#Tmmob Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar

İLKHABER-Gazetesi - Tmmob Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmmob Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dr. Tatar uyardı: Türkiye gelecekte su kıtlığı riskiyle karşı karşıya Haber

Dr. Tatar uyardı: Türkiye gelecekte su kıtlığı riskiyle karşı karşıya

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, temiz ve güvenli suya erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Dr. Tatar, yaklaşık 2,1 milyar insanın hâlen temiz suya ulaşmakta güçlük çektiğini belirterek, 2026 yılı Dünya Su Günü temasının “Su ve Cinsiyet Eşitliği” olduğunu hatırlattı ve “Suyun aktığı yerde eşitlik yeşerir” sloganının, suyun yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda insan hakları ve sosyal adalet meselesi olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. TÜRKİYE GELECEKTE SU KITLIĞI RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYA Türkiye’nin sanılanın aksine su zengini bir ülke olmadığını belirten Dr. Tatar, kişi başına düşen yıllık 1305 metreküp kullanılabilir su miktarıyla “su stresi çeken” ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. Tatar, İklim değişikliği ve nüfus artışıyla birlikte Türkiye’nin gelecekte su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti. 13 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe giren Ulusal Su Planı (2026-2035) kapsamında su yönetiminde önemli adımlar atıldığını belirten Dr. Mehmet Tatar, planın yeraltı sularının korunması, tarımda modern sulama sistemlerine geçiş ve su kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi gibi kritik hedefler içerdiğini söyledi. SU YÖNETİM PLANLARI TOPLUMSAL CİNSİYET GÖZETİLEREK YENİLENMELİ Dr. Tatar, Dünya Su Günü’nün bu yılki temasına dikkat çekerek, su yönetim planlarında cinsiyet eşitliği perspektifinin yeterince gözetilmediğini vurguladı. Kadınların su yönetimi ve karar alma süreçlerinde yeterince temsil edilmediğini belirten Tatar, ulusal ve havza bazlı su yönetim planlarının toplumsal cinsiyet eşitliği gözetilerek yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Dr. Tatar, açıklamasının sonunda suyun temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatarak, su kaynaklarının kirletilmesi ve ticarileştirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti ve suyun sürdürülebilir ve adil bir şekilde yönetilmesi çağrısında bulundu.

Dr. Tatar: Afet politikaları gözden geçirilmeli Haber

Dr. Tatar: Afet politikaları gözden geçirilmeli

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 1–7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmek yerine her yıl benzer söylemlerle süreci geçiştirdiğini belirtti. 1999 Marmara Depremi ve 2023 Kahramanmaraş depremleri başta olmak üzere yaşanan büyük afetlerin ardından gerekli ve kalıcı önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Tatar, deprem riskine karşı bilimsel ve bütüncül politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. “1999’DAN 2023’E DEĞİŞEN NE OLDU?” Dr. Tatar, her yıl 1–7 Mart tarihleri arasında kutlanan Deprem Haftası’nın, merkezi ve yerel yönetimlerin hamasi nutuklarının öne çıktığı bir dönem olmaması gerektiğini vurguladı. Dr. Tatar açıklamasında özellikle 1999 Marmara Depremi ve 2023 Kahramanmaraş depremleri başta olmak üzere yaşanan büyük afetlere dikkat çekti. Dr. Tatar, yaşanan onca acıya rağmen gerekli adımların atılmadığını savunarak, afet ve deprem suçlarının neden hâlâ cezasız kaldığının sorgulanması gerektiğini ifade etti. “YERLEŞİM ALANLARIMIZ HÂLÂ DİRENÇSİZ” Deprem ve diğer afetlerle mücadelede yeterli bilgi birikimi oluşmasına rağmen uygulamada ciddi eksiklikler bulunduğunu belirten Dr. Tatar, şunları söyledi: “Kentlerin arazi kullanım planları ile jeolojik-jeoteknik ve mikrobölgeleme haritalarının tamamlanmadığı, İl afet risk azaltma planlarının istenilen düzeyde uygulanmadığı, Diri fay hatlarına ilişkin kapsamlı bir mevzuat hazırlanmadığı ve fay sakınım bantlarında yapılaşmanın sürdüğü, Afet/deprem hukuk sisteminin ve özel ihtisas mahkemelerinin kurulmadığı, “afet suçu” kavramının Türk Ceza Kanunu’nda işlevsel hale getirilmediği.” “TEKNİK, HUKUKİ VE SOSYAL POLİTİKALARLA DEPREM ZARARI AZALTILABİLİR” TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak temel yaklaşımlarını yineleyen Dr. Mehmet Tatar, depremlerin doğal bir olgu olduğunu, ancak afete dönüşmesinin önlenebilir olduğunu belirterek, “Depremleri önlemek mümkün değildir, ancak zararlarını ortadan kaldıracak veya en aza indirgeyecek teknik, hukuki, mali ve sosyal politikaları uygulamak mümkündür ve bunlar bizim elimizdedir. Evde, işte, okulda, sokakta, kentte; yaşamın her anında depremi ve deprem suçlarını unutma, unutturma. Öğren, hazırlan, harekete geç, sorgula ve denetle” şeklinde konuştu.

Dr. Tatar’dan kritik uyarı: Betonlaşan kentler afetlere davetiye çıkarıyor Haber

Dr. Tatar’dan kritik uyarı: Betonlaşan kentler afetlere davetiye çıkarıyor

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, son dönemde etkili olan aşırı yağışlar, sel ve heyelanlara ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’nin iklim krizinin etkisiyle mevsim normallerinin üzerinde yağış aldığını belirtti. Özellikle Adana ve Antalya’da son yılların en yüksek yağış miktarlarının kaydedildiğini ifade eden Tatar, Aydın, Manisa ve Muğla’da çok sayıda heyelan yaşandığını, İzmir ve Adana’da ise sel nedeniyle konutların, iş yerlerinin ve tarım arazilerinin sular altında kaldığını söyledi. Yaşanan tabloyu yalnızca “aşırı yağış” ile açıklamanın sorumluluktan kaçmak anlamına geldiğini belirten Tatar, su baskınları ve toprak kaymalarının yerel yönetimler ile ilgili kamu kurumlarının afet sakınım planlarındaki zafiyetini ortaya koyduğunu vurguladı. “DERE YATAKLARINI BETONLA HAPSETMEK FELAKETİ BÜYÜTÜYOR” Dere yataklarının ıslah adı altında beton kanallara hapsedildiğini ya da yapılaşmaya açıldığını ifade eden Tatar, doğanın kendi yolunu bulmasıyla felaketlerin kaçınılmaz hale geldiğini kaydetti. Şehirlerde artan betonlaşmanın toprağın su emme kapasitesini yok ettiğini belirten Tatar, yetersiz drenaj sistemleri nedeniyle caddelerin adeta nehre dönüştüğünü söyledi. Afetlerle mücadelenin kağıt üzerinde değil, yerinde doğru araştırma, uygulama ve denetimle başlaması gerektiğini dile getiren Tatar, heyelan riski taşıyan alanların belirlenmesi ve zemin yapısına uygun yerleşim kararlarının hayati önem taşıdığını ifade etti. Sel ve taşkınlarla mücadelenin yalnızca şehir merkezinde değil, havza bazlı jeolojik, hidrojeolojik ve jeomorfolojik analizlerle ele alınması gerektiğini belirten Tatar, jeoloji mühendisliğinin göz ardı edilmesinin yeni felaketlere zemin hazırlayacağı uyarısında bulundu. “İMAR PLANLARINDA JEOLOJİK ETÜTLER TİTİZLİKLE İNCELENMELİ” Dr. Mehmet Tatar, yetkililere çağrıda bulunarak şunları söyledi: “Jeolojik verileri temel alan yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmeli. İmar planlarında jeolojik-jeoteknik etüt raporları titizlikle incelenmeli ve liyakatli denetim mekanizmaları kurulmalı. Heyelan ve taşkın riski yüksek bölgelerdeki yerleşimler, rant kaygısı gözetilmeksizin güvenli alanlara taşınmalı. Doğa olaylarını felakete dönüştüren ‘doğa’ değil, bilimi ve mühendisliği yok sayan insan kararlarıdır.”

Dr. Tatar: 7 Bini aşkın jeoloji mühendisi işsiz kalabilir Haber

Dr. Tatar: 7 Bini aşkın jeoloji mühendisi işsiz kalabilir

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik öngören Torba Kanun Tasarı Teklifi’ne sert tepki gösterdi. Tatar, düzenlemenin jeoloji mühendislerinin mesleki haklarını ortadan kaldıracağını ve 7 binden fazla mühendisi işsiz bırakacağını belirtti. Kanun teklifinin genel gerekçesinde afet risklerinin azaltılmasına vurgu yapılmasına rağmen, içerikte buna dair somut bir düzenleme bulunmadığını ifade eden Tatar, teklifin esas hedefinin jeoloji mühendisliği meslek alanı olduğunu söyledi. Dr. Tatar, teklifin; 6235 sayılı TMMOB Kanunu, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ve Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği ile güvence altına alınmış mesleki hak, yetki ve sorumlulukları yok saydığını dile getirdi. “KANUN TEKLİFİ JEOLOJİ MÜHENDİSLERİNİ ZOR DURUMA SOKACAK” Kanun teklifinin 21, 22, 23 ve 24. maddelerinde zemin ve temel etütlerinin denetlenmesine dair bir hüküm bulunmadığını vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, bunun yerine jeoloji mühendislerine firma sınırlaması, kota uygulaması ve ağır ekonomik yükler getirildiğini ifade etti. Teklifte, zemin ve temel etüt hizmeti veren jeoloji mühendislerinden hizmet bedelinin %14 ile %28’i arasında değişen harç alınmasının öngörüldüğünü belirten Dr. Tatar, bu uygulamayı “modern öşür vergisi” olarak nitelendirdi. “DÜZENLEME BİNLERCE MÜHENDİSİ İŞSİZ BIRAKABİLİR” Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Yapılmak istenen düzenlemeyle; Zemin ve temel etütlerinin bilimsel niteliğinin zayıflatılacağı, Yaklaşık 2 bin firmanın ve binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalacağı, Zemin laboratuvarlarının fiilen çalışamaz hale geleceği ifade edildi. Dr. Mehmet Tatar açıklamasında şu talepleri sıraladı: Zemin ve temel etütlerinin denetimine ilişkin maddenin açık şekilde düzenlenmesi, “Öşür vergisi” niteliğindeki harçların kaldırılması, Zemin laboratuvarlarına ilişkin gerçekçi ve uygulanabilir düzenlemeler yapılması, Jeoloji mühendislerinin yasal hak ve yetkilerinin korunması. Dr. Mehmet Tatar, söz konusu maddelerin geri çekilmesi veya yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayarak, meslek disiplinine yönelik bu düzenlemenin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Tatar’dan uyarı: Doğa olaylarını felakete dönüştürmeyin Haber

Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Tatar’dan uyarı: Doğa olaylarını felakete dönüştürmeyin

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 1999 Marmara Depreminin 26. yıldönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin afetlere karşı hazırlıksız yakalandığını vurguladı. Tatar, afet risk yönetiminde sosyal, ekolojik ve bilimsel boyutların dikkate alınması gerektiğini belirterek, yerel yönetimlerin ana aktör haline gelmesi, “Afet Fonu” kurulması ve yeni bir “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” oluşturulmasını önerdi. “Türkiye her seferinde afetlere hazırlıksız yakalanıyor” Dr. Tatar, “Orman yangınları, Balıkesir Sındırgı’da 6.1 büyüklüğünde yaşanan deprem ve Ankara Etimesgut merkezli sarsıntılar, sistemin yetersizliğini bir kez daha ortaya koydu. Bu olayları afete dönüştüren toplumların kırılganlıklarıdır. Türkiye her seferinde afetlere hazırlıksız yakalanıyor ve büyük bedeller ödüyor. Stratejiler kâğıt üzerinde kalıyor, imar ve afet mevzuatı güncellenmediği için toplum korunamıyor” diye ifade etti. Dr. Tatar, afetlere hazırlık için ulusal ölçekte katılımcı ve ekolojik bir afet risk yönetim sistemine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Dr. Tatar Açıklamasında şu önerilere yer verdi: Afet risk yönetimi yalnızca binalara odaklanmamalı, sosyal ve ekolojik boyutlar da dikkate alınmalı. Yerel yönetimler, afet risk azaltma ve müdahalenin ana aktörü haline getirilmeli. Afet hizmetleri sosyal yardım değil, ülkenin geleceğine yapılan yatırım olarak görülmeli. Kaynak yaratmak için “Afet Fonu” kurulmalı. Acilen “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” oluşturulmalı. İmar ve yapı denetim mevzuatı, jeoloji mühendisliği bilimini dışlamadan yeniden düzenlenmeli. Tüm illerde diri fay ve afet tehlike haritaları hazırlanmalı. Mikrobölgeleme, jeoteknik etütler ve risk modellemeleri yapılmalı. “Türkiye’nin kırılgan yapısı, hazırlıksızlığı affetmez” Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Türkiye’nin kırılgan yapısına dikkat çekerek, “Doğa olaylarını engelleyemeyiz, ama felakete dönüşmesini önleyebiliriz. Merkezi ve yerel idarelerin en temel görevi, toplumu gelecekteki afetlerden koruyacak risk azaltma politikalarını uygulamak olmalıdır” şeklinde konuştu.

Dr. Tatar: Sağlıksız yapılaşma ve rant, depremi felakete dönüştürüyor Haber

Dr. Tatar: Sağlıksız yapılaşma ve rant, depremi felakete dönüştürüyor

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 27 Haziran 1998’de meydana gelen Ceyhan Depremi’nin 27. yıldönümünde yaptığı açıklamada, geçen sürede afetlere karşı yeterli derslerin çıkarılamadığını belirtti. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerini hatırlatan Dr. Tatar, “Deprem değil, ihmal öldürüyor” dedi. “Deprem değil, ihmal öldürüyor!” Dr. Tatar, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli yaşanan yıkıcı depremleri hatırlatarak, “27 Haziran 1998’de yaşanan Ceyhan Depremi’nden bu yana ülkemizde neredeyse hiçbir şey değişmedi. Sağlıksız yapılaşma, çarpık kentleşme ve bilimin göz ardı edilmesi, depremleri afete dönüştürmeye devam ediyor. Düşük standartlı, kaçak yapılaşma, rant uğruna bilimsel verilerin göz ardı edilmesi; depremi bir yıkıma dönüştüren başlıca unsurlar. Ülkemizde stratejik planlama yapılması gerekirken, hâlâ günü kurtarma anlayışıyla hareket ediliyor” diye ifade etti. Dr. Tatar’dan yerel yönetimlere afet uyarısı Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın ülke genelinde kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurguladı. Tatar, toplumun tüm kesimlerini kapsayan eğitim programları ve tatbikatlarla deprem bilinci oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Dr. Tatar, Adana özelinde ise afet master planının hazırlanmasının acil bir ihtiyaç olduğunu, büyükşehir ve ilçe belediyelerinde afet koordinasyon merkezlerinin kurulması gerektiğini dile getirdi. Dr. Tatar, Ayrıca, 1/1000 ölçekli jeolojik-jeoteknik ve mikrobölgeleme etütlerinin tüm kentlerde hızla tamamlanması gerektiğini belirtti. Açıklamasının sonunda Dr. Mehmet Tatar, TBMM, Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, yerel yönetimler ve ilgili tüm kurumlara seslenerek şunları söyledi: “Depremlere karşı dirençli kentler yaratmak adına daha duyarlı, daha kararlı ve daha mücadeleci olmaya çağırıyoruz.”

Dr. Tatar: Toplumsal farkındalık ve eğitim plastik kirliliği mücadelesinde kilit rol oynuyor Haber

Dr. Tatar: Toplumsal farkındalık ve eğitim plastik kirliliği mücadelesinde kilit rol oynuyor

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, plastik kirliliğinin çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerine dikkat çekerek çözüm yollarını anlattı. Bu yıl Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) “Plastik Kirliliğine Son Vermek” temasıyla kutladığı 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde, Dr. Tatar, dünya genelinde üretilen 430 milyon ton plastiğin üçte ikisinin tek kullanımlık olduğunu ve bunun doğaya büyük zararlar verdiğini vurguladı. Dr. Tatar’dan plastik üretiminde radikal değişim çağrısı UNEP’in raporlarına değinen Tatar, plastik kirliliğinin sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik etkilerinin de büyük olduğunu ifade etti. Dr. Tatar rapora göre bu kirliliğin sosyal ve ekonomik maliyeti yıllık 300 ila 600 milyar dolar arasında değişiyor. Aynı zamanda plastik üretim ve tüketim şekillerinin yeniden tasarlanması durumunda 2040 yılına kadar 4,5 trilyon dolar tasarruf sağlanabileceği öngörülüyor. Plastiğin doğada binlerce yıl çözünmeden kalabildiğine dikkat çeken Dr. Tatar, bu maddelerin zamanla mikroplastiğe dönüşerek toprak, yeraltı suları ve okyanusları kirlettiğini, bu durumun da besin zincirine ve insan sağlığına doğrudan etki ettiğini belirtti. Dr. Tatar Mikroplastiklerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin her geçen gün arttığını söyledi. Dr. Tatar’dan plastik kirliliğiyle mücadelede etkin yasal adım talebi Türkiye'de plastik kullanımı konusunda bazı yasal adımlar atıldığını hatırlatan Dr. Tatar, bu adımların yetersiz kaldığını ve UNEP’in önerdiği şekilde hem merkezi hem de yerel yönetimler tarafından daha etkili yasal düzenlemeler ve denetimlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Tatar aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılması için eğitimlerin yaygınlaştırılmasının şart olduğunu belirtti. “Sağlıklı gelecek için plastik kirliliğine son verilmeli” Dr. Tatar, “Gezegenimizi plastik kirliliğinden kurtarmak; iklim eylemi, sürdürülebilir üretim ve tüketim, deniz ve okyanusların korunması, ekosistemlerin onarımı ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi adına somut adımların atılmasıyla mümkündür. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü, daha sağlıklı bir çevre ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaları yoğunlaştırmamız gereken önemli bir gün olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

Dr. Mehmet Tatar: Marmara’daki deprem, Türkiye’nin afetlere hazırlıksız olduğunu gözler önüne serdi Haber

Dr. Mehmet Tatar: Marmara’daki deprem, Türkiye’nin afetlere hazırlıksız olduğunu gözler önüne serdi

23 Nisan 2025 günü saat 12.49’da, Silivri açıklarında, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Kumburgaz segmentinde gerçekleşen sarsıntı; İstanbul başta olmak üzere çevre illerde yoğun şekilde hissedildi. 7 kilometre derinlikte oluşan deprem sonrası TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, yaptığı yazılı açıklamayla geçmiş olsun dileklerini iletti. Tatar, Türkiye'nin afetlere karşı hazırlık konusunda yetersiz kaldığını vurgularken, toplumun bilinçlendirilmesi ve yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerektiğine dikkat çekti. “Deprem gerçeğini unutmadan dirençli kentler kurmalıyız” Tatar, Türkiye’nin afetlere karşı yeterli hazırlığı yapmadığını ve bu tür felaketlerin ardından yaşanan panik ortamının bu yetersizliğin sonucu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Toplumsal direnci artırmak için barınma, ilk yardım, müdahale ve iyileştirme gibi konularda yasal düzenlemeler yapılmalı, halkın eğitilmesi sağlanmalıdır. Deprem gerçeğini unutmadan, bilimsel ve sürdürülebilir bir anlayışla deprem risklerini azaltacak önlemler almak ve afetlere dirençli kentler yaratmak için vakit bir an önce çalışmalara başlanmalıdır. Deprem Gerçeğini Unutmadan, Geleceğe Güvenle Bakmalıyız. Deprem gerçeğini unutmadan, bilimsel ve sürdürülebilir bir anlayışla deprem risklerini azaltacak önlemler almak ve afetlere dirençli kentler yaratmak için vakit bir an önce çalışmalara başlanmalıdır.” “Gelecek nesillere güvenle yaşayabilecekleri bir ülke bırakmak için, deprem gerçeğini unutmamalı” Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, deprem güvenliğini bir toplum meselesi olarak gördüklerini belirten Tatar, “Depremler her an olabilir; tek bir hazırlık bile büyük kayıpları önleyebilir. Gelecek nesillere güvenle yaşayabilecekleri bir ülke bırakmak için, deprem gerçeğini unutmamalı ve hazırlıklı olmalıyız” diye ifade etti.

Dünya Su Günü’nde Dr. Mehmet Tatar’dan küresel su krizine dikkat çekici uyarı Haber

Dünya Su Günü’nde Dr. Mehmet Tatar’dan küresel su krizine dikkat çekici uyarı

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, küresel su krizine ve suyun sürdürülebilir yönetimine dikkat çekti. Dr. Tatar, 1993 yılından bu yana her yıl kutlanan Dünya Su Günü’nün, tatlı su kaynaklarının korunması ve herkes için suya erişimin sağlanması adına büyük önem taşıdığını belirterek, 2025 yılı temasının "Buzul Koruma" olarak belirlendiğini ifade etti. “Buzul erimeleri su kaynaklarını tehdit ediyor” Dr. Mehmet Tatar, buzul erimelerinin su kaynakları üzerinde ciddi etkiler yarattığını belirterek şunları söyledi: "Buzullar, içme suyu, tarım, endüstri ve temiz enerji üretimi için kritik öneme sahiptir. Ancak küresel ısınma nedeniyle eriyen buzullar, su döngüsünü öngörülemez hale getirerek sel, kuraklık ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi felaketlere neden olmaktadır. Türkiye, 85 milyon nüfusuyla yıllık 1.346 metreküp su miktarıyla su stresi yaşayan ülkeler arasında. 2050’de nüfusun 100 milyona ulaşmasıyla kişi başına düşen su miktarının 1.145 metreküpe gerilemesi bekleniyor." Türkiye, Irak ve Suriye arasında su paylaşımı anlaşmazlıkları derinleşiyor Bölgesel su sorunlarına da değinen Dr. Mehmet Tatar, Fırat ve Dicle nehirleri başta olmak üzere sınır aşan suların paylaşımının Türkiye, Irak ve Suriye arasında anlaşmazlıklara yol açtığını belirtti. Dr. Tatar ayrıca, iklim değişikliği nedeniyle artan kuraklıkların tarımsal üretimi etkileyerek gıda krizine ve göç hareketlerine neden olabileceğine dikkat çekti. “Su krizine karşı bilinçlenmeli ve sürdürülebilir çözümler üretilmeli” Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, "Suyu verimli kullanmak, korumak ve kirletmemek hepimizin görevidir. Su krizine karşı bilinçlenmeli ve sürdürülebilir çözümler üretmeliyiz" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.