Hakan Fidan: Netanyahu Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş serbestisinden bölgesel güvenlik paktı önerisine kadar kritik konularda önemli açıklamalarda bulunarak İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolüne dikkat çekti.

Haber Giriş Tarihi: 13.04.2026 12:36
Haber Güncellenme Tarihi: 13.04.2026 12:42
Kaynak: Haber Merkezi
Hakan Fidan: Netanyahu Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında

Anadolu Ajansı Editör Masası platformuna katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu'daki gerilim hattına dair stratejik veriler paylaştı. Boğazdaki seyrüsefer özgürlüğünün önemine değinen Fidan, geçiş süreçlerinde mali yükümlülüklerin olmaması gerektiğini savunarak, "Hiçbir ülkenin geçiş için para ödememesi gerekiyor." dedi. Diplomatik temasların sürdüğünü belirten Bakan, yaklaşık iki haftalık bir süreçte mutabakat zemini oluşabileceğini ancak teknik detayların kapsamlı bir anlaşma için daha uzun süre gerektirebileceğini ifade etti. Fidan, müzakerelerin olumlu seyretmesi durumunda 45 ile 60 gün arasında değişebilecek ek bir ateşkes süresinin gündeme gelebileceğini bildirdi.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ KRİZİN KÜRESEL EKONOMİ ÜZERİNDEKİ RİSKLERİ ARTIYOR

Bölgedeki gerilimin dünya piyasalarına olan doğrudan etkisini değerlendiren Fidan, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının uzun vadede ekonomilere ağır yükler getireceğini vurguladı. Türkiye'nin çözüm noktasında barışçıl diplomasiyi esas aldığını kaydeden Bakan Fidan, "Biz Hürmüz'ün kapatılmasının dolaylı etkisini hissediyoruz. Bu da ekonomiye uzun vadede büyük yük bindirir. (Hürmüz’ün açılması) Bizim durduğumuz yer barış yoluyla açılması. Uluslararası bir silahlı barış gücüyle buraya müdahil olmanın çok fazla zorlukları var. Birçok ülkenin buna gönüllü olmadığını görüyoruz. İran ile gerekli müzakerelerin yapılıp boğazın açılması gerekiyor. Müzakere sonuçlandığında Hürmüz ile ilgili bir sorun kalacağını düşünmüyorum. 'Hürmüz'ün regülasyonuyla ilgili bir önerme getirilecek mi?' sorun burada başlıyor. Herkes tüm bu sıkıntılara geçici olduğunu düşünerek katlanıyor." ifadeleriyle mevcut tabloyu özetledi. İngiltere ve Fransa gibi aktörlerin farklı çözüm modelleri sunduğunu hatırlatan Bakan, pek çok devletin doğrudan çatışmadan uzak durarak deniz trafiğinin sürmesini önceliklediğini aktardı.

İSRAİL'İN BÖLGESEL ÇATIŞMAYI YAYMA STRATEJİSİ VE LÜBNAN OPERASYONU

İsrail'in saldırgan politikalarının Lübnan üzerinden yeni bir insani kriz doğurduğuna dikkat çeken Fidan, Netanyahu yönetiminin daha önce varılan uzlaşıları sabote ettiğini dile getirdi. Lübnan'daki durumun bölgesel bir savaşa evrilme potansiyeli taşıdığını belirten Bakan, "İsrail tarafından Lübnan'ı yok etme operasyonu var. Lübnan krizi bölgesel çatışmaya neden olabilir. İlk görüşmelerde Lübnan'ın ateşkese dahildi. Ancak Netanyahu anlaşmayı bozdu. İran-ABD görüşmelerinde nükleer zenginlik konusu 'ya tümü ya hiçbir şey' noktasına getirilirse sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Başlangıçta ateşkes anlaşmasının Lübnan'ı da kapsadığı anlaşılıyordu ama Netanyahu her zamanki gibi bunu bozdu ve Amerika bunun hakkında hiçbir şey söylemedi." şeklinde konuştu. Ayrıca Suriye yönetiminin Lübnan'dan kaçan sığınmacılara yönelik korumacı tavrına değinen Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'nin Türkiye ve Suriye ziyaretlerinin de masadaki kritik dosyalar arasında olduğunu kaydetti.

BÖLGESEL İSTİKRAR İÇİN GÜVENLİK PAKTI VE ENERJİ PROJELERİNİN GELECEĞİ

Geçmişte planlanan ancak jeopolitik engellere takılan enerji projelerine de atıfta bulunan Bakan Fidan, Katar gazının Türkiye üzerinden nakli projesinin Arap Baharı ve Suriye'deki istikrarsızlık nedeniyle hayata geçemediğini hatırlattı. Irak'ın önerdiği Kalkınma Yolu Projesi'nin de bölge ülkelerinin çekinceleri sebebiyle yavaşladığını belirten Fidan, ülkelerin birbirlerinin egemenlik haklarına saygı duyacağı bir ortaklık modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. İsrail'in Türkiye'ye yönelik tutumunu sert bir dille eleştiren Bakan, "İsrail Türkiye’yi aşağı çekemiyor. Bu durum onları dengesizliğe itiyor. Suriye, Gazze ve Lübnan perspektifinden bakıldığında, İsrail’in yaydığı aşırılıkçı politikalar Türkiye ile taban tabana zıt. Bu yüzden Türkiye’yi hedef alıyorlar. Erdoğan’ın dünya düzenindeki liderliği ve Türkiye’nin etki alanı, İsrail’in yaratmaya çalıştığı illüzyonu engelliyor. İran'dan sonra İsrail düşmansız yaşayamaz. Netanyahu Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Fidan, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin İsrail ile kurduğu iş birliklerinin bölgeye güvenlik değil, yeni riskler getirdiği konusunda uyarılarda bulunduklarını sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.