Adana'da yaşayan 29 yaşındaki D.K., 2019 yılında üniversitede tanıştığı ve 2,5 milyon TL maddi kayba uğradığı sanal kumar bağımlılığından Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) sayesinde kurtuldu. Genç adamın ve ailesinin sıfırdan başlama hikayesi, bağımlılıkla mücadelede umut oldu.
Haber Giriş Tarihi: 06.03.2026 11:28
Haber Güncellenme Tarihi: 06.03.2026 11:34
Kaynak:
İHA
Günümüzde dijitalleşmeyle birlikte artan tehlikelerden biri olan sanal kumar, birçok aileyi maddi ve manevi çöküşe sürüklüyor. Adana'da yaşayan 29 yaşındaki D.K.'nin hikayesi, bağımlılığın yıkıcı etkilerini ve doğru destekle hayata nasıl yeniden tutunulabileceğini tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.
SANAL KUMAR BATAĞINA SÜRÜKLENİŞ VE "KONTROL EDEBİLİRİM" YANILGISI
2019 yılında, üniversitede okuduğu dönemde bir arkadaşının yönlendirmesiyle sanal kumar dünyasıyla tanışan D.K., yaklaşık 2,5 yıl boyunca bu sarmalın içinde kaldı. YEDAM'da 3 yıldır aldığı rehabilitasyon desteğiyle bağımlılığı geride bırakan D.K., bu karanlık sürecin nasıl başladığını ve ailesinde yarattığı tahribatı tüm açıklığıyla şu sözlerle anlattı:
"İlk başta çok nadir oynuyordum. Sonra hayatın vermiş olduğu aileden uzaklık, psikolojik olarak yıprandığında mutlu olacağın şeyleri arama derken ben mutluluğu galiba orada bulduğum için ara ara oynarken artık günde ikiye çıktı sonra günde beşe çıktı. Bu süreçte insan ilk başta zaten kendisi yıpranıyor ama bence en çok aile veya eş yıpranıyor. Evet ben de çok yıprandım ama benim annem, babam, nişanlım daha çok yıprandılar. Çünkü onlar bir tedavi arayışı içindelerdi. Ben de 'ben kendimi kontrol edebilirim' diye hep geçiştiriyordum. Maddi de manevi de en çok benim ailem yıprandı"
2,5 MİLYON TL'LİK KAYIP VE ÇARESİZLİK HİSSİ
Bağımlılığın ilerleyen safhalarında özel sektörde sayısız tedavi denediğini ancak sonuç alamadığını belirten genç adam, o dönemdeki çaresizliğini, kendine ve ailesine verdiği maddi-manevi zararları gizlemeden şu cesur ifadelerle itiraf etti:
"Çünkü hayatta hiçbir şeyi kalmayan bir insan nasılsa ben de olsa öyleydim. Bir hayvandan farklı hissetmiyordum kendimi. Annem, babam, ailem, hiç kimse benimle konuşmuyor. Ve bundan önce ben sayısız tedaviler gördüm. Hep özel sektörlerde. Hiçbir işe yaramadı, araştırdık YEDAM'ı bulduk. Bağımlıların en çok yaptığı şey hırsızlıktır. Ben başkasından değil ama annemin kartından, babamın kartından, annemin evde altını varsa altın satmak gibi şeyler yaptım. Ben başkalarına değil ama aileme zararım oldu. Bu süreçte yaklaşık 2,5 milyon kadar bir kaybımız oldu. Ve onu ben çalışmadığım için ailem ödedi"
YEDAM ATÖLYELERİ, İLETİŞİM VE YENİ BİR HAYAT
Ailesiyle ilişkilerinin kopma noktasına geldiği ve umudunu tamamen yitirdiği bir dönemde YEDAM ile tanışan D.K., psikolojik danışmanlar ve sosyal hizmet uzmanları eşliğinde sanatla iyileşme yolculuğuna çıktı. Annesinin de sürece dahil olmasıyla iyileşen aile bağlarını ve nişanlanarak kurduğu yeni hayatı uzun bir açıklamayla şöyle özetledi:
"Ben YEDAM'a ilk geldiğimde çok ümitli değildim. Kurtulamayacağımı düşünüyordum. 'Her şeyini kaybetmiş bir insan sıfırdan nasıl başlar' diye düşünüyor insan. O sıralar ben ailem tarafından hem psikolojik şiddet hem de fiziki şiddete uğradım. Haklılar mıydı? Bence haklılardı. Başta çok kırılmıştım aslında ama burada ilk psikolojik danışmanımla başladım. Bir de sosyal hizmetler uzmanımla başladım. Atölyelere geldim. Haftada iki üç atölye yapıyordum. Aslında burada insan kendini keşfediyor. Ben hiç boyama veya resim yeteneğimin olduğunu bilmiyordum. Burada onları da kendimde keşfetmeye başladım ve o kadar iyi geliyor ki atölyeler. Böyle insanın oturup işe odaklanması ve bağımlılıkta beynine nasıl kontrol edebileceğine bence öğrenmenin en önemli yolu atölye olduğunu düşünüyorum ben. Bana sordular 'annenizle de görüşmenizi ister misiniz' diye. Ben doktorlarla konuştuğumda anneme, babama anlatılmasından rahatsız olduğum için çok konuşamıyordum. Burada her şey gizlilikle olduğu için ben dedim ki ben isterim. Ailem de sizinle görüşmek isterse görüşebilirler. Ben üçüncü seneme girdim annem de gerçekten yılmadan hiç kaçırmadan benimle geldi. Annem, ablam görüştüler. Onlar da bağımlılığı öğrendi. Bence bağımlılıkta en önemli şey iletişim. İnsanı suçlamak yerine veya geçmişi hatırlatmak yerine iletişim kuvvetli olunca biz atlattık çok şükür. Ailem de şu an gayet iyiler. Nişanlandım mutluyuz. Bence en önemli etken 'evet yapabilirim' demek. Bırakınca her şey daha berbat oluyor. Ben açıkçası bırakmıştım. Buraya gelmeseydim gerçekten ben şu an bu durumda olur muydum? Olmazdım kesinlikle. Yapabilirim demek çok önemli ve bir yolda istikrarlı yürümek daha çok önemli"
UZMAN UYARISI: "SANAL KUMAR, MADDE BAĞIMLILIĞINI GEÇTİ"
Türkiye genelinde 105 noktada, Adana'da ise 2 şube ile hizmet veren YEDAM'ın çalışmalarını değerlendiren Yeşilay Adana Şubesi Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, sorunun kronik bir hastalık olduğuna ve sanal kumarın ulaştığı korkutucu boyuta dikkat çekti:
"Adana'da YEDAM Şubemiz iki oldu. Bağımlılıkla ilgili sorun yaşayan danışanımız buraya gelip bu hizmeti alarak bağımlı olduğu davranıştan uzak kalabiliyor. Burada bağımlılık döngüsünde takip çok önemli. Her aradığında ulaşabileceği buraya davet edildiğinde gelebileceği bir nokta onların aslında boşluklarını dolduruyor. Ufak bir boşluk bile onları yanlış yerlere yönlendirebiliyor, itebiliyor. Biz bu boşlukları hem Yeşilay Şube olarak, hem Yeşilay Danışmanlık Merkezi Rehabilitasyon Merkezleri olarak doldurmaya çalışıyoruz. 'Hayır diyebiliyorsan, ekrana değil hayata bağlıysan, sen de Yeşilaycısın' insanımıza yaklaşmaya çalışıyoruz. Madde bağımlılığı, alkol bağımlılığını, sanal kumar dediğimiz kumar bağımlılığını geçmiş durumda. Bu konuda gelen veriler, danışan sayıları da doğrudan bunu teyitliyor zaten. Kumar oynamak, oynayabilecek alanlar zor iken şu an sanal alemde bu iş daha da kolaylaşmış durumda. Sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum oluşturabilmek adına YEDAM'daki bu hizmeti arttırmak istiyoruz. Çünkü bağımlılık bir hastalık, bu hastalıktan kurtulabilmenin yolu kronik bir tedaviden geçiyor"
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hırsızlık yapıp milyonlar kaybettiği sanal kumardan YEDAM desteğiyle kurtuldu
Adana'da yaşayan 29 yaşındaki D.K., 2019 yılında üniversitede tanıştığı ve 2,5 milyon TL maddi kayba uğradığı sanal kumar bağımlılığından Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) sayesinde kurtuldu. Genç adamın ve ailesinin sıfırdan başlama hikayesi, bağımlılıkla mücadelede umut oldu.
Günümüzde dijitalleşmeyle birlikte artan tehlikelerden biri olan sanal kumar, birçok aileyi maddi ve manevi çöküşe sürüklüyor. Adana'da yaşayan 29 yaşındaki D.K.'nin hikayesi, bağımlılığın yıkıcı etkilerini ve doğru destekle hayata nasıl yeniden tutunulabileceğini tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.
SANAL KUMAR BATAĞINA SÜRÜKLENİŞ VE "KONTROL EDEBİLİRİM" YANILGISI
2019 yılında, üniversitede okuduğu dönemde bir arkadaşının yönlendirmesiyle sanal kumar dünyasıyla tanışan D.K., yaklaşık 2,5 yıl boyunca bu sarmalın içinde kaldı. YEDAM'da 3 yıldır aldığı rehabilitasyon desteğiyle bağımlılığı geride bırakan D.K., bu karanlık sürecin nasıl başladığını ve ailesinde yarattığı tahribatı tüm açıklığıyla şu sözlerle anlattı:
"İlk başta çok nadir oynuyordum. Sonra hayatın vermiş olduğu aileden uzaklık, psikolojik olarak yıprandığında mutlu olacağın şeyleri arama derken ben mutluluğu galiba orada bulduğum için ara ara oynarken artık günde ikiye çıktı sonra günde beşe çıktı. Bu süreçte insan ilk başta zaten kendisi yıpranıyor ama bence en çok aile veya eş yıpranıyor. Evet ben de çok yıprandım ama benim annem, babam, nişanlım daha çok yıprandılar. Çünkü onlar bir tedavi arayışı içindelerdi. Ben de 'ben kendimi kontrol edebilirim' diye hep geçiştiriyordum. Maddi de manevi de en çok benim ailem yıprandı"
2,5 MİLYON TL'LİK KAYIP VE ÇARESİZLİK HİSSİ
Bağımlılığın ilerleyen safhalarında özel sektörde sayısız tedavi denediğini ancak sonuç alamadığını belirten genç adam, o dönemdeki çaresizliğini, kendine ve ailesine verdiği maddi-manevi zararları gizlemeden şu cesur ifadelerle itiraf etti:
"Çünkü hayatta hiçbir şeyi kalmayan bir insan nasılsa ben de olsa öyleydim. Bir hayvandan farklı hissetmiyordum kendimi. Annem, babam, ailem, hiç kimse benimle konuşmuyor. Ve bundan önce ben sayısız tedaviler gördüm. Hep özel sektörlerde. Hiçbir işe yaramadı, araştırdık YEDAM'ı bulduk. Bağımlıların en çok yaptığı şey hırsızlıktır. Ben başkasından değil ama annemin kartından, babamın kartından, annemin evde altını varsa altın satmak gibi şeyler yaptım. Ben başkalarına değil ama aileme zararım oldu. Bu süreçte yaklaşık 2,5 milyon kadar bir kaybımız oldu. Ve onu ben çalışmadığım için ailem ödedi"
YEDAM ATÖLYELERİ, İLETİŞİM VE YENİ BİR HAYAT
Ailesiyle ilişkilerinin kopma noktasına geldiği ve umudunu tamamen yitirdiği bir dönemde YEDAM ile tanışan D.K., psikolojik danışmanlar ve sosyal hizmet uzmanları eşliğinde sanatla iyileşme yolculuğuna çıktı. Annesinin de sürece dahil olmasıyla iyileşen aile bağlarını ve nişanlanarak kurduğu yeni hayatı uzun bir açıklamayla şöyle özetledi:
"Ben YEDAM'a ilk geldiğimde çok ümitli değildim. Kurtulamayacağımı düşünüyordum. 'Her şeyini kaybetmiş bir insan sıfırdan nasıl başlar' diye düşünüyor insan. O sıralar ben ailem tarafından hem psikolojik şiddet hem de fiziki şiddete uğradım. Haklılar mıydı? Bence haklılardı. Başta çok kırılmıştım aslında ama burada ilk psikolojik danışmanımla başladım. Bir de sosyal hizmetler uzmanımla başladım. Atölyelere geldim. Haftada iki üç atölye yapıyordum. Aslında burada insan kendini keşfediyor. Ben hiç boyama veya resim yeteneğimin olduğunu bilmiyordum. Burada onları da kendimde keşfetmeye başladım ve o kadar iyi geliyor ki atölyeler. Böyle insanın oturup işe odaklanması ve bağımlılıkta beynine nasıl kontrol edebileceğine bence öğrenmenin en önemli yolu atölye olduğunu düşünüyorum ben. Bana sordular 'annenizle de görüşmenizi ister misiniz' diye. Ben doktorlarla konuştuğumda anneme, babama anlatılmasından rahatsız olduğum için çok konuşamıyordum. Burada her şey gizlilikle olduğu için ben dedim ki ben isterim. Ailem de sizinle görüşmek isterse görüşebilirler. Ben üçüncü seneme girdim annem de gerçekten yılmadan hiç kaçırmadan benimle geldi. Annem, ablam görüştüler. Onlar da bağımlılığı öğrendi. Bence bağımlılıkta en önemli şey iletişim. İnsanı suçlamak yerine veya geçmişi hatırlatmak yerine iletişim kuvvetli olunca biz atlattık çok şükür. Ailem de şu an gayet iyiler. Nişanlandım mutluyuz. Bence en önemli etken 'evet yapabilirim' demek. Bırakınca her şey daha berbat oluyor. Ben açıkçası bırakmıştım. Buraya gelmeseydim gerçekten ben şu an bu durumda olur muydum? Olmazdım kesinlikle. Yapabilirim demek çok önemli ve bir yolda istikrarlı yürümek daha çok önemli"
UZMAN UYARISI: "SANAL KUMAR, MADDE BAĞIMLILIĞINI GEÇTİ"
Türkiye genelinde 105 noktada, Adana'da ise 2 şube ile hizmet veren YEDAM'ın çalışmalarını değerlendiren Yeşilay Adana Şubesi Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, sorunun kronik bir hastalık olduğuna ve sanal kumarın ulaştığı korkutucu boyuta dikkat çekti:
"Adana'da YEDAM Şubemiz iki oldu. Bağımlılıkla ilgili sorun yaşayan danışanımız buraya gelip bu hizmeti alarak bağımlı olduğu davranıştan uzak kalabiliyor. Burada bağımlılık döngüsünde takip çok önemli. Her aradığında ulaşabileceği buraya davet edildiğinde gelebileceği bir nokta onların aslında boşluklarını dolduruyor. Ufak bir boşluk bile onları yanlış yerlere yönlendirebiliyor, itebiliyor. Biz bu boşlukları hem Yeşilay Şube olarak, hem Yeşilay Danışmanlık Merkezi Rehabilitasyon Merkezleri olarak doldurmaya çalışıyoruz. 'Hayır diyebiliyorsan, ekrana değil hayata bağlıysan, sen de Yeşilaycısın' insanımıza yaklaşmaya çalışıyoruz. Madde bağımlılığı, alkol bağımlılığını, sanal kumar dediğimiz kumar bağımlılığını geçmiş durumda. Bu konuda gelen veriler, danışan sayıları da doğrudan bunu teyitliyor zaten. Kumar oynamak, oynayabilecek alanlar zor iken şu an sanal alemde bu iş daha da kolaylaşmış durumda. Sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum oluşturabilmek adına YEDAM'daki bu hizmeti arttırmak istiyoruz. Çünkü bağımlılık bir hastalık, bu hastalıktan kurtulabilmenin yolu kronik bir tedaviden geçiyor"
Kaynak: İHA