#petrol

İLKHABER-Gazetesi - petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, petrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye–Cezayir enerji hattında yeni dönemin kapıları aralanıyor: Petrol ve gaz için kritik hamle Haber

Türkiye–Cezayir enerji hattında yeni dönemin kapıları aralanıyor: Petrol ve gaz için kritik hamle

Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye ile Cezayir arasında LNG ticareti ile petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri başta olmak üzere enerji alanındaki işbirliği konularının ele alındığını söyledi. Cezayir ile Türkiye arasında yeni projelerin gündeme gelebileceğine dikkati çeken Bayraktar, "Bu sene içerisinde yeni bir anlaşma yapabiliriz diye ümit ediyoruz. Mevcut anlaşmamız Eylül 2027'de bitiyor zaten. Dolayısıyla onu yenilemeyi hedefliyoruz. Şu anda yıllık 4,4 milyar metreküp bir anlaşmamız var. Onu eskiden olduğu gibi 6-6,5 milyar metreküplere çıkarabiliriz. Anlaşma süremizi 5-10 yıl yapabiliriz. Buna hazır olduğumuzu söyledik. Avrupa, kendilerine uzun dönemli bir taahhüt veremiyor. Dolayısıyla 'Rahat olun' dedik, biz size verebiliriz." diye konuştu. Bakan Bayraktar, Cezayir LNG'sinin Türkiye üzerinden özellikle Güneydoğu Avrupa'ya gidişiyle alakalı iki ülkenin beraber çalışabileceğini söyledi. Konuya ilişkin teknik bilgi de veren Bayraktar, "Önce LNG'nin Türkiye'ye gelmesi gerekiyor. İkinci aşama için gelen LNG'nin bir miktarının Türkiye'deki tesislerimizde gazlaştırılıp özellikle Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya gitmesiyle alakalı bir proje konuşuyoruz." ifadelerini kullandı. Bayraktar, "Bugün önemli gündemlerden biri de özellikle milli şirketimiz Türkiye Petrollerinin Cezayir'in milli petrol ve doğal gaz şirketi Sonatrach ile bizim sismik ve sondaj gemilerimizle beraber Cezayir denizlerinde petrol ve doğal gaz arama konusunda birlikte çalışması konusuydu." dedi. TÜRKİYE-CEZAYİR YÜKSEK DÜZEYLİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ KONSEYİNİN İLK TOPLANTISI YAPILDI Bakan Bayraktar, Nsosyal hesabından Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyine ilişkin paylaşımda bulundu. Cezayir ile enerji alanında gelişen işbirliğinin daha güçlü şekilde ilerlemesinin hedeflendiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Sayın Abdülmecid Tebbun'un riyasetlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin ilk toplantısına katıldık. Cezayir ile enerji alanında, özellikle LNG ticareti çerçevesinde gelişen işbirliğimizin önümüzdeki dönemde petrol ve doğal gaz alanında ortak arama çalışmaları ile daha güçlü bir zeminde ilerlemesini bekliyoruz. Türkiye ile Cezayir arasındaki köklü ortaklığın, karşılıklı güven ve ortak vizyon temelinde daha da derinleşerek yoluna devam edeceğine inanıyoruz."

Trump ilan etti: "İran'a karşı biz kazandık, anlaşma mümkün" Haber

Trump ilan etti: "İran'a karşı biz kazandık, anlaşma mümkün"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelere ilişkin, "Bir anlaşma yapmak istiyorlar ve son 24 saatte çok güzel görüşmeler gerçekleştirdik. Bir anlaşmaya varmamız mümkün duruyor" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, 14 Haziran'da doğum günü ve ABD'nin bağımsızlığının 250. yılı kutlamaları çerçevesinde Beyaz Saray'ın bahçesinde düzenleyeceği kafes dövüşü etkinliği öncesinde ünlü UFC dövüşçülerini ağırladı. UFC dövüşçüleri Alex Pereira, Ciryl Gane, Justin Gaethje ve Ilia Topuria'yı Oval Ofis'te ağırlayan Trump, 14 Haziran'da kurulacak dev arenada gerçekleştirilecek gösterinin "yeryüzündeki en muazzam gösteri" olacağını söyledi. Ücretsiz etkinlik için sekiz dev ekran kurulacağını ve Beyaz Saray'ın hemen karşısındaki parkta 75 bin ila 100 bin insan olacağını söyleyen Trump, "Burada Beyaz Saray'ın ön kapısının hemen önünde ise 4 bin koltuk olacak. Bu şimdiye kadar aldığım en zor bilet. Dünyadaki en iyi canlı gösteri olacak. Bu yeryüzündeki en muazzam gösteri olacak" ifadelerini kullandı. "Bence biz kazandık" Program sırasında basın mensuplarından soru alan Trump, bir muhabirin "İran'ın teslim olmayı reddettiği" ifadelerini reddetti. Trump, "Neden teslim olmayı reddettiklerini söylüyorsunuz? Bunu bilmiyorsunuz. Neler olup bittiğini bilmiyorsunuz" dedi. Muhabirin, İran'ın birkaç gün önce Amerikan gemilerine ateş açtığını hatırlatması üzerine Trump, "Birkaç gün, savaş dünyasında uzun zaman önce demektir. Hayır. Bir anlaşma yapmayı fena halde istiyorlar. Bu noktaya gelebilir miyiz, göreceğiz. Eğer ulaşırsak, nükleer silahları olmaz. Çok basit. Ama teslim olmamak ne demek? 159 gemilik bir donanmaları vardı ve şimdi her gemi paramparça oldu ve suyun dibinde yatıyor. Hava kuvvetleri ve birçok uçakları vardı. Artık hiç uçakları yok. Hava savunmaları yok. Hiç radarları yok. Füzeleri büyük ölçüde yok edildi. Muhtemelen geriye yüzde 18, 19 kadar kaldı ama önceden sahip olduklarıyla kıyaslandığında çok az. Liderlerinin hepsi öldü. Bu nedenle, bence biz kazandık" dedi. "Bir anlaşmaya varmamız mümkün duruyor" "ABD'nin İran'a karşı iyi durumda olduğunu" ifade eden Trump, "İyi gidiyoruz ve almamız gereken şeyi almalıyız. Bu olmazsa, çok daha büyük bir adım atmamız gerekecek. Ama bir anlaşma yapmak istiyorlar ve son 24 saatte çok güzel görüşmeler gerçekleştirdik. Bir anlaşmaya varmamız mümkün duruyor" dedi. Görüşmelerin durumuna ilişkin bir soruya Trump, "Görüşmelerimiz var ve bildiğiniz gibi daha önce de iyi görüşmelerimiz oldu. Sonra birden ertesi gün sanki ne olduğunu unutmuş gibi oluyorlar" cevabını verdi. "Petrol fiyatı 200 dolara çıksaydı bile buna değerdi" İran'a saldırılar nedeniyle piyasanın yüzde 20 düşmesini beklerken yükselme gördüklerini de söyleyen Trump, "Borsa, şu anda savaşa başladığımız zamankinden daha yüksek. Petrol (varil) fiyatının 200-250 dolara çıkacağını düşünmüştüm. Şu anda 100 dolar. Ama petrol fiyatı 200 dolara çıksaydı bile buna değerdi" dedi. "İran nükleer silaha sahip olmayacak, bunu kabul ettiler" Trump, "İran nükleer silaha sahip olamaz ve olmayacak. Diğer şeylerle birlikte bunu kabul ettiler" ifadelerini kullandı. Yarın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun görüşme yapması beklenen Katoliklerin ruhani lideri Papa 14. Leo'ya bir mesajı olup olmadığı sorusuna Trump, "Kendisi, sanırım İran'ın nükleer silaha sahip olabileceğini söylüyordu. Ama ben olamazlar diyorum. Çünkü olursa, bütün dünya rehin alınır. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz. Tek mesajım bu" cevabını verdi. "Asla bir son tarih yok" Trump ayrıca, İran'ın bir anlaşmaya varması için herhangi bir son tarih bulunup bulunmadığına yönelik bir soru aldı. ABD Başkanı cevabında, "Asla bir son tarih söz konusu değil. Bu olacak ama son tarih asla yok" dedi. Venezuela halkının mutluluktan dans ettiğini söyledi ABD'nin Venezeula'ya da girdiğini ve çok hızlı kazandığını söyleyen Trump, "Venezuela için harika bir şey oldu. İnsanlar gerçekten mutlu ve sokaklarda dans ediyorlar. Çünkü içeri çok para geliyor. En büyük petrol şirketlerinin sayesinde" ifadelerini kullandı. ABD merkezli haber kanalı Fox News, Trump'ın İran ile barış sağlanması için öngörülen zaman çerçevesinin bir hafta olduğunu söylediğini iddia etmişti.

Brent petrol uçuşa geçti: ABD ve İran gerilimi fiyatları 125 dolara taşıdı Haber

Brent petrol uçuşa geçti: ABD ve İran gerilimi fiyatları 125 dolara taşıdı

Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu eksenli jeopolitik gerginliklerin etkisiyle hareketli bir süreçten geçiyor. Dün işlem gününü 110,44 dolar seviyesinde tamamlayan Brent petrol, bugün sabah saatleri itibarıyla yüzde 3,34'lük bir değer kazancıyla 114,13 dolara ulaştı. Günün ilerleyen saatlerinde ise yükseliş ivmesini artıran fiyatlar, 125 dolar sınırına kadar dayandı. Aynı süreçte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 110,20 dolar seviyelerinden işlem görüyor. TRUMP: "ANLAŞMA SAĞLANANA KADAR ABLUKA SÜRECEK" Petrol fiyatlarındaki bu sert yükselişin temelinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik tavrını sertleştirmesi yatıyor. Axios haber platformuna açıklamalarda bulunan Trump, İran'ın nükleer programına dair endişeler giderilmedikçe deniz ablukasının sonlandırılmayacağını vurguladı. Trump, İran tarafının Hürmüz Boğazı'nın açılması yönündeki taleplerini geri çevirdiklerini belirterek, "İranlılar anlaşmak istiyorlar. Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben (ablukayı kaldırmak) istemiyorum çünkü onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyorum." ifadelerini kullandı. İRAN CEPHESİNDEN "EMSALSIZ EYLEM" TEHDİDİ Bölgedeki tansiyon, sadece diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmıyor. Pakistan'ın ara buluculuk girişimlerinin sonuçsuz kalmasının ardından ABD'nin 13 Nisan'da başlattığı deniz ablukasına Tahran'dan sert yanıt geldi. İran devlet televizyonu Press TV'ye konuşan üst düzey bir güvenlik yetkilisi, ordunun ABD'nin bu müdahalesine karşı yakında "emsalsiz bir eylemle" karşılık vereceğini duyurdu. Bu durum, Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridorunda arz güvenliğinin ciddi risk altında olduğu beklentisini güçlendiriyor. Analistler, küresel petrol arzındaki daralmanın devam edeceği yönündeki öngörülerin fiyatları yukarıda tuttuğunu belirtiyor. Teknik açıdan Brent petrolde 119,69 dolar seviyesi önemli bir direnç noktası olarak değerlendirilirken, aşağı yönlü hareketlerde 98,67 doların destek bölgesi olarak izlenebileceği ifade ediliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'na yönelik olası bir müdahalenin, fiyatlarda yeni rekorları beraberinde getirebileceği piyasa uzmanları tarafından vurgulanıyor.

Donald Trump'tan İran'a tam kuşatma talimatı: Ekonomik Öfke Operasyonu ile petrol akışı kesiliyor Haber

Donald Trump'tan İran'a tam kuşatma talimatı: Ekonomik Öfke Operasyonu ile petrol akışı kesiliyor

Washington yönetiminin İran üzerindeki baskı stratejisi, çok daha sert ve kapsamlı bir boyuta evriliyor. Amerikan medyasında yer alan sızıntılara göre, Başkan Donald Trump kurmaylarına Tahran rejimini ekonomik olarak nefessiz bırakacak uzun vadeli bir kuşatma için hazırlık emri verdi. Beyaz Saray'ın stratejik merkezlerinde yapılan üst düzey toplantılarda, İran'ın petrol sevkiyatlarını ve liman operasyonlarını tamamen durduracak bir yol haritası üzerinde uzlaşıldığı belirtiliyor. Trump'ın askeri harekat veya geri çekilme gibi riskli opsiyonlar yerine, sürdürülebilir bir ablukayı daha stratejik bulduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda, İran'ın küresel pazara açılan kapılarının mühürlenmesi ve döviz girişinin mutlak surette engellenmesi hedefleniyor. EKONOMİK ÖFKE OPERASYONU'NUN HEDEFLERİ NELER? ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yürütülen faaliyetlerin teknik detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Bakanlığın odağında sadece ham petrol satışı değil, aynı zamanda İran'ın uluslararası finans sistemindeki gizli kanalları da yer alıyor. Bessent, operasyonun kapsamını şu sözlerle özetledi: "Hazine Bakanlığı, Ekonomik Öfke Operasyonu kapsamında İran'ın uluslararası gölge bankacılık altyapısını, kripto para erişimini, gölge filosunu, silah tedarik ağlarını, bölgedeki vekillerine sağlanan finansmanı ve İran'ın petrol ticaretini destekleyen bağımsız Çin merkezli çaydanlık olarak adlandırılan petrol rafinerilerini hedef almıştır. Bu eylemler, terörizmi finanse etmek için kullanılacak on milyarlarca dolarlık geliri kesintiye uğratmıştır." HARK ADASI KAPASİTE SINIRINDA: REJİM İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR MU? Uygulanan maksimum baskı politikası, İran iç piyasasında hiperenflasyon ve yerel paranın hızla değer kaybetmesiyle sonuçlandı. Ancak asıl darbenin enerji altyapısında yaşanması bekleniyor. Scott Bessent'e göre, İran'ın en kritik sevkiyat noktası olan Hark Adası'nda depolama imkanları tükenmek üzere. Bessent, bu durumun sonuçlarına dair "İran'ın başlıca petrol ihracat terminali olan Hark Adası, yakında depolama kapasitesinin sınırına ulaşacak. Bu durum rejimi petrol üretimini azaltmaya zorlayacak, günlük yaklaşık 170 milyon dolarlık ek gelir kaybına yol açacak ve İran'ın petrol altyapısına kalıcı zarar verecektir" değerlendirmesinde bulundu. İSTİHBARAT RAPORLARI: TEK TARAFLI ZAFER İLANI İRAN'DA NASIL KARŞILANIR? Washington'da stratejik planlamalar sürerken, ABD istihbarat birimleri de olası senaryolar üzerinde çalışıyor. Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre, Trump'ın çatışma sürecinde tek taraflı bir galibiyet ilan etmesi durumunda Tahran'ın vereceği tepki mercek altına alındı. Analizlerde, ABD'nin bölgedeki varlığını azaltarak zafer ilan etmesinin İran tarafından bir "başarı" olarak okunabileceği, ancak askeri gücün korunması durumunda bunun sadece bir "müzakere kozu" olarak algılanacağı öngörülüyor. Beyaz Saray üzerindeki iç siyasi baskıların arttığı bu dönemde, İran'ın askeri liderliğine yönelik hava operasyonları gibi sert seçeneklerin hala masada tutulduğu vurgulanıyor. ABD yönetimi, Tahran'a finansal destek sağlayan her türlü gemi, kuruluş veya şahsın yaptırım radarına gireceği konusunda dünyayı uyarmaya devam ediyor.

OPEC'in günlük ham petrol üretimi, savaşın etkisiyle 7,9 milyon varil azaldı Haber

OPEC'in günlük ham petrol üretimi, savaşın etkisiyle 7,9 milyon varil azaldı

OPEC'in aylık petrol piyasası raporuna göre, geçen ay üretimde en büyük düşüş Irak ve Suudi Arabistan'da oldu. Günlük üretim Irak'ta 2 milyon 563 bin varil azalarak 1 milyon 625 bin varile, Suudi Arabistan'da 2 milyon 314 bin varil azalışla 7 milyon 799 bin varile geriledi. Birleşik Arap Emirlikleri'nde günlük petrol üretimi 1 milyon 527 bin varil azalarak 1 milyon 892 bin varile geriledi. Kuveyt'te üretim 1 milyon 369 bin varil düşüşle 1 milyon 213 bin varile inerken, İran'da ise üretim 182 bin varil azalarak 3 milyon 60 bin varil seviyesinde gerçekleşti. Bu süreçte Venezuela ve Nijerya'da ise üretimde artış kaydedildi. Venezuela'da günlük üretim 79 bin varil artarak 988 bin varile yükselirken, Nijerya'da günlük üretim 22 bin varil artışla 1 milyon 463 bin varile ulaştı. Böylece OPEC'in günlük ham petrol üretimi, martta önceki aya göre 7 milyon 878 bin varil azalarak 20 milyon 788 bin varile indi. OPEC ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun günlük ham petrol üretimi de aynı dönemde 7 milyon 702 bin varil azalarak 35 milyon 55 bin varil olarak kayıtlara geçti. OPEC, TALEP TAHMİNİNİ KORUDU OPEC, bu yıl ve gelecek yıla ilişkin küresel petrol talebi artış öngörüsünü değiştirmedi. Buna göre, talebin bu yıl geçen yıla kıyasla günlük 1 milyon 380 bin varil artarak 106 milyon 530 bin varile ulaşması bekleniyor. Talebin, bu yıl OECD dışı ülkelerde günlük 1 milyon 260 bin varil artışla 60 milyon 460 bin varil, OECD ülkelerinde ise günlük 130 bin varil artışla 46 milyon 70 bin varil seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Gelecek yıl ise küresel talebin bu yıla kıyasla günlük 1 milyon 340 bin varil artarak yaklaşık 107 milyon 870 bin varil olacağı öngörülüyor.

Ateşkes etkisi: Enerji piyasalarında sert geri çekilme Haber

Ateşkes etkisi: Enerji piyasalarında sert geri çekilme

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırıların 6. haftasında ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkesin duyurulmasından itibaren petrol, doğal gaz ve kömür fiyatlarında düşüş yaşanırken, fiyatlar hala saldırı öncesi döneme göre yüksek seyrediyor. Ateşkese rağmen İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının sürmesi ve İran'ın ateşkes ihlali açıklamaları nedeniyle ortaya çıkan belirsizlik ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin beklenen seviyenin oldukça altında kalması enerji piyasalarında etkili olmaya devam ediyor. ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran'ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu belirtmişti. Öte yandan, İran yönetimi ise kendilerine yönelik saldırıların durması halinde saldırılarını durduracağını ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İran silahlı kuvvetleriyle koordinasyon içinde Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin iki hafta boyunca mümkün olacağını bildirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade de ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkese ilişkin değerlendirmesinde, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ABD ile varılan ateşkesin ağır bir ihlali olduğunu vurgulayarak, "ABD, savaş ile ateşkes arasında bir seçim yapmalı." ifadesini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın Umman ve İran'ın karasularını kapsadığını ve her iki ülkenin de geçmişte "iyi niyet" gereği güvenli geçişe izin verdiğini belirten Hatibzade, ateşkes kapsamında ABD'nin saldırganlığını durdurması halinde Tahran'ın da güvenli geçişe imkan tanıyacağını bildirdi. İran ile ABD-İsrail arasında son 5 haftada artan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı çevresinde deniz güvenliği krizi oluşmuştu. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin yapıldığı bu kritik noktaya ilişkin atılacak adımlar küresel enerji piyasalarını etkilemeye devam ediyor. ATEŞKES "YANGINA" SU DÖKTÜ Krizin 6. haftasında ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkesin duyurulmasıyla enerji fiyatlarında düşüş yaşandı. Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmasıyla, Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 8 Nisan'da Türkiye saatiyle 03.00'te 100 doların altına inerek aşağı yönlü ivmelendi. Uluslararası referans kabul edilen Brent türü ham petrolün vadeli varil fiyatı, saldırılardan önceki son işlem günü olan 27 Şubat'ta 72,48 dolardan, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü ise 67,02 dolardan kapanmıştı. Brent petrolün varil fiyatı, 10 Nisan'da önceki günün (9 Nisan) kapanışına göre yüzde 0,7 azalışla günü 95,2 dolardan kapattı. WTI ham petrolün varili ise 96,57 dolardan alıcı buldu. Brent petrolün vadeli varil fiyatı 10 Nisan'da saldırı öncesi seviyelere göre ise yüzde 31,3 arttı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksaklıkların küresel enerji tedarikini olumsuz etkilemesini dikkate alarak, bu yıl için ortalama petrol fiyatı tahminini yukarı yönlü revize etti. Buna göre, Brent türü ham petrolün ortalama varil fiyatının 96 dolar seviyesinde olacağı öngörülüyor. Fiyat, önceki raporda 78,84 dolar olarak tahmin edilmişti. GAZ FİYATLARI ATEŞKESİN DUYURULMASIYLA SERT DÜŞTÜ Petrol sahaları ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminallerinde oluşan hasar ile boğazdaki kesintiler, küresel enerji tedarikinde büyük aksamalara neden oldu. Bölgede sevkiyatların sekteye uğramasıyla LNG piyasaları da süreçten etkilendi. Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar'ın Ras Laffan tesislerindeki üretimi saldırılar ve güvenlik riskleri nedeniyle durdurarak "mücbir sebep" ilan etmesi, küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini etkileyebilecek riske yol açtı. Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören doğal gaz kontratları, jeopolitik risklerle sert hareketler sergiledi. Mayıs vadeli TTF kontratı, 27 Şubat'ta megavatsaat başına 31,51 avrodan kapanırken, saldırıların ardından piyasaların açıldığı 2 Mart'ta günü yüzde 37,2 artışla 43,23 avrodan tamamladı. Avrupa gaz fiyatları, Orta Doğu'da ABD ve İran arasında geçici ateşkes yapılmasının ardından 8 Nisan'da 7 Nisan'daki kapanışa göre yüzde 17,5 gerileyerek güne 43,9 avroyla başladı. Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF’de mayıs vadeli gaz kontratları, 7 Nisan'da megavatsaat başına 53,2 avro seviyesinden kapandı. Doğal gaz fiyatları 10 Nisan Cuma günü önceki güne (9 Nisan) göre yüzde 5,5 azalarak 43,63 dolardan işlem gördü. Saldırı öncesi dönemle kıyaslandığında doğal gaz fiyatlarında yüzde 38,4 artış yaşandı. Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nın açılmasına yönelik beklentiler gaz fiyatlarının gerilemesini sağlarken, Boğaz'ın açılmasına rağmen ticaret akışının kısa sürede normale dönmesi beklenmiyor. KÖMÜR FİYATLARI GEÇİCİ ATEŞKESLE 134,9 DOLARA DÜŞTÜ Kömür piyasasında da ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları ve İran'ın misillemeleri süresince benzer olarak fiyatlar yükseldi. Bu süreçte elektrik üretiminde doğal gaz yerine kömüre yönelim artış gösterdi. Asya piyasaları için referans kabul edilen Newcastle kömür mayıs vadeli kontratı, saldırılardan önce 27 Şubat'ta ton başına 118,5 dolarken 2 Mart'ta yüzde 8,6 artışla 128,7 dolara yükseldi. Fiyatlar ilk haftanın sonunda 137,3 dolardan ve 2. haftanın sonunda 137,3 dolardan günü tamamladı. Söz konusu kömür kontratı 20 Mart'ta 146,5 dolara kadar çıkarak, saldırıların başlamasından sonraki en yüksek kapanışı yaptı. Fiyatlar, 4. haftanın sonunda 27 Mart'ta 143,85 dolardan işlem gördü. Geçici ateşkes kararı sonrası ton başına kömür fiyatları, saldırı öncesi seviyelere göre yüzde 13,8 artışla 10 Nisan'da haftayı 134,9 dolardan tamamladı.

Akaryakıtta tarife gece yarısı değişiyor: Motorin ve benzin fiyatları geriliyor Haber

Akaryakıtta tarife gece yarısı değişiyor: Motorin ve benzin fiyatları geriliyor

Küresel petrol piyasalarında yaşanan düşüş, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına indirim olarak yansımaya hazırlanıyor. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, bu geceden itibaren geçerli olmak üzere motorin ve benzin fiyatlarında dikkat çekici bir gerileme bekleniyor. Brent petrolün varil fiyatındaki düşüşün etkisiyle, motorinde litre başına yaklaşık 12,88 TL, benzinde ise 1,05 TL seviyesinde indirim yapılması öngörülüyor. Söz konusu indirimin yarından itibaren pompa fiyatlarına yansıması bekleniyor. İndirimin yürürlüğe girmesiyle birlikte İstanbul’da motorinin litre fiyatının 72,41 TL, benzinin litre fiyatının ise 62,20 TL seviyelerine gerilemesi bekleniyor. Ankara, İzmir ve Adana gibi illerde de benser oranlarda indirim olacağı belirtiliyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın önümüzdeki süreçte de akaryakıt fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ediyor. Öte yandan, son dönemde motorin fiyatlarının benzinin üzerine çıkmasının arkasında küresel arz dengeleri yer alıyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Irak gibi büyük üretici ülkelerin ham petrol üretiminde yaşanan arz sıkıntıları, rafineri süreçlerinde daha fazla motorin elde edilen petrol türlerine erişimi zorlaştırdı. Bu durum da motorin fiyatlarının savaş dönemlerinde benzine kıyasla daha yüksek seyretmesine neden oldu. Enerji piyasası uzmanları, küresel gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak, petrol fiyatlarındaki düşüş trendinin devam etmesi halinde akaryakıt ürünlerinde yeni indirimlerin de gündeme gelebileceğini belirtiyor.

Hürmüz Boğazı açıldı mı? ABD-İran ateşkesinde son durum Haber

Hürmüz Boğazı açıldı mı? ABD-İran ateşkesinde son durum

ABD ile İran arasında artan gerilimde yeni bir diplomatik süreç başladı. İki haftalık geçici ateşkes planı kapsamında Hürmüz Boğazı’nın durumu dünya gündemine taşınırken, taraflardan gelen açıklamalar sürecin detaylarını netleştirdi. BOĞAZ TAMAMEN AÇILDI MI? ABD Başkanı Donald Trump, İran ile iki haftalık ateşkese, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla onay verdiğini açıkladı. Ancak mevcut gelişmeler, boğazın henüz tamamen açılmadığını ortaya koydu. KONTROLLÜ GEÇİŞ MESAJI İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ateşkes süresince gemi geçişlerinin İran ordusu ile koordineli şekilde sağlanacağını duyurdu. Bu açıklama, geçişlerin serbest değil, denetimli olacağını gösterdi. 10 MADDELİK TEKLİFTE NELER VAR? İran’ın ABD’ye sunduğu teklif paketi, yalnızca ateşkesi değil birçok kritik başlığı içeriyor. Teklifte; yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, askeri hareketliliğin azaltılması ve nükleer faaliyetlere ilişkin düzenlemeler yer aldı. İSRAİL CEPHESİNDEN AÇIKLAMA İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ateşkesi desteklediklerini ancak sürecin Lübnan’ı kapsamadığını açıkladı. ENERJİ PİYASALARI İÇİN KRİTİK GELİŞME Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, küresel enerji piyasaları açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, sürecin petrol fiyatları üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtiyor.

Küresel enerji krizi elektrikli ulaşım alternatiflerini öne çıkarıyor Haber

Küresel enerji krizi elektrikli ulaşım alternatiflerini öne çıkarıyor

Hürmüz Boğazı'nda petrol ticaretinin aksaması, ulaşım sektöründe akaryakıt fiyatlarını artırarak günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana ABD'de benzin fiyatları 2022'den sonra ilk kez 4 doları aştı. Almanya'da hükümetin akaryakıt fiyatlarındaki aşırı dalgalanmayı önlemek amacıyla hayata geçirdiği yeni düzenleme, uygulamanın ilk gününde fiyat artışına yol açtı. Bulgaristan, ürün ve akaryakıt fiyatlarının takibi için kriz masası kurdu. Güney Kore, 12 Mart'ta akaryakıt ürünlerine azami fiyat sistemi uygulaması getirdi. Tayland'da artan yakıt maliyetleri, başta küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere, birçok sektörde maliyet artışına yol açtı. Hindistan'da, jet yakıtı ve sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) fiyatları artış gösterdi. Fransa'da dizel fiyatlarının 1985'ten bu yana görülmeyen bir seviyeye ulaşarak, litre başına 2,18 avroyu aşması ülkede tartışmalara yol açtı. Petrol arzındaki kesinti, Avrupa Birliği ülkelerinde özellikle dizel fiyatlarını son 1 ayda yüzde 30 artırdı. Güney Afrika Cumhuriyeti'nde savaş sebebiyle uygulanacak akaryakıt zammı öncesi istasyonlarda uzun kuyruklar oluştu. Endonezya hükümeti, önlem almak amacıyla kamu çalışanları için her cuma zorunlu uzaktan çalışma uygulaması başlatıldığını duyurdu. ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı sonrası Somali'nin başkenti Mogadişu'da akaryakıt fiyatında artış yaşandı. Türkiye'de ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz savaşın akaryakıt fiyatlarına etkilerine ilişkin, "Aldığımız vergilerden, ÖTV'den, KDV'den vazgeçerek akaryakıtta dünyadaki artışın ülkemize daha sınırlı yansımasını sağlamış olduk." ifadelerini kullandı. Öte yandan, elektrikli araçlar, küresel enerji krizinin yaşandığı ve akaryakıt fiyatlarının hızla arttığı bu dönemde önemli bir alternatif olarak görülüyor. Dünya piyasalarındaki dalgalanmalar ve siyasi gelişmelerin benzin ve dizel gibi fosil yakıtlara etkisi dikkate alındığında, elektrikli araçlar maliyet avantajı ve yüksek enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. ARTAN AKARYAKIT FİYATLARI ŞİRKETLERİ SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLERE YÖNLENDİRİYOR Elektrikli araç şarj istasyonu alanında yerli üretim yapan Zebra Elektronik Üst Yöneticisi (CEO) Berkay Somalı, söz konusu savaşın küresel enerji sektörünü olumsuz etkilediğini belirterek, "Bu durum enerji konusunun ne kadar kritik olduğunu daha net ortaya koydu. Özellikle akaryakıt tarafındaki maliyet artışları ve dalgalanmalar bireyleri ve şirketleri daha sürdürülebilir, riski en aza indiren ve öngörülebilir çözümler aramaya yönlendiriyor." diye konuştu. Fosil yakıtlara dayalı sistemlerin giderek daha kırılgan hale gelmesinin, alternatif enerji kaynaklarına ilgiyi hızla artırdığına işaret eden Somalı, yenilenebilir enerji kaynakları ve elektrikli ulaşım tercihlerinin öneminin arttığını söyledi. Somalı, elektrikli araçların sadece çevreci bir tercih olmadığına dikkati çekerek, "Elektrikli araçlar aynı zamanda daha verimli, daha ekonomik ve sürdürülebilir bir ulaşım çözümü olarak konumlanıyor. Bireysel kullanıcılar ve filolar için ciddi avantajlar sunan elektrikli araçlar, düşük işletme maliyetleri, yüksek enerji verimliliği ve uzun vadede daha öngörülebilir bir ulaşım yapısı sağlıyor." ifadesini kullandı. Söz konusu dönüşümün sadece elektrikli araçlarla sınırlı olmadığının altını çizen Somalı, şunları kaydetti: "Elektrikli araçların yaygınlaşması için güçlü ve güvenilir bir şarj altyapısı olmazsa olmaz. Kullanıcıların şarj hizmetine kolay erişebilmesi, hızlı ve sorunsuz bir deneyim yaşaması bu sürecin en kritik parçalarından biri. Bu yüzden altyapı yatırımlarının, araç dönüşümüyle paralel ilerlemesi gerekiyor. Elektrikli araçların ve stratejik şarj altyapısının, hem ülkemiz hem de dünya için daha sürdürülebilir bir gelecek adına kritik bir rol oynadığına inanıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.