#Samsun

İLKHABER-Gazetesi - Samsun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Samsun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cezaevinden kurtulmak amacıyla çocuk doğuran hırsızlar için hakimden çarpıcı başvuru: “İnfaz ertelemesi suiistimal ediliyor” Haber

Cezaevinden kurtulmak amacıyla çocuk doğuran hırsızlar için hakimden çarpıcı başvuru: “İnfaz ertelemesi suiistimal ediliyor”

Kadın hükümlülere tanınan "çocuk nedeniyle infaz ertelemesi" uygulamasıyla ilgili Samsun’da yaşanan bir olay sonrası yargıdan dikkat çeken bir çıkış geldi. Bir hâkim, uygulamanın bazı kişilerce suistimal edildiği gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’na resmi başvuruda bulundu. 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesi kapsamında, doğum yapmış ve çocuğu henüz 18 aylık olmayan kadınların hapis cezalarının infazı geçici olarak ertelenebiliyor. Ancak son yaşanan olaylar, bu düzenlemenin amacının dışına çıkarak kötüye kullanılabildiği yönünde tartışmaları gündeme taşıdı. Samsun’da evden hırsızlık suçundan yaklaşık 60 ayrı kaydı bulunan ve hakkında 65 yıl 10 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenilen 8 çocuk annesi Saniye G., 13 yaşındaki oğluyla birlikte karıştığı hırsızlık olayının ardından yakalanarak tutuklandı. Daha önce en küçük çocuğunun yaşı nedeniyle cezası ertelenen kadının yeniden suç işlemesi dikkat çekti. Olayın ardından Saniye G.’yi tutuklayan Samsun 2. Sulh Ceza Hakimi, konuyu Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü’ne taşıdı. Hakimin dilekçesinde, şüphelinin 1995 doğumlu olduğu, hakkında kesinleşmiş infaz bekleyen 65 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası bulunduğu ve bu cezaların infazından kurtulmak amacıyla kanundaki düzenlemeden yararlanmak için çok sayıda çocuk dünyaya getirdiği ifade edildi. Dilekçede ayrıca, somut olayda da görüldüğü üzere şüphelinin çocuklarını suçta kullandığına dikkat çekilerek, mevcut düzenlemede herhangi bir sınırlama bulunmamasının suç ve suçlulukla mücadelede zafiyet oluşturduğu vurgulandı. Hâkim, bu durumun yalnızca cezadan kaçınma değil, aynı zamanda suça meyilli bireylerin yetişmesine zemin hazırlayabileceğini belirtti. Hakim tarafından yapılan başvuruda, söz konusu kanun maddesine sınırlama getirilmesi gerektiği ifade edilerek, Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı düzenlemelere benzer şekilde bu haktan yararlanmanın belirli bir sayıyla sınırlandırılması önerildi. Bu düzenlemenin, kamu düzeninin sağlanması, suçla mücadele ve cezaların caydırıcılığı açısından önem taşıdığına dikkat çekildi. Öte yandan, benzer olayların farklı illerde de yaşandığına işaret edildi. Samsun’da 64 suç kaydı bulunan 9 çocuk annesi Sibel Y. (34), hırsızlık suçlarından 24 yıl kesinleşmiş hapis cezasına rağmen yeniden suç işleyince 2025 yılında Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Ancak çocuğunun 3,5 yaşında olması nedeniyle serbest bırakıldığı öğrenildi. Bursa’da ise hırsızlık suçundan 63 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Cansu A.'nın (30), 2023 yılında cezaevine girmemek için akrabasının yeni doğacak bebeğini kendi üzerine kaydettirmeye çalıştığı, bu girişimin polis ekiplerinin çalışmasıyla ortaya çıkarıldığı belirlendi. Uzmanlar ise infaz ertelemesi uygulamasının temel amacının çocukların korunması olduğunu ancak denetim ve sınırlama mekanizmalarının yetersiz kalması halinde hem toplum güvenliği hem de çocukların gelişimi açısından ciddi riskler doğurabileceğini belirtiyor. Yaşanan gelişmeler, "çocuk nedeniyle infaz ertelemesi" uygulamasının yeniden ele alınması gerektiği yönündeki tartışmaları alevlendirirken, gözler Adalet Bakanlığı’nın atacağı adımlara çevrildi.

Samsun’da dehşet: Kızını boğup intihar süsü veren anneye indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet Haber

Samsun’da dehşet: Kızını boğup intihar süsü veren anneye indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet

Samsun'da öğretmen olan kızını boğarak öldürüp bileklerini keserek intihar süsü veren anne yargılandığı mahkemece indirimsiz olarak ağırlaşmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Olay, 8 Nisan 2025'te Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ağabeyi 2021 yılında Hakkari'de şehit olan rehber öğretmen Tuba Günaydın (34), yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle 2022'de eşinden boşandı. Şehit yakını kontenjanından Samsun İlkadım Sakarya İlkokulu'na atanan Tuba Günaydın, görme ve kısmi felç rahatsızlığı geçirdikten sonra, annesi Sultan Günaydın (61) ile birlikte yaşamaya başladı. Olay gecesi Sultan Günaydın, komşularına feryat ederek kızının banyoda bilekleri kesilmiş halde hareketsiz yattığını bildirdi. İlk incelemede intihar şüphesi üzerine durulan olayda, otopsi raporunda boğulmaya bağlı boyun kırıkları tespit edilince cinayet ortaya çıktı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen anne Sultan Günaydın hakkında Samsun 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Yaşlı kadın bugün görülen davanın son duruşmasına tutuklu bulunduğu Yenişehir Kadın Kapalı Cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Sultan Günaydın'ın Avukatı Kaan Berk Aydın, "Maktül müvekkilimi ölüm tehditlerinde bulunmuş, müvekkilim balkonda yatmak zorunda kalmış. Kış ayında bile balkonda kalmış. Müvekkilim kendisine yönelik saldırıdan korkarak olayı gerçekleştirmiş. Müvekkilim hakkında meşrumüdafa uygulanmasını talep ediyorum" dedi. Sultan Günaydın son savunmasında, "Böyle bir olaya sebebiyet verdiğim için özür diliyorum. Pişmanım. Keşke olmasaydı. Her şeyden özür diliyorum" diye konuştu.Mahkeme heyeti Sultan Günaydın’ı kızı öldürmek suçundan hiç bir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırarak tutukluluk hakinin devamına karar verdi.

Samsun’da 13 yaşındaki iki kızın can verdiği feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı Haber

Samsun’da 13 yaşındaki iki kızın can verdiği feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Samsun’un İlkadım ilçesinde 29 Eylül 2025 akşamı meydana gelen ve iki ortaokul öğrencisinin yaşamını yitirdiği feci kazaya ilişkin yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıkarken, yargı sürecinde Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı rapor da mahkemeye sunuldu. Kaza, 29 Eylül 2025 akşam saatlerinde İlkadım ilçesi Atatürk Bulvarı Gar Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Sultan Ahmet Y. (20) yönetimindeki 55 ADN 702 plakalı kamyonet, yayalara kırmızı ışık yandığı sırada yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan Gülsüm Sami Kefeli Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Rabia Kaynar (13) ile Elifnaz Aslan’a (13) çarptı. Çarpmanın etkisiyle metrelerce savrulan iki çocuk ağır yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Rabia Kaynar ve Elifnaz Aslan, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. İki öğrencinin ölümü Samsun’da büyük üzüntüye neden oldu. Kaza sonrası gözaltına alınan kamyonet sürücüsü Sultan Ahmet Y. hakkında “taksirle iki kişinin ölümüne sebep olma” suçundan Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Dün görülmeye başlanan davada, Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Raporda, kız çocuklarının yayalara kırmızı ışık yanarken yolu geçmeye çalıştıkları ve kazada asli kusurlu oldukları, sürücünün ise tali kusurlu olduğu ifade edildi. Mahkeme heyeti, kusur oranının kesin olarak belirlenmesi amacıyla dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine ve eksik hususların tamamlanmasına karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Operanın görünmez kahramanları "Singin' in the Rain" müzikali için yoğun çaba harcıyor Haber

Operanın görünmez kahramanları "Singin' in the Rain" müzikali için yoğun çaba harcıyor

Geçen yıl 21 Haziran'da Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında Türkiye prömiyeri yapan eser, sanatseverden beğeni alarak yıl boyunca kapalı gişe sahnelendi. Teknik ekibin kurdukları sistemle sahnede yağmur yağdırma görüntüsü oluşturduğu ilgi çekici eserde, orkestra, sahne üstündeki sanatçılar ve teknik personel dahil 160 kişi görev alıyor. Hollywood sinemasının romantik komedisi "Singin' in the Rain", sessiz filmden sesli filme geçiş döneminin ele alındığı, sessiz film starı Don Lockwood'un, Lina Lamont ile çatışmalı iş ilişkisini ve Hollywood dünyasına tiyatrodan katılmaya çalışan Kathy Selden ile ilişkisini romantik komedi diliyle anlatıyor. Bestesi Nacio Herb Brown ve Arthur Freed'e, sözleri Betty Comden ve Adolph Green'e ait eserin rejisörü ve çevirmenliğini Aclan Büyüktürkoğlu, müzik düzenlemesini ve orkestra şefliğini Kıvanç Tepe, koro şefliğini de Maria Chekriekchieva üstleniyor. Başkemancılığını Didem Tepe'nin yapacağı eserin koreografisi Yunus Emre Örgüt, kostümleri Gülnur Çağlayan Tuluk, dekor tasarımı Tayfun Çebi, ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz, video projeksiyonu ise Murat Turgut imzasını taşıyor. Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi'nde 26 ve 28 Şubat ile 2 Mart'ta yeniden sahnelenecek "Singin' in the Rain" müzikalinin sahnedeki hummalı çalışmasını görüntülendi. "TÜRKİYE'DE İLK YAPMIŞ OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ" SAMDOB Sanat Teknik Müdürü Talip Ata, "Singin' in the Rain" müzikalinin kendileri için ayrı bir yer ifade ettiğini söyledi. Sahnede yağmur yağma görüntüsü oluşturmak için çok plan yürüttüklerini aktaran Ata, "Birçok riski, birçok tehlikesi vardı. Zaman zaman tehlikeleri öngörerek vazgeçtik. 'Acaba projeksiyondan bir yağmur görüntüsü vererek taklit mi etsek?' diye de düşünmedik değil ama eserin ismi, 'Yağmurda Şarkı Söylüyorum' olunca bunu çok büyük heyecanla, bir şekilde sanatseverlere izletmemiz gerektiğini düşündük." dedi. Sahnede suyun çok istenmeyen bir şey olduğunu vurgulayan Ata, elektrik kaçağı, sanatçıların ayağının kayması ve aydınlatma ekipmanlarına su gelmesi durumunda büyük kamu zararı oluşacağından bunu önlemek için yoğun çalışma yürüttüklerini kaydetti. Dekoratör Tayfun Çebi ve SAMDOB Teknik Müdürü Süleyman Taşcıoğlu ile suyu tahliye etmek ve oyuncuların sağlığı gibi birçok şeye dikkat ettiklerini belirten Ata, "Geceleri gerçekten uyuyamadım, 'Bir sorun olursa ne yaparız?' diye. Çok büyük sorumluluktu bizim için ama başardık. Sağ olsun, teknik ekibimiz büyük özveri gösterdi. Türkiye'de ilk yapmış olmanın gururunu yaşıyoruz." ifadesini kullandı. Teknik ekibin "siyah giyen adamlar" olarak bilindiğini dile getiren Ata, şunları kaydetti: "Siyah giymek zorundayız. Çünkü sahnedeki hızlı değişim bizim için çok önemli. Sanatseverlerimizin görmeyeceği şekilde değişimleri yapmak zorundayız. Rejisörün bize vermiş olduğu süre 2 dakikaysa, o 2 dakika içinde bütün tablonun değişmesi gerekmekte. Bu oyunun hazırlığı ise yaklaşık iki, iki buçuk gün sürmekte. Normalde bir opera eserini bir günde kurabiliyoruz ama bu çok farklı bir eser. Hem sofit sisteminde kullandığımız panolar hem de zemindeki havuz sistemi oluşturma işi hem riskli hem de ağır ekipmanlardan oluştuğu için çok dikkat ve titizlikle yapıyoruz. Biraz daha uzun zaman alıyor kurması, sökmesi. Arkadaşlarımız gerçekten çok büyük emek harcıyor beden gücü, beyin gücü olsun ama temsillerimizin kapalı gişe olması bizi fazlasıyla gururlandırıyor, onurlandırıyor. Bütün yorgunluğumuzu seyircilerimiz sayesinde atıyoruz." Ata, eseri Genel Müdürlüklerinin izniyle başka illerde de sahneleyeceklerine işaret ederek, "Eylül ayında Ankara Devlet Opera ve Balesinde sahnelemeyi planlıyoruz. Oradaki sanatseverlerimize de buradan müjdemizi verelim." diye konuştu. "SAHNEDE YAĞMUR EFEKTİ OLARAK GERÇEK SU KULLANILAN İLK ESER BU OLDU" Süleyman Taşcıoğlu ise sahnede yağmur görüntüsü oluşturma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: "İki tankımız var. Suyu, tanklardan bir tanesi pompa vasıtasıyla yukarıya gönderiyor, yağmur efekti oluşuyor. Zemine yaptığımız izolasyon ile ahşap zemini hiç ıslatmadan suyu topluyoruz, diğer tanka alıyoruz. Ben çok emindim, kafamda sistem çalışıyordu, o yüzden içim rahattı. Gerekli önlemleri alıp çalışır hale soktuk. 6 operamızda sahnede yağmur efekti olarak gerçek su kullanılan ilk eser bu oldu. Umarım Türkiye'nin tamamına da izletebiliriz. Çok güzel bir eser oldu."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.