Nadir bir tür bireyi daha araç çarpması sonucu yok oldu
Nadir bir tür bireyi daha araç çarpması sonucu yok oldu
Araç trafiği ve yetersiz ekolojik geçişler, nadir türlerin hayatta kalmasını ciddi şekilde tehdit ediyor. Özellikle çizgili sırtlan, saz ve yaban kedisi gibi türler, bu tehlikelerden en fazla etkilenenler arasında yer alıyor. Hatay'daki nadir türlerden olan çizgili sırtlan bireyinin araç çarpması sonucu yok olması, bu tehlikelere örnek oluşturuyor.
Haber Giriş Tarihi: 26.02.2026 14:47
Haber Güncellenme Tarihi: 26.02.2026 14:53
Muhabir:
ALİ GÜRELİ
Hatay’ın dağlarında özgürce dolaşan çizgili sırtlanlar, uzun kulaklı çöl kirpisi, kayalık gerbili, saz ve yaban kedisi gibi türler ekosistemin zenginliğini ve biyolojik çeşitliliğini temsil eden türler arasında yer alıyor. Bu türler sadece doğal dengelerin korunmasında rol oynamıyor, aynı zamanda bilimsel araştırmalar ve ekoturizm açısından da büyük önem taşıyor. Nadir hayvanlar, ekosistemdeki karmaşık besin zincirlerinin işleyişi ve doğal ortamların sağlığı için kritik bir işlev görüyor.
Her bir türün korunması, doğanın sürekliliğini sağlamak ve gelecek nesillere aktarılacak canlı bir miras bırakmak anlamına geliyor. Çizgili sırtlanlar, kayalık gerbili, uzun kulaklı çöl kirpisi, saz ve yaban kedisi gibi türlerin yaşam alanları, ekolojik dengenin temel taşları arasında yer alıyor. Bu nedenle, nadir türlerin yok olması sadece o türün kaybı değil, tüm ekosistem üzerinde zincirleme etkiler yaratabiliyor.
NADİR TÜRLER ÜZERİNDEKİ TEHLİKELER
Uzmanlar, bu nadir türlerin yaşamının, birçok doğrudan ve dolaylı tehdit altında olduğunu belirtiyor. Araç çarpması, yol ve altyapı projeleri, habitat kaybı, kaçak avcılık ve çevresel kirlilik, bu canlıların hayatta kalmasını zorlaştırıyor. Özellikle çizgili sırtlan ve diğer bazı nadir türler, ekolojik geçişlerin yetersizliği nedeniyle tehlikeli yol kesişimlerinden geçmek zorunda kalıyor.
Biyolojik çeşitliliğin korunması için ekolojik köprüler, yaban hayatı geçiş alanları ve koruma bölgelerinin yaygınlaştırılmasının kritik önemde olduğuna işaret eden uzmanlar, “Nadir türler korunmadığı sürece hem doğanın dengesi hem de insan güvenliği ciddi şekilde tehlikeye giriyor” diyor.
Hatay'daki nadir türlerden olan çizgili sırtlan bireyinin araç çarpması sonucu yok olması, bu tehlikelere örnek oluşturduğunu belirten Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, “Yolların güvenliği ile biyolojik çeşitliliğin korunması arasındaki gerilimin trajik bir örneği olarak, nadir bir türümüz daha araç çarpması sonucu yok oldu” dedi.
Öğünç, şunları söyledi: "Nadir türler, doğanın görünmez zenginlikleri ve ekosistemin vazgeçilmez parçalarıdır. Onları kaybetmek sadece tür çeşitliliğinin azalması demek değil, aynı zamanda ekosistemin dayanıklılığının zayıflaması anlamına gelir. Bu nedenle her bir nadir türün korunması, doğanın sürekliliğini ve gelecek nesillere aktarabileceğimiz bir mirası korumak demektir."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nadir bir tür bireyi daha araç çarpması sonucu yok oldu
Araç trafiği ve yetersiz ekolojik geçişler, nadir türlerin hayatta kalmasını ciddi şekilde tehdit ediyor. Özellikle çizgili sırtlan, saz ve yaban kedisi gibi türler, bu tehlikelerden en fazla etkilenenler arasında yer alıyor. Hatay'daki nadir türlerden olan çizgili sırtlan bireyinin araç çarpması sonucu yok olması, bu tehlikelere örnek oluşturuyor.
Hatay’ın dağlarında özgürce dolaşan çizgili sırtlanlar, uzun kulaklı çöl kirpisi, kayalık gerbili, saz ve yaban kedisi gibi türler ekosistemin zenginliğini ve biyolojik çeşitliliğini temsil eden türler arasında yer alıyor. Bu türler sadece doğal dengelerin korunmasında rol oynamıyor, aynı zamanda bilimsel araştırmalar ve ekoturizm açısından da büyük önem taşıyor. Nadir hayvanlar, ekosistemdeki karmaşık besin zincirlerinin işleyişi ve doğal ortamların sağlığı için kritik bir işlev görüyor.
Her bir türün korunması, doğanın sürekliliğini sağlamak ve gelecek nesillere aktarılacak canlı bir miras bırakmak anlamına geliyor. Çizgili sırtlanlar, kayalık gerbili, uzun kulaklı çöl kirpisi, saz ve yaban kedisi gibi türlerin yaşam alanları, ekolojik dengenin temel taşları arasında yer alıyor. Bu nedenle, nadir türlerin yok olması sadece o türün kaybı değil, tüm ekosistem üzerinde zincirleme etkiler yaratabiliyor.
NADİR TÜRLER ÜZERİNDEKİ TEHLİKELER
Uzmanlar, bu nadir türlerin yaşamının, birçok doğrudan ve dolaylı tehdit altında olduğunu belirtiyor. Araç çarpması, yol ve altyapı projeleri, habitat kaybı, kaçak avcılık ve çevresel kirlilik, bu canlıların hayatta kalmasını zorlaştırıyor. Özellikle çizgili sırtlan ve diğer bazı nadir türler, ekolojik geçişlerin yetersizliği nedeniyle tehlikeli yol kesişimlerinden geçmek zorunda kalıyor.
Biyolojik çeşitliliğin korunması için ekolojik köprüler, yaban hayatı geçiş alanları ve koruma bölgelerinin yaygınlaştırılmasının kritik önemde olduğuna işaret eden uzmanlar, “Nadir türler korunmadığı sürece hem doğanın dengesi hem de insan güvenliği ciddi şekilde tehlikeye giriyor” diyor.
Hatay'daki nadir türlerden olan çizgili sırtlan bireyinin araç çarpması sonucu yok olması, bu tehlikelere örnek oluşturduğunu belirten Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, “Yolların güvenliği ile biyolojik çeşitliliğin korunması arasındaki gerilimin trajik bir örneği olarak, nadir bir türümüz daha araç çarpması sonucu yok oldu” dedi.
Öğünç, şunları söyledi: "Nadir türler, doğanın görünmez zenginlikleri ve ekosistemin vazgeçilmez parçalarıdır. Onları kaybetmek sadece tür çeşitliliğinin azalması demek değil, aynı zamanda ekosistemin dayanıklılığının zayıflaması anlamına gelir. Bu nedenle her bir nadir türün korunması, doğanın sürekliliğini ve gelecek nesillere aktarabileceğimiz bir mirası korumak demektir."
Kaynak: ALİ GÜRELİ