Unutulmaya yüz tutan keçe sanatı, Betül Öztürk’ün el emeği ürünleriyle yeniden hayat buluyor
Unutulmaya yüz tutan keçe sanatı, Betül Öztürk’ün el emeği ürünleriyle yeniden hayat buluyor
Betül Öztürk’ün keçe yününden ürettiği tablo ve hediyelik eşyalar, Adana ESAS 01 AVM’de düzenlenen Hayat Boyu Öğrenme Haftası yıl sonu sergisinde ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü.
Haber Giriş Tarihi: 05.06.2026 09:33
Haber Güncellenme Tarihi: 05.06.2026 09:34
Muhabir:
MERYEM ÜNAL
Adana’da Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında ESAS 01 AVM’de düzenlenen yıl sonu sergisinde Betül Öztürk’ün keçe yününden hazırladığı tablo ve hediyelik eşyalar ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Geleneksel keçe sanatını modern yorumlarla yeniden canlandıran Öztürk, eserlerinin sabır ve emek gerektirdiğini belirtti. Öztürk, “Keçeden yaptığım tabloları iğne ve yün kullanarak ilmek ilmek işliyorum. Keçeyi yalnızca bir el sanatı olarak görmüyorum. Benim için keçe; sabrın, emeğin ve dönüşümün sembolüdür. Bu yönüyle hem kültürel mirasımızın yaşatılmasına katkı sağlıyor” dedi.
“KEÇE TEKNİĞİNİ RESİM SANATIYLA BULUŞTURUYORUM”
Betül Öztürk, “Geleneksel keçe sanatını; mitoloji, tarih, halk bilimi ve doğadan ilham alarak yorumluyor, keçe tekniğini resim sanatıyla buluşturuyorum. Keçi yününden takke, şal, çanta, tablo, hediyelik eşya, oyuncak ve çeşitli dekoratif ürünler üreterek bu kadim sanatı yaşatmaya çalışıyorum. Keçe; doğal yün, su, sabun ve emekle şekillenen, hiçbir kimyasal madde içermeyen değerli bir malzemedir. Keçeyi yalnızca bir el sanatı olarak görmüyorum. Benim için keçe; sabrın, emeğin ve dönüşümün sembolüdür. Bu yönüyle hem kültürel mirasımızın yaşatılmasına katkı sağlıyor hem de doğayla uyum içinde yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.
“KEÇİ YÜNÜ VE TOPRAK AYNI DEĞERDE”
Betül Öztürk Keçeden yaptığı tabloları iğne ve yün kullanarak ilmek ilmek işlediğini belirterek, “Keçeden yaptığım tabloları iğne ve yün kullanarak ilmek ilmek işliyorum. Tamamen el emeğiyle hazırlanan bu çalışmaların tamamlanması, detay yoğunluğuna göre yaklaşık bir ayı bulabiliyor. Şu anda SEYMER’de eğitim veriyorum. Bebeğim olduktan sonra organik ve doğal ürünleri araştırmaya başladım. Günümüzde yeşil alanların azalmasıyla birlikte yünle tanıştım. Yünden halı yaparak çocuğumu onun üzerinde büyüttüm; birlikte oyun oynadık, oyuncaklarını da yünden yaptım. Bu süreçte keçe ve yün sanatına olan ilgim arttı ve zamanla kendimi bu alanda geliştirdim.Keçi ve yünün değerinin, toprak kadar kıymetli olduğunun bilinmesini istiyorum” şeklinde konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Unutulmaya yüz tutan keçe sanatı, Betül Öztürk’ün el emeği ürünleriyle yeniden hayat buluyor
Betül Öztürk’ün keçe yününden ürettiği tablo ve hediyelik eşyalar, Adana ESAS 01 AVM’de düzenlenen Hayat Boyu Öğrenme Haftası yıl sonu sergisinde ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü.
Adana’da Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında ESAS 01 AVM’de düzenlenen yıl sonu sergisinde Betül Öztürk’ün keçe yününden hazırladığı tablo ve hediyelik eşyalar ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Geleneksel keçe sanatını modern yorumlarla yeniden canlandıran Öztürk, eserlerinin sabır ve emek gerektirdiğini belirtti. Öztürk, “Keçeden yaptığım tabloları iğne ve yün kullanarak ilmek ilmek işliyorum. Keçeyi yalnızca bir el sanatı olarak görmüyorum. Benim için keçe; sabrın, emeğin ve dönüşümün sembolüdür. Bu yönüyle hem kültürel mirasımızın yaşatılmasına katkı sağlıyor” dedi.
“KEÇE TEKNİĞİNİ RESİM SANATIYLA BULUŞTURUYORUM”
Betül Öztürk, “Geleneksel keçe sanatını; mitoloji, tarih, halk bilimi ve doğadan ilham alarak yorumluyor, keçe tekniğini resim sanatıyla buluşturuyorum. Keçi yününden takke, şal, çanta, tablo, hediyelik eşya, oyuncak ve çeşitli dekoratif ürünler üreterek bu kadim sanatı yaşatmaya çalışıyorum. Keçe; doğal yün, su, sabun ve emekle şekillenen, hiçbir kimyasal madde içermeyen değerli bir malzemedir. Keçeyi yalnızca bir el sanatı olarak görmüyorum. Benim için keçe; sabrın, emeğin ve dönüşümün sembolüdür. Bu yönüyle hem kültürel mirasımızın yaşatılmasına katkı sağlıyor hem de doğayla uyum içinde yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.
“KEÇİ YÜNÜ VE TOPRAK AYNI DEĞERDE”
Betül Öztürk Keçeden yaptığı tabloları iğne ve yün kullanarak ilmek ilmek işlediğini belirterek, “Keçeden yaptığım tabloları iğne ve yün kullanarak ilmek ilmek işliyorum. Tamamen el emeğiyle hazırlanan bu çalışmaların tamamlanması, detay yoğunluğuna göre yaklaşık bir ayı bulabiliyor. Şu anda SEYMER’de eğitim veriyorum. Bebeğim olduktan sonra organik ve doğal ürünleri araştırmaya başladım. Günümüzde yeşil alanların azalmasıyla birlikte yünle tanıştım. Yünden halı yaparak çocuğumu onun üzerinde büyüttüm; birlikte oyun oynadık, oyuncaklarını da yünden yaptım. Bu süreçte keçe ve yün sanatına olan ilgim arttı ve zamanla kendimi bu alanda geliştirdim.Keçi ve yünün değerinin, toprak kadar kıymetli olduğunun bilinmesini istiyorum” şeklinde konuştu.
Kaynak: MERYEM ÜNAL