#Hakan Fidan

İLKHABER-Gazetesi - Hakan Fidan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakan Fidan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan kritik Hürmüz Boğazı uyarısı: Savaş kesinlikle çözüm değil Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan kritik Hürmüz Boğazı uyarısı: Savaş kesinlikle çözüm değil

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Doha temasları kapsamında Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya gelerek bölgedeki sıcak gelişmeleri değerlendirdi. İkili görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Fidan, askeri hareketliliğin çözüm getirmeyeceğini belirterek, "Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil; sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte." ifadelerini kullandı. HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ BASKISI Bölgedeki deniz trafiğinin ve enerji yollarının güvenliğine dikkat çeken Bakan Fidan, stratejik su yollarının kapatılmasının maliyetine değindi. Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durumun dünya genelinde hissedildiğini ifade eden Fidan, "Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik ve siyasi istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya kamuoyunun çabası bir an önce anlaşmaya varılması ve Boğaz'ın açılmasıdır." dedi. Boğazın bir koz olarak kullanılmaması gerektiğini hatırlatan Bakan Fidan, "İran bu boğazı bir silah olarak kullanmamalıdır. Baskı oluşturmak ve bu tür körfezdeki meselelerle şantaj uygulamak için. Bu bir uluslararası boğazdır ve hep beraber korumalıyız. Seyrüsefer güvenliği ile ilgili maalesef şu an Hürmüz Boğazı'nda meydana gelenler ve mevcut askeri hareketlilik durumu iyileştirmiyor. Bu meseleler tekrar meydana gelmemesi gereken konulardır." uyarısında bulundu. İSRAİL'İN YAYILMACI POLİTİKALARI VE GÜVENLİK SORUNU Orta Doğu'daki istikrarsızlığın temel kaynağına ilişkin sert eleştirilerde bulunan Fidan, İsrail'in bölge geneline yayılan askeri faaliyetlerini ana sorun olarak tanımladı. Fidan, "İsrail yayılmacılığı hala bölgemizde birinci dereceden bir istikrar ve güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Gazze'de, Beyrut'ta, Batı Şeria'da, Suriye'de ortaya konan yayılmacı tavır birçok insanın hayatına mal oluyor. Karşı karşıya olduğumuz şu andaki mevcut Körfez'deki sorun, Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı." açıklamasını yaptı. Diplomatik kanalların açık tutulması gerektiğini savunan Bakan, müttefiklerle birlikte çözüm arayışlarının süreceğini kaydetti. Müzakere süreçlerinde Pakistan'ın üstlendiği role özel bir parantez açan Bakan Fidan, Katar ile yürütülen koordineli çalışmanın önemine değindi. Fidan, "Net şekilde belirtilmelidir ki, bu boğaz için yapılan müdahaleler, kaynağı hangi ülke olursa olsun tekrar olmamalıdır. Başından beri müzakerelere Katar’la beraber büyük bir destek vermekteyiz. Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde. Müzakerelerin gerçekten zor tarafları var ama diplomasi tek çözüm. Şimdi savaşın tekrar başlamayacağını garanti etmemiz ve diplomatik çabalara odaklanmamız gerekiyor." dedi. Katar Dışişleri Bakanı Al Sani ise Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını desteklediklerini ve ABD ile bu konuda temas halinde olduklarını teyit ederek, Hürmüz Boğazı'nın siyasi baskı aracı yapılmasına karşı olduklarını bildirdi. TÜRKİYE VE KATAR ARASINDAKİ STRATEJİK KOORDİNASYON Ankara ve Doha arasındaki ilişkilerin derinliğine vurgu yapan Bakan Fidan, kriz yönetiminde iki ülkenin sergilediği ortak duruşun altını çizdi. Soru-cevap kısmında tarafların niyetine dair analiz paylaşan Fidan, "Aslında her iki taraf da savaşın durmasını ve boğazın açılmasını istiyor. Niyet bazında bir sorun yok; asıl problem, bu niyetin tarafları tatmin edecek bir önceliklendirmeyle nasıl kağıda döküleceğidir. Şu an gidip gelen mesajların doğasında bu uzlaşı arayışı yatıyor." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ve Katar'ın arabuluculuk alanındaki tecrübe paylaşımına işaret eden Fidan, "Biz Katar’la özellikle arabuluculuk konularında büyük bir koordinasyon içerisindeyiz. Geçmiş yıllara dayalı önemli tecrübelerimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Katar Emiri’nin ortaya koyduğu irade ve liderlik, bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek niteliktedir." diyerek sözlerini noktaladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bölge krizlerini bölge aktörleri çözmeli Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bölge krizlerini bölge aktörleri çözmeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF) bu seneki kapanış toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Forumun küresel ölçekte ulaştığı noktaya değinen Fidan, organizasyonun 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ile 50 bakanı ağırlayarak uluslararası bir diplomasi platformu haline geldiğini kaydetti. Fidan, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirilen dörtlü zirveye ilişkin yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda bölgemizde barış ve istikrarı destekleyici adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı olarak tesisine yönelik muhtemel girişimleri ele aldık. Bölgemizin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon geliştirmek amacıyla atacağımız somut adımları tespit ettik. 6 Müslüman ülkenin bir araya geldiği toplantıda ise Gazze Barış Planı’nın safahatını ele aldık. Sürece ilişkin ortak irademizi teyit ettik. Bölgemizde kalıcı barışın tesisine yönelik birlikte hayata geçireceğimiz ortak planlamaları ele aldık." ifadelerini kullandı. BÖLGESEL AKTÖRLERİN ETKİN KATILIMI VE EKONOMİK DENGELER Diplomasinin gelecekteki mimarisinin forumun temel taşını oluşturduğunu belirten Bakan Fidan, bölgesel sorunların o coğrafyanın kendi dinamikleriyle çözülmesi gerektiğinin altını çizdi. Korumacılığın arttığı bir dönemde ticaret ve bağlantısallık projelerinin önemini hatırlatan Fidan, "Oturumlarımızda bölgesel krizlerin ancak o coğrafyanın kendi dinamikleriyle ve bölgesel aktörlerin etkin katılımıyla çözüme kavuşturulacağı fikri belirgin biçimde öne çıktı. Korumacılığın yükseldiği bir çağda yatırımların, serbest ticaretin ve bağlantısallık projelerinin istikrara yapacağı katkıyı tekrar tekrar vurgulama imkanı oldu. Jeokonominin yeniden tanımlandığı günümüzde küresel ve ulusal öncelikler arasındaki dengenin nasıl kurulacağı etraflıca ele alındı." dedi. İSRAİL'İN İTTİFAK YAKLAŞIMINA TEPKİ: "BİZ ONLAR GİBİ DEĞİLİZ" İsrail medyasında yer alan bazı iddialara ve bölgedeki askeri iş birliklerine sert yanıt veren Fidan, Türkiye'nin hedef alındığına dikkat çekti. Fidan, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı: "İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin bir araya gelip askeri ittifak kurması, somut birlikler oluşturmasının tehdit önceliği belli; o da Türkiye’dir. Kimse bize bu ittifaklar kurulurken 'Size karşı yapmıyoruz' diye bir güvence vermedi. Aksine liderlerin o törenlerde yaptıkları beyanlar bu ittifakın ruhunu ve neden yapıldığını açıkça ortaya koyuyor. Bizim tepkimiz bu gerçekler üzerine kuruludur. Biz İsrail gibi değiliz. Onlar Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum yönetimiyle bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı rastgele bir ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, istikrarı nasıl hayata geçiririz, onun arayışı içerisindeyiz. Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu sorunlarla ila nihaye baş başa kalmaya devam edecek." GAZZE BARIŞ PLANI VE ATEŞKES SÜRECİNDEKİ KRİTİK AŞAMA Gazze'deki soykırımı sonlandırmaya yönelik diplomatik adımların detaylarını paylaşan Bakan Fidan, Trump ile yapılan görüşmeleri de hatırlatarak sürecin takipçisi olduklarını belirtti. Ateşkes müzakerelerinde kritik bir dönemece girildiğini ifade eden Fidan, "Görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindiği ortada. Her iki tarafta da ciddi bir niyet ve görüşmeleri devam ettirme iradesi var. Mevcut ateşkesten sadece taraflar değil, bütün dünya rahatlamış durumda. Ancak en başta da söylemiştik; iki haftalık süre bu kadar kapsamlı bir dosya için yeterli değil. Bütün konuların iki haftada çözülmesi mümkün olmayacak. Dolayısıyla yeni bir uzatmaya ihtiyaç var. Bu konuda iyimserim ancak çok kritik bir-iki başlıkta hala görüş farklılıkları devam ediyor." şeklinde konuştu. KÜRESEL ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ATEŞKESİN GELECEĞİ Rusya ve Ukrayna temsilcilerini buluşturan ADF'nin özgün konumuna vurgu yapan Fidan, enerji fiyatları üzerindeki baskının ateşkesi zorunlu kıldığını dile getirdi. İran ve ABD arasındaki ateşkes süresinin dolmak üzere olduğunu belirten Bakan, "Enerji güvenliği üzerindeki olumsuz etki ve fiyatlar üzerindeki baskı ortada. Birçok ülkenin bütçesinde şimdiden 2026 için öngörülemez ve telafi edilemez sıkıntılar oluşmuş durumda. Buradan oluşan baskıyla tarafların ateşkes müzakerelerine devam etmek için süreyi uzatma konusunda bir problem görmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Eğer taraflar birbirlerine bir şey ispat etmek için zorlayıcı bir tedbire başvurmazlarsa, ateşkesin uzatılacağını ve ana hattın tamamlanacağını öngörüyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Küresel diplomasinin kalbi Antalya'da bugün büyük final gerçekleşiyor Haber

Küresel diplomasinin kalbi Antalya'da bugün büyük final gerçekleşiyor

Türkiye'nin ev sahipliğinde küresel meselelerin çözüm merkezi haline gelen Antalya Diplomasi Forumu (ADF 2026), üçüncü gününde de yoğun bir diplomasi trafiğine sahne oluyor. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" temasıyla 17 Nisan'da kapılarını açan organizasyon, bugün yapılacak kritik panellerin ardından resmi bir kapanışla sona erecek. BAKAN FİDAN SONUÇ BİLDİRGESİNİ VE TEMASLARI AÇIKLAYACAK Forumun kapanış gününde en dikkat çekici etkinlik, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın dünya medyasıyla bir araya geleceği basın toplantısı olacak. Saat 12.30'da gerçekleştirilmesi planlanan toplantıda Fidan, üç gün boyunca süren ikili ve heyetler arası görüşmelerin çıktılarını kamuoyuyla paylaşacak. Bakan Fidan, bölgesel barış çabaları ve Türkiye'nin küresel krizlerdeki arabuluculuk rolüne dair forum süresince elde edilen somut verileri de aktaracak. TÜRK DÜNYASI ENTEGRASYONU VE KÜLTÜREL DİPLOMASİ MASADA Final gününün sabah programında iki stratejik panel eş zamanlı olarak takip edilecek. "Bir Asırlık Dil ve Kimlik: Bakü Türkoloji Kongresi’nden Türk Entegrasyonuna" başlıklı oturumda, Türk devletleri arasındaki iş birliği süreçleri tarihi perspektiften ele alınacak. Diğer salonda ise "Kültürel Diplomasi: Bölünmeleri Birleştirmek, Güven İnşa Etmek" başlığıyla, kültürün toplumlar arası çatışmaları önleme ve güven ortamı oluşturma kapasitesi uzmanlarca değerlendirilecek. ADF GENÇLİK OTURUMU İLE GELECEĞİN VİZYONU ÇİZİLECEK Organizasyonun resmi kapanışı, gençlerin dış politika süreçlerine katılımını simgeleyen özel bir oturumla yapılacak. Saat 15.30'da 360 Salonu'nda başlayacak olan "ADF Gençlik" paneliyle birlikte forum çalışmaları bu yıl için tamamlanmış olacak. 150'den fazla ülkeden yaklaşık 5 bin katılımcıyı ağırlayan dev organizasyon, iletişim sponsoru TRT üzerinden yapılan canlı yayınlarla milyarlarca kişiye ulaştı. Bu yıl beşincisi düzenlenen ADF, 20'yi aşkın devlet başkanı ve 50'den fazla bakanın yanı sıra çok sayıda uluslararası kuruluş temsilcisini bir araya getirdi. Türkiye'nin barış ve istikrar odaklı dış politika vizyonunun sergilendiği etkinlikte, küresel sistemdeki adaletsizlikler ve yeni dünya düzenine dair öneriler en üst düzeyde tartışıldı.

Hakan Fidan: Netanyahu Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında Haber

Hakan Fidan: Netanyahu Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında

Anadolu Ajansı Editör Masası platformuna katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu'daki gerilim hattına dair stratejik veriler paylaştı. Boğazdaki seyrüsefer özgürlüğünün önemine değinen Fidan, geçiş süreçlerinde mali yükümlülüklerin olmaması gerektiğini savunarak, "Hiçbir ülkenin geçiş için para ödememesi gerekiyor." dedi. Diplomatik temasların sürdüğünü belirten Bakan, yaklaşık iki haftalık bir süreçte mutabakat zemini oluşabileceğini ancak teknik detayların kapsamlı bir anlaşma için daha uzun süre gerektirebileceğini ifade etti. Fidan, müzakerelerin olumlu seyretmesi durumunda 45 ile 60 gün arasında değişebilecek ek bir ateşkes süresinin gündeme gelebileceğini bildirdi. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ KRİZİN KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ RİSKLERİ ARTIYOR Bölgedeki gerilimin dünya piyasalarına olan doğrudan etkisini değerlendiren Fidan, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının uzun vadede ekonomilere ağır yükler getireceğini vurguladı. Türkiye'nin çözüm noktasında barışçıl diplomasiyi esas aldığını kaydeden Bakan Fidan, "Biz Hürmüz'ün kapatılmasının dolaylı etkisini hissediyoruz. Bu da ekonomiye uzun vadede büyük yük bindirir. (Hürmüz’ün açılması) Bizim durduğumuz yer barış yoluyla açılması. Uluslararası bir silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın çok fazla zorlukları var. Birçok ülkenin buna gönüllü olmadığını görüyoruz. İran ile gerekli müzakerelerin yapılıp boğazın açılması gerekiyor. Müzakere sonuçlandığında Hürmüz ile ilgili bir sorun kalacağını düşünmüyorum. 'Hürmüz'ün regülasyonuyla ilgili bir önerme getirilecek mi?' sorun burada başlıyor. Herkes tüm bu sıkıntılara geçici olduğunu düşünerek katlanıyor." ifadeleriyle mevcut tabloyu özetledi. İngiltere ve Fransa gibi aktörlerin farklı çözüm modelleri sunduğunu hatırlatan Bakan, pek çok devletin doğrudan çatışmadan uzak durarak deniz trafiğinin sürmesini önceliklediğini aktardı. İSRAİL'İN BÖLGESEL ÇATIŞMAYI YAYMA STRATEJİSİ VE LÜBNAN OPERASYONU İsrail'in saldırgan politikalarının Lübnan üzerinden yeni bir insani kriz doğurduğuna dikkat çeken Fidan, Netanyahu yönetiminin daha önce varılan uzlaşıları sabote ettiğini dile getirdi. Lübnan'daki durumun bölgesel bir savaşa evrilme potansiyeli taşıdığını belirten Bakan, "İsrail tarafından Lübnan'ı yok etme operasyonu var. Lübnan krizi bölgesel çatışmaya neden olabilir. İlk görüşmelerde Lübnan'ın ateşkese dahildi. Ancak Netanyahu anlaşmayı bozdu. İran-ABD görüşmelerinde nükleer zenginlik konusu 'ya tümü ya hiçbir şey' noktasına getirilirse sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Başlangıçta ateşkes anlaşmasının Lübnan'ı da kapsadığı anlaşılıyordu ama Netanyahu her zamanki gibi bunu bozdu ve Amerika bunun hakkında hiçbir şey söylemedi." şeklinde konuştu. Ayrıca Suriye yönetiminin Lübnan'dan kaçan sığınmacılara yönelik korumacı tavrına değinen Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'nin Türkiye ve Suriye ziyaretlerinin de masadaki kritik dosyalar arasında olduğunu kaydetti. BÖLGESEL İSTİKRAR İÇİN GÜVENLİK PAKTI VE ENERJİ PROJELERİNİN GELECEĞİ Geçmişte planlanan ancak jeopolitik engellere takılan enerji projelerine de atıfta bulunan Bakan Fidan, Katar gazının Türkiye üzerinden nakli projesinin Arap Baharı ve Suriye'deki istikrarsızlık nedeniyle hayata geçemediğini hatırlattı. Irak'ın önerdiği Kalkınma Yolu Projesi'nin de bölge ülkelerinin çekinceleri sebebiyle yavaşladığını belirten Fidan, ülkelerin birbirlerinin egemenlik haklarına saygı duyacağı bir ortaklık modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. İsrail'in Türkiye'ye yönelik tutumunu sert bir dille eleştiren Bakan, "İsrail Türkiye’yi aşağı çekemiyor. Bu durum onları dengesizliğe itiyor. Suriye, Gazze ve Lübnan perspektifinden bakıldığında, İsrail’in yaydığı aşırılıkçı politikalar Türkiye ile taban tabana zıt. Bu yüzden Türkiye’yi hedef alıyorlar. Erdoğan’ın dünya düzenindeki liderliği ve Türkiye’nin etki alanı, İsrail’in yaratmaya çalıştığı illüzyonu engelliyor. İran'dan sonra İsrail düşmansız yaşayamaz. Netanyahu Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Fidan, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin İsrail ile kurduğu iş birliklerinin bölgeye güvenlik değil, yeni riskler getirdiği konusunda uyarılarda bulunduklarını sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İran ve ABD arasındaki güven bunalımı müzakereleri zorlaştırıyor Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İran ve ABD arasındaki güven bunalımı müzakereleri zorlaştırıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında bölgesel gelişmelere ve İran eksenli çatışma risklerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Savaşın küresel siyaset üzerindeki tahrip edici gücüne değinen Fidan, uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bir sürecin yaşandığını ifade etti. Türkiye'nin bu süreçteki temel stratejisini üç ana başlıkta özetleyen Bakan Fidan, önceliğin savaşın durdurulması, yayılmasının engellenmesi ve Türkiye'nin bu gerilimin dışında tutulması olduğunu belirtti. BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK VE KALICI HUSUMET TEHLİKESİ Savaşın sadece askeri bir çatışma olmadığını, toplumlar arasında on yıllarca sürecek nefret tohumları ektiğini dile getiren Bakan Fidan, durumu nükleer bir felaketin yarattığı tahribata benzetti. Fidan, "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Burada savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önem arz etmektedir. Çünkü bu savaş inşallah öyle veya böyle bir noktada biter; ama nükleer bomba atılmış gibi hani 30-40 sene bir yerde bitki bitmiyorsa, bölgesel istikrarsızlık da böyledir" ifadelerini kullandı. Toplumlar arası husumetin kalkınma ve refah ortamını yok ettiğini savunan Fidan, Ankara'nın tüm diplomatik çabasının bu kaosu önlemeye yönelik olduğunu kaydetti. MÜZAKERE SÜRECİNDE DEĞİŞEN DENGELER VE GÜVEN SORUNU Bölgedeki aktörlerin tehdidin boyutlarını kavramaya başladığını söyleyen Fidan, Pakistan üzerinden yürütülen mesaj trafiğine ve ABD ile yapılan koordinasyona değindi. Müzakere masasındaki dengelerin savaş öncesine göre büyük değişim gösterdiğini belirten Bakan Fidan, İran'ın yaşadığı yıkım nedeniyle taleplerinin de farklılaştığını ifade etti. Taraflar arasındaki güven bunalımına dikkat çeken Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekinmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleridir. Tabii İran, Amerika'ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir." İSRAİL'İN YAYILMACI POLİTİKALARI VE BÖLGESEL FİTNE RİSKİ İsrail'in 7 Ekim sonrası stratejilerine vurgu yapan Bakan Fidan, bölgenin adım adım İsrail tarafından kurgulanan bir senaryonun içine çekildiğini savundu. Gazze sonrası Lübnan, Suriye, Irak ve İran'ı hedef alan bir genişleme politikasının devreye sokulduğunu söyleyen Fidan, bu durumun İslam dünyası için kalıcı bir ayrışma riski taşıdığını belirtti. Bakan Fidan, "Bizim üzüldüğümüz nokta, maalesef bölgenin adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır. İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı bir fitne tohumunun atıldığını görüyoruz. Bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz, bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemektir" diyerek Türkiye'nin kararlı duruşunu yineledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan bölgesel savaşın durdurulması için yoğun telefon diplomasisi Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan bölgesel savaşın durdurulması için yoğun telefon diplomasisi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgedeki gerilimi düşürmek ve ABD-İsrail hattı ile İran arasındaki savaşı durdurmak için diplomasi trafiğini artırdı. Mart ayı ortasında Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından Fidan, çözüm odaklı telefon görüşmelerine devam ediyor. Bakan Fidan, 22 Mart'ta İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile görüşerek sahadaki son durumu değerlendirdi. Aynı gün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Pakistanlı yetkililerle bir araya gelen Fidan, çatışmaların sona erdirilmesi için atılabilecek adımları ele aldı. Bölgesel istikrarın korunması adına Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile de temas kuran Fidan, diplomasi ağını genişletti. KRİTİK TEMASLAR VE ÇÖZÜM ARAYIŞI Bakan Fidan'ın diplomatik girişimleri 23 Mart tarihinde de hız kesmeden sürdü. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştiren Fidan, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Ferhan ile yaptığı ikinci görüşmede savaşı sonlandırmaya yönelik güncel çalışmaları masaya yatırdı. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile de sürece dair görüş alışverişinde bulunan Fidan, 25 Mart itibarıyla Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Katar Başbakanı Al Sani ve Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bölgesel güvenlik başlıklarını görüştü. ÇİN VE İRAN İLE STRATEJİK DEĞERLENDİRMELER Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile yapılan görüşmede, savaşın ivedilikle durdurulması gerektiği vurgulanırken küresel ticaretin korunması ön plana çıktı. Görüşme sırasında enerji arz güvenliği, ulaşım hatlarının sürekliliği ve tedarik zincirlerinin aksamaması konusundaki hassasiyetler dile getirildi. İkili ekonomik ilişkilerin ve yatırımların da gündeme geldiği temaslarda, barış için ortak çaba mesajı verildi. Bakan Fidan ayrıca, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile yaptığı görüşmede ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın son aşamasını ele alırken, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile de çatışmaların durdurulmasına yönelik kolektif çabaları değerlendirdi.

Hakan Fidan'dan kritik İran ve Gazze açıklaması: Ankara'nın önceliği Filistinli yönetim komitesi Haber

Hakan Fidan'dan kritik İran ve Gazze açıklaması: Ankara'nın önceliği Filistinli yönetim komitesi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Associated Press (AP) ajansına verdiği özel mülakatta bölgedeki sıcak gelişmeleri ve Türkiye'nin dış politika vizyonunu paylaştı. İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik zemini analiz eden Fidan, halihazırda resmi bir müzakere sürecine dair somut bir girişim gözlemlenmediğini ifade etti. Mevcut konjonktürün diplomasiye elverişli olmadığını dile getiren Fidan, buna rağmen Tahran yönetiminin gayri resmi kanallardan kurulacak diyaloglara mesafeli durmadığını belirtti. İran'ın nükleer müzakereler yürüttüğü sırada saldırılara maruz kalmasının Tahran kanadında bir güven bunalımı yarattığına dikkat çeken Fidan, İranlıların bu süreçte kendilerini "ihanete uğramış" hissettiklerini dile getirdi. Bakan Fidan, bölgesel gerilimi düşürme çabalarına değinerek, "(İranlılar) Onların anlamlı herhangi bir gayri resmi diplomasiye açık olduğunu düşünüyorum." ifadesini kullandı. Ayrıca İran'ın Körfez ülkelerine yönelik hamlelerini durdurması noktasında Ankara'nın ikna edici bir rol üstlenmeye çalıştığı bilgisini verdi. İRAN'IN YENİ YÖNETİM YAPISI VE GÜVENLİK DİNAMİKLERİ Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmatlar konusundaki hassasiyeti hatırlatan Bakan Fidan, İranlı makamların Türkiye'yi hedef almadıkları yönündeki savunmalarını aktardı. Bölgesel bir savaşın parçası olmama kararlılığını yineleyen Fidan, "Provoke edildiğimizin ve edileceğimizin farkındayım. Ancak bizim amacımız şu, biz bu savaşın dışında kalmak istiyoruz." dedi. İran'ın iç siyasetindeki değişimlere de değinen Fidan, yeni lider Mücteba Hamaney'in sağlık durumuna ilişkin net bilgilere sahip olmamakla birlikte, kendisinin görevini sürdürdüğünü bildiklerini kaydetti. İran'daki liderlik değişim sürecinin yönetim kademesinde bir boşluk doğurduğunu savunan Fidan, bu tablonun sahadaki yansımalarına işaret etti. Bakan Fidan, "Bu boşluğun İran Devmir Muhafızları tarafından doldurulduğuna inanıyorum." diyerek komşu ülkedeki güç dengelerine dair öngörüsünü paylaştı. Öte yandan İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının Türkiye üzerindeki etkilerini de değerlendiren Fidan, bu tehditlerin Ankara'yı yerli savunma sanayii ve hava savunma sistemleri üretiminde daha kararlı hale getirdiğini vurguladı. NETANYAHU YÖNETİMİNE SERT ELEŞTİRİ VE GAZZE PLANI İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun iç siyasi hedefleri doğrultusunda sürekli bir düşmana ihtiyaç duyduğunu belirten Fidan, İsrail'in bölgesel genişleme stratejisini eleştirdi. Fidan, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu orada olduğu sürece, (İsrail) her zaman birisini düşman olarak gösterecektir. Çünkü kendi ajandalarını ilerletmek için buna ihtiyaçları var. Türkiye olmaz ise bölgede başka bir ülkeden söz ederlerdi." sözleriyle durumun yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. İsrail'in asıl amacının güvenlik değil, toprak kazanımı olduğunu belirten Fidan, bu zihniyet değişmedikçe Orta Doğu'da kalıcı barışın sağlanamayacağını söyledi. Gazze'nin geleceği ve olası barış gücü senaryolarına da açıklık getiren Bakan Fidan, Türkiye'nin Gazze Barış Kuruluna katılımını bir fırsat olarak gördüklerini ancak gerçekçi bir yaklaşım sergilediklerini kaydetti. Türkiye'nin henüz resmi bir güç daveti almadığını belirten Fidan, "ABD'lilerin, Türkiye'nin katılımına izin vermesi için İsrail tarafıyla sessizce bir anlaşma varmaya çalıştıklarını düşünüyorum." dedi. Ankara'nın çözüm için somut önerisini de paylaşan Fidan, önceliğin 15 bağımsız Filistinli yöneticiden oluşan bir komite olduğunu belirterek, "Gazze'ye gitmelerini ve işe başlamalarını bekliyoruz. Henüz başlamadı, bu nedenle bir yerden başlamak lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştü

Türkiye ile İran arasındaki diplomatik ve askeri gerilim, Türk hava sahasına yönelik füze ihlalleriyle yeni bir boyuta taşındı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, hava sahası güvenliğinin Türkiye için tavizsiz bir konu olduğunu net bir dille ifade etti. Görüşmede Fidan, Türk hava sahasının ihlal edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, Türkiye’nin buna karşı gerekli tüm tedbirleri almaya devam edeceğinin altını çizdi. Bölgesel güvenliği sarsacak ve sivil yaşamı tehdit edecek adımlardan kaçınılması gerektiğini hatırlatan Fidan, tarafları itidale davet etti. İran tarafı ise söz konusu mühimmatların kendilerine ait olduğu iddialarına mesafe koydu. Bakan Arakçi, Türk hava sahasına yönelen füzelerin İran kaynaklı olmadığını, konuyla ilgili geniş kapsamlı bir araştırma yapılacağını aktardı. Bu açıklamaya rağmen, bölgedeki radar verileri ve askeri raporlar mühimmatların çıkış noktası olarak bölgedeki hareketliliği işaret etmeyi sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta Hatay'da yaşanan benzer olayın ardından gelen bu ikinci ihlal, sınır güvenliği protokollerinin en üst seviyeye çıkarılmasına neden oldu. SINIR HATTI NATO KORUMASINDA Milli Savunma Bakanlığı, dün İran topraklarından ateşlendiği tespit edilen bir balistik mühimmatın Türk hava sahasına girmesi üzerine NATO savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilen füzenin parçaları Gaziantep'teki boş arazilere düştü. NATO kanadından yapılan resmi açıklamada ise Türkiye'ye yönelik tehditlere karşı kararlılık mesajı verilerek, "Türkiye'ye yönelen bir füze daha önlendi. NATO, tüm müttefiklerini her türlü tehdide karşı savunma konusundaki kararlılığını sürdürüyor" denildi. MALATYA'YA PATRİOT SİSTEMLERİ KONUŞLANDIRILIYOR Artan güvenlik riskleri doğrultusunda Türkiye'nin füze savunma mimarisi tahkim ediliyor. Milli Savunma Bakanlığı, bölgedeki gelişmeler neticesinde hava savunma tedbirlerinin artırıldığını ve NATO kapsamında görevlendirilen bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya'ya konuşlandırılacağını bildirdi. Bu stratejik adımın, hava sahasının korunmasına yönelik caydırıcılığı artırması hedefleniyor. Hatay ve Gaziantep rotasındaki hareketliliğin devam etmesi ihtimaline karşı bölgedeki radar izleme faaliyetleri 24 saat esasına göre yürütülüyor. ERDOĞAN'DAN KOMŞULUK HUKUKU VURGUSU Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tırmanan gerilime ilişkin yaptığı değerlendirmede İran yönetimine sert uyarılarda bulundu. İhlallerin ikili ilişkilere zarar verdiğini belirten Erdoğan, "Uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak, yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemeli" ifadelerini kullandı. Erdoğan, provokatif adımların devam etmesi halinde Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını saklı tuttuğunu ima etti. HEDEF TARTIŞMASI: KIBRIS MI İNCİRLİK Mİ? Geçtiğimiz hafta Hatay'ın Dörtyol ilçesine düşen parçaların ardından başlayan hedef tartışması uluslararası medyada geniş yankı buldu. Fransız AFP ajansına konuşan Türk yetkililer, Türkiye'nin doğrudan hedef olmadığını belirterek füzelerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki bir askeri üsse yönelmiş olabileceğini iddia etmişti. Ancak Amerikan medyasında yer alan analizlerde, asıl hedefin Adana'daki İncirlik Üssü olabileceği öne sürüldü. MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk ise Hatay'daki olaya ilişkin, “Söz konusu tehdidin imha edilmesi sonrasında Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu belirlendi; olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmedi” açıklamasını yaparak teknik süreci aydınlattı.

İran’dan ateşlenen füze sonrası Hakan Fidan Arakçi ile görüştü Haber

İran’dan ateşlenen füze sonrası Hakan Fidan Arakçi ile görüştü

Dışişleri Bakanlığı, İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türkiye’ye yönelen balistik mühimmatla ilgili diplomatik temasların sürdüğünü açıkladı. Bakan Hakan Fidan’ın İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye’nin tepkisi iletilirken, bölgedeki gerilimin tırmanmaması için uyarıda bulunuldu. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Görüşmede, İran’dan ateşlendikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen ve NATO hava savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilen balistik mühimmat konusu ele alındı. Bakan Fidan’ın görüşmede, Türkiye’nin söz konusu gelişmeye ilişkin tepkisini İranlı mevkidaşına ilettiği bildirildi. Türkiye’nin, bölgedeki çatışmaların daha da yayılmasına neden olabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguladığı ifade edildi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise İran’dan ateşlenen balistik mühimmatın Irak ve Suriye hava sahasını geçerek Türk hava sahasına yöneldiğinin tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarının tehdide zamanında angaje olarak mühimmatı havada etkisiz hale getirdiği kaydedildi. Hatay’ın Dörtyol ilçesinde bulunan mühimmat parçalarının ise söz konusu balistik tehdidin imha edilmesi sırasında kullanılan önleme füzesine ait olduğu tespit edildi. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi. Açıklamada ayrıca Türkiye’nin vatandaşlarının güvenliğini sağlama konusundaki irade ve kapasitesinin en üst seviyede olduğu vurgulandı. Türkiye’nin bölgesel istikrar ve huzurdan yana olduğu belirtilirken, toprakların ve hava sahasının korunmasına yönelik her türlü adımın kararlılıkla atılacağı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.