#Soykırım

İLKHABER-Gazetesi - Soykırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soykırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nemo’dan sert tepki: İsrail kararı sonrası ödülü geri gönderecek Haber

Nemo’dan sert tepki: İsrail kararı sonrası ödülü geri gönderecek

Nemo, kararını, ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından paylaştığı videoyla duyurdu. Yarışmadan aldığı deneyimden minnettar olduğunu belirten Nemo, artık bu ödülün rafında durmaması gerektiğini düşündüğünü dile getirdi. Nemo, "Eurovision, birlik, kapsayıcılık ve tüm insanlar adına haysiyet için var olduğunu söylüyor ve bu değerler, bu yarışmayı benim için çok anlamlı kılıyor ancak BM'nin bağımsız uluslararası soruşturma komisyonunun soykırım olduğu sonucuna vardığı bir dönemde, İsrail'in yarışmaya devam etmesi, bu idealler ile EBU'nun (Avrupa Yayın Birliği) aldığı kararlar arasında açık çelişki olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı. EBU'nun, şarkı yarışmasının politik olmadığını ısrarla savunmasına rağmen, yarışmanın ciddi suçlarla itham edilen bir devletin imajını yumuşatmak uğruna defalarca kullanıldığını vurgulayan Nemo, şunları kaydetti: "Bütün ülkeler çekildiğinde, bir şeylerin yanlış olduğu belli olmalı. Bu yüzden ödülü, net bir mesajla Cenevre'deki EBU genel merkezine göndermeye karar verdim. Sözünüzün eri olun. Sahnede kutladığımız değerler, sahne dışında var olmuyorsa, en güzel şarkılar bile anlamsız hale gelir. Söz ve eylemlerin birbiriyle uyumlu olduğu anı bekliyorum, o zamana kadar bu ödül sizin." İSPANYA, HOLLANDA, SLOVENYA, İRLANDA VE İZLANDA EUROVİSİON'DAN ÇEKİLME KARARI ALMIŞTI İsveç'in Malmö kentinde 2024'te düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması'nı kazanan İsviçre'nin temsilcisi Nemo, mayısta yaptığı açıklamada, İsrail'in bu yılki organizasyona katılmasına karşı olduğunu ve dışlanması çağrısını desteklediğini söylemişti. Avrupa Yayın Birliği (EBU), 4 Aralık'ta Cenevre'de 95. EBU Genel Kurul Toplantısı'nı düzenlemişti. EBU Genel Kurulu'nda, İsrail'in 2026 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılmasına izin verilmesinin ardından İspanya, Hollanda, Slovenya, İrlanda ve İzlanda devlet televizyonları, kararı protesto ederek Eurovision'dan çekilme kararı almıştı.

İsrail’in Gazze operasyonu: Şehir parçalanıyor Haber

İsrail’in Gazze operasyonu: Şehir parçalanıyor

İsrail’in Hamas’a karşı başlattığı savaş, iki yıldır sürüyor ve Gazze Şehri’nin büyük bölümlerini kapsayan yıkımlarla devam ediyor. Rafah ve Beit Hanoun’daki yıkımların ardından, bu kez Gazze’nin merkezi bölgeleri hedef alındı. Uydu görüntüleri, Zeitoun ve Sheikh Radwan mahallelerinde onlarca yapının bu ay içinde yıkıldığını ortaya koyuyor. Netanyahu: “Toprağı Ele Geçiriyoruz ve Tutuyoruz” İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, operasyonun önceki girişimlerden farklı olduğunu belirterek, “Toprağı ele geçiriyoruz ve tutuyoruz. Temizliyoruz ve ilerliyoruz” dedi. Ama birçok İsraillinin de stratejinin başarı şansına dair şüpheleri var; Hamas neredeyse iki yıl süren yıkıcı savaş boyunca direnç gösterdi. İnsanî Kriz Derinleşiyor Kara operasyonu yüzünden yüzbinlerce Filistinli evlerini terk etmek zorunda kaldı. Merkezi ve güney Gazze’de kurulan çadır kamplar, zaten kötü olan insani krizi daha da ağırlaştırıyor. Açlık, sağlık ve eğitim hizmetlerindeki çöküş, binlerce insanın yaşamını tehdit ediyor. Yıkımlar Devam Ediyor İsrail ordusu, mevcut binaları askeri üs olarak kullanıp daha sonra patlayıcılarla yok ediyor. Örneğin Al-Furqan Okulu, önce askeri üs olarak kullanıldı, ardından yıkıldı. Eylül ortasından itibaren Gazze Şehri’ndeki hava saldırıları da yoğunlaşarak yüzlerce hedefi vurdu.

CVP Genel Başkanı Atal: HTŞ’nin soykırım suçuna karşı uluslararası hukuku harekete geçiriyoruz Haber

CVP Genel Başkanı Atal: HTŞ’nin soykırım suçuna karşı uluslararası hukuku harekete geçiriyoruz

CVP Genel Başkanı olan Adana Barosu avukatlarından İsmail Hakkı Atal, ABD ve İsrail desteğiyle Suriye’de faaliyet gösteren HTŞ’nin, özellikle Alevi sivillere yönelik sistematik bir soykırım gerçekleştirdiğini öne sürdü. CVP olarak, 9 Mart Pazar günü saat 22.20 itibariyle Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) başvuruda bulunduklarını ifade eden Atal, HTŞ lideri Ahmet Eş-Şara’nın soykırım suçundan yargılanması için dilekçe verdiklerini duyurdu. Atal, UCM Roma Statüsü’nün 6. maddesinde tanımlanan soykırım suçunu hatırlatarak, HTŞ’nin kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere sivil halka karşı gerçekleştirdiği saldırıların uluslararası hukuk açısından açıkça bir insanlık suçu olduğunu vurguladı. “Türk milleti, soykırıma uğrayan sivil halkla dayanışma içinde olmalıdır” HTŞ’nin işlediği suçların görmezden gelinemeyeceğini belirten Atal, Türkiye’nin benzer tehlikelerle karşı karşıya kalmaması için etnik ve mezhepsel bölücülük politikalarına karşı uyanık olunması gerektiğini söyledi. Atal, Türk milletini Suriye’deki sivil Alevi halkla dayanışma içinde olmaya ve soykırıma uğrayan sivillerin sesini uluslararası topluma duyurmak için harekete geçmeye çağırdı. Ayrıca, vatandaşların UCM’ye yönelik hazırlanan suç duyurusu dilekçesini ICCVisits@icc-cpi.int adresine göndermesi için çağrıda bulunan Atal, bu adımın Atatürk’ün "Yurtta barış, dünyada barış" ilkesi doğrultusunda önemli bir görev olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gazze Soykırımı için sert mesaj: "İsrail, soykırımın bedelini ödeyecek" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gazze Soykırımı için sert mesaj: "İsrail, soykırımın bedelini ödeyecek"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'de 7 Ekim 2023'te başlayan katliamın birinci yıldönümünde, İsrail'e yönelik sert açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını "soykırım" olarak tanımlayarak, bu vahşetin bedelinin er ya da geç ödeneceğini vurguladı. Erdoğan, İsrail'in işgal ve istila politikalarının sona ermesi gerektiğini belirtti ve uluslararası sistemin bu insanlık suçuna sessiz kalmasını eleştirdi. Erdoğan, paylaşımında 365 gün önce hayatta olan çoğu kadın ve çocuk 50 bin insanın vahşice katledildiğini belirtti. İşte Erdoğan'ın açıklamasının tamamı:  “Bugün 7 Ekim... Tam 365 gün önce hayatta olan, çoğu çocuk ve kadın 50 bin kardeşimiz vahşice katledildi. Gazze'deki hastaneler, farklı inançlara ait ibadethaneler, okullar artık ayakta değil. Pek çok gazeteci, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, barış elçisi artık aramızda değil. Gazze'de, Filistin'de, bugünlerde Lübnan'da ölen sadece kadınlar, çocuklar, bebekler, masum siviller değil; aynı zamanda insanlıktır, insanlığa hizmet etmesi beklenen kurumlardır, uluslararası sistemdir... Tam 1 yıldır dünyanın gözü önünde, canlı yayında katledilen aslında tüm insanlıktır, insanlığın geleceğe dair tüm umutlarıdır. Katil İsrail hükûmetinin 7 Ekim'den bu yana katlettiği on binlerce insanı bugün hüzünle yâd ediyor; eşlerini, çocuklarını, ailelerini kaybeden yüreği yaralı Gazzeli, Filistinli, Lübnanlı kardeşlerime en kalbî taziyelerimi iletiyorum. İsrail'in uzun yıllardır süren soykırım, işgal ve istila politikası artık bir son bulmalıdır. Unutulmamalıdır ki İsrail 1 yıldır uyguladığı, hâlen de devam etmekte olduğu bu soykırımın bedelini er ya da geç ödeyecektir. Hitler nasıl insanlığın ortak ittifakıyla durdurulduysa Netanyahu ve cinayet şebekesi de aynı şekilde durdurulacaktır. Gazze soykırımının hesabının sorulmadığı bir dünya huzura kavuşamayacaktır. Türkiye olarak bedeli her ne olursa olsun İsrail hükûmetinin karşısında durmaya, dünyayı da bu onurlu duruşa çağırmaya devam edeceğiz.

BM Genel Kurulu'ndan tarihi karar: 11 Temmuz "Srebrenitsa Soykırımını Anma Günü" olarak kabul edildi Haber

BM Genel Kurulu'ndan tarihi karar: 11 Temmuz "Srebrenitsa Soykırımını Anma Günü" olarak kabul edildi

BM Genel Kurulu'nda alınan tarihi kararla, 11 Temmuz artık "Srebrenitsa Soykırımını Anma Günü" olarak anılacak. Almanya, ABD ve birçok ülkenin önerisiyle gündeme gelen bu karar, 84 üye ülkenin oylarıyla kabul edildi. Öneriye ABD, İngiltere ve Fransa'nın da destek vermesi dikkat çekti. Karara sert tepki gösteren ülkeler arasında ise Sırbistan, Rusya, Çin ve Macaristan gibi ülkeler bulunuyor. Slovakya ve Yunanistan gibi ülkeler ise çekimser kaldı. Karar, basit çoğunlukla kabul edildiği için BM Genel Kurulu'nda gündeme geldi. BM Genel Kurulu'nun kabul ettiği karar, sadece Srebrenitsa'da yaşanan soykırımı anma günü olarak belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda soykırımın inkarını da kınayarak, benzer olayların tekrarlanmasını önlemeyi amaçlıyor. Karar metni, uluslararası mahkemeler tarafından suçlanan kişileri yücelten eylemlerin kınanmasını öngörüyor ve üye ülkeleri bu konuyu eğitim sistemlerinde ders olarak işlemeye çağırıyor. Karar tasarısında, Bosna Hersek'te istikrarın korunması ve çeşitlilik içinde bütünlüğün teşvik edilmesi amacıyla değerlendirme yapıldı. Bu öneri doğrultusunda karar metnine, "uluslararası hukuka göre soykırım suçunun cezai sorumluluğunun bireysel olduğu ve bir bütün olarak herhangi bir etnik, dini veya başka grup ya da topluluğa atfedilemeyeceği" ifadesi eklendi. 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da yaşananlar, Bosna-Hersek'teki iç savaş sırasında BM tarafından "güvenli bölge" ilan edilen şehirde yaşandı. Srebrenitsa, Sırp güçleri tarafından kuşatılarak yaklaşık 8 bin Bosnalı erkek ve çocuğun katledildiği trajik olaylara sahne oldu. Bu olaylar, uluslararası mahkemelerde "soykırım" olarak nitelendirildi ve sorumluları yargılandı. Ancak, Sırp tarafı karara sert tepki gösterdi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, kararın eski yaraları açacağını ve siyasi kargaşaya yol açacağını belirtti. Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik ise Srebrenitsa'da soykırım yaşanmadığını iddia ederek, BM kararını tanımayacaklarını açıkladı.

Hocalı Soykırımının 32. yılı nedeniyle anma etkinliği Haber

Hocalı Soykırımının 32. yılı nedeniyle anma etkinliği

Azerbaycan İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği tarafından Adana’da Hocalı Soykırımının 32. yılı nedeniyle anma etkinliği düzenlendi.  26 Şubat 1992'de Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan soykırım, insanlık tarihinin en kara lekelerinden biri olarak hafızalara kazındı. Ermeni kuvvetlerinin Azeri sivillere karşı gerçekleştirdiği bu vahşet, 613 insanın hayatını kaybetmesine ve yüzlercesinin yaralanmasına veya kaybolmasına neden oldu. Hocalı soykırımı, Karabağ Savaşı'nın en trajik olaylarından biri olarak insanlık tarihinin kara sayfalarında yer aldı.  Hocalı soykırımı, uluslararası toplumda büyük bir tepkiyle karşılandı. Birçok ülke ve uluslararası kuruluş katliamı kınadı ve Ermenistan'ı sorumlu tuttu. Katliamda yaşamını yitirenler için her yıl anma etkinlikleri düzenlenmeye başladı. Vahşetin 32. yılında Azerbaycan İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği tarafından da Adana’da anma etkinliği düzenlendi. Kız Lisesi’nde düzenlenen anma etkinliği ve fotoğraf sergisinin açılışında Emekli Öğretmen Ahmet Kaytancı ile Azerbaycan İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği Başkanı Belkıs Yakıcı yaptıkları konuşmada, 1992 yılında Rus ve Ermeni askerleri tarafından 106 kadın ve 83’ü çocuk 613 kişinin işkencelerle öldürüldüğünü anımsattı. Kaytancı ve Yakıcı, “2020 yılına kadar işgal altındaki Karabağ toprakları 44 gün süren savaşta Azerbaycan’ın zaferiyle sonuçlanarak bağımsızlığa kavuşmuştur” dedi. Kız Lisesi Salonundaki anma ve resim sergisi açılışına Adana Kardeş Kültür Dernekleri Platformu üyeler,  Türkistanlılar Kültür ve Yardımlaşma Dernek Başkanı Osman Beg,  Tüm Adana Kırım Türkleri Derneği Başkanı Ruşen Yalçın,  Oğuz Boyları  Derneği Başkanı Mahmut Dalkır, Doğa Sporları Derneği Başkanı Ayhan Binboğa, SEKAD Derneği Başkanı Elife Müftüoğlu, İŞKAD Başkanı Bermen Mantı, YAYA DER Başkanı Nejla Başkan, Adana Eski Fotoğraflar  Grubundan Sabri Gül,  Kadın ve Çocuk Hakları Derneği Başkanı  Çiğdem Akça,  Adana Kız Lisesi Müdürü Fatma Yılmaz, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

İsrail 1 ay içinde mahkemeye rapor verecek Haber

İsrail 1 ay içinde mahkemeye rapor verecek

Gazze'ye saldırılarda BM Soykırım Sözleşmesi'ni ihlali gerekçesiyle İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açılan davada ihtiyati tedbir talebine ilişkin karar açıklandı. Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'in Soykırım Sözleşmesi çerçevesindeki yükümlülüklerinin bazılarını ihlal ettiğine ilişkin ihtiyati tedbir kararı almaya yetkisi olduğuna hükmetti. Tedbir kararı, kamuya açık bir oturumda Divan Başkanı Yargıç Joan Donoghue tarafından okunurken şu ifadeler kullanıldı: "Gazze'de yaşanan insani trajedinin son derece farkındayız ve can kayıplarından derin endişe duyuyoruz. '' İSRAİL LAHEY'DE SOYKIRIMLA YARGILANACAK İsrail, soykırımın yaşandığını yalanlamaktadır, soykırım suçlamalarını reddetmiştir, hukuksal temelden yoksun olduğunu ifade etmiştir. Mahkemenin görüşüne göre, Güney Afrika'nın iddialarının bir kısmı sözleşmenin maddelerinin bir kısmı içine girebilir. Tüm taraflar sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmelidir. "BAŞVURU UYGUN" Güney Afrika'nın İsrail'e ilişkin başvurusu uygundur. Güney Afrika'nın ortaya koymuş olduğu iddiaların makul olup olmadığı değerlendirilecek. Taleplerin mantıklı olup olmadığı konusunda henüz karar verilmemiştir.  Sözleşmeye göre soykırıma iştirak etmek ve cesaretlendirmek de soykırım suçları arasında sayılmaktadır. "FİLİSTİNLİLER KORUMA ALTINDA OLMALI" Soykırım sözleşmesiyle korunan insanların korunması için tüm ülkeler adım atabilir. Filistinlilere baktığımız zaman soykırım sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca koruma altında olması gereken bir gruptur. İsrail saldırıları, çok sayıda insanın ölmesine, sivil alt yapının zarar görmesine, insanların yerinden edilmesine neden olmuştur. Gazze nüfusunun yüzde 93'ü kriz seviyesinde bir açlıkla karşı karşıyadır. Gazze'deki çocuklar ciddi travmalarla kraşı karşıya, 1,4 milyon insan sığınaklarda yaşamaktadır, hastalıklar yayılmaktadır. Bir neslin buna maruz kaldığı görülmektedir, pek çoğu annesiz ve babasız kalmıştır. Çocukların yaşadığı dram gerçekten yürek parçalayıcıdır." Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Uluslararası Adalet Divanı'nın verdiği kararın memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.