Devlet Tiyatroları-Sabancı 25. Uluslararası Adana Tiyatro Festivali başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları ile Sabancı Vakfı iş birliğinde düzenlenen 25. Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde kapılarını açarken, yerli ve yabancı tiyatro topluluklarını zengin programıyla sanatseverlerle buluşturdu.

Haber Giriş Tarihi: 29.03.2026 14:52
Haber Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 14:52
Kaynak: AA
Devlet Tiyatroları-Sabancı 25. Uluslararası Adana Tiyatro Festivali başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları ile Sabancı Vakfı işbirliğinde düzenlenen Devlet Tiyatroları-Sabancı 25. Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde kapılarını açtı. Sabancı Vakfından yapılan açıklamaya göre, 1998'de Sakıp Sabancı’nın öncülüğünde başlayan ve bugün uluslararası ölçekte saygın bir kültür sanat buluşmasına dönüşen festival, Türkiye'den ve dünyadan tiyatro topluluklarını aynı sahnede buluşturmaya devam ediyor. Festivalin açılışı, Adana Valisi Mustafa Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ve il protokolünün katılımıyla gerçekleşirken, Hollandalı Close Act grubunun enerjik sokak performansı şehre festival coşkusunu yaydı. 11 Nisan'a kadar sürecek festival boyunca Adana, tiyatronun farklı dillerine, hikayelerine ve sahne estetiğine ev sahipliği yapacak.

Festivalin köklü geleneklerinden biri olan Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü bu yıl tiyatro ve sinema dünyasının usta ismi Meral Çetinkaya'ya verildi.

Türk tiyatro ve sinemasına uzun yıllara yayılan katkıları, sahnedeki güçlü yorumu ve unutulmaz karakterlere hayat veren oyunculuğuyla sanat dünyasında derin izler bırakan Çetinkaya'ya ödülü, 27 Mart akşamı Adana HiltonSA'da düzenlenen açılış töreninde Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan tarafından takdim edildi.

Festivalin ilk günlerinden itibaren sahneler ve atölyeler sanatın farklı disiplinleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Gürcistan Sokhumi Devlet Dram Tiyatrosu'nun "Yakish ve Poupche" adlı oyunu, aşkın trajikomik doğasını kader ve isyan ekseninde ele alırken, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği dünyaca ünlü müzikal "Kan Kardeşler", sınıf ayrımını sarsıcı bir kardeşlik hikayesi üzerinden anlatıyor. Çırçır Sanat Merkezi’nde ise sanatseverler, kukla sanatçısı Cansu Akdeniz eşliğinde düzenlenen yaratıcı atölyede kendi “Soytarı kuklalarını” tasarlama fırsatı buluyor.

FESTİVALİN 25'İNCİ YILINA ÖZEL ZENGİN İÇERİKLİ PROGRAM

Hollanda, Gürcistan, İngiltere ve Rusya’dan tiyatro topluluklarının yanı sıra ülkemizin dört bir yanından devlet ve özel tiyatroların katılımıyla gerçekleşecek festival; 17 oyun, 6 atölye, 2 sergi ve 1 ortak üretim çalışmasıyla zengin bir program sunuyor.

Klasik eserlerden çağdaş yorumlara, müzikallerden çocuk oyunlarına uzanan geniş program, her yaştan izleyiciye hitap ediyor.

Festival kapsamındaki etkinlikler, Adana Devlet Tiyatrosu Ramazanoğlu Kültür Merkezi Sahnesi, Adana Burda AVM PGM Sahnesi, Çukurova Üniversitesi, Merkez Park Amfi Tiyatro ve Adana Çırçır Fabrikası'nda gerçekleştirilecek.

Festival biletleri ise Ramazanoğlu Kültür Merkezi Gişesi, PGM Sahne Gişesi ve Biletinal üzerinden satışa sunuldu.

"TİYATRO İNSANIN OLDUĞU HER YERDE VARLIK BULAN GÜÇLÜ BİR ANLATI"

Açıklamada etkinliğin açılışında yaptığı konuşmaya yer verilen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, tiyatronun yalnızca sahneyle sınırlı bir sanat değil, hayatın ritmiyle iç içe geçmiş, insanın olduğu her yerde varlık bulan güçlü bir anlatı olduğunu belirtti.

Mumcu, "Çeyrek asırdır kesintisiz bir şekilde devam eden, ülkemizin kültür ve sanat hayatında önemli bir yere sahip festivalimiz, uluslararası ölçekte de saygın bir buluşma noktası haline gelmiştir. Festivalin, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde perde açması ve açılışın bir sokak gösterisiyle başlaması, taşıdığı anlam bakımından son derece kıymetlidir. Bugün Adana'da, klasiklerden çağdaş eserlere, müzikallerden çocuk oyunlarına, yerli prodüksiyonlardan uluslararası yapımlara uzanan zengin bir sanat yelpazesiyle karşı karşıyayız." değerlendirmesinde bulundu.

Adana Valisi Mustafa Yavuz da Adana’da açılan her perdenin; şehrin ruhunda yankı bulan bir sesi, kalbinde filizlenen bir inceliği ve hafızasında yer eden estetik birikimi işaret ettiğini belirtti. Yavuz, festivalin yalnızca bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda güçlü bir kültür mirası olduğunu vurguladı.

Tiyatronun, insanın kendini insanla anlatma çabası olduğunu belirten Yavuz, şunları kaydetti: "Sahne, sevinçle hüznün, umutla tereddüdün, geçmişle geleceğin aynı ışık altında buluştuğu bir eşiği temsil eder. İnsan, o sahnede kimi zaman kendini görür, kimi zaman kendinden sakladığını. Bu topraklar, sözüyle iz bırakan, duygusuyla derinlik katan, sahnede hayat bulan nice sanat insanını yetiştirmiş, güçlü bir kültür iklimi oluşturmuştur. Bu festival de işte bu zenginliğin üzerine yükselmekte, dünyanın dört bir yanından gelen sanat topluluklarını aynı sahnede buluşturarak kültürler arasında zarif köprüler kurmaktadır." dedi.

"SANATIN İNSANLARI ORTAK DUYGULARDA BULUŞTURAN EVRENSEL BİR DİL OLDUĞUNA İNANIYORUZ"

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan da festivalin Adana'nın kültürel kimliğine olan katkısını vurguladı. Festivalin kültür sanat alanında güçlü bir buluşma noktası olduğunu aktaran Safkan, "Sanatın insanları ortak duygularda buluşturan evrensel bir dil olduğuna inanıyor, bu anlayışla sanatın daha fazla insana ulaşması için çalışmayı sürdürüyoruz. 25 yıldır yerli ve yabancı toplulukları bir araya getiren festivalimizin Adana’yı sanatla anılan bir kente dönüştürmesinden gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Devlet Tiyatroları Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı da festivalin kurduğu bağlar ve buluşturduğu kültürlerle Adana'yı uluslararası bir sanat merkezine dönüştürdüğünü belirtti.

Festivalin ayrıca her yıl salonları dolduran binlerce sanatseverle tiyatronun sınır tanımaz gücünü de ortaya koyduğunu vurgulayan Karadağlı, "Bu yıl festivalimiz, Hollanda, Gürcistan, İngiltere ve Rusya’dan gelen toplulukların katılımıyla uluslararası kimliğini güçlendirirken, Devlet Tiyatrolarımızın farklı bölgelerinden gelen nitelikli yapımlar ve özel tiyatrolarımızın katkılarıyla çok sesli bir sahneye dönüşecektir. Dünya Tiyatro Günü’nde başlayan bu anlamlı yolculuk, bizlere bir kez daha hatırlatıyor ki, tiyatro yalnızca bir sahne sanatı değil, insanı insana en güçlü şekilde aktaran bir ifade alanıdır." değerlendirmesini yaptı.

Kaynak: AA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.