# Tapu Kanunu

İLKHABER-Gazetesi - Tapu Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tapu Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dr. Tatar: 7 Bini aşkın jeoloji mühendisi işsiz kalabilir Haber

Dr. Tatar: 7 Bini aşkın jeoloji mühendisi işsiz kalabilir

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören Torba Kanun Tasarı Teklifi’ne sert tepki gösterdi. Tatar, düzenlemenin jeoloji mühendislerinin mesleki haklarını ortadan kaldıracağını ve 7 binden fazla mühendisi işsiz bırakacağını belirtti. Kanun teklifinin genel gerekçesinde afet risklerinin azaltılmasına vurgu yapılmasına rağmen, içerikte buna dair somut bir düzenleme bulunmadığını ifade eden Tatar, teklifin esas hedefinin jeoloji mühendisliği meslek alanı olduğunu söyledi. Dr. Tatar, teklifin; 6235 sayılı TMMOB Kanunu, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ve Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği ile güvence altına alınmış mesleki hak, yetki ve sorumlulukları yok saydığını dile getirdi. “KANUN TEKLİFİ JEOLOJİ MÜHENDİSLERİNİ ZOR DURUMA SOKACAK” Kanun teklifinin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinde zemin ve temel etütlerinin denetlenmesine dair bir hüküm bulunmadığını vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, bunun yerine jeoloji mühendislerine firma sınırlaması, kota uygulaması ve ağır ekonomik yükler getirildiğini ifade etti. Teklifte, zemin ve temel etüt hizmeti veren jeoloji mühendislerinden hizmet bedelinin %14 ile %28’i arasında değişen harç alınmasının öngörüldüğünü belirten Dr. Tatar, bu uygulamayı “modern öşür vergisi” olarak nitelendirdi. “DÜZENLEME BİNLERCE MÜHENDİSİ İŞSİZ BIRAKABİLİR” Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Yapılmak istenen düzenlemeyle; Zemin ve temel etütlerinin bilimsel niteliğinin zayıflatılacağı, Yaklaşık 2 bin firmanın ve binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalacağı, Zemin laboratuvarlarının fiilen çalışamaz hale geleceği ifade edildi. Dr. Mehmet Tatar açıklamasında şu talepleri sıraladı: Zemin ve temel etütlerinin denetimine ilişkin maddenin açık şekilde düzenlenmesi, “Öşür vergisi” niteliğindeki harçların kaldırılması, Zemin laboratuvarlarına ilişkin gerçekçi ve uygulanabilir düzenlemeler yapılması, Jeoloji mühendislerinin yasal hak ve yetkilerinin korunması. Dr. Mehmet Tatar, söz konusu maddelerin geri çekilmesi veya yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayarak, meslek disiplinine yönelik bu düzenlemenin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Dr. Şevkin: Tapu Kanunu teklifi Jeoloji Mühendisliğini bitirme noktasında Haber

Dr. Şevkin: Tapu Kanunu teklifi Jeoloji Mühendisliğini bitirme noktasında

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, Tapu Kanunu’nda değişiklik öngören ve zemin etütleriyle jeoloji mühendisliğini doğrudan etkileyen düzenlemeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Dr. Şevkin, Jeoloji Mühendisleri Odası ve Jeofizik Mühendisleri Odası temsilcileriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, teklifin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin bilimsel zemini yok saydığını, mesleki denetimi ortadan kaldırdığını ve deprem güvenliğini tehlikeye attığını vurguladı. “7 BİN JEOLOJİ MÜHENDİSİ İŞSİZLİK TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA” Dr. Müzeyyen Şevkin, “Etüt ve proje müellifliği sisteminin tamamen ortadan kaldırılması Jeoloji mühendisliğinin bireysel bilgi üretimi, deney, test ve bilimsel gelişim temeli yok edilmektedir. Mühendislik hizmeti, yaratıcılığı ve gelişimi olmayan, birkaç bürokratın dar çerçevesinde robotik bir yapıya dönüştürülmek istenmektedir. Serbest mühendislik zapturapt altına alınmakta, yaklaşık 7 bin jeoloji mühendisi işsiz bırakılma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Zemin etüdü hizmetlerinde kota ve sınırlama getirilmesi Hangi ilde kaç firmanın çalışacağı, firmalarda kimlerin istihdam edileceği doğrudan Bakanlık tarafından belirlenecektir. Yaklaşık 2 bin tescilli firmanın büyük bölümü kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak, binlerce jeoloji ve jeofizik mühendisi işsiz kalacaktır. Zemin laboratuvarlarına getirilen imkânsız zorunluluk Dünyada hiçbir örneği olmayan bir uygulama ile her sondajın başında sabahtan akşama kadar personel bulundurma zorunluluğu getirilmektedir. Bu düzenleme laboratuvarları fiilen çalışamaz hale getirecek, yüzlerce personel istihdamı gerektirecek ve paradoksal olarak sahteciliğin önünü açacaktır” ifadelerini kullandı. “AFETLERE HAZIRLIK KEYFİYETLE DEĞİL BİLİMLE SAĞLANIR” Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Deprem Komisyonu’nda jeoloji mühendislerinin zemin etütlerinin yerinde denetimini esas alacak şekilde yapı denetim süreçlerine dahil edilmesi yönündeki önerilerin hayata geçirilmesini beklerken, tam tersine mesleği yok sayan ve engelleyen bu teklifin Meclis gündemine gelmesini kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: “Şehirlerimizi rant kaygısından uzak, meslek odaları, üniversiteler, toplum ve karar vericilerin katılımcı modeliyle, bilimin ve mühendisliğin ışığında planlamalıyız. İmar planları; afet risk haritaları, mikro bölgeleme çalışmaları ve altyapı planlarıyla bütüncül hazırlanmalı, şeffaf süreçlerle uygulanmalıdır. Belediyelerde yeterli sayıda ve yetkinlikte jeoloji mühendisi istihdam edilmeden yapı ruhsatı verilmemeli; bu eksiklik giderilene kadar ruhsat işlemleri askıya alınmalıdır. Afetlere hazırlık; keyfi müdahalelere kapalı, bilimsel temelli ve caydırıcı hukuki-cezai yaptırımları olan kalıcı yasal düzenlemelerle sağlanmalıdır.” “DEPREM GERÇEĞİ VARKEN BİLİMDEN UZAK DÜZENLEME KABUL EDİLEMEZ” Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinin geri çekilmesi ya da kamu yararı ve bilimsel veriler esas alınarak kökten yeniden hazırlanması gerektiğini söyleyen Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, “Bu yasaya karşı hep birlikte yüksek sesle itiraz etmeli, kamuoyunu bilgilendirmeli ve mesleğimizin, bilimin ve ülkemizin geleceğini korumalıyız. Bu kadar afetin yaşandığı, neredeyse yılda bir defa ölümlü depremlerin meydana geldiği, doğa olaylarının insan eliyle ne yazık ki afete dönüştüğü ülkemizde jeoloji, jeofizik mühendisleri ve yer bilimcilere şiddetle ihtiyaç vardır. Kamuda çalışan mühendislerin ücretlerinin iyileştirilmesi, yasal düzenlemeler yapılırken bilimin, sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin ve ilgili meslek odalarının görüşlerinin alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Gürer'den yabancılara gayrimenkul satışlarına sınırlama önerisi Haber

Gürer'den yabancılara gayrimenkul satışlarına sınırlama önerisi

SERHAT AKARSU ADANA (İLKHABER) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yabancıların Türkiye'de edindikleri taşınmaz miktarının artışına dikkat çekmek ve bu konudaki olumsuzlukları engellemek amacıyla Tapu Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öneren bir kanun teklifi sundu. Önerilen değişikliğe göre, yabancıların Türkiye'de edindikleri taşınmazların, ilgili ilçenin toplam yüzölçümünün yüzde 5'inden fazla olmaması gerekiyor. Gürer, teklifinin gerekçesinde, Türkiye'de son yıllarda yabancıların edindikleri konut, işyeri, tarla ve arsa gibi taşınmaz miktarında ciddi oranda artış olduğuna dikkat çekiyor. Gürer, yabancıların ülkemizden büyük miktarda arazi edinmesinin neden olduğu olumsuzluklara da değiniyor. Bu olumsuzluklar arasında, ülkenin ulusal güvenliğinin tehlikeye girmesi, tarım arazilerinin yabancılar tarafından kontrol altına alınması, yerel yaşam tarzı, kültürü ve geleneklerinin olumsuz etkilenmesi, toplumsal eşitsizliğin artması ve sosyal gerilimlerin artması yer alıyor. Gürer, teklifinin, bu olumsuzlukların önüne geçilmesine katkı sağlayacağını savunuyor. Gürer'in teklifi, Türkiye'de yabancılara gayrimenkul satışının sınırlandırılması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Teklifin, TBMM'de kabul görmesi durumunda, Türkiye'de yabancılara gayrimenkul satışının daha sıkı şekilde kontrol edilmesi anlamına gelecek. Teklifin kabul görmesi halinde, Türkiye'de yabancılara gayrimenkul satışının nasıl etkileneceği henüz net olarak bilinmiyor. Ancak, teklifin, yabancıların Türkiye'den gayrimenkul satın alımını caydırıcı bir etkiye sahip olması bekleniyor. Teklifin kabul görmemesi durumunda ise, Türkiye'de yabancılara gayrimenkul satışı, mevcut durumdaki gibi devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.