Başkan Seçer: Türkiye’de lojistik filosu güçlü olan 2 ilden 1’i Mersin’dir

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ‘Ülkenin Kıyısından Yönetimin Odağına’ mottosuyla gerçekleştirilen ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Mersin Çalıştayı’na katıldı. Başkan Seçer, "Türkiye’de lojistik filosu güçlü olan 2 ilden 1’i Mersin’dir" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 25.03.2026 17:22
Haber Güncellenme Tarihi: 25.03.2026 17:28
Kaynak: BÜLTEN
Başkan Seçer: Türkiye’de lojistik filosu güçlü olan 2 ilden 1’i Mersin’dir

Kongre ve Sergi Sarayı Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştaya Başkan Seçer’in yanı sıra; Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Çamlıyayla Belediye Başkanı Mehmet Fatih Sofu, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ile çevre illerin ilçe belediye başkanları, TBB bürokratları ile Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Komisyonu üyeleri, Mersin, Adana, Hatay olmak üzere 3 büyükşehir belediyesi ile 19 ilçe belediyesinin bürokratları, sivil toplum örgütleri ile oda temsilcileri ve alanında uzman isimler katıldı.

Çalıştayda kıyıların kamu yararına kullanımı, kamusal alanlar, kent hakkı, engelli erişimi ve mekânsal erişilebilirlik, kıyıların özelleştirilmesi ve toplumsal eşitlik gibi başlıkların yanı sıra; kıyı ve deniz ekosisteminin korunması, iklim değişikliği, deniz su seviyesi değişimi, biyolojik çeşitlilik, çevresel kirlilik ve doğa esaslı çözümler ele alındı. Ayrıca planlama süreçleri, yerel ve merkezi yönetimler arasındaki ilişkiler, kıyı bölgelerindeki nüfus artışının etkileri ile ticari limanlar, sürdürülebilir turizm, yenilenebilir enerji ve küçük ölçekli balıkçılık gibi kıyı ekonomisine ilişkin konular değerlendirildi. Çalıştay, kıyı kentlerinde sürdürülebilir yönetim anlayışının geliştirilmesini, çevresel koruma ile ekonomik faaliyetler arasında denge kurulmasını ve kıyı alanlarının kamu yararı gözetilerek planlanmasını hedefliyor.

BAŞKAN SEÇER: “KIYI BÖLGELERİ BİR COĞRAFİ ALAN OLMASININ ÖTESİNDE; MEDENİYETLERİN BULUŞMA NOKTASIDIR”

Başkan Seçer, çalıştay dolayısıyla Mersin’e gelen katılımcıları kentte ağırlamaktan duydukları mutluluğu ifade etti. Kıyı kentlerinin yönetimi ve korunması amacıyla kurulan ‘TBB Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Komisyonu’nun ilk çalışmasını Mersin’den başlattıklarını ifade eden Seçer, “Umut ediyorum kentimiz bu güzel projeye uğurlu gelir ve değerli çıktılar ediniriz” dedi. Kıyı kentlerinin geleceğini düşünmek, ortak sorunları konuşmak ve çözüm yollarını üretmek için bir araya geldiklerini kaydeden Seçer, “Kıyı bölgeleri bir coğrafi alan olmasının ötesinde; medeniyetlerin, ticaretin, kültürlerin ve toplumların buluşma noktasıdır. Aynı zamanda ekonomik faaliyetlerin, turizmin, ulaşımın ve sosyal yaşamın en yoğun yaşandığı alanlar arasındadır. Kıyı bölgeleri, en hassas ve kırılgan ekosistemlerden biri olma özelliğine de sahiptir” diye belirtti.

“KIYI KENTLERİNİN GELECEĞİ, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİN ÇOK ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR”

Artan nüfusun, turizm baskısının, konut gelişmelerinin, sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğundan ve kimi zaman doğal dengeyi zorlayan sonuçlar doğurduğundan söz eden Seçer, “Ülkemiz, yaklaşık olarak 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip. Yani toplan sınırımızın yaklaşık olarak 3’te 2’sinden daha büyük bir alanını kıyılar oluşturuyor. Denizlerimize kıyısı bulunan 28 ilimizin; 15’i büyükşehir, 13’ü de il belediyesi statüsünde olmak üzere toplam 196 belediye yer alıyor. Bu belediyelerimizin sınırları içerisinde yaklaşık olarak 22 milyon kişi yaşıyor. Bu da Türkiye nüfusunun yaklaşık olarak 4’te 1’ini oluşturuyor. Bu veriler bize çok açık bir gerçeği gösteriyor; kıyı kentlerinin geleceği, Türkiye’nin geleceğinin çok önemli bir parçasıdır. Türkiye’nin coğrafyasının bunun stratejik önemini, komşularını tarihi, kültürel birikimini düşünerek kıyı kentlerinin önemli olduğunu da anlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE LOJİSTİK FİLOSU GÜÇLÜ OLAN 2 İLDEN 1’İ MERSİN’DİR”

Seçer, kıyı alanlarında turizm veya rekreasyon faaliyetlerinin yanı sıra birçok alanda faaliyet yapıldığını anlatarak, “Mersin’de olduğu gibi diğer kıyı alanlarında da limanlar, tersaneler, enerji tesisleri açılmakta. Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali, kıyı kenti olan Mersin’de projelendiriliyor. Kıyı alanlarında lojistik merkezleri açılmasının yanı sıra balıkçılık faaliyetleri de yapılmaktadır. Kısaca çok sayıda ekonomik sektör aynı alanları paylaşmakta. Türkiye’de lojistik filosu güçlü 2 ilden 1’i İstanbul, 2.’si ise Mersin’dir” dedi.

Çok sayıda ekonomik sektörün aynı alanları paylaşmasının zaman zaman mekânsal kullanım çatışmalarına, çevresel sorunlara ve planlama güçlüklerine de yol açabildiğini kaydeden Seçer, “Tüm bunlara ilave olarak küresel ölçekte karşı karşıya olduğumuz iklim değişikliği, kıyı kentlerini doğrudan etkileyen en önemli risk alanlarından biridir. Deniz seviyesinin yükselmesi, tsunami, kıyı erozyonu, aşırı hava olaylarından meydana gelen değişimler, sel felaketlerinden örnek olarak söz edebiliriz. Mersin, bu özellikleri sonuna kadar taşıyan bir kent” dedi. Herhangi bir depremde, özellikle denizde gerçekleşecek bir deprem durumundan Mersin’in etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirten Seçer, “Mersin’de deprem sonrası bir tsunami ihtimalinin olmaması mümkün değil. Mersin, dağ ve deniz mesafesinin çok kısa olduğu bir kıyı kenti, aynı zamanda eğimin çok yüksek olduğu bir yer. Küresel iklim değişikliğinin en yoğun yaşandığı bölgelerin başında bu havzanın geldiğini düşünürseniz, kısa bir zaman diliminde metrekareye düşen aşırı yağışlar sel felaketlerine neden olabiliyor” ifadelerine yer verdi.

“TBB OLARAK KIYI YÖNETİMİNİ YALNIZCA TEKNİK BİR MESELE OLARAK GÖRMÜYORUZ”

Seçer, kıyı yönetimi meselesinin yalnızca çevre politikalarının değil; aynı zamanda şehir planlamasının, ekonomik kalkınmanın, afet yönetiminin ve sosyal adaletin kesiştiği stratejik bir alan olarak karşılarına çıktığını ifade ederek, “TBB olarak bu konuyu yalnızca bir teknik mesele olarak değil; yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele alıyoruz. Bu anlayışla Birliğimiz bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nu kurduk. Bugün de ilk toplantısını yapıyoruz. Komisyon çalışmalarının yalnızca Ankara’da masa başında yürütülen bir süreç olmasını istemiyoruz. Tam tersine, sahadan beslenen, yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli kurmayı hedefledik” dedi.

“KIYI KENTLERİ KOMİSYONU İLE YEREL DENEYİMLERİ MERKEZE ALAN BİR ÇALIŞMA MODELİ KURMAYI HEDEFLEDİK”

Kıyı Kentleri Çalıştayı kapsamında bölgesel toplantıların ilk adımının Mersin’de atıldığını belirten Seçer, “Ardından Ege ve Marmara bölgelerinde düzenlenecek bölgesel toplantılar ve çalıştaylarla Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi’nin hazırlanması planlanmaktadır. Bu belge ile ‘Kıyı Alanlarının Planlanması’, ‘Çevresel Sürdürülebilirlik’, ‘İklim Değişikliğine Uyum’, ‘Kamusal Erişim Hakkı’ ve ‘Mavi Ekonomi’ başlıklarında yerel yönetim perspektifini ortaya koyan bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“BELEDİYELER, KIYILARDA YAŞANAN SORUNLARI EN YAKINDAN GÖZLEMLEYEN KURULUŞLARDIR”

Kıyıların kamusal yaşam alanı olduğu vurgusuyla; korunmasının yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Seçer, kıyı yönetiminde yerel yönetimlerin bilgi birikiminin önemine değindi. Kıyılarda yaşanan sorunları en yakından gözlemleyebilecek olanların belediyeler olduğunu dile getiren Seçer, “Yurttaşlarımızın beklentilerini doğrudan duyan ve günlük hizmetleri yürüten kurumlar belediyelerdir. Bu nedenle kıyı alanlarının planlanması ve yönetilmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin daha güçlü biçimde sürece dâhil edilmesi, hem uygulama etkinliğini artıracak hem de daha sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır” dedi.

“MERSİN BÜYÜKŞEHİR OLARAK, ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ İLE ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ”

Mersin Büyükşehir’in kıyılar konusunda yürüttüğü çalışmalardan söz eden Seçer, 321 kilometrelik sahilde lojistiğin, turizmin, ekolojinin ve halkın yaşam kalitesinin buluştuğu bütünleşik bir planlama belirlediklerini vurguladı. Mersin’in kıyı yapısına dair konuşan Seçer, “Mersin kıyı alanları; liman faaliyetleri, turizm, konut gelişimi, sanayi kullanımları ve hassas doğal ekosistemlerin aynı mekânsal bantta kesiştiği ve bu nedenle yüksek kullanım baskısı altında bulunan alanlar olarak öne çıkmaktadır. Belediye olarak yürüttüğümüz projelerle kıyı dirençliliği, etkin afet yönetimi, deniz kirliliğinin azaltılması, ekosistem korunması ve iklim risklerine uyum konularında uluslararası iş birlikleriyle çalışmalar yürütmekte faaliyetler sürdürmekteyiz” diye konuştu.

“321 KİLOMETRELİK SAHİLİ KESİNTİSİZ İZLİYOR VE DENETLİYORUZ”

Yürütülen çalışmaların uluslararası standartları gözettiğine dikkat çeken Seçer, “Paris Anlaşması, Temiz Akdeniz Protokolü, AB Mission Ocean Charter gibi uluslararası taahhütlerimize sadık kalarak; MedCities, ICLEI ve GCoM gibi küresel ağlardaki aktif üyeliğimizle dünya standartlarında bir yerel yönetim anlayışıyla taçlandırıyoruz. Hazırladığımız SECAP ile emisyon azaltımı ve iklim uyumunu güçlendirirken; CLIMAAX projemizle kıyı risklerimizi bilimsel verilerle haritalandırıyor, REMEDIES ile deniz ekosistemimizi plastik kirliliğinden arındırıyoruz. Denizlerimizin korunmasına yönelik ‘Temiz Akdeniz İçin Ekosistem Tabanlı İzleme ve Yönetim Planı Projesi’, ve ‘Yeşil Bir Gelecek İçin Liman Şehirleri Ortaklığı’ projeleri ile çalışmalar sergiliyoruz” sözlerini kaydetti. ‘Elektronik Gemi Denetleme Sistemi’ni Türkiye’de kullanan 2 belediyeden birinin Mersin Büyükşehir olduğunu hatırlatan Seçer, söz konusu denetleme yetkisinin çok yüksek cezalar içeren bir yetki olduğunu söyledi. Denetleme sisteminin caydırıcı bir işlevi olduğunu ifade eden Seçer, 24 istasyonda kamera, radar, AIS ile kesintisiz izleme ile gemilerin denizlere atık bırakmaması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

“MERKEZİ İDARE İLE YEREL YÖNETİMLER ARASINDA GÜÇLÜ BİR DİYALOG ZEMİNİ OLUŞTURMAYI ÖNEMLİ BİR GÖREV OLARAK GÖRÜYORUZ”

‘Kıyılar yapılaşma alanı değil, kamusal eşik ve kentsel hafıza alanıdır’ diyerek; sahilleri halkın denizle bağını güçlendiren, erişilebilir ve afetlere dirençli sosyal yaşam alanlarına dönüştürmeye kararlılıkla devam ettiklerini kaydeden Seçer, “TBB olarak bizler, belediyelerimizin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak görüyoruz” dedi. TBB olarak belediyeler açısından birçok konuda değerlendirme ve faaliyet yürüttüklerine değinen Seçer, “Birliğimiz; ‘Tüm dünyada ortak sorunlar olan deniz kirliliği, çevre kirliliği ya da küresel iklim değişikliği gibi sorunlara nasıl çözüm üretebiliriz?’ diyerek bu konuda çok değerli çalışmalar yapıyor. Bugünkü çalıştayın da bu diyaloğun gelişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Yürütülen tartışmaların kıyı kentlerimizin geleceğine ışık tutmasını temenni ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

YILDIZ: “KIYI ALANLARININ KORUNMASI BELEDİYELER İÇİN ÖNEMLİ BİR SORUMLULUK ALANIDIR”

Yarımada ülkesi olan Türkiye’nin Akdeniz, Marmara, Ege ve Karadeniz kıyılarının doğal ve ekolojik değerlerinin kültürel anlamda çok önemli bir zenginlik oluşturduğunu söyleyen TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ise bu zenginliğin kent kimliklerine de büyük katkılar sunduğunun altını çizdi. Kıyı kentlerinin herkesin ortak mirası olduğunu söyleyen Yıldız, “Kıyı alanlarının doğru planlanması ve yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşıyor. Kıyı alanlarının yönetimi, korunması ve sürdürülebilir biçimde kullanılması yerel yönetimler açısından geniş ve önemli bir sorumluluk alanıdır. Biz de bu farkındalıkla, TBB bünyesinde kıyı kentleri komisyonu kurduk” dedi. Kurulan komisyon ile kıyı belediyelerinin karşı karşıya kaldığı sorunları sistematik bir biçimde ele alacaklarını söyleyen Yıldız, “Kıyı kentlerimizin sorunlarının çözümüne yönelik önemli katkılar sunacağına inandığımız çalıştayımıza ev sahipliği yapan Başkanımız Vahap Seçer’e, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ve organizasyonun gerçekleştirilmesine emeği bulunan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diyerek, çalıştayın başarılı geçmesini temenni etti.

Kaynak: BÜLTEN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.