Adana’da baharın gelişi takvimden önce hissedilir. Bir sabah uyandığınızda havanın değiştiğini fark edersiniz.
Güneş biraz daha sıcak, rüzgâr biraz daha yumuşak eser. Ama asıl değişim, şehrin sokaklarında dolaşırken burnunuza gelen o tanıdık kokuyla anlaşılır: portakal çiçekleri açmıştır.
Adana’da bahar demek, sadece mevsim değişikliği değildir. Bu şehirde bahar adeta hayatın yeniden başlaması gibidir.
Kışın sakinleşen sokaklar yeniden kalabalıklaşır, parklar dolup taşar, Seyhan Nehri kıyısında yürüyen insanların sayısı artar. İnsanlar evlerinden çıkar, güneşle birlikte şehir de hareketlenir.
Adana’nın en güzel taraflarından biri de baharın burada çok erken hissedilmesidir. Türkiye’nin birçok yerinde insanlar hâlâ montlarla dolaşırken Adana’da ince bir ceket yeterli olur.
Güneş yüzünü gösterir, gökyüzü maviye döner ve şehirdeki turunç ile portakal ağaçları çiçek açarak sokaklara eşsiz bir koku yayar.
Bu koku sadece doğanın bir parçası değildir; aynı zamanda Adana’nın hafızasıdır. Çocukluğunu bu şehirde geçiren herkes için portakal çiçeği kokusu bir anıyı hatırlatır.
Okuldan çıkıp eve yürürken hissedilen o koku, mahalle aralarındaki ağaçlar, bahar akşamlarında yapılan yürüyüşler…
Hepsi Adana’nın baharla birlikte canlanan hikâyesinin parçalarıdır.
Bahar aynı zamanda şehrin enerjisinin arttığı bir dönemdir. Etkinlikler başlar, festivaller düzenlenir, insanlar daha çok bir araya gelir.
Çünkü güneşin sıcaklığı yalnızca havayı değil, insanların ruhunu da ısıtır.
Her yıl aynı döngü yaşanır ama Adana’da bahar hiçbir zaman sıradan gelmez.
Çünkü bu şehirde bahar sadece bir mevsim değildir. Bahar, Adana’nın yeniden nefes almasıdır.
Ve şimdi o tanıdık koku yeniden sokaklarda… Çünkü Adana’ya yine bahar geldi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Adana’ya yine bahar geldi
Fatma AKÇAY
Adana’da baharın gelişi takvimden önce hissedilir. Bir sabah uyandığınızda havanın değiştiğini fark edersiniz.
Güneş biraz daha sıcak, rüzgâr biraz daha yumuşak eser. Ama asıl değişim, şehrin sokaklarında dolaşırken burnunuza gelen o tanıdık kokuyla anlaşılır: portakal çiçekleri açmıştır.
Adana’da bahar demek, sadece mevsim değişikliği değildir. Bu şehirde bahar adeta hayatın yeniden başlaması gibidir.
Kışın sakinleşen sokaklar yeniden kalabalıklaşır, parklar dolup taşar, Seyhan Nehri kıyısında yürüyen insanların sayısı artar. İnsanlar evlerinden çıkar, güneşle birlikte şehir de hareketlenir.
Adana’nın en güzel taraflarından biri de baharın burada çok erken hissedilmesidir. Türkiye’nin birçok yerinde insanlar hâlâ montlarla dolaşırken Adana’da ince bir ceket yeterli olur.
Güneş yüzünü gösterir, gökyüzü maviye döner ve şehirdeki turunç ile portakal ağaçları çiçek açarak sokaklara eşsiz bir koku yayar.
Bu koku sadece doğanın bir parçası değildir; aynı zamanda Adana’nın hafızasıdır. Çocukluğunu bu şehirde geçiren herkes için portakal çiçeği kokusu bir anıyı hatırlatır.
Okuldan çıkıp eve yürürken hissedilen o koku, mahalle aralarındaki ağaçlar, bahar akşamlarında yapılan yürüyüşler…
Hepsi Adana’nın baharla birlikte canlanan hikâyesinin parçalarıdır.
Bahar aynı zamanda şehrin enerjisinin arttığı bir dönemdir. Etkinlikler başlar, festivaller düzenlenir, insanlar daha çok bir araya gelir.
Çünkü güneşin sıcaklığı yalnızca havayı değil, insanların ruhunu da ısıtır.
Her yıl aynı döngü yaşanır ama Adana’da bahar hiçbir zaman sıradan gelmez.
Çünkü bu şehirde bahar sadece bir mevsim değildir. Bahar, Adana’nın yeniden nefes almasıdır.
Ve şimdi o tanıdık koku yeniden sokaklarda… Çünkü Adana’ya yine bahar geldi.