#Nasa

İLKHABER-Gazetesi - Nasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

12 AĞUSTOS’TA YERÇEKİMİ DURACAK MI? NASA’DAN AÇIKLAMA GELDİ Haber

12 AĞUSTOS’TA YERÇEKİMİ DURACAK MI? NASA’DAN AÇIKLAMA GELDİ

Sosyal medyada yayılan ve viral olan iddialara göre, 12 Ağustos 2026 tarihinde Dünya’nın yerçekimi 7 saniyeliğine duracak ve insanlar havaya fırlayacak. Ancak NASA, bu iddiaları kesin bir dille yalanladı. İşte 12 Ağustos’ta yerçekimiyle ilgili merak edilen tüm detaylar… TikTok ve Instagram’da viral olan “12 Ağustos’ta yerçekimi kaybolacak” iddiaları NASA tarafından yalanlandı. Uzmanlar, yerçekiminin gezegenin kütlesine bağlı sabit bir kuvvet olduğunu ve böyle bir olayın fizik kurallarına aykırı olduğunu vurguluyor. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, NASA’nın “Project Anchor” (Çapa Projesi) adlı gizli bir operasyonla, 12 Ağustos 2026 tarihinde saat 14:33 UTC civarında başlayacak 7 saniyelik yerçekimi kaybını planladığı öne sürülüyordu. İddialara göre, bu süre zarfında insanlar ve nesneler havaya fırlayacak, yerçekimi geri geldiğinde ise ciddi yıkım meydana gelecekti. Ancak NASA sözcüsü, uluslararası doğrulama sitesi Snopes’a yaptığı açıklamada, “Dünya, 12 Ağustos 2026’da yerçekimini kaybetmeyecek. Yerçekiminin kaybolması için gezegenin okyanusları, atmosferi ve çekirdeği dahil tüm kütlesinin bir anda yok olması gerekir ki bu fiziksel olarak imkânsızdır.” ifadelerini kullandı.Uzmanlar da, yerçekiminin bir “düğme” gibi açılıp kapanamayacağını ve teorinin temel fizik kurallarına aykırı olduğunu belirtiyor. Gravitational waves (kütleçekim dalgaları) bile Dünya’daki yerçekimini hissedilir şekilde etkileyemez.

NASA tarihindeki ilk tıbbi tahliyeyi gerçekleştirdi Haber

NASA tarihindeki ilk tıbbi tahliyeyi gerçekleştirdi

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) bünyesinde yaşanan sağlık krizi sonrası tarihi bir operasyona imza atıldı. Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) görevli bir astronotun yaşadığı rahatsızlık nedeniyle kurum 65 yıllık insanlı uzay uçuşu geçmişinde ilk kez tıbbi gerekçelerle tahliye kararı aldı. Dört kişilik Crew-11 ekibini taşıyan SpaceX kapsülü istasyondan ayrılarak Kaliforniya açıklarında Pasifik Okyanusu'na iniş gerçekleştirdi. Kurum yetkilileri hasta mahremiyeti gerekçesiyle astronotun kimliğini ve hastalığını gizli tutarken sadece "Mürettebat üyesinin sağlık durumu takip altındadır" bilgisini paylaşmakla yetindi. GÖREV SÜRESİ DOLMADAN DÖNDÜLER Astronotlar Mike Fincke ile Zena Cardman ve Japonya'dan Kimiya Yui ile kozmonot Oleg Platonov'dan oluşan ekip 6.5 aylık görevleri için 1 Ağustos tarihinde istasyona ulaşmıştı. Normal şartlarda Şubat ayı ortasında dünyaya dönmesi planlanan ekibin programı ani gelişen sağlık sorunuyla değişti. Geçtiğimiz hafta Mike Fincke ve Zena Cardman tarafından yapılması planlanan uzay yürüyüşü son anda iptal edilirken NASA yetkilileri olaydan birkaç saat sonra "Bir mürettebat üyesi hastalanmıştır" açıklamasını yapmıştı. TARİHTEKİ DİĞER ERKEN DÖNÜŞLER Yaşanan bu olay NASA için bir ilk olma özelliği taşısa da uzay tarihinde benzer durumlar daha önce Sovyetler Birliği döneminde yaşanmıştı. 1985 yılında Sovyet kozmonotu Vladimir Vasyutin ürolojik bir sorun nedeniyle Salyut 7 istasyonundaki görevinden 4 ay erken ayrılmak zorunda kalmıştı. Ayrıca 1987 yılında ise kalp ritim bozukluğu yaşayan kozmonot Aleksandr Laveykin Mir uzay istasyonundan erken tahliye edilmişti.

Ocak ayının ilk süper ayı ve meteor yağmuru aynı anda görülecek Haber

Ocak ayının ilk süper ayı ve meteor yağmuru aynı anda görülecek

Ocak ayı, gökyüzünde nadir görülen bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Yılın ilk "Süper Ay"ı ile "Quadrantid" meteor yağmuru aynı tarihlerde gerçekleşecek. Amerikan Meteor Derneği verilerine göre, meteor yağmurunun en yoğun olduğu anlar Cuma gecesi ve Cumartesi sabahı yaşanacak. Ancak bu görsel şölen, Süper Ay'ın parlak engeliyle karşılaşacak. Normal şartlarda karanlık bir gökyüzünde saatte yaklaşık 25 meteor görülebilirken, Cumartesi günü zirve yapacak Süper Ay'ın yaydığı güçlü ışık nedeniyle bu sayının saatte 10'un altına düşmesi bekleniyor. New Jersey'deki Liberty Bilim Merkezi Planetaryum Müdürü Mike Shanahan durumu, "Meteor yağmurunun keyfini çıkarmanın en büyük düşmanı dolunaydır" sözleriyle özetledi. 2026 SONUNA KADAR SON SÜPER AY NASA verilerine göre Süper Ay, dolunayın yörüngesinde Dünya'ya en yakın olduğu noktada gerçekleşiyor. Bu olay sırasında Ay, yılın en sönük dolunayına kıyasla yüzde 14 daha büyük ve yüzde 30 daha parlak görünüyor. Ekim ayında başlayan dört aylık Süper Ay serisi, bu Cumartesi gecesi sona erecek. Gökyüzü gözlemcileri için bu fırsat kaçırılmamalı; zira 2026 yılının sonuna kadar başka bir Süper Ay gerçekleşmeyecek. NASIL İZLENMELİ? Her iki doğa olayı da özel bir ekipman gerektirmeden izlenebilecek. Süper Ay gece boyunca her yerden görülebilirken, Quadrantid meteor yağmuru özellikle Kuzey Yarımküre'den takip edilebilecek. Kaliforniya Bilimler Akademisi'nden Jacque Benitez, meteorları yakalamak isteyenlere şu tavsiyelerde bulundu: Şehir ışıklarından uzaklaşın. Ayın parlaklığı sahneyi tamamen ele geçirmeden, erken akşam saatlerinde "ateş toplarını" izlemeyi deneyin. Pazar günü şafak sökmeden önceki erken saatleri değerlendirin. Gözlerinizin karanlığa alışması için telefon ekranına bakmaktan kaçının. UZAY ENKAZINDAN GÖRSEL ŞÖLENE Meteor yağmurları, Dünya'nın yoğun kozmik enkaz bulutlarının içinden geçmesiyle oluşuyor. "Kayan yıldız" olarak bilinen bu olay, uzay kayalarının atmosfere girip yanmasıyla meydana geliyor. Quadrantidler, 2003 EH1 asteroidinden kalan parçalardan oluşuyor ve adını artık kullanılmayan bir takımyıldızdan alıyor. Gökyüzü takvimine göre bir sonraki büyük meteor yağmuru olan Lyrids'in (Çalgı) Nisan ayında gerçekleşmesi bekleniyor.

11 yaşındaki Türk dahi, Mars Projesiyle ABD Üniversitesi’nden eğitim daveti aldı Haber

11 yaşındaki Türk dahi, Mars Projesiyle ABD Üniversitesi’nden eğitim daveti aldı

Hatay’da uluslararası bilim ve matematik yarışmalarında elde ettiği başarılarla ön plana çıkan 11 yaşındaki Ümit Keçik, Mars’ta yaşamı mümkün kılmak için geliştirdiği projesini NASA’ya sunmaya hazırlanıyor. Amerikan Rice Üniversitesi’nden eğitim daveti alan Keçik'in ailesi, evlatlarının ABD'de eğitim almasını istiyor. İskenderun ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Ümit Keçik, ileri seviyedeki zekası ve problem çözmedeki başarılarıyla dikkat çekiyor. Anne ve babası tarafından teknolojik aletlerden uzak tutularak büyütülen ve her gün bir kitap okuyarak yaşamını sürdüren Keçik, Türkiye’de düzenlenen bilgi yarışmasında 1'inci olduktan sonra Tayland’da düzenlenen SIMSO (Singapore International Mathematical and Science Olympiad) yarışmasında dünya üçüncüsü olma başarısını elde etmişti. Zekası ve azmiyle takdir toplayan küçük dahi Keçik; güneş enerjisiyle çalışan roket, tarım ve hayvancılık sistemleri, yapay yerçekimi ve altın dedektörüyle Mars’ta kolonileşmeyi hedefleyen proje tasarladı. Geliştirdiği projeyle Mars’ta yaşanabilir alanlar oluşturmayı amaçlayan Ümit Keçik, "Projemde Mars’ta kolonileşme için yapay yerçekimi alanları, gıda ve içecek üretim sistemleri bulunuyor. Roket, Dünya’nın yerçekiminden çıktıktan sonra itici kuvvetlerle yoluna devam edecek. Mars’ta bozulan ekipmanları tamir etmek için altın dedektörü kullanacağım. Ayrıca Mors alfabesiyle çalışan bir iletişim sistemi kurarak Dünya ile güneş enerjisi üzerinden bağlantı sağlamayı planlıyorum. İlk hedefim Mars’ı daha yaşanabilir hale getirmek için bir prototip roket üretmek" dedi. "Kopernikus Bilim Olimpiyatı’nda dördüncü oldu" Mars’ta kolonileşmeyi hedefleyen projesini NASA’ya sunmayı planladığını belirten Keçik, Amerikan Rice Üniversitesi’nden davet aldığını anlatarak, "Bu davetten sonra NASA’ya projemi birinci elden sunmayı planlıyorum. Kabul edilme ihtimali düşük olsa da inancım tam. Çünkü tarım, hayvancılık ve enerji sistemlerini bir araya getiren bir proje geliştirdim" ifadelerini kullandı. Oğlunun projesinde en büyük destekçisi olan anne Nurhan Keçik, "Bu süreçte benden destek istemesi çok gurur vericiydi. Kopernikus Bilim Olimpiyatı’nda dördüncü oldu ve Amerika’daki bir üniversiteden davet aldı. Onu oraya götürmeyi çok istiyorum. İnşallah kısmet olur." dedi. "Oğlumla gurur duyuyorum" Baba Ercüment Keçik de oğlunun başarısıyla gurur duyduğunu belirterek, "Bir baba olarak her zaman çocuklarımın arkasındayım. Ümit, birçok uluslararası olimpiyata katıldı ve dereceler elde etti. İmkanım olursa onu NASA’daki brifinge göndermeyi çok isterim. Bu, onun için büyük bir fırsat olacak" diye konuştu.

Mars'ta tarihi keşif: Şimdiye kadarki en uzun organik moleküller bulundu Haber

Mars'ta tarihi keşif: Şimdiye kadarki en uzun organik moleküller bulundu

NASA’nın Curiosity keşif aracı, Mars’ta şimdiye kadar bulunan en uzun organik molekülleri ortaya çıkardı. 3,7 milyar yıl öncesine ait bir kaya örneğinde tespit edilen bu organik bileşikler, Kızıl Gezegen’de bir zamanlar yaşam izlerinin olabileceğine dair yeni umutlar doğuruyor. Araştırmacılar, Mars yüzeyindeki bu uzun karbon zincirlerinin Dünya’daki yaşam izlerine benzeyen bir dönemde oluşmuş olabileceğini belirtiyor. Ancak bu keşif, Mars’ta geçmişte yaşam olduğu konusunda kesin bir kanıt sunmuyor. Yine de, Mars'ın yaşam barındırma potansiyeli hakkındaki tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. Curiosity’nin analizleri, bu organik bileşiklerin, alkanlar adı verilen uzun zincirli karbon molekülleri olduğunu ortaya koydu. Bu moleküller, Dünya’daki canlı hücre zarlarının yapı taşlarına benzerlik gösteriyor. Ancak, araştırmacılar bu bileşiklerin biyolojik olmayan süreçlerle de oluşabileceğini vurguluyor. Keşfin bir diğer önemli boyutu, bu moleküllerin Mars’taki nem, ısı ve jeolojik süreçlerden etkilenmeden milyarlarca yıl boyunca korunmuş olabilmesidir. Bu durum, Mars’ın bir zamanlar yaşamı destekleyebilecek koşullara sahip olmuş olabileceğini gösteriyor. Yeni çalışmalar, Mars’tan alınan örneklerin Dünya'da daha ayrıntılı incelenmesi gerektiği yönünde bilim insanları tarafından yapılan çağrılarla devam ediyor.

ABD'den fırlatılan "Blue Ghost" uzay aracı Ay'a iniş yaptı Haber

ABD'den fırlatılan "Blue Ghost" uzay aracı Ay'a iniş yaptı

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve özel uzay şirketi Firefly Aerospace tarafından 15 Ocak 2025’te fırlatılan Blue Ghost (Mavi Hayalet) uzay aracı, TSİ 11.34’te Ay’ın yüzeyine başarılı bir şekilde iniş yaptı. Bu tarihi olay, Ay’a inişi tamamen başarılı şekilde tamamlayan ilk özel şirketin Firefly Aerospace olmasıyla bir ilke imza attı. Teksas’taki uzay merkezinden yönetilen görev, "Gökyüzündeki Hayalet Sürücüler" operasyonu olarak adlandırıldı. TARİHİ BİR BAŞARI: "BAŞARDINIZ, AY’DAYIZ!" Yaklaşık 2 haftadır Ay yörüngesinde dolaşan Blue Ghost, iniş sırasında hem kontrol merkezinde hem de izleyiciler arasında büyük heyecan yarattı. Görevli mühendislerden biri, "Başardınız, Ay’dayız!" sözleriyle inişin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Uzay aracının içerisinde, Ay yüzeyinde çeşitli bilimsel görevlerde kullanılmak üzere 10 farklı cihaz bulunuyor. Bu cihazlar arasında toprak analizörü, bilgisayarlar ve navigasyon sistemleri yer alıyor. "APOLLO SONRASI AY'A İNİŞ BÜYÜK BİR FIRSAT SUNUYOR" ABD’li uzay araştırmacısı Dr. Simeon Barber, özel sektörün Ay’a iniş yapmasının uzay keşfi açısından büyük bir dönüm noktası olduğunu belirtti: "İnsanların Ay’a son ayak basışı 19 Aralık 1972’de Apollo 17 görevi sırasında gerçekleşti. Ancak o görev bir ‘dokun ve git’ göreviydi. Apollo sonrası Ay’ın yüzeyine inmek unutulmuş ve pahalı bir teknolojiydi. Bugün özel bir şirketin Ay’ın belirli bir bölümüne inmesi, daha sonra geri kalanını keşfetmek için büyük bir fırsat oluşturuyor." ÖZEL ŞİRKETLER ARASINDA AY’A İNİŞTE BİR İLK Tarihte, özel bir şirketin Ay’a uzay aracı gönderme girişimi ilk kez 2024 yılında Astrobotic Technology şirketi tarafından gerçekleştirilmişti. Ancak bu operasyon başarısızlıkla sonuçlanmış, araç dünyaya geri döndürülerek Pasifik Okyanusu’na düşürülmüştü. Bu kez Firefly Aerospace, Ay’a başarılı inişiyle uzay yarışında özel sektör için yeni bir sayfa açtı. Firefly’ın başarısı, özel şirketlerin uzay keşiflerinde NASA ve diğer devlet ajanslarıyla rekabet edebileceğini gösteren önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

ESA Uydusu, Van Gölü’ndeki ebru gibi akıntı sistemlerini görüntüledi Haber

ESA Uydusu, Van Gölü’ndeki ebru gibi akıntı sistemlerini görüntüledi

Avrupa Uzay Ajansı'na (ESA) ait Sentinel-2 L2A uydusu, 27 Ekim’de Van Gölü’nün yüzeyindeki güçlü akıntı sistemlerini gözler önüne seren yeni görüntüler kaydetti. NASA astronotu Kate Rubins'in daha önce çektiği, dünya genelinde yankı uyandıran Van Gölü fotoğrafını hatırlatan bu görüntülerde, göl yüzeyinde adeta ebru desenleri oluşturan akıntılar dikkat çekti. Dünyanın en büyük sodalı gölü olan Van Gölü’nde tatlı su ve sodalı suyun rüzgar etkisiyle birleşmesi sonucu meydana gelen bu desenler, gölün eşsiz ekosistemine de ışık tutuyor. “ADETA BİR EBRU SANATÇISININ ESERİ GİBİ” Van Gölü’nün sodalı yapısı nedeniyle özel bir ekosisteme sahip olduğunu, göl yüzeyindeki tatlı su akıntılarının artması ve rüzgar hareketliliğinin etkisiyle suların ters-düz olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "NASA’daki astronotun çektiği fotoğraftan hatırladığımız benzer manzaralar, şimdi ESA'nın yeni görüntülerinde de ortaya çıkıyor. Akıntılar, adeta bir ebru sanatçısının eseri gibi tüm ayrıntılarıyla görülüyor," dedi. “VAN GÖLÜ’NDE GÜÇLÜ AKINTI SİSTEMLERİ VAR” Van Gölü'nün güçlü akıntı sistemlerine sahip olduğuna dikkat çeken Akkuş, gölün 3 bin 712 kilometrekarelik yüzey alanıyla dünyanın en büyük sodalı gölü olduğunu belirtti. Akkuş, “Özellikle bu mevsimde, göldeki akıntıların belirgin hatları uydu görüntülerine birebir yansıyor,” diyerek Van Gölü'ndeki bu güçlü akıntıların mevsimsel etkilerle daha görünür hale geldiğini ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.