#Myk Toplantısı

İLKHABER-Gazetesi - Myk Toplantısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Myk Toplantısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Çelik: “Bölgedeki krizin nedeni ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı” Haber

Ömer Çelik: “Bölgedeki krizin nedeni ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır" dedi.AK Parti Sözcüsü Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam eden MYK Toplantısı sürerken bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MYK toplantısının açılışını yaptığı konuşmada İran’a yapılan haksız saldırıdan sonra bölgede ateşkesin sağlanması ve bölgede istikrarın yeniden tesisi yönünde diplomatik çabalarla ilgili değerlendirmelerde bulunduğunu ifade etti. AK Parti Sözcüsü Çelik, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırını ardından İsrail’in Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıları hatırlatarak, 'İsrail ile Filistinli gruplar arasında çatışma çıktı' şeklinde bazı başlıklar görüyoruz, bunun anlamı şu demek, İsrail bazı Filistinli gruplara sebepsiz yere saldırdı demektir. Taraflara sükunet tavsiye ediyoruz diyorlar. Bu ne demek? İsrail zalimce saldırdı, Filistinliler buna ses çıkarmasın demektir. Çatışmada Filistinli kadınlar ve çocuklar hayatını kaybetti demek aslında İsrail askerlerinin hedef gözeterek kadın ve çocukları öldürdüğünü saklamak için uydurulmuş bir literatür. Filistin'de bir İsrail'in arabası taşlandı demek, fanatik bir İsraillinin aracını Filistinlilerin üzerine sürdüğünü ve bu neticede doğal tepkinin ortaya çıktığını saklamak demek. Kudüs'te sebebi bilinmeyen bir nedenle patlama oldu haberlerini görürsünüz, bunun anlamı İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa'ya ya da başka bir yere ses bombalarıyla saldırdığı anlamına gelir. İsrail'de hükümet krizi var deniyorsa demek ki birileri hükümet kurabilmek için yeni katliamlar başlatacak anlamına geliyor. Eğer Batı'da ya da İsrail'de bir siyasetçi veya bir medya organı, 'Kudüs İsrail'in bölünmez başkentidir' diyorsa, Filistinlileri yeryüzünden ve Kudüs'ten silmek için gayret gösteriyor anlamına gelir. Bunun sayısını yüzlerce çoğaltabiliriz. Bunun karşısında bizim doğruyu anlatmak için doğru literatür kullanmamız gerekiyor. Bu kavramların arkasındaki manipülasyonları görmemiz gerekiyor. Biz hem parti olarak hem hükümet içinde bütün bunlarla güçlü bir mücadele veriyoruz" ifadelerini kullandı. "8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır" İsrail’in saldırganlığının ve soykırım siyasetinin insanları fiziken öldürmesinin yanı sıra başka alanlarda da devam ettiğini kaydeden Çelik, " Mekansal soykırım, düşünsel soykırım, dinsel soykırım yapıyor. Mescid-i Aksa'da ibadet uzun zamandır yasak, bayram namazı da engellendi. Bu sadece İslam dinine dönük olarak değil, kendisi dışındaki herkese karşı bu saldırganlığı gerçekleştiriyor. Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırı sadece Müslümanlara değil, bütün insanlığa yapılan saldırıdır. İran savaşı devam ederken gözümüzün birileri tarafından Gazze'den ve Batı Şeria'dan uzaklaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Buna kesinlikle müsaade etmemek lazım. İsrail saldırganlığı Gazze'den sonra aynı şeyi Batı Şeria'da da yapmaya çalışıyor, Lübnan'da yapmaya çalışıyor. Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır" ifadelerine yer verdi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Türkiye Cumhuriyeti her zaman Kürt kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur" Neçirvan Barzani’nin konutuna gerçekleştirilen İHA saldırısı ve İsrail’in Kürtleri İran ile olan savaşın parçası haline getirmeye çalıştığına yönelik iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Öncelikle Neçirvan Barzani'ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kendisi yakinen görüştüğümüz, istişarelerde bulunduğumuz, uzun zamandır tanıdığımız birisi. Kuzey Irak yönetiminin Türkiye ile dostane ilişkilerinin olmasına büyük katkılar sağlamış bir siyasetçi. Bu saldırıdan dolayı çok üzgünüz. Herhangi bir can kaybı olmamasını memnuniyetle karşılıyoruz ve kendisine de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu, onların güvenliğini ve refahını önemsediğimizi burada bir kere daha ifade etmek isterim. İfade edilen ve çeşitli haberlere yansıyan konular doğrudur. Özellikle İsrail tarafının belli gruplarla görüşerek Kürt kardeşlerimizi bu savaşın içine çekmeye çalıştığına dair yoğun bir faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Birtakım temaslar olduğunu biliyoruz. Bunları istihbari olarak biliyoruz ama bizim istihbari olarak bilmemizin dışında bir kısmı açık kaynaklara da yansıdı. Örneğin bazı oradaki örgüt temsilcileri bu temasın olduğuna ve yakın işbirliği içerisinde olduklarına dair açıklamalar yaptı. Bazı şeyleri birbirinden ayırmak gerekir. Biz gerek Irak'taki, gerek Suriye'deki, gerek İran'daki Kürt kardeşlerimizin refahını, güvenliğini ve onurlu kardeşçe bir geleceğini her zaman önemsiyoruz. Buna kıymet veriyoruz ve bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti her zaman kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur" dedi. "Kürt kardeşlerimizle örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir" Kendini "Kürtler adına hareket ediyorum" diyen örgütlerle bölgedeki Kürt halkının birbirinden ayırılması gerektiğini aktaran Çelik, "İsrail ile paralel bir şekilde KJAK, Komala gibi bir takım İran'daki örgütlerin, bunlara bağlı unsurların senkronize hareket etme şeklindeki bir takım yaklaşımlarını, temaslarını görüyoruz ve biliyoruz. Arka plandaki temaslardan da haberdarız. Batı basını örgütlerin bu yaklaşımını sunarken Kürtler diye sunuyor. Bu yanlış bir şeydir. Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir. Bu çok önemlidir. Türkiye'de de maalesef bu konuda çalıştığını söyleyen bazıları akademisyen sıfatı taşısa da bunları birbirine karıştırmayı bir akademik faaliyet gibi sunuyor. Bu bir akademik faaliyet değil, bu örgütsel faaliyetten başka bir şey ifade etmez. Maalesef sürekli olarak Kürt kardeşlerimizi bir takım örgüt denklemlerinin içine hapsetme şeklinde bir faaliyet sistematik olarak yürütülüyor. İran'daki Kürt kardeşlerimiz bütün bu olanlar başladığı andan itibaren son derece sağduyulu davrandılar. Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimiz sağduyulu davrandılar ve haksız, hukuksuz zeminde gerçekleşen bu savaşın hiçbir şekilde parçası olmayacaklarını, bundan uzak duracaklarını önemli Kürt kanaat önderleri ifade ettiler" dedi. “Silah bırakma sonrası yasal adımlar için açık ve net irade var.” Çelik, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili soru üzerine, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bizim partimizde kurduğumuz mekanizmalarımız var. Bu mekanizmalarımız, strateji heyetlerimiz bu konuyu sürekli olarak gündeminde tutuyor ve haftalık olarak bazen bir ya da birkaç kere toplanarak bu meseleler görüşülüyor ve değerlendiriliyor. Burada bizim açımızdan üç boyutun değerlendirilmesi söz konusu. Birincisi Cumhur İttifakı'nın iradesidir. Cumhur İttifakı olarak birlik ve bütünlük içerisinde bu hedefe doğru siyasi partiler olarak gereken çalışmaları yapıyoruz ve kamuoyuna gerekli mesajları aynı tutarlılık ve bütünlük içerisinde vermeye devam ediyoruz. İkinci boyut da Cumhurbaşkanımızın iradesinin ortaya koyulmasıyla bunun bir devlet politikası olmasıdır. Devlet kurumları burada üzerlerine düşeni yapıyorlar ve gayet uyumlu bir şekilde, koordine bir şekilde süreci ilerletmeye çalışıyorlar. Üçüncü boyut da tabii ki Yüce Meclis'tir. Yüce Meclis'in kurulan komisyonla birlikte en sonunda komisyon çalışmalarının sonunda ortaya koyduğu bir rapor var. Bu rapora göre silah bırakma gerçekleştikten sonra adımların atılacağı, yasal düzenlemelerin yapılacağı konusunda açık ve net bir irade vardır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet politikasına dönüştüren iradesi çerçevesinde görüşlerin net bir şekilde ifade edildiğini dile getiren Çelik, bütün temasları şeffaf bir şekilde gerçekleştirdiklerini kaydetti. Çelik, gelinen noktada artık bölgede işbirliklerinin daha çok çoğalması, ortak hareket etme kabiliyetinin daha çok artması yönünde iradenin ortaya çıkması gerektiğini de sözlerine ekledi. "Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçime ilişkin sarf ettiği sözlerin hatırlatılması üzerine Çelik, "Doğrusunu söylemek gerekirse bu dünyanın içinde bulunduğu tabloya bakın. Bütün bunun içerisinde CHP'nin oluşturmaya çalıştığı gündeme bakın. Gerçekten Türkiye'deki ve dünyadaki gerçeklerden kopuk bir CHP yönetimi var. Kendi konsolidasyonunu sağlayamamış, kendi bütünlüğünü sağlayamamış, herhangi bir politik üretimi olmayan, çok dar bir takım sıkıntılı tablolara sıkışmış, bizzat CHP'liler tarafından gündeme getirilen yolsuzluk iddialarına diğer CHP'lilerin cevap veremediği Bir denklem var. Günün sonunda sürekli olarak bu bir CHP geleneğidir. Cumhuriyetin bütün değerlerini, demokrasinin bütün kurallarını kendilerinin kendi politik ihtiyaçlarına göre istedikleri gibi değiştirebileceklerini, kendilerine uyarlayabileceklerini söylüyorlar. Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır." "İsrail Meclisi sadece Filistinlilere uygulanmak üzere idam cezasını yürürlüğe koyuyor, bu açık bir ırkçılıktır" İsrail Parlamentosu’nun Filistinli esirleri hedef alan idam yasasının sorulması üzerine değerlendirmelerde bulunan Çelik, "Bu açık bir ırkçılık, açık bir ayrımcılık ve açık bir suçtur. İsrail Meclisi sadece Filistinlilere uygulanmak üzere idam cezasını yürürlüğe koyuyor. Bunun arka planında ise, bu soykırım çetesinin, söz konusu hükümet düzenini sürdürebilmek için, idam cezası geçtikten sonra bunu içki içerek kutlayan hastalıklı zihinlerle birlikte hareket etmek zorunda kalması yatıyordu. Bu nedenle giderek eskiden sureta en azından şekil düzeyinde bazı değerlere riayet ettiklerini gösterme çabası içine giriyorlardı. Şimdi sureta o gayretten de vazgeçmiş durumdalar. Orta çağa dönüş dediğimiz, bütün değerlerden boşanan, bütün değerleri ayaklar altına kalan ve bütün dünya düzenini, şimdiye kadarki medeniyetin bütün kazanımlarını ortadan kaldıran bir yaklaşım bu. İsrail hükümetinin burada yaptığı şeyler sadece Filistinlileri hedef almıyor, sadece mazlumlara hedef almıyor, bütün insanlığı hedef alıyor. Belki de parlamenter sisteme geçildi geçileli bir parlamentoda alınmış en lanetli karardır, utanç vericidir" ifadelerini kullandı. "Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok" Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gönderdiği F-16'larla ilgili Avrupa basınında yer alan eleştirilerle ilgili soru üzerine Çelik, "Gönderdiğimiz F-16'lar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tabii ki güvenliğini sağlamak içindir. Aynı zamanda Türkiye bütün adanın garantörüdür. Garantör ülke olarak da bütün bu kaos içerisinde ortaya çıkan tabloda, aslında Türkiye'nin bu davranışının takdir görmesi gerekir. Aslında bunlar KKTC’nin güvenliğini sağlayacağı gibi bütün adadaki insanların güvenliğini sağlayacak, herhangi bir haksız, hukuksuz saldırı karşısında, garantörlüğün gereğini yerine getirecek unsurların kuvvetlendirilmesidir. Fakat şunu unutmamak gerekir, şimdi oraya Hollanda'dan Fransa'ya kadar, bir takım devletler Rum kesimine destek olmak için ek kuvvet gönderiyorlar. Gerekçesi ne? Gerekçesi şu; ABD ve İsrail'in İran'a yaptığı gayrimeşru saldırıdan sonra ortaya çıkan denklemde, Akdeniz'de Rum kesiminin daha çok güvenlik ihtiyacı olduğunu ifade ediyorlar ve Rum kesimine destek olmaya gidiyorlar. Soru şudur; bu nedir? Bu olaylar olmadan önce, Rum kesiminin utanç verici bir biçimde İsrail'le yaptığı ittifakın adı nedir? Bütün bunlara baktığınızda tabii ki KKTC’nin de yalnız kalmaması gerekir. O yüzden Rum kesiminden gelen eleştirilerin ve Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok" açıklamasında bulundu.

Ömer Çelik: ''Seçim dönemi kapanmıştır'' Haber

Ömer Çelik: ''Seçim dönemi kapanmıştır''

Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları şöyle: Seller, yangınlar vesilesiyle zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Çok dikkatli olunmasında fayda var. Sıcaklığın artması ve tedbirsizlikler çok üzücü tablolara neden oluyor. Anlık ihmal binlerce ağacı ve canlıyı yok edebiliyor. Özellikle piknik alanları ve diğer alanlarda dikkatli olunmasında fayda var. ''GÜNDEMİMİZDE ERKEN SEÇİM YOK'' İç siyasette zaman zaman erken seçim tartışmaları gündeme geliyor. Bizim açımızdan 14/28 Mayıs seçimleri ve 31 Mart seçimleri geçtikten sonra seçim dönemleri kapanmıştır. Önümüzde 4 yıllık bir genel seçime dönük bir dönem ve 5 yıllık da yerel seçime dönük bir dönem vardır. Biz bu tartışmaları yakından takip ediyoruz. Ana muhalefet partilerinin bunu gündeme getirme nedeni aslında kendi partileri ya da kendi aralarındaki iç mücadeleyi erken seçim tartışmaları ile örtbas etmek istemeleridir. Bu sebeple erken seçim tartışmalarının hiçbir şekilde muhatabı değiliz. Milli irade kararını vermiştir. Önümüzdeki dönemi milletimize hizmet etme anlamında çok iyi değerlendireceğiz. ÇELİK: IRKÇILIK ARAYAN AVRUPA'DAKİ SEÇİM SONUÇLARINA BAKSIN Türkiye'nin gündeminde milli takımımız vardı. Bizim Çocuklar'ı en güçlü şekilde tebrik ediyoruz. Geleceğe dönük olarak umutlarımızı kabarttılar. Merih Demiral'a verilen ceza asla kabul edilemez. Bu cezanın öncesinde yayınlanması, üzerinde siyasi gölge olduğunu gösterdi. Irkçılıktan veremiyor cezayı, genel davranış kurallarına aykırılıktan veriyor. Aşırı sağcılık ya da ırkçılık arayan Avrupa'daki seçim sonuçlarına baksın. Ortaya koydukları çifte standartlara baksınlar. GAZZE MESELESİ En önemli meselemiz Gazze'deki olaylar. Bir tıp örgütü tarafından yeni rakamlar açıklandı. Facianın zannedilenin ötesinde olduğu belirlendi. Yahudilerin bilmesi gereken İsrail'i tehlikeye atan Netanyahu'dur. Netanyahu barbarlığına tavır alınmadığı sürece barıştan bahsetmenin sahiciliği yok. ''TERÖRİSTAN KURULMASINA İZİN VERMEYİZ'' 13 yıldan beri süren bir tablo var. Normalleşme konusu bütün dünyada gündem oldu. Biz Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Herhangi bir şekilde Suriye'nin toprak bütünlüğüne karşı bir tutum içerisinde bulunulmasını hoş görmeyiz. Oradaki varlığımız Suriye'nin toprak bütünlüğüne karşı değildir. Orada teröristan kurdurulma çabalarındalar. EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞINA ZAM Şimdi emekli konusuyla ilgili bir konu üzerinde çalışılıyor. Bugün yarın da bu çalışma devam edecek. Fakat bir karar verilmediği için şu zamana yetişir yetişmez diyemeyiz. 

Ömer Çelik: Savunma sanayiinde daha fazla yatırım yapacağız Haber

Ömer Çelik: Savunma sanayiinde daha fazla yatırım yapacağız

AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında sona erdi. Toplantı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, önemli açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik'in Açıklamaları: Savunma Sanayiinde İlerleme ve Yatırımlar Ömer Çelik, toplantıda savunma sanayisinde gelinen noktanın değerlendirildiğini belirtti. Çelik, "Son gelişmeler ışığında savunma sanayisinde geldiğimiz nokta değerlendirildi. Bu alanda daha da yatırım yapacağımızı ifade ettiler," dedi. AK Parti'nin savunma sanayisinde daha fazla yatırım yapacağını ve bu alandaki ilerlemeleri sürdüreceğini vurguladı. Cumhur İttifakı'nda Birlik ve Beraberlik Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cumhur İttifakı'ndaki birlik ve beraberliğin korunmasının önemine dikkat çektiğini ifade eden Çelik, "Sayın cumhurbaşkanımız bunun için herkesin hassasiyetle davranmasını ifade etti," dedi. İttifakın güçlü bir şekilde devam edeceğini belirtti. İran'da meydana gelen helikopter kazasına ilişkin taziyelerini ileten Çelik, Türkiye'nin İran'ın yanında olduğunu belirtti. "İran'a taziyelerimizi sunuyoruz. Kardeş İran milletinin yanındayız. Bu süre içinde bu tip kazalar olduğunda bunlara zamanında müdahale imkan ve kabiliyet meselesi," dedi. Türkiye'nin Akıncı İHA ve helikopter göndererek arama kurtarma çalışmalarına destek verdiğini ve bu teknolojik başarıların Türkiye'nin geldiği noktayı gösterdiğini söyledi. Netanyahu'nun Tutuklanması Talebi İsrail Başbakanı Netanyahu'nun tutuklanması talebine değinen Çelik, "Netanyahu'nun tutuklanması için karar talebi önemlidir. Bu talep Netanyahu ve bakanları doğrudan savaş suçlarından sorumludurlar," dedi. Uluslararası mahkemelerin doğru bir karar vermesi ve savaş suçlarına karşı durması gerektiğini vurguladı. Gazze Meselesi Çelik, Gazze'deki insanlık dramına dikkat çekerek, "Sivillerin aç bırakılması, kasten eylemlerde bulunulmasının altını çiziyor, savaş suçu işlendiğini ifade ediyor. Bütün eylemlerin Netanyahu'nun ve hükümeti tarafından gerçekleştirildiğini görüyoruz. Gecikmiş bir talep de olsa bizim için olumludur," ifadelerini kullandı. Gazze konusunda Türkiye'nin duyarlılığını ve kararlılığını bir kez daha vurguladı. Sokak Köpekleri Düzenlemesi Ömer Çelik, sokak köpekleriyle ilgili düzenlemenin hala taslak aşamasında olduğunu belirtti. "Bu adı üstünde taslak. Toplumda zıt talepler var. Henüz üzerinde çalışılıyor. Önümüzdeki hafta Meclis'e gelmesi planlanıyor. Çalışma henüz tamamlanmadı," dedi. AK Parti'de Değişim Süreci Çelik, AK Parti'de değişim sürecine dair, "Bir değişim sürecinin başlangıcı yorumlarını gördüm. AK Parti'de değişim olağanüstü durum değil. Sürekli değişim içinde olan partiyiz. Bazı yerlerde değiştirme, bazı yerlerde görev değişimi olacak. Bugün yarın da başka illerle ilgili tasarruf olacak," şeklinde konuştu. Seferberlik Tüzüğü Seferberlik tüzüğünün değişen savaş koşulları ve gelişmeler doğrultusunda güncellendiğini belirten Çelik, "Değişen savaş koşulları ve gelişmeler doğrultusunda bu tip belgelerin güncellenmesi gerekiyor. Seferberlik meselesinde stratejik olan şu; savaş durumunda bütün milli güç unsurlarının TSK'ya destek verecek şekilde koordine edilmesi halindedir. 90'ların koşullarında hayata geçen bu belge altı yedi kere değişikliğe uğradı. 2011'den itibaren bütün kurumlardan herkesin görüşleri alındı. Daha önce değerlendirilecekti ama araya deprem gündemi girdi. En son Akıncı'nın başarısını gördük. Milli güvenlik için koordinasyon nedir buna karar verildi ve yönetmelik yayınlandı," ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 31 Mart seçim sonuçlarına ilişkin açıklama: "Hataların üzerine gitmek boyun borcumuz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 31 Mart seçim sonuçlarına ilişkin açıklama: "Hataların üzerine gitmek boyun borcumuz"

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısında seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alınan bilgilere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart seçiminde bariz bir oy kaybının söz konusu olduğunu, AK Parti olarak 21 yıldır kendilerini destekleyen seçmeni bu kez sandığa götüremedikleri değerlendirmesini yaptı ve bunun nedenlerini analiz etti. Toplantıda Erdoğan’ın mevcut durumda hem genel merkez, hem teşkilat, hem de adayların payı bulunduğunu ortaya koyduğu, aday belirleme sürecinden seçimin sonuçlanmasına kadar yaşananların uzun uzun değerlendirileceğini özellikle vurguladığı öğrenildi. Kaynaklara göre, Cumhurbaşkanı’nın yaptığı değerlendirmede hayat pahalılığı, Covit-19 salgını ve Ukrayna-Rusya Savaşı süreçleri ile başlayan ve artış gösteren enflasyon baskısı ve sonuçlarının 31 Mart’ta derinden hissedildiğini, önleyici tedbirlerin yeterli olamadığını, tüm illerde serzenişlerini dinlediği emekliler başta olmak üzere toplumun birçok kesiminin refah kaybına uğradığını, süreç içinde emeklilerin sıkıntılarını hafifletme çalışmalarının da istenilen noktaya ulaşmadığını belirttiği ifade edildi. MYK’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatandaşlardan gelen şikayetleri gündeme getirdiği, parti yönetimi, il, ilçe, belde teşkilatları, belediye başkanları, milletvekilleri ve bürokraside görülmeye başlanan olumsuz tutumlardan kurtulmanın ve onunla mücadele edilmesinin öneminin altını çizdiği de alınan bilgiler arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, milletin bağrından çıkan AK Parti’nin vatandaşla arasına duvar öremeyeceğini, bunun en büyük düşman olduğunu, hangi konumda olursa olsun millete karşı olumsuz tutumlarda bulunanların hesap verme sorumluluğundan kaçamayacağını net bir biçimde belirttiği de ifade ediliyor. AK Parti yönetimi, Cumhur İttifakı partilerinin rekabet ettiği ve bu nedenle CHP’nin kazandığı Amasya, Kütahya, Kırıkkale gibi illerin durumunun da ayrıca değerlendirilecek. Parti kaynaklarına göre toplantıda özeleştiri yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıldır AK Parti’nin arkasında duran milletin bu kez kendilerini neden ikinci parti yaptığının çok iyi analiz edilmesi gerektiği görüşünde. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortada oy kaybının yanında, kan ve ruh kaybı bulunduğunu düşünüyor. Acizler ve gafillerin yaptığı gibi bu tablonun suçunun millete atılamayacağını belirten Erdoğan'ın, AK Parti’nin hatayı millette aramak gibi bir geleneğinin asla olmadığını ve olamayacağını belirttiği öğrenildi. Kaynaklara göre toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisi dahil AK Parti yönetiminde yer alan kimsenin 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamayacağını, oy kayıplarının tek bir soruna ve tek bir başlığa indirilemeyeceğini, bunun kolaycılık olacağını ve nerede eksik, hata, kasıt ya da ihanet varsa üzerine gitmenin boyunlarının borcu olduğunu belirtti. Erdoğan’a göre milletin verdiği mesaj net Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güneşi gören buz gibi erimemek, eleştirdikleri partilere benzememek ve daha ağır bedeller ödememek için AK Parti hatalarını görüp kendini toparlamak, milletle gönül köprülerini yeniden güçlendirmek zorunda olduğunu belirttiği öğrenildi. Cumhurbaşkanı’nın ayrıca 22 yıllık zorlu mücadelenin heder edilmesine izin verilemeyeceğini söylediği de öğrenildi.

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye'yi yöneten unsur demokrasidir Haber

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye'yi yöneten unsur demokrasidir

AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunuyor. Ömer Çelik'in konuşmasından satır başları şöyle: ''Yangınla ilgili Cumhurbaşkanımız sürekli bilgi almakta. Gözaltılar var. İnşallah daha fazla can kaybı olmasın diye ümit ediyoruz. Maalesef can kaybı sayısı arttı. Seçimlerden sonraki ilk toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Tek gündemli olarak toplandık. Seçim sürecinin değerlendirmesi. Seçim demokrasimize yakışan çerçeve içerisinde geçti. Herkesin çok büyük katkısı var. En önemli teşekkür vatandaşlarımızadır. Bu süreçte çok çok emek verenler var. Her bir teşkilat mensubumuza teşekkür ediyoruz. Cumhur ittifakı teşkilatları iyi bir iş birliği içinde yan yana çalıştı. Önemli bir seçim sürecini bu şekilde tamamlamış olduk. Seçilen herkesi tebrik ediyoruz, görevlerinde başarılar diliyoruz.'' Türkiye'yi yöneten unsur demokrasidir, sandıktır Türkiye'yi yöneten unsur demokrasidir, sandıktır. Demokrasimiz bir kere daha güç kazanıp kökleşmiştir. Kazanan milletimiz olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız uyarılarını sandık yolu ile vermiştir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük mesajları okuyacağız. 31 Mart seçimleri de önümüzde izleyeceğimiz siyaset açısından dönüm noktası. 18 kez milletin huzuruna çıktık. Gösterilen teveccühlere şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Arzu etmediğimiz sonucun çıktığı yerler var. Bütün boyutları ile ele alacağız. AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak sadece milletin sesini dinleyen siyasi anlayışa sahibiz. Milletimiz uyarılarda bulunmuştur, eleştirileri vardır. Bu mesajı bütün boyutları ile ele almak değerlendirmek boynumuzun borcudur. Milletimizin uyarısını değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. İtiraz ve eleştiri hakkı millete aittir Bize not verecek yegane merciinin vatandaş olduğunu bilerek bu çalışmaları sürdürürüz. İtiraz ve eleştiri hakkı millete aittir, dinlemesi gereken kurum siyaset kurumudur. Milletimizin ortaya koyduğu tabloyu ele alacağız. Kuşkusuz milletin sandık yolu ile verdiği mesaj hürmetle karşıladığımız bir tutumdur. Tüm kılcal damarlarına kadar değerlendirilecektir. Demokrasimizi korumaya, sandığa güç vermeye verdiğimiz önemi bundan sonra da gerçekleştireceğiz. Mesajlar doğru şekilde değerlendirilecek.'' YENİ ANAYASA ÇALIŞMASI OLACAK ''Yeni anayasayı hazırlamak gelecek nesillere borcumuzdur. Yeni anayasa çalışması olacak. Yeni seçilen belediye başkanlarını tebrik ediyoruz. Milletimiz adına yapacakları hayırlı işlerde onlara destek olacağız.'' GAZZE KONUSUNDA ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ ''Gazze'de Şifa Hastanesi'nin etrafında bulunan cansız bedenler İsrail'in acımasızlığının en net kanıtıdır. Bir kez daha uluslararası topluma Gazze konusunda çağrıda bulunuyoruz...'' VAN'DA BAŞKANLIK AK PARTİ'YE GEÇTİ ''Bu konuda yetkili olan il seçim kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu'dur. Demokratik tepki göstermek herkesin hakkıdır ancak bunu sokak eylemlerine dönüştürmeye hakkınız yok. Verilen karara herkesin saygı göstermesi gerekiyor.'' iç ve dış politikada daha güçlü adımlar atacağız: Terörle mücadele meselesi asli gündem olacak ''Milletin desteğine de eleştirisine de müteşekkiriz. Genel ve yerel seçim tamamlandı ve Türkiye seçim sürecini tamamladı. 4.5 yıldan fazla önümüzde seçim yok. Bu süreyi değerlendirmek için gayret göstereceğiz. Türkiye'nin daha iyi noktalara gelmesi için etkili siyasete devam edeceğiz. Sistemde aksayan yerlerin düzeltilmesi için reformlar yapılacak. Bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. İç ve dış politikada daha güçlü adımlar atacağız. Yeni anayasa gelecek nesillere borcumuzdur. Terörle mücadele meselesi asli gündem olacak.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.