#çevre

İLKHABER-Gazetesi - çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarsus Doğa Parkı'na bayramda ziyaretçi akını: 9 günde 28 bin kişiyi ağırladı Haber

Tarsus Doğa Parkı'na bayramda ziyaretçi akını: 9 günde 28 bin kişiyi ağırladı

Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Tarsus Doğa Parkı, Kurban Bayramı tatili boyunca yaklaşık 28 bin ziyaretçiyi ağırladı. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren Tarsus Doğa Parkı, bayram tatilinde hem Mersin'den hem de çevre illerden gelen vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Doğal yaşam alanlarına uygun şekilde korunan yüzlerce hayvan türünü yakından görme fırsatı bulan ziyaretçiler, aileleriyle birlikte doğayla iç içe vakit geçirdi. Bayram tatilini değerlendirmek için Adana'dan gelen ziyaretçilerden Çilem Yalım, parkın temizliği ve hayvanların ziyaretçilere yakın konumda bulunmasının kendilerini memnun ettiğini belirterek, daha önce ziyaret ettiği bazı hayvanat bahçelerine göre Tarsus Doğa Parkını daha başarılı bulduğunu söyledi. Bir diğer ziyaretçi İrem Mayaoğlu ise parkın temiz ve düzenli olduğunu ifade ederek, hayvanların sağlıklı göründüğünü ve çocuklarının geziden büyük keyif aldığını dile getirdi. Doğa Parkını ziyaret eden veteriner hekim Fevzi Yavuz da hayvanların genel sağlık durumunu olumlu değerlendirdi. Park içerisindeki sosyal alanların ziyaretçiler için avantaj sağladığını kaydeden Yavuz, tesisin temizliğine dikkat çekti. Tarsus Doğa Parkı Veteriner Teknikeri Gizem Şahin ise bayram süresince yoğun bir ziyaretçi trafiği yaşandığını belirterek, özellikle yeni doğan lemurlar, babun maymunları ve beyaz geyiklerin çocuklardan büyük ilgi gördüğünü söyledi. Hayvanların yaşam alanlarının doğal koşullara uygun şekilde düzenlendiğini ifade eden Şahin, yaz aylarında sıcak havanın etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Şahin ayrıca park içerisinde kafe ve çocuk oyun alanlarının da bulunduğunu, ailelerin gün boyunca keyifli vakit geçirebildiğini sözlerine ekledi.

Türkiye’de 421 bin hektar tarım arazisizi koruma altına alındı Haber

Türkiye’de 421 bin hektar tarım arazisizi koruma altına alındı

Tarım ve Orman Bakanlığı, toprak kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında önemli bir aşamayı daha tamamladı. Bakanlık, 2025 yılı itibarıyla 18 ildeki 34 ovada toplam 421 bin 914 hektar alanı kapsayan koruma çalışmalarını bitirdi. 468 OVA KORUMA ALTINA ALINDI Verilere göre, tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanların korunması amacıyla Türkiye genelinde 73 ilde toplam 468 ova “büyük ova koruma alanı” ilan edildi. Bu alanların büyüklüğü 9 milyon 448 bin hektarı aştı. TOPRAK ETÜT ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Tarımsal İzleme ve Bilgi Sistemi Projesi kapsamında yürütülen 1/5.000 ölçekli detaylı toprak etüt çalışmaları 10 ilde tamamlanırken, 21 ilde çalışmalar devam ediyor. Ayrıca 13 ilde ihale süreçleri sürüyor. MARMARA VE EGE’DE GENİŞ KAPSAMLI ÇALIŞMALAR Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ve Yalova’da toplam 931 bin hektar alan için ihale süreci başlatılırken, 750 bin hektarlık alanda detaylı toprak etüt ve haritalama tamamlandı. Çanakkale, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın ve Manisa’da ise yaklaşık 2,4 milyon hektar alanda arazi çalışmaları sona erdi. İÇ ANADOLU VE AKDENİZ’DE ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR Bilecik, Kütahya, Eskişehir, Uşak, Afyonkarahisar, Isparta, Denizli, Burdur, Muğla ve Antalya’da toplam 2,4 milyon hektarlık alanda ön büro çalışmaları tamamlanırken, arazi ve laboratuvar süreçleri sürüyor. GÜNEYDOĞU VE AKDENİZ İÇİN YENİ İHALELER Şanlıurfa, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Osmaniye ve Adana dahil 11 ilde yaklaşık 5,4 milyon hektarlık alan için detaylı toprak etüt ve haritalama çalışmalarının ihalesi yapıldı ve sözleşmeler imzalandı. HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Bakanlık, erozyon, yanlış kullanım ve arazi bozulmalarının önüne geçerek tarım arazilerini korumayı hedefliyor. Yapılan çalışmalarla birlikte hem üretim verimliliğinin artırılması hem de doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde kullanılması amaçlanıyor.

İstanbul Havalimanı’ndan çevreye dev katkı: 50 bin ton emisyon engellendi Haber

İstanbul Havalimanı’ndan çevreye dev katkı: 50 bin ton emisyon engellendi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, 17 Nisan 2025'te İstanbul Havalimanı'nda başlayan eş zamanlı üçlü bağımsız pist operasyonları hakkında bilgi verdi. Türkiye'nin, söz konusu pist operasyonunu Avrupa'da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, bu operasyonun başarılı bir şekilde uygulanmasının Avrupa havacılığı için dönüm noktası olduğunu ve bunun Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü hava trafik kontrolörlerinin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıttığı ifade etti. Uraloğlu, üçlü pist operasyonunun İstanbul Havalimanı'nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025'te 1 saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025'te ise 1 saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "KARBON EMİSYONLARINI SİSTEMATİK ŞEKİLDE DÜŞÜRÜYORUZ" Üçlü pist kullanımının sağladığı tasarrufa da dikkati çeken Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve 1112 kilogram karbondioksit emisyon azalımı sağladığına işaret etti. Uraloğlu, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek." ifadelerini kullandı. Üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını belirten Uraloğlu, uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttıkları bilgisini verdi. Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını, buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor. Bu iyileşmeler zamanında performans oranına da yansıdı. İstanbul Havalimanı, 2025'te yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştı. Bu oran, yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde. Üçlü pist operasyonları, İstanbul Havalimanı'nın '2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi' açısından da önemli bir rol üstlendi. Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor."

Gençlerden yangın sonrası Hatay’a yeşil dokunuş Haber

Gençlerden yangın sonrası Hatay’a yeşil dokunuş

Hatay’da, deprem ve ardından yaşanan orman yangınlarının yarattığı tahribatı azaltmaya yönelik anlamlı bir çalışma hayata geçirildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında desteklenen “Sürdürülebilir bir doğa ve sağlıklı bir yaşam için: Geziyoruz, Yeşillendiriyoruz, İyileşiyoruz” adlı projenin ilk etkinliği gerçekleştirildi. Hassa Orman İşletme Şefliği koordinasyonunda ve Hatay Orman Bölge Müdürlüğü’nün desteğiyle düzenlenen etkinlik, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Sağlık Yaşam ve Genç Gezginler Topluluğu tarafından yürütüldü. Proje kapsamında, özellikle yangınlardan etkilenen orman alanlarında doğaya yeniden hayat vermek ve gençlerde çevre bilincini güçlendirmek hedeflendi. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda planlanan etkinliklerde, gönüllü üniversite öğrencileri tarafından toplanan geri dönüşüm malzemeleri ile meyve ve ağaç tohumları kullanılarak tohum topları hazırlandı. Genç sağlık ve kaliteli yaşam elçileri tarafından oluşturulan bu tohum topları, doğa yürüyüşleri sırasında yanan orman alanlarına bırakıldı. Ayrıca fidan dikim çalışmaları gerçekleştirilirken, Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar hakkında katılımcılara farkındalık eğitimi verildi. İklim, çevre ve sürdürülebilirlik başlıklarında üniversite gençliğine yönelik bilgilendirmelerin yapıldığı projede, sağlıklı yaşam bilinci ile doğa koruma anlayışının bir arada ele alınması dikkat çekti. Genç gönüllülerin doğayla bütünleşmesini amaçlayan etkinlik, Hassa Orman İşletme Şefi Yusuf Gürgür ve ekibinin rehberliğinde tamamlandı. Hatay Orman Bölge Müdürü İlkay Günay ise proje ile ilgili değerlendirmesinde, “Yaşadığımız afetlerin ardından hem doğayı hem de insanı birlikte iyileştirmeye ihtiyacımız var. Bu tür projeler, gençlerimizin doğaya sahip çıkma bilincini güçlendirirken, sürdürülebilir bir gelecek için umut veriyor. Ormanlarımızı yeniden ayağa kaldırma sürecinde gençlerimizin enerjisi ve duyarlılığı bizlere güç veriyor. Hatay Orman Bölge Müdürlüğü olarak bu anlamlı çalışmalara destek vermeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Dere yatakları daralıyor, tehlike büyüyor Haber

Dere yatakları daralıyor, tehlike büyüyor

Uzmanlar, derelerin yalnızca su taşıyan kanallar olmadığını, kendi yataklarında akma, kıyılarıyla birlikte var olma ve doğal döngülerini sürdürme haklarına sahip ekosistemler olduğunu vurguluyor. Ancak plansız yapılaşma ve yanlış müdahalelerin bu doğal hakları giderek yok ettiği belirtiliyor. Meydana gelen sel felaketlerinin ana nedeninin yağış miktarı değil, dere yataklarının ve taşkın alanlarının daraltılması, doldurulması ve suyun akışının engellenmesi olduğunu ifade eden uzmanlar, “Türkiye genelinde son yıllarda pek çok dere yatağı hobi bahçelerine, konutlara, yollara ve ticari yapılara dönüştürüldü. Taşkın alanları yok edildiği için suyun genişleyebileceği doğal bölgeler de kaybedildi” diyor. İklim değişikliğinin etkileriyle artan şiddetli yağışların, riskleri her geçen gün daha görünür hale getirdiğine dikkat çeken uzmanlar, “Bu konudaki çözüm, betonla kaplanmış derelerin doğaya uygun şekilde restore edilmesi, dere yatakları ve taşkın alanlarının etkin biçimde denetlenmesi ve kaçak yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesinden geçiyor” ifadelerini kullanıyor. “Dereleri hapsederek afetleri davet ediyoruz” Ekoşehirler, Çevre ve İklim Değişikliği Araştırmaları Derneği Başkanı Oğuz Şahin de, doğal döngülere saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Dereleri beton duvarlar arasına sıkıştırdığımızda aslında suyun nefesini kesiyoruz. Su yönünü bulamadığında ise yerleşim alanlarına doğru taşıyor ve bunun adına da ‘afet’ diyoruz. Biz dere yataklarını daraltmayıp suyun haklarını korursak, su da kentleri korur. Taşkın alanlarını geri kazanmak, denetimi güçlendirmek ve doğa temelli çözümleri hayata geçirmek artık bir seçenek değil zorunluluktur.”

Seyhan’da atık alarmı Haber

Seyhan’da atık alarmı

Türkiye’nin birçok bölgesinde, verimli tarım arazilerinin kenarlarına kontrolsüz biçimde inşaat molozu ve evsel atık dökülmesi ciddi bir sorun haline geldi. Bu tür davranışların, toprağın doğal yapısını bozmakla kalmayıp aynı zamanda uzun vadede tarım verimliliğini ve gıda güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Uzmanlar, atık dökümlerinin toprakta kalıcı zararlar oluşturduğunu ve tarım ürünlerinin kalitesini düşürdüğünü ifade ederken, bu tür çevresel tahribatın ekonomik kayıplara da yol açabileceğini vurguladı. Seyhan Belediyesi de ilçe sınırları içerisindeki boş alanlara atık boşaltılmaması konusunda mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor. Seyhan Belediyesi yetkilileri, “Belediyemiz sınırları içerisinde gelişi güzel şekilde inşaat atığı dökümü yapan kişi ve kuruluşlarla ilgili mücadelemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Çevremizi ve kamu sağlığını tehdit eden bu tür yasa dışı faaliyetlerin önlenmesi amacıyla, vatandaşlarımızın tanık olduğu tüm kaçak döküm olaylarını anlık olarak WhatsApp ihbar hattımıza bildirmelerini bekliyoruz” dedi. Yetkililer, vatandaşlardan gelen fotoğraf ve videolu ihbarlar doğrultusunda yapılan tespitlerle moloz dökümü yapanlara ceza uygulayacağına dikkati çekerek, “444 0 191 nolu ihbar hattına yapılacak ihbarlarda döküm yapılan yerin adresi, olay saati ve aracın plakası gibi bilgilerin paylaşılması da önemli. Seyhan Belediyesi olarak çevreyi korumak için vatandaşların desteğine güveniyor, yasa dışı dökümlere karşı mücadelemizin kararlılıkla devam edeceğini bir kez daha belirtmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.