Murat Kurum COP31 yolunda Hatay'dan seslendi: Şehirlerin gücü afet direncinde saklı
Murat Kurum COP31 yolunda Hatay'dan seslendi: Şehirlerin gücü afet direncinde saklı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim krizinin toplumsal yansımalarını çarpıcı verilerle açıkladı. Hatay'da düzenlenen COP31 panelinde konuşan Kurum, krizin artık mutfak masraflarından su güvenliğine kadar her alana dokunduğunu vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 09.05.2026 16:56
Haber Güncellenme Tarihi: 09.05.2026 16:56
Kaynak:
İHA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, küresel ölçekte iklim değişikliğine yönelik farkındalığın ulaştığı devasa boyutları dijital analizlerle ortaya koydu. Son iki aylık süreci kapsayan verileri paylaşan Kurum, dünya genelinde iklim krizine dair 39 milyon farklı içerik üretildiğini bildirdi. Bu paylaşımların 2 milyar etkileşim ve toplamda 196 milyar erişim rakamına ulaşması, meselenin artık sadece teknik bir başlık olmaktan çıkıp insanlığın ortak yaşam kaygısına dönüştüğünü kanıtlıyor.
KÜRESEL İKLİM DİNAMİKLERİ VE DİJİTAL ETKİLEŞİM VERİLERİ
Bakan Kurum, iklim değişikliğinin bireylerin gündelik yaşantısındaki somut etkilerine dikkat çekerek, bu konunun artık faturalardan gıda güvenliğine kadar geniş bir yelpazede değerlendirildiğini belirtti. Analiz sonuçlarına göre, iklim meselesi halk nezdinde soyut bir kavram olmaktan çıkarak, doğrudan güvenliği ve geleceği ilgilendiren bir gerçeklik halini aldı. Kurum, "İklim değişikliği artık insanların gündelik hayatına, şehirlerine, faturalarına, suyuna, gıdasına, güvenliğine ve geleceğe dair beklentilerine dokunan çok daha büyük bir başlık haline geldi" diyerek durumun ciddiyetine işaret etti.
COĞRAFYALARA GÖRE DEĞİŞEN İKLİM ÖNCELİKLERİ VE ÇÖZÜMLER
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de farklı bölgelerin iklim krizine bakış açısındaki farklılıklar oldu. Bakan Kurum, Kuzey Amerika'da ekonomik ve politik etkilerin ön planda olduğunu, Avrupa'nın ise karbon emisyonları ve fosil yakıtlardan uzaklaşma hedeflerine odaklandığını ifade etti. Asya kıtasında yenilenebilir enerji dönüşümü tartışılırken; Afrika ve Güney Amerika'da su ile gıda güvenliği gibi temel kalkınma meselelerinin öncelikli olduğunu vurguladı. Bu tabloyu yorumlayan Kurum, "İklim değişikliği küresel bir krizdir ama her coğrafyanın acısı, ihtiyacı, önceliği ve çözümü farklıdır" değerlendirmesinde bulundu.
HATAY: DİRENÇLİ ŞEHİRLERİN SEMBOLÜ VE COP31 VİZYONU
Türkiye'nin COP31 ev sahipliği yolculuğu kapsamında Hatay'da düzenlenen "Dirençli Şehirler" panelinde, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği temsilcilerinin de aralarında bulunduğu üst düzey isimler bir araya geldi. 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'ın gösterdiği dayanıklılığı örnek gösteren Kurum, şehirlerin gücünün nüfus veya ekonomiden ziyade afet hazırlığıyla ölçüldüğünü hatırlattı. Bakan Kurum, paneldeki hitabında şu ifadeleri kullandı: "Bugün şehirlerin asıl gücü; afetlere ne kadar hazır olduğu, insanına ne kadar güvenli bir gelecek sunabildiğiyle ölçülüyor. İşte şu anda içerisinde bulunduğumuz Hatay; bu yüzden çok özel bir yerde duruyor."
ASRIN İNŞA SEFERBERLİĞİ VE SIFIR ATIK UYUMLU KONUTLAR
Hatay'da hayata geçirilen projeleri uluslararası kamuoyuna anlatan Kurum, iklime dayanıklı, yenilenebilir enerji altyapısına sahip ve Sıfır Atık prensiplerine uygun inşa edilen afet konutlarının önemine değindi. Şehirlerin sadece binalardan ibaret olmadığını, yeniden tesis edilen hayatların da görülmesi gerektiğini belirten Kurum, COP31 sürecinde stratejik odak noktalarının "insan odaklı koruma politikaları" olacağını duyurdu. Bakan, iklimle mücadelenin bir çevre politikasından öte, doğrudan insan hayatını muhafaza etme sorumluluğu taşıdığının altını çizdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Murat Kurum COP31 yolunda Hatay'dan seslendi: Şehirlerin gücü afet direncinde saklı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim krizinin toplumsal yansımalarını çarpıcı verilerle açıkladı. Hatay'da düzenlenen COP31 panelinde konuşan Kurum, krizin artık mutfak masraflarından su güvenliğine kadar her alana dokunduğunu vurguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, küresel ölçekte iklim değişikliğine yönelik farkındalığın ulaştığı devasa boyutları dijital analizlerle ortaya koydu. Son iki aylık süreci kapsayan verileri paylaşan Kurum, dünya genelinde iklim krizine dair 39 milyon farklı içerik üretildiğini bildirdi. Bu paylaşımların 2 milyar etkileşim ve toplamda 196 milyar erişim rakamına ulaşması, meselenin artık sadece teknik bir başlık olmaktan çıkıp insanlığın ortak yaşam kaygısına dönüştüğünü kanıtlıyor.
KÜRESEL İKLİM DİNAMİKLERİ VE DİJİTAL ETKİLEŞİM VERİLERİ
Bakan Kurum, iklim değişikliğinin bireylerin gündelik yaşantısındaki somut etkilerine dikkat çekerek, bu konunun artık faturalardan gıda güvenliğine kadar geniş bir yelpazede değerlendirildiğini belirtti. Analiz sonuçlarına göre, iklim meselesi halk nezdinde soyut bir kavram olmaktan çıkarak, doğrudan güvenliği ve geleceği ilgilendiren bir gerçeklik halini aldı. Kurum, "İklim değişikliği artık insanların gündelik hayatına, şehirlerine, faturalarına, suyuna, gıdasına, güvenliğine ve geleceğe dair beklentilerine dokunan çok daha büyük bir başlık haline geldi" diyerek durumun ciddiyetine işaret etti.
COĞRAFYALARA GÖRE DEĞİŞEN İKLİM ÖNCELİKLERİ VE ÇÖZÜMLER
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de farklı bölgelerin iklim krizine bakış açısındaki farklılıklar oldu. Bakan Kurum, Kuzey Amerika'da ekonomik ve politik etkilerin ön planda olduğunu, Avrupa'nın ise karbon emisyonları ve fosil yakıtlardan uzaklaşma hedeflerine odaklandığını ifade etti. Asya kıtasında yenilenebilir enerji dönüşümü tartışılırken; Afrika ve Güney Amerika'da su ile gıda güvenliği gibi temel kalkınma meselelerinin öncelikli olduğunu vurguladı. Bu tabloyu yorumlayan Kurum, "İklim değişikliği küresel bir krizdir ama her coğrafyanın acısı, ihtiyacı, önceliği ve çözümü farklıdır" değerlendirmesinde bulundu.
HATAY: DİRENÇLİ ŞEHİRLERİN SEMBOLÜ VE COP31 VİZYONU
Türkiye'nin COP31 ev sahipliği yolculuğu kapsamında Hatay'da düzenlenen "Dirençli Şehirler" panelinde, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği temsilcilerinin de aralarında bulunduğu üst düzey isimler bir araya geldi. 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'ın gösterdiği dayanıklılığı örnek gösteren Kurum, şehirlerin gücünün nüfus veya ekonomiden ziyade afet hazırlığıyla ölçüldüğünü hatırlattı. Bakan Kurum, paneldeki hitabında şu ifadeleri kullandı: "Bugün şehirlerin asıl gücü; afetlere ne kadar hazır olduğu, insanına ne kadar güvenli bir gelecek sunabildiğiyle ölçülüyor. İşte şu anda içerisinde bulunduğumuz Hatay; bu yüzden çok özel bir yerde duruyor."
ASRIN İNŞA SEFERBERLİĞİ VE SIFIR ATIK UYUMLU KONUTLAR
Hatay'da hayata geçirilen projeleri uluslararası kamuoyuna anlatan Kurum, iklime dayanıklı, yenilenebilir enerji altyapısına sahip ve Sıfır Atık prensiplerine uygun inşa edilen afet konutlarının önemine değindi. Şehirlerin sadece binalardan ibaret olmadığını, yeniden tesis edilen hayatların da görülmesi gerektiğini belirten Kurum, COP31 sürecinde stratejik odak noktalarının "insan odaklı koruma politikaları" olacağını duyurdu. Bakan, iklimle mücadelenin bir çevre politikasından öte, doğrudan insan hayatını muhafaza etme sorumluluğu taşıdığının altını çizdi.
Kaynak: İHA