#TBMM

İLKHABER-Gazetesi - TBMM haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, TBMM haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM Dilekçe Komisyonu Nisan raporunu yayımladı Haber

TBMM Dilekçe Komisyonu Nisan raporunu yayımladı

TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı, AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu’nun 28. Yasama Dönemi çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamık, Komisyonun vatandaşlardan gelen her başvuruyu demokrasiye katkı olarak gördüğünü belirterek, dilekçe hakkının yalnızca bireysel başvuru yolu olmadığını, aynı zamanda vatandaşların yönetime katılımının ve toplumsal beklentilerin Meclis’e taşınmasının etkili araçlarından biri olduğunu ifade etti. TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık şunları söyledi; "Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu olarak 28. dönemde, halkımızın dile getirdiği her sesin, demokrasiye güç katan bir katkı olduğunun bilinciyle faaliyetlerimizi yürüttük. Dilekçe hakkı, yalnızca bireysel bir başvuru yolu değil; vatandaşlarımızın yönetime katılımının ve toplumsal beklentilerin Meclis'e taşınmasının en etkili araçlarından biridir. Bu dönemde Komisyonumuza ulaşan dilekçeler, toplumun farklı kesimlerinden gelen sorunları ve beklentileri yansıtarak bizlere önemli bir veri kaynağı oluşturmuştur. Vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarından kamu hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede dile getirdiği talepler, çözüm süreçlerimize ışık tutmuş; demokratik katılımı daha da güçlendirme yönündeki kararlılığımızı pekiştirmiştir. Dijitalleşmenin sunduğu imkânlar doğrultusunda, E-Devlet üzerinden yapılan başvuruların artması, dilekçe hakkının erişilebilirliğini ve etkinliğini önemli ölçüde artırmıştır. Komisyonumuz, bu dönüşüme öncülük eden çalışmalarıyla E-Demokrasi anlayışının gelişimine katkı sağlamış, vatandaşlarımızın yönetime doğrudan katılımını teşvik etmiştir. Dönem içinde faaliyette bulunan alt komisyonlarımız da, belirli alanlarda derinlemesine araştırmalar ve çözüm odaklı çalışmalar gerçekleştirmiştir. Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu, ekonomik bilinç düzeyinin artırılmasına yönelik önemli öneriler geliştirmiştir. İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu, çocuklarımızın daha güvenli eğitim ortamlarında büyümesi için kapsamlı çalışmalar yapmıştır. Öte yandan, dilekçelerde ifade edilen sorunların sahada doğrudan gözlemlenebilmesi amacıyla gerçekleştirilen yerinde inceleme ziyaretleri, çözüm önerilerimizin daha sağlam temellere dayanmasına olanak sağlamıştır. TBMM Dilekçe Komisyonu, vatandaşla doğrudan temas kuran nadir kurumsal mekanizmalardan biri olarak, yalnızca bireysel başvuruları değerlendirmekle kalmaz; bu başvuruların işaret ettiği toplumsal ihtiyaçları tespit edip çözüm yolları geliştirme misyonunu da üstlenir. Komisyonumuzun kararlılıkla yürüttüğü çalışmalar sonucunda Cumhurbaşkanlığına arz ettiğimiz ve 17 Mayıs tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs'ın "Finansal Okuryazarlık Günü" ilan edilmesi, bu yaklaşımın en somut ve güncel örneklerinden biridir. Toplumdan gelen taleplerin dikkatle analiz edilmesi, ilgili kurumlarla sürdürülen verimli iş birlikleri ve konunun kamu gündemine taşınmasındaki stratejik yönlendirmeler, bu süreci başarıya ulaştırmıştır. Böylece Dilekçe Komisyonumuz, yalnızca şikâyetlerin değil, çözüm üreten vizyonun da adresi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. 28'inci Yasama Dönemi boyunca Komisyonumuzda bugüne kadar yürütülen çalışmalar içeren bu faaliyet raporu; Komisyonumuzun çalışmalarını kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşmak, vatandaşlarımızı dilekçe hakkı konusunda bilinçlendirmek ve yasama süreçlerine katılımı teşvik etmek amacıyla sunulmuştur.” KOMİSYONA GELEN BAŞVURULAR TBMM Dilekçe Komisyonu’nun Nisan 2026 Basın Bülteni’nde, Komisyona 1 Nisan 2026 ile 1 Mayıs 2026 tarihleri arasında gelen toplam dilekçe sayısı ile Başkanlık Divanı tarafından karara bağlanan dilekçe sayısına ilişkin veriler paylaşıldı. Buna göre, söz konusu dönemde Komisyona toplam 1.544 dilekçe ulaştı. Başkanlık Divanı tarafından incelenen dilekçe sayısı 1.395 olurken, bu dilekçeler kapsamında 783 karar alındı. Başvuruların önemli bölümünün elektronik ortam üzerinden yapıldığı bildirildi. Komisyona ulaşan başvurular içinde elektronik başvuru oranı yüzde 86,59 olarak kayıtlara geçti. E-Dilekçe yoluyla yapılan başvuru sayısı 1.337 oldu. Başvuruların cinsiyete göre dağılımında ise dilekçelerin yüzde 87,58’inin erkekler, yüzde 12,41’inin kadınlar tarafından yapıldığı belirtildi. Ayrıca 13 dilekçenin, toplam başvurular içinde yüzde 0,84’lük oranla tüzel kişilerce oluşturulduğu kaydedildi. Başvuru konularına göre yapılan dağılımda, Komisyon Başvuru İşlemleri başlığı 283 dilekçe ve yüzde 31,33 oranıyla ilk sırada yer aldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik alanında 190 dilekçe ile yüzde 21,04’lük oran oluştu. Basın ve Medya başlığında 178 dilekçe ve yüzde 19,71 oranı kaydedildi. Diğer Konular başlığı altında ise 252 dilekçe ve yüzde 27,90 oranı yer aldı. Komisyona Nisan 2026 döneminde günlük ortalama 51,46 dilekçe geldiği bildirildi. Mart 2026 döneminde Komisyona ulaşan dilekçe sayısının 1.456 olduğu dikkate alındığında, Nisan ayında başvuru sayısında yüzde 5,69 oranında artış meydana geldiği ifade edildi. Başvuruların illere göre dağılımında, en çok dilekçe gelen iller arasında Ankara ilk sırada yer aldı. Ankara’dan gelen başvuruların oranı yüzde 20,03 olarak açıklandı. İstanbul yüzde 9,30, İzmir ise yüzde 5 oranıyla listede öne çıkan diğer iller oldu. En az başvuru yapılan illerin ise birer dilekçe ile Kilis ve Muş olduğu belirtildi. Başvuruların alınma şekline göre yapılan sınıflandırmada, E-Dilekçe üzerinden 1.337 başvuru yapıldı. Kayıtlı Elektronik Posta yoluyla 119 dilekçe, posta yoluyla 78 dilekçe, elden 8 dilekçe ve kurum içi yöntemle 2 dilekçe Komisyona ulaştı. 1 Nisan 2026 ile 1 Mayıs 2026 tarihleri arasında sisteme 1.973 kişinin kaydolduğu, hâlihazırda programa kayıtlı kişi sayısının ise 500.530 olduğu açıklandı. Bültende, karar ve incelenen dilekçe sayıları arasındaki farkın, benzer konulardaki dilekçelerin birlikte incelenmesi ve haklarında tek bir karar alınmasından kaynaklandığı bilgisine de yer verildi. DİVAN, KARMA KOMİSYON VE ALT KOMİSYON ÇALIŞMALARI Dilekçe Komisyonuna gelen başvuruların öncelikle Komisyon Başkanı, Başkanvekili, Sözcü ve Kâtipten oluşan Başkanlık Divanı tarafından incelendiği belirtildi. Başkanlık Divanı’nın 1 Nisan 2026 ile 30 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 2 toplantıda, 1.395 dilekçe hakkında 783 karar aldığı bildirildi. Bu kararlardan 49’una, TBMM İçtüzüğü’nün 116’ncı maddesi kapsamında milletvekilleri tarafından itiraz edildi. Ayrıca aynı tarihler arasında 3 dilekçenin mevzuata uygun olmaması ya da mükerrer olması sebebiyle işlemden kaldırılarak hıfz edildiği kaydedildi. Bültende, karar ve incelenen dilekçe sayıları arasındaki farkın, benzer konulardaki dilekçelerin birlikte incelenmesi ve haklarında tek bir karar alınmasından kaynaklandığı notu bir kez daha paylaşıldı. Karma Alt Komisyon çalışmaları kapsamında, 6328 sayılı Kanun uyarınca Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon Alt Komisyonu’nun 8 Nisan 2026 tarihinde toplandığı açıklandı. Karma Alt Komisyon Başkanı Behiye Eker başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Kamu Denetçilerinin 2025 Yıllık Raporu kapsamında kendi faaliyet alanlarıyla ilgili sunumları gündeme alındı. Toplantıda, Kamu Denetçilerinin 2025 Yıllık Raporu çerçevesindeki faaliyet alanlarına ilişkin sunumlar dinlendi. Alt komisyon çalışmaları kapsamında, İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu’nun 30 Nisan 2026 tarihinde yaptığı toplantıya ilişkin bilgilere de yer verildi. Toplantıda, alt komisyon çalışmaları sonucunda hazırlanan raporun Dilekçe Komisyonu Genel Kurulunda görüşülmek üzere Dilekçe Komisyonu Başkanlığına sunulmasına karar verildi. Alt Komisyon tarafından gerçekleştirilen görüşmeler, saha incelemeleri ve hazırlanan raporda; çocukların dijital ortamlarda maruz kaldığı akran zorbalığı, siber şiddet ve zararlı içerik risklerine dikkat çekildi. Çocukların korunmasını esas alan, akran nezaketi kültürünü destekleyen ve dijital güvenliği güçlendiren mevzuat düzenlemelerine ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Bu kapsamda, 22 Nisan 2026 tarihli ve 7578 sayılı Kanun ile hayata geçirilen sosyal ağlara yaş sınırlaması, oyunlarda yaş derecelendirmesi ve yurt dışı kaynaklı oyun sağlayıcılara temsilcilik yükümlülüğü gibi düzenlemelerin, Alt Komisyonun tespit ve önerilerinin politika düzeyinde somut karşılık bulduğunu gösterdiği ifade edildi. DİKKAT ÇEKEN DİLEKÇELER Komisyon Başkanlık Divanı tarafından yayımlanan 55’inci ve 56’ncı Karar Cetvellerinde karara bağlanan dilekçeler arasında yer alan bazı dikkat çekici talepler, konu başlıkları itibarıyla bültende ayrı ayrı paylaşıldı. Söz konusu talepler, 1 Nisan 2026 ile 1 Mayıs 2026 tarihleri arasındaki başvurular arasından derlendi. Adalet Hizmetleri ve Ceza İnfaz Sistemi başlığında, Konya’nın Selçuklu ilçesinden yapılan başvuruda, şüpheli ölüm vakalarında etkin soruşturma yükümlülüğünün güçlendirilmesi, uygulama standartlarının geliştirilmesi ve sistemsel inceleme yapılması talep edildi. Aile, Evlilik ve Sosyal Destek Politikaları başlığında, başvuru sahibinin gizli tutulduğu bir dilekçede, kına ve düğün gibi yüksek maliyetli organizasyonların evlilik üzerindeki ekonomik ve toplumsal baskıyı artırdığı belirtilerek, evliliğin sade nikâh ile gerçekleştirilmesini teşvik edecek düzenlemelerin yapılması istendi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Hizmetleri başlığında, başvuru sahibinin gizli tutulduğu dilekçede, kamu kurumlarına personel alımlarında yaş sınırının yükseltilmesi talep edildi. Çevre, Şehircilik ve Kamusal Alan Düzenlemeleri başlığında, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinden yapılan başvuruda, açık alanlarda, dar kaldırımlarda ve yaya geçiş yollarında sigara içilmesinin yasaklanması talep edildi. Dijital Mecralarda Güvenlik ve Denetim Talepleri başlığında, Kocaeli’nin Darıca ilçesinden yapılan başvuruda, ilkokul çağındaki çocukları korumak amacıyla bilişim ve siber güvenlik denetiminden geçmeyen dijital oyunlara erişimin kısıtlanması istendi. Elektronik Haberleşme ve Dijital Hizmetler başlığında, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinden yapılan başvuruda, internet oyunlarında silah ve şiddet içeren içeriklerin yaş sınırlamasına tabi tutulması ve çocuklar ile gençleri korumaya yönelik özel bir yasal düzenleme yapılması talep edildi. Sigara, Tütün ve Bağımlılıkla Mücadele başlığında, kamusal alanlarda sigara kullanımıyla ilgili yeni uygulamalar getirilmesi ve denetimlerin sıklaştırılması talep edildi. Ticaret ve Ekonomik Alana İlişkin Düzenleme Talepleri başlığında, başvuru sahibinin gizli tutulduğu dilekçede, ilk kez ev sahibi olacak vatandaşlara yönelik düşük faizli ve uzun vadeli konut kredisi sağlanması istendi. Trafik, Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri başlığında, Düzce’nin Akçakoca ilçesinden yapılan başvuruda, karavanların diğer araçlar gibi yasal park alanlarından faydalanamamasından şikâyet edildi. Yasal Düzenleme Talepleri başlığında, başvuru sahibinin gizli tutulduğu dilekçede, bireysel silahlanmanın sınırlandırılması ve silahların muhafazasının denetlenmesine yönelik kanuni düzenleme yapılması talep edildi. Diğer Talepler başlığında da farklı başvurulara yer verildi. İstanbul’un Ümraniye ilçesinden yapılan başvuruda, silah bulundurma ruhsatı sahiplerinin poligona gidiş izinlerinin E-Devlet üzerinden alınabilmesi istendi. Sakarya’nın Erenler ilçesinden yapılan başvuruda, YKS sınavında 34 yaş üstü erkek adaylara kontenjan ayrılması talep edildi. İstanbul Üsküdar’dan yapılan başvuruda, Eyüpsultan bölgesinde yer alan bir semtin adının değiştirilmesi istendi. İstanbul Kadıköy’den yapılan başvuruda ise TSK bünyesindeki er ve erbaşların eğitim sürecine AFAD müfredatının entegre edilmesi ve terhis sonrası sivil afet müdahale ağlarının kurulması talep edildi. ÇÖZÜME KAVUŞAN BAŞVURULAR VE HEDEFLER Komisyon Başkanlık Divanı tarafından yayımlanan 51’inci, 52’nci, 53’üncü ve 54’üncü Karar Cetvellerinde karara bağlanan dilekçeler arasında çözüme kavuşturulan bazı talepler de bültende ayrıntılı şekilde yer aldı. Çözüme kavuşturulan başvurular, 1 Nisan 2026 ile 1 Mayıs 2026 tarihleri arasındaki dönem kapsamında paylaşıldı. Annesinin devlete bağlı engelli bakım merkezine kabul edilmesi için yapılan başvuruya ilişkin süreçte, annesinin devlet engelli bakım merkezine alınması için ivedi yardım talep eden dilekçinin başvurusu değerlendirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 17 Nisan 2026 tarihli ve E-72079556-000-20902484 sayılı cevabi yazısında, dilekçinin annesinin ikamet ettiği ildeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvurması halinde işlem yapılacağı belirtildi. Yaptığı kazaya dair kamera görüntülerini talep ettiği dilekçesine cevap verilmediğini bildiren başvuruya ilişkin olarak, dilekçe sahibinin müracaatlarına istinaden 18 Şubat 2026 tarihinde yapılan işleme ilişkin kendisine gerekli tebligatın yapıldığı ifade edildi. Çubuk Kaymakamlığı’nın 19 Şubat 2026 tarihli oluruyla görevli personel hakkında gerekli araştırma ve soruşturmanın başlatıldığı bildirildi. Ayrıca dilekçinin Çubuk Kaymakamlığı’na verdiği şikâyet dilekçesinde belirttiği 2 Şubat 2026 tarihinde meydana gelen “Mala Zarar Verme” olayıyla ilgili adli tahkikata başlandığı ve düzenlenen tahkikat dosyasının Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tespit edildi. Hizmet aldığı GSM operatörüyle ilgili şikâyetlerini ilettiği BTK’nın konuyla ilgili yeterli denetim yapmadığına yönelik başvuruya ilişkin de bilgi verildi. Buna göre, elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile anılan kanuna dayanılarak yayımlanan ikincil mevzuat ve yetki belgeleri kapsamında yer alan yükümlülüklere uyum konusunda BTK denetimine tabi olduğu belirtildi. Kurumun ve dilekçe sahibinin şikâyetlerine ilişkin olarak haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeciler hakkında denetimlerin planlı ve re’sen olmak üzere düzenli şekilde gerçekleştirildiği, alınan kararlara Kurumun resmî internet sitesinden, https://www.btk.gov.tr/kurul-kararlari adresinden ulaşılabildiği bilgisi paylaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de yaşanan elektrik kesintilerinden şikâyet eden dilekçinin başvurusu hakkında da değerlendirme yapıldı. İlçe merkezinin alternatif besleme kaynağına kavuşturulması amacıyla TEİAŞ tarafından Tavşanlı TM tesis işinin yatırım programına alındığı bildirildi. Tavşanlı TM’nin devreye alınmasıyla birlikte büyük kesinti durumlarında yük aktarımları yapılarak kesinti sürelerinin önemli ölçüde azalacağı belirtildi. Ayrıca yatırım planı kapsamında Tavşanlı TM’ye aktarılacak hatların yer altına alınmasının planlandığı, bu sayede hava muhalefetinin etkisinin minimum seviyeye indirileceği bilgisi verildi. Manisa’nın Kula ilçesine doğalgaz altyapısı yapılması talebine ilişkin başvuruda, Kula şehrinde doğal gaz dağıtım şebekesi yatırımlarının devam ettiği bildirildi. Başvuru sahibinin daha önce yaptığı başvuruların şirkete ulaştığı, ilgili alanın Kentsel Sit alanı olması ile izin ve çalışma koşulları nedeniyle 2026 yılı yatırım planlamasına dahil edildiği belirtildi. Başvuruya konu Ahmet Atay Sokak’ta henüz doğal gaz şebekesi bulunmadığı açıklandı. Kula Belediye Başkanlığı’nın 28 Ekim 2022 tarihli ve 6636 sayılı yazısı ile talebe konu adresin yan sokağı olan Abdürrahim Özer Sokak’ın da dahil olduğu bazı yol ve sokaklar için Kentsel Sit alanı içinde sokak sağlamlaştırma çalışmaları kapsamında alınmış genel izinler ile ilgili altyapı kuruluşlarının yatırım programlaması ve yapılması talebi kapsamında, Abdürrahim Özer Sokak’ta doğal gaz şebekesinin tamamlandığı kaydedildi. Özetle, bölünmüş parselin Abdürrahim Özer Sokak’a bakan tarafında doğal gaz şebeke hattının mevcut olduğu, ancak başvuruya konu Ahmet Atay Sokak’ta henüz doğal gaz şebekesi bulunmadığı ifade edildi. Lütfiye Danaç ve ailesiyle de görüşmeler yapılarak bilgi verildiği, ivedi çözüm için Kula Belediye Başkanlığına 26 Şubat 2026 tarihli yazıyla kazı ve ruhsat izni başvurusu yapıldığı, izinlerin alınmasının ardından adresin şebeke hattı imalatının tamamlanarak başvuru sahibinin aboneliğe davet edileceği belirtildi. Sağlık kuruluşlarında yoğun bakım servislerinde görev yapan personelin çalışma şartları ve özlük haklarına ilişkin talep hakkında Sağlık Bakanlığınca yapılan değerlendirmeye de yer verildi. Değerlendirmede, yoğun bakım servislerinde görev yapan sağlık personelinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, personel sayısının artırılması ve özlük haklarına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Emeklilik işlemleri sırasında yaşanan gecikmeler ve maaş bağlama sürecine ilişkin şikâyet hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen cevap da bültende yer aldı. Kurumun cevabında, emeklilik işlemlerinde yaşanan yoğunluk nedeniyle bazı gecikmeler meydana geldiği, ancak işlemlerin hızlandırılması amacıyla teknik altyapı ve personel desteği çalışmalarının devam ettiği ifade edildi. Üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarına ilişkin talep kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından verilen yanıtta, yeni yurt projelerinin sürdüğü, mevcut kapasitenin artırılmasına yönelik çalışmalar yapıldığı ve öğrencilerin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik planlamaların devam ettiği bildirildi. Şehir içi toplu taşıma ücretlerine ilişkin düzenleme talebi hakkında ilgili belediye tarafından yapılan açıklamaya da yer verildi. Açıklamada, toplu taşıma hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından maliyet analizlerinin devam ettiği, vatandaş taleplerinin değerlendirildiği ve gerekli düzenlemelerin ilgili kurullarca incelendiği belirtildi. Bültende ayrıca vatandaş talepleri ve dijital başvuru sistemine ilişkin değerlendirmeler de paylaşıldı. TBMM Dilekçe Komisyonuna yapılan başvuruların büyük çoğunluğunun elektronik ortam üzerinden gerçekleştirildiği belirtilirken, E-Devlet sistemi üzerinden yapılan başvuruların vatandaşların erişimini kolaylaştırdığı ifade edildi. Komisyon tarafından yapılan değerlendirmede, dijital başvuru sistemlerinin vatandaşların yönetime katılımını artırdığı, başvuru süreçlerini hızlandırdığı, dilekçe hakkının kullanımını kolaylaştırdığı ve bürokratik süreçlerin azaltılmasına katkı sunduğu vurgulandı. Komisyon, vatandaşların kamu hizmetleri, sosyal güvenlik, eğitim, sağlık, çevre, altyapı, dijital güvenlik ve ulaşım gibi çok farklı alanlarda yoğun başvurularda bulunduğunu belirtti. Komisyonun hedeflerine ilişkin bölümde ise TBMM Dilekçe Komisyonu’nun önümüzdeki süreçte vatandaş odaklı hizmet anlayışını güçlendirmeyi, dijital başvuru altyapısını geliştirmeyi, çözüm süreçlerini hızlandırmayı, vatandaşların dilekçe hakkına ilişkin farkındalığını artırmayı ve demokratik katılımı desteklemeyi hedeflediği ifade edildi. Komisyon tarafından yayımlanan raporda, vatandaşlardan gelen başvuruların yalnızca bireysel talepler olarak değil, aynı zamanda kamu politikalarının geliştirilmesinde önemli bir veri kaynağı olarak değerlendirildiği belirtildi. Sonuç ve değerlendirme bölümünde, TBMM Dilekçe Komisyonu tarafından yayımlanan Nisan 2026 Basın Bülteni’nde vatandaşların yönetime katılım mekanizmalarına ilgisinin arttığına dikkat çekildi. Raporda özellikle dijital başvuruların yükselişi, sosyal taleplerin çeşitlenmesi, gençler ve çocuklara yönelik koruyucu düzenleme beklentileri, ekonomik ve sosyal destek talepleri ile altyapı ve kamu hizmetlerine ilişkin başvurular öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Komisyon, vatandaşlardan gelen başvurular doğrultusunda ilgili kurumlarla iş birliğini sürdürerek çözüm odaklı çalışmalarına devam edeceğini bildirdi.

Özgür Özel'den gıda enflasyonu çıkışı: Dünyanın tam 17 katı Haber

Özgür Özel'den gıda enflasyonu çıkışı: Dünyanın tam 17 katı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı'nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN'dan HAVELSAN'a, TUSAŞ'ımızından TÜBİTAK'ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973'te kurulan TUSAŞ'ı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten başlayarak TUSAŞ'taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye'de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4'e yükseldiğini belirten Özel, "Dört ay önce 30'un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16'ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30'dan 16'ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4'e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16'lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun', dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı'nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri'nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek'in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek'in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek'ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek' dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek'in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım' dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek'in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek'i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın' demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.' Çünkü Muhittin Bey'e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.

Sigara yasağı sil baştan değişiyor: Nakit ödeme kalkıyor, cezalar 100 katına mı çıkıyor? İşte yasaklanan o yerler Haber

Sigara yasağı sil baştan değişiyor: Nakit ödeme kalkıyor, cezalar 100 katına mı çıkıyor? İşte yasaklanan o yerler

Türkiye'de tütün ve tütün mamulleriyle mücadele stratejisi tamamen yeni bir boyuta evriliyor. Cumhurbaşkanlığı makamına sunum aşamasına getirilen ve AK Parti tarafından kısa süre içinde TBMM gündemine taşınması beklenen yeni yasal düzenleme paketi, sigara içenlerin günlük yaşam konforunu kökten değiştirecek radikal kısıtlamalar içeriyor. Hazırlanan taslak metin, sadece geleneksel sigaraları değil, özellikle son yıllarda gençler arasında salgın gibi yayılan e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerini de markaj altına alıyor. Yeni dönemde kamusal alanlardaki 'özgürlük' yerini çok daha sert denetimlere ve 'daraltılmış' bölgelere bırakacak. SATIŞLARDA NAKİT DÖNEMİ BİTİYOR MU? Taslağın en dikkat çekici maddelerinden biri, tütün ürünlerine erişimi zorlaştırmak adına satış kanallarında yapılacak devrim niteliğindeki değişiklikler oldu. Sigara satın alırken nakit ödeme yönteminin tamamen kaldırılması planlanırken, tüm alışverişlerin izlenebilirliği için elektronik ortam şartı getiriliyor. Bunun yanı sıra reklam etkisini sıfırlamak amacıyla paketler 'adet, miktar ve boyut' açısından tek tip hale getirilecek. Artık marketlerde sigaralar müşterilerin doğrudan ulaşamayacağı kapalı dolaplarda muhafaza edilecek. Düzenlemenin hayata geçmesiyle birlikte, günlük dilde kullanılan 'uzun' veya 'kısa' gibi paket tarifleri de tarihe karışacak. 18 yaş altı bireylerin bu ürünlere ulaşmasını engellemek için yaş ve miktar takibi dijital sistemler üzerinden anlık olarak yapılacak. PLAJLARDA VE PARKLARDA 'DAR KORİDOR' DÖNEMİ Sosyal yaşam alanlarındaki kısıtlamalar ise sınır tanımıyor. Yeni taslağa göre restoran ve lokanta gibi işletmelerin açık alanlarından plajlara kadar çok geniş bir sahada tütün kullanımı sınırlandırılacak. Özellikle kıyı şeritlerinde, belirlenen özel tüketim alanları arasındaki mesafenin 200 metreden az olmaması şartı getiriliyor. Kamu binalarının girişlerine de 'mesafe ayarı' geliyor. Buna göre, kamu kuruluşlarının uzağında en az 20 metre, okul, ibadethaneler ve sosyal hizmet binalarının yerleşkelerine ise en az 10 metre mesafede tütün ürünü tüketilemeyecek. Çocuk parkları ve spor sahaları ise tamamen 'dumansız hava sahası' ilan edilerek bu alanlarda hiçbir şekilde tüketim bölgesi oluşturulmasına izin verilmeyecek. DENETİMLERDE SES VE GÖRÜNTÜ KAYDI ALINACAK Yeni düzenleme sadece yasakları değil, bu yasakların takibini yapacak teknolojik altyapıyı da beraberinde getiriyor. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Tütün Denetim Destek Ekipleri, işletme denetimlerinde artık daha yetkili olacak. İhlallerin kanıtlanması amacıyla denetimler sırasında ses ve görüntü kaydı alınabilecek, elektronik denetim sistemleri aktif olarak kullanılacak. Kuralları hiçe sayanları ise oldukça ağır yaptırımlar bekliyor. Mevcut idari para cezalarının 100 katına kadar artırılması öngörülürken, 2026 itibarıyla bireysel kullanıcılar için 1764 TL ile 5 bin TL arasında değişen cezaların çok daha yüksek seviyelere çekilmesi masada. İşletmeler içinse 122 bin 660 TL'ye kadar çıkan usulsüzlük cezalarının katlanarak artması bekleniyor. 2040 HEDEFİ: TÜTÜNSÜZ TÜRKİYE Hükümetin bu sert hamlelerinin arkasında ise uzun vadeli ve kararlı bir sağlık vizyonu yatıyor. Taslakta öngörülen kritik adımların en geç 2028 yılına kadar tamamlanması hedeflenirken, nihai takvim de netleşti. Türkiye, 1 Ocak 2040 tarihinden itibaren tütün ürünü üretimini ve satışını tamamen durdurarak tütünsüz bir ülke olmayı planlıyor. Bu süreçte nikotin içeren her türlü yeni nesil cihaz da sigara ile aynı statüde değerlendirilerek mücadele kapsamına dahil edilecek. Özellikle e-sigara bağımlılığına karşı sağlık otoritelerinin yaptığı acil müdahale çağrıları, bu yasa taslağının omurgasını oluşturuyor.

12. Yargı Paketi maddeleri neler, Meclis'e ne zaman gelecek? 12. Yargı Paketi içeriği kimleri, nasıl etkileyecek? Haber

12. Yargı Paketi maddeleri neler, Meclis'e ne zaman gelecek? 12. Yargı Paketi içeriği kimleri, nasıl etkileyecek?

Türkiye'nin hukuk sisteminde köklü değişiklikler öngören 12. Yargı Paketi için geri sayım hızlandı. Adalet Bakanlığı'nın titizlikle yürüttüğü çalışmalarda, toplumsal beklentilerin odağındaki nafaka, boşanma süreçleri ve infaz sistemi gibi başlıklar masaya yatırıldı. Bakan Akın Gürlek, daha önce Meclis'e sunulan ancak eksiklikler nedeniyle geri çekilen paketin, çok daha kapsamlı bir yapıyla yeniden hazırlandığını duyurdu. Yeni düzenlemenin temel hedefi, vatandaşın yargıya olan güvenini artırmak ve adliye koridorlarındaki işlem sürelerini minimize etmek olarak belirlendi. BOŞANMA DAVALARINDA YENİ DÖNEM: 10 YIL SÜREN DOSYALAR NASIL HIZLANACAK? Özellikle yıllarca süren çekişmeli boşanma davaları, yeni paketin en can alıcı noktalarından birini oluşturuyor. Bakan Gürlek, bu süreçlerin vatandaşları mağdur ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Boşanma davaları çok uzun süre devam ediyor. Sekiz yıl, on yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. İnşallah 12. Yargı Paketinde çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanması olarak getirmek istiyoruz. Birinci konumuz bu." İNFAZ DÜZENLEMESİ VE AF İDDİALARINA NET CEVAP Kamuoyunda sıkça dile getirilen "af yasası" veya "infaz indirimi" beklentilerine dair Bakanlıktan kesin bir dille reddediş geldi. İnfaz sistemine dair soruları yanıtlayan Gürlek, "İnfaz düzenlemesi yok. Özellikle dava süreçlerinin hızlanması konusunda bir kısım düzenlememiz var. Aynı şekilde boşanma davaları biliyorsunuz yıllarca sürüyor. Bu konuda boşanma davalarının çabuklaştırılmasına ilişkin bir kısım düzenlememiz var. Özellikle suça sürüklenen çocukların cezalarının artırılmasına ilişkin bir düzenleme var. Şu an tabii Meclisimizde olduğu için içeriğiyle ilgili fazla ayrıntılı bilgi vermek istemiyoruz. Kapsamlı bir çalışma yaptık." dedi. ÇOCUK SUÇLARI VE AMATEM SÜRECİNDE RADİKAL KARARLAR Son dönemde artış gösteren çocuk suçluluğu ile mücadele kapsamında cezai yaptırımların ağırlaştırılması gündemde. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önüne geçilmesini hedeflediklerini vurgulayan Gürlek, "Çocuklarla ilgili cezaları yetersiz buluyorum. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Meclis'te bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. Bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz." bilgisini paylaştı. Ayrıca uyuşturucu suçlarından hüküm giyen çocuklar için AMATEM sürecinin tahliyeden 6 ay önce cezaevinde başlatılacağı belirtildi. YARGI SİSTEMİNDEKİ 12,5 MİLYON DOSYA YÜKÜ NASIL ERİYECEK? Türkiye genelindeki dosya yoğunluğuna dikkat çeken Bakanlık, alternatif çözüm yöntemlerini genişletmeyi planlıyor. Bakan Gürlek, dosya sayısının fazlalığına değinerek şunları kaydetti: "Bu dosya sayısı çok fazla. 12,5 milyon dosya dünyada hiçbir yerde yok. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için gerekli adımlar atmamız gerekiyor. Uzlaştırma müessesesi genişletildi, arabuluculuk müessesesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim savcının yüzünü görmek istiyor. Bu konuda yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz." İş dünyasını yakından ilgilendiren ticari davalar hakkında da önemli mesajlar veren Gürlek, "Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır. Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil, daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir." açıklamasında bulundu. 12. Yargı Paketi'nin kısa süre içerisinde TBMM gündemine gelerek yasalaşma sürecinin tamamlanması bekleniyor.

12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak, maddeleri neler, af ve infaz düzenlemesi var mı? Haber

12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak, maddeleri neler, af ve infaz düzenlemesi var mı?

Türkiye'nin hukuk gündeminde üst sıralarda yer alan 12. Yargı Paketi için hazırlıklar titizlikle sürdürülüyor. Geçtiğimiz yıl sonunda yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi'nin ardından gözler, Adalet Bakanlığı'nın üzerinde çalıştığı yeni düzenlemelere çevrildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, özellikle ticari uyuşmazlıklar ve yargı süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik stratejik adımlar atılacağını vurguladı. ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK: "HIZLI VE GÜVEN VEREN ADALET İNŞA EDECEĞİZ" Bakan Gürlek, yeni paketin temel felsefesini açıklarken iş dünyasına ve yargının hızına dikkat çekti. Bakan Gürlek, "Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır. Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil, daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir." ifadelerini kullanarak hedeflerini paylaştı. Ticari davalarda usul süreçlerinin sadeleştirilmesi, mahkemelerin iş yükünün dengelenmesi ve dijitalleşme ile süreçlerin etkin hale getirilmesi için çalışmaların durmaksızın devam ettiğini belirten Gürlek, "İş dünyasının doğrudan muhatap olduğu ticari davalar ve iş davaları uzun sürüyor. Sistemdeki sorunların çözümü için 12. Yargı Paketi'nde adımlar atacağız." dedi. ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVALARINDA ARABULUCULUK VE YENİ TEMYİZ MODELİ 12. Yargı Paketi içeriğinde en dikkat çeken başlıklardan biri de boşanma süreçleri oldu. Uzun yıllar süren davaların tarafları mağdur ettiğine değinen Bakan Gürlek, çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanması için çalıştıklarını bildirdi. Mevcut durumda 12,5 milyon dosyanın yargı sisteminde olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Bu dosya sayısı çok fazla. 12,5 milyon dosya dünyada hiçbir yerde yok. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için gerekli adımlar atmamız gerekiyor. Uzlaştırma müessesesi genişletildi, arabuluculuk müessesesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim savcının yüzünü görmek istiyor. Bu konuda yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz." şeklinde konuştu. Ayrıca yargılama sürelerini kısaltmak amacıyla "atlamalı temyiz" müessesesinin getirileceğini ifade eden Gürlek, bir dosyanın hem istinafa hem Yargıtay'a gitmesinin önüne geçileceğini açı. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE CEZA ARTIRIMI GELİYOR Toplumdaki hassasiyetleri ön planda tutan yeni pakette, suça sürüklenen çocuklarla ilgili cezai yaptırımların sertleştirilmesi planlanıyor. Çocukların karıştığı suçlarda cezaları yetersiz bulduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, "Çocuklarla ilgili cezaları yetersiz buluyorum. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Meclis'te bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. Bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz." bilgisini verdi. Suç örgütlerinin çocukları kullanması durumunda verilen cezaların da 12. Yargı Paketi ile tekrar artırılacağı kaydedildi. İNFAZ DÜZENLEMESİ VE AF ÇIKACAK MI? 12. YARGI PAKETİ MECLİS'E NE ZAMAN GELECEK? Kamuoyunda büyük bir merakla beklenen "af" ve "infaz düzenlemesi" konularına da değinen Bakan Akın Gürlek, mevcut önceliklerin farklı olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "İnfaz düzenlemesi 11. yargı paketinde yapılmıştı. Bununla ilgili bir çalışma yapıyoruz ama 12. yargı paketinde olup olmayacağını ve Meclis'ten geçip geçmeyeceğini bilmiyorum. 12. yargı paketinde başka önceliklerimiz var." açıklamasında bulundu. Pakette ayrıca avukatlar için maddi iyileştirmeler ve 30 milyon lira üzerindeki tapu işlemlerinde her iki taraf için avukat zorunluluğu gibi maddelerin de yer alması bekleniyor. Adalet Bakanlığı tarafından detaylandırılan çalışmalar tamamlandıktan sonra teklifin AK Parti Grubu tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulması öngörülüyor.

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te Haber

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te

Güler, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, kanun teklifinin 15 maddeden oluştuğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ekonomi ve yatırım haritasını yeniden şekillendirecek çok önemli bilgiler paylaştığını hatırlatan Güler, "Türkiye Yüzyılı'nda Yatırımlar için Güçlü Merkez Programı" ile İstanbul'un küresel ölçekte yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileriye taşımayı amaçladıklarını ifade etti. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin, "İstikrar Adası ve Güvenli Liman" olma konumunu somut adımlarla güçlendirdiklerini vurgulayan Güler, yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, "tek durak büro" gibi hızlanan süreçler, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ve yeni hamlelerle güçlü bir yatırım zemini oluşturacaklarını dile getirdi. Hayata geçirilecek kapsamlı reformlarla İstanbul'un, sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendireceklerine işaret eden Güler, atılacak adımların üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye katkı sunacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı yatırımcı dostu iklimi tahkim eden, üretimi ve ihracatı merkeze alan kanun teklifinin TBMM'nin gündemine geleceğini aktaran Güler, teklifin, Türkiye'nin küresel finans ve teknoloji liginde üst sıralara tırmanması için yürütülen kararlı ve stratejik bir hazırlığın ürünü olduğunun altını çizdi. "İMALATÇI İHRACATÇIMIZA 16 PUANLIK BİR VERGİ AVANTAJI SAĞLIYORUZ" Fırtınalı atmosferde Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "İstikrar Adası ve Güvenli liman" olduğunu bir kez daha tescil ettiğine dikkati çeken Güler, kanun teklif ile Türkiye'yi, küresel ticaret yollarının, finansal akışların ve teknolojik inovasyonun "merkez üssü" haline getireceklerini belirtti. AK Parti Grup Başkanı Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidiyoruz. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumlarımızın bu kazançlarına uygulanan vergiyi yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlarımız için ise yüzde 14’e indiriyoruz. Böylece imalatçı ihracatçımıza 16 puanlık bir vergi avantajı sağlamış oluyoruz. Transit ticaretin merkezi olma hedefimiz doğrultusunda, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç indirimini yüzde 50'den yüzde 100'e çıkararak tam muafiyet sağlıyoruz. Bu teşviki İstanbul Finans Merkezi dışındaki kurumlarımıza da yayarak, transit ticaret kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Ülkemize nitelikli yatırımcı ve döviz girişini artırmak amacıyla son üç yıl Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançlarını 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutuyoruz. Bu kişilerden veraset yoluyla mal intikallerinde ise vergi oranını sadece yüzde 1 olarak uygulayarak mülkiyet geçişini de kolaylaştırıyoruz." Türkiye'yi uluslararası firmalar için bölgesel bir operasyon ve yönetim merkezi haline getireceklerini, en az 3 farklı ülkede aktif faaliyet gösteren küresel gruplara hizmet verecek "Nitelikli Hizmet Merkezleri" kurulacağını anlatan Güler, bu merkezlerde görev yapacak nitelikli personelin ücretlerine mevcut asgari ücret istisnasına ilave olarak brüt asgari ücretin 3 katına kadar, İFM bünyesinde 5 katına kadar gelir vergisi istisnası getirileceğini ifade etti. Güler, böylece toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlayarak nitelikli insan kaynağının ve uluslararası yatırımların korunacağını vurguladı. İFM'nin küresel rekabet gücünü korumak için kurumlar vergisi indirim süresini 2047 yılına kadar uzatacaklarını söyleyen Güler, finansal faaliyet harç muafiyetini ise 5 yıldan 20 yıla çıkararak, yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki öngörülebilirlik sunacaklarını belirtti. Güler, genç girişimcilere ve teknoloji ekosistemine destekler sağlayacaklarını dile getirerek, "Tekno-girişim" şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını, mevcut bir yıllık brüt ücret tutarından brüt ücretin iki katına çıkaracaklarını bildirdi. "AMME BORÇLARININ TECİL VE TAKSİTLENDİRİLMESİNDEKİ SÜREYİ 72 AYA YÜKSELTİYORUZ" "Dijital Şirket" tanımıyla yeni nesil girişimlerin kuruluş maliyetlerini minimum düzeye düşüreceklerini aktaran Güler, kuluçka girişimcilerini de 3 yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutacaklarını ifade etti. AK Parti Grup Başkanı Güler, şunları kaydetti: "Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ekonomimize kazandırılmasının önünü açıyoruz. Sadece yurt dışı değil, yurt içinde olan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkların da banka ve aracı kurumlara bildirilerek sisteme dahil edilmesini sağlıyoruz. Normal şartlarda yüzde 5 olarak uygulanan vergi oranını, varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulma taahhüdüne göre sıfıra kadar indiriyoruz. Bildirilen bu varlıklar için hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağını kanunla teminat altına alıyoruz. İşletme bünyesine alınan bu kıymetlerin 2 yıl geçmedikçe sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmamasını şart koşarak sermaye yapılarımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yatırımcıyı korurken, desteklerken vergi borcunu ödemek isteyen ancak zorluklar yaşayan her bir esnafımızı, tacirimizi, vatandaşımızı da gözetiyoruz. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesinde yapacağımız değişiklikle, amme borçlarının tecil ve taksitlendirilmesindeki 36 aylık azami süreyi 2 katına çıkararak 72 aya yükseltiyoruz. Bununla birlikte, teminatsız tecil sınırını da artırarak 50 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Böylece borcunu ödeme niyetinde olan vatandaşımıza, esnafımıza, tacirimize hem daha uzun bir vade tanıyor hem de 1 milyon liraya kadar olan borçlarda teminat gösterme şartını kaldırmış oluyoruz." Kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğini aktaran Güler, teklifin daha sonra TBMM Genel Kurulunun gündemine geleceğini bildirdi. Abdullah Güler, yatırımın, teknolojinin desteklenmesine yönelik çalışmaları da sürdüreceklerini belirtti. Güler, "Şirketini burada kurup dünyanın her yerinde ticaret yapabilecek yatırımcıya, girişimciye kapımız açık. Onlara güven sağlayan, teknik manada kanununa derç eden teklifimizi arz etmiş olduk." diye konuştu. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporundaki yasal düzenlemelerin ne zaman hayata geçirileceğinin sorulması üzerine Güler, süreçteki çalışmaların sürdüğünü hatırlattı. Bu konuda samimi gayretlerinin ve inançlarının hiç değişmediğinin altını çizen Güler, "Süreçte silah bırakmanın ve PKK terör örgütünün kendisini feshedip dağıtmasının güçlü şekilde kurumlarımız, TSK, güvenlik kuvvetlerimiz, MİT Başkanlığımız tarafından ortaya konulması gerekiyor ki bu süreci destekleyecek, kalıcı hale getirecek idari ve yasal düzenlemeler hayata geçebilsin. Süreç devam ediyor." ifadelerini kullandı. Enflasyon rakamlarının hatırlatılması ve ara zam beklentisinin bulunduğunun belirtilmesi üzerine Güler, petrol fiyatlarındaki kırılgan durumun ve değişkenliğin dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enflasyonda baskı oluşturarak, fiyatlar genel düzeyinde artışa neden olduğunu kaydetti. Abdullah Güler, çalışanları, emeklileri, dar ve sabit gelirleri her zaman desteklediklerini belirterek, "Şu anda bu mahiyette, bu şekilde bir çalışma yok." dedi.

AK Parti ekonomi reformu için düğmeye bastı: Vergi indirimleri ve yatırımcı desteklerini içeren kanun teklifi TBMM'de Haber

AK Parti ekonomi reformu için düğmeye bastı: Vergi indirimleri ve yatırımcı desteklerini içeren kanun teklifi TBMM'de

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler tarafından TBMM Başkanlığına sunulan "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", Türkiye’nin ekonomi ve yatırım haritasını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Toplam 15 maddeden oluşan paket; üretimden ihracata, finanstan teknoloji girişimlerine kadar geniş bir yelpazede kritik düzenlemeler ve vergi teşvikleri içeriyor. İHRACATÇIYA VERGİ İNDİRİMİ VE 16 PUANLIK AVANTAJ Yeni düzenleme ile üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisi tahkim ediliyor. İmal ettikleri ürünleri doğrudan ihraç eden şirketler için kurumlar vergisi oranlarında ciddi bir iyileştirmeye gidiliyor. AK Parti Grup Başkanı Güler, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidiyoruz. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumlarımızın bu kazançlarına uygulanan vergiyi yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlarımız için ise yüzde 14’e indiriyoruz. Böylece imalatçı ihracatçımıza 16 puanlık bir vergi avantajı sağlamış oluyoruz." ifadelerini kullanarak yerli üretimin küresel pazardaki rekabet gücünün artırılacağını vurguladı. İSTANBUL FİNANS MERKEZİ KATILIMCILARINA TAM MUAFİYET İstanbul'un küresel bir finans ve yatırım üssü olma vizyonu kapsamında İstanbul Finans Merkezi (İFM) katılımcıları için devrim niteliğinde teşvikler hayata geçiriliyor. Transit ticaret faaliyetlerinden elde edilen kazanç indirimi yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarılarak tam muafiyet sağlanıyor. Bu teşvik İFM dışındaki kurumlara da yayılarak transit ticaret kazançlarının yüzde 95'i vergi dışı bırakılıyor. Ayrıca, İFM'nin küresel rekabet gücünü korumak adına kurumlar vergisi indirim süresi 2047 yılına kadar uzatılırken, finansal faaliyet harç muafiyeti de 5 yıldan 20 yıla çıkarılarak yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki öngörülebilirlik sunuluyor. NİTELİKLİ İSTİHDAMA VE TEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİNE DESTEK Türkiye'yi uluslararası firmalar için bölgesel bir operasyon merkezi haline getirecek düzenleme kapsamında, en az 3 farklı ülkede aktif olan küresel gruplara hizmet verecek "Nitelikli Hizmet Merkezleri" kuruluyor. Bu merkezlerde çalışan nitelikli personelin ücretlerine, brüt asgari ücretin 3 katına kadar; İFM bünyesinde ise 5 katına kadar gelir vergisi istisnası getiriliyor. Genç girişimcileri de unutmayan teklif, tekno-girişim şirketlerinde çalışanlara verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını brüt ücretin iki katına çıkarıyor. Ayrıca kuluçka girişimcileri 3 yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutulacak. VARLIK BARIŞI VE BORÇ TAKSİTLENDİRMEDE YENİ DÖNEM Yurt dışındaki ve yurt içinde kayıt dışı kalan varlıkların ekonomiye kazandırılması için 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yeni bir süreç başlatılıyor. Varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde tutulması durumunda vergi oranı sıfıra kadar indirilebilecek. Güler, bildirilmiş varlıklar için "hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağını kanunla teminat altına alıyoruz" diyerek yatırımcıya güven verdi. Öte yandan borç ödemede zorluk yaşayan vatandaşlar için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da değişikliğe gidilerek 36 aylık taksit sınırı 72 aya, teminatsız tecil sınırı ise 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltiliyor. EMEKLİ VE ÇALIŞANLARA ARA ZAM AÇIKLAMASI Meclis'teki basın toplantısında gündeme gelen enflasyon rakamları ve ara zam beklentilerine de açıklık getiren Abdullah Güler, küresel enerji fiyatlarındaki değişkenliğin enflasyon üzerindeki baskısına dikkat çekti. Dar ve sabit gelirlilerin her zaman desteklendiğini ifade eden Güler, çalışanlar ve emekliler için şu aşamada bir ara zam çalışmasının bulunmadığını belirterek, "Şu anda bu mahiyette, bu şekilde bir çalışma yok." dedi. Terörle mücadele ve PKK'nın silah bırakma sürecine dair soruları da yanıtlayan Güler, sürecin devam ettiğini ve kalıcı düzenlemelerin güvenlik kurumlarının verileri ışığında şekilleneceğini hatırlattı.

Site aidatlarında yeni dönem: Meclis fahiş artışlara sınır getiriyor Haber

Site aidatlarında yeni dönem: Meclis fahiş artışlara sınır getiriyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), yeni yasama haftasında toplumun farklı kesimlerini yakından ilgilendiren ekonomi ve sosyal politika düzenlemelerine odaklanacak. Genel Kurul'un öncelikli maddeleri arasında, özellikle büyükşehirlerde ciddi bir sorun haline gelen kontrolsüz site aidatı artışlarını dizginleyecek yasal düzenleme yer alıyor. Tapu Kanunu ve ilgili mevzuatlarda değişiklik öngören teklif, yönetimlerin keyfi kararlar almasını engelleyerek şeffaflığı artırmayı hedefliyor. SİTE AİDATLARINA YENİDEN DEĞERLEME ORANI SINIRI Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren yasal düzenlemeyle birlikte site yönetimlerinin bütçe disiplini sıkılaştırılıyor. Yeni sistemde, tüm harcamaların ve gider kalemlerinin site sakinlerinin onayına sunulması zorunlu hale getirilecek. Eğer kat malikleri tarafından onaylanmış bir bütçe bulunmuyorsa, aidat artışları yıllık yeniden değerleme oranını aşamayacak. Ayrıca aynı paket kapsamında, 6 Şubat depremlerinden etkilenen vatandaşların bankacılık ve icra süreçlerinde maruz kalabileceği mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla koruyucu hükümler devreye alınacak. YATIRIM TEŞVİK PAKETİYLE YABANCI SERMAYEYE VERGİ AVANTAJI Haftanın bir diğer önemli maddesini ise uluslararası yatırımcıları Türkiye'ye çekmek amacıyla hazırlanan 12 maddelik teşvik paketi oluşturuyor. AK Parti grubunca sunulması beklenen düzenleme, özellikle ithalat, ihracat ve üretim odaklı yabancı ortaklı şirketlere önemli mali kolaylıklar tanıyor. Taslağa göre, ihracatçı firmalar için uygulanan kurumlar vergisi oranı yüzde 25'ten yüzde 9'a çekilecek. Bölgesel merkezlerini İstanbul Finans Merkezi'ne taşıyan kuruluşlar ise 20 yıl boyunca elde ettikleri kazançlarda vergi muafiyetinden yararlanabilecek. MERKEZ BANKASI BAŞKANI EKONOMİDEKİ SON DURUMU ANLATACAK Ekonomi yönetiminin parlamentodaki mesaisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda devam edecek. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, komisyon üyelerine kapsamlı bir sunum yaparak dezenflasyon süreci, para politikası kararları ve faiz projeksiyonları hakkında bilgi verecek. Küresel ekonomik gelişmelerin yerel piyasalar üzerindeki etkilerinin değerlendirileceği oturumda, milletvekillerinin ekonomi politikalarına ilişkin soruları da yanıtlanacak. OKULLARDAKİ GÜVENLİK SORUNLARI İÇİN ÖZEL KOMİSYON TOPLANIYOR Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarını araştırmak üzere kurulan komisyon, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları ekseninde çalışmalarına başlayacak. Bu hafta gerçekleştirilecek ilk toplantıda komisyonun çalışma takvimi netleştirilecek ve dinlenecek uzman isimler belirlenecek. Meclis, bu adımla okullardaki güvenlik zafiyetlerinin nedenlerini ve çözüm önerilerini raporlaştırarak kamuoyuyla paylaşmayı planlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.