#Opera

İLKHABER-Gazetesi - Opera haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Opera haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Operanın görünmez kahramanları "Singin' in the Rain" müzikali için yoğun çaba harcıyor Haber

Operanın görünmez kahramanları "Singin' in the Rain" müzikali için yoğun çaba harcıyor

Geçen yıl 21 Haziran'da Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında Türkiye prömiyeri yapan eser, sanatseverden beğeni alarak yıl boyunca kapalı gişe sahnelendi. Teknik ekibin kurdukları sistemle sahnede yağmur yağdırma görüntüsü oluşturduğu ilgi çekici eserde, orkestra, sahne üstündeki sanatçılar ve teknik personel dahil 160 kişi görev alıyor. Hollywood sinemasının romantik komedisi "Singin' in the Rain", sessiz filmden sesli filme geçiş döneminin ele alındığı, sessiz film starı Don Lockwood'un, Lina Lamont ile çatışmalı iş ilişkisini ve Hollywood dünyasına tiyatrodan katılmaya çalışan Kathy Selden ile ilişkisini romantik komedi diliyle anlatıyor. Bestesi Nacio Herb Brown ve Arthur Freed'e, sözleri Betty Comden ve Adolph Green'e ait eserin rejisörü ve çevirmenliğini Aclan Büyüktürkoğlu, müzik düzenlemesini ve orkestra şefliğini Kıvanç Tepe, koro şefliğini de Maria Chekriekchieva üstleniyor. Başkemancılığını Didem Tepe'nin yapacağı eserin koreografisi Yunus Emre Örgüt, kostümleri Gülnur Çağlayan Tuluk, dekor tasarımı Tayfun Çebi, ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz, video projeksiyonu ise Murat Turgut imzasını taşıyor. Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi'nde 26 ve 28 Şubat ile 2 Mart'ta yeniden sahnelenecek "Singin' in the Rain" müzikalinin sahnedeki hummalı çalışmasını görüntülendi. "TÜRKİYE'DE İLK YAPMIŞ OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ" SAMDOB Sanat Teknik Müdürü Talip Ata, "Singin' in the Rain" müzikalinin kendileri için ayrı bir yer ifade ettiğini söyledi. Sahnede yağmur yağma görüntüsü oluşturmak için çok plan yürüttüklerini aktaran Ata, "Birçok riski, birçok tehlikesi vardı. Zaman zaman tehlikeleri öngörerek vazgeçtik. 'Acaba projeksiyondan bir yağmur görüntüsü vererek taklit mi etsek?' diye de düşünmedik değil ama eserin ismi, 'Yağmurda Şarkı Söylüyorum' olunca bunu çok büyük heyecanla, bir şekilde sanatseverlere izletmemiz gerektiğini düşündük." dedi. Sahnede suyun çok istenmeyen bir şey olduğunu vurgulayan Ata, elektrik kaçağı, sanatçıların ayağının kayması ve aydınlatma ekipmanlarına su gelmesi durumunda büyük kamu zararı oluşacağından bunu önlemek için yoğun çalışma yürüttüklerini kaydetti. Dekoratör Tayfun Çebi ve SAMDOB Teknik Müdürü Süleyman Taşcıoğlu ile suyu tahliye etmek ve oyuncuların sağlığı gibi birçok şeye dikkat ettiklerini belirten Ata, "Geceleri gerçekten uyuyamadım, 'Bir sorun olursa ne yaparız?' diye. Çok büyük sorumluluktu bizim için ama başardık. Sağ olsun, teknik ekibimiz büyük özveri gösterdi. Türkiye'de ilk yapmış olmanın gururunu yaşıyoruz." ifadesini kullandı. Teknik ekibin "siyah giyen adamlar" olarak bilindiğini dile getiren Ata, şunları kaydetti: "Siyah giymek zorundayız. Çünkü sahnedeki hızlı değişim bizim için çok önemli. Sanatseverlerimizin görmeyeceği şekilde değişimleri yapmak zorundayız. Rejisörün bize vermiş olduğu süre 2 dakikaysa, o 2 dakika içinde bütün tablonun değişmesi gerekmekte. Bu oyunun hazırlığı ise yaklaşık iki, iki buçuk gün sürmekte. Normalde bir opera eserini bir günde kurabiliyoruz ama bu çok farklı bir eser. Hem sofit sisteminde kullandığımız panolar hem de zemindeki havuz sistemi oluşturma işi hem riskli hem de ağır ekipmanlardan oluştuğu için çok dikkat ve titizlikle yapıyoruz. Biraz daha uzun zaman alıyor kurması, sökmesi. Arkadaşlarımız gerçekten çok büyük emek harcıyor beden gücü, beyin gücü olsun ama temsillerimizin kapalı gişe olması bizi fazlasıyla gururlandırıyor, onurlandırıyor. Bütün yorgunluğumuzu seyircilerimiz sayesinde atıyoruz." Ata, eseri Genel Müdürlüklerinin izniyle başka illerde de sahneleyeceklerine işaret ederek, "Eylül ayında Ankara Devlet Opera ve Balesinde sahnelemeyi planlıyoruz. Oradaki sanatseverlerimize de buradan müjdemizi verelim." diye konuştu. "SAHNEDE YAĞMUR EFEKTİ OLARAK GERÇEK SU KULLANILAN İLK ESER BU OLDU" Süleyman Taşcıoğlu ise sahnede yağmur görüntüsü oluşturma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: "İki tankımız var. Suyu, tanklardan bir tanesi pompa vasıtasıyla yukarıya gönderiyor, yağmur efekti oluşuyor. Zemine yaptığımız izolasyon ile ahşap zemini hiç ıslatmadan suyu topluyoruz, diğer tanka alıyoruz. Ben çok emindim, kafamda sistem çalışıyordu, o yüzden içim rahattı. Gerekli önlemleri alıp çalışır hale soktuk. 6 operamızda sahnede yağmur efekti olarak gerçek su kullanılan ilk eser bu oldu. Umarım Türkiye'nin tamamına da izletebiliriz. Çok güzel bir eser oldu."

Mersin Devlet Opera ve Balesi Yeni sezona merhaba dedi Haber

Mersin Devlet Opera ve Balesi Yeni sezona merhaba dedi

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), 2024-2025 sanat sezonuna coşkulu bir açılış konseriyle merhaba dedi. Etkinliğe çok sayıda vatandaş ve yerel yönetim temsilcileri katıldı. Mersin Kültür Merkezi Opera Sahnesi'nde açılan açılış konserinde, orkestra şefliğini Tulio Gagliardo Varas, koro şefliğini ise Anıl Aydın üstlendi. Sanatseverler, bu özel gecede MDOB'un solistleri, balya sanatçıları ve orkestrası ile muhteşem bir performans izleme fırsatı bul Mersin Devlet Opera ve Balesi'nin (MDOB) 2024-2025 sanat sezonu, Mersin Kültür Merkezi Opera Sahnesi'nde ilk açılış konseriyle başladı. Konserde, orkestrayı Tulio Gagliardo Varas yönetirken, koroyu Anıl Aydın yönetti. Konserin koreografisi Ender Üçdemir tarafından hazırlanırken, kostüm düzenlemesi Hatice Kaptı'ya, ışık tasarımı Tarı Deniz'e, video ve projeksiyon tasarımı Umut Sinan Özdemir'e aitti. Rejiliği ise MDOB Sanat Yönetmeni ve yöneticisi Serbülent Biçer'in üstlendi. Gecede sahne alan solistler arasında Ecem Yazoğlu, Simge Büyükedes, Sevinç Demirağ, Nihan Çetin Aydın, Asude Karayavuz, Bülent Bezdüz, Aydın Uştuk, Mehmet Ali Tutar ve Tuncay Kurtoğlu yer aldı. Bale solistleri olarak Risa Ochiai, Yukiko Ito, Tugay Ak, Burak Serkan Cebeci, Yusuf Ozan Demirbaş, Meltem Ayar ve Jonghee Park sahne aldı. MDOB orkestrası, koro ve bale sanatçıları da konserin bir parçası oldu Etkinliğe dayanıklın yanı sıra, Vali Yardımcıları Murat Çağrı Erdinç ve Ahmet Gazi Kaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de katılarak bu coşkulu akşamda yer aldı. MDOB'un yeni sezona devam etmesi, sanatseverler tarafından büyük beğeni topladı

Puccini’nin “TOSCA”sı Mersin DOB sahnesinde Haber

Puccini’nin “TOSCA”sı Mersin DOB sahnesinde

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün de en sevdiği operalardan biri olan Giacomono Puccini’nin Tosca operası, Mersin’e geliyor. Dünyada en çok sahnelenen opera eserlerinden biri olma özelliği taşıyan Tosca operasının sahneleneceği gün sabırsızlıkla bekleniyor. Operanın devam ettiği süre boyunca; Tosca ve Scarpia'da hayat bulan iyi ve kötü arasındaki savaş çarpıcı bir şekilde yansıtılacak. Operada iyi-kötü savaşı yüzünden yaşanamayan büyük bir aşk, geri planda karmaşık bir siyasi ortam ve çok trajik bir son yer alacak. Nefesleri tutarak izleyeceğiniz operada kısaca; hırs, aşk, nefret, ölüm, intikam duyguları izleyicilere en iyi şekilde yansıtılacak ve Tosca sahnesinde yer alacak. 24 Şubat 2024 Cumartesi günü sahnelenecek olan opera saat 20:00’de başlayacak. Opera Sahnesi’nde gerçekleştirilecek eserin orkestra şefliğini Andrea Francesco Solinas üstlenecek ve eserin rejisörlüğünü MDOB'un deneyimli başrejisörü de Kenan Korbek yapacak. Operada dekor tasarımında Özgür Usta, kostüm tasarımında Aydan Çınar, ışık tasarımında ise Tarı Deniz imzaları görülecek. Eserin koro şefliğini Anıl Aydın üstlenirken çocuk korosunu da bu temsile Reyhan Bezdüz hazırladı. Eserde baş rollerde ise; Tosca'yı Sevinç Demirağ, Cavaradossi'yi Stevan Karanac, Scarpia'yi Cüneyt Ünsal, Angelotti'yi Hasan Berk, Sagrestano'yu Ufuk Kasar, Spoletta'yi Orhan Güllüler, Sciarrone'yi Serkan Sevinç, Carceriere’yi Hüsamettin Özçelik ve çoban’ı Verda Nisa Serin yer alıyor.

Antalya Devlet Opera ve Balesi "La Boheme" operasını sahneleyecek Haber

Antalya Devlet Opera ve Balesi "La Boheme" operasını sahneleyecek

Antalya Devlet Opera ve Balesi (DOB), Giacomo Puccini'nin geçen sezon kapalı gişe sahnelenen "La Boheme" operasını 2 Aralık'ta sanatseverlerle buluşturacak. Antalya DOB'dan yapılan açıklamaya göre, rejisör Yiğit Günsoy tarafından sahneye konulan eserde, Antalya DOB orkestrasını şef İbrahim Yazıcı yönetecek, başkemancılığı ise Fahrettin Arda üstlenecek. Konusu 1830'lu yıllarda geçen operanın dekoru Gürcan Kubilay, kostümleri Gülden Sayıl ve ışık tasarımı Mustafa Eski imzasını taşıyor. Tek arayla sahnelenen 4 perdelik eserde Antalya DOB korosu şef Mahir Seyrek, çocuk korosu ise Sinem Ulusoy tarafından çalıştırıldı. Paris'te geçen ve nakışçı bir kadın olan "Mimi" ile şair "Rodolfo" arasındaki aşk üzerine odaklanan eserde, "Rodolfo"yu İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Erdem Erdoğan, "Mimi"yi Nurdan Küçükekmekçi, "Marcello"yu Umut Tarık Akça, "Musetta"yı Serap Demirhan, "Colline"yi Engin Suna, "Schaunard"ı Mehmet Ali Tutar, "Benoit"i Baturalp Bilgili, "Alcindoro"yu Toygarhan Atuner, "Parpignol"ü Cüneyt İrfan Erdoğan, "Gümrük Çavuşu" rolünü ise Emre Aytekin ve Yalçın Ünsal canlandıracak. Haşim İşcan Kültür Merkezi'nde 2 Aralık'ta sahnelenecek "La Boheme" operası, saat 20.00'de başlayacak. Türkçe üst yazı ile İtalyanca seslendirilecek eserin biletleri Haşim İşcan Kültür Merkezi ve Cumhuriyet Meydanı gişelerinin yanı sıra www.biletinial.com adresinden temin edilebiliyor.

Operanın vazgeçilmezleri "Cavalleria Rusticana" ve "I Pagliacci" Antalya'da sahneye taşınacak Haber

Operanın vazgeçilmezleri "Cavalleria Rusticana" ve "I Pagliacci" Antalya'da sahneye taşınacak

Antalya Devlet Opera ve Balesi (DOB) sanatçıları, opera evlerinin vazgeçilmez eserleri arasında yer alan ve yaklaşık 133 yıldır birlikte sahnelenen "Cavalleria Rusticana" ile "I Pagliacci" operalarını sanatseverlerle buluşturacak. İtalyan operasının gerçekçilik ve doğalcılığı benimseyen "verismo" akımının başyapıtları arasında kabul edilen iki eser, yarın Haşim İşcan Kültür Merkezi'nde Antalya prömiyerini yapacak. İtalyan besteci Pietro Mascagni'nin klasikleşmiş eseri "Cavalleria Rusticana" ile Ruggero Leoncavallo'nun bestelediği "I Pagliacci" operası bir sahneleme geleneği olarak yaklaşık 133 yıldır olduğu gibi birbiri ardına sergilenecek. Mascagni'nin 1890'da prömiyeri yapılan ve büyük beğeni toplayan tek perdelik eseri, Sicilya'nın bir köyünde geçen yasak aşkı ve neden olduğu yıkımı anlatıyor. Leoncavallo'nun operasında ise kıskançlığı hastalık halini almış, kendisinden oldukça küçük olan karısını ve aşığını sahnede gösteri sırasında öldüren palyaço Canio'nun dramı ele alınıyor. Rejisör Ayşe Dağıstanlı Parlar tarafından sahneye konulan, koreografisini Bader Çakan'ın yaptığı eserlerde, Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nı İtalyan şef Lorenzo Castriota yönetecek. Başkemancılığı Fahrettin Arda'nın üstlendiği eserlerin dekor tasarımı Çağda Çitkaya, kostüm tasarımı Tülay Şimşek ve ışık tasarımı Mustafa Eski tarafından hazırlanıyor. "Cavalleria Rusticana" prömiyerinde Arzu Yaman "Santuzza"yı, Burak Pektaş "Turiddu"yu, Tamer Peker "Alfio"yu, Seçil Fenercioğlu "Lola"yı ve Tuğçe Oğuzülgen "Mamma Lucia" rolünü canlandırıyor. "I Pagliacci" eserinde ise Göksay Yaran "Canio", Nurdan Küçükekmekçi "Nedda", Serhat Konukman "Tonio", Umut Tarık Akça "Silvio" ve Devrim Demirel "Peppe" rolüyle sahnede olacak. Temsilde, "Commedia Dell'Arte Dansçıları" rolünü ise Mustafa Kaya ve Cemre İpek Velioğlu canlandıracak. Sahnede sanatçılara eşlik edecek Antalya DOB korosu şef Mahir Seyrek ve Antalya DOB çocuk korosu ise Sinem Emine Ulusoy tarafından çalıştırılıyor. - "Geleneği bozmadan aynı şekilde devam ettiriyoruz" Ayşe Dağıstanlı Parlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalya Devlet Opera ve Balesi'nde prömiyer heyecanı yaşadıklarını söyledi. Her ikisi eserinde oldukça sevilen operalardan olduğunu belirten Parlar, "Cavalleria Rusticana küçük bir Sicilya köyünde geçen aşk üçgenini konu ediyor. Bir karakter ihanete uğruyor ve sonunda bir trajedi yaşanıyor. Ardından ise I Pagliacci'de yine aynı mekanda, aynı kasabaya bir tiyatro kumpanyası geliyor ve bu ekibin içerisinde bir trajedi yaşanıyor. Her iki eser de yazıldıkları dönemde bir yarışmada başarı kazanıyor ve ödül aldıkları için yıllardır ardı ardına oynanıyor. Biz de o geleneği bozmadan aynı şekilde devam ettiriyoruz." diye konuştu. Parlar, eserlerin sahne önü kadar arkasında da hummalı bir çalışma yürütüldüğünü anlattı. Hazırlıkların aylar önce başladığını ileten Parlar, "Müzikal hazırlık çok önceden başladı. Sahne çalışmalarına bir aylık süreçte hazırlandık. Cavalleria Rusticana kendi başına zaten büyük bir eser, I Pagliacci uzunluğu ve müzikal olarak hem orkestra, solistler ve koro için oldukça zor. Her ikisi de çok dolu eserler olduğu için arkadaki çalışmanın çok sistematik gitmesi gerekiyor. O nedenle hazırlıklarımız koşuşturmalı geçiyor. Fazlasıyla heyecanlı ve mutluyuz. Çok güzel hazırlandık. Eserleri keyifli bir şekilde sahneye aktarabileceğimizi düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. - "Tüm sanatseverleri bekliyoruz" I Pagliacci'de Canio rolünü canlandıran tenor Göksay Yaran da "Önemli ve sevilen iki opera eserini bu sezon sahneleyeceğiz. Ben bir ihanet hikayesiyle sahnede olacağım. Karakterimin iç çatışmalarını yansıtmaya çalışacağım. Çok güzel hazırlandık, 4 aydır yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Tüm sanatseverleri bekliyoruz." dedi. I Pagliacci'de Nedda rolünü canlandıran Nurdan Küçükekmekçi ise esere büyük bir heyecanla hazırladıklarını belirtti. Seyircinin sahnelenme ve konu bakımında eserleri ilginç bulabileceğini ifade eden Küçükekmekçi, "İlk opera büyük bir dram içeriyor, seyirci o psikolojiden çıkıyor kısa bir aradan sonra çok şaşalı ve eğlenceli bir dünyaya gözlerini açıyor. Fakat oyunun ilerleyen dakikalarında gerçek hayatın bambaşka olduğu görülüyor. Bu birleşim güzel bir sergileme oluyor. Eminim seyirci de sevecektir." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.