#zeytin

İLKHABER-Gazetesi - zeytin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, zeytin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana'da kadın mühendis, ailesinin yetiştirdiği zeytinlere katma değer kazandırdı Haber

Adana'da kadın mühendis, ailesinin yetiştirdiği zeytinlere katma değer kazandırdı

Adana’da su ürünleri mühendisi Yasemin Mutlu, ailesinin yetiştirdiği zeytinlerden elde ettiği ürünleri annesinin adıyla markalaştırarak girişimcilik adımı attı. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi mezunu olan Mutlu, çocukluğundan bu yana ilgisini çeken spirulina yosunu yetiştiriciliğine de yöneldi. Yüksek besin ve mineral değerine sahip olan bu yosun, astronotların beslenmesinde de kullanılıyor ve Mutlu, bu alanda üretim yapmayı hedefliyor. Bu kapsamda Mutlu, 2005'te merkez Yüreğir ilçesi Akpınar Mahallesi'nde ailesine ait araziye tesis kurarak spirulina cinsi mavi yeşil alg üretip satmaya başladı. Mutlu'nun bu üretimine paralel olarak ailesi de spirulina yosunu atıklarını gübre olarak değerlendirmek amacıyla aynı alana 1000 zeytin fidanı dikti. Kendi tesisindeki çalışmaların yanı sıra ailesinin tarımsal faaliyetlerine de destek olan Mutlu, 2015'te ticari nedenlerle alg üretimine ara vererek mesaisinin tümünü zeytin bahçesine ayırdı. Bu süreçte Mutlu, ÇÜ Ziraat Fakültesi Bioteknoloji Ana Bilim Dalında mikro alglerde yağ artırım çalışmaları üzerine yüksek lisans yaptı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarım Teknolojisi Bölümünü bitirdi. Ailesinin bahçesinden elde edilen ürünlerin pazarlanması için markalaşmayı önceleyen Mutlu, 2020 yılında annesinin ismini kullanarak "İlkbahar Hanım Çiftliği" markasını oluşturdu. Doktora eğitimine devam eden 43 yaşındaki Mutlu, süreç içerisinde ağaç sayısını 15 bine çıkardığı zeytin bahçesinden elde ettiği zeytinyağı ve sofralık zeytin çeşitlerini internet üzerinden Türkiye'nin çok sayıda iline pazarlıyor. "SOFRALIK ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI KONUSUNDA İYİ BİR NOKTAYA GELDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM" Yasemin Mutlu, AA muhabirine, astronot beslenmesi merakıyla başladığı mavi yeşil alg cinslerinin üretimiyle tarım sektörüne girdiğini söyledi. Alg üretimiyle başladığı tarımsal faaliyetlerini zeytincilik alanında sürdürdüğünü anlatan Mutlu, "Mavi yeşil algleri gıda takviyesi olarak üretirken aynı zamanda da sıfır atık mantığıyla gübre olarak zeytinde kullandık. Üretimde çıkan atık suyu zeytin bahçemizde gübre olarak kullanmaya başladık. Zeytin verimliliği ve zeytinimizdeki kalitenin de arttığını gördük." diye konuştu. Mutlu, alg üretimine ara vermesinin yanı sıra zeytin ve zeytinyağı üretimine markalaşarak devam ettiklerini belirtti. Annesinin adıyla oluşturduğu markayla 5 zeytinyağı ve 3 sofralık zeytin çeşidini Türkiye'nin birçok iline gönderdiğini ifade eden Mutlu, şöyle konuştu: "Bugün 1000 ağaçla başladığımız zeytin bahçemizde 15 bin ağacımız mevcut. Hem sofralık zeytin hem de zeytinyağı konusunda iyi bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Bu coğrafyada aslında gerçekten çok kıymetli olan bir ürünü yeniden hatırlatmak üzere yola çıktık. Biz zeytinciliğe ilk başladığımızda bölgemizde çok fazla zeytin yetiştiricisi yoktu fakat şu anda çok büyük alanlarda yerel çeşitlerimizin dışında farklı türlerde zeytinlerin de dikimi yapılıyor." Mutlu, markalaşma sayesinde ürününe hem katma değer kazandırdığını hem de daha çok kişiye ulaşmasını sağladığını kaydetti.

Orhanlı Vadisi’nde kadim zeytincilik kültürü yaşatılıyor Haber

Orhanlı Vadisi’nde kadim zeytincilik kültürü yaşatılıyor

İzmir Seferihisar’da yer alan Orhanlı Vadisi, doğayla uyumlu üretim anlayışı ve dayanışma temelli yaşam biçimiyle Anadolu’nun kadim tarım kültürünü günümüze taşıyan önemli üretim havzalarından biri olarak öne çıkıyor. Bölgedeki üreticiler, geleneksel yöntemlerle sürdürdükleri zeytincilik sayesinde hem kültürel mirası yaşatıyor hem de zeytinlikleri zengin bir ekosisteme dönüştüren bir üretim modeli oluşturuyor. Vadide uygulanan geleneksel zeytincilik pratiği yalnızca tarımsal üretimi değil, aynı zamanda doğayla uyumlu bir yaşam biçimini de temsil ediyor. Zeytinlikler, farklı bitki türleri ve canlılara ev sahipliği yaparak biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sağlıyor. Bu üretim biçimi, toprağın doğal dengesini korurken yerel bilgi ve dayanışma kültürünü de canlı tutuyor. Bu kültür, Doğa Derneği ev sahipliğinde Seferihisar Belediyesi’nin düzenlediği “Ege Otlarıyla Baharı Karşılıyoruz” etkinliğinde bir kez daha görünür hale geldi. Etkinlik kapsamında Orhanlı Vadisi’nde geleneksel üretimi sürdüren kadın üreticilerle bir araya gelindi. Katılımcılar, zeytinliklerdeki bitki çeşitliliğini yerinde inceleyerek bölgenin doğal zenginliğini tanıma fırsatı buldu. Gün boyunca yapılan yürüyüşlerde vadide yetişen yabani otlar ve bitkiler tanıtılırken, zeytinliklerin barındırdığı ekolojik çeşitlilik üzerine sohbetler gerçekleştirildi. Etkinlik, günün sonunda imece usulü hazırlanan sofralarla tamamlandı. Katılımcılar, doğadan toplanan otlarla hazırlanan yemekleri paylaşarak Ege mutfak kültürünün önemli bir parçasını deneyimledi. Doğa Derneği Başkanı Dicle Tuba Kılıç, Orhanlı Vadisi’nin yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda Anadolu’nun kadim zeytincilik bilgisinin yaşadığı bir kültür havzası olduğunu belirterek, “Orhanlı Vadisi’ndeki üretim biçimi, doğayla uyumlu yaşamın mümkün olduğunu gösteriyor. Zeytinlikler yalnızca ürün veren ağaçlar değil, aynı zamanda çok sayıda canlıya ev sahipliği yapan birer yaşam alanı. Anadolu’nun geleneksel zeytincilik kültürünü tanıtmak, korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Kılıç, Doğa Derneği’nin Seferihisar Doğa Okulu ev sahipliğinde gerçekleştirilen farklı etkinliklerde ise katılımcıların, zeytinin yalnızca bir tarım ürünü değil, Akdeniz ekosisteminin ve kültürel mirasın ayrılmaz bir parçası olduğunu yerinde deneyimleme fırsatı bulduğunu kaydetti.

Taş değirmenlerde emekle yoğrulan lezzet Haber

Taş değirmenlerde emekle yoğrulan lezzet

Hatay’da zeytinin anavatanı olarak bilinen ilçesi Altınözü’nde, zeytin hasadıyla birlikte yüzyıllardır süregelen “su zeyti” üretimi yeniden başladı. Modern üretim tekniklerine rağmen doğallığı ve el emeğini koruyan bu gelenek, bölge halkının imece usulü çalışmalarıyla yaşatılmaya devam ediyor. Altınkaya Mahallesi’nde köy meydanlarında kurulan taş değirmenlerde, hayvan gücüyle döndürülen taşlar arasında ezilen olgun zeytinler, sabır isteyen bir sürecin ardından yağa dönüştürülüyor. Üretim sırasında zeytin çekirdeklerinin kırılmamasına özen gösteriliyor. Bu yöntem sayesinde düşük asit oranına sahip, kendine özgü aromasıyla öne çıkan bir zeytinyağı elde ediliyor. Köylü kadınlar da bu süreçte aktif rol alarak hem üretime katkı sağlıyor hem de geleneğin devamını mümkün kılıyor. Altınözü zeytinyağının en saf hali olarak bilinen “su zeyti”, hem bölge halkının sofralarında hem de zeytinyağı tutkunlarının mutfaklarında özel bir yer tutuyor. Yalnızca damaklara değil, kültürel belleğe de hitap eden bu üretim biçimi, geçmişten bugüne taşınan bir miras niteliği taşıyor. Yörede zeytin üretimi yapan Sıraç Kırtışoğlu, “Bu yöntemde zeytin çekirdeklerini kırmadan çıkardığımız için çekirdeğin acılığı yağa karışmıyor. Bu da zeytinyağında hem lezzeti hem de kaliteyi artırıyor. Geçmişte yalnızca ev ihtiyacı için üretilen bu yağ, son yıllarda lezzetini bilenlerin ilgisiyle satışa da sunulmaya başlandı. Her aşaması insan emeği ve ustalık isteyen bu yöntemle elde edilen zeytinyağı, yemeklerde kullanılmasının yanı sıra alternatif tıpta da değer görüyor” dedi. Kırtışoğlu, Altınözü’nün bereketli topraklarında sürdürülen bu geleneğin, doğayla uyumlu üretimin ve el emeğinin en güzel örneklerinden biri olarak varlığını korumayı sürdüreceğini kaydetti.

UNESCO listesindeki zeytin kültürü, Orhanlı’da kutlanacak Haber

UNESCO listesindeki zeytin kültürü, Orhanlı’da kutlanacak

Binlerce yıldır zeytin kültürünün yaşatıldığı Orhanlı Vadisi, 1-2 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek 2. Orhanlı Köyü Zeytin Hasadı Festivali ile yeniden canlanacak. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, festivalin yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda doğayla uyumlu yaşamın sembolü olan Erkence türü zeytin ağaçlarını ve bu kadim ekosistemi koruma çağrısı olduğunu söyledi. Kılıç, “Orhanlı Vadisi, yüzlerce canlı türüne ev sahipliği yapan zeytinlikleriyle, yörenin en özgün ekolojik alanlarından biri. Bu festival, hem doğayla uyumlu üretimin önemini hatırlatıyor hem de kuşaktan kuşağa aktarılan zeytincilik kültürünü yaşatmamızı sağlıyor” dedi. Festivalin bu yılki ana temasının ‘Erkence zeytinini ve doğayla uyumlu yaşam kültürünü korumak’ olduğunu belirten Kılıç, “Erkence, Ege’nin batısına özgü yerli bir zeytin türü. Kasım ayına varmadan olgunlaşır, meyvemsi aroması ve yumuşak içimiyle bölgenin karakterini taşır. Bu topraklarda yetişen her zeytin tanesi, doğayla kurulan ortak yaşamın bir sembolüdür” ifadelerini kullandı. “UNESCO mirasını yerinde yaşayın” Kılıç, UNESCO’nun 2023 yılında “Zeytin Yetiştiriciliği ile İlgili Geleneksel Bilgi, Yöntemler ve Uygulamalar”ı Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil ettiğini hatırlatarak, bu mirasın korunmasının yalnızca geçmişe değil, geleceğe de sahip çıkmak anlamına geldiğini söyledi. Kılıç, şunları kaydetti: “Orhanlı halkı, imece geleneğini sürdürerek bu kültürel mirası yaşatıyor. Geleneksel aşılama yöntemleri, taş baskı sıkım teknikleri, hasat kutlamaları… Bunların her biri, doğanın bilgisini koruyan birer yaşam biçimi. Festivalimizde tüm katılımcılar, bu kültürel sürekliliğe yakından tanık olacak. Bu festival yalnızca bir şenlik değil, doğayla yeniden bağ kurma çağrısıdır. Tüm doğaseverleri Orhanlı Vadisi’nde zeytin hasadına, bu kadim kültürü yaşatmaya davet ediyoruz.” İmeceyle düzenlenen bir doğa buluşması Festival, Seferihisar Belediyesi, Orhanlı Köyü Muhtarlığı, Orhanlı Köyü Derneği, Doğa Derneği, Orhanlı Çocuk Kütüphanesi, ATG Alinteri Zeytinyağı Fabrikası, Esenlik Tarım, KAR Zeytinlikleri ve Sevilma gibi yerel kurumlar, üreticiler ve gönüllülerin katkısıyla imece usulüyle düzenleniyor. İki gün boyunca sürecek etkinliklerde zeytinyağı tadımları, atölyeler, çocuk oyunları, üretici pazarları ve konserler yer alacak. Zeytin hasadı etkinliğiyle başlayacak festivalde, Tolga Çandar, Yolcu Bilgiç, Mesut Demiroğlu ve Murat Sincer gibi sanatçılar da sahne alacak.

Yavru goril Zeytin’in Türkiye’de tutulma kararına eleştiri Haber

Yavru goril Zeytin’in Türkiye’de tutulma kararına eleştiri

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 21 Aralık 2024'te Nijerya'dan Tayland'a transit geçiş yapacak bir kargoda, İstanbul Havalimanı'ndaki Türk Hava Yolları nakil deposunda yapılan kontrollerde Nesli Tehlike Altında Olan Yaban Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) belgesi olmayan bir yavru goril tespit edildiğini anımsattı. CITES belgesi olmaması sebebiyle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce (DKMP) yavru gorile el konularak sağlık kontrolünden geçirildiğini belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı: “Yavru goril, İstanbul'da kurumumuzdan resmi izinli bir hayvanat bahçesinde koruma altına alınmıştır. Burada veteriner hekim eşliğinde özel bir bakıcı tahsis edilerek güvenli bir şekilde yaşamını devam ettirmesi sağlanmıştır. Sosyal medya mecraları ile yazılı ve görsel medyaya konu olan yavru gorile vatandaşların da katılım sağladığı bir anket düzenlenerek ‘Zeytin’ adı verilmiştir. Zeytin'in yakalandığı ilk andan itibaren, hayvan refahı ve sağlığı gözetilerek hareket edilmiş konusunda uzman kişilerden görüş alınarak, veteriner hekimler ve özel bakıcılar eşliğinde gerekli bakımı titizlikle sağlanmıştır. Zeytin'in CITES sözleşmesine göre, ihraç eden ülkenin geri talep edebilme hakkına sahip olması sebebiyle Nijerya tarafından iade işlemi konusunda ülkemize resmi talepte bulunulmuştur. İadeye ilişkin süreçte, Nijerya'ya tekrar gönderildiğinde yasadışı ticarete konu edilmeyeceği yönünde güvence alınması, hayvanın maruz kaldığı stresin en aza indirilmesi, iki ülke arasındaki iklim koşullarının uygunluğu gibi temel faktörler dikkate alınmıştır. Tüm bu şartların uygunluğu değerlendirilerek, iade sürecine yönelik İşlemlere başlanmış ve Eylül ayı içinde iade sürecinin tamamlanması için planlamalar yapılmıştır. Ancak iade işlemleri esnasında Zeytin'in gerçekten Nijerya'ya ait bir tür olup olmadığının netleştirilmesi amacıyla DNA testi uygulanmasına karar verilmiştir. Ankara Üniversitesi Evrimsel Genetik Laboratuvarı koordinasyonunda yürütülen ve tüm genom dizilime ile gerçekleştirilen DNA testi geçtiğimiz günlerde sonuçlanmış olup Zeytin'in Batı Ova Gorili olduğu tespit edilmiştir. Bu gelişmeyle birlikte Nijerya'nın Zeytin'in menşei ülkesi olmadığı bilimsel veriler neticesinde anlaşılmıştır. Bu durum Zeytin'in korunması yönünde ve ilgili mevzuatlara uygun olarak en doğru şekliyle yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. CITES Taraflar Konferansında (COP-19) alınan kararlara göre el konulan hayvanlar için yerleştirme yerleri belirlenirken hayvanlar için insancıl koşullar ve yaşam süreleri boyunca uygun bakım sağlamak taahhüt edilmiştir. Ayrıca, Nijerya'nın menşei ülke olmaması sebebiyle, COP-19 kararları doğrultusunda, Zeytin'in Türkiye'de bir hayvanat bahçesine yerleştirilmesine karar verilmiştir. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Zeytin, emin ellerde yaşamını sürdürecek ve gerekli bakımı titizlikle yapılacaktır. Türkiye olarak zengin biyolojik çeşitliliğimizi ve yapan hayatını geleceğe taşımak için büyük bir özveriyle çalışmaya devam edeceğiz." Doğa Derneği’nden eleştiri Doğa Derneği de, yavru goril Zeytin’in Türkiye’de ömür boyu tutulma kararını eleştirdi. Derneğin sosyal medya hesabından konuyla ilgili paylaşımında, şunlar kaydedildi: “Bu kararı kabul etmiyoruz. Buna dair dair etik ve bilimsel gerekçelerimiz şöyle: CITES’in ruhuna aykırılık: DKMP, Zeytin’in Türkiye’de kalmasının CITES ve COP kararlarıyla uyumlu olduğunu iddia ediyor. Oysa CITES’in amacı, yasa dışı ticarete konu edilen bireylerin doğalarına en yakın ortamlarda rehabilite edilmesidir. Türkiye menşe ülke olmadığı için bu karar, CITES’in temel koruma ilkesine aykırıdır. COP-19 kararlarına yanlış atıf: COP kararları, insan bakımında kalacak bireylerin uluslararası iş birliğiyle, türdeşleriyle birlikte yaşamasını öngörür. Türkiye’de goriller için akredite bir bakım ya da rehabilitasyon merkezi bulunmadığından, bu koşulların sağlanması mümkün değildir. Hayvan etiğine aykırı uygulama: Büyük maymunlar yüksek bilişsel kapasiteye, sosyal farkındalığa ve duygusal bağ kurma yeteneğine sahip canlılardır. Bu nedenle birçok ülkede örneğin İspanya, Avusturya, Yeni Zelanda gibi ülkelerde büyük maymunların tek başına barındırılması yasaktır. Zeytin’in tek başına bir hayvanat bahçesinde tutulması, etik açıdan bir ‘yalnızlık’ cezası. Refah ifadesi içi boş bir gerekçe: DKMP’nin ‘hayvan refahı gözetilecektir’ ifadesi, somut bir etik taahhüt değil. Gerçek refah, türdeşlerle sosyal bağ kurma, doğal davranışları sergileyebilme ve teşhirden uzak yaşama hakkını içerir. Hayvanat bahçesi bu koşulları sağlayamaz. Etik sorumluluk yerine idari meşrulaştırma: Karar, etik bir çözüm değil, bürokratik bir ‘kalıcılık gerekçesi’ üretmektedir. Türkiye’nin etik sorumluluğu Zeytin’i tutmak değil, PASA veya JGI gibi uluslararası merkezlerle iş birliği yaparak onu türdeşleriyle buluşturmaktır. Şeffaflık eksikliği: Zeytin’in nerede, hangi koşullarda yaşadığına dair bilgi paylaşılmaması, etik hesap verebilirliğe aykırıdır. Kamuoyunun ilgisini kazanan bir hayvanın yaşam koşulları gizlenmemeli, bağımsız gözlemciler tarafından denetlenmelidir.”

Zeytinyağı fabrikalarında hasat sonrası ilk sıkım heyecanı Haber

Zeytinyağı fabrikalarında hasat sonrası ilk sıkım heyecanı

Zeytinyağı, Akdeniz mutfağının vazgeçilmez unsurlarından biri olmasının yanı sıra sağlık açısından da sayısız fayda sunuyor. Antioksidan ve vitamin deposu olan zeytinyağı, kalp sağlığını korumaya, kötü kolesterolü düşürmeye ve damarları güçlendirmeye yardımcı oluyor. Ayrıca cilt ve saç sağlığını destekleyen doğal bir besin olarak da öne çıkan zeytinyağı, düzenli olarak tüketildiğinde sindirim sistemini düzenliyor, bağışıklığı güçlendiriyor ve kronik hastalıklara karşı vücudu koruyor. Bu nedenle, zeytinyağı sadece sofraların lezzet kaynağı değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın da temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Yeni başlayan hasat sezonuyla birlikte fabrikalarda taze sıkım yağların mis gibi kokusu yükseliyor. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde önde gelen bölgelerinden Hatay’ın Altınözü ilçesinde de zeytinyağı sezonu coşkuyla başladı. İlçedeki zeytinyağı fabrikaları yeni sezonda kapılarını açarken, zeytinliklerde hummalı bir hasat çalışması yürütülüyor. Zeytin üretiminin deneyimli isimlerinden Neif Usta, sezonun ilk gününde hasada başladıklarını belirterek, “Sabahın erken saatlerinde başladığımız zeytin toplama çalışmaları gün boyu devam ediyor. Hasat ettiğimiz ürünleri de zeytinyağına dönüştürmeye başladık. Sezonun bereketli geçmesini diliyoruz. Sezonun bereketli geçmesi hem üreticilerin yüzünü güldürecek hem de bölge ekonomisine katkı sağlayacak. Altınözü Zeytinyağı Festivali de zeytinyağımızın marka değerini artırarak ilçemizin tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Bu desteklerinden dolayı Altınözü Kaymakamı Efecan Şahin ve Belediye Başkanı Rıfat Sarı’ya teşekkür ederiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.