#Skolyoz

İLKHABER-Gazetesi - Skolyoz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Skolyoz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zorlu anatomik engeller aşıldı: Kalbi durdurulan hasta hayata tutundu Haber

Zorlu anatomik engeller aşıldı: Kalbi durdurulan hasta hayata tutundu

Samsun'un Ayvacık ilçesinde yaşayan Ali Akan, ileri derecede nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Hastada yapılan tetkiklerde, kalpten çıkan ana damar olan aortta hayati risk taşıyan ciddi genişleme ve ileri kapak yetmezliği tespit edildi. Ayrıca "dolikoaorta" olarak adlandırılan, aortun normalden uzun ve kıvrımlı olduğu nadir bir damar yapısına sahip olduğu belirlendi. Göğüs deformitesi ve omurga eğriliği nedeniyle kalp ve büyük damarların yerleşiminin tamamen değiştiği hastada, aortun göğüs kemiği altında derin ve ulaşılması güç bir konumda bulunması ameliyatı zorlaştırdı. Yüksek risk taşıyan vaka için Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Samsun Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'ndan Doktor Öğretim Üyeleri Dr. Emrah Ereren ve Dr. İlker Hasan Karal, Göğüs Cerrahisi Dr. Öğretim Üyesi Gül Temel, Anestezi Uzmanı Doç. Dr. Şenay Canikli Adıgüzel ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Ağırbaş'tan oluşan ekip standart yöntemlerin dışına çıkarak özel bir operasyon planı hazırladı. Ameliyatta klasik tam göğüs açılması yerine "inferior parsiyel sternotomi" yöntemi tercih edilirken, operasyonun başlangıcında kasık damarları üzerinden kalp-akciğer makinesine bağlanarak güvenli dolaşım sağlandı. 3 SAAT BOYUNCA KALBİNİ DURDURDULAR Yaklaşık 3 saat boyunca kalbin durdurulduğu ameliyatta, genişlemiş ve uzamış aort tamamen çıkarılarak yerine biyolojik kapak içeren yapay damar yerleştirildi. Kalbi besleyen damarlardan birinin uygun pozisyonda olmaması nedeniyle ileri cerrahi tekniklerden "cabrol yöntemi" kullanılarak damar ile yeni aort arasında bağlantı kuruldu. Aortun üst bölümündeki yapısal farklılıklar da özel greftlerle yeniden oluşturularak ana damarla birleştirildi. Kalp-akciğer makinesi desteğiyle gerçekleştirilen operasyon sırasında hastanın beyin ve organ dolaşımı stabil şekilde korundu. Ameliyat sonrası kalp ritminin kendiliğinden normale döndüğü, hastanın herhangi bir destek tedavisine ihtiyaç duyulmadan cihazdan ayrıldığı ve genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yapılan işlem hakkında bilgi veren Kalp ve Damar Cerrahisi Doktor Öğretim Üyesi Dr. Emrah Ereren, "Normal ameliyatlarda biz kalp, akciğer pompasına girdiğimiz için kalp ameliyatlarında bir miktar kalp duruyor. Vücut ısısı 30 dereceye kadar düşürülüyor. Yine ameliyat esnasında ameliyatın yerleşiminden ve kemikle olan ilişkisinden dolayı hastayı kasık damarlarında kalp ve akciğer pompasına bağladık. Bu standart yaklaşımlarından dolayı bu hastaya özel uygulamalar yapmak zorunda kaldık. Özellikle göğüs kafesinin kalbe bası yaptığı nokta vardı. Şah damarları da göğüs kemiği ile ilişki içindeydi. Bu ilişkinin olmadığı kısımları açarak ameliyatı yaptık. Yandan yapmak mümkün değildi. Kaburga aralıkları çok daralmıştı. Buradaki en büyük problem aorta ulaşmaktı. Göğüs ön arka çapı çok arttığı için aort çok derinde ve serbest diyebileceğimiz bir pozisyonda değildi. Koroner damarlarını yeni koyduğumuz grefte bağlayarak çözdük" dedi. "BİR SIKINTI YAŞAMADIK" Anestezi Uzmanı Doç. Dr. Şenay Canikli Adıgüzel, "Bu tür hastalar özellik içerirler. Bu özellik nedeniyle bizim farklı hazırlıklarımızın olması gerekiyor. Hastayı öncenden bildiğimiz için özellikle hava yolu sağlama gereçlerimizi temin ederek hazırlamıştık. Sıkıntı yaşamadan cerrahi için anestezi şartlarını sağlayabildik. Solunum makinesinden ayrılma aşamasında da bir sıkıntı yaşamadık" diye konuştu. Göğüs Cerrahisi Uzm. Dr. Öğretim Üyesi Necmiye Gül Temel, "Kalp damar cerrahisi açısında sıkıntılı bir cerrahiydi. Bizim tecrübeli olduğumuz bir bölüm. Çok şükür bir sıkıntı yaşamadan hastamız toparladı" şeklinde konuştu. Hasta Ali Akan ise çok iyi durumda olduğunu yeniden hayata döndüğünü söyledi.

Skolyoz vakaları artıyor, uzmanlar uyarıyor Haber

Skolyoz vakaları artıyor, uzmanlar uyarıyor

Son yıllarda skolyoz vakalarında dikkati çeken bir artış yaşanıyor. Ergenlik döneminde başlayan ve omurganın yanlara doğru eğriliği ile karakterize edilen bu rahatsızlığın özellikle gençler arasındaki yayılma hızının artmasında, aşırı teknolojik ürün kullanımının etkili olduğuna işaret ediliyor. Tıbbi literatürde "gençlik çağı skolyozu" olarak da bilinen omurga eğriliği rahatsızlığı, omurganın normal eğrisinden sapmasıyla belirginleşiyor. Ergenlik döneminde hızla büyüyen ve gelişen çocuklarda, omurganın düzgün şekilde gelişmemesi sonucu ortaya çıkan skolyoz, ilerleyen dönemlerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlara göre, modern yaşam tarzı ve teknolojinin aşırı kullanımı, gençlerde hareketsiz yaşam alışkanlıklarına ve kötü duruşa yol açarak skolyoz riskini artırıyor. Bilgisayar başında uzun süre geçiren gençlerde sıklıkla gözlemlenen kötü duruş, omurganın sağlıklı şekilde gelişimini engelleyebiliyor. Skolyozun erken teşhisi ve tedavisi önem taşıyor. Uzmanlar, düzenli olarak yapılan kontrollerin ve doğru duruş alışkanlıklarının skolyozun ilerlemesini önleyebileceğini vurguluyor. Ayrıca, duruş düzeltici ekipmanların kullanımının da tedavi sürecinde etkili olabileceğini belirten uzmanlar, ebeveynlere, çocukların duruş şekline dikkat etmelerini ve düzenli olarak doktora kontrol ettirmelerini öneriyor. Erken yaşta tespit edilen skolyoz vakalarının daha başarılı tedavi edilebildiğini ifade eden uzmanlar, rahatsızlığın önlenmesinde bilinçli bir yaşam tarzının önemli olduğunun altını çiziyor. Skolyozu tetikleyen diğer unsurlar Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. İsmail Oytun da, bazı hormonal değişiklikler, vitamin ve mineral eksiklikleri, anne karnında geçirilen enfeksiyonlar, annenin kronik hastalıkları, alkol ve bazı ilaçların kullanımı, kas ve sinir sistemi hastalıkları, genetik faktörler, büyüme hızı ve omurga kaslarının dengesizliği gibi faktörlerin, skolyoz gelişiminde rol bazı unsurlar olduğunu söyledi. Skolyoz tedavisinin, eğrilik derecesine, yaşa, büyüme potansiyeline ve belirtilere bağlı olarak değiştiğini ifade eden Uzm. Dr. Oytun, "Hafif skolyoz vakalarında tedavi gerekmeyebiliyor, sadece düzenli takip yeterli olabiliyor. Daha ciddi vakalarda ise korse kullanımı, fizik tedavi egzersizleri veya cerrahi müdahale gibi tedavi seçenekleri değerlendiriliyor." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.