5 Haziran’da dikkat çeken mesaj: Doğa kaybederse insan da kaybeder

Üç iklim kuşağının buluştuğu Hatay’da biyolojik çeşitliliğin alarm verdiğini belirten Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, yaban hayatının korunmaması halinde ekolojik dengenin ve insan yaşamının ciddi risklerle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 05.06.2026 10:48
Haber Güncellenme Tarihi: 05.06.2026 10:52
Muhabir: ALİ GÜRELİ
5 Haziran’da dikkat çeken mesaj: Doğa kaybederse insan da kaybeder

Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmede, Hatay’ın sahip olduğu eşsiz biyolojik çeşitliliğin korunmasının yalnızca kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

İlkhaber-gazetesi.com’a açıklamalarda bulunan Öğünç, üç farklı iklim kuşağının etkilerinin görüldüğü Hatay’ın, binlerce bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yaptığını belirterek, özellikle endemik türlerin gelecek nesillere aktarılması için koruma çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade etti.

Hatay’ın ekolojik açıdan stratejik bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Öğünç, kentin, Akdeniz, Anadolu ve Orta Doğu ekosistemlerinin kesişim noktasında yer aldığını kaydetti.

Doğa koruma çalışmalarında kurumlar arası iş birliğinin önemine işaret eden Öğünç, bu doğal zenginliğin sürdürülebilir şekilde korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Amanos Dağları, sulak alanlar, kıyı ekosistemleri ve geniş ormanlık bölgeleriyle Türkiye’nin önemli doğal yaşam merkezlerinden biri olan Hatay’ın, çok sayıda endemik bitki ve yaban hayvanına yaşam alanı sunduğunu anlatan Öğünç, “Bölgenin aynı zamanda önemli kuş göç yolları üzerinde bulunması, sahip olduğu ekolojik değeri daha da artırıyor” dedi.

Hatay’ın dağlık ve doğal alanlarında yaşamını sürdüren çizgili sırtlan, uzun kulaklı çöl kirpisi, kayalık gerbili, saz kedisi ve yaban kedisi gibi türlerin, bölgenin biyolojik çeşitliliğinin en önemli göstergeleri arasında yer aldığına işaret eden Öğünç, “Bu canlılar yalnızca doğal denge açısından değil, bilimsel araştırmalar ve ekoturizm faaliyetleri bakımından da büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Öğünç, her bir türün korunmasının ekosistemin sürekliliği açısından kritik olduğuna dikkat çekerek, nadir türlerin yok olmasının yalnızca ilgili canlıyı değil, tüm ekolojik sistemi etkileyebilecek zincirleme sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Bu kapsamda ekolojik koridorların oluşturulması, yaban hayatı geçiş alanlarının artırılması ve koruma bölgelerinin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulanıyor.

Öte yandan artan kentleşme, habitat kaybı ve kaçak avcılık gibi tehditlerin yaban hayatı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Öğünç, “Biyolojik çeşitliliğin korunması, hem doğal yaşamın sürdürülebilirliği hem de insanlığın geleceği açısından hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Hatay Tabiatı Koruma Derneği olarak bölgede varlığını sürdüren dağ ceylanları ve diğer türlerin doğal yaşam alanlarının korunması ve yaban hayvanlarının yaşam haklarının savunulması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Abdullah Öğünç, Dünya Çevre Günü dolayısıyla toplumun tüm kesimlerine şu çağrıda bulundu:

“Doğal yaşam alanlarının korunması, yaban hayvanlarının yaşam hakkının savunulması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması büyük önem taşıyor. Bu özel günde herkesi doğaya karşı daha duyarlı olmaya, yaban hayatını korumaya ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluk almaya davet ediyoruz.”

Kaynak: ALİ GÜRELİ

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.