmak istemişlerdir. Büyük önder, hatıra defterinde şehrimiz için 'Osmaniye kasabasını ve buranın halkını ziyaret edebildiğimden çok memnun oldum. Halkın gösterdiği kalbi ve samimi tesadüattan fevkalade mütehassisim. Bu güzel kalpli mert insanlar arasında daha ziyade kalmak saadeti için ayrıca fırsat arayacağım' ifadelerini kullanmıştır" dedi.

Zübeyde Hanım vefatının 103. yılında anılıyor Haber

Zübeyde Hanım vefatının 103. yılında anılıyor

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü yetiştiren, Türk kadınının dirayetini ve fedakarlığını simgeleyen Zübeyde Hanım, ebediyete intikalinin 103. yılında minnetle anılıyor. Bağımsızlık mücadelesinin en yakın tanıklarından biri olan Zübeyde Hanım, hem oğluna duyduğu inanç hem de yaşadığı zorluklarla tarihteki müstesna yerini koruyor. ACILARLA DOLU BİR HAYAT MÜCADELESİ 1857 yılında Selanik yakınlarındaki Langaza’da dünyaya gelen Zübeyde Hanım, kökeni Karaman’dan Rumeli’ye göç eden Yörük Türkmenlerine dayanan bir aileye mensuptu. Sofuzade Feyzullah Efendi ve Ayşe Hanım’ın tek kızı olan Zübeyde Hanım, sınırlı imkanlara rağmen okuma yazma öğrendi. Genç yaşta Ali Rıza Efendi ile hayatını birleştiren Zübeyde Hanım, bu evlilikten altı çocuk dünyaya getirdi. Ancak dönemin salgın hastalıkları nedeniyle çocukları Fatma, Ahmet, Ömer ve Naciye’yi erken yaşta kaybetti. Henüz 33 yaşındayken eşi Ali Rıza Efendi’nin vefatıyla genç yaşta dul kalan Zübeyde Hanım, büyük bir dirayet göstererek hayat mücadelesini sürdürdü. OĞLUNUN EĞİTİMİNE ADANMIŞ BİR ÖMÜR Eşinin vefatının ardından oğlunun eğitimine büyük önem veren Zübeyde Hanım, Mustafa Kemal’in Selanik’te iyi bir eğitim almasını sağladı. Annesinden habersiz girdiği askeri okul sınavlarını kazanan Mustafa Kemal, Zübeyde Hanım'ı ikna ederek ulusun kaderini değiştirecek yola ilk adımını attı. Balkan Savaşları sonucunda Selanik’in kaybedilmesiyle kızı Makbule ile birlikte İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Zübeyde Hanım, Beşiktaş Akaretler’deki evinde Milli Mücadele’nin en buhranlı günlerine tanıklık etti. Oğlu Mustafa Kemal ve arkadaşlarının idam kararlarını duyduğunda yaşadığı üzüntü nedeniyle kısmi felç geçirdi. ATATÜRK'ÜN GÖRDÜĞÜ RÜYA VE ACI HABER Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kemal Arı, Zübeyde Hanım’ın vefat ettiği günlerde Mustafa Kemal’in yurt gezisinde olduğunu belirterek çarpıcı bir anekdot paylaştı. Atatürk’ün annesinin vefat haberini almadan hemen önce bir rüya gördüğünü belirten Prof. Dr. Arı, şu ifadeleri kullandı: "Mustafa Kemal, yaveri Ali Çavuş’a rüyasında annesiyle bir buğday tarlasında yürüdüğünü, çıkan fırtınada annesinin elinden kayıp gittiğini anlatır ve 'Yoksa annem vefat mı etti?' diye sorar. O sırada vefat haberi ulaşmış olsa da Ali Çavuş hemen söyleyemez. Rüyanın anlatılmasından kısa süre sonra acı haber kendisine verilir." SON NEFESİNİ İZMİR’DE VERDİ Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından sağlık sorunları artan Zübeyde Hanım, havasının iyi geleceği düşüncesiyle İzmir’e getirildi. Latife Hanım Köşkü’nde 28 gün kalan Zübeyde Hanım, 14 Ocak 1923 tarihinde 66 yaşında hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Karşıyaka’daki Ferik Osman Paşa Camisi avlusuna defnedildi. Atatürk’ün isteği üzerine sade bir şekilde tasarlanan ve etrafı çocuk parkıyla çevrilen anıt mezarı, her yıl 14 Ocak’ta sevenleri tarafından ziyaret ediliyor.

Adana’da 104 yıllık özgürlük hafızası: Kurtuluş, törenlerle ve tarih vurgusuyla kutlandı Haber

Adana’da 104 yıllık özgürlük hafızası: Kurtuluş, törenlerle ve tarih vurgusuyla kutlandı

Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü kent genelinde düzenlenen törenlerle kutlandı. Resmî program kapsamında Adana Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından anma programı İstasyon Meydanı’nda devam etti. Kutlamalar yalnızca törenlerle sınırlı kalmadı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen “Destan Destan İçinde” başlıklı panelde, kentin işgal yıllarındaki direniş süreci, akademik belgeler ve yerel tarih çalışmaları ışığında ele alındı. Panelde Adana’nın kolektif hafızası, Kuvayi Milliye ruhu ve milli mücadelenin bölgedeki örgütlenme süreci kapsamlı biçimde değerlendirildi. ANADOLU’NUN STRATEJİK VE KÜLTÜREL MERKEZİ: ADANA “Seyhan İlçesi Göç Haritası” adlı kitabın yazarı araştırmacı Fatih Aktaş da, bu önemle güne dair değerlendirmelerde bulundu. Aktaş, Adana’nın tarihsel önemine dikkat çekerek, kentin yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda bir direniş kimliği taşıdığını vurgulayarak, “Adana, tarih boyunca bereketli toprakları, stratejik konumu ve kültürel çeşitliliğiyle Anadolu’nun en önemli merkezlerinden biri olmuştur” ifadelerini kullandı. Adana halkının işgal yıllarında sergilediği tavrın, milletin kaderini etkileyen bir kırılma noktası olduğunu belirten Aktaş, yaşanan acıların aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini dile getirdi. Aktaş, “1909 ve 1919 yıllarında yaşanan olaylar, şehir hafızasında derin izler bırakmış, bu zor dönemler milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmiştir” değerlendirmesinde bulundu. POZANTI KONGRESİ’NİN ÖNEMİ Millî mücadelenin bölgedeki en önemli dönüm noktalarından birinin Pozantı Kongresi olduğuna işaret eden Aktaş, bu sürecin Adana’da yakılan direniş ateşinin tüm Anadolu’ya yayıldığını söyledi. Aktaş, Atatürk’ün “Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü, bu memlekette; bu güzel Adana'da vücut bulmuştur” sözünün, kentin tarihsel rolünü açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. “ADANA, KALKINMA VE MODERNLEŞME SÜRECİNDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENDİ” Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Adana’nın kalkınma ve modernleşme sürecinde de öncü bir rol üstlendiğini ifade eden Aktaş, eğitimden sanayiye, ulaşımdan kültürel yaşama kadar birçok alanda yaşanan gelişmelerin, kentin toplumsal yapısını dönüştürdüğüne işaret etti. Atatürk’ün Adana ziyaretlerinin bu süreci daha da anlamlı kıldığını vurgulayan Aktaş, “Cumhuriyet döneminde Adana’nın tarihsel rolü, Hatay meselesi sürecinde de önemini korudu. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1938 yılında gerçekleştirdiği Mersin ve Adana ziyaretleri, Türkiye’nin Hatay konusundaki kararlılığının güçlü bir göstergesi oldu. Sağlık sorunlarına rağmen bu ziyareti gerçekleştiren Atatürk, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ederek Türkiye’nin toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz tutumunu ortaya koydu. Bu süreç, Hatay’ın 1939 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmasına giden yolda belirleyici bir aşama olarak tarihe geçti” dedi. “5 Ocak, yalnızca bir kurtuluş tarihi değil, halkın iradesinin, fedakârlığının ve bağımsızlık tutkusunun somutlaştığı bir hafıza günüdür. Adana sokaklarında hissedilen o direniş ruhu, bugün hâlâ bu kentin kimliğinde yaşamaktadır. Bu tarih, geçmişle kurduğumuz bağın en güçlü halkalarından biridir” diyen Fatih Aktaş, 5 Ocak’ın gelecek kuşaklara doğru şekilde aktarılması gerektiğini bildirdi. Aktaş, “Adana’nın kurtuluşu, Cumhuriyet’in kazanımları ve Atatürk’ün kararlılığı birlikte düşünüldüğünde, 5 Ocak yalnızca anılacak bir gün değil, bilinçle sahip çıkılması gereken bir değerdir. Bu tarih, milletimizin ortak hafızasında yaşatıldıkça anlamını koruyacaktır. Bizlere düşen görev, bu mirası duyguyla değil, aynı zamanda idrakle gelecek nesillere taşımaktır” diye konuştu.

5 OCAK ADANA İÇİN NEDEN ÖNEMLİ? ADANA’NIN KURTULUŞU'NUN ANLAM VE ÖNEMİ Haber

5 OCAK ADANA İÇİN NEDEN ÖNEMLİ? ADANA’NIN KURTULUŞU'NUN ANLAM VE ÖNEMİ

5 Ocak, Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü olarak her yıl büyük bir coşku ve gururla kutlanıyor. Peki 5 Ocak Adana için neden önemli, Adana işgalden nasıl kurtuldu ve bu tarih Türkiye Cumhuriyeti açısından ne anlam taşıyor? İşte Adana’nın kurtuluşuna giden sürecin tarihi detayları… ADANA DÜŞMAN İŞGALİ ALTINDAYDI I. Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti ağır bir yenilgi aldı. İmparatorluk parçalanırken, Anadolu’nun birçok bölgesi düşman işgali altına girdi. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası Osmanlı orduları geri çekildi ve Anadolu savunmasız bırakıldı. İşgal edilen şehirlerden biri de Adana oldu. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ADANA’DA: “ASIL SAVAŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR” Mustafa Kemal Paşa, 31 Ekim 1918’de Adana’ya gelerek üç gün boyunca şehirde incelemelerde bulundu. Yıldırım Orduları Komutanlığı görevini devraldığı sırada Liman von Sanders Paşa’nın “Yenildik, her şey bitti” sözlerine karşılık şu tarihi cevabı verdi: “Savaş müttefikler için bitmiş olabilir ama bizi ilgilendiren savaş, kendi istiklalimizin savaşıdır. Asıl şimdi başlıyor.” Bu sözler, Türk Kurtuluş Savaşı’nın fikri temellerinin Adana’da atıldığının en önemli göstergelerinden biri oldu. ADANA İŞGAL EDİLDİ, ACI OLAYLAR YAŞANDI Kısa süre sonra işgal kuvvetleri Mersin Limanı’ndan Çukurova’ya girdi ve Adana’yı işgal etti. Şehirde Türk kimliğine ait semboller yok edildi, halka baskı ve şiddet uygulandı. 1918–1919 yıllarında Adana’da: Taşköprü’de yaşanan işkenceler, Şehir içi cinayetler ,Abdiağa Çiftliği olayları gibi tarihe geçen acı hadiseler yaşandı. KUVAY-I MİLLİYE DİRENİŞİ BAŞLADI Yaşanan zulümlere karşı Adana ve çevresindeki Türk halkı örgütlenerek Kilikya Milli Kuvvetler Teşkilatı’nı kurdu. Çukurova bölgelere ayrıldı, her bölgeye milis kuvvetleri ve komutanlar atandı. Şubat 1920’den itibaren milli kuvvetler Fransız işgalcilerine karşı önemli başarılar kazanmaya başladı. KARBOĞAZI ZAFERİ VE FRANSIZLARIN GERİ ÇEKİLİŞİ 1920 yılında Toroslar’dan başlatılan saldırılar sonucunda 27 Mayıs 1920’de Fransız Komutan Mehil esir alındı. Tarihe Karboğazı Olayı olarak geçen bu gelişme, Kuvay-ı Milliye’nin ilk büyük siyasi zaferi oldu.Ardından Fransız birlikleri Mersin–Adana hattına çekildi, kuzey Çukurova tamamen kurtarıldı. POZANTI KONGRESİ İLE DİRENİŞ GÜÇLENDİ 5 Ağustos 1920’de Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Çakmak ve milletvekilleri Pozantı Kongresi’ni gerçekleştirdi. Pozantı il ilan edildi, direniş daha da güçlendi. Türk kuvvetleri ağır kayıplar vermesine rağmen Fransızlara karşı kesin üstünlük sağladı. ADANA’NIN KURTULUŞU: 5 OCAK 1922 Fransa, TBMM Hükümeti’ni resmen tanıdı ve 20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması imzalandı. Antlaşma gereği 5 Ocak 1922’de Fransızlar Çukurova’dan tamamen çekildi. Böylece Adana özgürlüğüne kavuştu. ATATÜRK’TEN ADANA VURGUSU Mustafa Kemal Atatürk, 15 Mart 1923’te Adana’ya yeniden geldiğinde şu tarihi sözleri söyledi:“Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur.”Bu ifade, Adana’nın kurtuluşunun yalnızca bir şehrin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluşunun da simgesi olduğunu ortaya koydu. 5 OCAK NEDEN ÖNEMLİDİR? Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşudur Kurtuluş Savaşı’nın ilk kıvılcımlarının atıldığı şehirlerden biridir Kuvay-ı Milliye’nin ilk büyük başarılarına sahne olmuştur Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı tarihi dönüm noktalarındandır

Kurtuluşun izinde bir destan: Adana’nın hafızası üniversitede konuşulacak Haber

Kurtuluşun izinde bir destan: Adana’nın hafızası üniversitede konuşulacak

Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü kapsamında, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 5 Ocak 2026 tarihinde düzenlenecek olan “Destan Destan İçinde” başlıklı panel, kentin yakın tarihine ışık tutarken, milli mücadelenin Çukurova’daki izlerini çok yönlü biçimde ele alacak. Programın moderatörlüğünü araştırmacı-yazar Ahmet Karataş üstlenirken, Adana’nın yetiştirdiği önemli tarihçiler Cezmi Yurtsever, Yusuf Delikoca ve Songül Kundakçı konuşmacı olarak yer alacak. Konferansta, Adana’nın işgal sürecinden kurtuluşa uzanan direniş hattı, yerel kahramanların mücadelesi, halkın örgütlenme biçimleri ve milli mücadelenin şehir belleğinde bıraktığı izler akademik ve anlatısal boyutlarıyla değerlendirilecek. Etkinlikte ayrıca, arşiv belgeleri, sözlü tarih kayıtları ve dönemin basın-yayın organlarından örnekler üzerinden Adana’nın kurtuluşunun yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma destanı olduğu vurgulanacak. Üniversite yetkilileri, konferansın öğrencilerden tarih meraklılarına kadar geniş bir katılımcı kitlesine hitap etmesini ve kentin hafızasına katkı sunmasını hedeflediklerini belirtti. “BU TOPRAKLARDA YAKILAN KIVILCIM, DALGA DALGA TÜM YURDA YAYILMIŞTIR” Bugüne yaptığı araştırmalar ışığında 70 kitabı yayınlanan tarihçi Cezmi Yurtsever, panele öncesi şunları söyledi: “Adana’nın kurtuluşu, yalnızca bir şehrin özgürlüğe kavuşması değil, Anadolu’da filizlenen büyük direniş ruhunun somut bir yansımasıdır. Bu topraklarda yakılan kıvılcım, dalga dalga tüm yurda yayılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün 15 Mart 1923’te Adana’ya yaptığı üçüncü ziyaret, bu bağın en güçlü göstergelerinden biridir. Atatürk’ün, ‘Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da doğmuştur’ sözü, bir hatıradan öte, tarihi bir tespittir. Çünkü Adana, milli mücadelenin düşünsel ve duygusal altyapısının şekillendiği şehirlerden biridir. O günlerde Adana sokaklarında dolaşan umut, halkın gözlerindeki kararlılık ve direnişin sessiz ama sarsılmaz gücü, Atatürk’ün zihninde derin izler bırakmıştır. Ben bu sözün, yalnızca geçmişi anlatmadığını, geleceğe dair bir sorumluluğu da işaret ettiğini düşünüyorum. Adana’nın kurtuluşunu anlatmak, aslında bu sorumluluğu yeni kuşaklara aktarmaktır. Çünkü bu şehir, destanı yalnızca yazmamış, onu yaşamıştır.”

Adana Final Okulları Ata’sını andı Haber

Adana Final Okulları Ata’sını andı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87’nci yıl dönümünde Adana Final Okulları’nda düzenlenen törenle anıldı. Okul bahçesinde gerçekleştirilen programa Adana Final Okulları Genel Müdürü M. Turhan Orhan, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Anıtkabir temalı özel alan düzenlemesiyle başlayan anma etkinliğinde, saat 09.05’te çalan siren eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı hep birlikte okundu. Program kapsamında öğrenciler tarafından Atatürk’ün yaşamından kesitlerin canlandırıldığı oratoryo sahnelendi, şiirler ve türküler seslendirildi. Öğrenciler Atatürk büstüne çiçek sunarken, hazırlanan anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı. “Atatürk’ü anlatmak yetmez, anlamak gerek” Adana Final Okulları Genel Müdürü M. Turhan Orhan, “Yine bir Kasım bugün tam 87. Kasım. Atatürk’ü anlatmak yetmez, onu anlamak lazım. Bugün onun döneminde yaşayan hiçbir lider onun kadar anılmıyor. Yüreklerde yaşayan bir sevgi var ise o da Atatürk Sevgisidir. 57 yıllık kısa, vatana adanmış cepheden cepheye koşan bir ömürdür. Bugün Ulu Önder Atatürk’ü özlemle ve sevgiyle anıyoruz, sevgisini her geçen gün yüreğimizde büyütüyoruz. Atatürk halkıyla bütünleşmiş hiç şüphesiz ki dünyanın gelmiş geçmiş en önemli liderlerinden biri… Cumhuriyet ve onu taçlandıran demokrasi onun vazgeçilmez unsurudur. İnanıyorum ki bizlerin yüreklerinde bu Atatürk sevgisi oldukça Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır. Sevgili çocuklar ve gençler izinden yürüyeceğinizi biliyor, sizlere güveniyor ve gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.