#petrol

İLKHABER-Gazetesi - petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, petrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar'dan kritik enerji arzı ve yeni sondaj açıklaması Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar'dan kritik enerji arzı ve yeni sondaj açıklaması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı canlı yayında Türkiye'nin enerji vizyonuna ve küresel gelişmelere dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bölgesel gerilimlerin enerji piyasaları üzerindeki etkisine değinen Bayraktar, Türkiye'nin güçlü altyapısı sayesinde herhangi bir tedarik sorunu öngörmediklerini vurguladı. "ENERJİ ARZINDA HÜRMÜZ BAĞIMLILIĞI BULUNMUYOR" Ortadoğu'daki jeopolitik risklerin Türkiye'ye etkisini yorumlayan Bakan Bayraktar, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki durumun petrol ve doğal gaz sevkiyatı açısından bir tehdit oluşturmadığını ifade etti. Türkiye'nin kaynak çeşitliliğine dikkat çeken Bayraktar, "Bizim için arz güvenliği açısından bu bölge, petrol açısından herhangi bir risk şu an itibariyle arz etmiyor. İşin bir de doğal gaz boyutu var. Yine bizim Hürmüz'e bir bağımlılığımız yok. Türkiye olarak yaklaşık 12 ayrı ülkeden LNG tedarik ediyoruz. Dört ayrı ülkeden boru hatlarıyla doğal gazımızı tedarik ediyoruz. Doğal gazda da petrolde de ülkemize bugüne kadar arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yaşatmadık. Bundan sonraki süreci de çok yakın takip ederek yaşatmayacağız. Şu an için ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" dedi. STRATEJİK PETROL REZERVLERİ DEVREYE ALINIYOR Uluslararası Enerji Ajansı'nın talebi doğrultusunda küresel piyasalardaki fiyat baskısını hafifletmek adına adım atacaklarını belirten Bayraktar, stok kullanımına dair şu bilgileri verdi: "Ülke olarak kendi rezervlerimizden yaklaşık 11 milyon varil civarında bir rezervi, 90 günlük bir süre içerisinde bırakacağımızı ifade ettik. Bu, fiyatlardaki çok anormal artışların ki aslında artmış durumda fiyatlar, daha yukarı gitmesini belki baskılayan önemli unsurlardan bir tanesi." IRAK PETROLÜ VE YENİ BORU HATTI ÖNERİSİ Irak ile yürütülen enerji diplomasisine de değinen Bakan Bayraktar, 2025 yılı içerisinde Irak'tan Kırıkkale rafinerisine 2,4 milyon ton petrol akışının gerçekleştiğini bildirdi. Ceyhan hattında ise günlük 170 bin ile 250 bin varil arasında bir sevkiyatın başladığını duyuran Bayraktar, kapasite artışı için yeni bir teklif sunduklarını açı: "Şunu önerdik: Gelin biz bu Kerkük'e kadar olan boru hattını Basra'ya kadar uzatalım. Bugün Irak'ın günlük yaklaşık 3 milyon varil ham petrol ihracatı var. Bunun 1,5 milyon varilinin, yani neredeyse yüzde 50'sinin bu hat üzerinden, Akdeniz çanağındaki özellikle yeni müşterilere de gitme ihtimali var. Bunu yıllardır söyledik ama şimdi belki bu söylediğimiz daha iyi anlaşılıyordur muhataplarımız tarafından." KARADENİZ VE SOMALİ'DE YENİ SONDAJ DÖNEMİ Türkiye'nin denizlerdeki arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam edeceğini müjdeleyen Bayraktar, Karadeniz'de önümüzdeki hafta yeni bir operasyonun başlayacağını duyurdu. "Batı Karadeniz'de yapacağımız sondaja önümüzdeki hafta başlıyoruz" diyen Bayraktar, nisan ayında ikinci bir sondajın daha devreye alınacağını ve sonuçların kısa sürede paylaşılacağını belirtti. Ayrıca Somali açıklarında görev yapacak olan Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisi hakkında, "Somali'de Nisan ayının ortası gibi ilk matkabı indirip çalışmamıza başlayacağız gibi gözüküyor" bilgisini verdi. ULUSLARARASI ANLAŞMALAR VE YENİ ENERJİ MİMARİSİ Kanada ile LNG ve nükleer enerji alanında görüşmelerin sürdüğünü ifade eden Bakan Bayraktar, Suudi Arabistan ile planlanan dev projeyi de ilk kez açıkladı. Projenin Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye ve oradan Avrupa'ya uzanacak bir elektrik iletim hattını kapsadığını belirten Bayraktar, Türkiye'nin yeni enerji mimarisinin bu yıl içinde ilan edileceğini sözlerine ekledi. Ayrıca Antalya'nın bu yıl COP31 zirvesine ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, Türkiye'nin küresel enerji diplomasisindeki rolünün güçlendiğini vurguladı.

Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişi başladı Haber

Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişi başladı

Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan yavaş yavaş geçmeye başladığını öne sürdü.Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett CNBC'nin "Squawk Box" programına katılarak İran savaşının petrol ve doğal gaz fiyatlarına etkisi ile ekonominin durumuna dair açıklamalarda bulundu. Hassett, petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmaya başladığını, İran'ın söz konusu nakliye yolundaki trafiği engelleme eylemlerinin ABD ekonomisine zarar vermediğini belirtti. Hassett, "Tankerlerin boğazdan yavaş yavaş geçmeye başladığını görüyorsunuz ve bence bu, İran'ın ne kadar az kaynağı kaldığının bir işareti. Kısa vadede bunun sona ereceğine dair çok iyimseriz ve gemiler rafinerilere ulaştıktan sonra birkaç hafta boyunca fiyatlara yansımaları olacaktır" ifadelerini kullandı. Hassett, Orta Doğu'dan gelen arz düşüşünü karşılamak için Asya'nın ABD'ye eskisi kadar rafine petrol ihraç etmeyebileceğinden endişe duyulduğunu söyledi. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği açısından kritik bir geçiş noktası olarak kabul ediliyor. Basra Körfezi'ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu'na bağlayan boğazdan kriz öncesi günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınıyordu. İran'ın kapatması ve saldırı tehdidinde bulunmasının ardından Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiği durma noktasına geldi. Boğazın kapatılması tarihteki en büyük petrol arzı kesintisine yol açtı.

Barut: Tarım sektörü dışa bağımlılık nedeniyle krizde Haber

Barut: Tarım sektörü dışa bağımlılık nedeniyle krizde

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, İran’a yönelik saldırıların ardından gübre, petrol ve doğalgazda dışa bağımlı olan Türkiye’de tarım sektörünün ciddi bir riskle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yetkililere Meclis’te acil önlem almaya çağıran Barut, "Üretimi önceleyen, çiftçiyi koruyan, gübreden mazota her alanda dışa bağımlılığı azaltan, yerli üretime dönük politikalara yönelin" dedi. Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu'nun sunduğu Hürmüz Boğazı ekseninde yaşanan krize yönelik önerge üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, "Geçen yıl Türk çiftçisi bir taraftan doğal felaketlerle uğraştı, başına gelmeyen kalmadı, bir taraftan da ekonomik krizlerle uğraştı ve şu anda da ülke çiftçisi maalesef çok zor günler geçiriyor. Buradan 'Türk çiftçisinin durumu iyi' diyenlere şunu söylemek istiyorum: 2025 yılı Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken tek küçülen sektör tarım sektörüdür; yüzde 8,8 küçülmüştür. Geçen yıl doğal felaketlerle uğraşırken bu yıl da ülkemiz çiftçisi savaşın ağır faturasını ödüyor" diye konuştu. “HÜRMÜZ KRİZİ GÜBRE VE PETROL FİYATLARINI FIRLATIYOR” Ayhan Barut, "Dünyanın neresinde olursa olsun, özellikle de bölgemizde bir gerilim olsa, atılan her bir füze, yapılan her bir askerî harekât başta Türkiye ekonomisini ve bizim ülkemizin çiftçisini, tarımsal üretiminin maliyetini olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda da vatandaşların mutfağı olumsuz etkileniyor ve pahalıya tüketmek durumunda kalıyor. Aslında tüm dünyayı sarsan pandemide görüldü, aynı zamanda Gazze'ye yönelik vahşi saldırılarda da görüldü, Ukrayna savaşında da gördük ve defalarca da tecrübe edildi ancak ders çıkaran bir iktidar maalesef yok. Şu anda da Amerika ve İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırılar da bu acı tabloyu ortaya koyuyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan bu kriz sadece askeri bir kriz değildir. Dünya petrolü, enerjisi, gübresi ve bu hammaddelerin büyük bir bölümü bu dar geçitten taşınmaktadır. Bu hatta yaşanan bir kriz enerji fiyatlarını, gübre ve petrol fiyatlarını fırlatmaktadır” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ GÜBRE VE MAZOTTA ZOR DURUMDA” Türkiye'nin petrolde, doğalgazda ve gübrede dışa bağımlı bir ülke olduğunu belirten Barut, şunları söyledi: "Bu dışa bağımlılıktan dolayı da artan gübre ve mazot fiyatları çiftçimizi çok zor durumda bırakmıştır ve işin içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur. Çok değil, daha beş yıl önce gübre fiyatları, özellikle üre gübresinin tonu 3 bin lirayken, şu anda tonu 30 bin liraya gelmiştir.Şu on günlük savaş anında dahi yüzde 20 civarında gübrede fiyatlar artmıştır. Şu anda çiftçi bu fiyatlara rağmen gübreyi arasa da bulamıyor, eline de geçiremiyor. Tam da ekim dönemi. Beş yıl önce 6,5 lirayken bugün 65 liranın üzerine 1 litre mazotun fiyatı çıkmıştır. Soruyorum size, 'Bu şartlarda çiftçi nasıl üretsin?' Üretse bile bu fiyatlara gübreyi nasıl alsın, nasıl eksin? Gübre kullanamayacağı için, en önemli girdi, verimi doğrudan etkileyen gübre eğer olmazsa hem ürün kalitesinde hem de rekoltede büyük kayıplar olacak. Çiftçimizi sahipsiz sanmayın.Çiftçinin kullandığı mazottan tüm vergi yüklerini kaldırın, gübrede dışa bağımlılığı azaltın. Üretimi önceleyen, çiftçiyi koruyan, gübreden mazota her alanda bağımlılığı azaltan, yerli üretime dönük politikalara yönelin."

Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de petrol tesislerine saldırı: Brent petrol 114 doları aştı Haber

Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de petrol tesislerine saldırı: Brent petrol 114 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, enerji altyapılarını hedef alan yeni saldırılarla sarsıldı. BAE’nin Fuceyre Emirliği tarafından yapılan resmi açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkeye yönelik bir saldırıyı etkisiz hale getirdiği ancak düşen şarapnellerin Foz petrol bölgesinde yangına sebebiyet verdiği bildirildi. Saldırının mahiyeti hakkında henüz detaylı bilgi verilmezken, olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı kaydedildi. Yetkililer, dezenformasyona karşı halkı sadece resmi kaynakları takip etmeye çağırdı. BAHREYN’DE MÜCBİR SEBEP İLANI Körfez bölgesindeki bir diğer stratejik nokta olan Bahreyn’de de petrol tesisleri saldırıların hedefi oldu. Bahreyn Ulusal Enerji Şirketi (BAPCO), Meamir bölgesindeki rafineri ünitesine yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından operasyonlarında "mücbir sebep" ilan ettiğini duyurdu. BAPCO’dan yapılan açıklamada, İran kaynaklı saldırıların yol açtığı mevcut durumun üretim süreçlerini etkilediği, ancak yerel pazarın ihtiyaçlarının kesintisiz karşılanması için gerekli önlemlerin alındığı vurgulandı. Bölgede 5 Mart'tan bu yana devam eden misilleme saldırıları, enerji sevkiyatı güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. KÜRESEL PETROL PİYASALARINDA SERT YÜKSELİŞ Yaşanan jeopolitik kriz, petrol fiyatlarında dramatik bir yükselişi beraberinde getirdi. Haftanın ilk işlem gününde Brent petrolün varil fiyatı, Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviye olan 114,3 dolara kadar tırmandı. Gün içinde 105,63 dolar seviyelerinde dengelenen Brent petrol, geçtiğimiz hafta sergilediği yüzde 28'lik artışla pandemiden bu yana en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi. Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise 101,81 dolardan işlem görüyor. Analistler, Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali ve arz kesintisi endişelerinin fiyatlardaki oynaklığı artırdığına dikkat çekiyor. TRUMP VE NETANYAHU CEPHESİNDEN MESAJLAR İran’a yönelik askeri operasyonların geleceği konusunda açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların sonlandırılması için net bir takvim vermedi. Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eşgüdümlü hareket edeceklerini belirterek, "Son kararı ben vereceğim, ancak Netanyahu'nun görüşlerini de dikkate alacağım" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Washington'ın savaşın yaklaşık 4 ila 6 hafta sürmesini öngördüğünü belirtti. Öte yandan, Irak’ta petrol üretiminin saldırılar sonrası günlük 3,3 milyon varilden 1,3 milyon varile gerilediği bildirildi. BÖLGESEL ÇATIŞMALARIN EKONOMİK ETKİLERİ İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ve İsrail’in saldırılarının dünya piyasalarını istikrarsızlaştırdığını savunarak Trump’ın fiyat tahminlerinin boşa çıktığını ileri sürdü. Kalibaf, Netanyahu’nun politikalarının küresel çıkarları tehdit ettiğini vurgularken, bölgedeki tansiyonun düşmemesi halinde enerji üretim ve dağıtım zincirinin tamamen kopabileceği uyarısında bulundu. Teknik analizlerde Brent petrol için 119,73 dolar direnç seviyesi olarak öne çıkarken, 95,82 dolar seviyesi ise kritik destek noktası olarak takip ediliyor.

İran’da petrol tesislerine saldırı Video Galeri

İran’da petrol tesislerine saldırı

ABD ve İsrail güçlerinin gece saatlerinde İran’da çeşitli noktalara düzenlediği saldırılarda petrol tesisleri hedef alındı. İran Ulusal Petrol Ürünleri Dağıtım Şirketi CEO’su Keramat Veyskarami, saldırılarda petrol depoları ve bir petrol ürünleri taşıma merkezinin vurulduğunu açıkladı. İran devlet televizyonuna konuşan Ulusal İran Petrol Ürünleri Dağıtım Şirketi CEO’su Keramat Veyskarami, gece saatlerinde Tahran ve Elburz bölgelerinde bulunan petrol tesislerine saldırı düzenlendiğini söyledi. 4 Petrol Tesisi Hedef Alındı Veyskarami yaptığı açıklamada, saldırılarda 4 petrol deposu ve bir petrol ürünleri taşıma merkezinin düşman uçakları tarafından vurulduğunu belirtti. Saldırıların ardından tesislerde yangın çıktığı ifade edilirken, yangının ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındığı bildirildi. 4 Kişi Hayatını Kaybetti Yetkililer, saldırıda 2 petrol tankeri sürücüsünün de aralarında bulunduğu toplam 4 personelin hayatını kaybettiğini açıkladı. Petrol Depolarında Hasar Oluştu Saldırılar sonucunda petrol tesislerinde maddi hasar meydana geldiği ifade edildi. İran Ulusal Petrol Ürünleri Dağıtım Şirketi, tesislerdeki yangının kontrol altına alındığını duyurdu. “Benzin Rezervleri Yeterli” Keramat Veyskarami, saldırıya rağmen İran’ın petrol depolarında yeterli benzin rezervlerinin bulunduğunu belirterek yakıt tedarikinde herhangi bir sorun yaşanmadığını ifade etti.

Brent petrol fiyatları 90 doları aştı: Orta Doğu krizinde enerji piyasaları sarsılıyor Haber

Brent petrol fiyatları 90 doları aştı: Orta Doğu krizinde enerji piyasaları sarsılıyor

Küresel enerji piyasalarında Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri, petrol fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getiriyor. Dünü 85,41 dolar seviyesinden tamamlayan Brent petrolün varil fiyatı, bölgedeki çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte bugün saat 16.54 itibarıyla yüzde 5,67 değer kazanarak 90,25 dolara ulaştı. Bu rakam, 20 Nisan 2024'ten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. BÖLGESEL ÇATIŞMALAR VE ARZ GÜVENLİĞİ RİSKİ ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ile İran'ın bu saldırılara verdiği karşılıklar yedinci gününe girdi. Çatışmaların küresel petrol ticaretinin ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'na sıçraması, deniz trafiğini durma noktasına getirdi. İran'ın enerji tesislerinin hedef alınması üretim ve ihracat süreçlerinde ciddi aksamalara yol açarken, piyasalardaki arz güvenliği endişesi fiyatlamalarda ana belirleyici oldu. LOJİSTİK DEVLERİNDEN KRİTİK KARAR. Güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte deniz taşımacılığı devleri de rotalarını değiştirmeye başladı. Danimarka merkezli Maersk ve Alman Hapag-Lloyd, Orta Doğu bağlantılı iki büyük nakliye hattını geçici olarak askıya aldıklarını duyurdu. Bu hamle, küresel tedarik zincirindeki maliyetlerin artacağı ve petrol sevkiyatlarının gecikeceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. 150 DOLAR SENARYOSU VE HÜRMÜZ TEHDİDİ Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kabi'nin Körfez ülkelerinin enerji ihracatını durdurabileceği ve fiyatların 150 dolara fırlayabileceği yönündeki uyarıları piyasada şok etkisi yarattı. Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere izin verilmeyeceğini ve geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağını resmen ilan etti. 28 Şubat'ta askeri operasyonların başlamasından hemen önce 72,48 dolar seviyesinde olan Brent petrol, kısa sürede yaklaşık 18 dolarlık bir artış göstererek küresel ekonomide enflasyonist baskıları tetikleme sinyali verdi.

Hürmüz Boğazı’nda petrol geçişleri durma noktasına geldi: 700'ü aşkın tanker beklemede! Haber

Hürmüz Boğazı’nda petrol geçişleri durma noktasına geldi: 700'ü aşkın tanker beklemede!

Dünya petrol ticaretinin kalbi olarak görülen Hürmüz Boğazı’nda güvenlik riskinin “kritik” seviyeye çıkması, enerji piyasalarını sarstı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından tanker geçişleri sert şekilde düşerken, küresel petrol arzı açısından endişeler arttı. 1 MART’TA SADECE 3 TANKER GEÇTİ Gerçek zamanlı veri analitik şirketi Kpler’in verilerine göre, 27 Şubat’ta Boğaz’dan 15 tankerle 21 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşındı. 28 Şubat’ta ise 18 gemiyle 21,6 milyon varil sevkiyat gerçekleşti. Ancak 1 Mart’ta tablo dramatik biçimde değişti. Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca 3 tanker geçiş yaptı ve toplam 2,8 milyon varil petrol taşındı. Günlük ortalama 19,8 milyon varil seviyesine kıyasla bu rakam yüzde 86’lık sert bir düşüşe işaret etti. 700’Ü AŞKIN TANKER BEKLEMEDE Bugün itibarıyla İranlı olmayan 706 tanker, Hürmüz Boğazı’nın iki yakasında bekliyor. Bu tankerlerin dağılımı şöyle: 334 ham petrol tankeri 109 kirli petrol ürünü tankeri 263 temiz petrol ürünü tankeri Gemiler Orta Doğu Körfezi, Umman Körfezi ve Arap Denizi’nde farklı noktalarda demirlemiş durumda. DÜNYA PETROLÜNÜN YÜZDE 20’Sİ BU GEÇİTTEN GEÇİYOR Basra Körfezi’ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sine ev sahipliği yapıyor. Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol bu dar geçitten dünya pazarlarına ulaşıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt ve İran’ın petrol ihracatında kritik rol oynayan Boğaz’dan özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’ye yoğun sevkiyat yapılıyor. SİGORTA MALİYETLERİ ARTTI, GEÇİŞLER ASKIDA Bölgede artan güvenlik riski nedeniyle sigorta şirketlerinin primleri yükseltmesi, gemi operatörlerinin geçişleri askıya almasına yol açtı. Bazı konteyner gemilerinin ise Boğaz’dan kaçınmak için rota değiştirerek U dönüşü yaptığı bildirildi. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği seviyesini en üst risk kategorisi olan “kritik” olarak duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.